Elektrik Mühendisliği · Sayı 263 264 · Kasım-Aralık1978
ARAMIZDA
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- —
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 2 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Kahramanmaraş katliamı
- sıkıyönetim
- faşizm
- örgütlenme özgürlüğü
- sendikal haklar
Özet
EMO Yönetim Kurulu, Kahramanmaraş'ta yaşanan katliamı ve dönemin siyasi ortamını değerlendirerek, faşist saldırıların ve sıkıyönetim ilanlarının işçi sınıfının örgütlenme haklarını kısıtlamaya yönelik olduğunu vurgulayan bir açıklama yapmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Sayın Üyemiz,
ara mız da
Faşistler tarafından emek çi halka karşı Elazığ, Erzincan, Malatya ve Sivas'ta uygulanan kitle katliamı girişimleri Kahramanmaraş'taki soykırım ile doruğu na ulaştı. Planlı bir şekilde geliştirilen olaylar hızla bir katliama dönüştürüldü. Saldırıya uğrayan yerlerin önceden planlandığı görüldü. İçişleri Bakanı, Sağlık Bakanı ve Vali de saldırıdan payını alanlar arasındaydı. Kahramanmaraş soykırımının altında yatan, önceki girişimlerle gerçekleştiri lemeyen sıkıyönetim ilanını gerçekleştirilebilmekti. Hükümetin 13 ilde sıkıyö netim ilanı önerisi iktidar içindeki karşı çıkmalar dışında muhalefet tarafın dan desteklendi. Sağ muhalefetçe genişletilmiş sıkıyönetim haritaları sürekli ilan edilmekte, olaylar buralara kaydırılmış bulunmaktadır.
Temelde gerçekleştirilmek istenen işçi sınıfının ve emekçi kesimlerin kısıtlı olan örgütlenme ve demokratik haklarını rafa kaldırmaktır. Ezilen ve sömürü lenlerin örgütlenmeleri ve seslerini duyurmaya başlamaları hakim sömürücü sı nıfları rahatsız eder hale gelmiştir.
İktidar, denge politikası gereği, saldırı ve terörün kaynağı besbelli iken bunu ilan edememektedir. Olayları aşırı sağ ve sol uçların çatışması şeklinde göster mekte, hergün üç beş ilerici, demokrat, yurtsever, faşist saldırıların sonucu ölürken bu, üç beş kandırılmış insanın işiymiş gibi lanse edilmektedir. Faşist örgütlerce düzenlenen, ülke çapında örgütlü bir biçimde yürütülen CIA patent li terör artık açığa çıkmıştır. Bir şehirdeki olayın başka şehirlerden getirilen militanlarca uygulamaya konduğu, suç aletlerinin gezdirildiği belirlenmiştir. Art ık iktidar olayların halkın gözünde açığa çıkmasıyla piyonlarla değil, geri sindeki onları yöneten örgütlere inme gerekliliğini içişleri Bakanının ağzından açıklamak zorunda kalmıştır. Bu girişim geliştirilmeli ve somut önlemlere yö nel inmelidir. ikt idarın politikası faşist örgütleri yasa sınırları içine çekmek biçiminde so mutianmaktadır. Terör ve katliamların düzenleyicileri ortada iken üzerine gi dilmemekte, üzüntü ve kınama mesajlarıyla geçiştirilmektedir. Ne yazık ki fa şist iktidarları yaşamış bütün ülkelerde mevcut liberal ve sosyal demokrat ik tidarlar böyle yaklaşımlar içinde olmuşlar, başaramamışlardır. Bundan ders alınmalıdır. Olanların faturası kime ödettirilmek istenmektedir? iktidar muhalefetle birlik te teşhisi koymuş, ivedi girişimler içindedir. Olayların kaynağı sınırlı özgür lükler olarak gösterilmektedir. Sınırlı dernek kurma özgürlüğünü tamamen or tadan kaldıran yasa düzenlemelerine gidilmekte, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasası bu hakkı ortadan kaldırıcı biçimde yeniden düzenlenmekte, polisin yet kileri bundan önceki iktidarların yıllardır başaramadıkları boyutlara ulaştırıl maktadır. Şunu çok iyi biliyoruz ki, kitle katliamlarının ve cinayetlerin temelinde faşist örgütlenmeler vardır. Bu yüzden bizi önemli görevler beklemektedir. Var olan demokratik mevzilerin korunması ve baskı yasalarının çıkmasını engellemek için örgütlü mücadelemizi yükseltmek, faşizmin işçi sınıfının ve emekçi ke simlerin örgütlü gücüyle y enilebileceğini bilincinde olan sömürücü sınıfların örgütlenme önüne koyduğu ve koymaya çalıştığı engelleri aşmak için müca dele gündemdedir.
Seçim meydanlarında memurlara grevli, toplu sözleşmeli sendikal haklar vaad edip iktidara geldiğinde var olan sınırlı dernek kurma özgürlüğünü bile çok gö renlere güvenilemeyeceğini görüp, grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar*ken di gücümüzle elde edebileceğimizin bilincinde olarak, bu yöndeki mücadelemi zi yoğunlaştırmalıyız.
Saygılarımızla Y önetim Kurulu
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 263 • 264