Elektrik üretimi ve santraller
Hidroelektrik, termik, kömür, doğalgaz santralleri; kurulu güç, üretim planlaması, santral işletmesi. Nükleer ve yenilenebilir kaynaklar kendi temalarındadır.
Yıllara göre
Tüm yıllarBir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
KAMU SANTRALLARI SUSTURULDU, ELEKTRİĞE ZAM YAPILDI
EMO Yönetim Kurulu, ekonomik krizle düşen elektrik talebine karşın kamu santrallarının üretiminin kısıtlanıp özel sektör santrallarından daha fazla alım yapıldığını, bunun sonucunda maliyetler düşse de elektrik faturalarına zam geldiğini açıkladı. Açıklamada karaborsa olarak tanımlanan dengeleme-uzlaştırma piyasası ve alım garantili özel santrallar üzerinden kamu zararı yaratıldığı vurgulandı.
-
ZAM OTOMATİK DEĞİL HÜKÜMETTEN
EMO Yönetim Kurulu, elektrik fiyatlarına yapılan zammın maliyet artışına değil hükümetin TETAŞ üzerinden yaptığı manipülasyona dayandığını açıklayarak otomatik fiyatlandırmanın kaldırılmasını talep etti.
-
Özel sektörde HES devirlerinde Şaibe
Kumköy HES'in özelleştirilmesi sürecinde DSİ tarafından beş farklı devir bedeli hesaplanması ve bu karmaşanın kamu zararına yol açtığı, Teftiş Kurulu'nun yönetmeliği suçlu bulmasına rağmen düzenleme yapılmadığı anlatılıyor. Yazıda benzer HES devirlerinde de şüpheli uygulamaların sürdüğü vurgulanıyor.
-
Kamu santralları susturuldu, elektriğe zam yapıldı
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, ekonomik kriz nedeniyle düşen elektrik talebine karşın ucuza üreten kamu santrallerinin durdurulup pahalı özel sektör santrallerinden alım yapıldığını, buna rağmen elektrik fiyatlarına zam geldiğini verilerle eleştiriyor. Yazıda serbest piyasa uygulamalarının kamu zararına, özel şirketlerin karına yol açtığı vurgulanarak kamu santrallerinin devreye alınması ve elektriğin kamu hizmeti olarak sunulması gerektiği savunuluyor.
-
Mahşerin 3 atlısı ve 'yüzyılın 2 anlaşması'
Necdet Pamir, Türkiye ile Rusya arasında imzalanan enerji anlaşmalarını (petrol boru hatları, doğalgaz ve nükleer enerji anlaşmaları) eleştirel biçimde değerlendirerek Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının azalmadığını, aksine arttığını savunuyor.
-
Ekonomik kriz ve enerji yatırımları
Uluslararası Enerji Ajansı'nın raporlarına dayanarak küresel ekonomik krizin enerji yatırımları, elektrik talebi ve yenilenebilir enerji projeleri üzerindeki etkileri değerlendiriliyor; ayrıca DEK-TMK'nın Türkiye enerji sektörüne ilişkin uyarılarına yer veriliyor.
-
Zam otomatik, indirim hükümsüz
EMO, elektrik piyasasındaki dengeleme ve uzlaştırma sistemi (DUY) ile maliyet esaslı fiyatlandırma mekanizmasının maliyet artışlarını hemen tüketiciye yansıtırken doğalgaz ve piyasa fiyatlarındaki düşüşleri yansıtmadığını, TETAŞ ve BOTAŞ verileriyle örnekleyerek eleştiriyor.
-
Elektrik sektörünün planlanmasında iletimin önemi
Eski TEK Genel Müdürü Gültekin Türkoğlu, elektrik üretim planlamasının iletim ve dağıtım planlamasıyla birlikte yapılması gerektiğini, rüzgar santrallerinin mevcut iletim sistemi yetersizliği nedeniyle yeterince değerlendirilemediğini vurgulayarak sistemin 765 kV seviyesine yükseltilmesini önermektedir.
-
Piyasacı kamu anlayışının yarattığı girdap
Yazar, Türkiye'de enerji sektöründeki özelleştirme ve serbestleştirme politikalarının ekonomik krize rağmen sürdürülmesini eleştirerek, TETAŞ ihaleleri ve DUY mekanizması üzerinden fiyatların fahiş biçimde yükseldiğini ve piyasacı kamu anlayışının çözümsüzlük yarattığını anlatıyor.
-
Petrolde fiyat istikrarsızlığına çare aranıyor
Küresel ekonomik krizin ve bölgesel çatışmaların petrol fiyatlarındaki istikrarsızlığı nasıl körüklediği, bunun Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelere yansıması ele alınıyor.
-
Piyasa modeliyle sermayeyi beklerken
Yazar, gelişmekte olan ülkelerde uygulanan serbest elektrik piyasası modelinin özel/yabancı sermaye çekme beklentisinin Dünya Bankası verileriyle gerçekleşmediğini, yatırımların çok az sayıda ülke ve firmaya yoğunlaştığını, özel sermayenin risksiz ve garantili alanlara yöneldiğini göstererek modelin sorgulanması gerektiğini savunuyor.
-
2008'de yol ayrımına gelindi
Yazar, 2008 küresel ekonomik krizi bağlamında Türkiye'de elektrik enerjisi alanında yaşanan özelleştirme sürecini, yatırımsızlık-pahalılık-enerji açığı sorununu ve nükleer/HES/rüzgar yatırımlarındaki spekülatif ve plansız yapılanmayı eleştirel bir bakışla ele almaktadır.
-
Neden hidrolik enerji?
Yazar, enerji kaynağı seçiminde sürdürülebilirlik, yenilenebilirlik, yerlilik ve maliyet kriterlerini karşılaştırarak hidrolik, jeotermal ve rüzgar gibi yerli-yenilenebilir kaynakların öncelikli tercih edilmesi gerektiğini savunuyor.
-
Elektrik sektöründe piyasa modeli ve rekabet sorunu
Yazıda, elektrik piyasalarının serbestleştirilmesinin rekabeti artıracağı ve maliyetleri düşüreceği yönündeki neo-liberal varsayımın gerçekleşmediği, aksine küresel ve Avrupa elektrik piyasalarında şirket birleşme ve satın almalar yoluyla tekelleşme ve konsolidasyon eğiliminin giderek güçlendiği verilerle tartışılmaktadır.
-
Ekonomik kriz paketleri ve elektrik sektörü
Yazar, küresel ekonomik kriz ortamında elektrik sektöründeki serbest piyasa uygulamalarının yatırımları durdurduğunu ve özelleştirmenin serbestleşmeyle eşdeğer görülmesinin yanlış olduğunu savunarak, elektriğin kâr amaçlı değil kamu hizmeti olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.
-
Doğalgaz’da nereye?
Yazar, hükümetin 2009 Yılı Programı'nda kabul edilen doğalgaza bağımlılık ve arz güvenliği sorununu ele alarak nükleer santralların çözüm olarak sunulmasını eleştiriyor; CHP'nin piyasacı doğalgaz raporunu ve BOTAŞ'ın tahsilat sorunlarına bağlı mali çıkmazını inceliyor.
-
Petrol Yasası Obama dönemine kaldı
Obama'nın ABD başkanlığını kazanmasının ardından, Irak'taki hidrokarbon yasasının ve ABD'nin Ortadoğu enerji politikalarının nasıl şekilleneceği; Irak petrolünden pay alma mücadelesi ve İran'ın bölgesel güç dengesindeki artan rolü tartışılıyor.
-
Yatırımlar daha fazla gecikmemeli
Yazarlar, Türkiye'nin artan enerji açığına dikkat çekerek dışa bağımlılığı azaltmak için yerli linyit ve hidrolik kaynakların, özellikle Afşin-Elbistan Linyit Havzası'nın öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Kısa vadeli tasarruf ve rehabilitasyon önlemlerinin yanı sıra yeni büyük ölçekli termik santral yatırımlarına ivedilikle başlanmasını öneriyorlar.
-
Yatırım açığı, dış bağımlılık, pahalılık...
Yazı, 2001'de kabul edilen Elektrik Piyasası Kanunu'nun ardından geçen 7 yılda kamu yatırımlarının durduğunu, kurulu güç artışının talep artışının gerisinde kaldığını, dışa bağımlılığın ve elektrik fiyatlarının arttığını verilerle ortaya koyuyor. Kamu ve özel sektörün kurulu güç, üretim ve kapasite kullanım oranları karşılaştırmalı olarak sunularak serbest piyasa uygulamasının başarısızlığı tartışılıyor.
-
Küresel krizde enerji senaryoları
Küresel ekonomik krizin Türkiye'nin enerji politikalarına ve yatırımlarına etkisi konusunda çeşitli akademisyen, uzman ve kurum temsilcilerinin görüşleri derlenmiştir; özelleştirme, kamu-özel işbirliği ve enerji yatırımlarının geleceği tartışılmaktadır.
-
Çöken Piyasa Tanrısı'na biat isteniyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın hazırladığı Enerji Strateji Belgesi Taslağı'nın piyasacı yaklaşımı, özelleştirme, nükleer ve hidroelektrik hedefleri ile DUY mekanizması eleştirel biçimde ele alınıyor. Yazar, taslakta yer alan hedeflerin kamusal planlama olmadan piyasa eliyle gerçekleştirilemeyeceğini savunuyor.
-
Kafkasya'daki gelişmelerin enerji boyutu
Yazar, Gürcistan-Rusya geriliminin Kafkasya'daki petrol ve doğalgaz boru hatlarına (BTC, GKDGBH, Bakü-Supsa) etkilerini ve bölgedeki enerji projelerinin jeopolitik boyutunu değerlendiriyor.
-
Enerji barajları boşalıyor
Enerji barajlarındaki doluluk oranlarının hızla düştüğüne dikkat çeken yazar, hidroelektrik enerjinin ekonomik ve stratejik avantajlarını anlatarak doğalgaza yönelen politikaların ve DSİ yatırımlarının azalmasının enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini savunuyor. Fırat ve Dicle havzalarındaki baraj seviyelerinin kritik düzeye indiğini vurgulayarak rasyonel ve ulusal çıkarları gözeten bir enerji planlaması çağrısında bulunuyor.
-
ZİNCİRLEME ZAMLAR GELİYOR
EMO, doğalgaza yapılan zamların 1 Ekim 2008'de otomatik zam mekanizması yoluyla elektrik faturalarına da yansıyacağını belirterek piyasacı enerji politikalarını ve özelleştirmeyi eleştirdi.
-
Enerji fiyatlarında artış sürüyor
Yazar, Temmuz 2008'de uygulanan Maliyet Bazlı Fiyatlandırma öncesi elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve kömür fiyatlarındaki artışları veri ve tablolarla inceleyerek, dolaylı vergilerin yüksekliğini ve enerji politikalarının özelleştirme yönelimini eleştirmekte, kamusal planlama ve yerli/yenilenebilir kaynaklara dayalı politika önerileri sunmaktadır.
-
Sorun Söyleyelim
Okur sorularına yanıt veren köşede önce dizel araçların LPG'ye dönüştürülmesinin teknik ve ekonomik olarak mümkün olmadığı açıklanıyor, ardından elektrik kesintilerine karşı jeneratör alımı ve otoprodüktör santrallerin Türkiye'deki gelişimi, kojenerasyon ve trijenerasyon gibi alternatifler üzerinden enerji verimliliği tartışılıyor.
-
Elektrik zirvesinde görüş ayrılığı
Eski TEK Genel Müdürü Gültekin Türkoğlu, Enerji Bakanlığı ile EPDK arasındaki görüş ayrılığının elektrik sektöründeki yatırım eksikliğini ve yaklaşan arz güvenliği sorununu derinleştirdiğini, kamunun elektrik üretim yatırımlarına yeniden dahil olması gerektiğini savunuyor.
-
Kyoto Protokolü ve getiriyor?
Yazı, Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne taraf olma kararını ve bunun enerji sektörü, sanayi ve ulusal politikalar üzerindeki olası etkilerini, belirsizlikleri ve soru işaretlerini tartışmaktadır.
-
Doğalgazda iletim hatları oyunu
Yazı, BOTAŞ'a ait yüksek basınçlı doğalgaz iletim hatlarının kentsel gaz dağıtım şirketlerine devredilmesinin santrallerin yakıt maliyetlerini ve dolayısıyla elektrik fiyatlarını artıracağını, Adapazarı ve Ankara örnekleri üzerinden EPDK ve yargı süreçlerini eleştirerek anlatmaktadır. Yazar, bu uygulamanın kamu aleyhine, özel şirketler lehine sonuçlar doğurduğunu ve yasal düzenleme yapılması gerektiğini savunmaktadır.
-
Zincirleme zamlar geliyor
AKP hükümetinin IMF ile yapılan görüşmeler doğrultusunda enerji KİT'lerine yönelik otomatik fiyatlandırma mekanizmasını devreye sokmaya hazırlandığı, bunun elektrik, doğalgaz ve kömür fiyatlarında zincirleme zamlara yol açacağı ve dağıtım özelleştirmeleri öncesinde şirketlere kâr garantisi sağlayacağı anlatılıyor. Yazının devamında ise İngiltere'deki enerji özelleştirmesi deneyimi ve dünya genelindeki enerji fiyat artışlarına değinilerek AKP'nin politikaları eleştiriliyor.