Elektrik Mühendisliği · Sayı 221 · Mayıs 1975
OLAYLAR - YORUMLAR
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1975
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 14 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- enerji bunalımı
- OPEC
- Uluslararası Enerji Ajansı
- BP
- AET
- petrol
- TMMOB
Özet
Derginin bu bölümü, dönemin enerji bunalımını kapitalist üretim ilişkileriyle bağlantılandıran TMMOB görüşünü, Uluslararası Enerji Ajansı'nın bunalım planını, BP'nin Anadolu'daki faaliyetlerine yönelik eleştiriyi ve Türkiye-AET ilişkilerindeki gelişmeleri bir araya getiren güncel olaylar ve yorumlar derlemesidir. Ayrıca Teknik Eleman Kurultayı ve öğrenci baskılarına ilişkin haberler de yer almaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
TÜRKİYE İKİNCİ TEKNİK ELEMAN KURULTAYI TOPLANIYOR
Teknik elemanların sendikalaş ma, grev ve toplu sözleşme haklarının alınması mücadele sinde önemli bir adım oluştu racak Türkiye II. Teknik Ele man Kurultayı 7 8 Haziran 1975 tarihlerinde Ankara'da Selim Sırrı Tarcan Spor Salonunda toplanacaktır.
Bütün teknik elemanların tem silcilerinin katılacağı Kurul tay, tüm izleyicilere açık o lacaktır. (Kurultay hazırlık ları ile ilgili geniş bilgi için "Birlik Haberleri" der gisinin 11 Nisan 1975 sayısı na bakınız.)
lara da elverişli bir ortam hazırlamaktadır. Yakın gelecekte üyelerimiz o lacak öğrencilerin yaptığı başvurma üzerine sizlere bu konudaki kaygılarımızı ilet meyi görev sayıyoruz. Öğren ciler üzerinde yoğunlaşan baskıları tarafsız bir uygu lama ile gidermek ve öğreni min sürekliliğini sağlamak ti ze re ilgilileri uyaracağınızı Umid ediyoruz."
ENERJİ BUNALIMININ KAYNAĞI KAPİTALİST SİSTEMDİR
ÖĞRENCİLER ÜZERİNDE YOĞUNLAŞAN BASKILARA SON VERİLMELİDİR
TMMOB Başkanı Teoman öztürk, Cumhurbaşkanlığına gönderdiği telgrafta öğrencilere yapılan baskıların giderilmesini ve ilgililerin uyarılmasını is tedi.
öztürk'ün telgrafı şöyle:
"Son günlerde ülke çapında, tüm öğretim kurumlarında ve özellikle üniversitelerimizde öğrenciler üzerindeki yasa dışı baskılar yeniden yoğun laşmış bulunmaktadır.
öğrencilerin demokratik istek lerine kulak tıkayan yönetici lerin, ODTÜ'de olduğu gibi, öğrenimi tatil etme, yurtları boşaltma yöntemleri üniversi telerimizde huzursuzlukları artırmakta ve öğrenim kurum larını işlemez hale getirmek tedir. Bu tür uygulamalar ka rışıklık yaratmayı amaç edin miş olan yasa dışı zorba grup
Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Erhan Işıl'in Odalardan enerji tasarrufu sağlayabilen tedbirler üzerine görüş iste mine karşılık TMMOB ve ilgili ihtisas Odalarının sunduğu yanıt Birlik Haberleri'nin ll'nci sayısında yer almıştı. Konunuiı Odamız üyelerini ö zellikle ilgilendirmesi nede niyle biz de sayfalarımıza görüşün bir özetini alıyoruz.
Çağımızda enerji kaynakları tüketiminde en büyük yeri pet rol tutmaktadır. Tekellerin pazar dengelerini koruma ve petrol üreten Ülkelerin kendi ulusal kaynaklarına sahip çık ma girişimleri sonucu artan petrol fiyatları kapitalist ülkelerde enflasyonu körükle miştir. Enerji gereksinmele rini büyük oranda petrol it hal ederek karşılayan geliş miş kapitalist ülkelerin pet rol rezervlerinin sınırlı ol ması karşısında duydukları tedirginlik bunları bazı eko nomik, politik tedbirler al maya itmektedir. Geri kalmış ülkelerde bunalımın belirgin leşmesi, bu tedbirlerin sonu cudur. Enerji bunalımının sa dece kapitalist dünyada görül mesi, sorunun kapitalist üre tim ilişkileriyle bağlantılı olduğunun en açık kanıtıdır.
TÜRKİYE'DE ENERJİ SORUNU
Kamu özel sektör yabancı te kellerin enerji kaynaklarını işletme yöntemi ve yapısı, kaynaklarla dağılım ve yapı sı, enerji kaynaklarından ül ke çıkarlarına uygun ve ras yonel olarak faydalanılmasını önlemektedir, özel sektör u zun vadeli enerji projelerini engelliyecek tarzda enerji kaynaklarını elinde tutmakta, rezervlerin gerçek miktarını gizlemekte, üretimi kendi kı sa vadeli çıkarları açısından yapmaktadır.
Yıllardan beri izlenen dışa bağımlı enerji politikası so nucu petrolün enerji tüketi mimizdeki yeri büyümüştür. Bu da dünyadaki enerji bunalımı nın ülkemize de yansımasına neden olmuştur.
Tüketim endüstrisini ayakta tutabilmek için enerji tasar ruflarına gidilmektedir1. Hal kımızın enerji tüketimi as lında çok alt bir düzeydedir, örneğin elektrik enerjisinden yararlanan nüfus toplam nüfu sun % 40'ıdır.
Üretimde tasarruf için tüm e nerji kaynaklarının devletleş tirilmesi, enerji kaynakları nın saptanması ve yeni kaynak ların bulunması, uzun vadeli enerji üretim programlarının yapılması ve enerji kaynakla rının dışa bağımlılığına son verilmesi gerekmektedir.
Tüketimde tasarruf için ise öncelikle israf önlenmelidir. Gerçek sanayi ünitesi olmayan tüketim endüstrisine enerji verilmemelidir. Yakacak ta sarrufu sağlanması amacıyla ısı kaybını önleyecek yapı sistemleri geliştirilmeli, yerleşme birimlerinin merkezî ısıtma sistemi ile ısıtılması sağlanmalıdır. Bu sistem fuel oil tüketimini düşüreceği gibi hava kirlenmesini de a zaltacaktır.
Gelişmiş ülkelerin enerji.po litikalarını düzenleyecek o lan Enerji Ajansı Türkiye'nin kendilerine bağımlı enerji
politikasına da yön verecek tir. Bağımsız bir enerji po litikasını engelliyeceği apa çık olan Enerji Ajansına gi rilmemelidir.
Enerji sektöründe eleman ve teknoloji yönünden dışa bağım lılığa son verilmelidir.
Birincil enerji kaynaklarımız dan yararlanmada, taş kömürü tüm olarak demir çelik sana yiine ayrılmalı, elektrik e nerjisi üretiminde linyitten yararlanılmalıdır. Çok pahal: olduğu ve dışa bağımlılığımı za neden olduğu için petrol tüketimi azaltılmalıdır. Bu nun için de karayolları ile ulaşım politikası bırakılarak, demiryolu ulaşımcılığı geliş tirilmelidir. Zira 1 ton/km hizmet üretmek için gerekli yakıt miktarı karayollarında, demiryollarının 9,8 katıdır. Bu oran 1 yolcu/km hizmet üre timi için 1/11,6 dır. Şehir içi ulaşımını da otobüs ve metro ile sağlanmalı, özel oto üretimi kısıtlanmalıdır. Ulaşım, kitle ulaşım sistem leri ile gerçekleştirilmeli dir.
Nükleer enerji kullanımından pahalıya malolduğu için kaçı nılmalı, doğal gaz ve jeoter mal enerji rezervleri araştı rılmalıdır.
Elektrik enerjisi üretiminde her türlü dışa bağımlılığa son verilmeli, üretimde lin yit ve hidrolik kaynaklara ö nem verilmelidir. Bu, dışa bağımlılığın önlenmesini sağ layacağı gibi, elektrik ener jisi maliyetinin de büyük öl çüde düşmesini sağlayacaktır. Zira TEK istatistiklerine gö re 1 kWh enerjinin maliyeti linyitten 10 kuruş, fuel oil1 den 35 kuruş ve hidrolik ener jiden 5 kuruştur. Ülkemizde esasen çok düşük olan kişi başına elektrik enerjisi tüke timinden (350 kWh/yıl) tasar ruf olanaksızdır.
Bu nedenle Enerji Ajansı'nın enerji tasarrufuyla ilgili önerdiği tedbirlerin Türkiye1 yi OPEC'in hedefi haline ge tirmekten öteye işlevi yoktur.
ENERJİ AJANSI BAŞKANI: "KARARLAR ÜYELERİ BAĞLAYICIDIR"
Türkiye'nin de katıldığı Ulus lararası Enerji Ajansının mi marı ve patronu olarak nitele nen Ulf Lantzke, yakın çalış ma arkadaşlarıyla birlikte Ba tı dünyasının ekonomik buna lımları geride bırakabilmesi için bir '"bunalım planı" ha zırlamıştır.
Kapital dergisinde yer alan bir habere göre, Ulf Lantzke1 nin hazırladığı bu planın Ba tı dünyasını muhtemel bir petrol boykotuna karşı koru mayı ve uzun dönemde şah ve şeyhlere olan bağımlılıkla rından kurtarmayı amaçladığı bildirilmektedir.
Ulf Lantzke'nin "bunalım pla nı", Ortadoğu'dan gelecek muhtemel bir petrol boykotu ve yeni bir Arap lsrail çatış ması olasılığına karşı plan lanmış köklü tedbirler nite liğindedir.
Lantzke bu bunalım planındaki maddelerin, örgüte üye olan ülkeler için hukuki açıdan bağlayıcı olmasını da ön ko şul olarak ortaya koymaktadır. Plandaki önemli maddeler ise şöyle sıralanabilir:
. Yardım miktarı UEA tarafın dan saptanacaktır.
. Saptanan miktar, diğer üye ülkeler tarafından sağlana caktır.
. Zor durumda kalan bu ülkeye yaptığı yardım sonucu pet rol sıkıntısı çekmek olası lığıyla karşı karşıya kalan bir UEA üyesi ülke, tüketi minde tasarruf yoluna gide rek bu açığı kapatmak yolla rını arayacaktır.
. Eğer bu ambargo tüm Ajans üyelerine uygulanacak olur sa, o zaman özel yasalar yü rürlüğe girecektir.
. Özel yasaların yürürlüğe girmesi için, UEA örgütüne
giren petrol miktarında % 12 oranında azalma olduğu nun saptanması gereklidir. Bu durumda koşulları ne o lursa olsun Ajansa üye ülke lerin tümünün tükettikleri petrolde Z 10 oranında kısın tıya gitmeleri gerekmektedir.
Eğer mutlaka gerekliyse ül keler bu kısıntıyı kendi re zervlerinden karşılayabile cektir. (UEA'ya üye ülkele rin herhangi bir bunalım durumunda altmış gün kendi lerine yetecek kadar petrol stokları bulunmaktadır.)
(Cumhuriyet, 22 Nisan 1975)
BP ANADOLU'DA NE ARIYOR ?
Odamız İstanbul Şubesi BP şir ketinin gazetelerde seri ha linde yayınlanan "BP'yi tanı yormusunuz" ve"Petrolü Anado lu'da arıyoruz" başlıklı ilan ları Üzerine kamuoyuna bir a çıklama yapmıştır. BP şirketi nin Kıbrıs olayları sırasında Ataş rafinerisinde üretimi durdurma ve yavaşlatma tehdit lerinde bulunduğu hatırlatıl dığı açıklamada, petrol yasa sı ve eldeki bilgilere göre BP'nin Türkiye'nin herhangi bir yerinde arama ruhsatının olduğunun bilinmediği, eğer böyle bir ruhsat verilmemiş se, BP şirketinin kamuoyunu yanıltmak için asılsız haber verdiği belirtilmekte, eğer BP'ye Siirt'te petrol aramak üzere ruhsat verildiği doğ ruysa, ruhsat verilirken iç ve dış politikamıza müdahale gayretinde bulunan BP'nin ba ğımsızlığımızı zedeleyici tavrının göz önüne alınıp a lınmadığı sorulmakta ve ilgi lilerden gerekli açıklamanın beklendiği belirtilmektedir.
TÜRKİYE AET İLİŞKİLERİNDE YENİ GELİŞMELER
Geçtiğimiz ay içinde Türkiye AET ilişkilerinde ve Türkiye' de AET konusu ile ilgili ça lışmalarda önemli gelişmeler kaydedildi. Ortak Pazarın ya sama organı olan Avrupa Parla mentosu için hazırlanan Tür kiye Raporu'nda, AET'nin Tür kiye'den yabancı sermaye için yeni ödünler istemesi öneri lirken, Dışişleri Bakanlığının Ortak Pazar nezdindeki "Türki ye Daimi Temsilciliği" aracı lığıyla hazırlanan raporda da Devlet Planlama Teşkilatı ile Ticaret Bakanlığı tarafından ileri sürülen Türkiye'nin Sa nayileşmesi ve Kalkınması için Ortak Pazara karşı üstlenilen yükümlerin azaltılması öneri lerine karşı çıkılmıştır. Bi lindiği gibi 1975 yılı prog ramında Türkiye'ye AET kana lıyla gelecek yabancı sermaye için bazı koşullar ileri sü rülmüştü. Yabancı Sermayenin kuruluşlardaki payınuı denet lenmesi, ileri teknoloji geti recek ve ancak Türk sermaye sinin gerçekleştiremiyeceği büyüklükteki projeler için yabancı sermaye yatırımlarına olanak tanıyacak ve bu yatı rımların AET içinde rekabet gücünü sağlayacak nitelikte olması gibi, Türkiye'nin AET tekelleri karşısında çıkarla rını korumayı ve daha sağlam bir işbirliğini amaçlayan 1975 yılı program koşulları, AET Karma Parlamento Komisyo nu Raportörü E.Klepsch'in ha zırladığı raporda AET Türkiye ilişkilerinde kısıtlayıcı bir etken olarak gösterilmiş ve Ortak Pazar ülkeleri sermaye sinin Türkiye'ye .daha rahat girebilmesi için yeni ödünler istenmiştir. Klepsch raporun da 1975 yılı program koşulla rına esneklik getirilmesi is tenmekte ve topluluk sermaye lerinin, henüz yeteri ölçüde değerlendirilmemiş bulunan Türkiye'nin yeraltı kaynakla rının değerlendirilmesinde
daha önemli bir rol oynayaca ğı iddia edilmektedir. Ortak Pazarın E.Klepsch tarafından hazırlanan Türkiye Raporunda ileri sürülen görüşler Avru pa Parlamentosu tarafından da benimsenmiş ve bu konuda ser mayelerin serbest dolaşımını önleyen engellerin tedrici bir biçimde ortadan kaldırı labilmesi ümidi ifade edil miştir.
TÜRK İŞÇİLERİNİN SERBEST DOLAŞIM HAKKI KISITLANIYOR
Hükümetin, Türkiye'yi AET ser mayesine karşı ödünler verme ye zorlayan Klepsch Raporu karşısındaki tutumu da daha şimdiden belli olmaya başla mış, Ortak Pazara verilen ö dünlerle Türkiye'nin üstlen miş olduğu yükümlerin hafif letilmesini isteyen DPT ve Ticaret Bakanlığının önerile rine, Dışişleri Bakanlığıfnın Ortak Pazar nezdindeki "Tür kiye Daimi Temsilciliği" ara cılığıyla hazırlanan bir ra porda karşı çıkılmıştır. Di ğer taraftan geçtiğimiz ay içinde gündeme giren diğer ö nemli bir sorun da Türk işçi lerinin Ortak Pazar ülkele rinde serbest dolaşım hakkı ile ilgiliydi. Bilindiği gibi, 1970 yılında Demirel hükümeti tarafından imzalanan katma protokol 1 Aralık 1976 tari hinden sonra kademeli olarak 30 Kasım 1986'da tam serbest liğe erişecek şekilde Türk işçilerinin AET ülkelerinde serbest dolaşımını öngörmek te idi. Ancak geçtiğimiz ay lar içinde Ortak Pazarın ön de gelen üyelerinden F.Alman ya hükümeti AET'ye başvurarak Türk işçilerinin 1 Aralık 1976 tarihinden itibaren Or tak Pazar ülkelerinde serbest dolaşım hakkının iptalini is temişti. Geçtiğimiz ayda ise Avrupa Parlamentosu için ha zırlanan raporda Federal Al manya Hükümetinin tezi des teklenmiş ve Ortak Pazar ül kelerinin kendi vatandaşları bakımından işsizlik problemi ile karşı karşıya bulundukla rı gerekçesi öne sürülerek Katma Protokolün 36. maddesi ne ilişkin Türk işçilerinin Ortak Pazar ülkelerinde 1976 yılından sonra serbest dola şımına karşı çıkılmıştır.
ENERJİ BAKANI KILIÇ FUEL OİL SANTRALLARI 1C1N KAMUOYUNU HAZIRLIY OR
MC Hükümetinin Enerji ve Ta bii Kaynaklar Bakanı Selahat tin Kılıç, bakanlığını "te mizledikten" sonra fuel oil santralları için kamuoyunu hazırlama konuşmalarına baş lamıştır. Bakan, Türkiye'yi elektriksiz bırakmamak için "enerji" ithalinin bir çare olarak düşünüldüğünü açıkla mıştır. Elektrik yerine ener ji ithalinden söz edilmesi fuel oil santralları kurmak ve çalıştırmak için petrol ithalinin artırılacağı şek linde değerlendirilmektedir.
Türkiye Elektrik Kurumu'nun gelecek yıllar için yapmış ol duğu ve projeye bağlanmış e lektrık üretiminin bütünü hidrolik ve kömür enerjisine dayanmaktadır. Eldeki proje lerin zamanında gerçekleşti rilmesi halinde Türkiye 1979 yılından itibaren elektrik sı kıntısından kurtulmuş olacak tır. Bu durumda 1979 yılından itibaren Türkiye, önemli bü yüklüklere varan elektrik faz lasına sahip bir ülke haline gelmektedir.
Ancak devam eden projelere ve mevcut kapasitelere göre Tür kiye, 1976 yılında az olmak üzere 1977 ve 1978 yıllarında 2 bin GWh birimlik elektrik açığıyla karşı karşıyadır. Bu açığı karşılamak ve Türkiye1 yi elektriksiz bırakmamak ge rekçesiyle fuel oil santral ları için bir kamuoyu yara tılmaya çalışılmaktadır.
Fakat bilinen teknolojilere göre fuel oil santrallarınıo Türkiye'nin 1976, 1977 ve en iyi bir olasılıkla 1978 yılı nın ilk yarısının elektrik açığını kapama olanağı mevcut bulunmamaktadır.
Çünkü fuel oil santrallerinin yapımı ve üretime geçmesi i çin en azından 2,5 3 yıl ara sında değişen bir zaman gerek mektedir. Bu yüzden slogan ha line getirilen "en pahalı e nerji olmayan enerjidir" ge rekçesiyle fuel oil santral larının kurulmasına rağmen Türkiye 1978 yılının ikinci yarısına kadar elektrik sı
kırıtışından kurtulamayacak tır.
1979 yılından sonra ise kömür ve hidrolik santrallarınin yaratacağı elektrik fazlasına, bir de çok pahalı fuel oil santralları eklenecektir.
HİDROLİK SANTRAL
MC Hükümeti'nin fuel oil san tralları için kamuoyu hazır lıklarına bugünlerde başlamış olmasına karşın, bu tür bir planın çok daha önce gelişti rilmiş olduğu ortaya çıkmakta dır.
Bu plan, hidrolik santralla rın bilinçli olarak ertelen mesine dayanmaktadır. Bütün hazırlıkları 1970 yılında ta mamlanmış olan Oymapınar Hid rolik Santralının yapımı DSİ1 nce 1970 yılında planlandığı halde "bilinmeyen nedenlerle" 1974 yılına kadar ertelenmiş tir. 1970 yılında ihalesi planlanan Oymapınar'in ihale si için inşaat şirketlerinin ön seçimleri ancak 1975 yılı Şubatında yapılmıştır. Bugün lerde kesin ihalesi yapılması kararlaştırılmış olan Oymapı nar1 in ihalesinin yine "bilin
Projelen dirilmiş Elektrik Üretimi
Elektrik Tüketimi
1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982
19 272 20 367 22 327 28 637 35 562 38 835 45 506
19 700 22 175 24 970 28 120 31 600 35 110 38 940
TEK'in Elektrik Üretim ve Tüketim Planı (Gtih)
meyen" bir tarihe ertelendiği bildirilmektedir.
Oymapınar hidroelektrik san tralının ihalesi 1970 yılın da yapılmış olsa idi 1976 yı lından sonraki dönemde Türki ye ciddi bir elektrik sıkın tısı ile karşılaşmayacaktı. MC Hükümeti'nin Oymapınar santralından başka Karakaya projesini sürüncemede bıra karak ve Hasan Uğurlu Barajı nın iki ünitesinden vazgeçe rek daha sonraki yıllarda da fuel oil santralını vazgeçil mez hale getirmeyi planladığı belirtilmektedir.
(•Cumhuriyet, 2 Mayıs 1975)
TRT'DE ARTIK MİLLİYETÇİ GÖROS EGEMEN OLACAK
(Ekonomi Politika, 7 Mayıs 1975) Elektrik Mühendisliği 221
MİLLİ SAVUNMA BAKANI GOOD YEAR'A YENİ BİR YABANCI SERMAYE İZNİ VERİLMESİ ICt'N DPT'YE YAZI YAZDI
Demirel Başkanlığında MC Hü kümeti kurulduktan sonra bü yük şirketler arasındaki ta şıt lastiği savaşı yeni bir aşamaya girmiştir. Yeni. hükü metin Milli Savunma Bakanı Ferit Melen, çoğunluğu Ameri kan sermayesine ait Good Year Şirketine yeni bir yabancı sermaye izni verilmesi için Devlet Planlama Teşkilatına yazı yazmıştır.
Good Year'in bu isteği, Bülent Ecevit Başkanlığındaki hükümet zamanında reddedilmişti.
Büyük şirketler arasındaki ta şıt lastiği kavgası MC Hüküme tinin kurulma hazırlıklarıyla birlikte yeni gelişmeler gös termiştir. Ecevit Hükümeti za manında genişlemek amacıyla yeni bir yabancı sermaye izni istiyen ve bu isteği reddedi len Amerikan sermayeli Good Year Şirketi yabancı sermaye izni için yapmış olduğu baş vurmayı yenilemiştir.
Good Year1in yeni başvurması, Genel Müdürünün imzasını taşı yan bir yazı ile 21 Mart 1975 tarihinde Ticaret Bakanlığına yapılmıştır. Yürürlükteki yön temlere göre, yabancı sermaye istekleri Ticaret Bakanlığına yapılmaktadır. Ancak, yabancı sermaye izinleriyle ilgili ka rarlar Devlet Planlama Teşki latı tarafından incelenmekte ve Bakanlar Kurulunca veril mektedir.
Good Year1in yeni başvurma ya zısı yabancı sermaye konusunda yetkili Ticaret Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatı için yeni bilgiler içermektedir. Gerek Ticaret Bakanlığı, ge rekse Devlet Planlama Teşkila tı, ancak bu yazı ile Good Ye ar 'm yabancı sermaye bileşi minin değiştiğini öğrenmişler dir.
Good Year Genel Müdürünün verdiği bilgiye göre, şimdi ye kadar yüzde 7,4'lük bir hisseye sahip olan Ordu Yar
dımlaşma Kurumunun (OYAK) or taklık payı, Maliye Bakanlığı nın onayı ile yüzde 23'e çık mıştır. Böylece, Amerikan Go od Year Rubber Şirketinin pa yı da yüzde 66'dan, yüzde 51'e inmiştir. Bu değişikliğe rağ men Good Year Şirketinde Ame rikan sermayesinin payı çoğun luğu oluşturmaktadır.
GEREKÇE
Good Year Şirketi, Ticaret Bakanlığına yazdığı yazıda, ortaklıktaki bu değişmeyi bil dirmekte ve "Türk Hava Kuvvet leriyle, Türk Hava Yollarının lastik ihtiyacını karşılaya cağını" ileri sürmektedir. Bu gerekçe ile Türkiye'de yatı rımlarını genişletmek için ye ni yabancı sermaye izni iste mektedir.
Good Year'in bu isteğinin res mi kuruluşlara verilmesinden bir süre sonra MC hükümeti güvenoyu alıralmaz Milli Sa vunma Bakanı Ferit Melen'den Devlet Planlama Teşkilatına yeni bir yazı gelmiştir. Bu resmi yazı ile Melen, Good Year 'm yabancı sermaye baş vurmasının kabul edilmesini istemiştir.
Milli Savunma Bakanı Ferit Melen1in müdahalesine rağmen Good Year'a yabancı sermaye izni verilip verilmeyeceği henüz bilinmemektedir. Ancak bu iznin verilmesi halinde diğer yabancı sermayeli or taklıklardan olan Uniroyal ile Pirelli'nin de Ecevit Hü kümeti zamanında reddedilen başvurmalarını yenileyecekle ri ileri sürülmektedir.
(Cumhuriyet, 19 Nisan 1975)
DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI ELEKTRİK, PTT HİZMETLERİ VE KÖMÜRE ZAM ÖNERDİ
Başbakan Demirel1in isteği ü zerine Devlet Planlama Teşki latı, ekonomideki mevcut du rum ve stokları belirten ve
alınması gerekli önlemleri a çıklayan bir rapor hazırla mıştır. Başbakan Demirel'e özel olarak verilen raporda kamu girişimlerinin yatırım programlarını gerçekleştir mek ve fiyat artışlarını ön lemek için Türkiye Kömür İş letmeleri, Türkiye Elektrik Kurumu ile PTT'nin ürettiği mal ve hizmetlerin fiyatları na zam yapılması önerilmekte dir.
MC Hükümeti'nin Başkanı Süley man Demirel, devraldığı eko nomik mirasın ayrıntılarını görebilmek için Devlet Plan lama Teşkilatı'nın özel bir rapor hazırlamasını istemiş tir. Demirel'in Planlama'dan aldığı rapora dayanarak dev raldığı mirasın kötülüğünü açıklayan bir basın toplantı sı yapacağı ileri sürülmüşse de bu toplantı şimdiye kadar gerçekleşmemiştir. Planlama Teşkilatı'nın hazırladığı ra porda Demirel Hükümeti'nin önceki hükümetten kıtlık dev ralmadığı ve gübre, demir çe lik, buğday ve çimentoda ö nemli stokların var olduğu ortaya konmaktadır.
ZAM ÖNERİSİ
DPT'nin Demirel için hazırla dığı raporda mevcut stokların dışında yakın zamanlarda a lınması gerekli önlemler de ortaya konmaktadır. Rapor, kömür, elektrik ve PTT hiz metlerine zam yapılmasını ge rekli görmektedir. Kamu giri şimleri yatırımlarını gerçek leştirmek ve bütçe açıklarını önleyerek enflasyon hızını yavaşlatmak için sözü edilen zamların yapılmasının zorun luluğu üzerinde durulmakta dır.
Demirel'e verilen raporda söz konusu edilen zamlardan ikisi Irmak Hükümeti zamanında ele alınmıştır. Türkiye Kömür İş letmelerinin ürettiği mallara yapılacak zam, nisan ayında gerçekleştirileceği gerekçe siyle ertelenmiş; elektrik zammı ile ilgili çalışmalar Bakanlıklararası Ekonomik Kurul'da tartışılmaya baş , lanmıştır. Fakat Irmak Hükü meti, elektrik zammını ger çekleştirmede görevi Demirel Hükümetine bırakmıştır.
(•Cumhuriyet, 25 Nisan 1975)