Elektrik Mühendisliği · Sayı 437 · Aralık 2009

DIŞA BAĞIMLILIK TÜRKİYE’Yİ ZORA SOKTU

Yenilenebilir enerji Haber ve etkinlik

Yıl
2009
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Yenilenebilir enerji

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Rüzgar Enerjisi Sempozyumu
  • RÜGES 2009
  • dışa bağımlılık
  • Musa Çeçen
  • Mehmet Soğancı
  • enerji ithalatı

Özet

Samsun'da düzenlenen 2. Rüzgar Enerjisi Sempozyumu'nda EMO ve TMMOB yönetim kurulu başkanları, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının yarattığı ekonomik ve stratejik riskleri değerlendirerek yenilenebilir enerji kaynaklarına kamu öncülüğünde yatırım yapılması gerektiğini vurguladı. Sempozyum kapsamında çeşitli bildiri, panel ve sunumlar gerçekleştirildi.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

2. Rüzgar Enerjisi Sempozyumu, Samsun’da Gerçekleştirildi…

2. Rüzgar Enerjisi Sempozyumu’nda konuşan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, 2008’de yılında 48 milyar dolar kaynağını yüzde 72’sini petrol ve doğalgaza ithalatına ayrıldığını vurgulayarak, “Yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretim santralı kurmak üzere kamu rol almalı, bu yönde gerekirse teknoloji transfer ederek yerli elektromekanik sanayinin gelişimine katkıda bulunmalıdır” dedi. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise Türkiye’nin dış borç stokunun milli gelirin yüzde 40’ına yaklaştığına dikkat çekerek, dış kaynağa bağımlı büyümenin bedelini ödenmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

EMO Samsun Şubesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ElektrikElektronik Mühendisliği Bölümü işbirliği ile düzenlenen 2. Rüzgar Enerjisi Sempozyumu (RÜGES 2009) 4-5 Haziran 2009 tarihlerinde OMÜ Kurupelit Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılışında sırasıyla OMÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Güven Önbilgin, EMO Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Suat Yılmaz, OMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Nuri Ergun, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferşat Kolbakır konuşma yaptılar.

EMO Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Suat Yılmaz, enerji alanında kamu hizmeti kavramının terk edilmesi ile birlikte merkezi yapının parçalanmasının arz güvenliği sorununa yol açtığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Üretim sürecinin kesintisiz ve buna bağlı olarak da yaşamın çağdaş koşullarda sürdürülebilmesi enerjiye bağlı olup, enerji kaynaklarını kesintisiz, güvenilir, ucuz temiz ve çeşitlendirilmiş kaynaklardan sağlayabilmek ve verimli kullanmak önem arz etmektedir. Ancak yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin olan

ülkemizde bu anlayış göz ardı edilerek enerjide dışa bağımlılığımızı artırarak arz güvenliğimizi tehdit eden, çevreye ve yaşama duyarlı olmayan enerji politikaları izlenmekte, enerji sektörü piyasanın kar anlayışına terk edilmektedir.”

Yenilenebilir Yeni Rant Kapısı Olmasın

Günümüzde ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarına özel önem verdiği vurgulayan Yılmaz, yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin tüm dünyada uzun erimli projelerin yürütüldüğünü ve yenilenebilir enerjinin kurulu güç içindeki payının artırılmaya çalışıldığını kaydetti. Yılmaz, EMO’nun yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirmeye dönük politikaları desteklediğini ifade ederek, “Yeter ki bu politikalar kısa vadeli kazanç ve rant kapısı yaratılmasına hizmet etmesin” diye konuştu.

İthal Bağımlılığı Yenilenebiliri Zorunlu Kılıyor

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen ise konuşmasında, enerjinin temel yaşam gereksinimlerinin karşılanması açısından önemine vurgu yaparak, enerjinin uluslararası politikalara yön verilmesi açısında etkili bir güç olduğuna da dikkat çekti.

elektrik mühendisliği, 437. sayı, aralık 2009 59

Bilinen fosil enerji kaynaklarının yakın bir gelecekte tükeneceğini ifade eden Çeçen, şöyle konuştu:

“Yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilemez konumda olan enerji alanında, yeni kaynaklara yönelim ve tüketimdeki verimlilik dahil olmak üzere ciddiye alınması gereken yaptırımların ve araştırmaların yapılması zorunludur. Ülkemiz 2007’de 36 milyar dolar, 2008’de ise 48 milyar dolar kaynağını yüzde 72’sini birincil enerji kaynağı olarak kullandığımız petrol ve doğalgaza, yani ithalata ayırmıştır. Bu ağır maliyet enerji tasarrufuna, mevcut kaynakların verimli kullanımına, enerjinin geri kazanılmasına ve jeotermal, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ne ölçüde önem vermemiz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.”

Kamu’dan Yenilenebilir Beklentisi

Maliyet açısından fosil kaynaklar ile yenilenebilir kaynaklar arasındaki tercih dengesinin gelecekte, yenilenebilir kaynaklara kayacağını ifade eden Çeçen, şöyle devam etti:

“Yerli ve yenilenebilir kaynakların planlama anlayışı ilkeleri ile buluştuğu ve baz santral olarak kullanmak zorunda olduğumuz yerli fosil kaynaklarımızın ise bilimsel veri ve araştırmalarla çevresel dengeleri gözeterek kullandığımız takdirde

gerçek anlamda sürdürülebilir olacaktır. Sürdürülebilir yaşam için öncelikli sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla bezenmiş strateji ve politikaların hazırlanması ve süratle uygulamaya konulması kaçınılmaz olmuştur. Yenilenebilir kaynaklara ilişkin enerji yatırımlarımı azlığına dikkat çeken Çeçen, “Yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretim santralı kurmak üzere kamu rol almalı, bu yönde gerekirse teknoloji transfer ederek yerli elektromekanik sanayinin gelişimine katkıda bulunmalıdır” şeklinde konuştu.

Dış Borç Türkiye’yi Zorluyor

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise açılış konuşmasında Dünya’da 1 milyar kişinin günlük 1 dolardan daha az geliri olduğunu ve dünya nüfusunun zengin yüzde 2’sinin dünya servetin yarısına el koyduğu kaydederek, şöyle konuştu:

“Ülkemizde de yoksulların daha fazla yoksullaştığı, siyasal yapıda pek çok değişimin gerçekleşmesi ile yaşanan süreç, kapitalist küreselleşmenin küresel kriziyle karanlık yüzünü bir kez daha gösterdi. Neo-liberalizmi tartışılmaz ve geri döndürülemez, kaçınılmaz bir süreç olarak gösterenler dahi, neo-liberalizme karşı alternatif arayışlarına giriyorlar.”

Kapitalizmin dünya ölçeğinde yaşadığı krizden, bağımlı ülkelerin ağır biçimde etkileneceği kaydeden Soğancı, “Dış borç stoku milli gelirinin yüzde 40’ına yaklaşan ülkenin, son yıllarda gerçekleştirdiği dış kaynağa bağımlı büyümenin bedelini ödemesi kaçınılmaz görünüyor. Önümüzdeki dönem mühendisleri, teknik elemanları karanlık bir gelecek beklediğini söylemek yanlış olmayacaktır” dedi.

Türkiye’nin toplam kurulu gücünün 41 bin 800 megavat (MV) olmasına rağmen rüzgar enerjisinin payının 500 MV ile sınırlı kaldığını hatırlatan

Soğancı, “Bu rakam Türkiye’nin rüzgar potansiyeline göre oldukça küçük kalmaktadır. 2020 yılına kadar rüzgar enerjisi kurulu gücünün 20 bin MW’a çıkarılması öngörülmektedir. Ancak bu öngörünün gerçekleşebilmesi için ciddi bir üretim, iletim planlaması yapılması gerektiği açıktır” dedi.

Sempozyum kapsamında gerçekleştiren 6 oturumda 25 bildiri sunumu gerçekleştirilirken, 2 çağrılı bildiri, 1 panel ve 1 de “özel sunum” yapıldı. Sempozyumda ODTÜ’den Prof. Dr. Osman Sevaioğlu, “Türk Elektrik Piyasasında Mevcut Durum” ve Dünya Rüzgar Enerjisi Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, “Dünyada ve Türkiye’de Rüzgar Enerjisinden Elektrik Enerjisi Üretiminin Gelişimi” başlıklı “çağrılı” bildirileri ile yer aldı. Gökhan Kepoğlu ve Mehmet Eroğlu tarafından “Mobil Yenilenebilir Enerji Evi” konulu bir “özel” sunum gerçekleştirildi.

Sempozyumun ikinci gününde ise “Rüzgar Enerjisi Dönüşüm Sistemleri Sorunları” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Prof. Dr. Güven Önbilgin’in yönettiği panele, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Mustafa Serdar Ataseven, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Yenilenebilir Enerji Kaynakları Şubesi Müdürü Mustafa Çalışkan ve Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden Mustafa Berkay Eriş konuşmacı olarak katıldı. <

60 elektrik mühendisliği, 437. sayı, aralık 2009