Elektrik Mühendisliği · Sayı 263 264 · Kasım-Aralık1978
SANAYİDE VE KONUTLARDA ELEKTRİK ENERJİSİ KULLANIMI VE TUTUMLULUĞU
Enerji verimliliği ve tasarruf Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- —
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji verimliliği ve tasarruf
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- enerji tutumluluğu
- otoprodüktör üretim
- şebeke kayıpları
- linyit santralleri
- TEK
- elektrik enerjisi tüketimi
Özet
EMO Ankara Şubesi'nin bu yazısı, Türkiye'de elektrik enerjisi kullanımındaki tutumluluk kavramını ekonominin yapısal sorunları ve kalkınma politikalarıyla ilişkilendirerek eleştirel bir çerçevede ele almakta, sanayi ve konut kesimlerindeki tüketimi değerlendirmektedir. Yazıda üretim, iletim ve dağıtım aşamalarındaki kayıplar, otoprodüktör üretim, verimsiz teknoloji kullanımı gibi konular tartışılarak sanayide kısa, orta ve uzun dönemli tutumluluk önlemleri önerilmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Sanayide ve Konutlarda
Elektrik Enerjisi Kullanımı ve Tutumluluğu.
TMMOB ELEKTRİ K MÜHENDİ SLERİ ODASI Ankara Şubesi
Dünyadaki birincil enerji kaynakları yokluklarını hisset tirmedikleri, temelini daha fazla kâr ilkesinin oluşturdu ğu kapitalist üretim biçimi zedelenmediği sürece sakınıl madan, hoyratça tüketilmiştir. İleri kapitalist ülkelerde genel olarak enerji kullanımında tutumluluk kavramı, akaryakıt ve petrol ihraç eden ülkelerin kaynaklarını bir anlamda sahiplenmeleri, bir anlamda da kapitalist dünya nın enflasyon ist gidişine koşut olarak artan fiyatlarla or taya çıkarken, Türkiye gibi azgelişmiş ülkelerde hem bu olgunun ileri ekonomik bağımlılık ilişkileri içindeki bir yansıması, hem de bu ilişkilerin tarihsel birikimiyle olu şan çarpık yapının sonucu olarak gündeme gelmiştir.
Bu yüzden konuyu, evrensel boyutlarının yanısra, ülke mizin yapısal konumundan kaynaklanan boyutlarıyla ir delemek gerekir. Tükenmekte olan birincil enerji kaynak ları, artan fiyatlar ve yeni enerji kaynakları nükleer ener ji, güneş enerjisi vb. konunun evrensel yönünü, elektrik enerjisinin ülkemizdeki kullanımı, sanayi ve konut kesim lerine dağılımı ve tutumluluk kavramı ülkemiz için belir leyici, özel yönünü oluşturmaktadır. Ülkemizin elektrik enerjisi üretim fide kullanılan birincil kaynaklara değgin bir özelliği de hidrolik ve linyit kaynaklarının büyük bir kısmının henüz kullanılmamış olmasıdır. Bugün elektrik enerjisi üretiminde hidrolik kaynakların % 9,3'ü kullanıl mıştır. Bugün işletmede olan li ny i t san tralları be, ekono mik ömürleri boyunca, bugün bilinen linyit rezervlerin in % 1,6'sını tüketebilecektir. Oysa ileri kapitalist ülkelerde alışılmış birincil enerji kaynakları hemen hemen tümüyle kullanılmıştır. Bu ülkelerde elektrik enerjisi kullanımında tutumluluğun başlıca amacı, alışılmış birincil enerji kay naklarının yerine konabilecek yeni kaynaklara ilişkin teknolojik gelişmelerin sağlanmasına ve işletme sorunla rının çözülmesine kadar zaman kazanmaktır. Sorun, 2 0 . yüzyılın sonlarında beklenen " kritik" dönemin önemli ekonomik ve politik bunalımlara yol açmadan atiatılma sıdır.
ELEKTRİ K ENERJ İSİ K U L L A NI M I ND A TUTUMLULUĞUN TANİMİ
Enerji kullanımında tutumluluğun en doğru ve genel ta nımı, aynı işi daha az enerji harcayarak yapmaktır. Bir
sanayi ürününün üretimini kısıtlayarak, ısınma ve aydın latmayı azaltarak elde edilen enerji fazlasını tutumluluk kavramı içinde değerlendirmek mümkün değildir. Bu ol sa olsa enerji üretimindeki yetersizliğin sonucu olarak enerjinin belirli alanlarındaki kullanımından "vazgeç mek" olabilir. Y oksa, dünyada en az enerji tüketen ülke lerden biri olan Türkiye'yi en tutumlu ülkeler arasında saymak gerekir. Aynı biçimde enerji kullanımında tu tumluluğun ölçütü "yalnızca" enerjiyi daha az kullan mak olsaydı, hiç elektrik enerjki kullanmayan 23 9 0 0 köyümüzde yaşayan insanlar, dünyanın en tutumlu in sanları arasında olurdu.
Enerji kullanımında tutumluluğu, aynı işi daha az ener jiyle yapmak olarak tanımladıktan sonra bu tanımın, ge nel olarak enerji tutumluluğunu kapsamadığını belirtme liyiz. Enerjinin üretim, iletim ve dağı t m aşamalarında da tutumluluk söz konusudur. Ülkemizde bu aşamalarda hem birincil kaynaklarda, hem de bu kaynaklardan üreti len elektrik enerjisinde yitip giden önemli kayıplar var dır. Y ıllardır değerlendirilmeyen hidrolik kaynaklarımız tutumsuzluğun, hatta savurganlığın güzel bir örneğidir.
Üretim aşamasında belirli enerji türlerine ağırlık vererek (akaryakıt yerine linyit) akıp giden hidrolik kaynakları değerlendirerek gerçek anlamda tutumluluk sağlanabilir. Enterkonnekte sistemdeki iletim hatlarında, sistemin he nüz oturmamış olmasından doğan arızaların oluşturduğu kayıplar, iletim hatlarındaki güç ve enerji kayıpları, tüke tim merkezlerinin üretim birimlerine uzaklığı nedeniyle, iletim hatlarına yapılan neredeyse üretim birimlerin in ki ne eşit yatırımlar, iletim aşamasında tutumluluğun öne mini ortaya koyar.
Oysa, günümüze değin elektrik kesintileri ve kısıntıları, yaz saati uygulamaları ve elektriği daha az kullanmayı öğütleyen propaganda ile sorunun elektrik enerjisi kulla nımına ilişkin yönü abartılmış, üretim ve iletim aşamala rındaki elektrik enerjisi kayıpları, savurganlık gözardı edilmiştir. Örnek vermek gerekirse, 1975 yılında fiili elektrik kesintisi ile yapıldığı sanılan tasarruf 65 GVVh, yani toplam üretimin yalnızca 0,42'sidir.
TÜKETİMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Enerji tüketim ti in e k o n o m i m değişik kesimlerine dağı lımı incelendiğinde, Türkiye'de elektrik enerjishin ve rimli, planlı ve tutumlu değil; aksine ekonominin yapı sndan kaynaklandığı gibi gelişigüzel tüketildiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Elektrik enerjisi siyasasının uygula nan kalkınma modelinden ve giderek siyasal seçimden ayrı düşünülemeyeceği öngörüldüğünde tutumluluk ko nusunun da aynı bağlamda kavranmasının gerekliliği or taya çıkmaktadr.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 263 264
Türkiye'nin enerji ve tutumluluk sorunundaki yaklaşımı, gelişmiş ülkelerin bakış açısı ile koşut olamaz. Türkiye' de sorun salt istemin karşılanamaması (enerji açığı) de ğil; aynı zamanda elektrik enerjisinin plansız kullanımı dır. Genelde ekonominin pekçok kesiminde olduğu gibi enerji tüketiminde de pazarın (kârın) yönlendirmesi söz konusudur. Kalkınmada öncelik srası tüm dünyaca be nimsenmiş kesimler yerine tüketim malları üretimine ay rıcalık tanınması (örneğin, meşrubat sanayii yerine Sey dişehir Alüminyum Tesislerindi üretiminin kısılması), bu önermeyi, incelenen dönem açısından doğrular nitelikte dir.
Plansız enerji kullanımının bir diğer örneği, enerji kesi minde tüm ülkeye hizmet götürecek yatırımlar yerine otoprodüktör üretime izin verilmesi, hatta desteklenme sidr. Bilhdiği gibi, 1975 1976 döneminde toplam tüke tim % 19,17, TEK'ten alınıp tüketilen enerji % 24,57ar tarken otoprodüktör tüketimindeki artış da % 10,55'i bulmuştur. Bu konuda önemsenmesi gereken nokta, otoprodüktör üretimin genel < elektrik* enerjisi siyasasını denetim anlamında zayıflatması ve tutumluluk yaklaşı mının bu tür üretim in toplamdaki payına bağlı olarak de ğerlendirilmesi olacaktır, özellikle tüketim malı üreten kesimlere verilecek izinlerin, otoprodüktör enerji üretimi nin petrol olanaklarını kullandığını düşünerek ekonomi ye getireceği değer kaybı doğru kavran malı dır.
Türkiye elektrik enerjisi üretim ve tüketim dengesinin bir diğer dirimsel sorunu verimsizliktir. "Türkiye'de lamba yerine soba ile aydınlanıyoruz" diyen bir yazar gerçekte sorunun oldukça ussal bir örneğini vermektedir. Enerji nin verimsiz kullanımı, teknoloji seçimi ve geri teknoloji seçimi ve geri teknoloji transferi ile aynı çerçevede ele alınması gereken bir konudur. Soruna daha geniş planda bakıldığında uluslararası sermayenin gerikalmış ülkelere (sermaye ihracı, pazar yaratma vb. gibi) yaklaşımlarını incelemek gerekir. Eğer Türkiye'de, gelişmiş ülkelerde 1965'ten beri kullanılmayan düşük verimli flor ışıl ham madde kullanılıyorsa ya da% 1,76 aydınlatma verimi ile ışık kaynağı olmaktan çok ısı kaynağı özelliği gösteren "soba bmbalar" tercih ediliyorsa enerji tutumluluğu sorununa yaklaşmanın başka seçeneği de yoktur.
Yukarıda Türkiye'de enerji tutumluluğunun gelişmiş ül kelerde olduğu gibi "üç lambadan birini söndür" yaklaşı mı ile ele alınamayacağını, sorunun teknoloji seçim ve kaynak kaydırma biçiminde ele alınması gerektiğini vur gulamıştık. Benzer biçimde sistemin bozuk yapısından yansıyan bir diğer olgunun da yüksek düzeydeki şebeke kayıpları olduğunu söylemiştik. Bu tür kayıpların önlen mesi ile yapılacak kazanım da yapısal çözümlemelerden soyutlanamaz, iletim ve dağıtım sistemlerinin sürekli ba kımlarının sağlanması, eskiyen ve bozulan şebeke öğele rinin yenilenmesi, düzenlenmesi ve bunları olanaklı kıla cak finansman ve istihdam olanaklarının bulunması tü müyle yapısal sorunlardır.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 263 • 264
Her ne kadar elektrik enerjisi kullanımında tutumluluk kendi başına sorun değilse de hem bugüne dek bu kavra mın ne denli yanlış tanıtıldığını, hem.de bu alanda neler yapılabileceğini görmek için sanayide ve konutlarda elektrik enerjisi kullanımında tutumluluğun bazı yön temlerine değinelim:
a) Sanayide tutumluluk:
Sanayide elektrik enerjisi kullanımında tutumluluk kısa, orta ve uzun dönemli bir plan içinde ele alınmalıdır.
1) Kısa dönemde, daha iyi işletme koşullarının sağlan ması ile gereksiz enerji kullanımı önlenebilir. Bakım ve onarımın düzenli yapılmaması, üretim araçlarının sık sık arızalanıp üretim biriminin bir bölümünde ve veya tümün de üretimci aksamasına hatta durmasına yol açmaktadır. Aynı durum elektrik enerjisi üretimi yapan üretim birim leri için de geçerlidir.
Daha iyi işletme koşullarının sağlanması, bakım ve onarı mın düzenli yapılmasıyla, kısa sürede tutumluluk açısın dan olumlu sonuçlar alınabilir.
2) Orta dönemdeki tutumluluk önlemleri yatırımlara (sermaye harcamalarına yeni tasarımların yeni ve daha verimli teknolojilerin uygulanmasına) bağımlıdır. Bazı durumlarda üretimin enerji girdisinin türünü değiştirmek, aynı işlemin daha az enerji kullanılarak gerçekleştirilme si! i sağlayabilir. Sanayide kullanılan elektrik motorları nın anma güç değerleri çoğunlukla yaptıkları iş için ye terli olandan fazladır. Yeterli anma güç değerlerinde mo tor kullanarak aynı iş daha az güç ve enerji kullanılarak yapılabilir. Elektrik makinalarının seçimlide ver im İlik ler i de gözönünde bulundurulmalıdır. Br diğer tutumlu luk önlemi de, çevreye göre yüksek ısı değişimi gerekti ren işlemlerde izolasyonun geliştirilmesidir. Ülkemizde, özellikle metalürji sanayi kesiminde bu konu gözardı edilmektedir.
Orta dönemde örneklerini vermeye çalıştığımız önlemle rin alınabilmesinde devletin, kamu kuruluşlarının, de mokratik kuruluşların ve kamuoyunun etkin denetimi gereklidir. Yukardaki öğeleri içeren bir danışmanlık ve denetim mekanizmasının genel olarak enerji kullanımın daki tutumluluğun yanısra çevre kirlenmesi ve sağlığı sorunun çözümlenmesine de önemli katkıları olacaktır.
3) Uzun dönem, konuya ilişkin teknolojik gelişmeler"»!, tasarımların yeni yöntemlerin araştırılması ve geliştiril mesi çalışmalarını kapsar. Sonuçları beş yıldan az bir sürede alınamamasına karşın, araştırma ve geliştirme ça ları elektrik enerjisi kullanımında tutumluluğun sağlan masına yönelik plan içinde, enerjinin üretim iletim ve dağıtım aşamalarının bütünselliğini de kapsayacak biçim de başlatılmalıdır.