Elektrik Mühendisliği · Sayı 432 · Aralık 2007
ÖĞRENCİ KURULTAYI’NDA EMO VE TMMOB ANLATILDI
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- EMO Öğrenci Üye Kurultayı
- TMMOB
- Mehmet Soğancı
- Cengiz Göltaş
- Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği
- EMO-Genç
Özet
EMO 4. Öğrenci Üye Kurultayı'nda TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş, öğrenci üyelere TMMOB ve EMO'nun örgütsel yapısını, ilkelerini ve meslek içi eğitim yönetmeliğine yönelik eleştirileri anlattı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
EMO 4. Öğrenci Üye Kurultayı Ankara’da yapıldı…
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 4. Öğrenci Üye Kurultayı’nda TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş, EMO-Genç üyelerine, TMMOB ve EMO’nun çalışma anlayışını ve ilkelerini anlattı. TMMOB’nin Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği’ne ilişkin “yeni mezun mühendislerin yetkilerinin elinden alınacağı” şeklindeki yorumların yapıldığını anımsatan Soğancı, “Bunların hiçbirisi gerçek değil. Bu tartışmalar meslek içi eğitimin bir örgütsel zorunluluk olduğu noktasından çıkmıştır, belgelendirme onun üzerine konulan bir iştir ” diye konuştu. TMMOB’nin Avrupa Birliği (AB) fonlarını kullandığına dair de söylentiler çıkarıldığını kaydeden Soğancı, TMMOB Genel Kurulu’nun AB fonlarının kullanılmasını yasakladığını, fon kullanmak isteyen bir Oda yönetiminin de Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini kaydetti.
EMO 4. Öğrenci Üye Kurultayı, 7 Ekim 2007 tarihinde Ankara’da yapıldı. İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Kurultay’da, EMO-Genç üyeleri mühendislik eğitiminin sorunlarının yanı sıra ülke ve dünya gündemini tartıştı. 13 bildirinin sunulduğu EMO 4. Öğrenci Üye Kurultayı, sonunda bir de sonuç bildirisi yayımlandı.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, kamu kurumu niteliğinde olan TMMOB’nin 6235 Sayılı Yasa’yla kurulduğunu anımsatarak, TMMOB’nin şeffaf bir yapıya sahip olduğuna belirtti. TMMOB örgütlüğünün demokrat yapısı nedeniyle siyasi iktidarların hedefi konumunda olduğunu
ifade eden Soğancı, mühendislerin sorumluluk bilinci içinde, toplumsal sorunlarla da ilgili çalışma yürütmesi gerektiğini vurguladı.
“Yönetmelik Yanlış Yorumlanıyor”
TMMOB tarafından çıkartılan Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği ile ilgili “yeni mezun mühendislerin yetkilerinin elinden alınacağı” iddialarının gerçek olmadığını belirten Soğancı şöyle konuştu:
“Bilmeden eleştirmek ve yazmak tam da böyle olur işte. Biz bir mühendis örgütüyüz, oturduk hepimiz karar aldık, bir yönetmelik çıkarttık. Bu adı geçen Yönetmelik de 2002’de karar altına alındı. Mühendislik Mimarlık Kurultayı’nda sonuç bildirgesinde bu yönetmeelektrik mühendisliği, 432. sayı, aralık 2007 141
lik konusu netleştirildi. Bu sonuç bildirgesine dayanarak, TMMOB Genel Kurulu’nda yönetmelik karar altına alınmış.”
Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği’nin meslek içi eğitime yönelik bir çabanın ürünü olduğunun altını çizen Soğancı, “Bu tartışmalar meslek içi eğitimin bir örgütsel zorunluluk olduğu noktasından çıkmıştır, belgelendirme onun üzerine konulan bir iştir. TMMOB ve EMO’nun web sitelerinde bu yönetmeliğe çok kolaylıkla ulaşılabilirsiniz” dedi.
“AB’den Fon almak TMMOB’de Disiplin Suçu”
TMMOB’nin AB'den destek aldığı yolundaki söylentilere de sert tepki gösteren Soğancı, “TMMOB fon alıyormuş. AB’den TMMOB’nin fon almama kararı geçen Genel Kurul’da alındı. Birliğe bağlı bazı Odalarımızın Yönetim Kurullarının fon alma başvurularında bulunması, bunu almak istemesi, buna doğru yönelmesi yaşanmış, ancak geçen dönemki Yönetim Kurulu tarafından ilgili Oda, TMMOB Disiplin Kurulu’na verilerek hakkında işlem yapılmıştır” bilgisini verdi.
TMMOB’nin, AB sürecini, Türkiye’de emeğin ve insanın aleyhine işleyen bir süreç olarak değerlendirdiğini vurgulayan Soğancı, “TMMOB, müzakere süreçlerini bir mücadele süreci olarak algılıyor. Biz bütün çalışmalarımızı bilimin ve tekniğin ışığında, bilim insanlarının yol göstericiliğinde ve ondan da önemlisi 1970’lerden beri yarattığımız kendi değerlerimizin, geçmişimizin birikimiyle yürütmeye kararlıyız” diye konuştu.
“EMO Her Konuda Halktan Yana Oldu”
EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Cengiz Göltaş da, Oda olarak düzenlenen etkinliklerle üniversiteleri, sanayicileri, kamuyu, sendikaları ve ilgili dernekleri
bir araya getirerek demokratik bir ortam oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Göltaş, EMO’nun 1970’li yıllardan bu yana kamu hizmetlerinin toplumun bütün kesimlerine eşit ve adil dağıtılması görüşünü savunduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Türkiye’deki küreselleşme adıyla verilen, özelleştirme, serbestleştirme diye ifade edilen bütün bu süreçlerde başta eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi temel stratejik altyapı ve hizmet alanlarına yapılan saldırılara karşı mücadele ediyoruz. Esas olarak da enerji alanındaki özelleştirmeler ve iletişim alanındaki Telekom özelleştirilmeleri birinci derecede bizim sorumluluk alanımızdır. Tabii bu sorumluluk alanlarımıza ilişkin yaptığımız bütün çalışmalarda, Enerji Kongreleri’nde, İletişim Kongreleri’nde, nükleer santrallara karşı verdiğimiz mücadelede, hep bağımsızlıktan yana, kendi kaynaklarımıza dayanarak, insan gücümüzün seferber edilmesi anlayışı ile hareket ediyoruz.”
EMO’nun Çalışma Anlayışı
EMO’nun temel çalışma anlayışını, Mühendislik Mimarlık Kurultayı’nda alınan kararların oluşturduğunu kaydeden Göltaş, bu kararları şöyle sıraladı:
“- Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği ve bağlı Odaları mesleki demokratik kitle örgütüdür. - Demokrat ve yurtsever karakterdedir. - Emekten ve halktan yanadır, antiemperyalisttir, yeni dünya düzeni teorilerinin, ırkçılığın ve gericiliğin karşısındadır. - Örgütsel bağımsızlığını her koşulda korur, gücünü sadece üyelerinden ve bilimsel çalışmalarından alır. - Meslek ve meslektaş sorunlarının ülkenin ve halkın sorunlarından ayrılmayacağını kabul eder.
- Politikanın oluşturulmasında ve uygulanmasında demokratik merkeziyetçi yöntemleri uygular. - Üyesinin ve halkın çıkarlarını korur. - Sanayileşme ve demokratikleşme alanlarında durum tespitleri yapar. - Ülkenin demokratikleşmesi için çaba sarf eder.”
12 Eylül’ün ardından kurulan YÖK’ün üniversitelerde bilim ve demokrasiyi baskı altına aldığını ifade eden Göltaş, “YÖK sistemiyle yaratılan emekçilerin ve yoksulların eğitim haklarının kaldırılmasına karşı, parasız, kamusal, bilimsel ve demokratik eğitim hakkının savunuyoruz. Üniversitelerin hedeflerini saptayıp gerçekleştirebilmeleri ve bu süreçte iktidarların siyasi müdahale alanı olmamaları için akademik, idari ve mali özerkliğin sağlanmasının şart olduğuna inandık. Bunu ısrarla hep toplumda, her platformda vurguluyoruz” diye konuştu.
EMO 4. Öğrenci Üye Kurultayı Sekreteri ve EMO Örgütlenme Sekreteri Olgun Yurt ise açılış konuşmasında kurultay çalışmaları hakkında EMOGenç üyelerine bilgi verdi. Çalışmaların 3 Şubat 2007 tarihinde yapılan toplantı ile başladığını belirten Yurt, 24 Şubat 2007 tarihinde Denizli’de, 12 Mart 2007 tarihinde Bursa’da, 19 Nisan 2007 tarihinde İzmir’de, 11 Mayıs 2007 tarihinde Isparta’da, 12 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul’da, 25 Mayıs 2007 tarihinde Samsun’da ve 2 Ekim 2007 tarihinde Adana’da bölgesel hazırlık toplantıları yapıldığını kaydetti.
Türkiye’de geniş emekçi yığınlarının sömürüye gönüllü olarak razı edilmesi için, her türlü yöntemin kullanıldığını söyleyen Yurt, “Paranın en yüce değer haline getirilmesiyle toplumsal ve evrensel değer yargılarının altüst oluşu sonucunda köşe dönmeci zihniyetin mühendis mimar topluluğunu da etkilediğini, bireyci ideolojinin ön plana çıktığını, örgütlenme ve kolektif mücadele anlayışının bireylerin zihinlerinde zaafa uğradığını tespit ettik”
diye konuştu. <
142 elektrik mühendisliği, 432. sayı, aralık 2007