Elektrik Mühendisliği · Sayı 437 · Aralık 2009

EMO’DAN EMEKÇİLERE YÖNELİK MÜDAHALELERE KINAMA

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
2009
Sayfa
2
Okuma süresi
5 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • TEKEL işçileri
  • 4-C sözleşmeli personel statüsü
  • Türk-İş
  • TMMOB destek ziyareti
  • özelleştirme
  • genel grev

Özet

EMO ve TMMOB, güvencesiz çalıştırılmak istenen TEKEL işçilerinin direnişine destek ziyaretlerinde bulundu ve işçilere yönelik polis müdahalesini kınadı; EMO Başkanı Musa Çeçen ve TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı özelleştirme politikalarını eleştiren konuşmalar yaptı.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Güvencesiz ve düşük ücretle çalışmaya zorlanan TEKEL işçilerine destek ziyareti…

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 41. Dönem Yönetim Kurulu, sözleşmeli personel statüsüne geçirilerek güvencesiz ve ucuz işgücü olarak çalıştırılmak istenen TEKEL işçilerinin mücadelesine yazılı bir açıklama yaparak destek verirken, işçilere yönelik polis tarafından yapılan sert müdahaleyi de kınadı. Abdi İpekçi Parkı’ndaki mücadeleye polisin şiddet içeren müdahalesinin ardından mücadelelerini Türk-İş Genel Merkezi önünde sürdüren işçilere, EMO Yönetim Kurulu ayrıca destek ziyaretinde bulundu. TMMOB ve bağlı odaları da 300 kişilik katılımla TMMOB önünden Türk-İş Genel Merkezi’ne yürüyerek destek ziyareti gerçekleştirdi.

EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu tarafından18 Aralık 2009 tarihinde yapılan yazılı açıklamada, AKP Hükümeti’nin emekçilerin örgütlü mücadelelerine karşı tahammülsüz ve saldırgan bir tavır içerisinde olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, yaşanan süreç şöyle aktarıldı:

“Son olarak özelleştirilen TEKEL’de çalışan işçilerin ‘4-C’ olarak adlandırılan ‘sözleşmeli personel’ statüsüne geçirilerek, güvencesiz ve ucuz işgücü konumuna sokulmak istenmesine karşı sürdürdükleri haklı mücadelelerine şiddet kullanılarak yanıt verilmiştir. Yoksulluğa ve açlığa mahkum edilmek istenen TEKEL işçilerinin, Abdi İpekçi Parkı’nda kış mevsimi koşullarında sürdürdükleri hak arama mücadelesine gaz bombası, tazyikli su

ve coplarla müdahale edilmiştir. Sendika yöneticileri, TEKEL işçileri polis tarafından saldırgan bir tavırla gözaltına alınmışlar, yapılan müdahale milletvekillerine ve görevini yapan gazetecilere de uzanmıştır. Aynı şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışma hakkını savunan itfaiyeci emekçilere de saldırgan bir tutumla karşılık verilmiştir. Grev ve toplusözleşme hakkı talebiyle iş bırakma eylemi yapan demiryolcu kamu çalışanları da işten atılma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Tüm bunlar ülkemizde örgütlenme hakkının ve örgütlü mücadele hakkının yok sayıldığını, giderek demokrasiden uzaklaşılıp baskı yönetiminin uygulanmaya başlandığını göstermektedir.”

İktidar gücünün toplumsal muhalefete karşı şiddet düzeyi artan bir biçimde kullanılmasına “provokasyon iddiaları” ile gerekçe oluşturulmaya çalışıldığı belirtilen açıklamada, “Provokasyonlara karşı önlem almak, provokasyon sonucu oluşacağı iddia edilen şiddet ortamını iktidar gücüyle yaratmak değildir” denildi. EMO’nun çalışanların haklı mücadelesini desteklediği belirtilen açıklamada şu çağrıya yer verildi:

“Emekçilere yönelik şiddet içeren müdahaleleri kınıyor, bu tür müdahalelere son verilmesini, Abdi İpekçi Parkı’nda dün (17 Aralık

122 elektrik mühendisliği, 437. sayı, aralık 2009

2009) yaşanan olayların sorumlularının istifa etmesini, TEKEL işçileri başta olmak üzere çalışanların haklı taleplerinin dikkate alınmasını talep ediyoruz.”

EMO Yönetim Kurulu’ndan Destek Ziyareti

EMO Yönetim Kurulu, 23 Aralık 2009 tarihinde de Türk-İş önünde direnişlerini sürdüren TEKEL işçilerini ziyaret etti. Ziyaret sırasında EMO adına TEKEL işçilerine seslenen EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, ülkemizin çok ağır bir özelleştirme saldırısı altına olduğunu ifade ederek, “TEKEL işçilerinin mücadelesi bu neoliberal saldırının püskürtülmesi için ışık olmuştur” dedi.

EMO’nun TEKEL işçilerinin direnişini desteklediğini belirten Çeçen, şöyle devam etti:

“Bu neoliberal özelleştirmeci zihniyete karşı bir ışık yaktınız. Bu insanlık dışı karanlık düzenin değişmesi, ancak siz emekçilerin onurlu mücadelesi ile olacaktır. 9 gündür Ankara’nın ayazında, soğuğunda direniyorsunuz. Yaktığınız ışığın tüm ülkeye yayılarak bir alev topuna dönüşmesiyle bu karanlık düzen aydınlığa kavuşacaktır. Bu onurlu mücadelenizden dolayı hepinizi EMO Yönetim Kurulu adına selamlıyor, bundan sonra da 43 bin kişilik meslek örgütü olarak bu haklı mücadelenizde omuz omuza olacağız.”

Çeçen’in konuşması sık sık işçilerin “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganları ile kesildi.

TMMOB TEKEL İşçilerini Ziyaret Etti

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara’da direnişlerini sürdüren TEKEL işçilerine 24 Aralık 2009 tarihinde destek ziyaretinde bulundu. TMMOB’a bağlı odaların yöneticileri, üyeleri ve çalışanlarının da katıldığı destek eyleminde Elektrik Mühendisleri Odası da yerini aldı. TMMOB

önünde toplanan katılımcılar, sloganlar, alkışlar eşliğinde yürüyüş yaparak, Türk-İş önüne geldiler. TEKEL işçilerinin coşkuyla karşıladığı mühendis, mimar ve şehir plancıları sloganlarıyla TEKEL işçilerinin yanında olduklarını duyurdular.

TEKEL’in özelleştirilmesinin ardından düşük ücretli ve iş güvencesiz olarak çalışmaya zorlanan TEKEL işçilerinin direnişinin 10. gününde TMMOB ve bağlı odaları Türk-İş Genel Merkezi önündeki işçilerin eylemine katılarak destek verdi. Yaptığı basın açıklamalarıyla TEKEL işçilerine destek veren TMMOB ve bağlı odaların gerçekleştirdiği destek ziyaretine de yaklaşık 300 kişi katıldı. Öğle saatlerinde TMMOB önünde toplanan TMMOB ve bağlı odaların yöneticileri, üyeleri ve çalışanları, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “İş ekmek yoksa barış da yok”, “Genel grev genel direniş”, “TEKEL işçisi direnişin simgesi”, “TEKEL işçisi yalnız değildir” sloganları atarak Selanik Caddesi üzerinden, Türk-İş Genel Merkezi’nin bulunduğu Bayındır Sokak’a yürüyüşe geçti. TMMOB üyeleri, TEKEL işçilerinin alkış ve ıslıklarıyla karşılanırken, “TEKEL işçisi sizinle gurur duyuyor” sloganlarıyla destek ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirdiler. TEKEL işçileri, mühendis, mimar ve şehir plancılarıyla birlikte “Yaşasın sınıf dayanışması”, “İşçi memur el ele genel greve” sloganlarıyla birlikteliklerini ortaya koydular.

“TMMOB TEKEL İşçilerinin Yanında”

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TEKEL işçilerine hitaben yaptığı konuşmada, TMMOB’nin, “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır” diyen Tekel emekçilerinin yanında olduğunu belirterek, “Bu ülkenin mühendisleri, bu ülkenin mimarları, bu ülkenin şehir plancıları sizlerle beraberdir. Sizin sorunlarınız bizim sorunlarımızdan, bizim sorunlarımız halkımızın sorunlarından ayrı değildir. Buraya aşımıza, işimize, geleceğimize sahip çıkmak için geldik. Sizlere destek vermeye, sizlerle dayanışmaya geldik” dedi.

TEKEL işçilerinin yaşadığı sorunun Türkiye’de yapılan özelleştirmelerin bir sonucu olduğunun altını çizen ve özelleştirme çalışmalarını “Türkiye’nin belası” olarak tanımlayan Soğancı, şöyle konuştu:

“Bugün sizin başınıza gelen bu sorun özelleştirmenin bir sonucudur. Kapitalist küreselleşmenin oyunlarına, IMF ve Dünya Bankası’nın politikalarına onların işbirlikçisi AKP iktidarının emeğin aleyhine olan politikalarına izin vermeyeceğiz. Dünya Bankası, IMF ve AB ve benzeri kuruluşların dayattığı yapısal uyum politikalarıyla, yalnızca ‘zam ve zülüm’ düzeni getirenlere, ekonomiyi üretime değil ranta dayandırıp, her sıkıştıklarında faturayı halka kesenlere, AKP’ye artık yeter diyoruz. AKP’yi uyarıyoruz. Bu ülke, bu halk satılık değildir.”

“Şimdi Genel Grev, Genel Direniş Zamanı”

TEKEL işçilerinin, baskıların ve zorun altında, Ankara’da ve Türkiye’nin her yerinde bir umudu yeşerttiklerini dile getiren Soğancı, TEKEL işçilerinin aşına, işine sahip çıktıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun. Şimdi sesimizi yükseltme zamanıdır. Şimdi sesimizi gürleştirme zamanıdır. Şimdi ses çıkarma zamanıdır. Şimdi kendimize sahip çıkma, şimdi görev zamanı. Şimdi mücadele etme zamanı, şimdi omuzlarımızı birbirine yaslama zamanı. Şimdi bu mücadeleyi hep birlikte elele, omuz omuza, yürek yüreğe yükseltme zamanı, şimdi ‘genel grev genel direniş’ deme zamanıdır. Şimdi hep beraber, hep birlikte bir kez daha ve inanarak söyleme zamanıdır: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.”

Soğancı’nın konuşması sık sık sloganlarla, alkışlarla desteklendi. <

elektrik mühendisliği, 437. sayı, aralık 2009 123