Elektrik Mühendisliği · Sayı 463 · Mart 2018
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI’NIN SORUMLU OLDUĞU MESLEKİ ALANLARDA EĞİTİM ve İŞSİZLİK SORUNU
E. Orhan Örücü, İrfan Şenlik, Bahar Tanrısever
Mühendislik eğitimi Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 2018
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 17 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- YÖK
- vakıf üniversiteleri
- elektrik-elektronik mühendisliği
- öğretim üyesi
- işsizlik
- mezun sayısı
Özet
EMO'nun sorumluluk alanına giren elektrik, elektronik, kontrol ve biyomedikal mühendisliği bölümlerindeki üniversite, öğrenci, mezun ve öğretim üyesi sayılarının YÖK ve ÖSYM verileriyle incelendiği; plansız bölüm açılması ve vakıf üniversitelerinin yarattığı eşitsizliklerin işsizlik sorununa etkisinin tartışıldığı bir yazı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI’NIN SORUMLU OLDUĞU MESLEKİ ALANLARDA EĞİTİM ve
İŞSİZLİK SORUNU
Orhan Örücü EMO MİSEM Daimi Komisyonu Üyesi [email protected]
İrfan Şenlik EMO MİSEM Daimi Komisyonu Üyesi [email protected]
Bahar Tanrısever EMO Basın Görevlisi [email protected]
Türkiye’de uzun dönemdir uygulanan ekonomik ve sosyal politikalar sonucu yatırım, üretim ve sanayileşmeden uzaklaşılması, mühendislerin eğitim sürecini, üretim sürecindeki konumlarını, çalışma koşullarını, çalışma alanlarını, mesleki beklentilerini olumsuz yönde etkilemiştir. Meslek alanımızda mühendislik; eğitimden-uygulamaya kadar bir gerileme içerisinde bulunmaktadır. Özellikle büyük ve önemli projelerde gelişmiş ülkelerin, kredileri ile birlikte dayatmayla gelen, bilimsel ve teknolojik egemenlikleri, teknik kadrolarımızı üretim ve yatırım alanında ikinci plana itmektedir.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin yükseldiği yıllarda üniversitelerden yükselen seslerden rahatsız olanların ortaya çıkardığı yüksek öğrenim sistemi ile üniversitedeki ticarileşme süreci ve paralı eğitim anlayışı, süreç içinde tüm eğitim sistemimize yayılmıştır. Üniversiteler özgür tartışmanın olduğu kurumlar olması gerekirken, yapılan düzenlemeler, karşıtını veya eleştireni tasfiye etmeyi hedeflemiş; bu durum korku kültürünün üniversiteye hakim kılınmasını beraberinde getirmiştir. Bunun sonucu olarak, akademik özgürlükler ortadan kaldırılmış, eleştirel bilim insanlarının egemen ideolojiye, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) sisteminin otoriter hiyerarşisine ve üniversitelerin gerici-piyasacı dönüşümüne karşı ses çıkarmaları engellenmeye çalışılmıştır. Özellikle son yıllarda üniversiteler, giderek artan baskılara maruz kalmakta, piyasanın istediği yönde şekillendirilmektedir. Devlet üniversitelerine kaynak yetersizliği gerekçesiyle bütçeden ayrılan pay düşürülürken, vakıf üniversiteleri teşvik edilmekte, bedava arazi tahsisleri yapılmaktadır. Devlet bütçesinden ihmal edilemez büyüklükte ödenek alan vakıf üniversiteleri gelişime açık, ayrıcalıklı kurumlar kimliğini kazanmıştır. Vakıf üniversiteleri mevcut haliyle yüksek öğretim sistemimiz içinde büyük bir eşitsizlik yaratmaktadır. Toplumda eşitsizlikleri azaltması gereken yüksek öğretim sistemi, vakıf üniversiteleri aracılığıyla üniversiteye girişten mezuniyet sonrası istihdam olanaklarına uzanan eşitsizlikleri artıran bir araç haline gelmiştir.
YÖK ile birlikte üniversitelerin alanlara göre kontenjanları, öğrenci sayıları, öğretim elemanı sayıları ve mezun sayıları ile ilgili istatistikler düzenli olarak tutulup, 1984 yılından itibaren yayımlanmıştır. YÖK’ten önce elektrik, elektronik mühendisliği bölümlerine yaklaşık 700 öğrenci alınırken, YÖK kararları ile bu sayı plansız bir biçimde sürekli artırılmıştır. Özellikle ticari amaçlarla kurulan vakıf üniversitelerinde bölüm sayılarında çok büyük artışlar olmuş, her ile hatta ilçeye bir üniversite anlayışı ile kurulan tabela üniversitelerinde altyapısız, donanımsız ve öğretim elemansız
elektrik-elektronik mühendisliği bölümleri hızla açılmıştır. Bunun yanında mesleki ve teknik eğitim fakültelerinin, teknoloji fakültesine dönüştürülerek mühendislik bölümleri kurulması ve teknik öğretmenlere tanınan mühendislik tamamlama uygulaması da dikkate alındığında meslek alanı tam bir karmaşaya sürüklenmiştir.
Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) mesleki alanlarını oluşturan elektrik, elektronik, elektronik ve haberleşme, elektrik-elektronik, kontrol ve biyomedikal mühendislikleri; teknolojik gelişmelerle birlikte pek çok sektörün temel bileşeni haline gelmektedir. Ağır sanayiden, küçük ve orta boy işletmelere, finans sektöründen hizmet sektörüne varıncaya kadar pek çok işte bu mühendislik alanlarına olan ilgi giderek artmaktadır. Bununla birlikte teknolojik gelişmeler bazı alanlarda mühendis istihdamını azaltıcı etki yaparken, diğer yandan mühendislik alanları için yeni iş olanakları ve yeni uzmanlık alanları da yaratmaktadır. Yaşanan gelişmeler mühendislik mesleğindeki istihdam alanlarına yönelik değerlendirme ve planlama ihtiyacını daha da önemli hale getirmiştir.
EMO’nun Mesleki Alanlarına Giren Bölümlerde Eğitim
Günümüzde Türkiye’de 114’ü devlet, 65’i vakıf olmak üzere toplam 179 üniversite bulunmaktadır. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ile YÖK verilerine göre bu üniversitelerde EMO’ya üye olabilecek, elektrik, elektrik-elektronik, elektronik, elektronik-haberleşme, kontrol ve biyomedikal mühendisliği lisans programlarında öğrenci alarak eğitim yapan toplam 168 bölüm bulunmaktadır. Tablo-1’den de ayrıntılı olarak görüleceği üzere bu bölümlerin 100’ü devlet üniversiteleri mühendislik fakültelerinde, 12’si teknoloji fakültesinde ve 56’sı vakıf üniversitelerinin mühendislik fakültesindedir. Bu bölümlerin 58’inde yabancı dille eğitim yapılmakta olup, devlet üniversitelerinde bulunan bölümlerin 49’unda ikinci öğretim yapılmaktadır.
Devlet ve vakıf üniversitelerinde elektrik-elektronik mühendisliği bölümünün yoğunluğu dikkat çekicidir. Buna göre 85’i devlet, 42’si vakıf üniversitesinde olmak üzere toplam 127 elektrik-elektronik mühendisliği bölümü vardır. Devlet üniversitelerindeki bölümlerin 10’u teknoloji fakültesinde olup, bu üniversitelerin 7’sinde mühendislik fakültesinin yanı sıra teknoloji fakültesine de bağlı elektrik-elektronik mühendisliği bölümü yer almaktadır. Devlet üniversitelerinde bulunan 40 elektrik-elektronik mühendisliği bölümünde ikinci öğretimle eğitim yapılmaktadır.
ve 56’sı vakıf üniversitelerinin mühendislik fakültesindedir. Bu bölümlerin 58’inde yabancı ya dille eğitim yapılmakta olup, devlet üniversitelerinde bulunan bölümlerin 49’unda ikinci öEğLrEeKtiTmRİyKaMpıÜlmHaEkNtDadİSırL.İĞİ
Tablo 1- ÖSYM 2017 Verilerine Göre EMO’nun Meslek Alanlarını Oluşturan Tablo 1. ÖSYM 2017 VerilerineBGöölrüemEMleOr’nun Meslek Alanlarını Oluşturan Bölümler
Devlet ve vakıf üniversitelerinde elektrik-elektronik mühendisliği bölümünün E1elltyeveokoakptkğtrlrıiuafoknmnomillkumüğhv1aeuek2nh7üddaziibskeleerikrğleleaiektt4şo;tmçprkieleokaknmm-itecrüloi7ehldkveüierntnr.odiovtiBonselmruiiskğnaiitsaebymdoögenlüüömbhmreueüülnhu8d6en5nimds’dielaiisvkğdllteiieğatvi;, bleötl,ü4mödt2eğaü’lğreseıriltivıinmvmadalreakddkrııöıifrnTb.eüöamlnbDüilimonve-dev2perl’rsedoöitegtğervraseeüminrnnicllidmiavreaeiılşnratosıninriltm.deeeğlaveiktlreiimtnüvdzbeeeiçvkriaemikılferüinnievegrösried2fvüaa;inybfbkskaeielööüıvilkfrğelelltüüürikesnblmmtsitraiöiteovnelüllesnmüeddEnriimreenskdlaidienyiükteminekertirs.itasükiry1aednholia01dmıennnr’4nec.iuaıdkdbikiesutösvDavıltlğrluieeoeğearnkltivehu,mntet1lpaeieoğ2ab,mktiklbvteontilauramjeokldiübeılieıfnoöşrdğo.lfimjüvelaiiBmtmkeeiiyfymarüaalomskelklmnirtütyüüieıenzezalshlcdetip2eeearin’krıenssdl1iaiimdtnlenotdidmepeasekellkvüaonidltmğheloaeuetilbd,o2npbubjı16-,iröla.uğlünlımabneüulYml7oeo6l0Ö4k-uüü3ş0dtKbhn’rtteieui’ineüknvvrendva-le3eeelnir52esrtls5bl0i,ekiil1öğmkt1töe7lritüğiilrbvşvkemroöteaer-inlrlrnkieüei.nillcırmkeBefidrnkuüeiom7intnnlövr’emdüeğos5egrrihnai3neöloeiknerdklnberuiemüedipEnzi,gmMsgeömb5lörru0iüOreeğü7neh’ih’nöutnesoğeubinö5prnnöğdeelbdrlnlaimeieüsiinmksnmlmeiltc3sğiril47ükgieisk5öka-riöyeeığalnlelarakertnıtonrlTpcaoliranaıibmnilke-ı Düevnlievteürnsiivteerdseitelbeurilnudnembaazkıtma;üheelnedkitsrliikk dmallüarhıennındiiksilnicğii 4; keolnektrtroolnivkehaobteormleşamsyeomnühmenüdhieslniğdiisblöilğüim2ü;ve 5 bin 515 yöağenrleıetskiımrtarloeyarnibi(akİnÖcm)ı dbüiuhldleuennemdğiiastkilmtiağ,viaeyrereğınciatbinömolürimmdaleelröyyğearreltnailmımzicanka(tNa1dÖıdr).evlet, Bö1ğurveöanğkcrieıfinlecüiblneiyirvoinmer5es7ditibkeiasnlimn2d8ü3eh’eübnuddeliusvllnieğmti übanökliüvtaemdrsüıirti.ezlleermi ebkötleüdmir-. BuBdiyuorummeddaiküanlivmerüsihteelnerddieslaiyğniı bdaölldüameğüitiimsev1er4endbeövllüemt, 12 valkerıfinodlem(1a.kveü2z.eÖreğrteonpilmam), 1236biünn7i2v’esirsviatkeıdf eüniversiteleri pryoegrraamlmlaarıkntıan oslauypıs,ınbı uarbtıörmlüamktlaedrıirn. 220’1s7i -t2e0k1n8oeloğijtiimfakültesbiönldüemdlierr.inde öğrenim görmektedir.
Devlet üniversitelerinde bazı mühendislik dallarının ikinci öğretimleri (İÖ) bulunmakta, ayrıca norTmaballoö2ğ. 2r0e1t7i-m20i1n8 E(NğitÖim)-ÖyğarentıimsıDröaneymaibndaenBcöılüdmilledreineEğğiittiimmBivçiemrleerni bölümler yer almaktadır. Bu durum da üniversitelerde aynı dalda eğitim veren bölüm programlarının sayısını artırmaktadır. 2017-2018 Eğitim-Öğretim döneminde öğrenci alan devlet ve vakıf üniversitYelÖerKin’düenki20b1ö7lüvmerilperroingeramgölarreı EeMğiOtim’nunbiçmimeslelerkiniealganölraerındıağoılluımştluarraın Tbaöblülom-2le’drdee vöeğrirlemnişmtirg.ören öğrenci sayıları Tablo-3’te verilmiştir. Bu verilere göre öğrenim gören toplam 70 bin 355 öğrencinin 53 bin 507’si elektrik-elektronik mühendisliği bölümünde olup, bunu 5 bin 345 öğTraebncloi 2il-e20el1e7k-t2ro0n1i8kEhğaitbiemrl-eÖşmğretimmüDheönndeimslinğdi ebBölöülmümülevrein5Eğbitnim51B5içöimğrlenrici ile biyomedikal mühendisliği bölümü izlemektedir. Bu öğrencilerin 57 bin 283’ü devlet üniversiteleri bölümlerinde (1. ve 2. Öğrenim), 13 bin 072’si vakıf üniversiteleri bölümlerinde öğrenim görmektedir.
Tablo 3- 2017 Yılında EMO’nun Mesleki Alanlarını Oluşturan Bölümlerin Tablo 3. 2017 Yılında EMO’nun MÖesğlerkeinAclainSlaraınyııOlalurışturan Bölümlerin Öğrenci Sayıları
YÖK’ün 2017 verilerine göre EMO’nun mesleki alanlarını oluşturan bölümlerde öğrenim gören öğrenci sayıları Tablo-3’te verilmiştir. Bu verilere göre öğrenim gören toplam 70 bin 355 öğrencinin 53 bin 507’si elektrik-elektronik mühendisliği bölümünde olup, bunu 5 bin 345 öğrenci ile elektronik haberleşme mühendisliği bölümü ve 5 bin 515 öğrenci ile biyomedikal mühendisliği bölümü izlemektedir. Bu öğrencilerin 57 bin 283’ü devlet üniversiteleri bölümlerinde (1. ve 2. Öğrenim), 13 bin 072’si vakıf üniversiteleri bölümlerinde öğrenim görmektedir.
Tablo 3- 2017 Yılında EMO’nun Mesleki Alanlarını Oluşturan Bölümlerin Öğrenci Sayıları
EMO’nun mesleki alanları kapsamındaki mezun sayısı yıllar itibarıyla 20a1r8tıMşart • Sayı-463
göstermektedir. Elektrik, elektronik, elektronik ve haberleşme, biyomedikal, kontrol ve
otomasyon ile elektrik-elektronik mühendisliği bölümlerinden 2000 yılında 2 bin 462 olan
EMO’nun mesleki alanları kapsamındaki mezun sayısı yıllar itibarıyla artış göstermektedir. Elektrik, elektronik, elektronik ve haberleşme, biyomedikal, kontrol ve otomasyon ile elektrik-elektronik mühendisliği bölümlerinden 2000 yılında 2 bin 462 olan mezun sayısı 2010 yılında 3 bin 720, 2016 yılında ise 8 bin 843 olmuştur. Meslek alanları arasında farklılıklar olmakla birlikte Tablo-4’ten ayrıntılı olarak görülebileceği gibi toplam öğrencinin yaklaşık yüzde 12-13’ü her yıl mezun olmaktadır. Bu sayı alınan öğrencinin yaklaşık yarısı olup, genel bir başarısızlık ve bölümlerde öğrenci yığılması söz konusudur.
Günümüzde EMO’nun mesleki alanlarını oluşturan bölümlerdeki öğretim üyesi dağılımı Tablo-5’te ayrıntılı olarak verilmiştir. Bu tabloda görüldüğü gibi devlet üniversiteleri mühendislik ya da elektrik/elektronik fakültelerinde toplam 264 Prof. Dr, 198 Doç ve 551 Yrd. Doç. Dr olmak üzere 1016 öğretim üyesi bulunurken, devlet üniversitelerindeki teknoloji fakültelerinde 35 Prof. 29 Doç ve 57 Yrd. Doç. Dr. vardır. Vakıf üniversitelerinde ise 104 Prof. Dr., 46 Doç. Dr., 142 Yrd. Doç. Dr. tarafından öğrenim yürütülmektedir. YÖK’ün 2017 yılı verilerine göre tüm bölümlerde toplam 1426 öğretim üyesi görev yapmaktadır.
Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı devlet üniversitelerinde 51 öğrenci, vakıf üniversitelerinde 45 öğrencidir. Öğretimin niteliğine etki eden en önemli parametre, öğretim kadrosu ve öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının fazlalığı olup, bu sayı 25’i aşmamalıdır. Aksi durumda mezunların ortalama niteliği düşeceği gibi öğretim yükü aşırı olduğundan öğretim üyeleri araştırmaya ve kendilerini geliştirmeye yeterli zaman ayıramazlar.
EMO’nun sorumluluk alanına giren bölümlerde eğitim seviyelerinin farklı olması, ders içeriklerinin eşit olmaması, akademik kadrolarındaki sayısal ve niteliksel eksiklik, laboratuvar olanaklarındaki yetersizlik, altyapı sorunları ve artırılan kontenjanlar açısından planlama anlayışının olmaması önemli sorunlar oluşturmaktadır. Bütün bunların yanında bölümlerin akademik kalite açısından bulunduğu konumun iyileştirmeye açık alanlarının öz değerlendirme sonucu tespit edilip gereken iyileştirmeleri yaparak, eğitimde öngörülen standartları yakalayarak daha iyiye gitmeleri için tanınabilir olmaları da gerekmektedir.
Eğitim programlarının akreditasyonu, farklı disiplinlerdeki mühendislik eğitim programları için değerlendirme ve bilgilendirme çalışmaları yapılarak mühendislik eğitiminin kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunmaktadır. Böylece; güncel ve gelişmekte olan teknolojileri kavrayan, daha iyi eğitilmiş ve daha nitelikli mühendisler yetiştirilerek, toplumun refahının ileri götürülmesini sağlamak amaçlanmaktadır. Akreditasyon sürecinde eğitim programı her yönü ile akreditasyon kurumlarınca incelenmekte, programın söz verdiği amaçları gerçekleştirebilecek araçlara ve yöntemlere sahip olup olmadıkları gözlenmektedir.
Ülkemizde mühendislik eğitim programlarının akreditasyonu iki kurum tarafından yapılmaktadır. Bunlardan biri ABD kuruluşu olan ABET, diğeri ise ulusal akreditasyon kuruluşu olan Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Kuruluşudur (MÜDEK). Bu kapsamda 20162017 yılı kayıtlarına göre EMO’nun sorumlu olduğu mesleki alanda ABET’ten akredite bölümler Boğaziçi, İTÜ, ODTÜ ve Bilkent üniversitelerine bağlı toplam 5 bölüm olup,
Tablo 4. 2016 Yılında EMO’nun Mesleki Alanlarındaki Bölümlerden Mezun Olanların Sayıları
Günümüzde EMO’nun mesleki alanlarını oluşturan bölümlerdeki öğretim üyesi dağılımı Tablo-5’te ayrıntılı olarak verilmiştir. Bu tabloda görüldüğü gibi devlet üniversiteleri mühendislik ya da elektrik/elektronik fakültelerinde toplam 264 Prof. Dr, 198 Doç ve 551 Yrd. Doç. Dr olmak üzere 1016 öğretim üyesi bulunurken, devlet üniversitelerindeki teknoloji fakültelerinde 35 Prof. 29 Doç ve 57 Yrd. Doç. Dr. vardır. Vakıf üniversitelerinde ise 104 Prof. Dr., 46 Doç. Dr., 142 Yrd. Doç. Dr. tarafından öğrenim yürütülmektedir. YÖK ün 2017 yılı verilerine göre tüm bölümlerde toplam 1426 öğretim üyesi görev yapmaktadır.
Tablo 5- YÖK 2017 Verilerine Göre EMO’nun Mesleki Alanlarını Oluşturan GTüanbülom5.üYzÖdKe20E17MVeOril’eBnrinuöenlüGmömreleeErsMdleOk’ÖniuğnarMelaetinsmlelakirÜAınlyaınelsaoirılnDuı OşatğluuışrltaıumnralnabBröıölülümmlerldeerdÖeğrkeitimöÜğyreesitiDmağılıümylaersı i dağılımı Tablo-5’te ayrıntılı olarak verilmiştir. Bu tabloda görüldüğü gibi devlet üniversiteleri mühendislik ya da elektrik/elektronik fakültelerinde toplam 264 Prof. Dr, 198 Doç ve 551 Yrd. Doç. Dr olmak üzere 1016 öğretim üyesi bulunurken, devlet üniversitelerindeki teknoloji fakültelerinde 35 Prof. 29 Doç ve 57 Yrd. Doç. Dr. vardır. Vakıf üniversitelerinde ise 104 Prof. Dr., 46 Doç. Dr., 142 Yrd. Doç. Dr. tarafından öğrenim yürütülmektedir. YÖK ün 2017 yılı verilerine göre tüm bölümlerde toplam 1426 öğretim üyesi görev yapmaktadır.
Tablo 5- YÖK 2017 Verilerine Göre EMO’nun Mesleki Alanlarını Oluşturan Bölümlerde Öğretim Üyesi Dağılımları
2018 Mart • SÖayğı-4r6e3tim üyesi başına düşen öğrenci sayısı devlet üniversitelerinde 51 öğrenci, vakıf
üniversitelerinde 45 öğrencidir. Öğretimin niteliğine etki eden en önemli parametre, öğretim
kadrosu ve öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının fazlalığı olup, bu sayı 25’i
MÜDEK akreditasyonlu vakıf üniversitesinde 16 bölüm,
bölümlere çok geniş bir aralıktan öğrenci alındığı görüdevlet üniversitelerinde 21 birinci öğretim, 10 ikinci öğretim
lecektir. Devlet üniversiteleri elektrik-elektronik mühenprogramtıekbnuolulonjmilaekritakdaıvr.raByuand,udrauhmaaiygiöereği1ti6lm8 ibşövlüemdüanha nitelidkilsilimğiünhdeenidlkisl5e0r0y’deetinştöirğirleernecki,atloapnlubmölüumn ün yanında 239 yüzde 25r’eifaakhrıendınite ieledrilimgişödtüurrüulmmdeasidnıri. sağlamak amaçlanmakbtianddıer.n öAğkrreendciitaaslaynonbölsüümrelceirnindeolmeğaistıimdüşündürücüdür.
programı her yönü ile akreditasyon kurumlarınca Ainsıclesloernumn evakkteıf,ünpirvoegrrsaitmelıenrinseözbağvleı rbdöilğüimlere 550 ile 240 ÖatEKaodmbmilolyleiiaMaSonkpüürnrkıanlYhhla7aolOldeteaMkm6neımrnn’6ğgtınn’ddnrıön1ükayk(atgüojuiiarg0oasiiMhsmlalöunüşnnölalgnpevpiiririblrnğiaÜğeelvnleuiıMr2iüaaiçdlclinedeloe0D,mml1rbleuarnmitea164ğöse7sşoEDars7bliÜÖEA8lilu48emıiktüelK5üö0ğ8koeeMklSygBtmboalzitlkla)kıüt,kekeeYsmöe.llErdebüiOmıaryodri8rilmBşıMTçöiokAünena1iirvni’lzern-l.mud’7teedlinü.dle’kMteiazrreımelneuBmleBünlkkndeimeavneilüninjuaeülklneruşş2aeeaehparthtinant1yMlborkrsieisemek2lrünioıüıötlanakalnnenuer0bnneeelzümydrtebüdddap1isidridrhdirkviemiiagli,dı7sealirGseeeklilöenlmeaı.etlnrnküir2iMecrTnciskmkyğkdie2rü5eii1tıieabbtbei,Ürk0Al,hü’E.esbnöıüio6niö71EehllrDğllağne3yi7laion6avevkMüBirürr2ik-aEtkdnn-akeiemki6Ankö2riiçOkdrmKtleeş’sıidal0kivllidBifiğmüdlla’şeesoer1ieaniiiüiğlPrDmrklnı7rtna,ithaeuniiniğieirtkBlmnad1nlboebeiaeiyver,evbkenal0oögöeıeeerbdGemu1lljlrğaddrkıpüaüiira7ygiryasyilintkleremumkm6rtömöreiorzoasıitılaoenşrmninneülulgslkiçenemyneatlştcynşri1ie,eerııkirşaiu,olk0teeedm--BıiiılmEnİöauDöTlolrMğrleulıauleÜrürnareğmOemaın,tvenis’dOramgılnaoÖdabgkbitsklAaneknaöheualDlaaööüidrımSbıncrynBilrnsnlpfşdımpeaTüeıaYştdrüalraEaekenıl.maÜMoinelsmıoEkürrrrTıırşıKgnaklmelmnıMdt’deeus,ülrdıvdniııoırrvsea2epvecğrireiiOe.edlvnğm0yn.traıeeaolneviaei1Mlt’Brekknğıassylentdse4tbmiomloyrediinüuabilıüatnnroAvelkhejnaauaişaöenöt,nasedldelüknleğğiEaausiunnin2vıançrrnrmstnokMneetlk0deüejedaylrlradimi1nnıiamüauıeksOrşsnli5crbcrnimdultialıtıvii’iDakuainkalkenyn1evsluogrkarkılatouiu6ylıebsenalsönbuilılnloraarödtnzhambrougiserlnlaubızlnmemoliiüınreydaırntmööreş.majennKeaeudbğdalklkbnBsymüısnrğöealıuııroleaemtolllruueereaanğürndvbirukdkrbrin,eltmtecmödaılieitaiedeuivtlçefugbandmllaoleüışeiidileerböjnenslsrlaumraumtdienlalylvdndrdnüiembaiğlü.olalueyşumkeeaeolvnnnüaşörrıirtlkrey,liikğıaeevrorn2srniellrn0aleepedredt1knnasgeera6zieiinitsmdrenyea(jıeıdearTlrlsneaıntegnıeamrlrlöabtibdaaankmraörlallüıidoaslnsb2aüym-ıeiand4o8omnkn2aaaş)rii rinde 2 abrinas6ın6d9akeon tbeünyjaünkakyroınlmteınşjtaırn.ıEnM10O’bniunn76m6esklieşkiiile elekktornikte-neljeanktbrooşnikkalmmüışhtıern. Bdiusnliağki abröşıllüıkmvüankıef üniversitelerine alanlarınaayrgıilrdeınğıböglöürmüllmeredketetodpirl.amBukobnötelünmjanü b1i.r6ö3n2cekkiişi ile bbiayğolmı beödliükmallemrdüeh2e0n1d4isylıilğıni,da818754kkioşintielnejan boş kalırken yıla göreeylaekkltarşoınkiyküvzdeeh5abaretrılreılşmmıeştmır.üMheensdleikslyiüğik,s4ek8o0kkuilş-i ile ele2k0t1r5ikyımlınüdhaebnudissaliyğıi3,9197k6oknitşeinijlaenakodnütşrmolüş 2016’da 534’e larındanvdeikoetyomgeaçsiyşoynolmuyülaheanlıdniasnliğöiğ,r7en7cki,iştei kinleikeeleğkittirmonik müyhüeknsdeilsmliiğşitirb.öVlüamkıfüüinzlievemrseikteteledriirn. eTbaabğlolı-bölümlerde boş kftmaookpenüsltalleemtnekljieöaa67amnrğlr’4iarıtedn8eımsvarnlleıaneeklcrmzkyioıdauiksnıabnaşataatyeplalıanınasrsyrc.ajnııraımnıl1Mnnaöa5ırtğneııatbrnldasyıeiaanlnrneokııikcgnlilgıaibiarerrnkyaöeaçllüenkımümmnkmebgsüıveköölheiktarllereeüükoendmlıkbdhefiruiclie.rseülerlllrniağiykdkirıitevlıentyüeaetdzrEomrsaelMpienratleşemaOtldmidel’rianreikmilvukenelnnoadyenet tgüe2ennçjibiavşine2ktner0oyebsn1nd6oiij5te6lraeun9nlyönyieıınjllrköaaıciınnonnedngıadknaötlyeieıürkn82nüykia0jsısvan1lbüaean4özkkölgıyakfüğböıyomrlüerınrenelnılnitledriemcyvlraneeieaı,jnrkşyastmtantloiıeaktrpeekşal.alsısrnakşEtiiinnmııkşMkiydınüe1yevOnzüek0ğ’dzaiünktepbdiucaamiery5nntenı3ltam5lik’ailöasğbnırumevlenmackbaituskaırdonsnıılrun-.
ÖSYM’nfiankü2l0te1l7eryiılmı evezruinlelarirnıneagtöarneı,naEnMmOü’nhuenndmisleiskletkaimamlamokauykaonntkeonnjatennı jvane ysaaybıasınncıınöağrrteırnıclıipaülıcmreıtli öğrenci konalanlarınialegibreirnlibkötelümEMlerOe’anluınnanmöeğsrleenkciilaelrainnlbaarşı akrıaspısraamsı ındakitebnöjlaünmınlıenreazhaeltrılmyıal syı eilrelebştoişrilkeonntteonpjlaanmsayısı azalmıştır.
aralıklaröı ğTraebnlcoi-s7a’dyeısvıe1r5ilmbiinştiigr.eBçmu etkabtelodiirn. celendiğinde
Bunun yanında son yıllarda meslek alanında oluşan istih-
Tablo 6- ÖSYM 2017 Verilerine Göre EMO’nun Mesleki Alanlarındaki Bölümlerin Tablo 6. ÖSYM 2017 Verilerine GöKreoEnMteOn’jnaunnlaMreısleki Alanlarındaki Bölümlerin Kontenjanları
olmasıdır. Mühendislik bölümleri için belirlenen sıralama tabanı devlet üniversitelerine bağlı bölümlerde de etkisini göstermeye başlamış ve bazı bölümlerde kontenjanlar boş kalmıştır.
Tablo 7- ÖSYM 2017 Verilerine Göre EMO’nun Mesleki Alanlarındaki Bölümlere TabÖloS7Y. ÖMS’YnMin2021701Ve7rilyerılinıAevlGıenörraielneErMÖinOeğ’rngeuönnrcMei,leesElreiMkni OABl’aannşluaanrırnımdSakeıisrBlaeösklıüimalelarenAlalırnıannaÖgğrireenncilebröinlüBmaşalerırSeırası alınan öğrencilerin başarı sırası aralıkları Tablo-7’de verilmiştir. Bu tablo incelendiğinde bölümlere çok geniş bir aralıktan öğrenci alındığı görülecektir. Devlet üniversiteleri elektrikelektronik mühendisliğinde ilk 500’den öğrenci alan bölümün yanında 239 binden öğrenci alan bölümlerin olması düşündürücüdür. Asıl sorun vakıf üniversitelerine bağlı bölümlere 550 ile 240 bin aralığında öğrenci alınması ve geniş yelpazede alınan düşük sıralamadaki burslu öğrenci ile yüksek sıralamada alınan ücretli öğrencinin aynı ortamda öğrenim görüyor
ÖSYM’nin son üç yıldaki boş kontenjan verileri (Tablo-8) incelendiğinde, EMO2’0n18uMnart • Sayı-463
mesleki alanlarına giren bölüm sayıları ve kontenjanları her yıl belirli oranda artmasına
karşılık 2014 ve 2015 yıllarında devlet üniversitelerindeki bölümlere ayrılan tüm kontenjanlar
ve biyomedikal görülmektedir.
mühendisliği
bölümlerinde
de
kontenjanların
boş
kaldığı
aynı
tabloda
Tablo 8- EMO’nun Meslek Alanlarına İlişkin Bölümlerde Son Üç Yılda Boş Kalan Kontenjanlar Tablo 8. EMO’nun Meslek Alanlarına İlişkin Bölümlerde Son Üç Yılda Boş Kalan Kontenjanlar
Tablo 9- Elektrik- Elektronik, Biyomedikal ve Elektronik-Haberleşme Mühendisliği Tablo 9. Elektrik- ElektrBonöikl,üBmiyolmeredinikdaleveSEolenktrÜonçik-YHaıblderaleşBmoe şMKühaenldainsliğKi BoönlütmenlejrainndelaSron Üç Yılda Boş Kalan Kontenjanlar
Mühendis Sayıları ve İş Olanakları ÖSYM 2018 Mart • Sayı-463 ve YÖK kayıtlarına göre bugüne kadar EMO’nun mesleki alanlarında toplam 61 110 bin 38 kişi mezun olarak mühendis olmuştur. Mühendis sayısındaki artışlara Tablo-10’da
dam sorunu ve işsizlik oranlarındaki artış 2016 yılında vakıf üniversitelerinin yanı sıra devlet üniversiteleri bölümlerinde de kendini göstermiş ve kontenjanlar boş kalmaya başlamıştır. Bu duruma altyapısız, donanımsız, yeterli öğretim elemanı olmayan ve nitelikli eğitim veremeyen bölümler öncülük etmektedir. Tablo-9 incelendiğinde elektrik-elektronik mühendisliğinde boş kalan kontenjanların doğu ve güneydoğu bölgelerindeki devlet üniversitelerine bağlı yeni kurulan bölümler olduğu görülecektir. Özelikle son zamanlarda değişik nedenlerle oluşan istihdam sorunu nedeniyle donanımlı, iyi öğretim verebilen vakıf üniversitelerine bağlı elektrik-elektronik mühendisliği ve biyomedikal mühendisliği bölümlerinde de kontenjanların boş kaldığı aynı tabloda görülmektedir.
Mühendis Sayıları ve İş Olanakları
ÖSYM ve YÖK kayıtlarına göre bugüne kadar EMO’nun mesleki alanlarında toplam 110 bin 38 kişi mezun olarak mühendis olmuştur. Mühendis sayısındaki artışlara Tablo-10’da yer alan veriler üzerinden 10’ar yıllık dönemler halinde bakarsak; 1986 yılında 14 bin 886 olan mühendis sayısı, 1996 yılında ikiye katlanarak 32 bin 128’e ulaşmıştır. 2003 yılından itibaren ilk mezunlarını vermeye başlayan biyomedikal mühendislerinin de dahil edilmesiyle 2006 yılında yüzde 82.8 artışla 58 bin 744’e çıkan mühendis sayısı, 2016’ya gelindiğinde yüzde 84.6 artışla 110 bin 38’e çıkmıştır.
EMO’nun mesleki alanı kapsamında bulunan mühendislerin, kamu, özel ve serbest olmak üzere ayırırsak her birinde farklı çalışma alanları vardır. Ülkemizde genel olarak mühendislik eğitiminin formasyon düzeyinde verilmesi nedeniyle sektör pratik mühendislik bilgisinin azlığından söz etmektedir. Deneyim eksikliği bazı sektörlerde sıkıntı yaratsa da bazı sektörler yeni ve deneyimsiz mezunlar aramaktadır. Sektörün aradığı; kendisini iyi yetiştiren, kendisini yetiştirme özelliği kazanan, bilgisayara hakim mezunlardır. Duruma göre yabancı bir dile sahip olmak da önem kazanmaktadır. Bunun yanında biyomedikal mühendisi alanına yönelik farkındalık ve gelişim henüz sağlanamamıştır.
Elektrik, elektronik, kontrol mühendisleri için oldukça geniş bir iş tanımı yapılabilir. Sistemlerin kurulumundan işletimine, var olan sistemlerin düzgün çalışmasına, her türlü Ar-Ge çalışmasına, şantiyelerde iş yönetimine, eğitim alanında araştırmada, proje oluşumunda ve denetiminde, üretim sürecinde, kontrol ve düzenleyicilik, hizmet sektöründe, tüketici sorunlarının ve ihtiyaçlarının çözümü gibi iş alanları sıralanabilir. Ülkemizde biyomedikal alanında özelikle üretim sektöründe önemli bir gelişim olmaması nedeniyle bu alandan mezun olan mühendisler daha çok satış elemanı, pazarlama, bakım ve onarım gibi alanlarda çalışmaktadır.
Teknolojik gelişmede meydana gelen artışlar ve üretim biçimlerinde yaşanan bilgi toplumuna geçiş süreci, istihdamı doğrudan etkileyen unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizin teknolojik gelişimin gerisinde kalması; üretici değil pazar olması; artan genç nüfusa iş yaratamayan ekonomik gelişim modelinin tercih edilmesi; artan mühendis mezun sayısı; özelleştirme ve piyasalaştırma sürecinin elektrik ve telekomünikasyon alanında mühendis istihdamını olumsuz etkilemesi; özellikle genç mühendislerin işsiz kalmasına neden olmaktadır. Önümüzdeki süreçte gerçekçi istihdam politikaları oluşturabilmek ve işsizliğe çözüm üretebilmek için öncelikle elimizde sağlam bir veri tabanı bulunması gerekmektedir.
EMO’nun 2016 yılında gerçekleştirdiği “EMO Mühendislik İstihdamı ve Mesleki Alan” araştırması kapsamında, elektrik, elektronik, elektronik haberleşme, kontrol ve otomasyon, elektrik-elektronik, biyomedikal mühendislerinden oluşan EMO üyesi mühendisler arasında işsizliğin yüzde 18.7’ye tırmandığı ortaya çıkmıştır. İşsizlerin yüzde 63.25 ile yarıdan fazlasını 31 yaş ve altı genç mühendisler oluşturmaktadır. Alanlara göre ayrı ayrı işsizlik oranı değerlendirildiğinde ise; elektrik-elektronik mühendislerinin yüzde 19.6’sının, elektronik ve elektronik haberleşme mühendislerinin yüzde 19.4’ünün, elektrik mühendislerinin ise yüzde 16.9’unun işsiz olduğu belirlenmiştir. Yapılan araştırmada; erkek mühendislerde yüzde 17.8 olan işsizlik oranının, kadın mühendislerde yüzde 29.97 ile daha yüksek olduğu belirlenmiştir.
Tablo 10. EMO’nun Mesleki Alanlarında Yıllara Göre Mühendis Sayıları
Ülkemizin teknolojik gelişimin gerisinde kalması; üretici değil pazar olması; artan genç nüfusa iş yaratamayan ekonomik gelişim modelinin tercih edilmesi; artan mühendis mezun sayısı; özelleştirme ve piyasalaştırma sürecinin elektrik ve telekomünikasyon alanında mühendis istihdamını olumsuz etkilemesi; özellikle genç mühendislerin işsiz kalmasına neden olmaktadır.
olmak
EüzMe6rOe2’nauynırımrseasklehkeiralbainriınkdaepsfaarmkılnı dçaalbışumluanaanlamnlaürhıenvdairsdlıerr.inÜ, lkkaemmuiz,döezeglenveel
serbest olarak
mühendislik eğitiminin formasyon düzeyinde verilmesi nedeniyle sektör pratik mühendislik
bilgisinin azlığından söz etmektedir. Deneyim eksikliği bazı sektörlerde sıkıntı yaratsa da bazı
İstihdam alanı yaratılmaksızın giderek artan mezun sayısı mühendislerin istihdamı açısından da önemli bir sorun oluşturmaktadır. Artan mezun sayısı ve teknolojik gelişmelerin gerisinde kalınması nedeniyle EMO’nun mesleki alanlarını oluşturan mühendislik dallarında önemli bir işsizlik sorunu oluşmakta, diğer yandan mühendis emeği giderek ucuzlatılmış olmaktadır. Onca emekle mühendislik eğitimi almış insanlarımız meslek alanları dışında iş aramakta ya da mesleki tatmin sağlayamadıkları, koşulların giderek ağırlaştığı işlerde çalışmak durumunda kalmaktadırlar.
Değerlendirme ve Sonuç
EMO’nun mesleki alanlarına giren bölümlerde eğitim seviyelerinin farklı olması, ders içeriklerinin eşit olmaması, akademik kadrolarındaki sayısal ve niteliksel eksiklik, laboratuvar olanaklarındaki yetersizlik, altyapı sorunları, akademik kadroların özlük hakları ve iş güvenceleri, gelişmiş ülkelerde tanınmışlık, aşırı mezun ile ucuz işgücü, yabancı mühendislerin çalıştırılması gibi birçok konuda önemli sorunlar bulunmaktadır.
Ülkemizde Devlet Planlama Teşkilatı’nın kapatılmasıyla birlikte planlama kapsamında istihdam öngörüleri artık yapılamamaktadır. Gençler mühendislik fakültelerine büyük umutlarla kayıt olmaya devam etmekte, mezuniyet sonrası ise işsizlik açmazına düşmektedir. Teknolojik gelişiminin önünün açılması için bilim ve aklın öncülüğünde stratejik planlamalar yapılması ve politikalar üretilmesine ihtiyaç vardır.
Elektrik, elektronik, telekomünikasyon, biyomedikal gibi mühendislik alanlarında açılan bölümler ve artırılan kontenjanlar açısından planlama anlayışının olmaması, belirli üniversite bölümlerinden mezun mühendislerin istihdam sorununu artırdığı gibi, mesleki kimliklerinde geri dönüşü zor bir deformasyon yaratmaktadır. İyi mühendis ancak yeterli sayıda öğretim üyesi, laboratuvar, altyapı olanakları ve çağdaş bir eğitim programı ile yetişir.
Her kente bir üniversite açılmasından öteye üniversitelerin batıdaki benzerleri ile eş olanaklara kavuşması sağlanmalıdır. Meslek alanımızdaki bölümler öğretim kalitesi, kütüphane, laboratuvar, donanım, yurt olanakları ve en önemlisi yeterli öğretim üyesi bakımından geliştirilmelidir. Bu nedenle üniversitelerin bulunduğu bölgelerin endüstriyel altyapısı da göz önüne alınarak çalışmaların yapılması gereklidir.
Yılda kaç adet değil, ne kadar iyi mühendis yetiştirildiği önemlidir. Bölümlerin altyapı durumu, donanım olanakları, öğretim elemanlarının ders yükleri ve ülkenin istihdam olanakları da düşünülerek ikinci öğrenimlere öğrenci alımı durdurulmalı ve süreç içinde bu bölümler kapatılmalıdır.
Ülkemizdeki vakıf üniversitelerinin birçoğu insan potansiyelini geliştirmeye ya da bilgi üretimini sağlamaya uygun olmayıp, buralardan alınan diploma, istihdam piyasasında bir üstünlük sağlamamaktadır. Vakıf üniversitelerindeki meslek alanımız bölümlerinin birçoğu taban puanıyla öğrenci aldığından, normal koşullarda devlet üniversitelerinde okuyamayacak öğrenciler tarafından tercih edilmektedir. Bu öğrenciler analitik düşünme, yorum ve analiz yapma konusunda sorunlar yaşamaktadırlar. Bu nedenle meslek alanımızdaki bölümlere yerleştirme taban puanları yükseltilmelidir.
Mühendislik mesleğinin değersizleştirilmesine yol açan, teknoloji fakültelerindeki mühendislik bölümleri ile teknik eğitim fakültelerinden mezun olanların göstermelik sınavlarla mühendis tamamlama programlarına alınması uygulamalarından vazgeçilmelidir. Teknoloji fakültelerinin mühendislik bölümlerine öğrenci alımına son verilerek, bu fakültelerin bölümleri aynı üniversitede bulunan mühendislik fakültelerinin ilgili bölümleri ile birleştirilmeli ve mühendis akademik kadroları da ilgili bölümlere aktarılmalıdır.
Gelişen teknoloji ve gereksinimlere göre eğitim programları yenilenmeli, yeni açılımlar ve deneyimler paylaşılmalıdır. Programlar evrensel bilime katkıda bulunmanın yanı sıra ülkenin ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde düzenlenmelidir.
Ülkenin kalkınması, dışa bağımlı ekonomiden kurtularak üretim süreçlerinde gelişimin ve istihdamın artırılması, mesleki eğitim sorununun sağlıklı ve sürekli bir modele oturtulmasına bağlıdır. Bu nedenle tüm genç nüfusu üniversiteye yönlendiren politikalardan derhal vazgeçilmeli ve mesleki eğitime öncelik verilmelidir.
Yükseköğretime ilişkin kararların ülke ihtiyacına yönelik ve planlama dâhilinde alınması gereklidir. Daha çok işsiz mühendis yerine bilgili, iyi eğitimli mühendisler ile ülkemizin gelişmesine katkı sağlayacak politikalar oluşturulmalı, mühendislik eğitimi veren üniversitelerimizde bilimsel, bağımsız, özerk bir yapı kurulmalıdır.
Kaynaklar 1. Şenlik, İ., “Elektrik-Elektronik-Biyomedikal-Kontrol Mühendisliği Eğitim Süreci ve Gelinen Durum”, Elektrik Mühendisliği Dergisi, 2016,Sayı:456, s. 32-37
2. Örücü,O., “Türkiye’de Mühendislik ve Mühendislerin Durumu”, Elektrik Mühendisliği Dergisi, 2017, Sayı:461, s. 9-13
3. Tanrısever, B., “EMO’nun Meslek Alanlarındaki Üniversiteler, Öğrenciler ve Rakamlarla Baraj Uygulamasının Sonuçları”, Elektrik Mühendisliği Dergisi, 2017, Sayı: 461, s. 72-76
4. Şenlik, İ.,Örücü,O., “Meslek Alanımızda Yüksek Lisans ve Doktora Eğitimi”, Elektrik Mühendisliği Dergisi, 2017, Sayı:461, s. 77-82
5. Elektrik Mühendisleri Odası’nın “EMO Mühendislik İstihdamı ve Mesleki Alan” Araştırması, http://www.emo.org.tr/ yayinlar/dergi_goster.php?kodu=1109&dergi=1
6. Gençoğlu M. T., Eda Gençoğlu E.,“Mühendislik Lisans Eğitimi ve Başarı Ölçütleri”, TMMOB Mühendislik Eğitimi Sempozyumu 2005, s.271-280,2005
7. Şenlik, İ., “Türkiye’de Elektrik-Elektronik-Biyomedikal-Kontrol Mühendisliği Eğitiminin Tarihsel Süreci”, Elektrik Mühendisliği Dergisi, Sayı:450, s. 61-66, 2014
8. Örücü O., “Türkiye’de Mühendislik Mimarlık Eğitiminin Tarihsel Gelişimi”, I. Elektrik, Elektronik, Bilgisayar Mühendisliği Eğitimi Sempozyumu, 30 Nisan-2 Mayıs 2003, ODTÜ-Ankara
9. http://www.osym.gov.tr
10. https://istatistik.yok.gov.tr/
11. http://www.mudek.org.tr/tr/ana/ilk.shtm