Mevzuat ve hukuk
Yasalar, yönetmelikler, standartlar, yargı kararları ve davalar; mevzuatın kendisinin incelendiği yazılar.
Yıllara göre
Tüm yıllarBir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
İLETİŞİM TEKNOLOJİSİNİN ATIĞI: ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK
Yazar, yüksek gerilim hatları ve GSM/TV vericilerinin oluşturduğu elektromanyetik kirliliğin sağlık üzerindeki olası etkilerini ve Türkiye'deki mevzuat ile denetim eksikliklerini eleştirel biçimde ele alıyor.
-
Nükleerde zoraki ihale
Yazar, Mersin'de kurulması planlanan nükleer santral ihalesinin mevzuata aykırı biçimde tek katılımcıyla yürütüldüğünü, Rus konsorsiyumunun ilk fiyat teklifinin ardından yasal olmayan revize teklifler sunulduğunu ve sürecin hukuki dayanaktan yoksun biçimde ilerletildiğini eleştiriyor.
-
ELEKTRONİK GÖZALTI DÜNYASI: e-Göz@ltı
EMO'nun İletişim Özgürlüğüne Müdahale Raporu temel alınarak Türkiye'de telefon dinleme, internet izleme ve toplumsal gözetim uygulamalarının hukuki, teknik ve toplumsal boyutları ele alınıyor; dinleme istatistikleri ve mahkeme kararları örneklerle aktarılıyor.
-
NÜKLEER İHALEDE PERDE KAPATMA ZAMANI
EMO Yönetim Kurulu, Akkuyu nükleer santral ihalesinde Yarışma Komisyonu'nun olumsuz raporuna rağmen ihalenin iptal edilmeyip komisyonun devre dışı bırakılarak firmanın hukuka aykırı ikinci teklifinin değerlendirilmeye çalışılmasını sert biçimde eleştirdi. Açıklamada ihale sürecindeki kronolojik hukuksuzluklar ve skandallar detaylı biçimde sıralanarak ihalenin derhal iptal edilmesi talep edildi.
-
Ruslara söz mü verildi?
Akkuyu nükleer santral ihalesine tek katılımcının (Rus-Türk ortak girişim grubu) kalması, ihale sürecindeki hukuki ve teknik muğlaklıklar ile Rusya'ya olası bağımlılık artışı tartışılarak, Ruslara önceden söz verilip verilmediği sorgulanıyor.
-
7 KATTAN KÜÇÜK BİNALAR KORUMASIZ
EMO'nun, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'in bazı maddelerinin iptali için Danıştay'da açtığı dava ve yönetmeliğin özellikle 7 kattan küçük binalarda yangın algılama ve asansör güvenlik önlemlerini zorunluluk dışı bırakan hükümlerine ilişkin teknik ve hukuki eleştiriler ele alınmaktadır.
-
Aktaş Gitti, Maduriyeti Kaldı
EMO 40. Dönem Yönetim Kurulu, İstanbul AYEDAŞ'ta eski TEK personeline yönelik zorunlu emeklilik, sürgün ve tenzili rütbe gibi hukuk dışı kadrolaşma uygulamalarını kınayan bir basın açıklaması yaptı.
-
7 Yılık Mobil Santral Mücadelesi
Samsun'da ÇED raporu olmaksızın yeniden faaliyete geçirilen mobil santrallara karşı yedi yıl süren hukuki ve toplumsal mücadele; yargı kararlarının uygulanmayışı, çevresel ve sağlık riskleri ile Samsun Çevre Birlikteliği'nin çabaları anlatılıyor.
-
ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE YENİ BİR YAPILANMA ÖNERİSİ
Yazar, elektrik piyasasında dağıtım şirketlerine tanınan ayrıcalıkların rekabeti engelleyip tekelleşmeye yol açtığını savunarak, dağıtım ile satış faaliyetlerinin ayrıştırılmasını ve EÜAŞ, TEİAŞ, TEDAŞ'ın tekrar TEK benzeri bir çatı altında toplanmasını öneriyor.
-
TMMOB ve YABANCI MÜHENDİSLER
Yazı, yabancı mühendis ve mimarların Türkiye'de akademik/mesleki yeterlilik denetimi olmadan çalışmasına olanak sağlayan yasa değişikliği teklifini, TMMOB'nin tarihsel mücadelesi ve Cumhurbaşkanı'nın iade gerekçeleri üzerinden hukuki ve demokratik açıdan eleştirmektedir.
-
ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE BİR ÖZEL ŞİRKET DENEYİMİ: ÇEAŞ
Yazı, Çukurova Elektrik A.Ş.'nin (ÇEAŞ) 1953'ten sözleşmesinin feshedildiği 2003 yılına kadar geçirdiği süreci Türkiye'nin ekonomik ve enerji politikaları bağlamında ele alarak imtiyazlı şirket uygulamasının hukuki ve mali sorunlarını anlatır. Uzan ailesinin şirketi ele geçirmesi ve kamu kaynaklarını kötüye kullanımı ile sonuçta devletin şirkete el koyması süreci detaylandırılır.
-
ENERJİ ÖZELLEŞTİRMELERİNDE 'ÖZEL HUKUK SÖZLEŞMESİ' KULLANILMASI SORUNU
Yazıda elektrik enerjisi hizmetlerinin doğal tekel niteliği taşıdığı ve özel hukuk sözleşmeleri yoluyla özelleştirilmesinin hukuksal ve ekonomik sakıncaları ele alınmakta, imtiyaz sözleşmesi ile özel hukuk sözleşmesi arasındaki farklar ve bu konuda yaşanan yargısal süreç (Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları) tartışılmaktadır.
-
DAĞITIM ÖZELLEŞTİRMESİNİN REKABET YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
Yazar, elektrik dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesinin doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle rekabet açısından risklerini ele alıyor ve dağıtım ile perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırılmasının rekabetin sağlanması için gerekli olduğunu savunuyor.
-
KAMU TEKELİNDEN ÖZEL TEKELE
Türk Telekom'un özelleştirilmesinin ardından kamu tekelinin özel tekele dönüştüğü, bu sürecin yasal ve düzenleyici boşluklarla yönetildiği ve yeni tarifelerin tüketici aleyhine ayrımcı ve rekabeti kısıtlayıcı biçimde onaylandığı eleştirel bir değerlendirmeyle ele alınmaktadır.
-
NUMARA TAŞIMA BİLMECESİ
Telekomünikasyon Kurumu'nun yayımladığı Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği, adres ve hizmet taşınabilirliğine olanak vermemesi, ücretlendirme ve uygulama sürecindeki belirsizlikler açısından değerlendiriliyor; düzenlemenin sabit ve mobil telefon pazarındaki tekel ve rekabet sorunlarını çözmekten uzak olduğu tartışılıyor.
-
İNTERNET, SANSÜR ve EĞİTİM
Yazar, İnternetin gelişimi ve toplumsal kullanımını ele alarak sansür girişimlerinin bilgiye ulaşım ve düşünce özgürlüğünü kısıtladığını, sorunun çözümünde teknik erişimden çok etik ve eleştirel eğitimin önemli olduğunu savunuyor.
-
VERİMLİ BİR SON ÜRÜN OLARAK
Yazı, bilgisayar yazılımlarının patentlenmesi tartışmasını, canlı organizmalara ve tarımsal bilgiye ilişkin patent örnekleriyle (John Moore vakası, Nem ağacı, Basmati pirinci) karşılaştırarak, analitik bilginin sermayeye dahil edilme sürecini ve yazılım üreticilerinin bu süreçte konumunu ele alıyor. Amazon'un tek tıkla alışveriş patenti gibi örnekler üzerinden patent sisteminin dinamikleri eleştirel biçimde değerlendiriliyor.
-
YAZILIM PATENTLERİ,GELECEĞİN İPOTEK ALTINA ALINIŞI
Yazı, yazılım patentlerinin özgür yazılım geliştirme sürecini ve küçük girişimcileri nasıl kısıtladığını, ABD ve AB'deki yasal süreçleri ve büyük şirketlerin bu alandaki baskılarını örneklerle tartışmaktadır.
-
BİLİŞİM SERTİFİKALARI ÜZERİNE
Yazar, Microsoft, Cisco gibi teknoloji şirketlerinin verdiği 'sertifikalı mühendis' unvanlarının hukuki dayanaksızlığını ve bu sertifikasyon sisteminin firmalar için nasıl kârlı bir pazarlama ve istihdam mekanizmasına dönüştüğünü eleştirel biçimde ele alıyor; EMO'nun bu uygulamalara karşı 3458 sayılı Kanun'a dayanarak başlattığı yasal girişimlere de yer veriliyor.
-
ENERJİDE ÖZELLEŞTİRME VE YOLSUZLUKLAR
EMO Yönetim Kurulu üyesi Cem Kükey, 1980'lerden itibaren enerji sektöründe uygulanan özelleştirme politikalarının hukuki süreçlerini, yolsuzluk iddialarını ve doğalgaza dayalı yanlış talep tahminlerinin ülkeyi Rusya'ya bağımlı hale getirdiğini eleştirel bir dille anlatmaktadır. Yazıda 3096 sayılı yasa, TEK'in bölünmesi, YİD/Yİ modelleri ve Mavi Akım anlaşması örnekleri üzerinden kamu zararına yol açan uygulamalar değerlendirilmektedir.
-
İNTERNET VE BASIN KANUNU:ANLAMADIĞIN ŞEYİ DENETLE
Yazar, internetin RTÜK ve Basın Kanunu kapsamına alınmasına ilişkin 4676 sayılı yasal düzenlemeyi eleştirerek internetin çok boyutlu doğasının medya mantığıyla düzenlenmesinin sorunlu olduğunu, devletin teknolojiye ve e-devlet uygulamalarına yaklaşımını da örneklerle tartışmaktadır.
-
TMMOB KANUNU KİMİN LEHİNE DEĞİŞTİ?
Yazar, TMMOB Kanunu'nun yabancı mühendis ve mimarların çalışmasına ilişkin 34 ve 35. maddelerinde yapılan değişiklikleri, EMO'nun bu süreçteki müdahalelerini ve değişikliklerin yerli mühendis-mimarlar aleyhine sonuçlar doğuracağını değerlendiriyor.
-
TÜRKÇE YAZMAK İSTEYENLERE E-EVRENDE TAM ÖZGÜRLÜK YAKIN MI?
Yazar, Türkçe karakterlerin bilgisayar ve klavye teknolojilerinde tarihsel olarak nasıl göz ardı edildiğini, F-klavye/Q-klavye tartışmasını ve kod tablolarının (ASCII, EBCDIC, ISO8859) gelişim sürecinde Türkiye'nin dışarıda kalışını kişisel gözlem ve anekdotlarla değerlendiriyor.
-
KABLOLU TV ÜZERİNDEN İNTERNET ERİŞİMİNİN SORUNLARI
Bir üyenin kablolu TV üzerinden aldığı internet hizmetinde yaşadığı sözleşme, fiyat artışı ve hizmet kalitesi sorunları örnek üzerinden anlatılarak, özel sektörün tekelci uygulamaları ve tüketici haklarının yetersizliği eleştiriliyor.
-
MOBİL SANTRALLAR NEDİR? NE DEĞİLDİR?
EMO Samsun Şubesi, Türkiye'de kurulan mobil santrallerin gerçek anlamda gezer/yüzer tip olmadığını, 6 numara fuel-oil kullanımının çevre ve sağlık açısından yarattığı riskleri ve Samsun'a konuşlandırılacak santralların ÇED mevzuatına aykırılığını hukuki ve teknik açıdan eleştirmektedir.
-
BİLGİ ÇAĞINDA BİREYSEL GİZLİLİK
Yazar, bilgi teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla kredi kartları, mağaza kartları, telefon, internet ve tıbbi kayıtlar aracılığıyla bireylerin nasıl izlenebildiğini ve bu bilgilerin kötüye kullanılma riskini örneklerle tartışıyor; ayrıca Echelon istihbarat sistemine dair Avrupa Parlamentosu raporuna değiniyor.
-
ELEKTRİK PİYASASI YASASI ÜZERİNE...
EMO Yönetim Kurulu, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun tarihsel arka planını ve içeriğini eleştirel biçimde inceleyerek, yasanın elektrik hizmetini kamu hizmeti olmaktan çıkarıp özelleştirmeyi ve tekelleşmeyi hızlandıracağını, tüketici haklarını ve hizmet sürekliliğini güvence altına almadığını savunmaktadır.
-
DOĞALGAZ PİYASASI KANUNU
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Güvenç, TBMM'de hızla geçirilmek istenen Doğalgaz Piyasası Kanunu Tasarısı'nı; kamu tekelinin kaldırılması, sektörün parçalı özel şirketlere devri, belediyelerin devre dışı bırakılması ve düzenleyici kurulun bağımsızlığının tartışmalı olması yönleriyle eleştirmektedir.
-
TEKELLERİN KANUNU FİKRİ MÜLKİYET
Yazı, fikri mülkiyet kavramının kapitalizmle bağlantısını, bilgi teknolojileri ve biyoteknoloji alanlarındaki patent ve telif uygulamalarını eleştirel bir bakışla ele alıyor; özgür yazılım hareketi ve GPL lisansını fikri mülkiyete karşı bir mücadele biçimi olarak tartışıyor.
-
595 SAYILI YAPI DENETİM HAKKINDA KHK VE 601 SAYILI UZMAN MÜHENDİSLİK HAKKINDA KHK; GEREKÇELER/GERÇEKLER
Yazar, 595 sayılı Yapı Denetimi Hakkında KHK ile 601 sayılı Uzman Mühendislik Hakkında KHK'yı hukuki ve teknik açıdan eleştirerek, proje ve yapı denetiminin bir kamu hizmeti olduğunu ve bu düzenlemelerin denetimi özelleştirdiğini savunuyor. TMMOB ve odaların yetki alanına müdahale edildiğini belirterek düzenlemenin iptalini talep ediyor.