Elektrik Mühendisliği · Sayı 221 · Mayıs 1975

TÜRKİYE'NİN ULAŞIM SİSTEMİNDEKİ ANARŞİ VE NEDENİ

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
1975
Sayfa
1
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

Anahtar kelimeler

  • ulaşım politikası
  • İnşaat Mühendisleri Odası
  • kapitalizm eleştirisi
  • demiryolu
  • trafik sorunu
  • Sedat Özkol

Özet

İnşaat Mühendisleri Odası'nca düzenlenen bir konferansta, Türkiye'nin ulaşım sistemindeki düzensizliğin nedeninin ülkenin sosyo-ekonomik yapısı ve egemen düzen olduğu, çözümün ise demokratik ve bilimsel planlamayla mümkün olduğu ileri sürülmüştür.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

tnşaat Mühendisleri Odasınca düzenlenen "Türkiye ulaşımı nın ekonomik politiği" konulu konferansta bugün Türkiye ula şım sistemine anarşik, israf cı, bilimdışı bir yapının e gemen olduğu öne sürülmüş; ka rayollarında en lüks Amerikan arabaları ile binlerce yıl ön cesinin taşıt araçlarının, kağnı, at arabası ve eşekle rin insan ve hizmet taşıdık ları ifade edilmiştir.

Konferansçı înş.Yük.Müh. Dr. Sedat Özkol, demiryollarımız çürümeye bırakılırken özel oto sahipleri için park alan ları tahsis edildiğini, asma köprüler yapıldığını ve şehir lerin özel otoculuğa göre

Elektrik Mühendisliği 221

tanzim edildiğini belirtmiş, "ve bu arada özellikle kış aylarında ulaşılamayan bin lerce dağ ve orman köyü var. Bu köylerde yaşayan halkımız çok kereler en zaruri malzeme ve hizmetlerden yoksundurlar. Her yıl binlerce köy çocuğu ulaşımsızlıktan, doktorsuz luktan ve ilaçsızlıktan ölüp gidiyor" demiştir.

Trafik kazaları bakımından en baş sırada geldiğimizi, bü yük şehirlerin özel otolar ta rafından tıkanmış durumda bu lunduğunu ve yürümek için de ğil, soluk almak için bile boş yer bulunmadığını belirten Dr. Özkol, bütün bu disiplin sizliğin ve düzensizliğin ne denlerini şöyle.sıralamıştır:

Bu konuya iki türlü yaklaşım yapılabilir. Bilimsel ve bi limdışı yaklaşım. Bilimdışı yaklaşıma göre, ulaşım siste mindeki bozukluğun nedenle ri Türkiye'nin fakirliğidir, kaynaklarının yetersizliği dir; bozukluk, "modernleşme" nin kaçınılmaz ve katlanıla cak faturasıdır. Ülke geliş tikçe ulaşım sistemi de ge lişecektir. Özel oto sahipli ği modern bir kurumdur ve özel oto bir tüketim aracı değil bir üretim aracıdır. Kişilerin tüketim taleplerine müdahale "özgür" toplumlar i çin söz konusu olamaz, vb..

Oysa, bilimsel yaklaşım ulaşım sistemindeki bozukluğu bir yazgı gibi almaz. Bu bozuklu ğun nedenlerini arar ve şu so ruları sorar: Bugün Türkiye fakirse neden fakirdir? Ger çekte kim fakir kim zengindir? Toplumun bir kesimi sefalet koşulları içinde yaşarken bir başka kesimi hangi objektif gerçeklerle lüks tüketiminde bulunabilmektedir? Bugün Tür kiye 'ye egemen olan sosyo eko nomik sistemle ulaşım sistemi arasındaki ilişki nedir? Tür kiye'de hangi sınıf ve zümre ler ulaşımın bugünkü yapısı nın devamından yanadırlar? Kendi tarihimizin bugünkü u laşım sistemi üzerindeki "be lirleyici" koşulları nelerdir? Çağımızda halk kitleleri ya rarına olan bir ulaşım siste mi ne şekilde tanımlanabilir? Türkiye'nin bugünkü yapısı i çinde böyle bir ulaşım siste mini gerçekleştirmek mümkün müdür?

İşte bu ve bunun gibi temel sorulara verilen cevaplar Türkiye ulaşımındaki anarşi, düzensizlik ve geriliği açık lamaya yeterli olur ve görü lür ki ülkenin sosyo ekonomik yapısı ile ulaşım sistemi ara sında diyalektik bir ilişki vardır. Ve hiç değilse son tahlilde ulaşım sistemiyle bu sisteme özgü bütün yapısal bozuklukları belirleyen de Türkiye'ye egemen olan top lumsal düzendir. Diğer bir deyişle sosyo ekonomik düze nin geriliği ve bozukluğudur ulaşım sisteminin bozukluğu nu belirleyen. Peki bu bozuk ve geri sosyo ekonomik düzen nedir?

DÜZENİN TANIMLANMASI

En kısa tanımlanmasıyla ulus lararası finans kapitalle yer li finans kapitalin yine yer li tefeci bezirgan sınıflarla oluşturduğu bir egemenlik it tifakıyla karşı karşıyadır Türkiye. Başka bir deyişle ülkemiz kapitalizm öncesinin kalıntılarını tasfiye edeme den, sanayi kapitalizmini ger çekleş tiremeden kapitalizmin tekelci aşamasıyla karşı kar şıya bulmuştur kendisini ve hepimizin bildiği gibi tekel ci kapitalizm yaratıcı ve di namik tüm özelliklerini yir tirmiş, üretici güçlerin ve toplumun gelişimini engelle yen asalak, mürteci ve cançe kişen kapitalizmdir. Ve gü nümüz koşullarında bu siste" min kapsamı içinde kalındı ğında sisteme dinamizm ve ya ratıcılık kazandırılması ola nağı da kesinlikle kalmamış tır artık.

0 halde çözüm nedir?

ÇÖZÜM YOLU

Bilim, çözümü gerçekleştir mek için düzenin değişmesi gerektiğini en duru bir şe kilde ortaya koyuyor. Yeni dü zenden anlaşılan halk kitle lerinin çıkarlarını gözeten ve merkezi bilimsel bir plan lama yoluyla ulaşım sistemini de düzenleyen gerçekten de mokratik bir düzendir. Bu dü zenin gerçekleşmesi yolu ise, halkımızla birlikte bu halkın bir kesimini oluşturan teknik elemanların bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin başa rıya ulaşmasından geçiyor.