Elektrik Mühendisliği · Sayı 463 · Mart 2018
İŞ EKİPMANLARI KONTROLÜNDE MÜHENDİS YETKİSİ YOK SAYILAMAZ!
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2018
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Danıştay
- iş ekipmanları periyodik kontrol
- mühendis yetkisi
- tebliğ iptali
- Personel Belgelendirme Kuruluşu
- EMO
Özet
EMO, iş ekipmanlarının periyodik kontrolünü yapacak kişilerin eğitim ve belgelendirilmesine ilişkin tebliğin mühendislerin yasal yetkilerini yok sayarak eşitlediğini belirterek Danıştay'da iptal davası açtı. Basın açıklamasında tebliğin mevzuata aykırılığı ve bağımsız denetimi zedeleyici yönleri detaylandırıldı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
dos
ya
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
EMO Basın- Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), mühendislerin aldıkları eğitim ve mesleki bilgilerini yok sayan İş Ekipmanlarının Periyodik Kontrollerini Yapmaya Yetkili Kişilerin Kayıt ve Eğitimlerine İlişkin Tebliğ’e karşı iptal ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay’a başvurdu. EMO Yönetim Kurulu tarafından konuya ilişkin olarak 8 Aralık 2017 tarihinde yapılan basın açıklamasında, mühendislere ilişkin yasalara aykırı olan ve Anayasa’daki çalışma özgürlüğünü kısıtlayıcı içeriğe sahip bu tebliğin uygulamadan kaldırılması gerektiği bildirildi. “Bu tebliğ ile bir firmada ücretli çalışanlara iş ekipmanlarının kontrolünü yapma yolunun açılması, bağımsızlık ve güvenilirliği zedeleyici olup; bu çalışanların işverenin isteği doğrultusunda rapor hazırlamaya zorlanmasına yol açacaktır” uyarısı yapılan basın açıklamasında, bu nedenle tebliğe karşı yargı yoluna gidildiği belirtildi. Öncelikle konuya ilişkin çıkarılan yönetmelikle mühendislerin yanında “teknik öğretmen, tekniker ve yüksek teknikerlerin” de periyodik kontrol yapabilecek meslek grupları olarak sayıldığı anımsatılarak şu görüşler dile getirildi:
“1 Ekim 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğde, aldıkları eğitim ve mesleki farklılık gözetilmeksizin periyodik kontrol yapacak kişilerin aynı eğitimi alması ve aynı sınava tabi tutulması öngörülmüş, ayrıca eğitim verecek kamu kurum ve kuruluşlarına da Personel Belgelendirme Kuruluşu (PBK) olup en az 5 yıl akredite olmuş olma zorunluluğu getirilmiştir. 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanun’a göre ‘lise üstü 2 yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere tekniker, lise üstü 3 yıl süreli
yüksek teknik öğretim görenlere yüksek tekniker’ unvanı verilmekte; oysa mühendisler 4 yıllık eğitim sonrasında mesleki unvanlarını almaktadırlar. Zaten aldıkları eğitimin içeriği ve buna bağlı olarak sahip olabildikleri unvan da farklıdır. Yine 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu ile teknik ve mesleki alanlarda yeterliliklerin belirlenmesi, belgelendirme ve sertifikalandırmayla ilgili kurallar düzenleme altına alınırken, mühendisler bu kanun dışında olup mühendislik mesleğine giriş kuralları 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ile saptanmıştır.”
Tebliğ ile getirilen eğitim ve sınav koşulunun mühendislerin zaten mesleki alanı içerisinde yer alan faaliyetleri yürütmesini engelleyici bir içerik oluşturduğu belirtilen açıklamada, “Kaldı ki mühendislerin mesleki unvanlarını kazandıktan sonra alacakları eğitimler ancak meslek içi eğitim kapsamında olup; üye oldukları meslek örgütlerinden bu eğitimleri zaten alabilmektedirler. Mühendis unvanı kazananların mesleki yetkilerini kullanma hakları da 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ile güvence altına alınmıştır” denildi. Açıklamada dava dilekçesine ilişkin şu bilgiler verildi:
“EMO’nun dava dilekçesinde tüm bu yasal düzenlemeler kapsamında mühendislerin hak ve yetkileri ortaya konularak, mühendislerin mesleki faaliyetlerini yürütebilmeleri için dava konusu edilmiş yönetmelik ve tebliğ ile yasal mevzuat dışında herhangi bir belge aranması ve ilave eğitim şartı getirilemeyeceği vurgulanmıştır. Ayrıca söz konusu eğitim ve sınava ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yasalarla belirlenmiş görev ve yetkisinin olmadığı belirtilerek, meslek içi eğitim niteliği dışında mesleğin yapılmasının önkoşulu olarak meslek içi eğitim verme görevi bile olmayan kurum ve kuruluşların eğitim vermelerine yönelik düzenlemenin hukuka ve kamu yararına aykırılığı vurgulanmıştır. Dilekçede, Bakanlığa bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nün mühendislere eğitim verecek kuruluş olarak belirlenmesi; diğer eğitim verecek kurum ve kuruluşların bakanlık tarafından belirlenecek olması; Enstitü ve üniversiteler dışındaki kurum ve kuruluşlara en az 5 yıllık PBK olma koşulu getirilmesinin de hukuka aykırılığı anlatılmıştır.”
Açıklamada, EMO’nun tebliğde yer alan özel işyerleri bünyesinde hizmet akdi ile çalışanların, çalıştıkları işyerinde ve aynı işverene ait olan şirketler grubu bünyesindeki diğer işyerlerinde periyodik kontrol gerçekleştirebilmelerini sağlayan düzenlemeye de itiraz ettiği belirtildi. Buna göre kontrol yapan kişinin kendi faaliyetlerini kontrol etmesi ya da işverenin isteği doğrultusunda rapor düzenlemek zorunda kalması riskine dikkat çeken EMO, özellikle periyodik kontrolleri gerçekleştiren kişilerin, öğeleri tasarlayan, üreten, tedarik eden, kurulumunu yapan, satın alan, sahibi, kullanıcısı veya bakımını yapanlar olamayacağını vurguladı.
2018 Mart • Sayı-463