Mevzuat ve hukuk
Yasalar, yönetmelikler, standartlar, yargı kararları ve davalar; mevzuatın kendisinin incelendiği yazılar.
Yıllara göre
Tüm yıllarBir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
Kuralsızlık sınır tanımıyor
Yazı, elektrik piyasasında EPDK'nin denetim görevinin özel sektör kuruluşlarına devredilmesini ve bunun yarattığı hukuki-kurumsal boşlukları, ilgili yönetmelik ve genelgeleri eleştirerek ele alıyor.
-
Özel sektörde HES devirlerinde Şaibe
Kumköy HES'in özelleştirilmesi sürecinde DSİ tarafından beş farklı devir bedeli hesaplanması ve bu karmaşanın kamu zararına yol açtığı, Teftiş Kurulu'nun yönetmeliği suçlu bulmasına rağmen düzenleme yapılmadığı anlatılıyor. Yazıda benzer HES devirlerinde de şüpheli uygulamaların sürdüğü vurgulanıyor.
-
'Kapıldım sana mecnun gibi'
Yazar, 1999 Anayasa değişiklikleriyle enerji altyapı sözleşmelerine uluslararası tahkim yolunun açılmasının 10. yılında, bu süreci ve sonrasında ortaya çıkan tazminat davalarını hiciv üslubuyla eleştirel bir şekilde değerlendiriyor.
-
İşçi de mağdur, memur da
Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi sürecinde işçi ve memur statüsündeki çalışanların yaşadığı hak kayıpları, kapsam dışı personel tartışmaları ve mahkeme kararları ele alınıyor; Menderes EDAŞ örneğiyle sürecin hukuki ve toplumsal sorunları eleştiriliyor.
-
BOTAŞ aleyhine uygulamalar son bulacak mı?
Yazar, BOTAŞ'ın kamu kuruluşu olarak zayıflatılmasına yol açan EPDK ve ETKB uygulamalarını, AGDAŞ'a boru hattı devri örneği üzerinden eleştirerek Doğal Gaz Piyasası Yasası'nda değişiklik yapılmasını ve BOTAŞ ile TPAO'yu birleştirecek güçlü bir kamu şirketi (TPDK) kurulmasını savunuyor.
-
Piyasacı kamu anlayışının yarattığı girdap
Yazar, Türkiye'de enerji sektöründeki özelleştirme ve serbestleştirme politikalarının ekonomik krize rağmen sürdürülmesini eleştirerek, TETAŞ ihaleleri ve DUY mekanizması üzerinden fiyatların fahiş biçimde yükseldiğini ve piyasacı kamu anlayışının çözümsüzlük yarattığını anlatıyor.
-
ÖZELLEȘTİRME GEREKÇELERİ DAYANAKSIZ
EMO'nun basın açıklamasına dayanan yazı, elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin gerekçesi olarak sunulan kayıp-kaçak azaltma ve verimlilik iddialarının veriler ışığında dayanaksız olduğunu, en karlı bölgelerin düşük fiyata devredildiğini ve maliyetin yurttaşlara faturalar yoluyla yansıtıldığını ortaya koyuyor.
-
AB’DEN ZAMLARA ve ÖZELLEȘTİRMELERE TAM NOT
AKP Hükümeti'nin 2008 Yılı AB Ulusal Programı'nda enerji ve iletişim alanlarının piyasalaştırılmasına yönelik yeni taahhütler ve AB İlerleme Raporu'nun özelleştirme-zam uygulamalarını olumlu, rekabet ve arz güvenliğini yetersiz bulan değerlendirmeleri ele alınıyor.
-
Ankara’da doğalgaz eziyeti
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve EGO'nun yürüttüğü doğalgaz dağıtım hizmetlerinde uygulanan yüksek birim hizmet ve amortisman bedelleri, haksız abone bağlantı bedeli tahsilatları ve Başkent Doğal Gaz'ın özelleştirilmesi sürecindeki usulsüzlükler eleştirilmektedir. Yazar, BOTAŞ'a olan borçların faizinin silinmesi ve özelleştirme öncesi şirketlere sağlanan ayrıcalıklı garantilerin Ankara halkına maliyetini ortaya koyarak ihalenin iptalini ve şirketin BOTAŞ'a devrini önermektedir.
-
Otomatik zam AB reformu çıktı
2008 Yılı AB Ulusal Program Taslağı'nda otomatik zam mekanizması olan Maliyet Bazlı Fiyatlandırma'nın reform olarak sunulduğu, elektrik ve enerji sektöründe özelleştirmelerin hızlandırılacağı ve yabancı sermayeye yönelik kısıtlamaların kaldırılacağı eleştirel biçimde ele alınıyor.
-
DAĞITIMDA YILLAR SONRA GELEN KIYAK DEVİR
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, Aydın-Denizli-Muğla illerinin elektrik dağıtımının 17 yıl önceki görevlendirmeye dayanılarak özel şirkete devredilmesini hukuka, ekonomiye ve kamu yararına aykırı bularak eleştirdi; devir bedelinin ve kar garantilerinin faturalar yoluyla halktan tahsil edileceğini açıkladı.
-
KARABORSAYA GÜN DOĞDU
EMO Yönetim Kurulu'nun basın açıklamalarına dayanarak, hükümetin elektrik fiyatlarını otomatik zamlara bağlama kararının ve dağıtım özelleştirmelerinin, dengeleme-uzlaştırma (DUY) sistemi üzerinden yaratılan karaborsa fiyatlarını tüketicilere yansıttığı eleştirilmektedir.
-
YENİ NEMA DAĞITIM DÜZENİ GETİRİLİYOR
EMO Yönetim Kurulu, TBMM'de görüşülen Elektrik Piyasası Kanunu değişiklik tasarısını değerlendiren bir rapor hazırlayarak milletvekillerine gönderdi; tasarının kamu yatırımını engellediğini, özel şirketlere kamu kaynağı aktaran yeni bir teşvik düzeni getirdiğini ve serbest piyasa modelinin çöküşünü belgelediğini savundu.
-
Verimliliğe piyasacı bakış
Yazar, elektrik piyasasındaki özelleştirme ve zamların 'enerji verimliliği' söylemiyle meşrulaştırılmasını, Avrupa Enerji Şartı Protokolü'ne dayandırarak eleştiriyor; verimliliğin özel sektör kârını artıran bir araca dönüştürüldüğünü savunuyor.
-
Elektrik dağıtımında 20 yıllık devir karmaşası
Yazar, Aydın-Denizli-Muğla bölgesinde elektrik dağıtımının Aydem A.Ş.'ye devredilme sürecini hukuki ve mali boyutlarıyla eleştirerek, imtiyaz sözleşmesinin özel hukuk sözleşmesine dönüştürülmesi, ÖYK'nın yetkisiz kararı ve devir bedelinin tüketicilere yüklenmesi gibi sorunları anlatıyor.
-
Yeni nema dağıtım düzeni getiriliyor
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, Elektrik Piyasası Yasası'nda değişiklik yapan tasarının kamu yatırımını engelleyerek özel şirketlere teşvik ve kar garantisi sağlayan yeni bir 'nema dağıtım düzeni' oluşturduğunu eleştirmektedir. Yazıda lisans yasağı, fon kredi faizlerinin silinmesi ve Kayseri'nin ulusal tarifeye dahil edilmesi gibi düzenlemeler ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.
-
Enerjide tersine reform ve Quo Vadisi
Yazar, Türkiye'de enerji sektöründe uygulanan yap-işlet-devret ve yap-işlet modellerinin gerçekte özel sektöre garantili kazanç sağlayan imtiyazlı düzenlemeler olduğunu, 2001 reformuyla öngörülen rekabetçi piyasa yapısının uygulanamadığını ve son gelişmelerle yeniden uzun dönemli alım garantilerine dönüldüğünü eleştirmektedir.
-
Dağıtım Şebekeleri Üzerinde Büyük Oyun
EMO, TEDAŞ'a özelleştirme öncesi Dünya Bankası'ndan kredi kullandırılmasını ve TEDAŞ'ın elektrik borsasında dengesizlik cezaları nedeniyle uğradığı büyük zararı eleştiren bir basın açıklaması yayımladı; bu durumun yatırım yükünü kamuya, kârı ise özel şirketlere bırakan bir senaryo olduğu vurgulandı.
-
Tren Kazalarının Sorumluları Gizleniyor
BTS, EMO, İMO, MMO ve Metalurji Mühendisleri Odası'nın ortak basın açıklamasında, Pamukova tren kazasının asıl sorumlusunun özelleştirme ve yanlış ulaşım politikaları olduğu belirtilerek tutuklanan üç demiryolu çalışanının değil Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD yönetiminin sorumlu tutulması gerektiği vurgulandı.
-
Beş Kat Kaymaklı Kadayıdıf Yasası
Yazı, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasası'nda hazırlanan değişiklik taslağını; TETAŞ'ın yetkilerinin artırılması, otoprodüktörlere yeni satış olanakları, rüzgar santralleri ihaleleri, TRT payı ve arz güvenliği planlaması gibi maddeler üzerinden eleştirel biçimde değerlendirmektedir. Yazar, taslağın serbest piyasa modelini korumaya çalışırken aynı zamanda alım garantili sözleşmelerle modelden saptığını ve planlama önerilerinin uygulama zorunluluğu içermediğini vurgulamaktadır.
-
EMO'DAN KAMUYA ÇAĞRI
EMO, elektrik kesintileri ve yatırım yetersizliği nedeniyle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun feshedilmesini ve kamunun enerji alanında kriz yönetimi kurarak inisiyatif almasını isteyen bir basın açıklaması yaptı.
-
KATİLLER VE KÖPEK BALIKLARI
Yazı, Libananco şirketinin Türkiye'ye açtığı 10.1 milyar dolarlık tahkim davası üzerinden, özelleştirmelerle birlikte gelişen uluslararası tahkim mekanizmasının ve Avrupa Enerji Şartı'nın Türkiye'yi nasıl büyük mali risklerle karşı karşıya bıraktığını eleştirel biçimde ele alıyor.
-
ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE YENİ BİR YAPILANMA ÖNERİSİ
Yazar, elektrik piyasasında dağıtım şirketlerine tanınan ayrıcalıkların rekabeti engelleyip tekelleşmeye yol açtığını savunarak, dağıtım ile satış faaliyetlerinin ayrıştırılmasını ve EÜAŞ, TEİAŞ, TEDAŞ'ın tekrar TEK benzeri bir çatı altında toplanmasını öneriyor.
-
EMO ENERJİ'DEN: Seçim ve Enerji
EMOEnerji dergisinin editörü Banu Salman, 2007 erken seçim sürecinde TBMM'de görüşülen Türk Petrol Kanunu, Enerji Verimliliği Kanunu ve nükleer santral yasası gibi düzenlemeleri değerlendirerek derginin bu sayıdaki içeriğini tanıtıyor.
-
PETROL KANUNU ÜZERİNE
Yazar, Türkiye'de kabul edilen Yeni Petrol Kanunu'nu değerlendirerek bu düzenlemenin kamu yararından ulusötesi şirketler lehine bir dönüşüm getirdiğini, TPAO'nun özelleştirilmesinin yolunu açtığını ve devlet hissesi ile vergi muafiyetleri üzerinden sermaye yanlısı bir tercih yapıldığını savunmaktadır.
-
PETROLÜMÜZE SAHİP ÇIKACAĞIZ
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ile Petrol-İş Sendikası, Petrol Kanunu'nda yapılan değişikliğe ilişkin ortak açıklama yaparak yasanın TPAO'nun özelleştirilmesinin önünü açtığını ve ulusal çıkarları zayıflattığını savundu.
-
HUKUK: DOĞALGAZ İLETİM HATLARI, EPDK VE BİR KARAR
ENKA-Intergen Santralı'nı besleyen doğalgaz hattının BOTAŞ mı yoksa dağıtım şirketi AGDAŞ'a mı ait olacağına ilişkin yargı sürecini ve EPDK'nın konuya yaklaşımını hukuki açıdan eleştiren bir değerlendirme yazısı; ayrıca TÜPRAŞ özelleştirmesiyle ilgili yargılamaya kısa bir haber eklenmiştir.
-
ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE BİR ÖZEL ŞİRKET DENEYİMİ: ÇEAŞ
Yazı, Çukurova Elektrik A.Ş.'nin (ÇEAŞ) 1953'ten sözleşmesinin feshedildiği 2003 yılına kadar geçirdiği süreci Türkiye'nin ekonomik ve enerji politikaları bağlamında ele alarak imtiyazlı şirket uygulamasının hukuki ve mali sorunlarını anlatır. Uzan ailesinin şirketi ele geçirmesi ve kamu kaynaklarını kötüye kullanımı ile sonuçta devletin şirkete el koyması süreci detaylandırılır.
-
ENERJİ ÖZELLEŞTİRMELERİNDE 'ÖZEL HUKUK SÖZLEŞMESİ' KULLANILMASI SORUNU
Yazıda elektrik enerjisi hizmetlerinin doğal tekel niteliği taşıdığı ve özel hukuk sözleşmeleri yoluyla özelleştirilmesinin hukuksal ve ekonomik sakıncaları ele alınmakta, imtiyaz sözleşmesi ile özel hukuk sözleşmesi arasındaki farklar ve bu konuda yaşanan yargısal süreç (Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları) tartışılmaktadır.
-
DAĞITIM ÖZELLEŞTİRMESİNİN REKABET YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
Yazar, elektrik dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesinin doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle rekabet açısından risklerini ele alıyor ve dağıtım ile perakende satış faaliyetlerinin ayrıştırılmasının rekabetin sağlanması için gerekli olduğunu savunuyor.