Elektrik Mühendisliği · Sayı 221 · Mayıs 1975

HABERLEŞME SANAYİİNDE YENİ BİR OYUN

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Görüş ve değerlendirme

Yıl
1975
Sayfa
2
Okuma süresi
5 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

Anahtar kelimeler

  • Netaş
  • PTT Genel Müdürlüğü
  • ARLA
  • Northern Elektrik
  • telefon santralı ihalesi
  • yabancı sermaye

Özet

Türkiye'nin telefon santralı ve telefon makinesi üretimi için açtığı ihalenin Northern Elektrik (Netaş) firmasına verilme sürecindeki usulsüzlükler, PTT'nin uzun vadeli planlama eksikliği ve yabancı sermaye bağımlılığı eleştirilerek, ARLA'nın çekirdek alındığı kamu öncülüğünde yerli bir profesyonel elektronik sanayii kurulması önerilmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

devletin kuruluşu yabancı sermayeye peşkeş çekiliyor

Gelişmiş ülkeleri diğerlerin den ayıran bir takım ölçüler vardır. Bunlardan birisi de o ülkenin haberleşme hizmetle rinde erişilen düzeydir.

Yurdumuzda bugün büyük şehir lerde telefon alabilmek için müracaat eden vatandaş semti ne göre beş ila on yıl ara sında sıra bekler, şehirler arası konuşmaların üç dört saatte gerçekleşmesi büyük başarıdır. Telefonun dağılı mındaki durum da çarpıcıdır. Uç büyük ilimizdeki abone sa yısı ülkedeki tüm abone sayı sının Z AO'ına ulaşmıştır. Yani istanbul, Ankara ve İz mir'de 100 kişiye 6 telefon düşerken gefi kalan tüm böl gelerde 100 kişiye ancak 1 te lefon düşer.

Bu sayılar dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırılırsa, bunların, telefon sayısı ba kımından Hindistan, Güney Ko re ve telefon trafiği bakımın dan da Porto Riko ve Singapur mertebesindedir. Telefon sa yısı bakımından bu durumda o

lan Türkiye'de bu hizmetin çok iyi yürümediği ortadadır.

Türkiye'de telefon hizmetleri nin önem kazanması 1950 yılla rına rastlar. PTT Genel Müdür lüğü, talebi karşılayabilmek için yurdumuzda bir otomatik "telefon santralı ve telefon makinası" fabrikası kurulma sını öngörmüş ve 1955 yılında uluslararası ihaleye çıkarıl mıştır.

1955 yılındaki ihale ancak 1967 yılında sonuçlanabildi. Bu ihale Türkiye'de üzerinde en fazla spekülasyon yapılan ihalelerden biri oldu. Yaban cı firmalar için ihale çok cazipti. Çünkü kurulacak fab rika yalnız Türkiye'nin ihti yacını karşılamıyacak aynı zamanda orta doğu pazarını da elinde tutacaktı.

İhaleye belli başlı; İsveç, Fransa, Japonya ve Kanada'dan firmalar katıldı. Katılanlar arasında İsveç'in Ericsson firması teknik bakımdan di ğerlerinden çok üstündü. Ja pon firması ekonomik bakımdan

çok cazip koşulları ileri sü rüyordu. İhale dosyaları yıl larca incelendi. DP, Milli Birlik Komitesi, koalisyon devresinde bu ihale sonuçla namadı. 1965 yılında AP ik tidarından sonra ihale üze rindeki çalışmalar yoğunlaş tı. İhalenin bir Nato ülke sine verilmesi için PTT Ge nel Müdürlüğüne çok büyük si yasi baskılar yapıldı. Yol suzluk, rüşvet haberleri en ciddi gazetelerde manşet ol du. Spekülasyonlar ihalenin Northern Elektrik firmasına verilmesiyle de bitmedi. Ko nu aylarca, sözlü soru öner gesi, yazılı soru önergesi, Meclis araştırması şeklinde Mecliste de tartışıldı.

Fabrikanın kurulmasının Nort hern Elektrik firmasına ve rilmesiyle bu firma Türkiye1 de Tekel haline geldi. İşin en ilginç yanı bu firma ta rihinde bugüne kadar ilk de fa Türkiye'de kurduğu fabri kada otomatik santral ve te lefon makinesi yapacaktı.

Firma, fabrika kurulup ça lışmaya başladıktan sonra mukaveleye göre yapacağı ta ahhütlerin çoğunu yerine ge tiremedi. Bu yüzden fabrika kurulduktan sonra da yatı rımlar aksadı, hemen hemen hiçbir santral programlarda öngörülen zamanda açılamadı, mukaveleye göre firma ihra caat yapacak, Türkiye'ye döviz kazandıracaktı. Bu da yerine getirilemedi. Bütün bunlar firmanın PTT Genel Müdürlüğüne yüklü tazminat lar ödemesini gerektiriyor du. Ancak bu gerçekler şir ketin "NETAŞ" Yönetim Kurulu ile PTT Genel Müdürlüğü yet kililerinin aynı kişiler ol ması nedeniyle hasır altı edildi. Kanada'ya yapılan davetli geziler, yukarıda açıklanan durumlar, gazete lerde olağan haberler ara sında sık sık yer aldı. Bu arada birçok yurtsever mü hendis ve teknisyen PTT Ge nel Müdürlüğünden ayrılmak zorunda kaldı.

Santral ve makine bakımından 1967 yılına kadar hiçbir "teknik politikası" olmayan PTT bu yıllardan sonra tama men Northern Elektrik firma sına bağımlı hale gelmiştir.

Biraz da planlama yönüne eğilelim.

PTT Genel Müdürlüğünde hâlâ bugünde uzun vadeli bir Te lekomünikasyon planlaması yoktur. Sorunlara daima po litik nedenlerle kısa vade li olarak bakılır. 1966 yı lına kadar Telekomünikasyon planlaması deyince sadece üç büyük şehrin telefon ihtiya cı düşünülmüş ayrıca İstan bul'un özel coğrafi durumu dolayısıyla bu kentimizin telefon sorunu Türkiye'nin telefon ihtiyacı ile özdeş hale getirilmiştir. Bu sıra larda PTT Genel Müdürlüğün de planlama ile uğraşanla rın en büyük derdi Pendik' ten telefon eden bir vatan daşın Tarabya'daki bir va tandaşla normal konuşmasını sağlamaktı. Bu tarihlerden sonra genel transmisyon plan lamasına geçilmiş dokümanlar tercüme edilmiş. Türkiye'nin her tarafına telefon götüre cek planın ön çalışmaları yapılmağa başlanmıştır. An

cak büyük şehirler dışında Telekomünikasyon yatırımla rının kâr sağlamaması, dev rin Başbakanının "iktisadi Devlet Teşekkülleri bir tüccar gibi çalışacaktır" vecizesiyle birleşince bü tün bu çalışmalar kesildi. Gerçi bir planlama bölümü kuruldu ve bunun daire baş kanlığı haline getirilmesi ne çalışıldı. Ancak bu bö lümde pratik uygulama olanak ları olmayan, yalnızca kâr amacına yönelik çalışmalar yapıldı, ülkenin haberleşme sorunu hiçbir zaman bir tüm olarak düşünülmedi.

Telefon sorununa bir de fi nansman yönünden göz atmanın yararlı olacağını sanıyorum.

Yapılan incelemeler ülkemiz de bir esas telefon postası tesisi için gerekli yatırı mın yaklaşık olarak 15 000 TL olduğunu göstermektedir. Bu na göre 1977 yılında ülke mizde 100 kişiye 4,6 telefon düşmesi için gerekli yatı rımın 22,94 milyar TL'na va racağı hesaplanıyor. PTT Ge nel Müdürlüğü tarafından ha zırlanan bir projeye göre ise 1977 yılı sonuna kadar toplam olarak 433 000 tele fon postası ilavesi öngörül mektedir. Buna göre 1977 yı lında telefon postası 100 kişiye 2,05 telefon yoğunlu ğu şeklinde olacak ve 12 488 milyar TL'lık bir yatırımı gerektirecektir. Bu yoğunluk ise o tarihdeki Dünya tele fon yoğunluğu ortalamasının beşte biri d.üzeyinde olacak tır.

Bu sayılardan anlaşılacağı üzere, 3. Beş Yıllık Kalkın ma Planında da öngörüldüğü gibi Profesyonel Elektronik Cihaz üreten bir kamu kuru luşuna kesinlikle ihtiyaç vardır.

Bugüne kadar kısa vadeli, geçici tedbirlerle ve yaban cı firmaların önderliğindeki kuruluşlarla bu soruna çözüm getirilememiştir.

Yüksek frekans telli haber leşme cihazları alanında PTT'nin Araştırma Laboratu varı ARLA, Türkiye'de tek imalatçı kuruluş ve Devletin 50 60 milyon TL yatırdığı, yetişkin personele sahip bir imalat ünitesidir. Son beş

yılda olumlu çalışmalarını sürdüren ARLA, son iki yıl bugünkü PTT yöneticileri ta rafından baltalanmakta, ku ruluşun NETAŞ'in içinde eri tilmesine çalışılmaktadır.

Soruna ilişkin önerilerimizi şöylece sıralayabiliriz :

Türkiye'de profesyonel e lektronik sanayii bir ka mu kuruluşu önderliğinde kurulmalıdır. Yabancı sermaye bu kuruma alınmamalıdır, yabancı pa tent, lisans, know how ku ruluşta önkoşul olarak ile ri sürülmemelidir. Dinamik bir sanayi için gerekli koşullar, hızlı işleyen etkin bir yönetim, verimlilik esasına göre düzenlenmiş bir imalat ü nitesi kurulmalıdır. ARLA bu ünitenin çekirdiğini o luşturmalıdır. ünitenin imalatı hiç ol mazsa başlangıçta PTT'nin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, telli yüksek fre kans haberleşme cihazları nı kapsamalıdır.

Yerli teknik eleman, yöneti me katılma, istihdam sorunla rının halledilmesi, ekonomik hakların güvence altına alın masıyla, yani gerek üretimin, gerekse hizmetin sunulmasın da yeterli ve ülke çıkarına dönük koşulların yerine ge tirilmesi halinde, sorunun üstesinden gelecektir» Şim diye dek çıkar çevreleri ve onların sözcülüğünü üstlenen yöneticiler, sürekli olarak yerli teknik elemanın işe yaramaz olduğu propaganda sını yaymışlar, kamuoyunu bu yönde şartlandırmak istemiş lerdir. Yatırımların yaban cıların denetimine terkedil mesi, yerli teknik elemanın bilgi ve becerilerini geliş tirmesini engelleyen etken ler arasındadır. Türk teknik elemanı kendisi dışındaki bu işleyişten kurtulduğu zaman ülke yararına çalışma olanak larına kavuşacaktır. Ancak telefon ve benzeri sorunla rın çözümü, ülke çıkarları doğrultusundaki politikala rın uygulanmasıyla mümkün o ' 1abilir. Bugünkü koşullar altında bu soruna çözüm ge tirilemez ve sorumlusu da Türk teknik elemanı değil dir.