Elektrik Mühendisliği · Sayı 437 · Aralık 2009

EMO'DAN

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
2009
Sayfa
1
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Mühendislik eğitimi, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • EMO Başkanı Musa Çeçen
  • DUY
  • enerji özelleştirmesi
  • TEKEL işçileri
  • HES yatırımları
  • mühendislik eğitimi

Özet

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, enerji piyasasındaki özelleştirme ve fiyatlandırma düzenlemelerini, denetimsiz HES yatırımlarını ve mühendislik eğitiminin niteliğini eleştirerek Odanın bu konulardaki çalışmalarını değerlendiriyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Musa Çeçen-EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı [email protected]

Merhaba,

Yeni bir yıla girdik. Kapitalizmin krizi tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz emekçilerine de ağır bedeller ödetiyor. İktidar az etkilendiğimizi söylüyor. Sokaklar, mutsuz, gelecek umudunu yitirmiş yüzlerle, işini aşını kaybetmiş insanlarla dolu. Ankara sokakları ise yeni yıla TEKEL işçilerinin eylemi ile girdi. Bu satırlar kaleme alınırken, eylemin 50. günü geride kalmış durumda. İşte böyle ağır bir ülke gündemiyle yaşadığımız şu günlerde 437. sayı ile karşınızdayız. Bu sayıda elektronik sanayi, 3. nesil iletişim ve elektromanyetik kirliliğe ilişkin çalışmaları sizlerle paylaşacağız.

Küresel kapitalizmin girdabına sokulan ülkemiz insanına, her alanda olduğu gibi enerji alanında da ağır bedeller ödettiriliyor. DUY ve Maliyet Bazlı Fiyatlandırma düzenlemeleri ile otomatik hale getirilen zam, diğer bir deyişle otomatik soygun sistemi tıkır tıkır işliyor. AKP iktidarı ise varlığını sermaye kesimi çıkarına armağan etmiş bir kere. Halkın giderek derinleşen yaşam koşullarına karşı duyarsız, “Durmak yok, yola devam” diyerek “tahribata devam” sinyalleri vermeye devam ediyor.

Enerji dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi öncesi “kar garantisi” yasal çerçeveye alınmış durumda. Her zam için sunulan gerekçe ise maliyet artışları. “Açıklayın” talebine verilen yanıt ise “Memleket sırrı, açıklayamayız!”

Tüm dünyada birincil enerji girdi maliyetleri düşerken maliyet artışları gerekçesi ile zam yapılan bir ülke konumundayız. Dağıtım bölgelerini özelleştirme sonucu ele geçiren sermaye kesimi ise kar garantili sektörden büyük beklentiler içinde. Şimdilerde DUY ile karaborsadan kazanacağı tatlı karlar için, ithal kömüre dayalı termik santral yatırımlarına girişmiş durumda. Tek sıkıntısı katmerli karlarının devlet eliyle tahsil edilerek kendisine aktarılmasında yaşanan gecikme. Ama bu sorunun kısa zamanda aşılacağı kesin. Zira her daim; emek kesiminden esirgenen ihtimam ile iktidarın kapıları sermaye kesimine nasıl olsa ardına kadar açık…

TETAŞ’a ait elektrik ithalat tekeli 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasası’nda yap(tır)ılan değişiklik sonucu kırılmış, özel sektörün ithal ettiği enerjinin de DUY adlı karaborsa sisteminde satılmasının önü açılmıştır. Bugün soygun düzeninden pay kapma yarışı herkesi sarmış durumdadır. Artık gıdadan tekstil sektörüne kadar her kesim bu pastadan parça koparma telaşına düşmüştür. Odamız enerji yatırımlarına, ülke kaynaklarının akılcı kullanımı ve kamu yararı ilkesi ile yaklaşılmasını savunmaktadır.

Neo-liberal düzenlemelere teslim olan iktidarın tetikçiliği ile yaratılan kamusal denetim boşluğu, denetimin özel şirketlere devredilmesini de denemiş, buna karşı odamız tarafından 6 Mart 2007 tarihinde yargıya başvurulmuştur. Danıştay 13. Dairesi tarafından oybirliğiyle, “Asli ve sürekli kamu hizmeti niteliği taşıyan denetim yetkisinin düzenleyici işlemlerle özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi söz konusu olamayacağından, elektrik piyasasında dağıtım şirketlerinin yatırımlarının gerçekleşmelerinin denetlenmesi yetkisinin bağımsız yatırım denetim şirketlerine devrini öngören düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır” denilerek iptal kararı verilmiştir.

Hal böyle iken kontrolsüz, denetimsiz özel şirket yatırımları devam etmektedir. Bu durum ise önümüzdeki süreçte yeni faciaları yaratma riskini artırmaktadır. Denetimsizlik enerji yatırımlarında ciddi bir risk yaratırken, yeni oluşan yatırımcı silueti durumun vahametini daha da artırmaktadır. Bir spor kulübü HES ihalesine girerek pastadan pay kaptığını, artık her yıl 70 milyon dolar kar ederek, artık çok iyi transferler yapacağını açıklayabilmektedir.

Ne yazık ki enerji alanında kamunun devre dışı bırakılması sonucu, küçük HES yatırımlarında da bilim ve mühendislik ışığında, akılcı düşünmek tamamen terk edilmiştir. Havza planlamasına dayalı olarak dereleri, doğayı, hatta kültürel ve tarihsel mirası, yaşam kültürünü koruyarak, sürdürülebilir bir enerji üretimi yerine, “vahşi yatırımlar”a devam ediliyor olması, olsa olsa bir cinayet olabilir.

Odamıza üye mühendislerin kapitalizmin küresel krizinden derinden etkilenmiş olduğu tespit edilmiştir. “Küresel Krizin Etkileri: EMO Üyelerinin İstihdamı” araştırmasını sizlerle ve kamuoyu ile paylaştık. Bilimsel esaslara uygun olarak yapılan bu çalışmanın kriz ve etkileri üzerine araştırma yapan bilim insanları tarafından yorumlanması bizce de önemli olacaktır. Ancak ülke yazılı basın yayın ortamında büyük bir ilgi ile karşılanan bu çalışmaya gelecek sayımızda yer verebileceğiz. İnternet sitemiz üzerinden tamamına ulaşabileceğiniz raporumuzun ilgililer tarafından dikkatle okunması ve özellikle odamıza üye olan mühendislik eğitiminin yeniden tartışılarak ülkemiz açısından hayati önemde kararlar alınması gerekmektedir. Her yıl 5 bin yeni mühendisin yetiştirilmesi ülkemiz gerçekleriyle örtüşmemektedir. Mühendislik eğitimi kalitesinin giderek düştüğü gerçeği karşısında yapılması gereken, eğitim kalitesinin yükseltilmesi için gerekli yatırımların gecikmeden gerçekleştirilmesidir. Hal böyle iken eğitim fakültelerinin teknoloji fakültelerine dönüştürülerek teknoloji mühendisi yetiştirilmeye kalkışılması bu ülkeye verilebilecek en büyük zarardır.

Şubelerimizin genel kurullarının yapıldığı bu çalışma dönemini tamamlarken, EMO bütünlüğünün ülkemiz ve halkımızın geleceği için yaptığı çalışmaların önemi kamuoyunda takdir edilmektedir. Enerjiden haberleşmeye kadar, bilişim alanında yaşanan sorunlara mercek tutan odamız, basın açıklamaları ve yayınladığı raporları ile meslek alanımızda ülkenin vicdanı olmaya devam etmektedir. Bunun en son örnekleri “Elektronik Gözaltı Dünyası: e-Göz@ltı”, “Fener Işığında Gölge Oyunları” raporumuzdur.

Yeni bir sayıda buluşma dileğiyle…

6 elektrik mühendisliği, 437. sayı, aralık 2009