Elektrik Mühendisliği · Sayı 71 · Kasım 1962
TELEFON ŞEBEKELERİNDE OTOMATİK BASINÇ KOMPANZASYONU İLE HAVA KONTROLU VE LOKAL ŞEBEKELERDE ARIZALARIN LOKALİZASYONU
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1962
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Yüksek gerilim, koruma ve ölçme
Anahtar kelimeler
- telefon şebekesi
- basınç kompanzasyonu
- kablo arızası lokalizasyonu
- hava kontrol sistemi
- silikajel kurutucu
- Köln lokal şebekesi
Özet
Telefon şebekelerinde kablo arızalarının önlenmesi için otomatik basınçlı hava kontrol sistemi anlatılmakta, ayrıca lokal şebekelerde arızaların sıkıştırılmış hava kullanılarak lokalize edilmesine yönelik teknik yöntemler açıklanmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
U D K : 621.395.74: 621.317.333.4
TELEFON ŞEBEKELERİNDE OTOMATİK BASINÇ KOMPANIASİY Oİ İLE
HAVA KONTROLÜ VE LOKAL ŞEBEKELERDE. ARIZALARIN LOKALİZASYONU
Y azanlar: J. LENNERTZ
G. NEBEL
Çeviren: Orhan ÖCAL
Y. Müh.
GENEL Bİ LGİ : .
Bir çok yabancı memleketlerde çok seneler ev vel arıza lokalizasyonunda gaz kontrol metodu pra tikte kullanılmıştır. Telefon kabloları daimi gaz kontrolü altında tutulduğu zaman arıza ihbarı, iletkenlerde elektriki olarak vukua gelecek ih bardan önce alınır.
Halen Federal Almanya'da kuranportör kab lolarında gaz kontrol sistemi pratikte tatbik edil mektedir.
1930 da Amerika'da A.T.T. lokal şebekelerde gaz kontrol sistemini tatbik etmiştir. Daha son ra da L.M. Ericsson Şirketi de Mexiko Çity'de şehir şebekesinde kullanmıştır.
Mevcut arızaların kuru mevsimlerde ilk yağ mura kadar meydana çıkmadıkları umumî bir kai de olarak söylenebilir. Yağmurlarla beraber bü tün arızalar görünür. Buna benzer hatalar mem leketimizde de yağmurlu hava periyodunda baş langıçta görülür. Kurak mevsimde menholler içe risinde dikkatsiz çalışma neticesinde kablo ek yer lerinde vukua gelen çatlaklar yağmurlu mevsim başlangıcında vukua gelen yüklü hadiselerin se bepleridir.
Yüksek kapasiteli santral kablolarına veya şe beke jonksiyonlarına 0,5 atü daimi hava basıncı tatbik denemeleri yapılmış ve kablolara su girme sinden mütevellit arızalar önlenmiştir.
Seyyar basınçlı hava teçhizatının kullanılması bir çok memleketlerde muayene usulleri için ta mamiyle tatminkâr olmamıştır. Çünkü bu sistem de bütün kablolarda ayni zamanda basınçlı hava bulunamamaktadır. Böylece daimi bir kontrol mümkün değildir. Bu tecrübelerde 2,5 atüden yük sek basınç tatbik edilmelidir. Halbuki böyle olun ca diğer cins ilâve arızalar meydana gelmektedir. Tecrübe ve istatistik bunu göstermektedir. Yine bu mevzuda tecrübe göstermiştir ki kablo içersin de 0,7 Atmosferlik daimi bir basınç tamamiyle kâ fidir.
Hava Basınç Kontrol Töçhlzatı:
(2,2 Kw. ve 3000 Dev/Dak.) li bir motorla tah rik edilen pompa vasıtasiyle hava bir yağ ayırıcısı (Seperatöründen) geçtikten sonra hava basınç si
lindirine sıkıştırılır. Silindir içerisinde hava basın cını 5 ilâ 10 atü arasında bulundurmak üzere motor, diyaframh bir basma butonlu şalterle kont rol altında tutulur.
Silindir takriben 360 litre hacmindedir. Sıkış tırma ile bir kısım su havadan ayrılır ve silindir dibinde toplanır. Toplanan su zaman zaman H mus luğundan 'alınır. Yağ buharı fılitresinden geçen sı kıştırılmış hava silikajel doldurulmuş hava kuru tucularına gider. Sıra ile kullanılmak üzere 2 adet hava kurutucusu vardır.
Bir basınç azaltıcısı basıncı daima sabit 0,5 atü de tutar ve 0,7 atülük yükleme valfinden sonra bir çok hava ayırıcılarına gider.
Hava ayırıcıları kablo başı odasında bulunur ve her ayırıcı takriben 10 kabloyu ihtiva eder. Akıcı ölçü cihazları (müşirler) hava ayırıcı ile kablo arasına yerleştirilmiştir, ve kablolardan ka çan hava, müşirlerin hareketi ile vukua gelen âlârm neticesi anlaşılır.
Çeşitli metotlar arasından seçilen emniyetli metot aşağıdadır.
İçerisinde aliminyum müşir bulunan cam tüp ten hava sevkedilir. Normal vaziyette müşir dip tedir. Fakat hava kablodan kaçınca yukarıya çı kar ve cam tüp nihayetinde bir kontağı kapatır. Böylece âlârm kontrol cihazını çalıştırır. Müşir ile kaçan hava hacmi arasında doğru bir münase bet olması mühimdir.
Çelik tüplerle müşiri ihtiva eden tüpler ve kab lolar basınca mukavim lâstik borularla irtibatlan dırılır.
Her kablo, hava basıncı sisteminden, müşirin bulunduğu tüpten itibaren ayrılır.
Kablolar hava ile doldurulduktan sonra her ban gî bir arıza vukua gelinceye kadar hava kompre sörü teorik olarak sükûnette kalır. Fakat geniş bir şebekede küçük hava kaçaklarından kaçınıla maz Hususi tesisatlar bu kaçakları kaydederler ve kontrol edilen kabloların hava kesafetini gös terirler. Ona göre kompresör muayyen aralıklar la çalışır.
E.M.M. 71
;, in rLnA.aınnnnni n.n nn n n tt n n n JI_;
(Şekil D Stasyoner, otomatik hava basınçh kontrol şistimi.
Yüklü lokal jonksiyon kabloları dahi hava ba sınç sistemine bağlıdır ve usule uygun tipteki yük leme çanaklarında fazla basınç yapılmasına lüzum görülmemiştir.
Dış kısımdaki metal kılıf her hangi biı basınç muayenesine tâbi tutulmamıştır. Fakat tecrübeye göre 4 veya 5 atülük bir basınca mukavimdir.
(Loading pots) iç ve dış yükleme çanakların daki boşluk bir bileşimle doldurulduktan ve ka pağı da polıester reçıne'li emprenye edilmiş iple bağlandıktan sonra yükleme çanaklarına 0,7 atülük bir basınç verilebilir Dahada fazla hava basıncı na mukavim bir tarzda yükleme çanaklarının ya pılması şayanı tavsiyedir. İstikbalde yalnız basın ca mukavim potala kullanılacaktır.'
Kablolara yalnız kurutulmuş havanın prese edilmesi mühimdir. Aksi halde lokal şebeke kab lolarında izolâsyon kayıpları olacaktır. Düşen tem peratür ve yükselen basınç havanın rutubetlenme sine, sebep olur.
İzolâsyon kayıplarına sebep olan temperetür de ğişiminden mütevellit rutubetin limiti için ancak 1 m3 havada 1 gr. suyun bulunmasına müsaade edi lir (3).
Uygun büyüklükte kurutucu filitreler kullanı larak bu kıymet muhafaza edilir.
Filitrelerdeki kontrol delikleri içersinde mev cut silikajelin görülmesini mümkün kılar. Ön ta rafta bulunan, mavileşmiş sılıkajel rengini değiş tirdiği zaman tesisat yedek kurutucu filitreye bağ lanır ve ilk silikajel yenilenir.
Bundan başka periyodik usullerinde kuru ha vanın mutlak rutubeti kabloya gitmeden önce öl çülür ve kaydedilir. Bu usul 1953 den beri kul
lanılmakta olup şimdiye kadar hiç güçlükle kar şılaşılmamıştır.
Lokal şebekenin fena durumundan dolayı kab loları bas.ınçlı hava sistemine bağlarken bazı güç lüklerle karşılaşılmıştır. Kimyevî ve > elektrik! ay rışımlarla yükleme değişikliğinin sebep olduğu korozyonlar şebekeye ciddi olarak zarar vermiş lerdir. Her şeyden evvel şebekedeki kablo kısım larını sıkıştırılmış hava ile kcntrola tâbi tutmak icabeder. Bir çok hallerde hatalı kısımları yenile mek icabeder.
Meselâ Köln lokalinde mevcut 6 santralın kab loları daimi hava basıncı kontrolü altındadır. Bu kablolar 152 Km. uzunluğunda 85 adet yüksek ka pasiteli kablolardır. Bu demektir ki 90.000 Km. lik per daimi kontrol altındadır 1955 baharında yük ' sek su periyodunda ve onu takip eden yaz yağ murlarında tecrübî olarak hiç bir kesintinin vu kua gelmediği görülmüştür.
Sıkıştırılmış Hava ile Hata Lokalizasyonu :
Vaki hava kaçaklarında hata lokalizasyonu çok karışık bir problemdir. İzolâsyon arızalarında ru tubet kablo içersine girmeden önce bertaraf edil melidir. Şimdiye kadar tatbik edilegelmiş elektriki metotlar hatanın lokalizasyonu için kâfi gelme miştir
Frigen ve Radon enjeksiyon metotlarındakı manometrelerde okunacak kaçak miktarlarına göre arızalı kısımların lokalizasyonu mümkün dür (7 ve 2). Bu metot uzak ve yayılmış lokal şe bekelerinde bir çok manometreler kullanılmak sureti ile tatbik edilebilen ve fakat pahalı olan bir metottur. Arızalı yerdeki hava akım şartla rından arıza yerini bulmak için tecrübeler yapıl mıştır.
(Devamı var)
E.M.M. 't 1