Elektrik Mühendisliği · Sayı 431 · Ağustos 2007
SAĞLIKTA BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLİĞİ UMUT OLDU
Biyomedikal mühendisliği Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik eğitimi, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Biyomedikal Mühendisliği Sempozyumu
- IEEE-EMBS
- Metin Akay
- kalp ritmi
- sara hastalığı
- beyin-bilgisayar arayüzü
Özet
Antalya'da EMO desteğiyle düzenlenen 5. Uluslararası Biyomedikal Mühendisliği Gelişen Teknolojiler Sempozyumu'nda alanın önde gelen isimleri kalp ritmi düzenleme, sara tedavisi, görüntüleme ve beyin-vücut iletişimi gibi konulardaki gelişmeleri paylaştı. Ayrıca Türkiye'deki biyomedikal mühendisliği eğitimi ve sektörün büyüklüğüne dair veriler aktarıldı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Beşincisi Türkiye’de yapılan uluslarararası sempozyumda, yeni gelişmeler ele alındı…
Mühendislik ve tıp alanlarının birlikteliği olarak nitelendirilebilecek olan Biyomedikal Mühendisliğinin gelişimi, “kalp ritminin düzenlenmesinden, sara hastalığının tedavisine, beyin sinyallerinin vücuttaki organlara iletimine” kadar pek çok alanda umut verici gelişmelere yol açıyor. Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) desteği ile Antalya’da düzenlenen 5.Uluslararası Biyomedikal Mühendisliği Gelişen Teknolojiler Sempozyumu’nda bu alanda yaşanan gelişmeler gözler önüne serildi.
5.Uluslararası Biyomedikal Mühendisliği Gelişen Teknolojiler Sempozyumu, “Sinir ve Kardiyovasküler Mühendislikte Gelişmeler” ana başlığı altında Türkiye’de yapıldı. EMO, Akdeniz Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, TÜBİTAK ve IEEE-EBMS (Institute of Electrical and Electronics EngineersEngineering in Medicine and Biology Society) işbirliği ile gerçekleştirilen sempozyum, Antalya’da 1 Haziran 2007 tarihinde düzenlendi. Sempozyumda, Biyomedikal Mühendisliği alanının uluslararası çapta önemli
isimleri deneyimlerini ve yaptıkları bilimsel çalışmaları aktardı.
Arizona State Üniversitesi’nden Prof. Dr. Metin Akay’ın başkanlığında hazırlıkları yapılan 5.Uluslararası Biyomedikal Mühendisliği Gelişen Teknolojiler Sempozyumu’nun Onur Kurulu’nda EMO adına Orhan Örücü, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Metin Lütfi Baydar ve IEEE-EMBS Başkanı Donna Hudson yer aldı.
elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007 115
Sempozyumun Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Akay’ın açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan EMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Dolanay, sempozyumun Antalya’da Biyomedikal Mühendisliği alanında gerçekleştirilen ilk bilimsel amaçlı toplantı olduğuna dikkat çekti.
“Biyomedikal Mühendisi İhtiyacı Büyüyor”
Sempozyum Onur Kurulu Üyesi Elektrik Mühendisi Orhan Örücü açılış konuşmasında, 23 üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve biyomedikal cihaz teknolojisi ile ilgili eğitim çalışmaları olduğunu kaydederek, şu bilgileri verdi:
“Biyomedikal Mühendisliği eğitimine 2006-2007 öğretim yılında 53 yeni kayıt yaptırılmış olup, okuyan öğrenci sayısı 319 kişi, geçen yıl mezun sayısı ise 46 kişidir. Yüksek lisans alanına yeni kayıt yaptıran 28, okuyan 77, mezun sayısı ise 6 kişidir. Doktora alanında ise yeni kayıt yaptıran 2 kişi, okuyan 13 kişi mezun 1 kişidir.”
Sektörün parasal hacminin ülkemizde 4 milyar dolar mertebesine yükseldiğine dikkat çeken Örücü, biyomedikal sistemlerin tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra sistemlerin verimli kullanılmasında görev alacak teknik bilgi birikimine sahip elemanlara duyulan gereksinimin her geçen gün artmakta olduğunun da altını çizdi.
Sempozyumun davetli bildirileri, alanın dünyaca önemli isimleri Prof. Dr. Sergio Cerutti, Prof. Dr. Andrew Laine, Prof. Dr. Olaf Dossel, Prof. Dr. Dominique Durand ve Prof. Dr. Jose Principe tarafından sunuldu.
“Görüntüleme Teknolojisi Gelişiyor”
Milan Teknik Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr.
Sergio Cerutti, mühendislik metotlarını tıpta ve biyolojide kullandıklarını belirtirken, vücuttan alınan görüntüleri inceleyerek tanı koyabildiklerini anlattı. Cerutti, kalp krizi, hipertansiyon gibi çeşitli sağlık problemlerinin tanısını ve nedenlerini elde edilen görüntüler aracılığıyla saptayabildiklerini kaydetti.
Dört Boyutlu Ultrason
Colombia Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Andrew Laine de yaptığı son çalışma olan kalp kaslarındaki gerginliğin hesaplanması konusunda bilgi verdi. Dört boyutlu kalp ultrasonu çalışmalarının da test aşamasında olduğunu bildiren Laine, “Dört boyutlu ultrasonda daha doğru tanıyı bulmak için parametreler bulunuyor. Dört boyutlu ultrason görüntüsü ile kalp kaslarındaki gerilmeler de hesaplanabiliyor” dedi. Bir başka çalışmasının da böbreklerin hangi bölümüne ne kadar kan gittiğinin tespiti olduğunu ifade eden Laine, bu metotla böbrekteki hastalığın tanısının kısa sürede konulabildiğini, tanı konulmasında gecikme nedeniyle kişilerin diyalize girmesinin önlenebileceğini söyledi.
Teknoloji, Kalp Ritmini Düzenliyor
Almanya’nın Kalsruhe Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Olaf Dössel, insanlara mühendislik metodunu kullanarak yardım etmeye çalıştıklarını söyledi. Kalp ritm bozuklukları konusunda çalışmalar yaptıklarını anlatan Dössel, kalbin aşırı hızlı çarpmasının milyonlarca insanda sıkıntıya yol açtığını vurguladı. Özellikle kalbin sağ bölümündeki aşırı çarpmanın hastanın ölümüne dahi yol açabildiğine işaret eden Dössel, elde edilen bir bilgisayar metodu aracılığıyla hastalığın genel tanısının konulabildiğini belirtti. Dössel, buldukları yöntemle kalp ritmini düzenlediklerini sözlerine ekledi.
Sara Hastalığının Tedavisinde Olumlu Gelişme
ABD’nin Ohio Eyaleti’nde bulunan Case Western Reserve Üniversitesi Sinir Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dominique Durand, mühendislik teknikleri kullanılarak sara ve inme hastalığının tedavisinde olumlu gelişmeler elde edildiğini bildirdi. Durand, mühendislik teknolojisi kullanılarak sara ve inme hastalığının tedavisinde önemli aşamalar katedildiğini belirtti. Sara hastalığına neden olan beyindeki hücrelere elektrik verilerek tedavinin yapılabildiğini vurgulayan Durand, “Hareketliliği sağlamak için elektrotları beyne yerleştiriyoruz ve elektrik vererek beyindeki hücrelerin hareketliliğini sağlıyoruz. Bu sayede de sara hastası olan bir kişi normal yaşamına kavuşabiliyor” dedi.
“Beyin ile Vücut Arasındaki İletişim Çözüldü”
Sempozyumda konuşan Florida Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Jose C. Principe, beynin hangi bölümünün ne işe yaradığını, hangi organa hükmettiğini ortaya koyduklarını, bunun “çağın devrimi” olduğunu söyledi. Bu çalışma ile beyin dalgalarını toparlayıp, işleyip, elleri çalışmayan insanların ellerinin çalışmasını sağlanabileceğini söyleyen Principe, şöyle devam etti:
“Artık beyindeki sinyallerin ne anlama geldiğini biliyoruz. Beyin ile vücut arasındaki iletişim çözüldü. Beyne yerleştirilen elektronik bir çip vasıtasıyla yapay kola beyinden komut vererek istenilen hareket yaptırılabiliyor. Yapay kol, sağlam kol gibi iş yapabilecek hale gelebilecek.” <
116 elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007