Elektrik Mühendisliği · Sayı 430 · Nisan 2007
'ULUSAL' ELEKTRONİK SANAYİ ALDATMACASI
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 6
- Okuma süresi
- 8 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- DPT
- Dokuzuncu Kalkınma Planı
- elektronik sanayi
- özel ihtisas komisyonu raporu
- ithalat-ihracat
- Ar-Ge teşvikleri
Özet
Yazar, DPT'nin Dokuzuncu Kalkınma Planı çerçevesindeki Elektronik ve Elektrikli Makineler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu'nu eleştirel biçimde inceleyerek, Türkiye elektronik sanayisinin ithalata bağımlı, bileşen üretiminden yoksun ve tüketim cihazlarına dayalı yapısını verilerle ortaya koyuyor. "Ulusal sermaye" söylemini ve raporun özelleştirmeci-piyasacı yaklaşımını eleştiriyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
DPT Elektronik ve Elektrikli Makineler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nun gösterdiği…
“ULUSAL”
ELEKTRONİK SANAYİ
ALDATMACASI
Mahir Ulutaş-Elektrik ve Elektronik Mühendisi [email protected]
Devlet Planlama Teşkilatı’nın, 2007-2013 tarihleri arasındaki döneme dair Dokuzuncu Kalınma Planı çerçevesindeki “Elektronik ve Elektrikli Makineler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu” yayımlandı. “Elektronik Sanayi” ve “Elektrikli Makineler Sanayi” olmak üzere iki bölüm halinde yayımlanan raporda ayrıca elektronik sanayinin her bir alt sektörü için ekler kısmında alt raporlar hazırlanmış. Bu yazıda Plan’ın sadece elektronik sanayi ve onun alt sektörlerine dair olan kısımları kısaca incelenmiş olup “Elektrikli Makineler Sektörü Raporu” bir başka yazıya bırakılmıştır.
Plan’ın ana omurgasını özelleştirmeci ve uluslararası kapitalist işbölümünün tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdeki yıkıcı etkilerini görmezden gelen bir anlayış oluşturmakta.
Elektronik sanayi hiç kuşkusuz eğitimden tıbba, askeri teknolojilerden sanayinin diğer tüm alanlarına yayılan kullanımıyla temel ve stratejik bir
sektör haline gelmiştir. Bir yandan özellikle merkez kapitalist ülkelerdeki muazzam Ar-Ge çalışmalarıyla ürünlerin teknolojik ömürlerinin kısalması, her geçen gün elektronik alanında yeni teknolojilerin su yüzüne çıkması, diğer yandan yaşamın her alanında elektronik uygulamaların yaygınlaşan kullanımı düşünüldüğünde, alanda ciddi bir dinamizm olduğu görülüyor.
Elektronik teknolojinin girip de dönüştürmediği bir alan neredeyse yok. Bu özellikleriyle artık sadece ayrı bir sanayi veya sektör olarak ele alınamayacak kadar önemli. Bununla birlikte “dikey ve yatay dinamizm” olarak adlandırılabilecek bu süreç, elektronik alanının 1.3 trilyon doları aşan pazar hacmi ve buna paralel istihdam olanaklarıyla ekonomik olarak da devasa bir sanayi haline gelmesine neden olmuştur.
Dolayısıyla bu sektöre dair bütünlüklü ve planlı bir bakış gerekmektedir. Burada sorgulanan, DPT Özel İhtisas Raporu’nun ne oranda böylesi bir bakışa sahip olduğudur.
Raporun giriş bölümünde sektörle bilgi toplumu arasında bağlantı kurularak, şöyle denilmektedir:
“Dünyamız kimi zaman Sanayi Devrimiyle eş tutulan, kimi zaman yeni çağa geçiş olarak adlandırılan, kapsamlı ve son derece hızlı bir değişim sürecine tanık olmaktadır. Üretim yeteneklerinin en önemli değer olduğu sanayi toplumu, bu süreç içinde bilgi ve iletişim teknolojileri temelinde yeniden biçimlenmekte ve bilgi toplumuna dönüşmektedir.”
Raporun analizine girmeden önce konu ile ilgili pek çok yerde karşımıza çıkan ve sanayi toplumundan öte yeni bir toplumsal sistem olarak öne sürülen “bilgi toplumu” kavramı üzerine birkaç söz söylemek yararlı olacaktır. Bilişim teknolojisindeki gelişmeler, robotik teknolojilerin ve yapay zeka uygulamalarının endüstriyel ürünler verecek düzeye gelmesi, otomasyon sistemlerinin yaygınlaşması ve hepsinden önemlisi kol emeğinin yanı
elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007 81
sıra kafa emeğinin de belli oranlarda ve sektörlerde ikame edilebildiği bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Bilgi toplumu kavramını, tüm bu gelişmelerin, toplumun kültürel, demografik vs yapısında ve toplumsal algıda neden olduğu değişimlerin ve altüst oluşların etkisi ile ortaya atılan heyecanlı ve abartılı bir tez olarak değerlendirmek bir dereceye kadar mümkün. Abartılı bir tez denebilir, çünkü toplumbilimsel olarak, bir toplumsal yapıyı diğerinden ayıran temel kriterin, maddi nesnelerin üretimleri ve yeniden üretimleri içerisinde toplumsal grupların ve sınıfların birbirleriyle ve üretici güçlerle girdikleri ilişki olduğu açıkça söylenebilir. Sanayi toplumu, refah toplumu, bilgi toplumu vs gibi kavramlar belli noktaların vurgulanması açısından işlevli görülebilirler, ancak bilimsel olarak toplumlar; köleci toplum, feodal toplum, kapitalist toplum vs. gibi üretim ilişkileri temelli sınıflandırılırlar.
Pek çok yerde kurulmaya çalışılan sanayi toplumu/bilgi toplumu karşıtlığı, yukarıda ifade edilenden çok daha başka anlamlarda da kullanılıyor. Büyük çaplı kitlesel üretimin gerçekleştiği, hiyerarşik bir toplum modeli ve sınıflı bir toplum olarak ortaya konan sanayi toplumuna karşın, (burada hem kapitalist hem de sosyalist toplumların sanayi toplumu kavramı etrafında aynılaştırıldığına dikkat edilmeli) esnek üretimin ve ademi merkeziyetçi anlayışın hakim olduğu neredeyse sınıfsız bir toplum modeli olarak post-modern “düşünürler” tarafından ortaya atılmış bir kavram olarak bilgi toplumu vaaz ediliyor.
Raporda elektronik sanayi genel olarak;
“a) Bileşenler (komponentler) alt sektörü: devre elemanları, resim tüpleri, bobin, transformatörler vs. b) Tüketici elektroniği alt sektörü:
TV, DVD-VCD, uydu alıcıları vs. c) Telekomünikasyon alt sektörü: cihazlar, işlemler, servis sağlayıcılar vs. d) Profesyonel ve endüstriyel cihazlar alt sektörü: UPS, redresör, inverter vs. e) Askeri elektronik cihazlar alt sektörü f)Bilgisayar alt sektör” olmak üzere 6 alt sektöre bölünerek sınıflandırılmış.
Raporda ifade edildiği üzere, Türkiye elektronik sektöründe ihracatın iki katı ithalat yapan bir ülke konumunda bulunuyor. 2004 yılında 4 milyar 29 milyon dolarlık dışsatım yapılmışken, dışalım miktarı 2003 yılına göre yüzde 47.9 bir artışla 8 milyar 940 milyon dolara yükselmiş.
Tablo 1’e baktığımızda, ülkedeki elektronik sanayi üretiminin yüzde 61.3’ü
Tablo 1. Elektronik Sanayii Üretim Miktarı (değer olarak 1000 ABD $)
1999 2000
YILLAR 2001 2002 2003
165.000 136.000 88.400 105.000 125.000 225.000 200.000 -17,6 -35 18,8 19 80 -11,1
Tüketim Cihaz. Alt Sektörü
1.296.924 1.364.857 1.385.000 1.921.500 2.410.500 4.293.500 4.050.000
1,5 38,7 25,4 78,1 -5,7
Telekom Cihaz. Alt Sektörü
841.000 924.000 935.000 952.210 912.000 975.000 950.000 9,9
1,2
1,8
-4,2
6,9
-2,6
Diğer Prof.&End Cihaz.Alt Sekt.
335.000 340.000 305.000 350.000 415.000 650.000 715.000 1,5
-10,3 14,8
18,6
56,6
Askeri Elektr. Cih.Alt Sektr.
210.450 215.500 204.000 240.000 278.950 433.400 450.000 2,4 -5,3 17,6 16,2 55,4 3,8
Bilgisayar Cih. Alt sektörü
160.000 200.000 205.000 215.000 236.280 427.740 450.000 25
2,5 4,9 9,9
TOPLAM
3.008.374 3.180.357 3.122.400 3.783.710 4.377.730 7.004.640 6.815.000 5,7 -1,8 21,2 15,7 60 -2,7
Kaynak: TESİD, İMMİB, TÜİK (Türkiye istatistik Kurumu)
82 elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007
tüketim cihazları alt sektöründe gerçekleşirken, yüzde 14’ü telekomünikasyon alt sektöründe ve sadece yüzde 3.2’si oranında bileşenler alt sektöründe üretim yapılmış olduğu görülüyor. Elektronik sanayi üretim miktarlarını gösteren bu tablodan, temel bileşenleri yurtdışından ithal eden ve Türkiye’de son tüketiciye dönük elektronik cihazlar üreten bir sektörel görüntü ortaya çıkıyor. Tablo2’deki ithalat miktarlarına bakıldığında bu sonuç daha net anlaşılıyor.
Elektronik sanayi alt sektörlerinde üretim, ithalat ve ihracat verilerinin sıralandığı 3 tabloya birlikte bakıldığında ortaya çıkan bir diğer ilginç nokta da, 2001 yılındaki büyük ekonomik krize rağmen son 3 yılda hem üretimde, hem ithalatta hem de ihracatta tüketim cihazları alt sektöründe dolar bazında ciddi artışların yaşanmış olmasıdır. Ülkemizde tüketim ideolojisinin geldiği düzeyi göstermesi bakımından da dikkate değer olan bu sonuç, aynı zamanda raporun, Türkiye Elektronik Sanayisi’nin “rekabet” gücünü kazanabilmesi için çıkış yolu olarak, bu sektörü göstermesinin de sebeplerini açığa vuruyor. Raporun muhtelif yerlerinde, sektörün itici gücü olarak, halihazırda ciddi bir yurtdışı pazar payı olmasından da hareketle, tüketici elektroniği alt sektörünün görüldüğü açıkça belirtiliyor.
“Bileşenler alt sektörünün, kendi dışında bütün alt sektörleri yakından ilgilen-
Tablo 2. Elektronik Sanayi Ürün İthalatı (Değer Olarak 1000 ABD $)
YILLAR
Sıra Alt Sektör
No: Grupları
957.710 1.146.208 1.038.251 1.416.640 1.735.048 2.309.962 2.249.838 19,7 -9,4 36,4 22,5 33,1 -2,6
Tüketim 2 Cihazları Alt
420.049 523.691
Telekom. 3 Cihazları Alt 2.001.708 2.463.951
898.739 992.056
Bilgisayar 5 Cihazları Alt 1.172.679 1.451.224
401.978 972.131 958.399 748.203
405.666 617.070 991.736 1.239.670 24,7 23,2 0,9 52,1 60,7 25 901.134 1.096.869 1.911.027 2.105.950 23,1 -60,5 -7,3 21,7 74,2 10,2 835.246 1.260.567 2.182.932 2.237.000 10,4 -3,4 -12,8 50,9 73,2 2.5 880.098 1.335.569 1.544.482 1.776.159 23,8 -48,4 17,6 51,8 15,6 15
TOPLAM 5.450.885 6.576.530 4.118.332 4.438.784 6.045.103 8.940.139 9.408.804 20,7 -37,4 7,8 36,2 47,9 5,2
Kaynak: TESİD, İMMİB, TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu)
elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007 83
dirdiği için stratejik bir önemi bulunmaktadır… Bu alt sektörün gelişmesi, diğer alt sektör üretimlerindeki katma değeri artıracak, maliyetleri düşürecek ve sektör genelinde rekabet gücünü artıracak niteliktedir” tespiti yapılmış olmasına rağmen bu konuda raporda doyurucu bir planlama oluşturulamıyor.
Bunun temel gerekçesi ise, kamunun alandaki rolünü, “özel sektörün desteklenmesi”, “uygun ve dengeli bir rekabet ortamının sağlanması” ve “rekabetçi bir mali piyasanın uygulanması” ile sınırlayan bir bakışın olmasıdır. Buna paralel olarak raporun satır aralarından çıkan bir diğer sonuç da, gerek sektöre teşviklerde, gerekse ArGe desteklerinde proje sayısı ve mali tablo açısından ciddi bir dalgalanmanın yaşanmış oluşudur.
Tablo 4’te yıllar itibariyle elektronik sanayine verilen teşvik miktarları görülmektedir. Tablo 5’te ise Türkiye
Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın elektronik sektöründe Ar-Ge çalışmalarına sağladığı destek tutarları yer almaktadır. Bu tablolardaki veriler, şu temel gerçekler etrafında değerlendirilmelidir.
Özel sektör karının maksimizasyonunu hedefler. “Ulusal” sermaye de bu bakıştan bağımsız değildir ve zaten
“ulusal” sermaye ile uluslararası sermaye arasında bir çelişki olduğunu düşünmek sorunu yanlış anlamanın ve yanlış politikalar önermenin de temelini oluşturmaktadır.
“Ulusal” büyük sermaye, bileşenler alt sektörüne, uzun vadeli Ar-Ge gerektiren, yüksek maliyetli ve riskli bir alan
Tablo 3. Elektronik Sanayi Ürün İhracatı (Değer Olarak 1000 ABD $)
(1))
(2)
Tüketim 2 Cihazları
Telekom. 3 Cihazları
Askeri
Elektronik Cih. Alt
Bilgisayar 6 Cihazları
1999 (3) 67.035 780.739 347.407 119.558
65.800
64.994
2000 (4) 63.583 873.116 400.002 122.342
28.200
55.040
2001 (5)
YILLAR 2002 (6)
50.039 60.922
2003 (7) 72.252
2004 (8) 103.509
2005 (9)
YILLIK ARTIŞLAR (%) 2000 2001 2002 2003 2004 2005 (4/3) (5/4) (6/5) (7/6) (8/7) (9/8)
131.322 -5,1 -21,3 21,7 18,6 43,3 26,9
904.307 1.570.902 1.937.886 2.913.488 3.083.900 11,8 3,6 73,7 23,4 50,3 5,8
534.898 547.906 537.407 603.437 765.871 15,1 33,7 2,4 -1.9 12,3 26,9
147.624 176.509 203.161 310.864 351.609 2,3 20,7 19,6 15,1 53 13,1
19.400 22.405 50.521 55.810 55.500 -57,1 -31,2 15,5 125,5 10,5 -0,6
40.484 32.884 31.852 42.221 57.287 -15,3 -26,4 -18,8 -3.1 32,6 35,7
TOPLAM 1.445.533 1.542.283 1.696.752 2.411.528 2.833.079 4.029.329 4.445.489 6,7 10 42,1 17,5 42,2 10,3
Kaynak: TESİD, İMMİB, TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)
84 elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007
olduğu için girmezken, kısa sürede karını maksimize edebileceği montajcı, son tüketici ürünlerine yatırım yapmaktadır. 2001 krizinde ülkedeki fabrikalarını kapatıp, Romanya’ya iki günde fabrika diken “ulusal” sermaye gruplarını hep birlikte gördük. Bedelsiz arsa tahsisi, yüzde 100’e varan yatırım indirimi, vergi indirimi, kredi desteği vs. gibi teşviklerle “ulusal” bir elektronik sektörünün kendiliğinden dinamizm
yaratacağını düşünmek en iyi ifade ile hayalciliktir. Zaten raporun kendisi de sektörün itici gücü ve çıkış yolu olarak tüketici elektroniği alanını görüyor.
Üstelik tam da “rekabetçi bir mali piyasa” yaratıldığı için, ülke ekonomisi küresel mali sermaye hareketlerine ve spekülasyonlara açık hale gelmiştir. Hem mali piyasalara entegrasyon önerip, diğer yandan istikrarlı bir ArGe desteği ve mali teşvik beklemek
de hayalciliktir. Aslında “rekabetçi bir mali piyasa” talebinin arkasında da uluslararası sermayenin ülkeye girip yatırım yapmasından medet uman bir bakışı görmek mümkün. Sektörde hedeflenen, yerli sanayicinin desteklenmesi, teşvik, destek söylemlerinin aldatıcılığının arkasında, kısa vadeli kar realizasyonu için yabancı ulusüstü tekellerin yerli taşeronu olma politikalarıdır.
Tablo 4. 1980-2005* Yılları Arasında Elektronik Sanayii'ne Verilen Yatırım Teşvik Belgeleri (cari fiyatlarla)
Yıllar
Verilen Belge Sayısı
Toplam Yatırım (YTL)
Sabit Yatırım (YTL)
4,455
15,914
7,697
16,072
16,477
169,210
279,165
52,266
48,706
544,567
701,038
4,094,238
4,556,726
289,736
1,509,878
30,028,150
9,023,582
9,643,187
72,179,629
39,499,941
198,531,571
41,544,524
238,893,010
113,304,910
35,473,555
Kaynak: Hazine Müsteşarlığı * 2005 Eylül ayı sonu itibarıyla
354 2,030 7,149 3,782 10,883 10,766 135,734 203,463 43,350 37,744 466,797 697,245 4,092,938 4,407,120 289,301 1,506,478 29,931,731 9,023,582 9,643,187 72,179,629 39,496,741 198,531,571 41,544,524 238,893,010 113,304,910 35,473,555
İşletme Sermayesi Döviz Kullanımı
(YTL)
(bin $)
25 465 870 553 618 635 3,477 1,471 520 900 77,600 3,000 1,300 40,425
0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0
4,571 11,103 20,242
6,376 9,393 14,175 39,872 39,890 9,554 8,915 71,800 34,969 87,385 50,922 4,257 11,262 45,640 19,763 24,559 51,507 41,479 110,527 22,784 93,503 54,151 16,988
İstihdam (Kişi)
308 306 1,605 110 798 772 1,489 1,140 1,328 612 4,186 1,324 907 1,397 180 324 1,374 727 1,094 1.416 1,028 1,100 413 458 1,483 1,298
elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007 85
Böylesine merkezi ve ekonomiyi yakından ilgilendiren bir alanda konuyu genişletmek mümkün, ancak son olarak, yapılması gereken temel tercihleri kısaca sıralamak gerekirse;
1- Öncelikle, ülkenin temel ekonomik politikasının sıcak paraya ve uluslararası mali sermaye hareketlerine olan bağımlılığının bir an evvel değiştirilmesi gerekmektedir. 2- Kamunun merkezi bir plan ve toplumsal yarar anlayışı ile bu sektöre yatırımda bulunmasının önü açılmalıdır. Bu noktada özellikle, üniversitelerin Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli ve elektronik sanayinin temel bileşenlerinin üretilmesi ve geliştirilmesine yönlendirilmelidir. 3- Özel sektörün ne olursa olsun desteklenmesi anlayışından vazgeçilmelidir. Uluslararası işbölümünün geldiği nokta gereği, ucuz işgücü cenneti olması ve maliyetlerinin daha düşük tutulabilmesi nedeniyle Türkiye’ye aktarılması küresel sermayenin de işine gelen son kullanıcıya dönük ürünlerin üretimini yapan “ulusal” büyük sermaye gruplarındansa, yüksek lisans ve doktoralı mühendisleri barındıran, araştırma-geliştirme ve teknoloji yoğun ara ürün prototipleri
yaratmaya dönük çalışmalar yürüten, küçük ve orta ölçekli kuruluşlara destek verilmelidir. Bu ürünlerin
üretimi konusunda da kamu üzerine düşen görevi almalıdır.
4- Hepsinden önemlisi, elektrikelektronik, elektronik, elektronik
ve haberleşme ile bilgisayar mühendisliği bölümlerinin müfredatı
alandaki temel yönelim ve öncelikler uyarınca gözden geçirilmeli,
ayrıca kontenjanlar yeniden ayarlanmalıdır. Buna paralel olarak,
ülkemizdeki en önemli açık olan,
yetişmiş ara teknik eleman açığına
dönük yeni üniversite programları,
kurs ve eğitim programları oluşturulmalıdır.
<
Tablo 5. 1980-2005* Yılları Arasında Elektronik Sanayii'ne Verilen Yatırım Teşvik Belgelerinin Fonksiyonlarına Göre Dağılımı (adet)
Elektrik/Elektromekanik
Enformasyon
Yıllara Göre Destek Toplamı
3,788,561
1,888,723
2,070,750
1,009,500
2,714,202
1,257,464
13,725,306
6,602,615
6,162,952
2,815,425
1,060,080
530,040
5,136,328
2,523,107
12,289,285
5,564,406
6,338,174
3,169,087
5,478,592
2,739,296
4,676,103
2,338,051
15,009,991
7,474,254
Kaynak: TTGV * 2005 Kasım ayı sonu itibarıyla
3,382,996 440,202
1,929,787 5,359,351 1,989,100
0 1,771,665 9,934,172 5,121,773 8,609,515 9,583,108 4,795,510
649,750
1,454,905 212,063 886,148
2,631,008 990,900 0 877,737
4,905,879 2,560,883 3,952,203 4,791,554 2,397,755
3,343,628 1,221,563 2,143,612 9,233,623 3,806,325
530,040 3,400,844 10,470,285 5,729,970 6,691,499 7,129,605 9,872,009
86 elektrik mühendisliği, 430. sayı, nisan 2007