Elektrik Mühendisliği · Sayı 430 · Nisan 2007
7. DÜNYA SOSYAL FORMU'NDAN İZLENİMLER
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Dünya Sosyal Forumu
- Nairobi
- Kenya
- TMMOB
- Emek ve Neoliberalizm
- Alternatif Su Forumu
Özet
TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Yeşil, Kenya'nın Nairobi kentinde düzenlenen 7. Dünya Sosyal Forumu'na katılımını anlatarak forumdaki toplantılara, örgütlenme sorunlarına ve gözlemlerine yer veriyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
7. DÜNYA SOSYAL FORUMU'NDAN
İZLENİMLER
Hüseyin Yeşil-TMMOB Yönetim Kurulu II. Başkanı Türkiye Sosyal Forumu Sözcüsü [email protected]
7.Dünya Sosyal Forumu 20-25 Ocak 2007 tarihlerinde Kenya’nın başkenti Nairobi’de yapıldı. Türkiye Sosyal Forum’undan 10 kişi 7. Dünya Sosyal Forumu’na katıldık.
Gidişimiz sıkıntılı başladı. Kimimiz havaalanına giderken, kimimiz valiz hazırlarken Hrant Dink’in katledildiğini duyduk. Dolayısıyla Hrant’a son görevimizi yapamadan sekiz saatlik uçak yolculuğuna başladık. Gerçi bazılarımız (Çiğdem Mater ve Yıldız Önen) Agos Gazetesi’nin önüne gidebilmeyi ve oradan havalimanına gelmeyi başarmışlardı. Nairobi yolculuğumuz, 19 Ocak 2007 tarihinde saat 20.30’da başladı, ertesi gün Kahire’de verdiğimiz bir saatlik molanın ardından devam ettik. Kahire’de dolmuş usulü yolcu indirme-bindirme ve yolcular uçağın içindeyken süpürge makinesi ile temizlik işlemlerinden sonra saat 22.30 sularında uçağımız yeniden havalandı ve yaklaşık beş saatlik uçuştan sonra Ekvator’un altına yani Nairobi’ye indik. Pasaport ve vize işlemleri uzun sürmedi. Ayakbastı parası olarak kişi
başına 50 Amerikan Doları ödedik ve Afrika’ya ayak bastık.
Çiğdem’in girişkenliği ve ataklığı sayesinde sorunsuz bir şekilde otellerimize yerleştik. İlk günümüzün büyük bölümü DSF’ye kayıt için kuyruklarda beklemekle geçti diyebiliriz. Bürokrasi her yerde olduğu gibi DSF’de de vardı.
DSF UHURU (Bağımsızlık Parkı) Parkı’ndaki yürüyüş, konuşmalar ve konser ile başladı. Her dakika ve her yerde yanınıza ayakları çıplak, üstü başı perişan büyük-küçük bir Kenyalı yanaşıyor ve yardım istiyor. Gerçi ülkemizde de buna benzer manzaralar var, ancak burada daha fazlasını görebiliyorsunuz.
Kenya, nüfusunun kayıtlı olarak yüzde 15’i, kayıtlı olmayanlarla birlikte yüzde 25-30’u AIDS’li, toplumun en üst gelir gurubu ile en alt gelir gurubu arasındaki uçurum çok büyük olduğu bir ülke. Nairobi de suç oranının çok yüksek olduğu bir kent. Bu yüzden akşam saat 7’den sonra sokaklar boş oluyordu. Gündüz dahi bir yerden
bir yere taksi ile gitmemiz tavsiye ediliyordu. Gündüz dahi olsa yalnız dolaşmamamız isteniyordu.
İkinci günü toplantılar başladı. Toplantılar, KASARANİ Uluslararası Spor Kompleksi’nde yapıldı. Futbol sahasının tribünleri, bolüm bölüm üstleri çadırlarla örtülerek toplantı mekanları haline getirilmişti. Kapalı spor salonunun tüm mekanları da birer toplantı salonu olmuştu. Ayrıca açık alanlarda çok sayıda dev çadırlarla toplantı mekanları yaratılmıştı.
Bütün toplantılar bu komplekste yapıldı. Forum programı az basıldığı için binlerce katılımcı birinci ve ikinci gün zamanının çoğunu program aramakla geçirdi. Toplantı sayısı o kadar çoktu ki, (programa göre 1000 toplantı) ancak 6 tanesine katılabildim. Ayrıca stadın etrafı, başta Kenya olmak üzere Afrika’daki diğer ülkelerin yerel el yapımı malzemelerinin satıldığı standlarla doldurulmuştu. Yine stadın etrafında Afrikalılar’ın müzik-dans gösterilerinin yanı sıra sürekli büyük, küçük çeşitli gösteriler yapılıyordu.
114 elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007
Katıldığım “Su”,“Emek ve Neoliberalizm” konulu toplantılar en çok ilgi gören toplantılar oldu. Bu konuların Dünya Sosyal Forumu’nun gündemine ilk kez girdiğini vurgulamak gerekir. Bu açıdan da çok önemliydiler.
“Su” konulu seminerde 2009 yılında “Dünya Su Kongresi”ne alternatif bir “Su Forumu”nun örgütlenmesi konuşuldu. Bu Alternatif Su Forumu’nun İstanbul’da yapılacak olması bizim açımızdan çok önemlidir. Bunun için bu forumun hazırlık toplantılarına başta TMMOB olmak üzere ilgili kurumların katılımını sağlamak gerekiyor. Kurulan “Emek ve Neoliberalizm Ağı”na da başta KESK ve DİSK olmak üzere emek örgütlerinin katılımı sağlanmalı.
Forum, son gün yapılan bir yürüyüş ve UHURU Parkı’nda gerçekleştirilen bir konserle son buldu.
Dünya Sosyal Forumu’nun, sosyal hareketlerin örgütlülüğünün zayıf olduğu Afrika’da yapılmış olması önemlidir. Ancak, çok sayıda toplantının olması, hem mekan açısından, hem de çeviri (yok denecek kadar az sayıda toplantıda çeviri yapıldı) açısından sıkıntılar yarattı. Bazen iki toplantı aynı mekanda yan yana yapılıyordu. Dolayısıyla konuşmalar birbirine karışıyordu.
Kenya’da yapılan Dünya Sosyal Forumu’nun örgütlenmesindeki üç önemli yanlışlığa işaret edebiliriz. Birincisi, sponsor olarak Kenya’nın Cep Telefonu İşletmecisinin (CELLTEL) seçilmiş olması. İkincisi forumun yapıldığı mekanın etrafında yemek servisi yapan firmaların bir kısmının Kenya Savunma Bakanı ile bağlantılı olması. Üçüncüsü de forum için tespit edilen giriş ücretlerinin özellikle Kenyalılar ve diğer Afrikalılar için yüksek olması idi. Aylık
ortalama 100-150 dolar ile geçinmek zorunda olan bir Kenyalı için foruma girişte ödeyeceği yaklaşık 10 dolar çok büyük bir ücrettir. Bu yüzden ilk gün forumda Kenyalı çok az idi. Çeşitli seminerlerde yapılan eleştiriler ve görüşmeler sonucunda Kenyalılar için ikinci gün kapılar açıldı.
Dünya Sosyal Forumu da dahil olmak üzere bu platformları abartmadan onlara büyük işlevler yüklemeden değerlendirmeliyiz. Ancak bunları yok saymak veya önemsiz olarak değerlendirmek de doğru değildir.
Bu foruma katılmış olmak ve dünyanın
dört bir tarafından gelmiş “Başka Bir
Dünya” için mücadele eden insanlarla
birlikte olmanın çok önemli olduğunu
düşünüyorum. Ayrıca bunun Afrika’da yaşanmış olması da ayrı bir
deneyimdi.
<
elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007 115