Elektrik Mühendisliği · Sayı 433 · Mart 2008

Dağıtım Şebekeleri Üzerinde Büyük Oyun

İletim ve dağıtım şebekeleri Görüş ve değerlendirme

Yıl
2008
Sayfa
2
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

İletim ve dağıtım şebekeleri

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • TEDAŞ
  • Dünya Bankası kredisi
  • elektrik borsası
  • dengeleme uzlaştırma sistemi
  • özelleştirme
  • kayıp-kaçak

Özet

EMO, TEDAŞ'a özelleştirme öncesi Dünya Bankası'ndan kredi kullandırılmasını ve TEDAŞ'ın elektrik borsasında dengesizlik cezaları nedeniyle uğradığı büyük zararı eleştiren bir basın açıklaması yayımladı; bu durumun yatırım yükünü kamuya, kârı ise özel şirketlere bırakan bir senaryo olduğu vurgulandı.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

DAĞITIM ŞEBEKELERİ ÜZERİNDE BÜYÜK OYUN

Elektrik Mühendisleri Odası, dengeleme ve uzlaştırma sistemiyle oluşturulan elektrik borsasında enerji dengesizlik tutarı üzerinden 2007 yılında 1.9 milyar YTL ceza ödemek zorunda bırakılan Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye (TEDAŞ) özelleştirme öncesinde yatırım yapması için Dünya Bankası’ndan Türkiye Cumhuriyeti garantörlüğü altında kredi kullandırılmasına tepki gösterdi.

EMO 40. Dönem Yönetim Kurulu tarafından 20 Şubat 2008 tarihinde yapılan yazılı basın açıklamasında, Dünya Bankası’ndan alınan “Elektrik Dağıtım

Rehabilitasyon Projesi” kredisiyle gerekli yatırımların yapılmasının ardından dağıtım şebekelerinin özel sektöre devredilmesi öngörüldüğü belirtildi. “Nitekim kredi anlaşmasının imzalanması sırasında Dünya Bankası Türkiye

Ülke Direktörü Ulrich Zachau’nun ‘Bu çalışmalar aynı zamanda elektrik sektörünü özel yatırımlar için daha çekici hale getirecektir’ açıklaması da gerçek niyeti açıkça ortaya koymaktadır” denildi. Bu durumda Hazine garantili kredinin faiziyle birlikte yükü kamunun üzerinde kalırken, bu yatırımlarla iyileştirilmiş şebeke üzerinden elde edilecek karlar özel sektöre bırakılmış olacağına dikkat çekildi.

Ülkenin enerji güvenliği dikkate alındığında yatırımların yapılmasının kaçınılmaz olduğu ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

elektrik mühendisliği, 433. sayı, mart 2008 73

“Ancak kayıp-kaçağın azaltılmasının yolu mülkiyet değişikliğinden değil, gerekli yatırımların yapılarak, denetim sisteminin ‘kayırmacılık’ anlayışı terk edilerek işletilmesinden geçmektedir. EMO’nun itirazı; yatırım ihtiyacının karşılanmasına yönelik girişimde bulunulmasına değil, tam tersine ülke ekonomisi açısından bağımlılık ve kamu zararı oluşturan uygulamalardır. Enerji alanında oluşan katma değerle yatırımlar yapmak mümkün iken, faizli krediler kullanılması yanlışın bir ayağını oluşturmaktadır. Yanlışın diğer ayağı, pek çok siyasi ve ekonomik koşulu da dayatan Dünya Bankası kredisi alınmasıdır.”

Kredinin 5 Katını Elektrik Borsası Yuttu

AKP’nin 59. Hükümet döneminde yürüttüğü enerji politikaları çerçevesinde Türkiye’nin enerji güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğü anlatılan açıklamada, 1 Ağustos 2006 tarihinde “olmayan elektriğin borsası”nın açıldığı belirtildi. “Hep yüksek fiyatların kabul gördüğü bu borsa, ‘Filler ve Çimenler’ filmini aratmamaktadır. Ne yazık ki TEDAŞ bu filmde oyuncu değil, hep dayak yiyen figüran konumundadır. Birileri fahiş fiyatlar bildirmekte, sistem sürekli enerji açığı vermekte, ödemeyi ise kamu kaynağı üzerinden TEDAŞ üstlenmektedir” denildi.

EMO’nun Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi raporlarından yaptığı hesaplamaya göre, Dünya Bankası’ndan yatırım için 205 milyon Avro kredi kullandırılan TEDAŞ, 2007 yılında bu borsada enerji dengesizlik tutarı üzerinden 1 milyar 925 milyon YTL zarara uğradı. TEDAŞ’ın “borsaya uygun talep tahmini yapamadığı ve özel şirketlerin zorunlu olmadığı talepleri de kamu hizmeti gereği karşılamak zorunda olduğu için sistemde oluşan enerji dengesizlik miktarı üzerinden cezalandırıldığı” kaydedilen açıklamada, şu değerlendirme yapıldı:

“Dünya Bankası kredisinin kullandırılması öngörülen AYEDAŞ, Gediz, Uludağ, Meram, Toroslar, Menderes, Osmangazi ve Akdeniz gibi elektrik dağıtım şirketleri yalnızca bir yılda özel elektrik üreticilerine aktardıkları 1 milyar 925 milyon YTL ile Dünya Bankası’ndan alınan kredinin 5 katı yatırım kaynağını kaybetmiş bulunmaktadırlar.”

Açıklamada, dağıtım şebekeleri üzerinde oynanan oyun şöyle özetlendi:

“• Kayıp-kaçağı azaltmak için gerekli yatırımları kamu üstleniyorsa, özelleştirmenin gerekçesi de ortadan kalkmıştır. Özelleştirmeden vazgeçildiği ilan edilmelidir. Oysa oynanan oyun, yatırım yükünü kamunun çekmesi, karın ise şirketler tarafından tahsil edilmesi senaryosuna dayanmaktadır. • Elektrik borsası ile TEDAŞ üzerinden bir yılda yaklaşık 2 milyar YTL’lik kaynak, bir takım ellere transfer edilebiliyorsa; kamunun yatırımlar için kaynağı olmadığı söylemi de doğru değildir. Serbest piyasa söyleminin çöktüğü artık kabul edilmeli ve kamu inisiyatif alarak bir an evvel bu borsa sistemine son vermelidir. Ancak senaryo burada da işlemekte, kaynak bir takım ellere aktarılmakta, kamu ise aciz bırakılmaktadır. • Kamunun yatırım açmazına düşmesinde dayattığı politikalarla büyük rolü bulunan Dünya Bankası’ndan bu kez yatırım için kredi alınması derin bir çelişki oluşturuyor gibi görünmektedir. Oysa gelecek kurgusu düşünüldüğünde bu durum şaşırtıcı değildir. Dünya Bankası’nda etkin role sahip olan ülkelerin, kendi şampiyonları olarak gördükleri enerji alanında at koşturan tekellerinin gözü dağıtım şebekeleri özelleştirmelerindedir. Bu şirketlerin karlarını garantiye alacak yatırımlar için Dünya Bankası’nın kaynak ayırması, üstelik bu kaynağı da faiziyle Türkiye Devleti’nden tahsil edecek olması çelişki değil, ancak oyunun bir parçasıdır.” <

74 elektrik mühendisliği, 433. sayı, mart 2008