Elektrik Mühendisliği · Sayı 429 · Kasım 2006
TÜRKİYE SOSYAL FORMU İSTANBUL'DA YAPILDI
Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2006
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Türkiye Sosyal Forumu
- TMMOB
- EPDK
- özelleştirme
- Mehmet Soğancı
- Kemal Ulusaler
Özet
İstanbul'da düzenlenen Türkiye Sosyal Forumu'nda TMMOB'un katılımıyla gerçekleştirilen seminer ve basın açıklamaları, savaş karşıtlığı, küreselleşme ve enerji özelleştirmesi eleştirileri üzerinden aktarılıyor; Frankfurt'ta yapılan Avrupa Sosyal Forumu değerlendirme toplantısına da yer veriliyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
TÜRKİYE SOSYAL FORUMU İSTANBUL’DA YAPILDI
Porto Alegre’de başlayan Dünya Sosyal Forumu ve Avrupa Sosyal Forumu ile benzerlikler taşıyan Türkiye Sosyal Forumu(TSF), Türkiye’deki çok sayıda sosyal hareketi bir araya getiren bir zemin oluşturuyor. Neoliberal küreselleşmeye, yoksulluğa, özelleştirmelere ve savaşa, iklim değişikliğine, çevrenin yok edilmesine, demokratik hakların kısıtlanmasına, cinsiyetçiliğe, ırkçılığa karşı Seatle’de başlayan hareketin bir parçası olarak doğan ve gelişen Sosyal Forum'un Türkiye’deki örgütlenmesini oluşturan TSF, 30 Eylül-1 Ekim tarihlerinde İstanbul’da toplandı.
“Başka bir Türkiye, başka bir Avrupa, başka bir Dünya mümkün” temasıyla toplanan TSF’nin iki gün süren forumu kapsamında 23 seminer ve 16 atölye çalışması gerçekleştirildi. Türkiye’deki sosyal hareketlerin deneyimleri ve çözüm önerilerinin tartışıldığı forumun aktif katılımcıları arasında yer alan TMMOB da 3 seminer ve 2 atölye çalışması gerçekleştirdi.
TSF’nin Darphane-i Amire’de yapılan açılışında TMMOB Yönetim Kurulu ikinci Başkanı Hüseyin Yeşil, TSF Koordinasyonu adına KESK MYK Üyesi Sevgi Göyçe, KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul, DİSK Genel Sekreteri Musa Çam ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı konuştular.
TMMOB Yönetim Kurulu ikinci Başkanı Hüseyin Yeşil, Türkiye Sosyal Forumu’nun oluşumuyla ilgili bilgi verirken, emek örgütlerinin TSF içindeki rolünün önemine değindi.
TSF Sözcüsü olan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, küreselleşme olarak tanımlanan süreci, kapitalizmin çok uluslu şirketler aracılığıyla dünya boyutunda kurduğu ekonomik egemenliğin son aşaması olarak nitelendirirken, şöyle konuştu:
“Küreselleşme aynı zamanda, tekellerin aşırı kara dayanan birikimi için savaş, gerginlik, çevre sorunları, dünya kaynak ve değerlerinin yağmalanması demektir. Uluslararası sermaye, sendikasızlaştırma, uluslararası tahkim yoluyla, IMF, Dünya Bankası ve DTÖ baskısıyla özelleştirme ve rant ekonomisini egemen kılma uygulamalarıyla gelişmekte olan ülkelerin geleceklerini karartmaktadır.”
Toplumsal muhalefetin içinde yer alan TMMOB’un tavrını sürdüreceğinin altını çizen Soğancı, “Gelin mücadeleyi küreselleştirelim, gelin umudu küreselleştirelim” çağrısı yaptı.
SULTANAHMET’TE KİTLESEL BASIN AÇIKLAMASI
Darphane-i Amire’deki açılıştan sonra forum katılımcıları ellerinde pankartlarla Sultanahmet’teki Alman Çeşmesi’ne doğru yürüyerek, burada TSF adına TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı basın açıklaması yaptı. Türkiye’nin Lübnan’a asker gönderme kararını “yüz kızartıcı bir suç” olarak nitelendirilirken, şöyle denildi:
“Biz, Türkiye’deki savaş karşıtları, AKP Hükümeti'nin peşini bir an bile bırakmayacağız. Hiçbir hesap vermeden, sanki Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmemişler gibi, sanki dünyanın en büyük terör eylemini Ortadoğu’da 2001 yılından beri gerçekleştirenler Bush ve ekibi değilmiş gibi, şimdi de İran’a saldıracaklarını söylüyorlar. Savaş yalanlarının bu kadar bol keseden uydurulduğunu hiçbir zaman duymadık. Ama bu işgalciler, bu ellerine Ortadoğu halklarının kanı bulaşmış olan insanlar, bir şeyi görmezden geliyorlar: Yeniliyorlar... Görmezden gelseler de yeniliyorlar. Politikaları iflas ediyor. Farkında değilmiş gibi davransalar da politikaları iflas ediyor. Dünyadaki tüm savaş karşıtlarının omzunda bugün daha büyük bir sorumluluk var. Irak’ta yaşananları, Lübnan’da yaşananları, Afganistan’da yaşananları bir an bile unutmadan, ABD’nin yeni saldırganlıklarına karşı daha kararlı, daha güçlü, daha kitlesel bir mücadele sürdürmeliyiz.”
elektrik mühendisliği 95
TSF’DE İLK GÜN ENERJİ MASAYA YATIRILDI
İstanbul’da yapılan Türkiye Sosyal Forumu’nun ilk gününde “Türkiye’nin enerji sorunları” masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü TMMOB Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil’in yaptığı “Türkiye’nin Enerji Sorunları – Nükleer Enerji Santralleri, Küresel Isınmanın Yarattığı Sorunlar ve Nedenleri” başlıklı seminerde, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, Maden Mühendisleri Odası’ndan Ekrem Yüce, Küresel Eylem Grubu’ndan Özgür Gürbüz ve BEKSAV’dan Serap Kaleci birer konuşma yaptı.
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, seminerde yaptığı konuşmada, enerjinin ekonomik ve sosyal açıdan dünyayı değiştiren yeni dünya düzeni uygulamaları içine Türkiye’yi de içine çeken bir alan olduğuna dikkat çekti. Ulusaler, “Emperyalist ABD, dünyada enerji kaynaklarını almaya çalışıyor. Güvenlik altına almaya ve sahip olmaya çalışıyorlar. Finans kapital zorba, Ortadoğu’ya hakim olmaya çalışıyor. Dünya Bankası ve IMF’yi kullanarak öncelikle o ülkeleri içten teslim almaya çalışıyorlar. Bütün bunlar olmazsa işgale geçiyorlar. İki seçenek sunuyorlar: Ya benimsin, ya toprağın” diye konuştu.
Ulusaler, Türkiye’deki enerji politikalarına ilişkin olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Geçen gün, Chavez’in şeytan dediği Bush, intikamını Türkiye üzerinden geçen Chavez’in bakanlarının olduğu uçağı indirerek alıyor. Uçak halen İstanbulda. Neoliberal politikaların enerji üzerinde nasıl şekillendiğine bakarsak, en büyük uygulama kamu elindeki enerjinin özele satılması. Ve bunun için kurumlar oluşturuyorlar. Bu kurumların hiçbir siyasi gerçekliği
yok. EPDK 2001’de uygulamalarına başladı. EPDK sermayenin önünü açan bir iş makinesı gibi çalışıyor. Yaptığı tek iş bu.”
Özelleştirmenin sonuçlarının iddia edilen gibi olmadığını belirten Kemal Ulusaler, AKTAŞ, ÇEAŞ ve Kepez örneklerini anımsattı. Azerbaycan’da elektrik alanında yapılan özelleştirme sonucu bir Türk firmasının bu hizmeti vermeyi satın aldığına, ancak Azerbaycan’ın 3 yıl dayanabildiğine ve sonra kamulaştırdığına dikkat çeken Ulusaler, İngiltere’de de 10 yıllık özelleştirme sonucunda tekelleşmenin meydana geldiğini ve bunun yanlışlığının anlaşıldığını aktardı. İngiltere örneğinde elektrik özelleştirmesi sonucu ucuzluğun büyük sanayide sağlandığını, ancak serbest KOBİ ve kullanıcılara ise yüzde 15’lere varan zamlar uygulandığını anlattı. ENRON ve Kaliforniya krizi örneğini veren Ulusaler, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye üretimi de elden çıkardı. Bütün kaynaklarımızın kullanılması gerekiyor, oysa 3 lira koyup 33 lira alamayacakları yerler için lisans
almıyorlar. Suyun verimli taraflarını kullanıyorlar, verimsiz taraflarını kullanmıyorlar. Kömür ve diğerleri için de aynı şey geçerli. 1 Temmuz’da yaşanan elektrik kesintisiyle ürettikleri elektriğe zam isteyen otoprodüktörler, ‘Zarar ediyoruz’ dediler. Baskı sonucu kamu geri adım attı. Bunun üzerine elektrik fiyatlarına zamlar geldi. DUY’la fiyatlar artmaya başladı. Sanayide yüzde 25 zam geldi. Sözleşmelerini yenilemeyenler faturayı ne kadardan ödeyeceklerini ve kime ödeyeceklerini bilmiyorlar.”
Ulusaler, kendisine yöneltilen sorular üzerine de TEK’in tekrar gündeme gelmesini istediklerini ifade ederken, hidrojenin enerji alanında gelecek için önemli olduğunu, bu alanda çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılmasını ve bu alanda araştırma-geliştirme çalışmalarına yoğunlaşılması gerektiğini ifade eden Ulusaler, “Nükleere bu ülkenin ihtiyacı yoktur. Yerli kaynakları kullanmamız yeterlidir” vurgusunu yaptı.
96 elektrik mühendisliği
ASF, FRANFFURT’TA DEĞERLENDİRİLDİ
Atina’da gerçekleştirilen 4. Avrupa Sosyal Forumu, 3-4-5 Kasım tarihlerinde Frankfurt’ta yapılan toplantılarla değerlendirildi. Avrupa’nın onlarca değişik ülkesinden yaklaşık 150 kişinin katıldığı ASF Değerlendirme Toplantısı’nda, Almanya’da Haziran 2007’de yapılacak olan G8 Karşıtı eylemler hakkında bilgilendirme de yapıldı.
İlk gün, “Güvencesizlik ağı”, “Euromarches ağı”, “Baskı karşıtı ağ”, “Başka Bir Avrupa Şartı ağı”, “Yerel sosyal forumlar ağı”, “Savaş karşıtı ağ”, “Sendikalar ağı”, “Eğitim ağı”, “Antiemperyalist ağ”, “Latin Amerika ağı” toplandı.
İkinci ve üçüncü gün IG Metal Sendikası ev sahipliğinde yapılan toplantılarda, ASF değerlendirmelerine Yunanistan adına sunulan raporla başlandı. Raporda, 30 bin kişinin katıldığı ASF kapsamında yapılan eyleme 70 bin kişinin katıldığı belirtildi.
TMMOB İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil, Türkiye Sosyal Forumu adına yaptığı konuşmada, forumun özellikle Türkiyeli hareketler için oldukça başarılı geçtiğini belirtti. Yeşil, forumda yaşanan çeviri sorununun, Türkiyeli hareketlerin foruma yeteri kadar adapte olamaması sonucunu getirdiğini söyledi.
Değerlendirmelerde, ASF’ye, Doğu Avrupa’dan, Türkiye’den ve Ortadoğu’dan yüksek oranlarda katılım
sağlanmış olmasının da altı çizildi. Özellikle Türkiye’nin yoğun katılmış olmasının önemi birçok konuşmacı tarafından ifade edildi. Yunanistan’daki politik bölünmelerin forumun hazırlığına yansımasının, çalışmaları zorlaştıran bir unsur olduğu da ifade edildi. Forumun çoğulcu yapısının korunması ve herhangi bir fikri hegemonyaya girmemesi gerektiği üzerinde duruldu.
Hareketin genişlemesi kapsamında, Avrupa’daki çeşitli büyük sivil toplum örgütlerinin ve sendikaların sürece daha aktif katılımının sağlanması ve
Doğu Avrupa’daki hareketlerle kurulan diyaloğun devam ettirilmesi ele alındı. Genişleme grubunun sunduğu rapora göre Doğu Avrupa ve Ortadoğu’nun ASF’ye katılım sayıları şöyle gerçekleşti: ”Moldovya 37, Rusya (Moskova, Leningrad) 190,Ukrayna 51, Polonya 81, Çek Cumhuriyeti 44, Bulgaristan 98, Sırbistan 6, Macaristan 92, Makedonya 11, Romanya 110, Bosna 4, Türkiye 1200, Filistin 50, Lübnan 10, Mısır 12, Diğer Ortadoğu ülkeleri 10, Afrika ülkeleri 20, Latin Amerika 15.” Gelecek ASF’nin hangi ülkede toplanacağı konusunda Danimarka-İsveç (Kopenhag ya da Malmö), Avusturya (Viyana) ve Portekiz önerildi. ASF’nin yapılacağı yeri belirlemek ve bir sonraki hazırlık toplantısını buna uygun bir yerde organize etmek için bir çalışma grubu kuruldu. Türkiye’den de TSF Koordinasyonu adına Hüseyin Yeşil ve Erkin Erdoğan’ın görev aldığı bu çalışma grubu 12 Ocak 2007’de Brüksel’de toplanacak.
<
elektrik mühendisliği 97