Elektrik Mühendisliği · Sayı 430 · Nisan 2007

İŞ ALANI, ENERJİ POLİTİKALARI, HUKUK VE SAĞLIK BOYUTUYLA NÜKLEER SANTRALLAR YAŞAMIN NERESİNDE

Nükleer enerji Haber ve etkinlik

Yıl
2007
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Nükleer enerji

İlgili: Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme, Elektromanyetik alanlar ve sağlık

Anahtar kelimeler

  • Sinop nükleer santrali
  • Çernobil
  • EMO
  • panel
  • enerji bağımsızlığı
  • yenilenebilir enerji istihdamı

Özet

Sinop'ta düzenlenen panelde EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş ile diğer konuşmacılar, nükleer santrallerin enerji politikası, istihdam, hukuk ve sağlık boyutlarını eleştirel biçimde ele aldı; Çernobil örneği ve nükleer santralin çevre-sağlık riskleri vurgulandı.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

İŞ ALANI, ENERJİ POLİTİKALARI, HUKUK ve SAĞLIK BOYUTUYLA NÜKLEER

SANTRALLAR YAŞAMIN NERESİNDE?

“İş Alanı, Enerji Politikaları, Hukuk ve Sağlık Boyutuyla Nükleer Santraller Yaşamın Neresinde?” adlı panel, 10 Mart 2007 tarihinde Sinop’ta yapıldı. Panelde Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş “Enerji Politikaları ve Nükleer Santral’ başlıklı bir sunum yaptı.

Panelde ilk sözü alan Cengiz Göltaş, Türkiye’nin enerjide öz kaynak potansiyeline dikkat çekerek, nükleer enerjiye ihtiyaç olmadığını anlattı. Türkiye’nin elektriksiz kalacağının yalandan ibaret olduğunu söyleyen Göltaş, enerji politikalarını IMF ve Dünya Bankası’nın belirlediğini dile getirdi. Göltaş, Türkiye’nin bile bile enerji alanında borçlandırıldığının altını çizdi. Türkiye’nin bağımsız bir enerji politikası olması gerektiğini ifade eden Göltaş, bunu sağlayacak kaynakların da fazlasıyla olduğunu belirtti. “Hızlı tren yaptım diye faciaya yol açan, depremde binlerce insanın ölmesine neden olan yöneticilerin, nükleer santral gibi tehlikeli bir şeyi güvenli biçimde işletme ihtimali yoktur” diye konuşan Göltaş, Sinop halkının geleceğine sahip çıkması gerektiğini dile getirdi.

Kamu Yönetimi Uzmanı Serhat Salihoğlu ise nükleer santrallara karşı çıkışları önlemek için “yeni iş alanları açılacağı” yalanının söylendiğini, insanların işsizliğinin suiistimal edildiğini ifade etti. “Sinop’a kurulacak santral, iş değil işsizlik getirir” diyen Salihoğlu, “Buralarda en fazla 100 kişi çalışır. Bunun yerine yapılacak yenilebilir enerji kaynakları işletilirse, bu sayının çok daha fazlası istihdam edilebilir” şeklinde konuştu. Doğal güzellikleri olan Sinop’un, kurulacak nükleer santrallarla beraber güzelliklerini kaybedeceği uyarısında da bulunan Salihoğlu, Sinopluları santrala karşı çıkmaya davet etti. Seçimlerin yaklaştığını hatırlatan Salihoğlu, “Sinoplular, nükleer santrallara karşı olan adaylara oy vermeliler” diye konuştu.

“İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN BÜYÜK TEHDİT”

“Çernobil’in Türkiye’ye Etkileri” konulu sunum yapan Prof. Dr. Osman Karababa, nükleer santralın çevre ve insan sağlığı açısından büyük tehdit içerdiğini dile getirdi. Nükleer santralların toprağı ve suyu kirlettiğini, kansere neden olduğunu ifade eden Karababa, yöneticilerin bu tehlikeyi algılama konusunda çok geri olduğunu ifade etti. Nükleerin bugüne kadar birçok felakete yol açtığını hatırlatan Karababa, Çernobil’in yarattığı zararlardan ders alınmadığını kaydetti.

“Üniversiteler yeteri kadar özgür

ve özerk değil” diyen Halk Sağlığı

Uzmanı Umur Gürsoy, nükleer santralların teknolojisinin dışarıya bağımlı

olacağını ifade etti. Türkiye’de birçok

alanda olduğu gibi teknoloji alanında

da önemli altyapı sorunlarının olduğuna dikkat çeken Gürsoy, yasalarda

bulunan boşluklar nedeniyle önemli

sorunlar yaşanacağı uyarısında

bulundu. Gürsoy, nükleer santrallar

ve yarattığı tahribat, dünyanın bile

baş edemediği bir durumdayken

Türkiye’de nelerin yaşanabileceğini

düşünmek bile istemiyorum. Sonuç

olarak Türkiye bu riski alamaz, nükleer santrallara karşı mücadeleyi bir

an önce daha güçlü örgütlemeliyiz”

diye konuştu.

<

110 elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007