Elektrik Mühendisliği · Sayı 431 · Ağustos 2007
ELEKTRİK-ELEKTRONİK-HABERLEŞME ve BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ GÜNLERİ YAPILDI
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 7 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- EMO Diyarbakır Şubesi
- Elektrik-Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği Günleri
- Hasankeyf
- Ilısu Barajı
- Türk Telekom özelleştirmesi
- Dicle Üniversitesi
Özet
EMO Diyarbakır Şubesi'nin düzenlediği Elektrik-Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği Günleri'nde yapılan konuşmalarda özelleştirme, nükleer enerji, Ilısu Barajı, bölgedeki mühendislerin istihdam profili ve mesleki sorunlar ele alındı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRİK-ELEKTRONİKHABERLEŞME ve BİLGİSAYAR
MÜHENDİSLİĞİ GÜNLERİ YAPILDI
EMO Diyarbakır Şubesi’nin Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası ve Dicle Üniversitesi MühendislikMimarlık Fakültesi işbirliği ile düzenlediği “Elektrik-Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği Günleri yapıldı. İki gün boyunca süren etkinlikte “iletişim teknolojileri”, “elektronik”, “elektrik” ile “bilişim” konulu 4 oturum ve “Bilgi Temelli Kalkınma Modelleri, Diyarbakır’a Uygulanabilirliği” adlı bir panel gerçekleştirildi.
Elektrik-Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği Günleri’nin açılışına TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi Alaeddin Aras, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, EMO Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Tüzün, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir, Dicle Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikri Kahraman ve Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Kudbettin Arzu konuşmacı olarak katıldılar.
İki gün boyunca süren etkinliği yaklaşık 600 kişi izledi. Etkinlikte “iletişim teknolojileri”, “elektronik”, “elektrik” ile “bilişim” konulu 4 oturum ve “Bilgi Temelli Kalkınma Modelleri, Diyarbakır’a Uygulanabilirliği” adlı bir panel
gerçekleştirildi. Kolaylaştırıcılığını EMO Diyarbakır Şubesi Başkanı Nedim Tüzün’ün yaptığı “Bilgi Temelli Kalkınma Modelleri, Diyarbakır’a Uygulanabilirliği” adlı panele EMO Yönetim Kurulu Yazman Üyesi Cengiz Göltaş, Orta Amerika Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı Dr. Fuat Alican, Diyarbakır TSO Başkanı Kudbettin Arzu ve Yıldız Teknik Üniversitesi
Teknopark A.Ş. Genel Müdürü Ufuk Batum katıldı.
“Halkların Kardeşliği, Demokrasinin Gereği”
TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi Aleddin Aras, etkinliğin açılış konuşmasında son günlerde yaşanan güncel gelişmelere değindi. Cumhuriyet ismiyle
elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007 79
adlandırılan mitingler sürecinde darbe ve şeriat ikilemi arasında sıkıştırılmak istenen TMMOB’nin, demokrasiden asla vazgeçilemeyeceğini söyleyerek şekilci ve göstermelik demokrasi savunucularının oyununa gelmediğini ifade etti. Aras sözlerine şöyle devam etti:
“TMMOB darbeci, ırkçı çevrelerin kışkırtmalarına, askerin Irak’a girmesine 1 Mart 2003’te olduğu gibi bugün de karşıdır. ‘Bu Meclis Anayasa değiştirmemeli, yasa çıkarmayı yeni Meclis’e bırakmalı’ diyenler, Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu değişikliği ile sol, sosyalist ve Kürt adayların bağımsız olarak Meclis’e girmelerini engellemek için bağımsız adayların da ortak oy pusulasında yer almasını gerektiren kanun değişikliğini de çıkardılar. ‘Şimdi demokrasi zamanı’ diyen Başbakan’ın anlayışı da budur. Biz çok kimlikli, çok kültürlü yaşamın mümkün olduğunu ve Kürt sorunun barışçıl yöntemlerle çözülebileceğini düşünüyoruz. Demokrasi ve barışın önünde neden engel olduklarını da biliyoruz. Halkların kardeşliğini ve birlikteliğini savunmaya devam edeceğiz. Bu demokrasinin bir gereğidir.”
“Elektrik enerjisi talebi var” gerekçesiyle 10 bin yıllık tarihi olan Hasankeyf’in 50 yıllık ömrü olan Ilısu Barajı sularına gömülmeye çalışıldığını aktaran Aras, yok olacak kültürel değerlerin hesabının yapılmadığını söyledi. Yine bir takım asılsız gerekçelerle nükleer enerji santralı kurma yasasını çıkaranların aynı yanlışı yaptığını belirten Aras, “İletim hatlarında yapılacak iyileştirme ve kayıp-kaçağın önlenmesiyle nükleer santralın sağlayacağı enerjiyi karşılayabilirler” dedi.
Özelleştirme ve Piyasalaştırma Dayatması
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, etkinlikte iki gün boyunca gerçekleştirilecek olan oturumlarda özellikle iletişim, bilişim ve enerjide ortak noktanın yeni dünya düzeniyle bize dayatılan piyasalaştırma ve serbestleştirmenin yarattığı sıkıntılar olduğunu ifade etti. Bu uygulamalardan dolayı son derece sıkıntılı dönemlere girilmekte olduğunu, özellikle iletişim alanında yaşanan özelleştirmenin sıkıntılarını daha çok hissedeceğimizi kaydetti.
Kitle iletişim araçlarının, tekelci kapitalizmin sistematik keşfi olduğunu söyleyen Ulusaler, “Bilinç endüstrisi diye tanımlanan bu sistemin nasıl işlediğini radyosuyla, televizyonuyla ve gazetesiyle seçim dönemine girerken daha iyi görebileceğiz” dedi.
Özelleştirme uygulamalarını eleştiren Ulusaler, şöyle devam etti:
“ABD telekomünikasyon işletmelerinden AT&T’yi incelediğimizde yerel hizmetleri uzun mesafe hizmet ve teçhizatlarında avantaj sağlamak için sömürmesi, yüksek ara bağlantı fiyatları uygulaması, hizmetlerde de çapraz sübvansiyon sağlayarak çeşitli biçimlerde
haksız kazanç sağlamasıyla haklarında pek çok davalar açılmıştır. Şimdi aynı davaları Tüketici Hakları Derneği, TELKODER, çeşitli sivil toplum örgütleri ve EMO olarak açmaktayız. Bu konuda da hukuksal savaşı sürdürmekteyiz.”
“Doğal Tekel Kamuda Olmalıdır”
Özel tekel olan Türk Telekom’un kısa mesafe hatlarının faturalarını yükselterek, uzun mesafe hatlarının fiyatlarını rekabet gerekçesiyle düşürdüğünü aktaran Ulusaler, “aradaki farkın yoksul kesimin, küçük tüketicinin ve KOBİ’lerin üstüne yıkılarak haksız kazanç sağlanmaya çalışıldığı” saptamasını yaptı. Amerika’da dönemin AT&T hukukçularının da telekomünikasyon sektörünün doğal tekel olması gerektiğini savunduğunu, fakat kimin tekelinde olacağını söylemediklerini kaydeden Ulusaler, “Onlar özel tekel olmasını savunuyorlar, telekomünikasyon sektörü kamu tekelinde olmalıdır” dedi.
80 elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007
“AB’de Telekomünikasyonun Kamu Ağırlığı”
Avrupa’da telekomünikasyon sektöründe kamu payının yüzde 50’den fazla olduğunu belirten Ulusaler, “Bize özelleşin diyenlerin tam tersini yaptıklarını, kamu tekelini yüzde 50’nin üzerinde tuttuğunu görüyoruz” dedi. 2000’den sonra elektronik endüstrisinin payının dışsatımın azaldığını, dışalımın ise arttığını kaydeden Ulusaler, “Bu da gösteriyor ki 2000’li yıllardan sonra geriye dönüş çok hızlıca yaşanmıştır. Ar-Ge’ye verilen önemin arttırılması gerekmektedir” dedi.
EMO Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Tüzün, meslek alanlarında yaşanan gelişmelerin, bir yandan insan yaşamını kolaylaştırırken bir yandan da toplum ve doğada yarattığı maliyetlerle gündemimize oturduğunu kaydetti. Tüzün, bunun en çarpıcı örneklerini nükleer santral, tarihi ve kültürel mirasımıza zarar veren Hasankeyf’te kurulacak olan Ilısu Barajı ve elektrik-elektronik sistemlerin insanlar üzerinde yarattığı manyetik etkiler olarak sıraladı. Tüzün, bilimi, insan hizmetine sunan mühendislerin üzerine, bu sorunları azaltma konusunda da sorumluluk düştüğünü aktardı.
“Kendi Ülkemizde Yabancı Mühendis Oluyoruz”
Nitelikli işgücünü temsil eden mühendis ve mimarların çalışma koşullarının iyileştirilmesinin önemine işaret eden Tüzün, şöyle dedi:
“Ne yazık ki 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzni Hakkındaki Yasa değiştirilerek, yabancı mühendislerin serbestçe, denetimden uzak ve sermaye şirketlerinin isteklerine uygun olarak çalıştırılmak istenmesiyle, kendi ülkemizde biz
BÖLGEDEKİ MÜHENDİSLERİN
PROFİLLERİ
Dicle Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Bilal Gümüş, Diyarbakır’da yapılan Elektrik-ElektronikHaberleşme ve Bilgisayar Mühendisliği Günleri’nde “Bölgemizdeki Elektrik-Elektronik-Haberleşme ve Bilgisayar Mühendislerinin Profilleri ve Meslek Memnuniyetleri” konulu çağrılı bildiriyi sundu.
Ağrı, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Van, Batman ve Şırnak illerinde yaşayan mühendislere yönelik düzenlenen anket sonucunda ortaya çıkan değerlendirmeleri aktaran Gümüş, anket çalışması ile “meslek dağılımı, eğitim bilgileri, istihdam durumu, çalışılan sektörler, çalışma süreleri, ücret aralığı, EMO’ya üyelik oranı ve mesleki memnuniyet” konularında bilgi sahibi olmaya çalıştıklarını söyledi.
Anket çalışmasına katılan 507 mühendisin yüzde 90’ının lisans, yüzde 6’sının yüksek lisans ve yüzde 4’ünün doktora düzeyinde eğitim aldığı aldığını belirten Gümüş, bölgede çalışan mühendislerin büyük çoğunluğunun Fırat, Dicle ve İnönü üniversitelerinden mezun olduklarını kaydetti.
Meslek memnuniyetiyle ilgili soruları cevaplayan mühendislerden, mesleğini bilinçli olarak seçenlerin yüzde 67 olarak tespit edildiğini kaydeden Gümüş, yeterli bir mesleki eğitim aldığını düşünenlerin oranının yüzde 46, üniversitede alınan mesleki eğitimin işgücü piyasasının taleplerini karşılayabildiğini düşünenlerinin oranının ise yüzde 26 olduğunu belitti.
Mezun olan mühendislerin yüzde 60’nın bölgede iş bulabildiklerini belirten Gümüş, söyle devam etti:
“Mezun olunan üniversitenin iş bulabilmede etkisi olduğunu düşünenler yüzde 36, bu görüşe kısmen katılanlar ise yüzde 22 oranında tespit edildi. Mesleğindeki teknolojik gelişmeleri takip edebilme oranı yüzde 45, aldığı ücretin yaptığı işe uygun olduğunu düşünenler ise yüzde 36 olarak ortaya çıkıyor. EMO’nun faaliyetlerini takip edebilenler yüzde 67, bu faaliyetlerin faydalı ve gerekli bulanlar ise yüzde 56 olarak tespit ediliyor. Anket çalışmasına katılan mühendislerden yüzde 53’ü EMO faaliyetleri içersinde yer almak istiyor. 25. Bölgede çalışan mühendislerden yüzde 43’ünün deneyimleri 5 yılın altında ve mühendislerin yüzde 57’si de kamuda çalışıyor.”
elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007 81
mühendislerin yabancı konumuna getirilmesiyle, çalışma koşullarımız daha da ağırlaşacaktır.”
“Bilgiye Ulaşma Özgürlüğü Kısıtlanamaz”
Bilişim çağı olarak adlandırılan bir döneme girdiğimizi kaydeden Tüzün, sanal ortamda suç unsurlarına yönelik olarak belirli düzenlemelerin yapılmasının gerekli olduğunu, ancak bu yaptırımların içeriğe yönelik, toplumun bilgiye ulaşım, haber alma ve düşünce özgürlüğünü kısıtlamayı amaçlayan müdahaleler haline gelmemesi gerektiğini ifade etti. Bu alanda yapılacak düzenlemelerin çerçevesinin, “temel insan haklarını kısıtlamayan, erişim hakkının güvence altına alındığı, objektif, evrensel normlar” üzerine kurulu olması gerektiğini aktardı.
Enerjinin hayatımızı etkileyen en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyen Tüzün, enerjiyi üretirken ekolojik dengeye zarar verecek modeller yerine çevre ve insan dostu modellerin esas alınması gerektiğini belirtti. Doğa ve kültür varlıklarının insanlığın ortak mirası olduğu düşüncesiyle zarar görmemeleri ve kurtarılması için alternatif çalışmaların yapılması önersinde bulundu.
Ülkemizde kişi başına düşen gelirin en az olduğu bölgelerden birinin de Diyarbakır olduğunu ve kalkınma sorunu yaşandığını belirten Tüzün, “Bölgemizde de bu tür tartışmaları yaparken yine sürekli güncelliğini koruyan temel hak ihlallerinin engellenebildiği, Kürt sorunu dahil bütün sorunların çözüldüğü, bölgeler arası gelişme farklılıklarının ortadan kaldırıldığı bütünlüklü bir ülke özlemi içerisinde olduğumuzu belirtiyoruz” dedi.
Diyarbakır’a Slikon Vadisi Önerisi
Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Kudbettin Arzu, bölgeyi geliştirmek amacıyla bölgeler arası eşitsizliği ortadan kaldırmaya yönelik, işsiz genç nüfusa meslek alanları açmak için çaba sarf ettiklerini kaydetti. Arzu, bölgede yoğun olan eğitimli işsiz nüfusun ülke ekonomisine katkı sunar hale gelebilmeleri amacıyla çeşitli kurslar düzenlendiğini aktardı. Diyarbakır’ı “silikon vadisi” haline getirmeye çalıştıklarını ve e-ticaret uygulamaları konusunda EMO ve Dicle Üniversitesi’yle birlikte çözümler üretmeye çalıştıklarını anlatan Arzu, genç eğitimli nüfusu bölgede tutmak için çeşitli adımlar atılması gerektiğini kaydetti.
Dicle Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikri Kahraman, bilişim teknolojilerinin bize sunduğu tüm olanakları yeterince kullanmadığımızı belirterek, Dicle Üniversitesi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Elektrik Mühendisleri Odası ve bölgede bulunan çeşitli sivil toplum örgütleriyle birlikte bir “teknokent” projesi başlattıklarını kaydetti. Kahraman, Türkiye’de ve bölgede yazılım konusunda yeterince bilgi sahibi olunmadığını ve bu alana yöneleceklerini aktardı.
Baydemir Beyin Göçüne Dikkat Çekti
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, enerji ve bilişim alanlarındaki gelişmelerin ve yapılan yatırımların insan merkezli olması gerektiğini belirterek, Diyarbakır’ın bölgede motor güç olabileceğini ifade etti.
İnsan ve doğaya zarar vermeyen enerji politikalarının uygulanmasının önemine dikkat çeken Baydemir, tarihi ve kültürel değeri olan mirasların da korunması gerektiğini ifade etti.
Bölgede haberleşme ve bilişim sektöründe çok ciddi bir beyin gücü olduğunu kaydeden Baydemir, bu gücü bölgede tutmanın çok önemli olduğunu söyledi. Belli bir ücret politikasının üzerine çıkmanın zor olduğunu aktaran Baydemir, dezavantajları ortadan kaldırarak avantaj haline dönüştürmek gerektiğini ifade etti. <
82 elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007