Elektrik Mühendisliği · Sayı 47-48 · Kasım-Aralık 1960

MESLEKTAŞIMIZ Necati TÜRKER'İN YAZILARINI OKURKEN GÖRDÜKLERİM

Memduh Erdemir

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme

Yıl
1960
Sayfa
3
Okuma süresi
9 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Necati Türkeri
  • EİE İdaresi
  • Türkiye Elektrifikasyonu haritası
  • İbrahim Deriner
  • TEK
  • Elektrik Mühendisliği dergisi

Özet

Yazar, meslektaşı Necati Türkeri'nin dergide yayımlanan iki yazısını eleştirerek, tutarsız görüşlerini, dil kullanımındaki çelişkileri ve EİE İdaresi ile Yayın Kurulu'na yönelik dolaylı eleştiri taktiğini eleştirmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ruma konularında fikirlerle pratiğin geniş ölçü de farkettiğini tartışmalar göstermiştir. Ter siyer sargısız olarak işletmede olan 3 fazlı büyük üniteler örnek gösterilmiştir. İngiltere şebekesi üzerindeki bütün 132/275 kV'luk ototransforma törler açılabilir üçgen bağlanmış tersiyer sargıyı havidirler. Benzer şekilde yüksek gerilim ve or ta gerilim uçları için lüzumlu darbeye karşı ko ruma tipi üzerinde kanaatler farklıdır. Büyük ototransformatörlenn boyut ve gücündeki geliş menin hayret edilecek bir seviyeye ulaştığı ve gelecek CIGRE Konferansından önce 400kV'da 300 MVA'dan büyük güçlerin işletmede olabilece ğl ortaya çıkmıştır

H a w l e y , H e w i t t ve H a c k e (A. E. I. Ltd;) Glasgow Üniversitesi synchrot ron alan bobinler için su soğutmalı bir kablonun orijinal gelişmesini ve buna dayanarak genera tör bağlantıları için projelendirilmiş, üç çekir dekli, merkezî kanalı haiz bir kabloyu raporla rında bildirmişlerdir. Birkaç yüz metrelik boy lar üzerinde, orta derecede su basınçları kulla nılarak akım taşıma kapasitesinin 2 veya 3 defa artırılabileceği tavsiye edilmiştir.

O n d i n (Fransa) 500 kV 1400 MVA cebrî yağ dolaşımlı bir kablonun iki yıldanberi işlet mede olduğunu ve 380kV luk benzer bir kabloya ait izahatı bir tebliğle vermiştir.

Dielektrik denemeleri konusunda bir bağlama

A s h f o r d (Pireli! General Ltd.) Usk

aşın gerilimleri testine lüzum olmadığı, mevcut

mouth'da tesis edilen 219,5 m uzunluğunda, 24

deney pratiğinin tranformatörlere uygun bir za

segmanlı soğutma kanallarını havi, su soğutmalı

ti aşın gerilim dayanımı sağladığı konusunda fi

bir kabloyu izah etmiştir.

kir birliği görülmüştür.

Kabloların yağ, gaz veya su ile cebrî soğutul

KABLOLARIN SUNİ SOĞUTULMASI :

masına dair birçok deneme ve pratik tecrübeleri tartışmalarda verilmiştir. Kablo bağlamasının

Kablo toplantısında tartışılan muhtelif ko

uzunluğunun artmasında ekonominin çok önemli

ardan, kabloların suni olarak soğutulması

olduğu hususunda genel mutabakat vardı. Kapt

lenme kapasitesini artıran bir çare olaraK

talize edilen kayıplar çok yüksek olabileceğinden

ok bahsedilen konu idi R a l s t o n ve

her durum ayrı ayrı etüd edilmelidir. Fakat kı

s t (Kanada) ilgi çekici bir raporda muh

sa mesafeler için cebri soğutma pratiktir.

•eraltı kablo tesisatlan ile birleştirilen so

boruları projelerini vermişlerdir. Vardık

uca göre yük kapasitesi % 50 artırılabil

ir. Bu sonuç G i a r o (İtalya) nun,

inden cebrî hava dolaşımı konusunda

enel bir matematiksel analizle de uy

Undedir. S u t t o n v e M o r g a n

ables Lt'd.) 200 300 kV'luk kablolar

*

Uıtma tatbiki ile güç artırma imkân

1960 oturumlarının organizasyonu önceki top lantıların yüksek standardını devam ettirdi De legeler üç teknik ziyaretten birini yapmak fırsa tını elde ettiler : Montereau termik santralı ve 380 kV talî istasyonu, Le MatĞriel Electrique S. A. nın Champagne sur Seıne'deki fabrikaları ve ya Electricit6 de France'ın araştırma ve deneme merkez}.

c"

inekte ve 1 km. den küçük boydaki

1962 yılında yapılacak 19ncu CIGRE Konfe

$"

r için merkezî kanaldan yağ dola

ransının tarihi 16 26 Mayıs 1962 olarak İlân

/

yi neticeyi ' vereceğini belırtmek

edilmiştir. Bu tarih, bazı dini yortular sebebile,

den yukarı, su ile soğutulan boru

önceki yıllarda seçilenlerden az bir süre öne alın

1&

'aha uygun bulunmaktadır.

mıştır. •

Necati Türkeri'nin Yazılarını Okurken Gördüklerim

Memduh ERDEMÎR Müh. Etlbank

Yayın Organımızın 43 44 üncü sayısında, meslekdaşımız Necati Türkeri'nin, «Mecmuamı zın Türkiye Elektrifikasyonu Adını Taşıyan Sa yısı Hakkındaki Müşahedeler> başlıklı yazışım okurken, yazının ne kadar dar bir görüş içerisinde ele alındığım, odamızın ve yayın kurulundaki ar kadaşlarımızın nasıl basit bir mugalâta İle suç landırılmaya çalışıldığını hayretle karşılamış tım. Bu defa, mecmuamızın 45 46ncı sayısın

da aynı kişinin «Neşriyat Encümenine Ceva bım> başlıklı yazısını okuyunca, meslekdaşımı zın çok garip hedefi karşısında hayretim büs bütün arttı ve bu iki yazı üzerindeki gözlem ve düşüncelerimi burada açıklamak lüzumunu duydum

Meslekdaşımızın düşünce ve duyguları, içer sinde bulunduğu kompleksler bakımından de ğil; memleketimizin enerji dâvası ve bu dâva

nın temelinden halli igın kurulması gereken TEK ile yakinen ilgili olması bakımından ehemmi yetlidir.

Yayın organımızın 43 44 üncü sayısında ya yımlanan yazısının sonunda, konu ile. hiç de irti batı olmadığı halde TEK'in önemini belirten ve 45 4 6 n c ı sayıda ise, kendi düşüncesine tamamen zıt bir cephe alarak, TEK'in lüzumsuzluğunu sa vunmak gibi «hasbel kader> büyük bir şansızlığa uğradığını sandığım bu düşünceleri karışık mes lekdaşımızın; TEK üzerindeki görüşlerinin eleş tirimini, konunun önemli oluşu dolayısile, başka bir zamanda, ayrı bir yazı ile odamızın kıymetli üyelerine sunmayı daha uygun buluyorum. Ancak meslekdaşımızın, bunun dışında kalan ve bin di ğerini çürüten söz ve düşünceleri daha doğrusu, «his + indi görüşleri» üzerinde sıcağı sıcağına durmak gerekmektedir

Yayın organımızın 43 44 üncü sayısında ya yımlanan meslekdaşımıza ait yazıyı okuyan her hangi bir odamız öyesi; eğer Türkeri'yi tanımı yorsa, yazının amacını tesbit etmekte güçlük çe kecektir. Bu yazı, odamızın ve yayın kurulunun tutumunu mu, yoksa ElE îdâresı ile bu îdârenn Müdürünün tutumu ve fikirlerini mi eleştiriyor? Hangisi olduğu belli değil. Belli olan tek nokta meslekdaşımızın anlam ve duygularının, hisle ri altında bulunduğu bir zamanda yazıyı kaleme almış olmasıdır.

Bir konunun eleştirmesi yapılırken bilindiği gibi; önce konu tanıtılır, sonra bu konu ile ilgili olarak düşünce, gözlem ve irdelemeler savunulur. Bu duruma göre; Sayın ibrahim Deriner'in ya zısı, odamız, EÎE İdaresi ve Yayın kurulundan hangisi üzerinde eleştirme yapılacaksa onu ko nu olarak ileri sürmek gerekir. Eleştirmelerde tutulacak yol böyle iken; odamız ve yayın ku rulunu hedef olarak göstermek, arkasından ElE idaresinden ve bir şahsın yazısından söz açmak tıpkı, «kızım sana söylüyorum gelinim sen anla> anlamındadır. Bu ise mugalâta yapmak isteyen lere has bir taktiktir.

Meslekdaşımızın, 43 44 ve 45 46 ncı sayı larda yayımlanan yazısını çeşitli yönlerden ın celiyelim :

43 44 üncü sayıdaki yazısının 4 üncü parag rafında; «Bu özel sayı içindeki yazılar üzerin de ayrı ayrı durmıyacağız. Ancak önsöz ve or ta sahifedekı harita herhangi bir TAVZİH ya pılmadığına göre doğrudan doğruya mecmua mıza dolayısiyle Odamız camiasına mal edil miş olduğundan bu husustaki müşahedelerimizi arzetmekte fayda mülâhaza etmekteyiz.» denil mektedir. Sevgili arkadaşlarım, sağ duyunuza başvuruyorum. Bu ne biçim bir yazı ve nasıl bir anlayış? Acaba, sizler'de 35 36ncı sayıdaki yazıları, odamızın görüşü ve toplumumuzun dü

şünceleri olarak mı anladınız? Bu anlayışın ne deninin basitliğine bakınız, lüzum ve asla yü kümü olmıyan bir «Tavzih»!.. O halde; yayın organımızda yayımlanan her yazı, tavzih edil mediği müddetçe odamızın görüşü ve toplumu muzun düşüncesi olmalıdır. Böyle bir kural var ise. Necati Türkeri'nin düşünce ve sezilerinden sizleri tenzih ederim.

Meslekdaşımız 35 36 ncı sayısın önsözünde geçen kelimelerden söz açarak, konunun olduğu gibi mesleğinin de dışına çıkmak suretiyle, Sa ym ibrahim Derıner'e karşı olan duygularını büsbütün açığa vurmaktadır. Eleştirilen yazıda geçen bazı teknik kelimeleri yadırgıyan ve o kelimelerin Türkçe karşılığı kullanılmadığı için üzülen Türkeri: en az yadırgadığı kelimeler kadar dilimizde yabancı olan «Camia, malûmat, müşahade, tavzih, vareste, enterkonnekte, prio rıte, plâtform, encümen, neşriyat, krıteryum» gibi kelimeleri yazılarında büyük bir sadakatla kullanmıştır. Ayrıca 10 Ekim Pazartesi günü Odamızın tertiplediği açık oturumda gene bu meslekdaşımızın ENERJİ NAKLİ konusunda, konuşurken, o oturumda bulunan arkadaşları mızın hatırlıyacağı üzere; «Jüstıfıye,' rantabl, voltajların titri, telâkki» gibi daha pek çok ya bancı kelimeyi kullanmış ve üstelik «Voltajların titri» deyimini de türetmek gibi büyük bir «de ha» örneği vermiştir.

Bir insanın kendi dilini arıtamadığı ve bu gidişle " arıtmasına da imkân olmadığı gerçek iken; başkasının dılmi eleştirmeye yeltenmesi, en hafif deyimle kendi gözündeki merteği gör mıyenin, başkalarının gözündeki saman çöpünü çıkarmıya gitmesine benzemektedir

Meslekdaşımızın dili üzerindeki eleştirmeyi burada bırakacağım.

Memleketimizin enerji dâvaları ile ilgilenen meslekdaşımızın. hiç olmazsa büyük çaptaki enerji tesislerinin özelliklerini bilmesi gerekir. Hele bu meslekdaşımız memur olarak sorum\ı bir durumda bulunuyorsa bu gibi bilgilere her kesten daha çok sahip olması tabiidir. Necatı Türken için de durum tamamen böyledir. Esa sen meslekdaşımız, yayın organımızın 45 46 ncı sayısında en geniş arşivleri olduğunu dola yısiyle bu bilgilere herkesten daha çok sahip bulunduğunu zımnen ifade etmiştir. Hal böyle iken, Meslekdaşımızın mecmuamızın 35 35 ncı sayısında yayımını sakıncalı gördüğü harita üzerinde tıpkı kendisinin durduğu gibi biz d e . duralım •

Meslekdaşımız haritada bulunan yanlışları tek tek sıralamak suretiyle, doğrusunu söyle mektedir. Doğru olanlarına diyeceğimiz yok

Ancak herkesçe bilindiği gibi; bu harita, 1959 yılının sonunda Türkiye'nin elektriklendirme plâ nını göstermektedir. EÎE İdaresi, Sanayi Bakan lığına bağlı bir teşekküldür. Bu harita ElE İdâ

resi tarafından nasıl olmuşta Bakanlığın bilgi ve kabulü dışında yayımlanmış. Necati Türkeri Ba kanlığın Enerji Dairesinde Plânlama Müdür Mua. vinidir. Adı geçen haritayı yayımından evvel görmüş olması gerekir. Haritayı yayımından evvel gördü ise, kusurlarını neden o zaman dü zeltmedi? Görmedi ise, ödevini yapmamış demek tir ki, o zaman bu haritanın kusurunu düzeltmek görev ve yetkisinde olmıyanlara kimsenin söz söylemeye hakkı olmamalıdır.

Kaldıki, harita üzerindeki kusurları düzelt meye kalkan bu meslekdaşımız, Alînus santralın dan çıkan hatların İşletme geriliminin 161 kV olduğunu yazmış ve hem de geniş arşivleri bulun duğunu, herşeyi en iyi bildiklerini savunduğu halde; bu gerilime dair bilgiyi gazete havadisleri meyanmda öğrendiğini de itiraf etmiştir. Yani bir başka deyimle DSÎ idaresi Proje tasdiki için Sanayi Bakanlığına başvurmamaktadır. Aksi hal de, Necati Türkeri'nin DSÎ tarafından yapılan İşleri gazetelerde öğrenmesi için bir sebep yok tu. Bu demek oluyor ki; Necati Türkeri meslek daşımızm DSt ilgilileri ile arası çok İyi ve onların kendilerine aldırmamazlıklarını hoş görüyor ve fakat EÎE İdaresi kanunî yetkisine dayanarak Bakanlığa selâhiyeti dahilindeki bazı hususlarda müracaat etmediği zaman, onlara nasıl benden habersiz hareket edersiniz diye çıkışıyor. Tabiî bu suretle iş yanşmaya dökülünce de meslekda şımız, memleketimizde 154 kVluk nominal iş letme geriliminden daha büyük gerilimli bir E.N. Hattının bulunmadığını hatırlıyamıyor ve gazete havadislerini hakikat sanıyor.

Bu yazdıklarımı ben de ,istemlyerek yazdım. Fakat kendimi yazmıya da zorunlu saydım. Bir zihniyetin nasıl saldırgan ve nasıl tehlikeli ola bileceğini anlatmak için de yazdım. Yayın kuru luna çatmak bahanesi altında başkalarının ten kidi çok gülünç oluyor E İ E İdaresinin görüşleri, tutumu ve bu İdare mensupları meslekdaşları mızla Türkeri arasında, memleketimizin enerji dâvaları üzerinde ve selâhiyet yönünden daimî bir çatışma vardır. Dikkat buyurulmuşsa her iki yazısında da hakiki hedef onlar. E t E İdare sini ve mensuplarını eleştireceğini ilân edip, ak lını kalkan, kalemini de kılınç yapabilirdi. Or taya neden bu hüviyetle çıkmadı acaba? Anla şılan, yaym kurulunu eleştiriyor görünüp, EİE İdaresini eleştirmek daha kolay gelmiş olacak .

Meslekdaşımız bu yazımı okuyunca, benim EİE İdaresini ve Sayın İbrahim Deriner'i savun duğumu sanacak. Hemen söyliyeyim ki böyle bir düşünce aklımın köşesinden bile geçmez. Çünkd ben, EİE İdaresi ve Enerji ile ilgili diğer mües seseler hakkındaki düşüncelerimi bir sabah ga zetesinde halk oyuna sunmuştum. O yazımdan

ötürü Türkeri'de alınmıştı. Diğer taraftan Sayın ibrahim Deriner'in muvaffak olduğuna da inan mıyorum. Bu sebeplerle onları savunmam müm kün değildir.

Necati Türkeri'nin düşüncesinin aksine şu kadarını söyliyelim ki; E t E İdaresi mensubu bu lunan meslekdaşlanmızın kâğıt üzerinde çalış ması, montaj ve işletme tecrübeleri bulunmama sı, fert olarak onların kendi kusurları değildir. Bu durum, mevcut idarelerin arasındaki koordi nasyonsuzluktan ileri gelmektedir. Aralarında çok kıymetlileri bulunduğu şüphe götürmez bir hakikat olan, EİE İdaresi mensubu arkadaşları mızın, pratik bir tecrübesi olmadığını savunan Necati Türkeri'nin ve hattâ kendisinin buyruğu altında bulunanların dahi acaba hangi tecrübe leri varmış?...

— Türkiyemizde hangi projeyi yapmışlar ve Bakanlığın olurundan geçirmişlerdir?

— İnşa halinde bulunan hangi elektrik tesisini denetlemişler ?

— Hangi enerji tesisine ait şantiyeyi bizzat idare etmişler?

— Hangi işletmede sorumluluk kabul etmişler? Hiçbirisini bilmiyoruz. Bunlar ortaya konul sa bir Anadolu deyimi ile, «Herkesin darası kan tarı meydana çıkar> ve haddini bilmek gibi bir büyüklüğe yükselinir.

Netice olarak diyebiliriz ki, Meslekdaşımız Ne cati Türkeri :

1 — Yayın Kurulunun ve Odanın değil baş kalarının eleştirimini yapmıştır.

2 — Mecmuayı beğenmemesine mukabil, her hangi bir düzeltme (harita konusunda olanlar ha riç) , temenni ve tavsiyede de bulunamamaktadır.

3 — Yeniden bir «Türkiye Elektrifikasyona sayısının çıkartılmasını istemekte ve fakat baş kalarına olan şahsi tarizlerinin dışında sebep gösterememektedir.

Esasen, memleketimizin bir takım enerji prob lemlerinin hallinden evvel, enerji dâvalarımızla ilgili Müesseselerin koordinasyonu en tabii bir keyfiyet olup; Mecmuamızın «Türkiye Elektrifi k a s y o n a sayısında ilk defa yayımlanacak konu da «Enerji Müesseselerinin bugünkü Koordinas yonsuz durumunun belirtilmesidir ki>, bu husus ta da 35 36 ncı sayıda yeteri kadar yayım ya pılmıştır.

Binaenaleyh bu ayıp bize yeterken Türkeri' nin mevcut keşmekeşe biraz daha renk katar gibi ortaya çıkıp, Odamız toplumunu kendisine güldürmesine birşey demiyorum amma; zama nımızı almasına zoru neydi?