Elektrik Mühendisliği · Sayı 432 · Aralık 2007

SOĞANCI’DAN NÜKLEER YASA UYARISI

Nükleer enerji Görüş ve değerlendirme

Yıl
2007
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Nükleer enerji

İlgili: Çevre ve iklim, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Mehmet Soğancı
  • TMMOB
  • 5710 Sayılı Nükleer Santral Yasası
  • nükleer atık
  • teknoloji transferi
  • kayıp-kaçak

Özet

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, 5710 Sayılı Nükleer Santral Yasası'nı eleştirerek nükleer santrallerin iklim değişikliğine çözüm olmadığını, atık ve güvenlik sorunlarının geçiştirildiğini ve ihale yoluyla teknoloji transferi sağlanamayacağını savundu.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Nükleer santral, iklim değişikliği sorununa çözüm değil…

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, 5710 Sayılı Nükleer Santral Yasası’nın ülke gerçeklerine uygun olmadığını belirterek, yasanın uygulanmadan kaldırılmasını istedi. “Ülkemizin ‘nükleer santrallardan elektrik üretme macerasına’ atılmasına gerek yoktur. Nükleer lobilerin dayatmaları ile ülkemiz insanı ve yaşam alanları tehdit altında bırakılmamalıdır” diyen Soğancı, nükleer santralların iklim değişikliğine de çözüm olarak sunulmasını eleştirerek, karbondioksit emisyonlarının anlamlı bir oranda azaltılması için gerekli finansman ve nükleer yakıtın sağlanamayacağını kaydetti.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, 5710 Sayılı Nükleer Santral Yasa Tasarısı’nın TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından, 12 Kasım 2007 tarihinde yazılı bir basın açıklaması yaptı. Nükleer santralların gelecekteki olası enerji krizlerine çözüm olarak sunulmasını eleştiren Soğancı, “Yıllardır karanlıkta kalma senaryoları anlatılır, ama nedense ülkemiz karanlıkta kalmaz. Siyasal iktidar bundan sonra da, nükleer santral olmadan da bu ülkenin karanlıkta kalmayacağını iyi bilir. Çünkü kurulması düşünülen nükleer santralların ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanmasında sahip olacağı pay, elektrik üretimi kurulu gücünün ancak yüzde 5’idir” dedi.

Kayıp-kaçak oranının yüzde 20’ler seviyesinden AB ülkeleri ortalaması olan yüzde 6 seviyelerine indirilmesi ve enerji tasarrufu çalışmaları ile birkaç nükleer santralın üreteceği enerjinin, tehlikesiz, çok daha az bir maliyetle karşılanabileceği kaydeden Soğancı,

“Şu an ki teknolojiyle bile 2020’lerin elektrik ihtiyacının, ülkemizin hidrolik, kömür, rüzgar, jeotermal, güneş ve diğer yerli kaynaklarından karşılanması olanaklıdır” açıklamasını yaptı.

Nükleer santralların “iklim değişikliği” ve karbondioksit emisyonlarının azaltılması konusunda da çözüm olarak sunulamayacağını ifade eden Soğancı, fosil yakıtlardan kaynaklanan karbondioksit salınımının anlamlı bir oranda azaltımı için dünyada kurulu nükleer kapasitenin 5-6 katı kadar nükleer santral yapımını gerektiğini belirtti. Soğancı, nükleer kapasitenin 5-6 kat artırılması için finansman ve nükleer yakıt sağlanamayacağı da kaydetti.

Güvenlik Maliyete Takılır Uyarısı

Yasada atık sorunun “geçiştirildiğini” söyleyen Soğancı, atıkların taşınmasının bile dünyada protesto konusu olduğunu anımsattı.

Nükleer santral yapan ülkelerin deneyimleri incelendiğinde, yüzde 100 güvenli nükleer santral olmadığının ortaya çıktığını kaydeden Soğancı, “Güvenlik katsayılarının arttırılması maliyetleri de arttırdığından, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde maliyetleri düşürmek için güvenlik katsayıları düşük tutularak maliyetlerin aşağıya çekileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek” görüşünü bildirdi.

“İhale Yoluyla Teknoloji Transferi Yapılamaz”

Dünyada birkaç nükleer santral üreticisi firma kaldığını belirten Soğancı, açıklamasında şu saptamalara yer verdi:

“Yasada bu konu ‘şirket seçimi’ denilerek belirtilmiştir. Yani pazarlık şansımız bile kalmamıştır. Ülkemiz, bu yasa ile daralan nükleer endüstriye pazar olmakta, ellerinde kalan eski teknolojiyi satın alma dayatmasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Gelişmiş ülkeler yapılan-yapılacak ikili anlaşmalar ile atık sorunlarını çözümlemek istemektedirler. Ülkemiz çöplük değildir. Halkımız ‘nükleer santral kurarak nükleer teknolojiye sahip olunacağı’ iddiası ile yanıltılmaktadır. Bu iddia Türkiye’nin bugün izlediği teknoloji politikalarına bakıldığında bir hayaldir. Herhangi bir teknoloji transferi ve geliştirme politikası ve bu yönde kurumsal altyapısı olmayan bir ülkenin, ihale yoluyla ya da özel sektöre nükleer santral yaptırması yoluyla teknoloji kazanması mümkün değildir.” <

elektrik mühendisliği, 432. sayı, aralık 2007 79