Elektrik Mühendisliği · Sayı 102 · Haziran 1965
KEBAN BARAJI VE HİDROELEKTRİK TESİSLERİ HAKKINDA KOMİSYON ÇOĞUNLUĞUNUN RAPORUNA İTİRAZ
Elektrik üretimi ve santraller Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1965
- Sayfa
- 13
- Okuma süresi
- 35 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Elektrik üretimi ve santraller
İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Keban Barajı
- Turgut Özal
- EİE
- Ebasco raporu
- termik santral alternatifi
- Elektrik Mühendisleri Odası komisyonu
Özet
Turgut Özal, Elektrik Mühendisleri Odası'nın Keban Barajı ve hidroelektrik tesisleri hakkında hazırladığı komisyon raporuna itiraz ederek, raporun mesnetsiz ve yanlış verilere dayandığını, termik santral alternatiflerinin hesaplarının ciddi bir etüde dayanmadığını iddia etmektedir. Yazıda ayrıca projenin finansmanı ve son durumu hakkında bilgi verileceği belirtilmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
A — ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI YÖNETİM KURULUNA YAZBLAN MEKTUP
ÖNSÖZ
Elektrik Mühendisleri Odasının 11. ci Genel Kurul toplantısında Keban projesi üzerinde bir inceleme yapılması mevzuunda bir karar alın mıştı.'Bu karar gereğince Oda Yönetim Kurulu bir komisyon toplıyarak mevzuu İnceletmiş bu lunmaktadır. Üyesi olduğum bu komisyona, va zife ile memleket dışında bulunduğumdan işti rak edemedim. Hatta seçildiğimi de öğreneme miştim. Mezkûr komisyon çalışmasını 15 - 20 gün kısa bir zamanda ikmâl edilerek iki azanın itirazına rağmen raporunu tamamlamıştır. Ra pora, memlekete döndükten sonra muttali ol dum. Yaptığım kısa bir incelemede raporun yan lış donelere istinat ettiğine ve tamamiyle kasti bir şekilde bütün faktörlerin Keban projesi aley hine kullanıldığını müşahede ettim. Zaten rapo run yazılış şekli de bunu her okuyana kolayca göstermektedir. Aslında Elektrik, Mühendisleri Odası kongresinin verdiği karar, Keban proje sinin incelenmesi idi. Bu incelemede projenin lehinde veya aleyhinde faktörler ortaya konula bilirdi. Raporun bu anlayışla değllde muhakkak proje tenkit edilecektir gayesi İle yazılmasının manasını anlamak güçtür.
Bu dokümanda, adı geçen komisyon raporu nun tenkidi ve neticelerinin tashihi yapıldıktan başka Keban projesi üzerinde yapılan etütler ve projenin son durumu anlatılmaktadır.
Bu doküman esas itibariyle üç kısım halinde yazılmıştır :
A — Elektrik Mühendisleri Odasına yazılan ve mezkûr komisyon raporunun detay ları hakkında ilâve malûmat isteyen mektup,
B — Komisyon raporu hakkında mütalâa
C — Keban projesi üzerinde yapılan etütler ve projenin son durumu.
Komisyon raporu tetkik edildiğinde görüle cektir ki projeye yapılan itiraz hiç bir ciddi esa sa' dayanmamaktadır.
Keban projesi için finansman temin edilmek Özere olduğu bir sırada bu şekilde çok kısa bir
Çulrtrlt Mfltn>rMr.6İlfcL İp?
Turgut ÖZAL E.Î.E.
müddet içinde yapılan bir İnceleme ile proje hakkında mesnetsiz iddialarla şüphe yaratılma ğa çalışılmasının manasmı anlamak mümkün değildir.
Projenin finansmanı ile ilgili, son yapılan çalışmalar hakkında bilgi almak isteyenlere bu dokümanın C bölümünü okumalarını tavsiye ederim.
Gene ayni bölümde, proje üzerinde yabancı mütehassıslarda yapılan inceleme neticeleri , de açıklanmıştır.
Keban projesine mesnetsiz ve biraz da ciddi olmaktan uzak itirazlarda bulunarak, mevzuun bir kere daha etraflıca izahına vesile olmaların dan dolayı bu saym arkadaşlarıma teşekkür ederim.
Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Ku lu Başkanlığına
Vazife ile yurt dışında bulunduğum sırada Yönetim Kurulu'nuzun, Odamızın 11. inci genel kurul toplantısında aldığı bir karara uygun ola rak, Keban Projesi üzerinde bir inceleme yap tırmak maksadı ile, özel bir komisyon teşkil et tiğini ve mezkûr komisyona aza seçildiğimi, memleket döndükten sonra öğrenmiş bulunuyo rum.
Adı geçen komisyon, çalışmalarını daha evvel bitirmiş ve raporunu da yazmış bulunduğundan, mevzu hakkında hiçbir fikir ve mütalâam alın mış değildir.
Keban Projesi ile E. î. E. İdaresindeki vazi femden dolayı çok yakından alâkalı bulunmak tayım. Mezkûr proje üzerinde muhtelif vesileler le yapılmış biı|çok etüdleri yaklnen bilmekte yim.
Keban Projesi gibi, kalkınma plânımızda hususi bir yer verilen ve umumi efkârımızı bü yük mikyasta alâkadar eden bir proje üzerinde, Elektrik Mühendisleri Odası gibi mümtaz bir topluluğun, aceleye getirilmiş, iyi incelenmemiş, ileride ayrıca izahını vereceğim, birtakım yan lış düşünceler mahsulü bir rapora, dayanarak, umumi efkara, fikir beyan etmesine, projenin halihazır durumu da gözönüne alındığında, bir
üyeniz olmak sıfatı ile gönlüm razı olmamakta dır. Bu sebeple, sayın yönetim kurulu başkan lığına 31.3.1965 tarihli bir mektup yazarak, adı geçen rapor hakkında mütalâam ile birlikte pro jenin durumu hakkında da bilgi vereceğimi ârzetmiş idim.
Rapor hakkındaki mütalâamın daha tatmin kâr olabilmesi için de bu raporda verilen muka yese neticelerinin detaylarını istemiştim.
Bana verilen cevapta detayların basit birta kım matematiksel işlemler olduğu, rapora baz alınan bütün kıymetlerin raporda mevcut oldu ğu bildirilmektedir.
Raporu hazırlıyan bazı kimseler tarafından verilen ve yönetim kurulunuzca bana bildirilen bu cevap karşısında büyük hayretler içinde kal dım. Bilâhare, raportör Sayın Müçteba Buharalılar'la yaptığım temaslarda, ciddi bir hesap de tayının bulunmadığını da öğrenmiş bulunuyo rum.
Üzerinde hassasiyetle durmak ve detaylarını öğrenmek istediğim hususlar şunlardır :
1) Keban Projesine alternatif olarak alınan saııtrallar ile hava hatlarının Ebasco ra porundan alınmadığı; komisyona bağlı, su komisyonunca, tesbit edilmiş bulundu ğuna, mevzuubahis rapordan anlaşıldığı raportör arkadaş tarafından da bana ifa de edilmiştir. Yalnız raporda, termik santrallar için konulan bedellerin, Ebasco ra porundaki değerlere nisbeten yakın oldu ğu ifade edilmektedir.
Durum bu şekilde tesbit ettikten sonra :
a) Termik santralların komisyon tarafın dan hesabedilen tesis maliyetlerinin ne şekilde bulunduğuna dair hesap de taylarının verilmesini elzem bulmak tayım. (Keban Projesi gibi tatbikat projeleri hazırlanmış ve keşifleri buna bazedilmiş bir proje karşısındaki al ternatif, termik santralların tesis be dellerinin de, hiç olmazsa, KW başına ortalama bir tesis bedeli almak yerine,. nisbeten detaylı unsurlarına ayrılmış, dikkatlice hazırlanmış bir keşfin mah sulü olarak yapılması kanaatimizce el zemdir) .
Aksi takdirde bu husustaki değerlelerin Ebasco raporundan aynen alın ması lâzımdır.
b) Keban'a alternatif olarak düşünülen santralların enerjisini nakledecek sis temin nasıl tesbit edildiği, bu sistem de nakil voltajının ne olduğu, yük
merkezlerine bu enerjinin düşünülen enerji nakil sistemi ile nakledilip edilemlyeceği bir analizörj etüdü veya mümasil etüdler yapılarak mı meyda na çıkarılmıştır?
c) Bu şekilde büyük enerji sistemlerinin planlanmasında asgarî 10 senelik bir müddet içerisinde tesislerin İnkişafının düşünülmesi gerekir. Komisyon rapo runda bahsi geçen alternatif sistem için böyle bir şey düşünülmüş müdür? Bunun esaslarının ve detaylarının bi linmesine de ihtiyaç vardır.
d) Gene, komisyon raporunda Keban sant ralının ileride konulacak dört ünite sine alternatif tesisin yük merkezleri ne yakın bir yerde düşük yük faktör lü Gökçekaya (Çiçeroz) santralına ben zer bir hodro - elektrik santralla olsa en fazla 760 milyon liraya kurulabile ceği ifade edilemktedir.
(c) maddesinde belirttiğim gibi, bu gibi sis temlerde asgarî on senelik bir etüt periyodunun almması esastır. Bu sebeple, azamî keşif 760 milyon lira olarak verilen hidro - elektrik sant ralın :
— ismi,
— Hangi nehir üzerinde kurulacağı,
— Takati ve üreteceği enerjinin ne olacağı,
— Barajın ne tip bir baraj olacağı v. s. hususların bildirilerek hiçolmazsa plânlama ka demesinde detaylı keşiflerinin mevcudiyeti el zemdir.
Diğer taraftan, Saym Hüseyin Pekin ile Suzi örnekol'un 2. nci teknik kongrede neşrettikleri bir tebliğe dayanarak, termik alternatife muka bil, Keban'a yatırılan fazla paranın bazı sanayi tesislerine yatırılarak daha fazla rant getirile ceği iddia edilmektedir. Adı geçen tebliğde 8090 milyon liralık bir ufak sanayi listesi baz alı narak, Keban'la, termik varyant arasında fark olarak verilen 2 milyar T. L. (her iki raporda farklı rakkamlar verilmiştir) ile kurulacak sa nayi, bahsedilen listenin, 25 misli alınmak sure tiyle bulunmaktadır.
Türkiye'nin beş yıllık plâm bilindiğine, ih tiyaçlar tesbit edildiğine göre, bukadar ciddi bir iddiada bulunan raporun fark olarak verilen 2 milyar lira ile plânda düşünülmemiş veya para sızlıktan dolayı ele alınamamış rantı hakikaten yüksek sanai tesislerin spesifik olarak tesis be delleri, işletme masrafları, kâr v.s. gibi unsur ları ile hiç olmazsa birer ön proje formunda ve rilmesi icabetmektedir. Aksi takdirde bütün bu hususta ortaya atılan iddialar tamamiyle mes netsiz kalacaktır.
Raporun detayı İle alâkalı olarak bu maru zatımın, böyle mühim bir mevzuda, Elektrik Mühendisleri Odamız gibi üyesi bulunmakla gu rur duyduğum mümtaz bir topluluğu İleride Ke ban mevzuunda «ciddi bir araştırmaya istinat etmeden ön fikirle hareket edildiği ithamına» maruz bırakmamak için önemle nazarı itibara alınacağım ümit ederim.
Bununla beraber, yukarıda bahsettiğim hesap esasları ve detayları elimde bulunmasına rağ men rapordaki mevcut bilgilere göre mütalâamı ekte takdim etmekteyim.
B — KOMİSYON RAPORU HAKKINDA MÜTALAA
GÎRÎŞ :
Keban Projesi hakkında Elektrik Mühendis leri Odasının kurduğu bir komisyonca (vazife ile yurt dışında bulunduğum için hiçbir toplan tısında iştirak edemedim) hazırlanan rapor hak kındaki mütalâam ile Keban Projesi hakkındaki durumu şu sırada bildirmek isterim :
I — Komisyon raporunun dayandığı esaslar, n — Keban Projesi ile mukayese edilen al ternatif,
'•'"' HI — Mukayese neticelerinin incelenmesi hnkkınduîr- düşüncelerim,
IV — Keban ve termik alternatifle alâkalı dlger hususlar,
V — Neüce,
VI — Keban Projesi üzerinde yapılan etütler Ve ftotı durum, t ı— Komisyon raporunun dayandığı esaslar :
Komlayon .raporunun özet mütalâa olarak verilen İlk İki naulfcısl İmrlç onuncu sayfasının ortalarına Vadar, Keban PrajH>s1 İle direkt alâİfAlı olmddıgı halde, TUrklye'nin umura! ekono mik «İLinmu, d i | VB İç borçlar/din ticaret açığı, *l*t*ti iLırUpı, l*ln nlfltmtlerl mevzuu ÜMrlııdu hiTi-Mrrn beyanlarda bulunulmakladır.
•
$ıtt?<jn. Ott'kL PlAalaum Teşkil atı'nda bir jrttkttat {ali4tı£ını ve usun Müejer E£E idareilhtf* ptinUm» içtortmlft gOrcv. aldığım Juıldc, li*cdunl. fcoah rîtomamJ, para politikası, kredi ürtrruu v. ı. gibi mumlarda, raporda yapıldığı tfbl lx?ynnUrd4 bulunmıyn veya :bu* hususlarda rr.ÜLalAJi Krüelnıeyc yelkül germemekteyim. Bu. ftbl mevıular Ourinfr mûtatta ve beyanla rın !hLİ3-u er'iihtnra yapılman 'ffflroktJ£lnl m. huiuuJyk Tarfrlyo'mbde hcrkcitn kendi Uıtlıaııyli lig]il mevzularda ufrugmaaımn' çok lüzum
Rlıdurli MUhfcDdtıtllfci 103
lu olduğuna ve bu hususun teminin de belli başlı problemlerimizden biri olduğuna inananlarda nım.
Bu kısımda, bir iki husus üzerinde biraz dur mak istiyorum :
a) Raporun 5. nci sayfasında aynen şu ifa de mevcuttur : «Gerçek ihtiyaçların çok üstünde enerji üretim tesisleri birbiri ar dına inşa edildi, bu yüzden yapılan santrallardan bazıları senelerce atıl durum da kaldı. Zira üretilen enerjinin şehir ve kasabalara kadar nakil ve dağıtımı ile bu enerjiyi istihlâk edecek endüstrilerin inşası için ayrıca üretim tesislerine ya pılan .yatırımın 7-8 katı mertebesinde ya tırımlar yapılmak gerekirdi. Finansman kaynaklarımızın yetersizliği bu yatırım ların zamanında gerçekleştirilmesine im kân vermedi».
îki senedir memleketin elektrik ener
jisi ihtiyaçlarım çok güç şartlar altında
ve kifayetsiz olarak karşılamamızın en
büyük mes'uliyetini, yukarıdaki fikirle
rin maalesef, bazı teknisyenlerden, poli
tikacılara, intikâl ettirilmesinde bulmak
••.ı lâzımdır. Bugün Kuzey-Batı ve Batı
•,
Anadolu'da, üretim tesislerinin gecikti
rilmesi evvelce düşünülen, programlaş
tırman ve birçok hallerde fi'ilen inşaatı
başlayan, şehir ye kasabaları sistemlere
bağlıyan enerji nakil hatlarının tehir
edilmesi sebebini gene bu sakat düşünce
de bulmak lâzımdır.
, . \"''•'
Elektrik enerjisinin, kalkınma için en elzem alt yapı unsuru olduğunda bugün artık hiçbir kimsenin şüphesi olmaması gerekir. Elektrik tesislerine mi yoksa sınaî tesislere mi daha evvel yatırım yap mak hususunda bugün artık kanaatimiz ce bir münakaşa yapmak dahi zaittir. Elektriğin mevcut olmadığı bir yerde sı naî tesislerden bahis dahi edilemez.
b) Gene aynı kısımda, OECD teşkilâtının, Türkiye'nin kalkınma plânı hakkında neşrettiği bir rapordan bahsedilmekte dir. Bu rapordan alınan pasajlardan, Ke ban mevzuunda nasıl bir neticeye varıl mak istendiği . açık olarak anlaşılma-
,,,:,
makla beraber raporun umumî havasın-
. İldi./. ^Sül Keban projesinin Türk ekonomisine
IJD,;. zararlı olduğu kanısına varmak için kul-
*'"
lanıldığı İntibaı anlaşılmaktadır. Halbu
ki gene OECD tarafından, Türkiye'nin
T*sluıı,". ihracatı' mevzuunda Prof. Baade ve Guy
' 'Flnlahdşon'a" hazırlatılan bir raporda,
Keban projesinin, Türkiye'nin İthalât -
ihracat muvazenesinin teminine yardım
edecek bazı projeler için elzem olduğu ifade edilmektedir. Diğer taraftan rapo ru yazan arkadaşlarıma şu hususu hatır latmak isterim :
— Keban Projesi için 140 milyon dolar civarında dış yardım, OECD çerçeve sinde temin edilmektedir. Arkadaşla rımızın raporlarında da belirttikleri gibi OECD teşkilâtı Türkiye'nin eko nomik durumunu ve Keban Projesini etraflıca incelediğine göre herhalde arkadaşlarımızla aynı neticeye var mamış olsa gerektir.
Sadece bu husus bile, Keban projesi ni uygun göstermeyen, mahut raporun, nasıl bir ön fikirle hazırlandığını ve bazı vesikaların ne şekilde ters yönlerde kul lanıldığının en bariz delilidir.
c) Raporda ayrıca faiz mevzuu selâhiyetle münakaşa edilmektedir. Bugün, bu mev zu ile alâkalı ekonomistler arasında da hi, konu, halen münakaşa edilmekte ve muhtelif görüşler ortaya konulmakta dır.
Malûmatıma göre, kalkmma kredisi veren beynelmilel teşekküller, elektrik yatırımları gibi temel yapı yatırımları na, sınaî yatırımlardan daha düşük faiz msbetleri ile borç para vermektedirler.
Keban projesinin % 8,5 faizde dahi rantabl olduğu açık olduğundan, alına cak faiz nisbeti üzerinde daha fazla mü nakaşayı lüzumsuz bulmaktayım.
Vergiler mevzuuna gelince, Keban projesi ekonomik yeterliliği zaten vergili ve vergisiz haller için gösterilmiştir.
II — Keban Projesi İle Mukayese Edilen Al ternatif :
Raporda, Keban Projesine alternatif olarak, termik imkânlar ile hldro elektrik imkânlardan veya bunların kombinezonlarından genel olarak bahsedilmektedir.
Raporda, «Türkiye'de aramalara devam edil diği takdirde zengin linyit yataklarının bulun ması mümkündür» şeklinde bir ifade mevcuttur. ilmi olması gereken böyle bir raporda bu kabil ifadelerin bulunmamasını ancak temenni etmek lâzımdır.
Raporda gene, develope edilmesi düşünülen hidro-elektrik imkânlar üzerinde de hiçbir etüde dayanmayan birtakım umumi beyanlarda bulu nulmaktadır.
Ebasco raporlarında, Keban'ın, diğer hidro elektrik imkânlarla toplu bir mukayesesi yapıl dığı halde, bunlardan hiç bahsedilmeden, umumi beyanlarla, Keban gibi büyük santral yerine, di ğer hidro-elektrik santralların, termik santrallar ile kombinezonu sureti ile tesisinin, daha el verişli olacağını söylemek, ilmi ciddiyetle kabili telif olmasa gerekir.
Raporda, Keban projesinin ilk tesis edilecek dört ünitesine karşılık, Seyitömer'de 2x150 MW, Marmara bölgesinde 2x150 MW, Elazığ ve çev resinin ihtiyacı için de Batman'da 2x60 MVV'lık lık santral tesisi düşünülmüştür.
Kanaatimizce, rapordaki gibi, Keban'ın dört ünitesini, bir termik alternatif ile mukayese et mek doğru değildir. Proje - zaman ekseninde, alternatif plânlar halinde mukayese edilmelidir.
Diğer taraftan, «Keban projesine konulacak ilâve dört ünite İle bir miktar sekonder enerji üretilecek» denilmekte ve sekonder enerji «muh temel» kelimesiyle ifade edilmektedir. Kanaati mizce bu kabuller de yanlıştır. Keban projesi eğer dikkatlice incelenmiş olsaydı firm ve se konder enerjinin şu şekilde tarif edildiği görü lürdü :
27 senelik rasat periyodu içerisinde, Keban göl seviyesi bir defa 813 kotuna düşmekte ve bu kotta hesabedilen ortalama takatla proje firm enerjisi hesap edilmektedir. Yani bir baş ka deyimle, proje firm enerjisi, rasat süresi içe risinde her zaman üretilebilecek enerji demektir. 27 senelik rasat süresinde, bu değere bir defa düşülmektedir. Bu bakımdan burada sekonder enerji tabiri yerine «muhtemel» kelimesini kul lanmak doğru değildir. Çünkü, projesinin sade ce firm enerji üretmesi, yani hiç sekonder enerji üretmemesi hali, 27 senede bir defa olmaktadır. Ayrıca, proje primer takatinin 7 grubu asgari su seviyesinde dahi tam takat ile çalışması ha linde elde jedilecek olan 1085 MW olduğunu ra por hiç nazarı itibara almamaktadır.
Gene Ebasco . raporu incelendiği takdirde, proje enerjisinin' hesabında, türbin randımanının % 85, generatör randımanının % 95 alındığı, ya ni umumî randımanın % 81 alındığı görülür. Bu muhafazakâr bir hesap tarzı olup, bu çapta bü yük tesislerde türbin randımanının % 92 - 93, generatör randımanının da % 96 - 98 olduğu na zarı itibara alındığında proje enerjisinin asga ri 600 milyon kWh daha fazla olacağı kolaylık la görülür. Bu % 10 proje enerjisi artışı, proje kWh maliyetini de aynı nisbette düşürecektir.
Raporu hazırlayan arkadaşlarımın, her hu susta, bütün faktörleri, Keban projesi aleyhine kullanırken, hiç olmazsa, bu ufak hususu da proje lehinde kullanmaları icap ederdi.
Daha evvelde izah edildiği gibi Keban pro jesini n sadece ilk dört ünitesine karşılık bir alttmatlf proje teklif etmek haklı ve mantıkî de lildi)-. Bu hususu bir an için bir kenara koyarak raporda teklif edilen Alternatif üzerinde dura]f lım. Bu Alternatifte, santrallar ve enerji nakil | sistemi maliyetlerinden başka bir detay görülme mektedir.
Raporda düşünülen alternatife ait esasların Ebasco raporlarından alınmadığı ve komisyonca tesbit edilmiş olduğuna göre, bukadar ciddi bir iddiada bulunmak için düşünülen bu alternatifin hangi etüdlerle tesbit edildiğinin izah edilmesi lazımdır. Yani bir başka deyimle;
— santralların, unsurlarına ayrılmış nisbeten detaylı keşifleri;
— enerji nakil sisteminin, düşünülen alter natifteki üretilecek enerjiyi, yük merkezlerine hangi şartlar altında nakledeceğinin, bir şebeke modelinde veya mümasil etüdlerle tesbiti;
— bilhassa, Batman'da kurulması tasarlanan 2 x 60 MW'lık santralın enerjisinin, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Adıyaman, Urfa, Gaziantep bölgelerine hangi şartlar altında nakledileceği nin ciddi bir etüdü gereklidir.
Raporda ayrıca, Keban santralının ileride konulacak dört ünitesine alternatif tesisin, yük merkezlerine yakın bir yerde, düşük yük fak törlü Gökçekaya (Çiçeroz) santralına benzer bir hldro - elektrik santralı ile, olsa olsa diye bir hesap yapma usulünün böylesine önemli bir mevzuda kullanılmasını hayretle müşahede et mekteyim.
Kanaatimce, raporda teklif edilen alternatif üzerinde ciddi etüdler yapılmadan, maliyet tah minlerinde bulunmak mevzuun ciddiyetiyle kabil-i telif değildir.
Diğer taraftan, Keban proje maliyetinin, in şa süresinde % 8,5 faiz alınarak değiştirilmesi de kanaatimce makûl ve mantıkî görülmemeli dir. inşaat süresinde fiilî olarak ödenecek faiz lerin alınması gerekirdi. Bununla beraber, Ke ban projesinde % 8,5 inşaat süresi faizi alına rak, keşifler buna göre değiştirilirse, termik al ternatifte de aynı şekilde hareket edilmesi lâ zımdır. Bu şekildeki bir hesapla durumun ne ola cağı Sayın Mes'ut Şenyol arkadaşımızın rapo runda görülebilir.
Ayrıca, komisyon raporunda, bazı ekonomik mukayese metod hataları hemen göze çarpmak tadır.
Şöyleki: 14. ncü sayfanın sonlarına doğru «Termik alternatif için yukarıda bulunan 1 nıi-1 ynr 194 milyon lirayı, Keban'ın devreye, gireceği
SkKlfEİ; .Mühendisliği 102
1970-71 senesine % 8,5 faiz ile irca edersek mukayeseye baz alınacak inşa bedeli 1.123.000. 000 T. L. olacaktır» denildikten sonra; 15. nci sayfada termik alternatifin kWh maliyetinin hesabı için ve amortisman 1.123.000.000 T. L. sına göre hesaplanmaktadır.
Bu.hesap tarzına hangi matematik esastan varıldığını anlamak kabil değildir. Bu hesap tar zının yanlışlığını basit bir şekilde göstermek için gerek Keban ve gerekse termik alternatifin tesis bedellerinin aym şekilde fakat .1970 değil 1S»65 senesine irca edilerek kWh maliyetlerinin hesap edilmesini sayın arkadaşlarıma bilhassa tavsiye ederim. Bu hesap yapıldığı takdirde görülecektirki, komisyonca alman kabullerle dahi, vergisiz halde, Keban projesi maliyeti termik alternatifin aynı olmakta; vergili halde ise Ke ban, çok daha avantajlı hale gelmektedir.
Raporda ayrıca, her iki alternatif için veri len enerji kayıp rakamlarının nasıl hesap edil diği de malûm olmadığından, bu kabil hesapları, «olsa olsa» usulü ile yapmamak icabedeceğinden, yukarıdan beri izah ettiğim sebepler mu vacehesinde, bu değerlere itibar edilmemiştir.
Kanaatimce, Keban projesi mevzuunda, doğ ru bir hükme varabilmek için, ya mevzuu Ebas co etütlerinde yapıldığı gibi çok detaylı bir tarz da incelemek veya Ebasco raporunun neticeleri üzerinde, bu rapordaki doneler esas alınmak su retiyle değişik düşünce tarzlarının (meselâ % 8,5 faiz kabulü gibi) neticeleri ne şekilde değiş tireceğini irdelemek çok daha makûl olurdu. Bu şekilde bir kontrolün yapılması için Ebasco fir masınca yapılan muhtelif etütlere ilâveten Gök çekaya projesinin, Kuzey - batı sistemine ne şe kilde bağlanacağı hususunda yapılan bir etüdü de nazarı itibara almış bulunuyorum.
Komisyonca ilk tesiste düşünülen sistemin bir benzeri mevzuubahis raporda bulunmaktadır. Bu rapordaki değerlere ilâveten Batman'da kurul ması düşünülen termik santral ile bu civardaki hava hatları, Keban santralı ile (7 üniteli ola rak) bir zaman ekseni üzerinde mukayese edil miştir. Yalnız burada şu noktaya işaret etmek lâzımdır: Batman civarında kurulacak santraldan beslenecek Elazığ, Malatya, Adıyaman,' Ur fa, Diyarbakır ve Gaziantep'in nasıl besleneceği, hava hattının hangi voltajda olacağı; bukadar uzak mesafelere, hususi tertibat alınmadan nisbeten ufak bir santralın enerjisinin nakledilip edilemiyeceği mevzuları komisyonca incelenmiş değildir. Şahsen, bukadar'kısa bir zamanda böybir mezuu incelemem de mümkün değildi. Bura da, Komisyon raporu üzerinde yâptığim>.yegâne ta&hih, hat uzunlukları •üzerindedir.
Yukarıda da belirttiğim' gibi bu-' mevzuun çok daha etraflı İncelenmesi Içabederdi.
41.
H e s a p neticelerinin bir özetini as.3.£[da vermöktuyiırt :
(Bu tıeUttfler % &5 fal? va vergi aazarı İti bara alınmadığına göre bulum [tuştun, f r u o l - o i l ftuUk.ıı p c t u l ofisten alınmış, ti i'Marınara bükmesinde İSİ TL/Ton, R a t m a n ' d a 14Û TLı/Ton dur. SeyitrJmer ÎLııyit İLatı ise 25 T l V T u a (it(it!Lk ütınııiiflLır.
Kontrat istetme masrafları kon ılay onca, alı nan delerlere sadeca ilave ünilEden dolayı bir mlttlar Dİrtmlarak nlınnııglır.
SermnyE rantlarına gelince :
— (0 Krş/klVlı sacıs- /Lotı holFnae*
KEB&H
: % 16,3
T E R M İ K i $ 15,1
— 8 Kr5/KWh arttış flaiı batinde İse
KEBAN
; #13,4
TERMİK : % 12.25
— 8 Kra/kWh yatış; ILalı halinde İse ;
İCEBAN
: %9,9S
T E R M İ K : <& GAZ
Ktt'il MALİYETİ
Yük merkeîlorinde ortalama kWh Maliyeti 6.23 Krş,
fi.aa Krs.
Bu değerlerle, raporda yapıldığı gibi, başlangıca lrea edilmiş masraflar kanjılagtırılırsa:
KEBANLI PLAN
İ r c a edllmla TeaL& Bedeli irca edlllttlg yıllık mauraflar
a.ıiB.soo
138.800
3,237.100
lûa ÇTjUJ 10= tT.L.)
!ü' (T.L '
TER7İİK PLÂN
1,703.000 'İ.3Ü8.800
4.031.300
10= (T. L.ı 10* (T. L.)
İ D 1 (T, L.)
İH
EtetrtrLlr Müb«nıl»tl&J ina
— 4 Krş/kWh satış flatı halinde İse : KEBAN : % 6,81 TERMİK : % 0,62
Bu mukayeseden de görüleceği üzere, Keban projesi 4 Kr§/kWh satış halinde dahi % 7'ye yakın rant getirdiği halde, termik plân ancak İşletme masraflarını karşılayabilmektedir.
Raporda yapıldığı gibi, fayda-masraf oranı hesabım ilk defa görmekteyim. Aslında fayda masraf oranı, iki alternatif arasında yapılmak icabeder. Bu yapıldığı takdirde Keban projesinin fayda-masraf oranının termik alternatife gö re l'den büyük olduğu görülür.
Gene bu hesap edilen değerler kullanıldığı takdirde Gayrı Safi Milli Hasılaya İlâve edilen kıymetler, Keban halinde (9 Krş/kWh) satış fl atı ile : yılda 501 milyon T. L.; termik halinde İse 320 milyon T. L. dır.
Buraya kadar yapılan İnceleme, esas itibariy le komisyon tarafından teklif edilen plânın Ebasco raporundaki değerler esas alınmak şartı ile % 8,5 faiz halinde irdelenmesinden ibarettir.
Aslında, teklif edilen plân hakkında detaylı etütlere gidilmeden (İcabında yük dağıtım etüt leri v. s. gibi) ve bu plânın asgarî on senelik bir süre İçinde developmamm düşünmeden, muka yeselerin raporda yapıldığı gibi yapılması doğ ru değildir. Böyle bir mukayese burada olduğu gibi, birçok hallerde de yanlış neticeler verebi lir. Bu bakımdan ya çok etraflı etütlere gitmek veya alternatif plânlara ait esasların Ebasco raporundan alınması lâzımdır. Raporda verilen plân üzerinde yapılacak çok kısa bir mukayese burada alman fuel-oil fiatlan ile linyit fiatlan muvacehesinde, Seyltömer santralında enerji maliyetinin, Marmara santralmdakl enerji mali yetinden epeyi yüksek olduğu görülür. Bu ba kımdan Seyltömer santralının, arkadaşlarımızın, termik plânma nasıl dahil edildiği anlaşılama mıştır.
OT — MUKAYESE NETİCELERİNİN İR DELENMESİ HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM :
Raporun bu tasımının baş tarafında, yedi madde halinde, Keban porjesinin, termik alter natifle olan mukayesesinin neticeleri verilmek tedir.
Tabiatı ile, evvelki kısımda da İzah edildiği gibi, yapılan faraziye ve hesapların yanlışlığın dan dolayı, bu neticelerin hiçbiri doğru değildir. Doğru mukayese, Keban projesinin, termik al ternatife göre, daha ekonomik olduğunu bariz olarak gösterir. Neticeleri şu şekilde özetlemek mümkündür:
i) Termik alternatifin tesis bedeli, Keban projesinin tesis bedelinin % 33'ü değil % 60'» * r -
2) Termik alternatifin tesisi için dış para ihtiyacı, Keban projesinin dış para ihtiya cından 21 milyon dolar daha fazladır.
3) Termik alternatifin enerji maliyeti, Ke ban projesine nisbetle (vergisiz halde) % 31,5 daha fazladır. Vergili halde ise bu nlsbet % 50'nin üstündedir.
4) Termik alternatifin başlangıca İrca edil miş masrafları tutan, Keban projesinin başlangıca irca edilmiş masraflarından % 18,5 daha fazladır.
5) Termik alternatifin rantı, Keban projesi rantından daha düşük olup, ortalama sa tış fiatı 4 Krş/kWh'a indiği takdirde ter mik alternatifde rant sıfıra inmekte, bu na mukabil Keban projesinde % 7 rant temin edilmektedir.
IV — KEBAN ve TERMİK ALTERNATİF LE ALÂKALI DİĞER HUSUSLAR :
Enerji ihtiyaç teminleri :
Raporda, iki senelik elektrik enerjisi istih sali fiilî neticeleri, evvelce yapılan tahminlerin altında olduğundan bahisle, ileriki yıllarda da durumun bu şekilde tahakkuku halinde, Keban projesi ile elde olunacak enerjiyi satmak imkâ nı kalmayacaktır; gibi hakikaten acayip bir yar gıya varılmaktadır. Keban projesinin enerjisi nin satılmaması İçin, 1970 yılında sistemin ihti yacının 4 milyar kWh olması icabeder. Haliha zırda Türkiye toplam enerji istihsali 4 milyar 435 milyon kWh olduğuna göre, 1970 yılına ka dar Türkiye'de h^bir ilâve tesisin kurulmaması gibi anormal bir sonuca varmak lâzımdır. Ra poru hazırlıyan sayın arkadaşlarımızın, Keban projesini kafi bir suretle kötü göstermek için Türkiye'nin istikbalini bu kadar karanlık gör melerine ve göstermelerine fazla şaşmamak lâ zımdır. Diğer taraftan, fiilî enerji artışlarının, tahminlerin biraz altında seyretmesinin, santrallarımızm kapasitelerinin gayri kâfi olduğu, mevcut durumun bile çok zor şartlar altında idare edilebildiğini sayın komisyonun çok iyi bildiğini tahmin ediyorum. Yoksa termik sant ral, tesis bakımından, hidro - elektrik santraldan daha flleksibildlr, hususunu mevzu ile alâ kalı herkes takdir eder.
Keban Projesi zamanında gerçekleşebilecek midir? :
Keban projesini zamanında tahakkuk ettir mek için Türkiye'de ilgili herkesin gerekenden
fazla gayret göstermesi lâzımdır ye bu gayretin
gösterileceğine inanıyorum.
'
Keban projesinin zamanında bitirileceğini çok şüpheli göstermek için büyük gayret sarfeden raporda, termik santralların, iki senede inşalarının: kabulü hakikaten çok manalıdır.
Keban projesi tahmin olunan maliyette ger çekleştirilebilecek midir? :
Raporda, Keban projesinin tahmin olunan maliyette gerçekleştirilip gerçekleştirilemiyeceği hususu,. projenin fiat analizlerinin incelenme si suretiyle değil de, birtakım projelerin ilk ke şif, nihai maliyet fiatları arasındaki büyük fark lar örnek alınmak suretiyle yapılmaktadır. Böy lesine bir faraziye karşısında, Keban projesi ma liyetinin tahmin edilen "keşifler içinde kalaca ğını (Keban projesi keşifleri nekadar dikkatlice yapılmış olursa olsun) iddia etmek, bizim için mümkün değildir. Türkiye'de yapılan barajların, yanlış proje, yanlış ihale usulleri ve suistimaller sebebi ile maliyetlerinin çok yükseldiği 17 Mayıs'tan sonra bazı muhbirler tarafından ilgili makamlara ihbar edilmiş ve o zaman bütün ba rajların hesabı, komisyonlar tarafından incelen mişti. Bu araştırma sonucunda herhangi bir ida re veya mes'ul şahsın sorumlu tutulduğunu bil miyoruz. Keban projesini zayıflatmak İçin Tür kiye'de yapılan bütün baraj ve hidro - elektrik santralların projelerinin iyi hazırlanmadığını, bu yüzden "keşiflerin çok yükseldiği iddiasında bulunmayı sayın komisyonun İhtisası dahilinde olan bir husus olarakta görmemekteyim. Ke-' ban projesi, istimlâk v. s. masraflarla 252 mil yon T. L. daha artacağı mevzuunun asli şu şe kildedir:
Keban projesi fizibilite raporunda, proje. do-. layısı ile su altında kalacak köprü, yol ve de miryolları halihazır durumları nazarı itibare alı-, narak, yani bugünkü kıymetleri ile değerlendi rilmiştir. Barajın inşaasından sonra yapılacak çok daha yüksek standartlı ile gene yüksek standartlı yeni köprülerin bütün maliyetlerinin projeye yükletilmesi düşünülmemiştir. Bununla beraber projede yüksek miktarda gayri .melhuz masraflar için para konulmuş bulunmaktadır.
Raporda, Keban projesinin fizibilite raporuna göre verilen dolgu hacminin halen arttığı, bu yüzden proje maliyetinin artacağı ifade edildik ten sonra proje, Hirfanlı projesi ile acayip bir tarzda mukayese edilerek, keşfinin asgari 330 milyon lira daha artacağı ifade edilmektedir.
. Keban projesi fizibilite raporlarından sonra detaylı kat'i projeleri yapılmış ve bu kat'i pro jelere göre nihaî metraj ve keşfinin hesaplan ması iki ay kadar önce tamamlanmıştır. Bu ke şifle, fizibilite raporundaki keşif arasında he
men hemen hiçbir fark yoktur. Bu bakımdan kat'i projeye dayanan keşiflerle sayın komisyo nun «olsa olsa» usulü ile yaptığı keşfin birbiri mukayese edilmesi imkânsızdır.
Kâfi projeye dayanan keşifler elde mevcut ken halâ başka kıstasların kullanılmasının ma nasını anlamak bizim için müşküldür.
Baraj göl sahasında su altında kalacak ekili arazi ve Köyler :
Raporda 3800 hektar ekili arazinin su altın da kalacağı ve bu arazinin yıllık istihsalinin 25 milyon I. L. olacağı beyan edilmektedir.
Raporun başından beri müşahede ettiğimiz gibi devamlı bir şekilde «olsa olsa» usulü ile mümkün görülen her faktör Keban projesi aley hine kullanılmaktadır. Verilen rakkamların doğ ruluğunu bu mevzuda ihtisas sahiplerine terkederek, istimlâk bedeli olarak verilen 296 milyon T. L. sının eğer verdikleri rakam doğru İse 25 milyon T. L. lık yıllık istihsalin sonsuz ömürde halihazır kıymetinden fazla olduğunu niçin görmemezlikten geliyorlar. Ayrıca, göl sahasında kalan köylerdiki nüfusun çoğunluğunun arazi sahibi olmadığını hangi malûmata dayanarak iddia etmektedirler.
380 kV enerji nakil hattının problemleri :
Raporda, 380 kV hava hatlarının inşası için meteorolojik şartların (raporda bahsedilen uzun seneler İncelenecek teknik şartın ne olduğu ma alesef anlaşılamamıştır) uzun seneler incelenme si, ondan sonra hatların inşası lâzımdır denmek tedir. Tabiatı ile güzergâhtaki iklim şartlarının bilinmesi hakikaten faydalı ise de bunun uzun se neler boyunca bilinmeden hattın yapılamıyacağı fikrine iştirak etmek mümkün değildir. Dünyanın birçok yerlerinde değişik iklim şartlarında bu. voltajda veya daha yüksek voltajlarda hatlar yapılmıştır. Türkiye'de de 154 kV'luk oldukça büyük bir şebeke mevcut olup, 1952 yılından be ri bu şebeke üzeerinde epey tecrübe edinilmiş tir. Ayrıca, EİE'ce Keban hat güzergâhında 1 senedir işletilen buz yükü istasyonlarında şim diye kadar edinilen tecrübeler buz yükünün da ha çok rutubetli olan nisbeten sahile yakın böl gelerde teşekkül ettiğinde göstermektedir. Her halû - kârda 380 kV hat işletmesi, stabilite mev zularından, hiç incelemeden genel olarak bunla rın muhakkak problem olacağını söylemek man tıkî olmasa gerektir. 380 kV bugün artık çok yüksek gerilim de sayılmamaktadır. Bu voltaj büyük mikyasta bilhassa Avrupa'da kullanıldı ğından üzerinde geniş bir tecrübeye sahip olun muştur.
Elektrik. Mühendisliği 102
Keban'ın sulama ile ilgili konusu : -
Muhterem rapor sahipleri sulama mevzuunda da çok büyük selâhlyetle konuşmaktadırlar. Yal nız delillerini daima tek taraflı getirmelerinin ne mana taşıdığını bizim için izah güçtür. Şöylek i : Keban Barajının, Fırat sularını regüle et mek suretiyle istikbalde bu barajın alt tarafın da yapılması mutasavver sulama ile ilgili tesis lere bir fayda sağlıyacağı iddiasını, mevzuu ne derecye kadar bildiği şüpheli bir Almanın <Heinrich Schmidt» bir mecmuada çıkan (Bu zat'a aynı mecmuada yetkililerce gerekli cevap veril miştir) makalesi delil alınarak çürütülmeye ça lışılmaktadır. Türkiye'nin D. S. î. teşkilâtının 3 senedir çok geniş bir kadro ile Fırat havzasını incelediğini ve bu incelemeler sonucunda Aşağı Fırat havzası sulama ve enerji developmanı için Keban projesinin inşaasının şart olduğunu belirt tiklerini rapor sahipleri acaba-neden bilmemezlikten geliyorlar. DSt bu etütlerinin neticesini bütün umumi efkara açıkladığı gibi başka Türk uzmanlarınca da aynı sonuca varan raporlar da gizli değildir. Saym rapor sahiplerinin Almanca bir mecmuada Keban projesine sulama yönün den itiraz eden bir makaleyi bulup ortaya atar ken (ki buna aynı mecmuada verilen cevapta na zarı dikkate alınmamıştır). Türkiye'de bu mev zuda yetkili teşkilâtın fikrine hiç itibar etme melerinin sebebinin izahım yapmak pek kolay olmasa gerekir. Raporda ayrıca Fırat havzasın da sulamaların daha sonra yapılması gibi fi kirlere de cevabı yetkililere bırakıyoruz.
Raporda, Fırat sularının milletlerarası prob lemleri ile ilgili şu ifade yer almaktadır :
«Keban'ın inşası suretiyle Fırat suları üze rindeki, Türkiye'nin mutlak hakimeyetinin em rivaki halinde tesis edilebileceği iddiası ise Ulus lararası su hukuku yönünden bir değer taşımak tadır.»
Bu arkadaşlara şu hususun sorulması lâzım dır: -Keban'ın inşası ile Fırat suları üzerinde, Türkiye'nin mutlak hakimiyeti tesis edilecektir İddiasını hangi dokümandan aldınız? Böyle bir İddia işin içinde bulunduğundan hiç bir resmi ağızca yapılmamıştır ve hakikatte Türkiye'nin komşuları ile bu mevzularda iyi geçinmekten başka arzusu da yoktur. Yazılı bir dökümandaileride belkide Elektrik Mühendisleri Odasının bir dokümanı haline gelebilecek raporunuzda böyle bir iddiayı varit gibi göstermekle bu ar kadaşlar Türkiye'nin menfaatlerine hizmet et tiklerine inanmakta mıdırlar? Diğer taraftan bu hususlarda Uluslararası su hukuku nedir? Hakikaten bu mevzuda ehliyetle hangi arkada şımız konuşabilir?
Etettrtfc Mühendisliği 102
Ayrıca Ebasco raporunda belirtildiği gibi Ke ban'da yapılacak düzenleme ile aşağıdaki baraj larda yapılacak developmanın şekline tabi olark 1 - 3 milyar kWh daha fazla firm enerji is tihsal edilecektir. Ortalama enerji artışı 1 mil yar kVVh'ın üzerinde olmaktadır. Verilen bu rakkamlarla Keban projesi fayda hanesine her sene asgarî 100 milyon T. L. ilâve edilmektedir. Bu hususta Keban'ın lehine olan diğer hususlar gi bi sayın arkadaşlarımızca gene unutulmuştur.
Keban'ın Doğu'nım kalkınmasına faydası id diası :
Sayın arkadaşlarımız Keban projesinin Doğu'nun kalkınmasındaki faydası mevzuunu, ora da kurulabilecek bazı ağır endüstri ile bağla makta ve sonra bu endüstrilerin kurulamıyacağmı gene büyük bir ehliyetle iddia ederek Ke ban'ın Doğu'nun kalkınmasındaki rolünü çürüt meğe çalışmaktadırlar. Bu husustaki fikrim şu dur : "
— Evvelâ Keban gibi bir projenin Doğu'da inşasmı, burada yaratacağı ilâve istihdam imkânları ile bölgeye girecek paralardan dolayı bu bölgenin kalkınmasında önemli bir mevkii olacaktır. .
— Ayrıca, Keban projesi ucuz elektrik üre ten bir alt yapı tesisidir: Bu tesisin mev cudiyeti bazı sanayi kollarının bu bölgede kurulmasına imkân verecektir.
Doğu bölgesinde kurulacak sanayiye gelince, sayın arkadaşlarımın bu hususta Etibank Ma den Şubesinden yazılı bir mütalâa almalarını ve ayrıca Prof Baade ve Guy Finlandson'un OECD namına Türkiye'nin ihracat ve ithalatı üzerinde. yazdıkları raporu dikkatle okumalarını tavsi ye ederim. |
Teknik Alternatifte yakıt İçin dUvlit «denme si konusu :
Sayın rapor sahipleri, Termik alternatifte yakılacak Fuel - oil'e ödenecek dövizi mümkün olduğu kadar az göstermek için her türlü gay reti göstermektedirler. Bunun İçin Türkiye'de Ham petrol istihsalinin Fuel - 611 bakımından çok kısa zamanda ihtiyacı karşılayacağı iddiası ol duğu gibi, ithal ham petrolden de elde edllecei Fuel-oil'in piyasa ihtiyacının çok üstünde ola cağı İddia edilmekte ve nihayet Marmara sant ralında yakılacak Fuel-oil için en fazla 5 mil yon dolar döviz ödeneceği ifade edilmektedir. Petrol mevzuunu gene ehliyetlilerine bırakalım. Keban'da üretilen enerji, memleketin pratik ola rak harice doğrudan doğruya satmıyacağı bir tabiî kaynak ürünüdür. Keban'ın olmadığı yerde bunun yerine neticede fuel - oil yakan bir santral
olacaktır (Seyitömer Keban'lı Plânda da yapıla bilir veya arkadaşlarımızın rakkamlarına göre fuel - oil santralları ile rekabet edemediğinden Termik Plânda yapılamaz.) Bu santral ister yerli ister yabancı ham petrol kullansın, Fuel oil ihraç edilebileceğine göre Keban projesinin her sene döviz rantresi arkadaşlarımızın tahmi ni gibi 5 milyon dolar olmayıp 18 - 20 milyon dolar civarındadır. Bu değer Türkiye'nin ithalat, ihracat muvazenesinde küçümsenecek bir rakkam değildir.
Termik Alternatifin sağlıyacağı tasarrufun memleket ekonomisinde verimli alanlara yatırıl ması mevzuu :
Raporun ilk bakışta, galiba burada birşeyler var, fikrini uyandıran, üzerinde biraz durunca raporun en gayri ciddi iddiası olduğu kolayca anlaşılan kısmı burasıdır.
Suzi örnekol ile Hüseyin Pekin tarafından daha evvel Teknik Kongrede ortaya atılan iddia özetle şudur :
Keban ile Termik Plân arasındaki yatırım farkım yüksek rantlı sınaî tesislere yatıralım bu suretle munzam gelir sağlıyalım, bunlar ayrı ca ithalattan tasarruf sağlıyacak tesisler olduk ları gibi ihracatda yapabilecek tesisler olmalı ve bu suretle dış ticaret açığını azaltmakta fay dalanalım. v. s.
Sayın arkadaşlarımız bu suretle elde edile cek faydaların bugünkü değerini 6-8 milyar he sap etmekte, ayrıca buralarda çalışacaklara hiz met karşılığı ödenecek ücretler ile katma değe rin daha yükseleceği, bütün bunlara ilâveten hele doğacak yan sanayiin de ekonomiye ilâve kat ma değer kazandıracağı ifade edilmektedir.
Burada yapılan tek faraziye, Keban ile Ter mik arasındaki yatırım farkınm % 25-30 rant lı sanayi tesislerine yatırılacağıdır. Bundan son rası basit hesap oyunları ile neticelerin etrafım süsleyen ibarelerdir.
Bu bakımdan ilk önce % 25-30 rantlı sana yilere yatırım faraziyesi üzerinde durmak lâ zımdır.
Bilindiği üzere Türkiye Plânlı Kalkınma devrine girmiş ve bütün sosyal ve iktisadî yatı rımlarım bir plâna göre yürütmektedir.
Plânın hazırlanışında tutulan yol kısaca şöy le özetlenebilir:
a) Makro Analiz : burada genel bir kalkın ma hızı hedef alınarak, Ekonomi için ge nel bir Sermaye/Hasıla nisbeti kabul edil mekte, buradan umumi yatırım hacmi hesap edilmektedir. Makro Analiz'de ay rıca bu yatırım hacminin iç ve dış kay nakları analiz edilmektedir.
b) Sektör Analizleri: burada her iktisadî sektör ayrı ayrı analiz edilmekte Makro modeldeki hedeflere uygun olarak her ve sub sektörde yatırım hacimleri ve bu yatırımların getirecekleri ilâve kıymetler hesap edilmektedir.
c) Proje Analizleri : Sektörlerde Sektörde tasarlanan genel hedeflere uygun olarak projeler seçilmektedir. Projelerin seçimin de sadece rant faktörü rol oynamamakta, çok çeşitli faktörleri nazari itibara alın maktadır. Bununla beraber genel olarak ihtiyaçların karşılanmasında evvelâ rant'ı yüksek projelerden başlanarak aşağıya inildiği söylenebilir. Türkiye'de genel ola rak projeler dahili ihtiyacı karşılamak üzere ebatlandırılamkta pek az halde ih racat bahis mevzuu olmaktadır. Derki yıllarda Türk sanayii geliştikçe bu duru mun değişeceği ümit edilebilir.
Türkiye gibi ihtiyaçları asgaride tutulan bir memlekette çok sayıda proje de bulmak kolay olmamaktadır. Çünkü bir kere ihtiyaçları karşı layacak projeler alındıktan sonra ihracatı hedef tutan projelerin sayısı dış rekabetten dolayı bir den azalmaktadır.
Bu bakımdan, farzı mahal plânın gelir tah minlerinde daha fazla hasılat elde edildiği tak dirde bu ilâve gelirlerin nasıl kullanılacağı me selesi üzerinde biraz durmak lâzımdır. Burada muhtelif haller olabilir :
a) Fazla Gelir vergilerin azaltılması ile vadanşlara iade edilir. Bu halde neticenin özel sektörde sınaî yatırımdan ziyade tü ketim mallarına talebin artışı veya Bina gibi fazla produktif olmıyan sahalara ya tırımın artışı şeklinde tecelli etmesi muh-
. temeldir.
b) Devletin yatırımını artırması, daha evvel ce izah edildiği üzere Devlet zaten evvel ce prodiktif sahalara yatırım yaptığı için bu ek yatırımı daha az verimli sahalara yatıracaktır (meselâ yol standartlarının yükseltilmesi gibi, veya sosyal yatırımla rın artırılması ihtimali belirecektir).
Sayın arkadaşlarıma bütün bu izahattan son ra §u hususu sormak isterim :
— Türkiye'nin 5 yıllık plânı muhtelif sektör lerde ihtiyaçları hatta projeleri belli olduğuna göre plânda düşünülmeyen veya parasızlıktan ele alınamıyan % 25-30 gibi yüksek rantlı ya tırım projeleri var mıdır? Varsa bunlardan 2 milyarlık bir liste yapmak kabil midir?
Aksi takdirde, 2 milyarlık farkı (kendi iddi aları) % 25-30 rantcılık projelere yatırsa idim şöyle olurdu, Türkiye böyle kurtulurdu, Keban
bütün Dunlara mani oldu gibi, lâflar tamamiyle ihtARi': .- ve bog iddialardır.
Bir huausuda hatırlatsın k isterim: Keban
projeni d:ç döviz İhtiyaç ı Termik Planda daha az
olduğunu £ttr? fark paralarla yapılması tasarla
nan projelerin İlli ve diş döviz ihtiyacı ne olacak
tır*
''
t (i tl«î».t -il-
" i . . .(..Mil «ÜÇ
V — .NETİCE : ^ aft.'".:ıigihÖ% :r.;j MI..
W fUil
Buraya kadar Komisyon raporu üzerindi:
vnrdl£üa mütalaalarla muvzuun oldukça açıkttadlgml Ümit etmekteyim.
M o d a n l a ea mühim uoktasij kcmlftyûn rn.pc.in» Jle im rnjttr useriadeki tqUtalaamm dikkat te İnçoknıutelodcn meydana tıkmaktadır. Bu da KflmUyuodalü u k a d o k r u n i n n büyük ekseriyeti il* Krtüuı projeli üserlütlc t>n fikirle hareket cttnlf clmMiondır.
C — KEBAN PROJESİ ÜZERİNDE YATILAN ETÜTLER VE PIÎOJEN1N SON DURUMU
• Kptıftn projesi, Türk devlet teşkilâtında muhtelir kademede, Mühendis, Jeolog, İktisatçı, Ma liyeci ve Plancı gibi birçok ihtisas guruplarınca İncelendiği gibi, aynca yabancı Müşavir fir maları •, projeyi hazırlayan veya inceleyen müte hassısları da muhtelif İhtisasta Mühendis, Jeo log, iktisatçı, Sınai ve Maden iktisatçısı, Pazar Etütcülerinden müteşekkildir. Böylesine önem li bir projenin hazırlanmasında ve incelenmesin de bukadar geniş bir ihtisas gurubundan fayda lanmak zaten elzemdir. Proje bu şekilde hazır landığı ve incelendiği halde, hepsi elektrik mü hendisi olan ve bu sahada ihtisasları oldukça birbirine yakın olan gurup arkadaşın böylesine çok cepheli bir projenin her cephesi üzerinde balzan çok kafi beyanlar şekline giren mütalâada bulunmaları esasında bü İşi hafife almaları de mek olup, sade bu husus bile bu arkadaşlarımıfac ön fikirle hareket ettiklerinin delilidir.
Bütün bunlara rağmen Keban projesinin ha yırlı bir şekilde yürüyeceğine inanmaktayım.
VI — KEBAN PBOJESt ÜZERÎNDE YA PILAN ETÜTLER VE SON DURUM :
Keban projesi üzerinde biraz daha açıklama yapmak maksadı ile yapılan etütler ile bu etüt ler sonucu varılan hükümleri belirtmenin fay dalı olacağına inanıyorum.
• Keban projesi, EtE idaresi kuruluşundan be ri muhtelif vesilelerle incelenmiştir. Bunlar da
ha ziyade jeolojik, topografik, hidrolojik raştırmalar şeklinde olmuştur. Bu arada bazı mühen dislik çalışmaları da yapılmıştır. Proje aşağı yu karı Türkiye'ye gelen bu gibi mevzular İle ilgili her yabancı mütehassısın da dikkatini çekmiş ve bunlar tarafından muhtelif etütler yapılmış tır.
Projenin önemini esas itibari ile ortaya çı karan ilk mühim etüt Ebasco firmasınca yapılan Kuzey-batı Anadolu Prlorite etüdü olup, bu etüdün vardığı sonuçlar esas itibarı ile birinci beş yıllık elektrifikasyon plânının üretim tesis lerinin esasını teşkil etmiştir.
Türk 1962 yılında Proje ve beynelmilel bir kredi , tAmftt çLmatc ye aynı zamanda Ebasco prlorite etüdünün sonuçtarım kontrol etmek için. Keban projesi fi alt il ite raporu hazırlatılmıştır. Mevzuubahis rapor 1963 yılı sonunda elde edilmiş olup, , oldukça büyük hacimlidir. Raporun hazırlanma sından sonra AID teşkilâtı ile yapılan müzake relerde sorulan birtakım suallerin cevabı olarak bir ek rapor daha hazırlanmış olup, burada pro jenin ekonomisi çok etraflı İncelenmiştir. Son raporun vardığı netice :
a) Keban'ın bilinen hldro - elektrik imkân lar içinde en ucuz imkân olduğu, b) Termik tesislerle mukayesede vergili ve ya vergisiz hallerde çok daha ekonomik olduğu, c) Keban projesinin üreteceği enerjiye mu kabil her yıl 18 - 20 milyon dolar civarın da yakıt tasarrufu sağlanacağı, ifade edilmiştir.
Çok özet olarak neticeleri verilen raporda ar zu edilen hemen her detayı bulmak kabildir.
Bu etütlerde^ sonra 1964 Nisan'mda Washlngton'da Keban Projesi üzerinde ilk beynel milel toplantı yapıldı. Bu toplantı bir finansman toplantısı olmayıp projeyi tanıtan bir toplantı olmuştur.
Toplantıya İştirak eden devletler projeye kar şı bu İlk toplantıda çok çekingendiler. Raporla rı etraflıca incelemeden bir neticeye varmak İs temiyorlardı. Bilhassa A. B. D.'nin projenin eko nomisi üzerinde çok durduğu görülüyordu. Ni san 1964 Washington toplantılarından sonra 1964 yaz aylarında Keban projesi ve Fırat su ları ile ilgili olarak Suriye ve Irak ile sonuçları müsbet iki ayrı toplantı yapıldı.
Nihayet 28-30 Eylül tarihlerinde Ankara' da Washington toplantısının bir devamı olarak gene beynelmilel bir toplantı yapıldı. Bu top lantıya hemen hemen Türkiye'ye yardım konsor siyumunun bütün azaları iştirak etmiştir.
EHUrli: Mühendisliği 102
Bu toplantıda gene proje teferruatı İle izah edildi. Toplantıda Amerikalılar proje üzerindi; yapılan çalışmaları «Battelle Memorial Institute» adlı bir teşekküle inceleteceklerini, bunun neticesi alınmadan finansman üzerinde karara varamıyacaklarmı anlattılar. Amerikalıların üzerinde durdukları hususlar :
a) Projenin Ekonomisi b) Projenin hangi yıl servise girmesi daha ekonomik olacaktır?
c) Türkiye, istihsal edilecek bu enerjiyi kul lanabilir mi?
Battelle firması 5 mütehassısı ile Türkiye'de de aşağı yukarı bütün büyük sanayi müessese ler ile proje enerjisini kullanacak şehirleri do laşarak etüt yaptılar. Amerika'da ilâve çalışma lardan sonra ilk raporlarım AID'ye verdiler. Battelle'nin vardığı sonuçlar şudur :
t «NETİCE :
Türkiye'nin halihazır inşaat programına gö re projeden istihsal edilecek takat ve enerjiyi effektif olarak kullanabileceğini kabul etmek makûl olacaktır. Projenin geciktirilmesi sadece maliyetini artırır. Proje üzerinde ilk tesis bede linin yüksekliğinden başka bir ekonomik itiraz olmadığı gibi, birçok sekonder faydalar da pro jeyi termik bir santrala göre daha cazip hale getirmektedir.»
Keban'ın Önemi :
Büyük bir.kısmı ihracata müteveccih asgari 8 büyük projenin esas,itibarı ile ucuz bol ve ga rantili elektrik enerjisine tabi olarak kurulabi leceği tesbit edilmiştir. Bu projelerin hepsi İs tanbul'un haricinde olup, etraflarına yeni • sınaî teşebbüsleri çekmeleri çok muhtemeldir. Belki bundan daha mühim olan husus da Keban pro jesinin Türkiye'nin gelişen sınaî yapısının: iş sa hipleri ve ve sermayedarları arasında uyandıra cağı güvendir.
Ekonomik Fizibilite :
.
; Keban'ın bir Termik santralı ile mukayese sinde (ki termik santral daha az bir yatırım ile kurulacak fakat yüksek işletme masrafa ola caktır) Keban'ın ekonomik avantajını kaldıra cak sermaye üzerinde kullanılacak faiz nisbeti, kullanılan muhasebe sistemine göre % 9 ile % 16 arasında değişmektedir. (Realist yük tahminin de bu değer % 15,5 dur).
Bütün bu mukayeselerde Keban'ın nehir dü zenlenmesi, Bölgesel Kalkınma ve sınai gelişme yi teşvik gibi ilâve yan faydaları nazarı itibara alınmamıştır.
Battelle etütlerinin ilk neticeleri alındıktan sonra 29 Ocak'da Ankara'da Keban mevzuunda ikinci Beynelmilel toplantı yapıldı. Burada bil hassa Keban projesinin finansman tarzi üzerin de genel görüşmeler yapılmıştır. Projenin Tek nik ve Ekonomik cepheleri üzerinde herhangi bir husus üzerinde durulmamıştır.
Bu toplantıdan sonra Amerikalılar projenin Teknik bakımdan yeterliliğini, Amerikanın çok tanınmış bir müessesesine «US Army Corps of Engineers» incelettirmiştir. Bu incelemenin ga yesi :
a — Projenin Temel, Jeolojik yapı kabul edi len inşa faraziyeleri altında sağlam. olup olmadığı, yani Teknik Fizibilitesi, b — Proje keşiflerinin yeterliliği, yeni pro jenin tahmin edilen keşif içinde gerçek leştirilip gerçekleştirilemiyeceği.
Corps of Engineers gurubunda Baraj, Temel mütehassısları ile Maliyet analizcisi ve bir jeo log bulunmakta idi. Bunların gerek proje üze rinde gerekse yerinde yaptıkları etütler netice sinde vardıkları sonuç :
a) Proje teknik olarak yeterlidir, b) Proje maliyet tahminleri yeterlidir.
Maliyet analizcisi ayrıca Türk mühendislerine, projenin düşünülen maliyet tahminin altında gerçekleştirileceğini umduğunu tecrübesine da yanarak da söylemiştir.
Diğer taraftan son olarak ihalesi yapılan Devasyon Tünelleri biri mfiatları,. Ebasco tahmin lerinin epey altmda olarak sonuçlanmıştır.
Bütün bu incelemelerden sonra Keban pro jesi finansmanı için alâkalı devlet ve müessese ler, 18 - 19 Mart tarihinde Paris'te toplanarak projeyi müştereken finanse etmeğe karar ver mişlerdir.
Bu toplantıda bir «Keban Finansman Sendi kası» kurulmuş ve bu Sendikaya;
Amerika Dünya Bankası Avrupa Yatırımlar Bankası Almanya
: 40 Milyon dolar
25 >
: 30 »
»
20 »
ile iştirak edeceklerini bildirmişlerdir. Bunlara ilâveten Fransa'nın 10 -15 İtalya'nın 10, İngil tere'nin 10 milyon dolar ile iştirakleri de çok muhtemeldir. «Keban Finansman Sendikası» kü-
çük miktarlarla iştirak etmek lstiyen diğer iş tirakçilere de açık tutulmuştur.
Keban projesinin direkt ithalat ihtiyacı 83.6 milyon dolar olduğu halde, projenin bir kısım yerli masraflarını karşılamak için asgari 140 145 milyon dolar arasında dış kredi temini hu susunda bir ön mutabakata da varılmıştır. Te min edilmek üzere olan bu kredilerin, şartları, Dünya Bankası halinde : Faiz % 0,75, 10 yıl ödemesiz devre ve % 0.75 faiz, son 30 yıl öde meli devre ve % 2 faiz; Almanya ve Avrupa Ya tırımlar Bankası kredileri ise % 3 faiz, 7 sene ödemesiz devre, 18 sene ödemeli devre, olmak üzere fevkalade müsait şartlardır.
Türkiye'nin projeyi zamanında bitirmek için biran evvel inşaata başlanması hususundaki ka ran taraflarca anlayışla karşılanmış ve bunu te min için gerekli sür'atli hareket etmek hususu vadedilmiştir.
NETÎCE :
Keban projesi, burada detaylarını maalesef vermek imkânını bulamadığımız çok uzun ve et raflı etütler sonucu ortaya çıkmış bir projedir.
Keban projesi, bir mühendislik abidesi mey dana getirmek için ortaya konulmamıştır. Bilâ kis, bu proje, Elektrik enerjisi ihtiyaçlarının en iyi bir tarzda karşılanması için uzun seneneler boyunca çok sayıda Türk Teknisyen ve işçileri nin hakikaten takdire lâyık gayretleri sonucu meydana getirilen bir projedir.
Keban projesi bütün veçheleri ile çeşitli ih tisas erbabınca incelenerek hazırlanmış bir pro jedir.
Keban projesinin ekonomik hesaplarında hiç nazarı itibara alınmayan daha bir çok yan fay daları da mevcuttur. Bunlardan Türkiye'nin geri kalmış bölgeleri olan Doğu ve Güney - doğu Anadolunun Batı bölgelerimize- fizikî olarak enerji nakil hatları ile bağlanması hususunu gözden uzak tutmamak lâzımdır. Bu suretle bütün Tür
kiye'ye şamil bir Enterkonnekte şebekenin ilk büyük adımı atılmakta ve bu sayede daha bir çok nehirlerimizin bahşettiği imkânlar kısa me safeli hatlarla ekonomik olarak, bahsi geçen şe bekeye bağlanması imkânı hasıl olmaktadır. Biz Keban projesini basit bir enerji projesi olarak da görmüyoruz. Bu proje, Doğu'daki büyük tabiî kaynakların yurt hizmetine tahsisinin başlangı cıdır. Fırat nehri üzerinde bunu takiben daha birçok barajların, santralların kurulacağını, bü yük sulama şebekeleri ile büyük endüstri mer kezlerinin tesis edileceğini tahayyül etmenin heyacanını duymaktayız.
Bütün bu hassalan ile «Keban projesinin, Türkiye'nin ilk 5 yıllık plânının en önemli proje si olduğu hususunda belki ufak bir gurup hariç» herkes ittifak halindedir.
Bu yargıya, Türkiye'ye yardım eden devlet ler de kendi özel etütleri sonucunda varmış bu lunmaktadırlar.
Tecrübeler, bütün Dünyada bu kabil büyük projelerin mücadelesiz realize edilmediğini gös termektedir. Her yerde ve her devirde muayyen ufak guruplar, muayyen sebepler tahtında bu gi bi projelere itiraz etmişler, mani olmak için çok gayret sarfetmişlerdir. Tarih bütün bu yanıltıcı gayretlerin mağlup olduğunu gösteren misallerle doludur.
Keban projesine yapılan itirazın da böylesine bir mahiyette olduğu aşikâr olarak ortadadır.
Tesellimiz Keban projesine haksız ve memle
ket menfaatleri ile kabili telif olmıyacak tarzda
zamansız yapılan bu itirazın sahiplerinin mah
dut sayıda olmaları ve kendilerinden başka kim
seyi ikna edecek ciddi hiçbir delile sahip bulun
mamalarıdır.
....*.-..
Keban projesi, ^kanaatimizce, Türk halkının kalkınmaya olan büyük arzusunun sembolü ola bilecek hususiyetlere sahip bir projedir. Keban projelesinin şuradan buradan yapılan gayrî ciddi görültülere rağmen hedefine doğru emin adım-' larla yürüyeceğine inanmaktayız,
Elektrik MühenaiBllfcl. 102
40'