Elektrik Mühendisliği · Sayı 430 · Nisan 2007

VI. ENERJİ SEMPOZYUMU'NUN İLK DUYURUSU YAPILDI

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik

Yıl
2007
Sayfa
1
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • TMMOB Enerji Sempozyumu
  • enerji politikaları
  • özelleştirme
  • EPDK
  • arz güvenliği

Özet

TMMOB VI. Enerji Sempozyumu'nun Ekim 2007'de Ankara'da düzenleneceği ve ilk duyurusunun yapıldığı bildirilerek, sempozyum broşüründe yer alan enerji politikaları, özelleştirme ve küreselleşme eleştirileri özetleniyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) adına düzenlenen ve sekretaryasını Elektrik Mühendisleri Odası’nın yürüttüğü TMMOB VI. Enerji Sempozyumu, 22-23-24 Ekim 2007 tarihinde Ankara’da İMO Teoman Öztürk Kongre Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Sempozyum Yürütme Kurulu tarafından hazırlanan sempozyuma ilişkin ilk duyuru, mart ayında yapıldı. Sempozyuma ilişkin bilgi sahibi olmak ve bildiri vermek isteyenler ilk duyuru broşürüne tüm EMO Şubeleri ve EMO Genel Merkezi’nden ulaşabilirler. Bildiri konuları beş ana başlık halinde belirlenen sempozyumun, geniş bir içerikle hazırlandığı görülüyor. Bildiri başlıklarını, “Küreselleşme ve Enerji”, “Türkiye’de Enerji Politikalarının Değerlendirilmesi”, “Enerji Alanında Yeniden Yapılandırma ve Kamu İşletmeciliği”, “Enerji, Çevre, Verimlilik, Tasarruf ve Sosyal Politikalar” ve “Enerji Alanında Teknolojik ve Bilimsel Gelişmeler” oluşturuyor.

Enerji alanında çalışan ve konuya ilgi duyan tüm kişi ve kuruluşlara açık olarak düzenlenen sempozyumda bildiri sunmak isteyenlerin, bildiri özetlerini 8 Haziran 2007 tarihine kadar katılım formu ile birlikte EMO Genel Merkezi’ne göndermeleri gerekiyor. Bildiriler üzerinden yapılacak incelemeler 10 Ağustos 2007 tarihinde sona erdirilerek, program hazırlanacak. Sempozyumda sunulması uygun görülen bildirilerin aslının da 14 Eylül 2007 tarihine kadar Sempozyum Yürütme Kurulu’na teslim edilmesi gerekiyor.

VI. Enerji Sempozyumu ilk duyuru broşüründe, temel bir insan hakkı olarak kabul edilen enerjinin; ucuz, sürekli ve kaliteli şekilde sunulması gereken bir kamu hizmeti olduğu vurgulanıyor. Küreselleşme süreciyle birlikte sermayeye yeni alanlar açma arayışının, en önemli alanlardan biri olarak enerjiyi hedef seçtiğine dikkat çekiliyor. TMMOB enerji sempozyumlarının 10 yıllık geçmişinde, “Ulusal ve

Kamusal Enerji Politikaları, Küresel Enerji Savaşları, Küreselleşmenin Enerji Alanında Yapısal Değişim Programı, Kamusal Planlama ve Alternatif Enerji Politikaları, Enerji ve Çevre, Enerji Alanında Teknolojik ve Bilimsel Gelişmeler” konu başlıkları irdelenmişti.

VI. Enerji Sempozyumu’nun ilk duyuru broşüründe, fosil kaynakların rezervlerinin sınırlı olması ve artan enerji talebinin arz güvenliğini tehlikeye sokmasıyla enerji üzerinde oynanan oyunların ve yapılan pazarlıkların her geçen gün yoğunlaştığı tespiti yapılıyor. ABD’nin; önce Afganistan, ardından Irak işgali, günümüzde Ortadoğu ve özellikle İran ile Suriye’ye yönelen tehdit süreci, Rusya ile Avrupa Birliği arasında gündemden düşmeyen gerginlikler, Dünya yüzeyinde hem enerji kaynaklarının bulunduğu bölgelerin hem de pazarların kontrol edilmesi için yürütülen kaygı verici bir yarışı sergilediği vurgulanıyor. Türkiye’nin enerji alanındaki durumu değerlendirilirken, Türkiye’nin enerji hatlarının “geçiş güzergahı” olarak görüldüğünün, hegemonik güçlerin çıkarları doğrultusunda oluşturulan senaryoların içine yerleştirildiğinin, jeopolitik ve stratejik konumuyla bu kargaşanın ortasında kaldığının altı çiziliyor.

Broşürde, özelleştirme-serbestleştirme uygulamaları eleştirilirken, IMF ve Dünya Bankası direktifleriyle şekillenen enerji politikaları doğrultusunda Türkiye’de 1980’lerden itibaren uygulanan neoliberal politikalar ile enerji alanının bir çıkmaza sürüklendiği saptaması yapılıyor. Özelleştirme-serbestleştirme uygulamalarının önünü açabilmek adına çok sayıda yasal düzenleme yapıldığı aktarılan borşürde, kamunun enerji alanını özel sermayeye terk etmesi için pek çok uygulama gerçekleştirildiği vurgulanıyor. Bu uygulamaların bir kısmının yargı sürecinden dönerken, hükümetlerin de her seferinde günü birlik yasal düzenlemelerle yargı kararlarını uygulamak yerine yok saymayı tercih ettikleri ortaya konuluyor.

Enerjinin 2001 yılında çıkarılan ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun kurulmasını sağlayan bir yasa ile kamunun dışarıda bırakıldığı ticari bir alan haline dönüştürüldüğü saptaması yapılan broşürde, kimin hangi konuda yetkili ve sorumlu olduğunun bile tam olarak anlaşılmadığı belirtiliyor.

Özellikle elektrik alanında arz güvenliğinin tehlike altında olduğu aktarılan broşürde, kamunun yatırım yapmasının yasaklandığı bu ortamda, özel sektörün beklenen yatırımları gerçekleştirmediği ifade ediliyor. Broşürde, “ülke kaynaklarının değerlendirilmesini sağlayacak, Türkiye koşullarına uygun ve teknolojik gelişmeleri takip eden, uzun vadeli, merkezi ve kamusal planlamayı esas alan, sosyal, ekonomik ve çevresel politikalar ile bütünleşik bir enerji politikasına ihtiyaç duyulduğu” vurgulanıyor.

VI. Enerji Sempozyumu’nda, enerji alanının Dünya’da ve Türkiye’de yaşanan

güncel gelişmeleri de içerecek biçimde

her yönüyle irdeleneceği belirtilen

broşürde, ulusal ve kamusal çıkarları

savunan politika ve önerilerin tartışılacağı bir platform olması amaçlandığına

dikkat çekiliyor.

<

138 elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007