Elektrik Mühendisliği · Sayı 431 · Ağustos 2007

KAMU PİYASANIN PAYANDASI

Banu Salman

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
2007
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

Anahtar kelimeler

  • Orta Vadeli Program
  • DPT
  • Ar-Ge politikası
  • özelleştirme
  • Türk Telekom
  • bilgi ve iletişim teknolojileri

Özet

2008-2010 Orta Vadeli Program'ın bilişim, iletişim, Ar-Ge ve mühendislik-müşavirlik hizmetleri alanlarını özel sektöre endeksleyen yaklaşımı eleştirel biçimde değerlendiriliyor; hedeflerin somut olmadığı ve piyasa odaklı politikaların çelişkileri irdeleniyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Bilişim, İletişim, Ar-Ge ile Mühendislik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri’nde 2008-2010 Programı…

Banu Salman [email protected]

Resmi Gazete’de 21 Haziran 2007 tarihinde yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, DPT tarafından hazırlanan 2008-2010 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program açıklandı. Programın, bilişim, iletişim, Ar-Ge, mühendislik ve teknik müşavirlik hizmetleri alanlarının bütünüyle “özel sektöre endekslendiği” görülüyor. Programda hedeflerin nasıl gerçekleştirileceği ortaya konulmadığı gibi kağıt üzerinde kalacak “genel geçer” ifadelerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Programın temel ekonomik büyüklüklerine bakıldığında da ortaya konulan hedeflerin gerçekleştirilmesi olanaklı görülmüyor.

3 Yıllık Orta Vadeli Program’da, “ArGe ve Yenilikçiliğin Geliştirilmesi” bölümü özel sektör tanımlı olarak

ortaya konuluyor. Bilim ve teknoloji politikasının amacı da programda şöyle ifade ediliyor:

“Bilim ve teknoloji politikasının temel amacı, bilim ve teknolojide yetkinleşmek ve bu yetkinliği ekonomik ve sosyal faydaya dönüştürmek üzere özellikle özel sektörün yenilik yeteneğini artırmaktadır. ”

“Özel kesimin Ar-Ge kapasitesi ve talebini artırmasının desteklenmesi, özel kesim ile üniversiteler ve araştırma kurumları arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik desteklerin artırılması, üniversite ve araştırma kurumlarının ‘piyasa talebi’ doğrultusunda yönlendirilmesi” hedefleniyor. Araştırmacı insan gücü kaynağının nitelik ve nicelik yönünden geliştirilmesinden söz edilirken, özel sektörde araştırmacı

istihdamının teşviki öngörülüyor. ArGe ve Yenilikçilik bölümünde kamu kurumlarına yönelik tek politika şu şekilde ifade ediliyor:

“Kamu kurumlarındaki sorun ve ihtiyaçların Ar-Ge yoluyla giderilmesine yönelik destekler sağlanacak ve kamu tedarik sistemi Ar-Ge çalışmalarını ve yerli teknoloji geliştirilmesini teşvik eden bir yapıya kavuşacaktır.”

Teknolojik Gelişimde Savunma Sanayine Bel Bağlanıyor

Bilim ve teknoloji alanında kurumlar arası işbirliğini ve özel kesimin istem içindeki etkinliğini artırmak üzere “ulusal yenilik sistemi” oluşturulmasından

elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007 77

söz edilen programda, bilim ve teknoloji alanında uygulanan politikaların ve destek mekanizmalarının izlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik bir sistem kurulması da öngörülüyor. Teknoloji transfer merkezlerinin kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılacağı belirtilirken, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında toplumsal farkındalığın artırılması, AB başta olmak üzere ArGe alanında yetkinleşmiş ülkeler ve bu alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarla işbirliğinin artırılması hedefleniyor. Tüm bu hedeflere ilişkin somut veri ve koşullar sunulmazken, Ar-Ge ve yenilikçilik konusunda savunma sanayine bel bağlandığı ortaya çıkıyor:

“Savunma sanayinin yurtdışı bağımlılığını azaltmaya yönelik Ar-Ge destekleri artırılacak, savunma sektörü için geliştirilen teknolojilerin diğer sektörlere, üniversitelere, araştırma kuruluşlarına ve KOBİ’lere aktarılması sağlanacaktır.”

Bilgi ve İletişimde Hedef Yaygınlaştırma

Bilgi ve iletişim teknolojilerini geliştirmek değil, yaygınlaştırmak temelinde ele alan programda, “Bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygın ve etkin kullanılmasıyla bilgi toplumuna dönüşüm sürecinin hızlandırılması ve bu yolla ülkemizin refah düzeyinin artırılmasına katkı sağlanması temel amaçtır” deniliyor. “Rekabetçi” bakışın damgasını vurduğu “Bilgi ve İletişim Teknolojilerin Yaygınlaştırılması” bölümünde, hedefler şöyle sıralanıyor:

“Elektronik haberleşme sektöründe alternatif altyapı ve hizmetlerin sunumuna önem verilerek sektör daha rekabetçi hale getirilecektir. Sektörde etkin rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemeler yapılacak, mevcut düzenlemelerin ise zamanında ve etkin bir biçimde uygulanması sağlanacaktır.

Başta geniş bant erişim olmak üzere, toplumun tüm kesimlerinin bilgi ve iletişim teknolojilerine erişim imkanlarının artırılması sağlanacaktır. Posta sektörü sürat, kalite, güvenilirlik ve erişebilirlik esasları ve AB düzenlemeleri paralelinde rekabetçi bir anlayışla yeniden yapılandırılacaktır.”

Türk Telekom’un özelleştirilmesiyle telekomünikasyon piyasası tamamen özel sektöre bırakılmış olmasının üzerinden 1.5 yılı aşkın bir zaman geçmişken, devlet politikası olarak 2008-2010 yılları için “sektörde etkin rekabet ortamı tesis edilmesinden ve bunun için hukuki düzenlemeler yapılmasının hedeflenmesi” bir çelişki olarak değerlendirilebilir.

Dini içerikli yayınların artışı ve kadrolaşma hareketleri nedeniyle Türkiye’de kamu yayıncılığının temsilcisi olan TRT ile ilgili yoğun tartışmaların yaşandığı AKP Hükümeti döneminde açıklanan 3 yıllık program hedefinde kamu yayıncılığına ilişkin ortaya konulan hedef de başka bir çelişkiyi oluşturuyor:

“Kamu hizmeti yayıncılığı, teknolojideki gelişmeler de dikkate alınarak geliştirilecek, toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak bir içerik ve sağlıklı bir mali yapıya kavuşturulacaktır.”

Yazılım ve Hizmetlerde Bölgesel Oyuncu Olma Hedefi

“Bilgi Teknolojileri Hizmetleri” başlığı altında ayrı bir bölüme yer verilen programda, Türkiye’nin bilgi teknolojileri sektörünün “yazılım ve hizmetler alanında bölgesel bir oyuncu olarak konumlandırılması” amacı yer alıyor. Ancak bu amacı karşılayamayacak biçimde, hedefler, “sektörün rekabet gücünün artırılması, ihracata yönlendirilmesi ve kalite düzeyinin artırılması, hukuki ve kurumsal düzenlemelerin tamamlanması” olarak ifade ediliyor.

Programın “İnşaat, Mühendislik-Mimarlık, Teknik Müşavirlik ve Müteahhitlik Hizmetleri” başlıklı bölümünde temel amaç “Hizmet kalitesini, beşeri ve fiziki sermayeyi geliştirmek ve böylece ülkenin ekonomik ve sosyal gereksinimlerine uygun, çağdaş teknoloji ve uluslar arası kurallarla uyumlu, çevreye duyarlı bir şekilde sektördeki katma değeri, döviz girdisini ve istihdamı artırmak” olarak belirtiliyor. Bu çerçevede ortaya konulan “genel geçer” kabul edilebilecek hedefler de şöyle açıklanıyor:

“Firmaların finansmana erişimi kolaylaştırılacaktır. Sektörde istihdam edilen işgücü kalitesi artırılacaktır. Teknik müşavirlik ve müteahhitlik hizmetlerinin uluslararası standartlara uygun kalitede ve güvenli olarak verilmesi sağlanacaktır.” <

78 elektrik mühendisliği, 431. sayı, ağustos 2007