Elektrik Mühendisliği · Sayı 401 · 1997 / 1

BU SAYIDA

Yıl
1997
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Ve bundan eonra...

ükleer enerji üzerinde durmaya devam edeceğiz. Akkuyu ihalesi ile hareketlenen nükleer enerji tartışmalarında bir taraf olarak EMO'nun eleştirilerini göz ardı etmek olanaklı değil. Biz bu eleştiriyi derinleştirmekte dergi olarak üzerimize düşeni yapacağız. Nükleer enerji dosyası dergimizin planan formatını çok aştı. 'Kitap ve ürün tanıtımı', 'yeni projeler' gibi sayfalarımıza bu sayımızda yer veremiyoruz.

Nükleer Enerji dosyası kritik bir aşamada yayınlanıyor. 'Nükleersiz Türkiye olmaz' diye a d e t a nükleer ayinine çıkan resmi ağızların 'gönüllü danışmanları' maddi dayanak ve gele cek tasavvurundan yoksun. Üstelik nükleer lobinin Türkiye misyonerleri olarak şimdiden heyecan içindeleri "Bilimsel konuşan" {ne demekse?) "vatansever cephe" Susurluk'ta takılmış devlet eliyle bir de Akkuyu kabusu yaşatmak istiyor . Akkuyu ihalesi ulus lararası sicilleri karışık birtakım şirketlerin beklentilerine uygun hale getiriliyor. Yeni skandallara kapı aralanmış durumda. Vergimizin gelecek sayılarında bu ihalenin arka planına daha geniş bakacağız.

Bu sayımızda Arif Künar eleştirel bir pencere açmakla yetiniyor. Akkuyu ihalesinin ardında yatan sürecin geniş bir analizini nükleer taraftarlarının temel argümanlarıyla tartışarak yapıyor. Prof. Dr. Hayrettin Kılıç'ın "Küresel Boyutlarıyla Nükleer Enerji" başlıklı yazısı dosyamızda yer alan geniş bir ufka sahip önemli bir yazı. hayrettin Kılıç yazısını şöyle tamamlıyor. "Dinlerce yıldır konvansiyonel silahlarla getirmeyi başaramadığımız kitlesel sonumuzu, nihayet elli yıl öncesinde keşfettiğimiz nükleer teknolojinin silahlan, reaktörleri ile getirmeyi başarmamıza hiçbir engel kalmadı artık. " Profesör Tolga Yarman ise yazısında nükleer teknolojisinin ülkemiz için teknik bir zorunluluk değil, siyasi tercih olduğunu önemle belirti yor. Behçet YüceFin "Enerji Ekonomisi" kitabından aktardığımız bölüm ise 'nükleer piyasa'nın genel bir çerçevesini çiziyor. Nükleer enerjinin ısrarlı savunucuları arasında yer alan Osman Kadiroğlu ile 'resmi görüş'ü yansıtan yazılarıyla Uğur Doğan ve Yılmaz Bektur dosyanın diğer yaklaşımını oluşturuyor. Bu dosyada farklı bir yaklaşımı geliştiren Melda Keskin "Enerji Tasarrufu Santralları Ne Zaman Yapılacak?" sorusuna talep yönünden yönetim ve bütünleşik kaynak planlama yöntemlerine dikkat çekerek yanıt arıyor. Nitekim isveç'te nükleer enerjiden vazgeç meye yönelik karara ilişkin partiler arası anlaşmada Keskin'in yazısında ifade edilen talep yönünden yönetim, ver imlilik ve yenilenebilir kaynaklar çözüm olarak gündeme getirilmiş bulunuyor.

Türkiye 'düşünce suçu' lekesini taşımaya devam ediyor. Bunun en somut ifadesi ismail Beşikçi hakkında, açılan davalar. Bu sayımızda Alaattin Bilgi'nin kaleminden İsmail Beşikçi örneğinde 'düşünce suçu' sorgulanıyor.

Gelecek sayılarda yenilenebilir/ alternatif enerji kaynaklarına ilişkin araştırma ve çalışmalar dünyadaki gelişmeler eşliğinde sayfalarımıza yansıyacak. Ancak salt enerjiyle sınırlı kalmayan telekomdan internete, elektrik elektronik ve bilgisayar dünyasının güncel boyutlarını yansıtan yazılara daha çok yer vereceğiz.

Geçen sayımızda yer alan ankete , gündemi yakından izleyen okurlarımızdan beklediğimizin çok üstünde Ikibin dolayında yanıt geldi. Gelmeye de devam ediyor. Siyasal ve toplumsal gelişmelerin dışında kalmayan ancak aynı zamanda bilimsel ve teknik bilgi üretimine açılan bir dergi düşüncesi, yüzlerce anketin ana eğilimini de oluşturuyor. Anket sonuçları üzerinde yapacağımız değerlendirmeyi sonraki sayılarımızda bulabileceksiniz.

Eleştiri ve önerilerinizle daha zengin yeni sayılarda buluşmak dileğiyle...