Elektrik Mühendisliği · Sayı 431 · Ağustos 2007
NÜKLEER SANTRAL SİYASAL TERCİH
Nükleer enerji Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Nükleer Karşıtı Platform
- Sinop
- EMO
- Cengiz Göltaş
- Nükleersiz Yaşam Şenliği
- anma
Özet
Nükleer Karşıtı Platform, geçen yıl Sinop'ta düzenlenen etkinlik sırasında hayatını kaybeden üç genci anma programları düzenledi; EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş yaptığı basın açıklamasında nükleer santral kurulmasının enerji ihtiyacından değil siyasal bir tercihten kaynaklandığını vurguladı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Nükleer Karşıtı Platform, Soner Balta, Öner Balta ve Güneş Korkmaz’ı andı…
Nükleer Karşıtı Platform (NKP), geçen yıl 22 Temmuz’da Sinop’ta düzenlenen Nükleersiz Yaşam Şenliği’nde Karadeniz’in dalgalarında yitirdiğimiz Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğrencisi Soner Balta, kardeşi Öner Balta ve Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğrencisi Güneş Korkmaz’ı düzenlenen etkinlikler ile andı. NKP adına yaptığı açıklamada, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş, alel acele nükleer santral yasası çıkarılmaya çalışıldığını hatırlatarak, “sistem partilerinin seçim programlarında nükleer santralların yer aldığına” dikkat çekti.
NKP, anma programı nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş, Jeoloji Mühendisleri Odası Saymanı Çetin Kurtoğlu, Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Kemal Bulut katıldı.
NKP adına basın açıklamasını okuyan Göltaş, AKP Hükümeti döneminde nükleer lobilerin dayatması ile nükleer santralların gündeme getirildiğini, alel acele yasa çıkarılmaya çalışıldığını anımsatırken, seçim döneminde de “sistem partilerinin programlarında hala nükleer santralların yer aldığına” dikkat çekti.
Göltaş, şunları söyledi:
“Nükleersiz bir hayat yolunda yitirdiğimiz gençlerimizi anarken bir kez daha ifade ediyoruz ki: Nükleer santralların yeniden gündeme getirilmesi, ülkenin ‘enerji ihtiyacından’ değil, siyasal bir tercihten kaynaklanmaktadır. Ülkenin enerji politikası DB ve AB’ye teslim edilmiş, enerji alanındaki kamusal hizmetleri tamamen özelleştirerek, piyasanın insafsız koşullarına terk edilmesini amaçlayan, yerli kaynakları ihmal ederek enerjide dışa bağımlılığı getiren tercihler politika haline gelmiştir. Mevcut kaynaklarımızın yetersiz olduğu, nükleer santrallar kurulmazsa enerji krizinin kaçınılmaz olduğu yönlendirmeleriyle, uluslararası nükleer lobilerin baskıları sonucu, milliyetçi-İslamcı kesimlerle, yolsuzluklarla beslenen neo-liberal partiler nükleer santralların kurulmasında birleşerek, ülkemizi sonu olmayan bir felaketin içine sürükleyeceklerdir. Ülkemizin hidrolik ve kömür potansiyelinin halen yüzde 30’lar seviyesinde kullanıldığı, başta jeotermal, güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının yeterince değerlendirilmediği ortadayken nükleer santral kurma çabaları, ülke gerçeklerinden uzak, tamamıyla siyasal bir tercih olarak bu seçim döneminde yeniden karşımıza çıkmaktadır.”
108 elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007
Göltaş, Japonya’daki Nükleer Sızıntıyı Hatırlattı
Cengiz Göltaş, dağıtım şebekelerinde kayıp-kaçak oranı halen yüzde 20’ler düzeyindeyken, dağıtım hatlarının iyileştirilmesi, üretim teknolojilerinin yenilenmesi ve enerji tasarruf yöntemleriyle 6-7 nükleer santralın üreteceği elektriğin sağlanması mümkünken, Türkiye’nin nükleer santral macerasına itilmesinin yanlış olduğunu vurguladı. “Öz kaynaklarımız kamusal bir hizmet anlayışı ile planlama içinde devreye alındığında Türkiye hiç bir zaman enerjisiz kalmayacaktır. Tüm dünya ilk yatırım ve işletim maliyetleri çok yüksek, 35-40 yıllık ekonomik ömürleri boyunca sıkça arıza ve güvenlik sorunları yaşayan, atık sorunlarına çözüm bulunamayan bu pahalı enerji üretiminden vazgeçerken Türkiye’de nükleer santral kurulamaz” diyen Göltaş, Japonya’da son yaşanan depremin ardından gerçekleşen nükleer sızıntı nedeniyle nükleer santralların güvenlik standartlarının yeniden değerlendirilmesinin gündeme geldiğini kaydetti. Bu olayın gezegen, yaşam ve gelecek açısından ne büyük risk altında olunduğunu bir kez daha hatırlattığını belirten Göltaş, “Açıklamaya gerek var mı bilmiyoruz, ama ülkemiz dünyanın en önemli deprem kuşaklarından birinde yer almaktadır” uyarısını yaptı.
Göltaş, “Nükleersiz Yaşam Şenliği” için gittikleri Sinop’ta denizde yaşamlarını yitiren 3 genç için hazırlanan anma programını açıklarken, şöyle konuştu:
“Onlar, geleceklerine sahip çıkıp, doğayı ve insan yaşamını savunan, ülkenin nükleer çöplük haline getirilmesine izin vermeyen, ne Sinop’ta ne de başka yerde hayatlar solmasın diye, ülkenin hiçbir yerinde nükleer santral kurulmasını istemeyenlerdi. Üzüntülerini yüreğimizde, duygu, düşünce ve ütopyalarını mücadelemizde yaşattığımız gençlerimizi, nükleersiz bir yaşam programıyla anıyoruz.”
Basın toplantısı ile açıklanan etkinlik programı kapsamında 22 Temmuz 2007 tarihinde Soner Balta, Öner Balta ve Güneş Korkmaz’ın Karşıyaka Mezarlığı’ndaki mezarları başında anma töreni düzenlendi. 24 Temmuz 2007 tarihinde ise Korkmaz için Esenevler Köyü Derneği’nde anma yemeği gerçekleştirildi. 27 Temmuz 2007 tarihinde Jeoloji Mühendisleri Odası, JMO-Genç toplantı salonuna, “Soner, Öner, Güneş Odası” adını verdi. Aynı gün İnşaat Mühendisleri Odası Rüştü Özal Toplantı Salonu’nda yaklaşık 150 kişinin katılımıyla “Mücadeleleri İle Işık Oldular” başlıklı panel düzenlendi. 46 Ağustos 2007 tarihleri arasında ise Yüksel Caddesi’nde Mimarlar Odası önünde “Nükleersiz Yaşam ve Bizimkiler” adlı bir sokak sergisi gerçekleştirildi.
“Nükleer Koalisyon”
Soner Balta, Öner Balta ve Güneş Korkmaz’ın anısına düzenlenen “Mücadeleleri İle Işık Oldular” adlı panelin açılışında konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dündar Çağlan, nükleer tehlikenin hala sürdüğüne dikkat çekti. EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş’ın yönettiği panele, ODTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. İnci Gökmen, Halkevleri Genel Sekreteri Av. Ender Büyükçulha ve Gazeteci Yazar Özgür Gürbüz konuşmacı olarak katıldı.
Panelde konuşan Göltaş, nükleer santralların yeniden gündeme getirilmesinin ülkenin enerji ihtiyacından değil siyasal bir tercihten kaynaklandığını vurgulayarak, Türkiye’nin enerji politikalarının Dünya Bankası’na ve Avrupa Birliği’ne teslim edildiğinin altını çizdi. Uluslararası nükleer lobilerin kaynak yetersizliği nedeniyle, nükleerin tek seçenek olduğu yönünde faaliyetlerini yoğunlaştırdığını ifade eden Göltaş, “Lobilerin baskıları sonucu, milliyetçi ve İslamcı kesimlerle, yolsuzluklarla beslenen neoliberal partiler nükleer santralların kurulmasında birleşerek ülkemizi sonu olmayan bir felaketin içine sürüklemeye çalışıyorlar” diye konuştu. <
elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007 109