Elektrik Mühendisliği · Sayı 441 · Şubat 2011
“KOLEKTİF YUMURTA ŞENLİKLERİNE ALIŞSAK İYİ OLUR!”
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2011
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 2 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik eğitimi, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Öğrenci Kolektifleri
- YÖK
- harçlar
- ODTÜ
- üniversite muhalefeti
- yumurta eylemi
Özet
Öğrenci Kolektifleri, AKP dönemi üniversite politikalarına ve üniversitelerde yaşanan baskılara karşı yürüttükleri mücadeleyi ve parasız, bilimsel eğitim taleplerini Elektrik Mühendisliği Dergisi'ne değerlendirdi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
do
sya Öğrenci Kolektifleri, Elektrik Mühendisliği Dergisi’ne Üniversitelerde ve
Türkiye’de Yaşanan Süreci Değerlendirdi...
AKP iktidarda olduğu 8 sene boyunca mevzileri birer birer eline geçirme hedefini önüne koydu. Bugün gelinen noktada bu hedeflerin büyük çoğuna rahatlıkla ulaştığını görüyoruz. Bu sayede hem neo-liberal projeler rahatlıkla uygulanırken, hem de toplum cemaat ağlarıyla kuşatılıp her türlü muhalif ses ise en faşizan yöntemlerle bastırılıyor.
AKP’nin ele geçiremediği tek alan ise üniversiteler. Üniversite yönetimlerinin büyük çoğunluğu, özellikle 2007 yılında Yusuf Ziya Özcan’ın YÖK Başkanı olmasıyla beraber hükümete yakın isimlerden oluşuyorsa da akademisyenler ve öğrenciler hala “AKP’lileştirilemeyen”lerden.
Akademisyenlerin uzun zamandan beri sinmiş oldukları düşünüldüğünde üniversite öğrencileri, AKP’nin ele geçiremediği tek mevzinin tek dinamik unsuru olarak mücadele etmeyi sürdürüyor.
Ülkemizde yıllardır toplumsal muhalefetin en dinamik öznesi olan üniversite muhalefeti, bugün de AKP karşısında en diri ve sürükleyici öznedir diyebiliriz.
Öğrenci Kolektifleri kurulduğu günden bu yana parasız, bilimsel, eşit ve anadilde eğitim için paneller, söyleşiler, eylemler ve mitinglerle mücadele ediyor.
Son günlerde üniversitede köklü bir dönüşüm için bir dizi hazırlıklara başlandı. Seçimlerden sonra yapılması planlanan değişiklikler için şimdiden Tayyip Erdoğan rektörleri huzurunda toplamaya başladı. Bunun karşısında üniversitenin gerçek sahipleri olarak bizler de itiraz etmek üzere bir araya gelmeye çalışırken dahi, medyada da takip edildiği gibi, AKP’nin polisinin sert müdahalesi ile karşılaştık.
4 Aralık’ta yaşanan vahşet hala hafızalardaki yerini kaybetmemişken 8 Aralık’ta SBF’ye gelen Burhan Kuzu ise hazırladığımız “şenlik” ile karşılandı. Medyada süren yumurta tartışmalarının gölgesinde kalmış olsa da taleplerimiz Türkiye kamuoyunda görünür hale geldi. Bu fırsatı iyi değerlendirmemiz gerekiyor.
15 Aralık’ta üniversitelere girememe imajlarını tazelemek üzere Başbakan Erdoğan liderliğinde 10 bakan ve yaklaşık bin adet çevik polisle ODTÜ’ye çıkarma yapan AKP, ODTÜ’de de beklemediği bir tepkiyle karşılaştı ve yüzlerce öğrenci polisleri kampüsten kovdular.
Öğrenci Kolektifleri, bu süreçte üniversitelilerin üniversite ve ülkede olan bitene karşı söz ve karar hakkının savunucusu ve öğrenci muhalefetinin en dinamik örgütlü gücü olmak için mücadele eden yüzlerce aktivistiyle Türkiye genelinde binlerce üniversiteliyi harekete geçirdi.
6 Kasım’da AKP’ye karşı binlerce üniversiteliyi bir araya getiren Kolektif, bundan sonraki süreçte de mücadelesini büyüterek devame tmeye kararlı.
Rektörlerin benzinlikte dövülen öğrencisine bile sahip çıkmaktan aciz hale geldiği ülkemizde onlarca soruna karşı birer aydın duyarlılığıyla halkın yanında olmaya çağıran Öğrenci Kolektifleri aynı zamanda üniversite içi sorunlarda da öğrencilerin sesi olmaya gayret gösteriyor.
Şu an üniversiteye ilişkin değişiklikler tartışılırken belirlediğimiz 5 acil talebimiz var:
- Harçların kaldırılması. Eğitimin tamamen parasız hale getirilmesi. - Öğrencilere üniversite yönetimde; söz, yetki ve karar hakkı tanınması. - YÖK’ün kaldırılması. - Gerici müfredat ve uygulamalara son verilmesi. - Devletin üniversiteye daha fazla bütçe ayırması.
Gelelim yumurtalı eylemlere. Yumurta atmak bizim için etkili ve amacına ulaşan bir eylem çeşidi: Davet edilmedikleri üniversite kampüslerinde AKP kurmaylarına, milletvekillerine ve sermaye temsilcilerine karşı öğrencilerin isyanının ve tepkisinin dili haline gelmiştir.
Başbakan’a söyledik, tekrar ediyoruz: “Yumurta atmayız ama 2 şartla: 1) Başbakan 4 Aralık’ta sert polis müdahalesi ile yaralanan, İstanbul’a alınmayan öğrencilerden özür dilesin. 2) Harçlar kaldırılsın.”
Şartlarımız kabul edilene kadar atacak çok yumurtamız var! <
elektrik mühendisliği, 441. sayı, şubat 2011 41