Tematik alan
Enerji
Yıllara göre
Bir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
ENERJİ FİYAT ARTIȘI ȘAMPİYONU TÜRKİYE
OECD'nin enerji fiyatları endeksine göre Türkiye 2008 yılında elektrik ve doğalgaza yapılan zamlarla tüm OECD ülkeleri arasında en yüksek fiyat artışını yaşayan ülke oldu. EMO Yönetim Kurulu bu artışın küresel fiyat hareketleriyle açıklanamayacağını belirterek özelleştirmeye dayalı enerji politikalarını eleştirdi ve şeffaf, kamu ağırlıklı, yerli-yenilenebilir kaynaklara dayalı bir enerji politikası çağrısında bulundu.
-
ZAMLARLA ENERJİDE TASARRUF DAYATMASINA SON VERİN
EMO Yönetim Kurulu, Enerji Verimliliği Haftası'nda yaptığı açıklamada enerji verimliliği kampanyalarının elektrik piyasasındaki özelleştirme ve zam politikalarıyla birlikte ele alınmasını eleştirerek, dar gelirlilere ücretsiz tasarruflu lamba dağıtımı gibi somut önlemler önerdi.
-
Piyasa modeliyle sermayeyi beklerken
Yazar, gelişmekte olan ülkelerde uygulanan serbest elektrik piyasası modelinin özel/yabancı sermaye çekme beklentisinin Dünya Bankası verileriyle gerçekleşmediğini, yatırımların çok az sayıda ülke ve firmaya yoğunlaştığını, özel sermayenin risksiz ve garantili alanlara yöneldiğini göstererek modelin sorgulanması gerektiğini savunuyor.
-
Ankara’da doğalgaz eziyeti
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve EGO'nun yürüttüğü doğalgaz dağıtım hizmetlerinde uygulanan yüksek birim hizmet ve amortisman bedelleri, haksız abone bağlantı bedeli tahsilatları ve Başkent Doğal Gaz'ın özelleştirilmesi sürecindeki usulsüzlükler eleştirilmektedir. Yazar, BOTAŞ'a olan borçların faizinin silinmesi ve özelleştirme öncesi şirketlere sağlanan ayrıcalıklı garantilerin Ankara halkına maliyetini ortaya koyarak ihalenin iptalini ve şirketin BOTAŞ'a devrini önermektedir.
-
2008'de yol ayrımına gelindi
Yazar, 2008 küresel ekonomik krizi bağlamında Türkiye'de elektrik enerjisi alanında yaşanan özelleştirme sürecini, yatırımsızlık-pahalılık-enerji açığı sorununu ve nükleer/HES/rüzgar yatırımlarındaki spekülatif ve plansız yapılanmayı eleştirel bir bakışla ele almaktadır.
-
Elektrik sektöründe piyasa modeli ve rekabet sorunu
Yazıda, elektrik piyasalarının serbestleştirilmesinin rekabeti artıracağı ve maliyetleri düşüreceği yönündeki neo-liberal varsayımın gerçekleşmediği, aksine küresel ve Avrupa elektrik piyasalarında şirket birleşme ve satın almalar yoluyla tekelleşme ve konsolidasyon eğiliminin giderek güçlendiği verilerle tartışılmaktadır.
-
Ekonomik kriz paketleri ve elektrik sektörü
Yazar, küresel ekonomik kriz ortamında elektrik sektöründeki serbest piyasa uygulamalarının yatırımları durdurduğunu ve özelleştirmenin serbestleşmeyle eşdeğer görülmesinin yanlış olduğunu savunarak, elektriğin kâr amaçlı değil kamu hizmeti olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.
-
Yatırım açığı, dış bağımlılık, pahalılık...
Yazı, 2001'de kabul edilen Elektrik Piyasası Kanunu'nun ardından geçen 7 yılda kamu yatırımlarının durduğunu, kurulu güç artışının talep artışının gerisinde kaldığını, dışa bağımlılığın ve elektrik fiyatlarının arttığını verilerle ortaya koyuyor. Kamu ve özel sektörün kurulu güç, üretim ve kapasite kullanım oranları karşılaştırmalı olarak sunularak serbest piyasa uygulamasının başarısızlığı tartışılıyor.
-
Küresel krizde enerji senaryoları
Küresel ekonomik krizin Türkiye'nin enerji politikalarına ve yatırımlarına etkisi konusunda çeşitli akademisyen, uzman ve kurum temsilcilerinin görüşleri derlenmiştir; özelleştirme, kamu-özel işbirliği ve enerji yatırımlarının geleceği tartışılmaktadır.
-
Otomatik zam AB reformu çıktı
2008 Yılı AB Ulusal Program Taslağı'nda otomatik zam mekanizması olan Maliyet Bazlı Fiyatlandırma'nın reform olarak sunulduğu, elektrik ve enerji sektöründe özelleştirmelerin hızlandırılacağı ve yabancı sermayeye yönelik kısıtlamaların kaldırılacağı eleştirel biçimde ele alınıyor.
-
Serbest piyasa sınavda
Yazar, küresel ekonomik krizin serbest piyasa politikalarının iflasını gösterdiğini savunarak Türkiye'de enerji sektöründeki özelleştirme, serbestleştirme ve teşvik uygulamalarının yarattığı kamu zararlarını eleştiriyor. IMF-Dünya Bankası destekli Washington Mutabakatı politikalarının tarihsel seyri ve elektrik piyasasındaki serbestleşme sürecinin sonuçları ele alınıyor.
-
Çöken Piyasa Tanrısı'na biat isteniyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın hazırladığı Enerji Strateji Belgesi Taslağı'nın piyasacı yaklaşımı, özelleştirme, nükleer ve hidroelektrik hedefleri ile DUY mekanizması eleştirel biçimde ele alınıyor. Yazar, taslakta yer alan hedeflerin kamusal planlama olmadan piyasa eliyle gerçekleştirilemeyeceğini savunuyor.
-
Aydemir'e baskın devir
Aydın, Denizli ve Muğla illerinin elektrik dağıtımının Menderes EDAŞ'tan özel şirket Aydem A.Ş.'ye bir gecede devredilmesi süreci; devir bedelinin tüketicilerden tahsil edilme mekanizması, kamu mal varlığının kiralanmadan kullanılması ve devredilmeyen personelin belirsiz durumu eleştirel biçimde ele alınıyor.
-
EMO'dan
EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, enerji ve haberleşme alanındaki özelleştirmeleri, elektrik dağıtım özelleştirmelerine karşı açılan davaları ve nükleer santral politikalarını eleştirerek mühendislik kimliği ve odanın önümüzdeki dönem çalışmalarına dair değerlendirmelerde bulunuyor.
-
DAĞITIMDA YILLAR SONRA GELEN KIYAK DEVİR
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, Aydın-Denizli-Muğla illerinin elektrik dağıtımının 17 yıl önceki görevlendirmeye dayanılarak özel şirkete devredilmesini hukuka, ekonomiye ve kamu yararına aykırı bularak eleştirdi; devir bedelinin ve kar garantilerinin faturalar yoluyla halktan tahsil edileceğini açıkladı.
-
DAĞITIM ÖZELLEŞTİRMELERİNDEN VAZGEÇİN
EMO'nun da içinde bulunduğu Özelleştirme Karşıtı Platform, elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesine karşı ortak basın açıklamasıyla hükümeti uyararak özelleştirme sürecinin hukuka ve kamu yararına aykırı yönlerini eleştirdi.
-
ÖKP'NİN OLUŞUMU VE İLKELERİ
Özelleştirme Karşıtı Platform'un (ÖKP) elektrik dağıtım özelleştirmelerine ve genel özelleştirme politikalarına karşı oluşturduğu ilkeler ve bileşen kurumlar sıralanarak, kamu işletmeciliğinin savunulması gerektiği ve özelleştirmelerin işsizlik, hak kayıpları ve sömürü getirdiği vurgulanmaktadır.
-
KARABORSAYA GÜN DOĞDU
EMO Yönetim Kurulu'nun basın açıklamalarına dayanarak, hükümetin elektrik fiyatlarını otomatik zamlara bağlama kararının ve dağıtım özelleştirmelerinin, dengeleme-uzlaştırma (DUY) sistemi üzerinden yaratılan karaborsa fiyatlarını tüketicilere yansıttığı eleştirilmektedir.
-
YENİ NEMA DAĞITIM DÜZENİ GETİRİLİYOR
EMO Yönetim Kurulu, TBMM'de görüşülen Elektrik Piyasası Kanunu değişiklik tasarısını değerlendiren bir rapor hazırlayarak milletvekillerine gönderdi; tasarının kamu yatırımını engellediğini, özel şirketlere kamu kaynağı aktaran yeni bir teşvik düzeni getirdiğini ve serbest piyasa modelinin çöküşünü belgelediğini savundu.
-
ZİNCİRLEME ZAMLAR GELİYOR
EMO, doğalgaza yapılan zamların 1 Ekim 2008'de otomatik zam mekanizması yoluyla elektrik faturalarına da yansıyacağını belirterek piyasacı enerji politikalarını ve özelleştirmeyi eleştirdi.
-
VAKIFBANK VE TELEKOM ÇALIK'A ÇALIŞTI
EMO'nun basın açıklamasına dayanan yazı, Çalık Grubu'nun Vakıfbank ve Türk Telekom ile kurduğu ilişkiler ağı üzerinden Arnavutluk Telekom'u satın alma sürecini ve Türk Telekom'un özelleştirme sonrası borçlanma ile sabit ücret zamlarını halka ödettirme eleştirisini aktarıyor.
-
EMO KAMU YARARINA MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEK
EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu, göreve başlarken yaptığı basın açıklamasıyla küresel kapitalizm, özelleştirmeler, SSGSS Yasası, Kürt sorunu ve enerji piyasası politikalarına ilişkin görüşlerini ve mücadele hattını duyurmaktadır. Açıklamada elektrik dağıtım özelleştirmeleri, Telekom satışı ve nükleer santral girişimlerine karşı hukuki ve mesleki mücadelenin sürdürüleceği belirtilmektedir.
-
Enerjide yeni tekelleşme stratejileri
Yazı, Avrupa'da elektrik ve gaz piyasalarının büyük şirketler tarafından yoğunlaştırılması sürecini ve bu şirketlerin komşu ülkelere genişleme stratejilerini analiz ederek, Türkiye'deki dağıtım şirketleri satışının üçüncü tabaka Avrupa şirketlerinin ilgisini çekebileceğini tartışıyor.
-
İklim değişikliğine piyasa çözüm mü?
Yazı, Kyoto Protokolü'nün temelini oluşturan karbon ticareti mekanizmalarının iklim değişikliğiyle mücadelede etkili olup olmadığını tartışıyor; emisyon ticaretinin bir tür özelleştirmeye dönüştüğünü, en fazla kirletenlerin kazançlı çıktığını ve envanterlerdeki belirsizlikleri örneklerle ele alıyor.
-
Sorun Söyleyelim
Soru-cevap formatında EMO'nun tüketici danışma köşesinde, elektrikli ev aletlerinin arızalanmasında yetkili servis sorunları ve elektrik kesintilerinden kaynaklanan cihaz arızalarında tüketicinin hakları ile dağıtım şirketlerinin hizmet kalitesi yükümlülükleri ele alınıyor.
-
Enerji özelleştirmelerinden vazgeçin
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinin kamu yararına olmadığını, özel tekeller yaratacağını ve işçilerin haklarını tehdit ettiğini belirterek hükümeti özelleştirmelerden vazgeçmeye çağırıyor. Ayrıca Özelleştirme Karşıtı Platform'un yeni internet sitesinden ve TES-İŞ'in açtığı davalardan bahsediliyor.
-
Verimliliğe piyasacı bakış
Yazar, elektrik piyasasındaki özelleştirme ve zamların 'enerji verimliliği' söylemiyle meşrulaştırılmasını, Avrupa Enerji Şartı Protokolü'ne dayandırarak eleştiriyor; verimliliğin özel sektör kârını artıran bir araca dönüştürüldüğünü savunuyor.
-
Enerji fiyatlarında artış sürüyor
Yazar, Temmuz 2008'de uygulanan Maliyet Bazlı Fiyatlandırma öncesi elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve kömür fiyatlarındaki artışları veri ve tablolarla inceleyerek, dolaylı vergilerin yüksekliğini ve enerji politikalarının özelleştirme yönelimini eleştirmekte, kamusal planlama ve yerli/yenilenebilir kaynaklara dayalı politika önerileri sunmaktadır.
-
Özelleştirme karanlık ve pahalılık demektir
EMO Kocaeli Şubesi yazmanı, Sakarya ve Kocaeli'nde elektrik dağıtım şebekesinin özelleştirilmesine karşı yürütülen mücadeleyi anlatarak özelleştirmenin sermaye transferi olduğunu ve enerjinin kamusal hizmet olarak yönetilmesi gerektiğini savunuyor.
-
Dağıtımda özelleştirme yalanı
Yazıda, TEDAŞ'a bağlı Başkent, Sakarya, Aras, Meram ve Menderes dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinin, kayıp-kaçak oranlarını düşürme gerekçesiyle savunulmasının veriler üzerinden geçersiz olduğu; bu bölgelerin zaten düşük kayıp-kaçak oranına sahip ve kârlı bölgeler olduğu, özelleştirilmeleri halinde kamunun elinde kalan bölgelerdeki oranın yükseleceği tablolarla gösteriliyor.