Elektrik Mühendisliği · Sayı 401 · 1997 / 1

TÜRKİYE'DE ELEKTRİK SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ VE NÜKLEER SANTRALLAR

Uğur Doğan

Nükleer enerji Görüş ve değerlendirme

Yıl
1997
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Nükleer enerji

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Akkuyu Nükleer Santralı
  • TEAŞ
  • enerji ithalatı
  • yakıt çeşitlendirme
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
  • yap işlet devret

Özet

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı, Türkiye'nin artan enerji ihtiyacını ve dışa bağımlılığını değerlendirerek yerli ve ithal kaynaklara dayalı yatırım planlarını, özellikle Akkuyu Nükleer Santralı projesinin gerekçelerini ve ihale sürecini açıklamaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Uğur: DOĞAN

*Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı

Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarca yapılan planlamalarda Türkiye'nin artan elektrik enerjisi ihtiyacı hidrolik ve termik kaynaklarımıza öncelik verilerek karşılanması öngörülmüştür. Yerli kaynaklarımızın sınırlı potansiyeli dikkate alınarak doğal gaz, ithal kömür ve nükleer santrallar da planlamaya dahil edilmiştir. Yatırım programına alınan nük leer santralın TEAŞ'ca ihale hazırlıkları sürerken bu konuda kamuoyunda, meslek odalarında ve basında başlatılan tartışmalar Bakanlığımızca ve ilgili Kuruluşlarımızca dikkatli bir şekilde takip edilmektedir. Elektrik Mühendisleri Odası'nın da bu konudaki çalışmaları ve katkıları için teşekkür ederim. Aşağıdaki yazımızda Türkiye'nin enerji ihtiyacı, 20101u yıllara kadar bu enerji ihtiyacının nasıl karşılanacağı ve yatırım programlarımızda nük leer santralların yerini tartışacağız.

L Türkiye'nin Enerji İhtiyacı

Türkiye'nin 1993 yılında 63 milyon TEP (Ton • Eşdeğer Petrol) olan birincil enerji ihtiyacı 2000 yılında 90 milyon TEP'e, 2010 yılında 156 milyon TEP'e çıkacaktır. Türkiye bu enerji ihtiy acının yerli üretimle 1995 yılında % 42'sini karşılarken 2010 yılında ancak % 38'ini karşılaya bilecektir. Bu rakamlardan anlaşılacağı üzere Türkiye yoğun olarak enerji ithal eden ve dışa bağımlılığı ileriki yıllarda daha da artacak bir ülkedir. Aynı tablo elektrik ihtiyacının karşılanmasında

görülmektedir. Artan elektrik ihtiyacını

karşılamak

için

yılında

gerçekleştireceğimiz 95 milyar kVVh'a

çıkarılması gerekecektir. Tür kiye'nin toplam

yerli üretim kapasitesi 245 milyar kWh sınırlı

olup bunun 125 milyar kVVh'i hidrolik, 120 milyar

kVVh'i ise termiktir.

Bu tablodan görüleceği üzere yerli potansiye

limizin tamamı kullanılsa bile artan elektrik ihtiy

acının tümden yerli kaynaklarla sağlanması

mümkün değildir. Kaldı ki yerli kaynak kullanım

oranı arttıkça kurulacak santrallar zor ve pahalı

çözüm gerektiren bölgelere kaymaktadır.

Elektrik sektöründe ithal enerjiye dayalı kurula

cak santralların yatırım programlarında yakıt

çeşitlendirilmesi dikkate alınarak planlama

yapılmıştır. Bu programda 1996 2010 yıllarında

yerli kaynaklarımıza dayalı 33 tane linyit ve taş

kömürü santralı yanında ithal yakıta dayalı 14

tane doğal gaz santralı, 12 tane ithal kömür

santralı ve 2 tane nükleer santral planlanmıştır.

Bu yatırımların gerçekleşmesi durumunda linyit

ve taş kömürü yerli potansiyelimizin % 69'u,

hidrolik potansiyelimizin ise % 66'sı kullanılmış

olacaktır.

Diğer taraftan yatırımları hızlandırmak, finans man temini ve işletme veriminin arttırılması gayesi ile ve özel sektörü bu sahaya çekmek için: * Yap İşlet Modeli ile toplam gücü 10.700 MW olan 13 doğal gaz ve ithal kömür santralı, * Yap İşlet Devret Modeli ile 7.165 MW olan

özel sayı

55 hidrolik santral, • Yap İşlet Devret Modeline göre inşa halinde olan ve toplam gücü 1569.4 mW olan 20 tane hidrolik santral Bakanlığımızca ilana çıkılmıştır. Ayrıca; • TEDAŞ Genel Müdürlüğüne bağlı 25 Dağıtım Müessesesi ve Bağlı Ortaklığın işletme hakkı devri için ilana çıkılmıştır. • Toplam gücü 8063 MW olan 16 tane işletmedeki santralın işletme hakkı devri için ilana çıkmış veya görüşmeleri sürmektedir.

2. Nükleer Santrallar ve Türkiye'nin Nükleer Programı Nükleer Santrallar tüm karşı kampanyalara ve bu konuda yaşanılan bazı şanssızlıklara rağmen; • Ülkelerin fosil yakıtlarının tükenmesi veya gayri ekonomik bölgelere kayması,

• Fosil yakıtlarının yanması sonucu oluşan karbondioksitin iklim dengelerini bozması ve bu konuda uluslararası emisyon limitleri ve sınırlamalar getirilecek olması,

• Dünyanın çok hızla artan enereji ihtiyacı,

• Nükleer teknolojide durmadan yapılan geliştirmeler ve nükleer elektrik üretim birim maliyetlerinin sürekli düşmesi,

• Nükleer yakıt fiyatlarında orta vadede beklenen kararlılık ve nükleer yakıtın küçük hacimde depolanabilme özelliği nedenleri ile dünya nükleer santral mevcut kurulu gücü 2020'li yıllarda iki katına çıkacağı beklenmektedir. Bugün dünyada 437 tane nükleer santral işletme ve 39 tane nükleer santral tesis safhasındadır. Dünya elektirik üretiminin %17'si nükleer santrallardan sağlanmaktadır. Ülkemizin geniş çaplı bir yatırım programı ile yürüttüğü hidrolik santrallar bir tarafa bırakılacak olursa diğer yenilebilir enerji kaynaklan olan gel git, güneş, rüzgar, biomass ve dalga ile dünyadaki çalışmalar pahalı, yöresel ve pilot

çalışmalar olarak kalmış ve bir ülkenin ana yatırım hedefi olarak düşünülmemiştir. Örneklemek gerekirse, rüzgar ener jisine devlet destekli ve geniş çaplı bir programla katılan Danimarka'da ülke elektrik ihtiyacının ancak %3.3'ü bu yolla elde edilebilmiştir. Nükleer Santrallar üretim maliyetleri açısından kömür ve gaz santralları ile rekabet edecek düzeye gelmişlerdir. İşletmede 109 nükleer santralı olan Amerika Birleşik Devletleri'nde, nükleer elektrik üretimi maliyeti ortalaması 2 cent/kWH (kapital payı hariç) olup bu maliyetleri l.l cent/kVVh düşüren işletmelerde bulunmaktadır. Bütün bu gerçekler göz önüne alınarak başlatılan Akkuyu Nükleer Santralı tesisi için hazırlanan ihale şartnameleri son aşamasına getirilmiş olup tekliflerin 1997 yılında alınacağı ve santralın I. ünitesinin 2005 yılına hizmete gireceği planlan maktadır. Santral yeri olarak seçilen Akkuyu Gülnar'la ilgili her türlü etüd ve altyapı çalışmaları tamamlanmış olup imar izinleri ve TAEK'den yer lisansı alınmıştır. Hazırlanan şartnameye göre teklif sahiplerinden inşaat ve montaj için yerli yüklenici bulmaları şartı getirilmiş olup yerli katkının azami derecede arttırılması ve teknoloji transferi için ihale dokümanlarına gerekli hükümler konulmuştur. Yapılan orta vadeli elektrik enerji üretim planlarımızda 2010 yılında nükleerin toplam üretimdeki payı % 3 olup bu rakamın süratle en azından dünyadaki nükleer enejiden elektrik enerjisi üretim ortalamasına ulaşması için yeni nük leer santrallar planlanması gerekmektedir. Aksi takdirde temin riski sözkonusu olan doğal gaz ile 2010 yılı ve son rasının Türkiyesinin elektrik enerjisi tüketim ortalamasının yaklaşık yarısı düzeyinde olan ülkemizin sanayileşmesinin ve refah seviyesinin layık olduğu seviyelere ulaşmaması sonu cunu doğuracaktır. Dolayısıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak ülke kalkınması ve halkımızın zaruri ihtiyacı olan elektrik enerjisinin yeterince karşılanabilmesi için nük leer programa başlamanın şart olduğu inancıyla gerekli çalışmalar yapılmaktadır.

t'