Elektrik Mühendisliği · Sayı 9 · Ağustos-Eylül 1957
NÜKLEER MAHRUKAT TÜRKİYE ENERJİ EKONOMİSİNDE NASIL BİR ROL OYNAYABİLİR
Nükleer enerji Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1957
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 14 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- nükleer mahrukat
- atom enerjisi santralleri
- yatırım maliyetleri
- hidroelektrik enerji
- kömür santralleri
- Türkiye enerji ekonomisi
Özet
Yazar, nükleer yakıt (nüklear mahrukat) kavramını tanıttıktan sonra atom santrallerinin yatırım ve işletme maliyetlerini kömür ve hidroelektrik santrallerle karşılaştırarak, bu maliyetlerin Türkiye şartlarında nasıl bir tablo oluşturacağını değerlendirir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Niiklear Mahrukat Türkiye Cnerfi Ekonomisinde Nasıl Bir Rol Oynıyabilecek
Bu ja/.ınıızla, şımdı.>e k;ıdar pek alışık ol madığımız bir terim ve mefhumla karşılaşmış bıı luııujı 111/ : "Xtıklear Mahıukat" .. Hie bir za mmı nıe\ /inin derinliklerine giraıij ecek olan şıı kısa ıııakaYde daha fazla ileırtemeden evvel bu terimin, mân UM hakkında müşterek bir aaıkıyjs 1> ~is ı tınek üzere, IMI tarifini yapmak yerimle .,!; c aldır.
t'j kird"ği (iNlıelcus), stabil olmayıp münasip i.ş'ınılti'lı1 purçalan:ıhileıı (Fissionahle) ııuul'îe lcul( ıı, ıiıııji istilısal (tınek maksadıyla reaktör leri' jei leştıriımek iızere, .v.ıyırlanıııış madenî cli' maıılanı "Nıikleaı Mahrukat" ve^a "Nüklear Mulııukal Kİ. manı" ı).•mucitti ılıı. Iîu fiiın Ntık lear mahrukat elemanlarının ham maddesi ola rj>k kullanılan madenler, l'ranyum, Plutünyııi'i \c Tlıoryıımdıır.
[îti tarifi müteakip, enerjinin istihsal tek ni^i haKkuıda kısa bir izahat da verdikten son ra, mevyııumuzun münakaşasına geeebilereîfiz M.Jınıkiit kelinıt Mniıı ifade ettiği mânadan rt;ı
Halim DOĞRUSU»
V. Müh. E. I. E iinlaşıidığı üzere, nuklear mahrukat da, tıpkı komanshoncl jakaeakhır K'bi, ilk plânda, bir hararet menbaı olarak ııuıtafea edilmektedir Yalnı/, bu mahiiikat, reaktör denen eihazların dı şında kullanılamamak gibi bir de'/evantajı haiz dir. Halbuki, koıuur, petrol, gaz, odun v. s. gibi >akacakların istimııl vasatı olarak, eok mtite ııı \\i eilıaz vu t< NIŞ ıııeveııttıır; ve istimal im kânı adeta mıdutsıı^'dııi' lîıı tahdit, insanlığın ı m rji mevzuundaki t'iıd.şi'li istikbalini garanti>e ııluıak'a bcrıı''îır, ııiiklear mahrukatın kııllanıt ntası inıkâııi'iı, ancak tekııolo|ik buhar ve elek tr!İ» isjrif.i'ii'10 inhisar ettirmektedir Binaenn leA h, J tı K'inkü duruma s<>r.>, e;eli\ istihsalinde kı'jk'ıın, spnte*ik kinıja sanayiinde kömür veya |uîr<'ün, lıüîâsa burada sayılmasına îrnkân ol ını>an bir eok mevzularda konvansiyonel mah rukatın yerini alamıyacaktır. Aneak şu nokta ja işarpt etmek yerinde olur ki bütün dünyada, enerjinin el. ktıik şeklinde istimalini gittikeo ar tıran bir tem. yiil mıveuttıır. K'ektıik enerjisi
1935 60 65 70 75 80
2OOO SENELER
nin istimal «ahasuu gittikçe genişletmekte olası teknik ve ekonomik inkişaflardan biri, bizatihi atom enerjisidir. Keza enerjinin, teknolojik bu har şeklimle istimal sahası, ekonomili zaruretler le, daha da genişletilebilir. Esasen, teknolojik bu iiarın halihazır tatbik sahası bir hayli yaygın dır.
Niiktear mahrukatın veya diğer tabiri Ue atom enerjisinin bu limit içinde tatfcik edilebil mesi de, diğer taraftan, ticarî şartlara tabi ola caktır. Gerçekten, ererji ticarî bir metadır. Bu bakımdan, istihsal maliyetleri bizi, belld de her şejden fazla alakadar eder. Binaenaleyh, nük iear mahrukatın kullanılıp kullanılmaması husu sunda kajar vermeden e\ vel ilk düşünülecek şey. fiyatının kotnvansiyonel enerji çeşitlerinin fij at larından daha düşük olup olmıyaCHgıdır Şüphe siz, bu rekabetin neticeleri, her mevkiin şartlan na tabi olacaktır. Bu İtibarla burada uınumî lıir kriteryum vazetmeğe imkân yoktur Esasen ini sebepledir ki, meselenin yalnız Türkiye'ye taal luk eden tarafım ele almağa, yazımıza ballar ken karar vermiş bulunuyoruz. Bununla beranor. mevzuun umumî görünüşüne, kuşbakışı bir na zar atfetmek, meseleyi daha iyi bir şekilde iha ta bakımından faydah olacaktır.
Mahrukat tıyatlamıda, bilhassa kömür fi yatlarıda, bütün dünya çapında süratli bir yük selme göze çarpmaktadır. Bu artışta şüphesi/, muhtelif mevkiler arasında farklar mevcuttur. Fakat bu farkiar, kömür fiyatı endekslerinin, tunum! fiyat endekslerine [nazaran, daha keskin olarak artması şekSindeki umumi temayülü Hi lâl edecek mahiyette değildir. Hatta bazı memle ketlerde, hükümet murakabesi ile, fiyatlar, suni olarak, düşük de tutulmuş olabilir. Fakat bu nun tahmil edeceği diğer külfetler kaale alınır sa, gene de leylıte bir netice çdtarmağa imkûn yoktur. Bunun neticesi olarak mahrukat ve bil hassa kömür vasıtasıjla istihsal edilen teknolo jik buhar ve elektriğin fiyatlarında da, teknik inkişafların ika ettiği mtisbet tesire rağmen, muvazi bir artış vukubulmaktadır.
Elektrik istihsalinde kullanılan hidrolik ener ji mevzuuna gelince, bu hususta umumî bir kri teryum vaz etmeğe İmkan yoktur. Zira, hidrolik enerjinin naklindeki tahditler, mevzii şartlarda ki çok bariz farkları te\/.hı etmeğe imkan ver memektedir. Filhakika bazı mevkilerde hidrolik enerji potansiyellinin büyük bir kısmı şüphesiz en ekonomik olanlardan başaıımak üzere ger çekleştirilmiş gerije daha gayri iktisadi imkân lar katmıştır. Bazı mevkilerde ise bakir bir halde durmakta va çok ucuz imkânlar bahşetmekte dir. Binaenaleyh, boadan sonra kurulacak hidro lik suaıtrallar, bir mevkide çok ucuz maliyetler v«rchiİN'P.ği gibi, bu'jUa bir mevkide «.ok dah.1
palıaiı olabilir. Ve, yukarda Kikredimıiş sebepten dolayı fiyatlarının tevzüü imkânsızdır.
Her yeni kurulan .sanayi kolunda olduğu gi bi nük İear mahrukatla üretilen enerji maliyetle ri de başlangıçta oldukça yüksek tecelli etmiş \« fakat durmadan devam eden faaliyetlerin no tict M olarak vukubulan inkişaflar sayesinde «•it tikçe, düşmek temayülünü göstermektedir W tahmin ediliyor ki bu tedrici tekâmül daha uzun seneler devam edecektir mamafih günün birinde atomik enerji liyatlarıııuı da artmağa başlaya cağı gayet mantıkîdir.
Bu (inıtuııi mülâhazalardan sonra, mcseleyo, runı, elektrik ve teknolojik buharın mahrukat marifetiyle istihsalinde, yukarki umumî müta laalarla tam bir uygunluk halindedir. Cok zen gin olan hidrolik enerji potansiyelimizin Iıenü/ aiıcak % 2 ,si de/velope ettirilmiş olup, çok ı;cuı ve cazip imkânlar henüz öl dokonulmamiş ola rak beklemektedir. Atom santralları mevzuun da, bu işin önderliğini yapan bir iki memlekete tabi olduğumuza göre yukarda zikredilmiş bulu nan kuruşlara, yeni bir şey ilâve etmeyi zait ad dediyoruz. Bu kısa izahat şok il 1 deki miipinıilcr yorub. Bu kısa izahat şekil 1 deki münhailer vasıtıısiyle muhtasar fakat ihatalı bir şekiüle nıüşahhaslaştınlnuştır. Münhaniler, ele allınan v birbiiTiıiıı rakibi olan üç enerji tipinin, maliyet ler bakımından birbirlerine nazaran durumları nı şematik olarak tebarüz ettirmektedir. Bu su rotle hangi tip oıerjinin bir diğerine rekabet ede bilecek bir duruma, ne vakit geleceğini tespit et mek mümkündür. Müşahhas rakkamlar üzerin de durmadan, daha ziyade durumu ve vakıala 1 bik&ye eder mahiyette olan bu izahatımızı sona emdirmeden evvel memleketimizde hidrolik cıu i ji maliyetleri üzerinde bir noktaya daha temas etmek istiyoruz Bu nokta. Şekil 1 deki münlı ı ninm seyrini izahtan ibarettir. Hidroelektr'u mevzuu, uzun soneler inkişaf ettirilmiş bir tek nik olması hasebiyle, bu münhaninin azalan l>ı. seyir takip eden başlangıcım izah etmek müş küldür. Filhakika, hidrolik projelerin bir ucuz luk sırasına uygun olarak inşa edilmesi prensi bine göre, bu eğrinin bir asgariden haslıyarak tedricen yükselen bir seyir takip etmesi icap eder. Bunun Isöyte olmayışının sebeplerini 3 mü him noktaya atfetmek mecburiyetinde kaliyoru.. :
1 — Geçmiş senelPrdf, hidroelektrik mevzuu üzerindeki faaliyetler, yalnız küçük santrali;ir ftzoriiiıe inhisar etmiştir. İstihsal maliyetinin umumî prensiplerinden biri oh rak küçük kapa siteler, yüksek maliyetleri icap eftirir
3 — Son semlerde inşa edilen büyük kapa «toJi tesislerin de malijetferi, bundan «OHTS IM u Pdecekle.rimiy.in vııad ettiklerindMi yük«. fc tir; zira bunların inşasına karar verildiği zaınpn dntıa ekonomik olabilecek iınkânlardau lıaberi
ınıy, \ok1ıı \r\.i \ .u>.ı bih'ı bunlarım kapasiteleri c<»K ,MikM'k \ej:ı p:./ata mı snfe Ieıi uzundur.
.i İnşa nlııe» projeler, olması lu/ım gtkn hede'f* rdeıı «kılı.ı \ ııkseğe mal olmuşlardı; 7İruı lıtı ıIICI zutİH (ceru>>: le rimiy, Ç?ok azdı.
inkarda sayılan hu üç nokta gajet normal m» Niteler olup, gelecek sfnelerde tekrar edjlırıe M irin miada iazUı sdbep kalmamıştır.
•\;ı/.i>ef hiiî.k mla tK rli to[)lu bir malûıuAt \< i.s»t I» tı/.en ct/.ılmiş bulunan hu nılinh:irnil r, h:ıssif,î\ı L bukunindan hic bir iddia taşımamak tadır. Meselâ, Atımıik ve hidrolik santra I kırın miiııhanilerinin kesişme, noktatu 1980 senesinden '•imaja isabet etmektedir. Hâdiselcı i,ı ıııkışufı b:ı üukla.M daha da »ne alabilir; veya <;ok da lı:!, ti'j't iıir istikbale), dahi haJa hidrolik santral lesisju mıklear santralli teıci'ı ednbilırly Bu hus.uî': /judiden ke^in bir şey myienıck imk Tııı dâhilindf olnıamakiu. beraber, bugünkü mbşatı ha.s rtkkaıııUr üzerinde, nıiital&a yüriıtnıek, lf kirlerı biras . dah.ı aeııuıça yurdun edecektir.
Kunürnalzta r.c Plânltmmıif Bulunan Nüklcnr SontruHnrla lUj<Tı Yatırımlar ve tstch\rü
Maliyetleri
Kon\iuiî>ıyone! kardeşleri ile muka,\et%e e<li lebileeek kapasite de ilk atomik santıal, işl«t meye açılalı he.nilz bir sene bile olmadı. Bu sant ralın tesis maliyeti hakkında, nihaî rakkaınJnn henüz elde. etmiş değiliz. Fakat şimdije kadar planlanmış ve inşaMna Uaçlannuş muhtelit ato m'k s.ı.ıtıantjın k< şif lK'«leıl«ıi tı sbit edilmiş \O ti..an ı,munı.,ıi>, ueıklannıiştir. 75 "(>0 MVV. elektrik çıkış takatim haiz olmak ü/ere, tasar L'.ıııms brlıuıpn bu «nntralterın KVV. başına to siî» bedelleri 1KK 45'I dolar arusiıuUt c Vü§ı talimin < {iilmişt; . Asgari ile r./amî arusındafci ^ biiyük tai k, l.uJiaJiılmasi diLşıi.ıüIen reakliir tipi, ünitelerin kapasitesi ve santralın munzam araştırma malm^ze ve tesisatı ihtiva edip etme yişinden neşet etmektedir. Şurası ga><t mantı kidir İd, tesis bedelini düşük tutabilecek bir reaktöı tipinin seçimi, tabiatiyle işletme nus r.ıflaçının yüksek »Lnahim intaç edecektir. Maa ıııafih bu bakımdan optimum kombinezonu haiz «•^ntrallann ortalama birim fiyatian 300 350 do lar/RW. mertebesindedir. Bu miktar içinde, irra^ die olmuş mahrukat elemanlarının kimyasal tretman'ı için kurularak tesislere yapılacak ya tırımlar dâhil değildir. Bunun ise 30 60 Do lar/KW. mertebesinde olacağı tahmin ediInıeJo tedir. Aynı memleketlenleki kömür santrallan nın bıiffiinkü birim bedelleri ] 30 160 do!ar/KW. civarındadır. Bn duruma g öre, ntıklear santrrl lara yapılacak yatırımın KW. başına miktarı, kömür santrallarınijı iki mlalini geçmektedir.
Bu fiyatbın, resmî kur üzerinden Tl*, sına
t;tlı\.l edersek, nııklcar santrallar için 850 1000 'n^KSV, konıür santralhuı ic.ııı H70 450 TL,KW bulunur. IfaHmki son seııelenle Türkiye'de ku rutmuş bulunan kömilr saııtrallarının ortalanın bedj'Ji 6,>0 TK;KW. civarındadır. Hu farkın inen şei a) malzemenin imalâtçısı olmayışımız b) lîıı vıi/.den munzam veıgiler ııdej işimiz c) munzam leknik hiy.metlere ihti>ac unız oluşudur. Bulun bu sebeplerin aynen hattâ fazlasiyle, memleke timi/de kurulacak nüklear santrallar için de va rit olacağı muhakkaktır. Hatta fazladan bu mıv MUUI daJıa da a/ tecriilteti olacağımızı da kaa'o alıııuk gerekir. Buna ffore tesis bedelinin ajnı memleketimiz ?a\i\esinden bakacak olursak, dıı nispette aı tacağı gözönüne alınarak, Türkiye'de bugün kııııılacak bir mıkleur santralın birim 1» sis bedelini, ortalama bir hesapla,
900 \ 450
1«00 'l'L;K«r, olarak alabiliriz.
Tesis bedelleri hakkında bu kısa malûmatı \crdıkteıı sonra, şimdi bir ıı< lı/e, de Hiıerji nıali j etlerinden lıalı^edelim Nuklfar santrallarda malî) et ıne\y.ıııınıı ı Ie »lınuılan e^'veJ, bir kaç ntülıim taktöıu tebaıüz ettirmek yerinde olur.
Atomik sautrallar karakterleri icalu ilk ya tinmlan ve dolaj isiyle sabit masrafları yüksek, buna mukabil nuUırukat masrafları, dolayısıyla KWK başına isabet eden müteJhavvil masrafları çok düşük santralılardır. Bu itibarla, kullanma emsalinin, KWH maliyeti üzerindeki tesiri çok büyük olup, bu faktör jükseldıkçe maliyet sfc ra.tle düşmektedir. Binaenaleyh işletme ekono misi iciipla.ii, bimlann yüksek kullanma emsal leri ile çalışmalarını yani sistemin bazı yüklerini t.ışıni'ylatını amirdir.
»laliyete tesir eden dig, >r faktör, hantrabn amortisman müddetleridir. Bu günkü görünüşe göre, nüklear reaktörlerin amortisman müddet leri, kömür kazanlarının yansından daha düşük alıruuayı ir:p ettimıekte<lir.
Bu mevzuda son ve mühim unsur, \apılan j I. tınma jürütülecek faiz nispetidir. MulıyeMc sabit şarjlar en kabarık uîısnru teşkil ettiğine göre yüksek la inli bir sermaye ile bir atom santralı kurmanın pek akıllıca bir iş ohrm;v aca rını kabul etmek gerekir.
A. B. D. için makul şartlar olmak üzere .*. çilen a) % 3 3,5 faizli sermaye, b) % 80 kul lanma, faktörü ve c) 15 20 sene ortalama amor tisman müddeti esas alınarak, kurulmakta olan atomik santralların muhtemel maliyetleri hesap edimiş ve 7 Milt/kwh (MUl 0,1 cent) olarak bulunmuştur. Keza bu maliyete giren işletme \e bakım masrafları ile mahrukat masrafları da makul addedilen sınırlar içinde alınmışlardır.
Nüklear Mahrukat Enerjisinin Türkiye'de Muhtemel Maliyet ve Rekabet imkânları
Maliyetin Türkiye cephesinden tahmininde, maalesef, elimizde yukarki doneleri korele ede rek kullanmaktan başka bir esas mevcut değil dir. Yukarda verilmiş bulunan ve makul adde dilen 7 mill'in resmî kur üzerinden Türk lirası karşılığı 1,97 kuruştur. Bunun % 4 0 5 0 »1 ya tırım faiz ve amortismanlardan gelmektedir.
Türkiye'de böyle bir sanayie yapılacak ya tırnmıı faizi olarak <?„ 5 6 gibi bir nisbeettcı» aşağı olmamak iktiza eder. Diğer taraftan yu karda tebarüz ettirilmeğe ça'ışıldığı sribi, yatı rımların, atom sanayiinde ileri memleketlere, nazaran 1,45 misli olacağı da kaale alınarak 1,97 kuruş kwh lik maliyetin Türkiye şnrtlanna adap te edilmiş değeri,
6 1,97 x 0,0 | 1,97 x 0,4 \ 1,45 x
8,5
1,18 + 1,95 3,13 kurus/kwh olarak bulunur.
Bu hesapta, mahrukat bedelleri ve tretman masraflarının, atom tekniğinde inkişaf clmiş «uemleketlerle ajııı seviyede olacağı lnrz edil miştir.
Bu maliyetin, konvansiyonol santral mali yetleriyle mukayesesine gelince kömür santral ları üzerinde fazla durmadım, bugünkü maliyet lerinin 4 4,5 kuruş;kwh mertebesinde olduğunu söylemekle iktifa edeceğiz. Buna goto, atom enerjisi, daha şimdiden kömür santralları ile re kabet edebilir hale gebııiş gibi görünmektedir. Bir şartla ki, nüklear enerji ekonomisinin icabı olan bir kaç yüz MW. ılık snntrallann takatJa nnı, bir iki senede Defedebilecek bir pazar mev cut olsun. Burada şimdiye kadar üzerinde lık durmadığımız teknolojik buhar istihsali mev ruıma kısa bir paragraf açmak ihtiyacındayız Son tekâmüller göstermiştir ki, teknolojik bu har yüksek tazyik ve yüksek sıcaklığa ihtiyaç göstermediği için, bu mevzuda daha düşük ka pasiteli reaktörlerin kullanılması (20 50 M\V. harurt kapasite) dahi ekonomik sınırlar içine düşmektedir. Bu itibarla, aşağıki fasıllarda da görüleceği üzere, nüklear mahrukatın, teknolo jik buhar istihsalinde, elektriğe nazaran daha yalcın bir tarihte kullanılmadı ihtimali vardır.
Son spnelerde inşa edilen ve bir atom sant ralı ile rekabet sınırları İçine giren hidrolik santrallanmızin KW. başına tesis bedelleri 400 2100 Tl,, arasında değişmektedir. Bu entervalin gerek alt ve gerek üst limitleri arızi olup, umu mî vasati 1000 11000 TL/KW civarındadır. Maa haza, evvelce de izalı edildiği veçhile gelecek «e.nelerde daha nem tesislerin kurulabileceği klç
de yersiz bir İddia olmaz. (Burada, fiyat en dekslerinde umumî bir artış dolayısıyla artacak bir tesis maliyeti, projenin pahalıya mal olacağı mânasına gemılyeeeği hususuna nazarı dikkati nizi çökeriz.)
Hidrolik santralinrımızda üretilecek ener jinin, sadece birim tesis bedellerine bakaıok, atomik enerjiden daha ucuz olacağını söylemek mümkündür. Ziiu sabit şarjlar daha düşük oka cağı gibi, işletme masrafları çok daha az ve mahrukat masrafları tamamen namevcuttur Bumda uzun uzun maliyet hesaplan yapmaya lüzum görmüyoruz. Sadece muhtemel maliyet lerin 1,'JO 4,50 kuruş/kwh arasında olduğunu söylemekle iktifa edeceğiz. İstikbalde kurulacak santrallardan (Bilhassa Keban gibi büyük üni telerden) bu günkü rayiçlere göre, 1 kuruşun altında maliyetler beklenebilir.
Mukayese babında son bir nokta lüzumlu döviz meselesidir. Şu husus gayet aşikârdır ki, atom santrallarına yapılacak yatımımı büyük bir kısmı dövizle karşılanmak İktiza eder. Bir Uk tahmin olarak optimistik bir görüşle bunun 250 dolar/KW. olacağını söylemek kabildir. Hid rolik santrallar için ise bn miktar 70 12» do lar/KYV. arasında değişmektedir.
Bu duruma göre, bugün için hidrolik sant ralların, bir atom santralına, evleviyetlp nıtt vecceh okluğu neticesi çıkar. Ancak evvelce de ifade edildiği gibi, sonraları daha pahalı hidro lik santrallara sıra gelecek ve atomik enerji ma liyetleri ise önümüzdeki senelerde gittikçe dü şecektir. Bu suretle, maliyet münhanıleri gtuıün birinde kesişecekler, bunu takiben de atom saııt rallarınnı devri gelecektir.
îşte bu noktaya takaddüm eden hidrolik santrallar, hidrolik potansiyelin ekonomik ola Bunun mertebesini şimdiden katî olarak tesbit etmeğe, şüphesiz imkân yoktur.
Memleketimizin brüt hidroelektrik potansi yelini tetkikle hazırlanmış bulunan raporda, se nelik 90 milyar k w h . bir istihsale tekabül eden bir potansiyelin ekonomik olarak gerçekleştirile bileceği tahmin edilmiştir. Bu rakkama göı* ise, müstakbel enerji ihtiyaçlarımız kale alınırsa, 3000 senesinden evvel atom santralına ihtiyacı mız olnuyacağı mânası çıkar. Bununla beraber, şüphesiz, müstakbel İnkişafların neler doğura cağını şimdiden kat! ola ı ak kestirmeğe imkân yoktur.
Netice :
Kısa olması hususundaki bütün gayretleri mize rağmen uzayıp giden yukarki münakaşa ve muhakeme silsilesinden çıkan netice, şu S noktada hülasa edilebilir :
E M. M !>
1 — Atom santralları, Türkiye için daha şimdiden, kömür santralları ile rekabet edebi lir bir duruma gelmiştir.
Bununla beraber, memleket hidrolik
enerji potansiyelinin bahşettiği çok uruz ve cazip
imkânlar, memleket ihtiyaçlarının hidrolik sant
rallarla karşılanması lüzumunu göstermekte ve
atomik »antralların, daha. uzunca bir miiddet
hidrolik enerji ile rekabet edemiyeeeği belirmek
tedir.
S — Teknolojik buhar istihsalinde mahru katdan başka konvansiyonel bir enerji menbaı
nın ekonomik obnıyacagı kaa le alınarak, yegane rakip olarak nÜklear enerjinin nazara alınma sı lâzımdır. Ve muhtemel olarak nüklear ener ji teknolojik buhar istihsalinde, elektrik İstihsa linden eıvvel kullanılacaktır.
Son bir nokta olarak şuna işaıet etmek id teriz ki, Türkiye'de de eninde sonunda, atomik enerjiye başvurmak mutlak bir zarurettir. Bu enerjiden lâyık olduğu veçhile ve ekonomik sı nırlar içinde istifade edip edemiyeoeğimiz, bu lüzum anında lâyıkıyla hazırlanmış olup olma dığımıza bağlı olacaktır.
Elektrik Motoru Sargılarının Rutubetten Korunması
Rutubetin sebep olduğu bo&ukluklur :
Rutubetli yerlerde kullanılan veya uzun müddet â'ıl vaziyette bırakılıp iızerıne ıslaklık çökebilecek elektrik motorlarının sargılarının • >::' ! t Jbirior a 'Jiıarak korunması irnbeder. Ba ıaj guMTerindeki motorlar ya su damlası ve yt loftuk jnct'l kisımlaı üzerinde su yoğunlaş ması sebepleriyle ıksfriya daimî oUırnk rutulıete m 'uz k?'ıi lar. Açık hava tipi veya bina içine kurulmuş unlama, pompaj tesislerinde kullanılan vnciorlar umumiyetle kış aylarında çi.lıştırilma7 !ur ve bilhassa hava şartlannm fena olduğu >ev İrrde üzrrleriue su yoğunlaşır. Rutubet sargı IJÎO lfis.veıuııun bozulmasına ve rmtai kılımla rı).ı korezyona (Kimyevi aşınma) sebep olur.
Sargı izolâsyonunun rutubet massetmesi :
Üzerine su damlamadığı halde dahi mo tor sargılarının izolâsyonu havadaki rutubeti ko îjyca kapabilir. Sieak ve kuru vaziyette olan bir motar durdurulduğu zaman dışardan gelen taze havayla temasa geçer; havada daima biraz rutubet mevcuttur. İşte bu rutubet izolâsyonun boşluk yerlerinde yoğunlaşır. Islak veya ya^ mreflu günlerde havada normalden fazla rutu bet bulunup izolâsyon da daha fazla rutubet mrosr^or. tzalâsycna giren rutubet bocuklarda mahsur kalıp, ancak ısıtma ve havalandırma
Ali AYTEKİN Tercüme Eden : Y. Müh. E. Î.E.
ile tekrar dışarı atılabilir. Bir motor daima ve .M. sık fasılalarla çalıştırıldığında, i/.olâsyonu kfk fi derecede kuru kalarak izolâsyon bozuklukları olmaz. Halbuki uzun zaman âtıl vaziyette du ran bir motor ıslak mevsimde ısıtılmamış yerler t* lir. ' .ılırv veya baraj galerisi gibi yerlerde I ıh ıHıMı, hü\: ilan kaptığı rutubet gitgide ar tarı k. izo'â\\onu kısmen bir elektrik Hetgen: lıalinr grtiıir. Bu halde normal voltaj tatbik < .J 'diğlnde izo'âsyon arızası meydana gelir. Bu suretle izolâsyon hasara uğıaymca saıgının ye nilenmesi icubeder. Sargı yenilenirke'a, rutubeti* l.ı ışı emurenye malzemeyle muamele edihneli dir.
izolâsyon direncinin ölçülmesi
Rutubetli izolâsyonda ileri gelecek yan maları önlemek için, izolâsyonun rutubetinin em niyet sınırım aşıp aşmadığım bilmek gerektir. Bunu teinin etmek üzere izolâsyonun direnci ön çülerek Şekil 1 de verilen değerlerle karşılaş tm!ır. izolâsyon direnci ohmmetre veya megger û'etiylo ölçütür. Megger âleti 5 megohm'a kı der dirençleri ölçer (1 Megohm 1.000.000 ohm). Sargı ıslak olduğu takdirde 6 45 voltluk alçak voltajlı bir ohmmetre tercih edilmelidir. Zira megger'in voltajı fazla yüksek olduğundan kullanılması sargı izolâsyonuna, zarar yapabilir,