Elektrik Mühendisliği · Sayı 23-24 · Kasım-Aralık 1958

KUZEY-BATI BÖLGESİNDEKİ SANTRAL KAPASİTESİ FAZLALIĞI

Mehmet Erdemir

Elektrik üretimi ve santraller Teknik / bilimsel makale

Yıl
1958
Sayfa
2
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik üretimi ve santraller

İlgili: İletim ve dağıtım şebekeleri, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Kuzey Batı Bölgesi
  • santral kapasitesi
  • Silâhtar santralı
  • Çatalağzı
  • enterkonekte sistem
  • puvant

Özet

Yazar, Kuzey Batı Bölgesi elektrik sisteminde kurulu güç fazlalığı bulunduğunu hesap ve gözlemlerle göstererek, 1964'e kadar yeni santral yatırımına gerek olmadığını, bunun yerine şebeke ıslahı ve mevcut küçük santrallerin paralel çalışmasının sağlanmasını önermektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

meslekî komiteyi ihtiva eden bir tek Oda; ve yahut da birbirinden tamamen müstakil branş Odaları kurulmalı. Bugün için birinci şekil, 15 20 sene sonrası için ise ikinci şekil daha pratik görülmektedir.

b) İster Devlet sektöründe, ister hususî sektörde çalışan diplomalı bir Türk Mühen disinin Odaya girebilmesi için Oda âzasın dan asgarî üç kişinin müsbet referansı olma lı ve giriş, Oda İdare Heyetinin kararı ve ilk toplanacak Genel Kurulun tasvibi ile katiyet kesbetmeli, c) Yabancı Mühendislerin Odaya girme si bazı hususî şartlara bağlı kılınmalı.

di) Şeref üyelikleri, fahrî üyelikler ve kollektıf üyeliklerle buhtelif payeler ve nam zet üyelikler ihdas olunmalı.

e) Oda aidatı üç ayda asgarî bir miktar üzere tesbit edilmeli.

f) Odanın Haysiyet Divanına Şûrayı Dev letten, Temyiz Mahkemesinden ve Nafia Ve kâletinden birer mümessil alınmalıdır.

g) İdare Heyeti 2/3 ekseriyet karariyle şeref üyelikleri ve kollektif üyelikler, fahrî üyeliklerle muhtelif payeler hakkında umumî heyet tasvibine iktiran etmek üzere karar alabilmeli.

h) Haysiyet Divanı, mesleğini kötüye' kullandığı veya iktidarsızlığı veya diğer bir kusuru kendisine aksettirilen âza için 2/3 ek seriyetle dikkati çekme, ihtar, tevbıh, muvak

kat ihraç, daimî ihraç kararlan almalı, Dai mî ihraç kararı ilk Genel Kurulun tasvibi ile kat'iyet kesbetmeli i) Bilcümle Devlet sektörleri teknik ehli vukufa ve teknik jüriye ihtiyaçları olduğun dan Odaya müracaatla ihtiyaçlarını bildir mekle mükellef tutulmalı.

j) Odanın teknik eserleri ve mevkutele ri ihtiva eden bir kütüphanesi olacak, yayın, konferans gibi işlerle de iştigal edecektir.

k) Oda, kendisine kayıtlı azadan başka, imkân nisbetinde memleketteki bütün mü hendislerin ve mühendislik bürolarının kay dını tutacak ve bunları, mühendisleri birbir lerine ve memlekete tanıtma bakımından zantan zaman neşredecektir. Memleketin her branşdaki mühendis ihtiyacını da etüd ede cektir. Mühendislik tedrisatı hakkında tavsi yeler hazırlayacaktır.

1) Memleketteki teknik nizamnameleri tetkik edecek ve bunlar hakkındaki mütalâa lariyle yeniden ihdas olunacaklar hakkında ki tekliflerini ilgili resmî, yan resmî veya hu susî sektörlere bildirecektir. İnşaat, tesisat ve sanayide kullanılan malzemenin muaye nesinde istifade edilmek üzere lüzumlu lâ boratuvarların Devlet bütçesiyle kurulması na çalışacaktır.

m) Oda, ecnebi memleketlerdeki mü hendislik Odalariyle gereği kadar temasda bulunacaktır.

Kuzey Batı Bölgesindeki Santral Kapasitesi Fazlalığı

Yazan : Mehmet ERDEMİR

Yük. Müh.

Malûm olduğu üzere uzak mesafeye ilk enerji nakli, 1891 Frankfurt Fuarı münasebe tiyle, Neckar nehri yanındaki Lauffen şehri ile Frankfurt arasında yapılmıştır. Bu ilk enerji nakil hattının uzunluğu 178 km. ve na kil gerilimi de 25 kV idi. Memleketimizde ilk mühim enerji nakli ise bu tarihten altmış se ne kadar sonra Çatalağzı ile İstanbul arasın da vukubulmuştur. Gerçi memleketimize elek triğin ilk gelişinden bu yana yanm asra yakın bir zaman geçmiştir, fakat kırk senedenberi Avrupa'da gelişmekte olan ve bugün 1000 km. den daha uzaklara emniyetle enerji naklini

E M M — 23 24

mümkün kılan enterkonekte sistem, memle ketimizde ancak üç dört senedenberi mevcut tur.

Bu kısa tarihçeden maksadım, elektrik enerjisinin büyük mikyasta istihsali, nakli ve tevzii işinin memleketimizde çok yeni olduğu nu belirtmek ve bu sebeple gerek plânlama ve gerekse inşa ve işletmede bir takım hataların yapılabileceğini peşinen kabul etmektir. An cak bütün bu işlerde yeni keşifler yapmadığı mıza göre ileri memleketlerin geçirdiği tecrü belerden lâyıkı veçhile istifade etmek suretiy le hatalan asgariye indirmek mümkündü.

Çünkü kanaatımca, meselâ santral kapasitesi fazlalığ.ında olduğu gibi, yapılan hata, kaçı nılması mümkün olmıyan hatadan daha bü yüktür.

Bugün Kuzey Batı Bölgesini besliyen Ça talağzı,, Sanyar, Tunçbüek ve Silâhtar san trallannın toplam kurulu gücü 390 MW. ka dardır. Buna; Ankara, Karabük, Kırıkkale, İzmit ve Bursa gibi nisbeten küçük takatin gruplardan müteşekkil termik santrallann ka bili istifade kurulu güçlerini de ilâve edersek bu bölgedeki kurulu güç, 450 MW yi geçmek tedir. Şebekeye dahil santrallardaki en büyük grup takati, 40 MW. dir. Bir şebekede emni yetle çalışmak için biri sıcak (dönen), biri de soğuk (duran) olmak üzere en büyük ünite nin iki misli kadar yedek tâkata ihtiyaç oldu ğu da malûmdur. Buna göre Kuzey Batı'nın yedek takat ihtiyacı 80 MW. dir. Bunu,' kuru lu güç toplamından çıkarırsak puvant için 370 375 MW. kadar kabili istifade kurulu güç kalır.

Sistemin 1957 puvantı 247 MW, civarında idi. Biz, senelik % 10 12 arasında bir artışla puvantının 270 275 MW. kadar olacağmı tah min etmiştik. Netekim bu senenin puvantının 275 MW. civarında olacağı anlaşılmış bulun maktadır. Buna göre hesapça Kuzey Batı'da bugün 100 MW. takat fazlası mevcuttur. Bu nun fiilen de böyle olduğunu bazı tesadüflerin bir araya getirdiği bir hâdise de ispat etmiş tir. Şimdi bu hâdiseden bahsedeceğim.

Kuzey Batı Sisteminde, puvantın hüküm sürdüğü Aralık ayı ortalarında muhtelif bü yük santrallarda kötü bir tesadüf eseri olarak

150 MW. toplam tâkatında gruplar, arıza ya parak devre dışı olmuşlardır. Bu sebeple he men bütün küçük santrallar servise alınmış lar ve böylece sistemin 270 MW. yi aşan pu vant ihtiyacı karşılanmıştır. Gerçi bu, yedek bakımından emniyetsiz bir çalışma idi. Fakat bu çalışma gösterdi ki 60 70 MW. tâkatındaki küçük santrallar da pekâlâ işe yaramakta ve hesaplanan 100 MW. lik kapasite fazlası fii len de mevcut bulunmaktadır. Bu arada Silâh tar santralının, puvanta 112 MW. ile iştirak ettiğini ve bazı yerlerde vuku bulan ceryan inkitalarmm 15 dakikayı geçmediğini de zik retmek isterim. Bu münasebetle bir noktaya da işaret etmek isterim : Bir ara Frankfurt'ta bulunduğum. 8 9 ay içinde iki defa uzun sü reli ceryan inkıtaı olmuş ve bunlardan birisi bir buçuk saatten fazla sürmüştü. Frankfurt şehrinin 120 MW. tâkatında bir termik san tralı olduğu gibi, şebekesi, 12 milyon kw. lık

Alman Enterkonekte Sistemine de muhtelif yerlerden bağlıdır. Bununla demek istediğim, ceryan inkıtalannın en ileri memleketlerde bile bazen kaçınılmaz bir hâdise olduğu key fiyetidir. Bu bakımdan elde olmıyan sebepler le vukubulabilecek ceryan inkıtalanndan tek nik adam olarak çekinmemek lâzımdır. Bu memleketin elektrikten istifade eden nüfusu, % 20 yi pek aşmamaktadır. Çoğunluğun ta mamen mahrum olduğu bu enerji ışığından halen istifade edenlerin, istisnai hallerde bir iki saat mahrum kalmaları herhalde büyük bir fedakârlık ifade etmez. Belki bu gibi hal lerde sanayi istihsalinin kayıpları daha mü him bir rol oynar. Fakat kapasitesinin % 50 sinin bile altında çalışan bir çok sanayi ko lu, böyle cüz'î kayıpları kolayca telâfi edebi lir.

Bu fikirlerle elektrik işletmeciliğinde cer yan inkıtalannı müdafaa ettiğim sanılma sın. Burada söylemek istediğim, bir yeni san tral kurulunca bir de yedek olarak ikincisi nin kurulmamasıdır. Çünkü bugünkü rayiç ile 1 kW. takatin 3.000 4.000 liraya kurulabildi ği ve yatırılan sermayenin de 4 5 seneden ev vel ciro edilemediği düşünülürse, her ne se beple olursa olsun, fazla kapasitenin memle ket ekonomisi için ne büyük bir külfet olduğu anlaşılır.

Yukarıda ' Kuzey Batı Sisteminde 100 MV' V. bir munzam takat bulunduğunu göster miştim. Hirfanh ile birlikte bu miktar, 200 MW. yi bulmaktadır. Senede ortalama 30 MW. bir artışla şebekenin 1965 yılına kadarki kü mü1 atıf artışı da 180 200 MW. yi pek geçmi yecektir. Ancak enerji bakımından 1965 ihti yacının temini belki biraz güç olacaktır. Be nim hesaplanma göre bugünkü ekonomik du rumumuz ve ihkânlanmız muvacehesinde ha lihazır Kuzey Batı Sisteminin 1963 senesin de santrallardaki puvant takat ihtiyacı 450 MW. yi, enerji ihtiyacı da 2 milyar 250 milyon kWh ı aşmıyacaktır. Bu ihtiyaç ise mevcut santrallarla Hirfanh santralı tarafından em niyetle karşılanabilir. Binaenaleyh 1964 sene sinden evvel Kuzey Batı ihtiyacı için yeni bir santrala lüzum yoktur. Bu istikamette ya pılacak her türlü yatırım, memleket ekonomi sini köstekleyici mahiyettedir. Buna mukabil yapılacak iş, tevzi şebekesini ıslah ederek şe^ beke kayıplarını azaltmak (bir kaç küçük san tralın takatinin bu yoldan kazanılacağına ka niyim.) ve küçük santrallan, sistemle emni yet içinde paralel olarak çalışabilecek hale sokmaktadır.

E M. M. — 23 24