Cumhuriyet Enerji · Sayı 5 · Mayıs 2008

Zincirleme zamlar geliyor

Banu Salman

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
2008
Sayfa
2
Okuma süresi
7 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • otomatik fiyatlandırma
  • EÜAŞ
  • TETAŞ
  • BOTAŞ
  • dağıtım özelleştirmesi
  • IMF

Özet

AKP hükümetinin IMF ile yapılan görüşmeler doğrultusunda enerji KİT'lerine yönelik otomatik fiyatlandırma mekanizmasını devreye sokmaya hazırlandığı, bunun elektrik, doğalgaz ve kömür fiyatlarında zincirleme zamlara yol açacağı ve dağıtım özelleştirmeleri öncesinde şirketlere kâr garantisi sağlayacağı anlatılıyor. Yazının devamında ise İngiltere'deki enerji özelleştirmesi deneyimi ve dünya genelindeki enerji fiyat artışlarına değinilerek AKP'nin politikaları eleştiriliyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ENERJİ 4

AKP zincirleme zamları devreye sokacak otomatik fiyat mekanizmasını yürürlüğe almak için çalışmalar yürütüyor

Fotoğraf: Necati SAVAŞ

Banu SALMAN

EMO Basın - Genel seçimler (22 Temmuz 2007) öncesinde elektriğe zam yapmadığı propagandasıyla oy toplayan AKP Hükümeti, Ocak 2008’de yaptığı elektriğe yüzde 20 düzeyine ulaşan zammın ardından zincirleme zamları devreye sokacak otomatik fiyat mekanizmasını yürürlüğe almak için çalışmalar yürütüyor. IMF’yle yapılan görüşmelerde koşul olarak gündeme gelen otomatik fiyatlandırmaya yönelik Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararının alındığı ortaya çıktı. Resmi Gazete’de yayımlanmayan, ancak 6 Mayıs 2008 tarihinde Hazine’nin İnternet sitesinde erişime açılan 14 Şubat 2008 tarihli YPK kararıyla, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ), Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş (BOTAŞ), Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ), Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş (TETAŞ) ve son olarak da Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’nin mülkiyetindeki dağıtım şebekelerinin işletme hakkını devralan 20 kamu şirketi kullanıcıya yansıyacak zamlar yapacaklar. Karara göre, bu kuruluşlar, 19 Ekim

2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan KİT’lerin Genel Yatırım ve Finansman Programı’na ilişkin Bakanlar Kurulu kararında yer verilen, IMF talebi doğrultusunda belirlenmiş olan faiz dışı fazla rakamlarını tutturmaya çalışacaklar ve otomatik zamları devreye alacaklar. TKİ, EÜAŞ, TETAŞ ve dağıtım şirketleri yıl içinde 3’er aylık dönemler (1 Nisan, 1 Temmuz, 1 Ekim) itibarıyla fiyat artışları yapacaklar, ancak ocak ayında da KİT’lerin genel yatırım ve finansman programı kapsamında belirlenecek satış fiyatlarını uygulamaları söz konusu

Hedefler revize edilecek

Ayrıca fiyatlandırmalarda, genel ekonomiye ilişkin hedef rakamlar değil gerçekleşmeleri dikkate alan revize varsayımların esas alınması öngörülüyor. Yani çalışanlar ve emeklilere “öngörülen enflasyon oranı” düzeyinde maaş artışı dayatılıp, enflasyon kayıpları ödenmezken; revize hedef esasıyla enerji zamlarının öngörülen hedeflerin üzerinde yapılmasına da olanak tanınıyor. Bu durum YPK kararında, şöyle ortaya konuluyor:

Hükümetin maliyet bazlı fiyatlandırma diye açıkladığı otomatik zam mekanizması ile DUY denilen karaborsada oluşan fiyatlar tüketicinin sırtına yıkılacak. Dağıtım özelleştirmeleri öncesinde böyle bir sisteme geçilerek, dağıtım şebekelerini satın alacak şirketlere kar garantisi sağlanıyor.

olacak. Böylece ocak ayında belirlenecek fiyat aracılığıyla maliyet bazlı fiyatlandırma dışında, faiz dışı fazla hedefinin tutturulmasına yönelik olarak genel ekonomik durum kapsamında daha yüklü zamlar yapılmasına da kapı açılmış oluyor.

“Enerji KİT’leri, yılın geri kalan dönemi için uygulayacakları yeni tarifelerini tespit ederken, EK-3’te (maliyeti birimlerin ağırlıklarına göre enflasyon oranında arttıran formüller) ve/veya ilgili mevzuatta yer alan formülasyonlara göre belirlenen maliyetlerdeki değişimler ile yılsonuna yönelik revize makro ekonomik gösterge varsayımlarını (döviz kuru, petrol fiyatı, TEFE, TÜFE vs.) kullanılacaktır. Bu

varsayımlar, aylık olarak Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nca (DPT) ilgili enerji KİT’lerine bildirilecektir.”

Kömüre akaryakıt zammı geliyor

Tek tek kuruluşlar için ayrı ayrı ortaya konulan formüllere bakıldığında TKİ; girdilerin toplam üretim maliyeti içindeki ağırlıklarına ilişkin katsayı uygulamasına yer verilen formüle göre; personel maliyetlerini tüketici fiyatlarını (TÜFE) baz alarak; akaryakıt maliyetlerini üretici fiyatları (ÜFE) kapsamında rafine edilmiş petrol ürünleri alt sektörünü baz alarak; akaryakıt dışındaki malzeme maliyetlerini ise üretici fiyatları kapsamında genel endeks artışını dikkate alarak artıracak.

Doğalgaza aylık zam

BOTAŞ için diğer enerji KİT’lerinden farklı bir düzenleme öngörülerek, 3’er aylık değil aylık fiyat artışları belirlenecek. Ancak Yap-İşletDevret, Yap-İşlet santralları, Hamitabat ve EÜAŞ santrallarına uygulanacak fiyatlar mevcut sözleşmelerine göre devam edecek. BOTAŞ’ın fiyat belirleme formülünde ise gaz alımında dolar cinsinden ağırlıklı ortalama fiyatın birinci ve ikinci ay arasındaki değişim oranı ile kurdaki aynı dönem içindeki değişim oranı dikkate alınacak.

EÜAŞ’ta zamlar katmerleniyor

EÜAŞ’ın parçalanmasıyla kamu santrallarından oluşturulan 6 portföy şirketi ise 3 dönem halinde gerçekleşme ve tahminleri dikkate alarak “asgari enerji satışı” ve “opsiyonel enerji satışı” olmak

üzere 2 ayrı fiyat artışı belirleyecek. Bu 3 dönemde de gerçekleşmeler sürekli yenilenecek. Böylece EÜAŞ, hedeflerdeki sapmaları da sürekli fiyat artışlarına yansıtabilecek. Formüle göre kurdan kaynaklanan maliyet artışları kur artışına göre, işçilik maliyet artışları TÜFE’ye göre, fueloil maliyetlerindeki artışları en büyük 8 dağıtıcı firmanın satış fiyatlarına göre hesaplanacak. TKİ’nin otomatik fiyatlandırma çerçevesinde yaptığı zamlar nedeniyle artan kömür maliyet artışları, BOTAŞ’tan aldığı doğalgazdaki fiyat artışları da tarifeye yansıtılacak. Ayrıca karaborsaya dönüşen dengeleme ve uzlaştırma sistemi içerisindeki fahiş fiyat yükü de sıfır bakiye maliyeti ile faturalara yansıtılacak.

TETAŞ otomatik fiyat dışı

YİD, Yİ, İHD ile bazı kamu santrallarından toptan elektrik satın alan ve TBMM’de görüşülen tasarı ile iç piyasadan özel şirketlerden elektrik satın alması öngörülen TETAŞ ise, EÜAŞ’tan formüle bağlanmış zamlı fiyattan değil, güncel Genel Yatırım ve Finansman Programı’na göre belirlenecek fiyattan elektrik satın alacak. Böyle bir düzenleme ile TETAŞ’ın kamunun santrallarından ucuz elektrik satın alması sağlanarak, YİD, Yİ, İHD ve olası özel sektör santrallardan yüksek fiyatlı yapılacak elektrik alımlarının maliyetinin kamu üzerinden düşürülmeye çalışılmasının önü açık tutuluyor. 2008 KİT Genel Yatırım ve Finansman Programı’na bakıldığında enerji KİT’leri içerisinde faiz dışı fazla ve yatırım açısından hükümetin elinde en iyi oyuncu olarak TETAŞ’ın bulunduğu

5 ENERJİ

görülüyor. Programa göre TETAŞ, 2008’de 40.9 milyon YTL faiz dışı fazla, 400 bin YTL de yatırım öngörüsü ile oldukça düşük hedeflere sahip bulunuyor. Ancak TETAŞ, DUY sistemi içerisinde yer alması nedeniyle oluşan sıfır bakiye maliyetini de tarifesine yansıtacak.

Özelleştirme öncesinde şirketlere kar garantisi

Dağıtım şirketlerinin de DUY maliyetlerini fiyatlara yansıtmaları sağlanacak. Bunun için dağıtım özelleştirmeleri için öngörülen 5 yıllık geçiş süreci boyunca uygulanacak olan ulusal tarife çerçevesinde belirlenmiş gelir düzenlenmesi hakkında tebliğde değişiklik yapılacak. Bu tebliğe göre zaten dağıtım şirketleri önce ortalama enerji alım fiyatı ile brüt kar marjı tavanı üzerinden perakende satış fiyatı tavanı belirleniyor. Ortalama enerji alım fiyatı hesaplamasında ise, TETAŞ’ın toptan satış tarifesi, EÜAŞ’ın otomatik zamlandıracağı asgari enerji satış fiyatı, yine otomatik zamlanacak olan opsiyonel enerji satış fiyatı, yenilenebilir enerji kaynaklarına sağlanan fiyat garantisi nedeniyle bu santrallardan alınan enerji satış fiyatı, ikili anlaşmalar yoluyla alınan enerji satış fiyatındaki artışlar dikkate alınıyor. Karaborsa maliyetlerinin dağıtım fiyatlarına yansıtılmasını sağlayacak bu düzenlemenin yapılması ile özelleştirme sonrası dağıtım hatlarını satın alacak şirketlere fiyat ve kar garantisi sağlanmış olacak. Dağıtım şirketleri yalnızca 2007 yılında DUY sistemi nedeniyle 1 milyar 924 milyon YTL borç ödemek zorunda kaldı. Ⅵ

Kemal ULUSALER EMO Enerji Çalışma Grubu Üyesi

AKP’den Plastik Masallar,

Sokakta Palpitasyon!

Geçen sayıda dünyadaki enerji-gıda ilişkisine değinmiş, gelişmelerin neden olduğu halk hareketlerinden, protestolardan söz etmiştik. Enerji, dünya ölçeğinde, gündemde can yakıcı bir şekilde yer almaya devam ediyor. Nisan ayı içerisinde bir dalgalanma da Meksika’da yaşandı. Bu kez yaşanan statlardaki “Meksika Dalgalanması” değil, Meksika Parlamentosu’nda yaşanan bir dalgalanmaydı. Meksika Hükümeti petrol sektörünü yabancı yatırımlara açmaya kalkınca başta Demokratik Devrim Partisi (DDP) olmak üzere sol muhalif milletvekilleri Parlamento Kürsüsü önünde sıralardan oluşan barikat kurdu, pankart açtı. Parlamento faaliyetlerini felç eden bu protesto, bu direnç, daha sonra ülke kaynaklarına sahip çıkan 100 bin kişilik bir yürüyüşe dönüştü.

Enerjide pandemik durum ve dünyadaki bu gelişmeler, gelişmekte olan ülkeler dışında İngiltere gibi ülkelerde de kaygıya neden oldu. Ve İngiltere; enerji fiyatlarındaki artışlar sonucu olası tepkilerden çekinmiş olacak ki bir dizi önlem almaya yöneliyor. İngiltere’deki gelişmeler özellikle Türkiye’deki enerji özelleştirmelerinde örnek gösterilen yeniden yapılanmanın ipliğinin pazara çıkması açısından bir hayli ilginçtir.

Neler yaşanıyor İngiltere’de? Seksenli yıllarda Thatcher tarafından hayata geçirilen özelleştirmeler ile özellikle enerji özelleştirmeleriyle şeffaf, ucuz, güvenli bir enerji piyasası vaat ediliyordu. Oysa Armstrong, Cowan ve Vickers’in 1999 yılındaki metinlerinde vurguladıkları; “düzenleyici kurumun başlıca amacı (etkinlik) ile firmanın amacı (kar maksimizasyonu) arasındaki çelişki, firmayı gerçek bilgileri saklamaya ya da bilgilerle oynayarak düzenleyici kurumu yanıltmaya yönlendirmektedir” görüşü ve yine Bracutigam’ın “asimetrik enformasyon yalnızca düzenleyici kurumla firma arasında sınırlı olmayıp, aynı zamanda endüstrideki bu iki aktörle tüketiciler arasında da gözlemlenmektedir” saptaması bugün somut bir biçimde enerji alanında kendini göstermektedir. Nitekim şeffaflığın sağlanamadığı ve kar maksimizasyonunun en üst boyuta taşınmaya çalışılması, kaba deyimle doğal kamu tekelinin yerini alan doğal özel tekellerin, yani sermayenin aç gözlülüğü, fiyatları tahammül edilemez bir noktaya getirmektedir. İşte İngiltere’de de yaşanan budur. 1990’ların başında kilovatsaat başına 3.3 Avro sent olan elektrik fiyatları, 2007’de 13.6 Avro sente çıkmıştır. Geçtiğimiz günlerde British Gas’ın gaz ve elektrik fiyatlarına yüzde 15, Npower’ın elektrik fiyatlarına yüzde 12.7 ve EDF’nin yine elektrik fiyatlarına yüzde 7.9 zam yapacaklarını açıklamaları ile elektrik fiyatları ortalama kilovatsaat başına 15 Avro sente çıkacaktır. Bir ailenin yıllık elektrik fiyatı 1000 poundu geçmektedir. Bu durum kaçınılmaz olarak 4.5 milyon İngiliz yoksulda tepki yaratmaktadır. Bu ayın başında enerji sektöründe rüşvet alan ve verenler büyük cezalara çarptırıldılar. Oysa seçim öncesi enerji fiyatlarını sübvanse ederek seçim rüşveti veren AKP, hiçbir şey olmamış gibi pişkince enerji zamlarını hayata geçirmektedir. Önümüzdeki haziran ayından itibaren de zamlar akaryakıtta olduğu gibi otomatiğe bağlanacak. Piyasacı yaklaşımla özelleştirmeleri dayatan ve ucuzluktan söz edenlerin maskeleri düşmüş, gerçek yüzleri hem dünyada hem de Türkiye’de açığa çıkmıştır. KİT’lerde oluşturulan 2.24 milyar dolarlık zararı, banka hortumlamaları ile oluşan 30 milyar dolar üzerindeki açığı, Citibank’ın 2 milyar dolarlık vergi borcunun silinmesi ile oluşan açığı kapatmak, tahkim nedeniyle devlet kasasından çıkan yaklaşık 700 milyon doları yerine koyabilmek ve insan haklarına aykırı icraatlardan dolayı yine devlet kasasından çıkan tazminatları yerine koyabilmek için bugüne değin yapılan özelleştirmelerden gelen 30 milyar dolar şüphesiz yetmemektedir. Ve bugüne değin kamu varlıklarını, halka ait olan varlıkları yani ülkeyi haraç mezat satanlara yeni kaynaklar gerekmektedir. Galatasaray şampiyon oldu, Galatasaraylılar bir gün çıldırdı. Görülen o ki; Meksika’da barikatlar oluşturulurken, Türkiye’de sadece şampiyonlar çıldırıyor. Ankara Söğütözü’nde üretilen plastik masallar nedeniyle ortalık sakin görünüyor… Peki, ama bu sokaktaki palpitasyon (kalp çarpıntısı) neyin nesi?