Elektrik Mühendisliği · Sayı 102 · Haziran 1965
KEBAN BARAJI VE HİDROELEKTRİK TESİSLERİ HAKKINDA KOMİSYON ÇOĞUNLUĞUNUN RAPORU
Elektrik üretimi ve santraller Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1965
- Sayfa
- 12
- Okuma süresi
- 28 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Elektrik üretimi ve santraller
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Keban Barajı
- hidroelektrik
- EMO Genel Kurulu
- yatırım maliyeti
- dış borç
- alternatif projeler
Özet
Elektrik Mühendisleri Odası bünyesinde kurulan komisyonun raporunda, Keban Barajı ve hidroelektrik tesislerinin ekonomik açıdan alternatif projelerle karşılaştırılarak daha maliyetli ve gereksiz olduğu; Türkiye'nin sınırlı finansman ve döviz imkânları çerçevesinde büyük yatırım kararlarının nasıl alınması gerektiği tartışılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
• Keban Projesi Birinci Beş, Yıllık Kalkınma Plânında adı geçen.projelerin yatırım hacmi iti bariyle en büyüğüdür. Yalnız elektrik enerjisi üretmek maksadıyla ele alınacak bu proje elekt rik mühendisleri olarak camiamızı çok yakından ilgilendiren bir konudur. Bugüne kadar bu ko nuda yetkili organlar tarafından kamu oyuna yapılan açıklamaların gerçekleri olduğu gibi yansıttığını müşahade etmiş bulunuyoruz. Ya ratılan hava Keban projesinin, Türkiye'nin kal kınma davasında, vazgeçilmez ve bir numaralı mes'ele olduğu zehabını uyandırmaktadır. Oysa ki gerçek durum tamamen başkadır; Türkiye' nin elektrik enerjisi ihtiyaçlarının Keban'dan olduğu gibi diğer kaynaklardan da sağlanması daima mümkündür. Bu itibarla Keban yurt kalkınmasının vazgeçilmez bir unsuru olmaktan uzaktır. Türk ekonomisinin bugün asıl en bü yük mes'elesi eldeki sınırlı yatırım imkânlarını en rantabl şekilde kullanarak en yüksek kalkın ma hızına ulaşmaktır. Bu durumda Keban pro jesinin diğer alternatif projelerle, memleketin gerçek ekonomik şartlarının ışığında mukayese edilmesi ve bu karşılaştırmanın sonucuna göre değerlendirilmesi zorunludur. Bu mukayeseler yapıldığı takdirde varılacak sonuçlar şöylece özetlenebilir :
— KEBAN PROJESİ AYNI MİKTARDA Kİ ELEKTRİK ENERJİSİ İHTİYAÇ LARINI KARŞILAYABİLECEK DÎĞER BlR ALTERNATİF PROJEYE NAZA RAN ASGARÎ 2 MİLYAR T. L. DAHA FAZLA İLK YATIRMA ÎHTÎYAÇ GÖS TERMEKTEDİR;
— KEBAN'DA ÜRETİLECEK ENERJİNİN İSTİHLAK MERKEZLERİNDEKİ GER ÇEK MALİYETİ DİĞER ALTERNATİF
LERİN M A L I Y E T I N D E N D A H A YÜK
SEKTIR.
— KEBAN'A SARFEDLLECEK 2 MILYAR LıK FAZLA YATıRıM YÜZÜNDEN VERTMLT BIRÇOK ENDÜSTRI TESIS LERININ GERÇEKLEŞMESI IMKAN SıZ HALE GELECEK VE TÜRK EKO NOMISI BU BAKıMDAN DA BÜYÜK KAYıPLARA UĞRAYACAKTıR.
Bu sonuçlar, Keban projesinin ne enerji eko nomisi ve ne de millî ekonomi yönlerinden bu gün için ele alınacak bir tesis olamıyacağını kesinlikle ortaya koymaktadır.
Konu aşağıda muhtelif yönleriyle ele alın mış ve varılan neticeler belirtilmiştir.
1 — Giriş
Elektrik Mühendisleri Odasının 9-10-11 Ocak 1965 tarihleri arasında tertiplenmiş olduğu Tür kiye H. Elektrik Mühendisliği Teknik Kongresin de Keban projesinin ekonomik yönden gözden geçirilerek varılacak sonuçların ilgililere, duyu rulması maksadıyla bir açık oturum tertip edil mesi dileğinde bulunulmuştur.
Bilâhare 27-28 Şubat 1965 günlerinde aktedilmiş olan Elektrik Mühendisleri Odası 11. (îenel Kurul toplantısında aynı konuda bir etüoün yapılmasını sağlamak üzere yeni Yönetim Ku rulu tarafından bir komisyonun teşkil edilerek görevlendirilmesi ittifakla karar altına alınmış tır.
Bu karara istinaden kurulmuş olan Komis yonumuz 12 Mart 1965 te ilk toplantısını yapa rak çalışmalarına başlamış ve bu raporu vücu da getirmiştir.
Keban Projesi gibi Türkiye ekonomisinin bü tünü içerisinde ağırlığını geniş ölçüde hissetti ren bir tesisin gerçek ekonomik değerinin ob jektif ve ilmî yönden derinliğine -«tüt edildikten sonra meydana çıkarılması' zorunludur. Genel likle böyle büyük çaptaki yatırımların şu veya bu şartlar altında bir yandan sosyal hasılatım büyüklüğü, öte yandan enerjiden gayri üretim kolları üzerine etkileri olduğu bir gerçektir. Bu sebepten Keban projesinin Türkiyenin bugünkü ekonomi - politik yapısının verileri çerçevesinde eleştirilmesinde ve bundan sonra bir değer hük müne varılmasında zorunluk vardır. Ancak ou sayededir ki memleketin içinde. bulunduğu şart lar yani ;
— Para fiatının (faiz nispetinin) — Kamu bütçesinin sınırlığı — Kronik dış ticaret açığı
yüksekliği
— Enerji talebinin sınırlılığı, gibi başlıca faktörlerin karar safhasında rol oy namaları imkânı sağlanmış olur.
Raporumuzda önce, özel olarak az gelişmiş, dolayısıyla finansman ve döviz imkânları sı nırlı olan memleketler arasında tanımlanan memleketimizde büyük yatırım projelerinin se çilmesinde göz önüne alınması gereken kriter ler hakkında açıklamalar yapılmış, bundan son ra Keban projesi hakkında bilgiler verilmiş ve bu projeye ait sonuçlar ve maliyetler üzerinde durulmuş, alternatif projeler ve bunların ma ili
tablliteleri incelenerek, Keban projesi ile alter natif proje arasında ekonomik mukayeseler ya pılmış. ve ezcümle Keban projesi yerine alterna tif projelerin tatbiki ve aradaki maliyet tasar rufunun faydalı endüstriyel sahaları tahsisi su retiyle memleket ekonomisine sağlanacak mun zam fayda hesap olunmuş, ayrıca iki proje ara sında diğer muhtelif yönlerden mevcut olan farklar münakaşa edilmiştir.
alınmış dış ve iç borçları geri Ödemek mümkün olmadı. Kronik dış ticaret açığı ise durumu da ha da kötüleştirdi ve Türk ekonomisi kritik bir devreye girdi. Bugün Türkiye plânlı ekonomi devresine girmiş bulunmaktadır, ancak yine or tada bulunan en önemli mes'ele, dış ticaret dengesidir. Genel olarak yıllık ithalâtımız ihracatı mızdan 250 milyon dolar kadar fazladır.
2 — Finansman ve döviz imkânları sınırlı olan memleketimizde büyük yatırım projeleri nin seçilmesinde kullanılacak kriterler
A — Memleketin finansman ve döviz duru mu
Genel olarak bir memleketin her hangi bir alandaki politikasını tayin etmezden önce «du rum tesbiti» yapılması mantiki yoldur. Bu se bepten enerji politikasını tayin etmek için önce yakın geçmişteki tarihçesi İle birlikte genel eko nomik durumun bilinmesinde zaruret vardır.
Bilindiği gibi ik&ıci dünya savaşım takibeden yıllardan bu yana memleketimizde ekono mik kalkınma adı altında altyapılar (enfrastrüktür) ve çeşitli sanayi yatırımları yapıla gel miştir. Harp sonrası Avrupa ekonomisinin ye niden canlandırılması için uygulanan Amerikan Marshal plânı çerçevesinde Türkiye'ye de azımsanmıyacak bir miktarda teknik ve ekonomik dış yardımlar sağlanmıştır. Bundan başka Tür kiye'nin o yıllarda mevcut altın stoku ile olduk ça itibarlı bir parasına ilâveten iyi mahsul yıl ları idrak olunmasıyla ekonomik şartlar leyhte gelişmiştir. Türkiye, Avrupa memleketlerin den aldığı çeşitli kredilerle de yatırımlarını ko laylıkla gerçekleştirecek şartlara sahip bulun makta idi. işte bu müsait imkân ve şartlar al tında Türkiye'de önemli yatırım harcamalarına girişmek kabil oldu. Bu arada sağlam ekonomik etütlere dayanmıyan ve bu yüzden rantabilitesi şüpheli bazı sanayi yatırımları da yapıldı Gerçekten İhtiyaçların çok üstünde enerji üre tim tesisleri birbiri ardına inşa edildi, bu (T. ö 2) yüzden yapılan santrallardan bazıları sene lerce atıl durumda kaldı. Zira üretilen enerjinin şehir ve kasabalara kadar nâkil ve dağıtımı ile bu enerjiyi istihlâk edecek endüstrilerin inşası için ayrıca üretim tesislerine yapılan yatırımın û, „, mertebesinde yatırımlar yapılmak ge rekirdi. Finansman kaynaklarımızın yetersizliği bu yatırımların zamanında gerçekleştirilmesine İmkân vermedi.
1964 sonu itibariyle dış borçlarımız sadece ana para olmak üzere (yani faiz tutarları ha riç) 1 milyar 141 milyon dolara, yani takriben 10 milyar 300 milyon liraya baliğ olmuştur. Dev letin iç borçlan ise 1964 Eylül sonu itibariyle 9 milyar 515 milyon lirayı bulmaktadır.
OECD (İktisadî İşbirliği ve Kalkınma Teş kilatı) 'nın geçen yıl neşrettiği Türkiye kalkınma planı hakkındaki raporu plân, genellikle olumlu karşılamakla beraber uygulanmasında karşıla şılacak başlıca güçlükleri sıralamaktadır Bu güçlükler arasında, yıllık borç ödemesiyle iyice ağırlaşan kro.Uk d.s ödeme aç.ğmm fena tesir leri bilhassa belirtilmektedir. Aynı raporda uzun bir sure Türkiye'nin, gerek enflâsyondan ge rekse memleketin ana ekonomik meselelerini daha da kötüye götüren ekonomik politika ha talarından büyük ölçüde zarar gördüğü ifade edilmektedir.
Gene OECD.'nin, Türkiye'nin 1963 yılı ile 1964 ilk aylarındaki ekonomik durumuna ait raporunda önemle belirtilen bazı noktalar aşa ğıya alınmıştır :
— Türkiye nisbi bakımdan dünyada en yük sek dış borç yükü altında olan bir l.lkedir.
— Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu güç lüklerde yakın geçmişte işlenen hataların rolü çok büyüktür.
— 1963 de % 7,5 oranındaki bir kalkınma hızına erişilmiştir, bunda tarım ürünlerinde ve rimli bir yıl idrak edilmesinin p a y ı büyüktür.
— Buna rağmen dış ödeme bilançosundaki açık, kritik durumunu sürdürmektedir.
— Devlet iktisadi teşebbüslerinin zararları ve bunların Devlet kaynaklarından karşılanması büyük bir mahzur teşkil etmektedir.
— ihracat eskiden beri olduğu gibi bir kı sım tarım ürünleri ile, mahdut sayıda maden cevherlerine inhisar etmektedir, dış borç taksi ci °ü«in ihracat gelirinin % 37'sini alıp götür müştür.
Bu devrede yatırımların ekonomik gücün üs tünde zorlanması sonunda Türk parasının değe r i n i ^ ' d Ü S t Ü S e Ç U e n y a t m m P e l e r i n i n ve rimsizliği veya ancak uzun vadede semere alına bilecek tesisler oluşu gibi sebeplerle bunlar iğin
— Başarılı bir vergi reformu gerçekleştirir lememiştir.
— Vergi kaçakçılığı büyüktür. — iktisadi durum 1964 te parlak değildir Türk ekonamisindeki gelişme yavaş olmaktadır.
Elektrik Mühendisliği 103
Rapor durumu böylece özetledikten sonra neler yapılması gerektiği, üzerinde tavsiyelere geçmektedir. Bunlar arasında en önemli olanı, ihracat gelirlerini arttırmak ve ithalâtı azalt mak için verimli yatırımlara hız ve öncelik ve rilmesidir.
Böylesine güç ekonomik şartlar altında bu lunan memleketimiz, bir yandan dış ödeme açı ğını azaltabilmek için döviz gelirlerini arttır mak diğer taraftan da ithalâtı kısmak zorunda dır. Halbuki kalkınabilmek ve döviz gelirlerini arttırmak için de yatırım hacminin dolayısıyle İthalât hacminin arttırılması gereklidir, iste böyle bir çıkmazdan kurtulma çabasındaki bir momlekete ayni hizmetin mümkün olduğu kadar az yatırımla karşılanması imkânlarını araştır mak hayati bir önem taşımaktadır.
B — Büyük yatırım projelerinin seçilmesin de kullanılan kriterler.
Enerji projelerinin seçiminde kullanılan eko nomik mukayese metodları genel olarak bütün yatırım projelerinin seçilmesinde kullanılanların aynıdır. Bütün kamu yatırımlarında amaç, mev cut tabii ve malî kaynaklar ile insan gücü im• kânlarından toplumun azamî şekilde yararlan masını sağlamaktadır.
Mukayeselere girişmeden önce aşağıdaki ekonomik faktörlerin memleketin içinde bulun duğu şartlar muvacehesinde tesbiti gereklidir.
Para fiatı (faiz nisbeti) :
... Yatırımın hükümet tarafından yapılması ve bü l£ İçin lüzumlu paranın vergilerden karşılan ması halinde- direkt olarak bir faiz ödeme mü kellef lyuLİ kargısında kalınmıyor ise de gerçek te durum böyle değildir.
Ekonomik mukayeselerce faiz bu durumda deglglk bir ^kllrifl karşımıza çıkmaktadır; ŞöyIn k] fonlar herhangi bir projeye tahsis olunmuş ise artık bu fondan be^kn. bir yerde nema sağUwm.'unruı imkilrt kalmaz. İşte bu kaybolan imkArun khrtilı&ı fıüzdir. Bu refiki W4 haddi şöye heiJipSıuıiicokÜt; Jfuyet bu Lq yapılmadaydı da bil pıjımyı tmakfi. bir altına. yaürîııiij olsaydık ne • 'Dıtnt bir nema alacoktıfc. Kaybolan. bu mik tar oJduftuah göre' n i n e s i mı J faiz elbette bunu k o t r a n * : etmelidir. Yani prensip risturna tetouEJl etmekledir.
Vergi vermekle vergi mükellefleri bu para fin qıthMn htr yere ynünnok ve bundan nemaImunttJt İmkânından mahrum bırakılmış olduk larından bu kayıplar mutlaka faizle de£nrfcndlrilmelldlr, Zira aart tüketim ve klg!*el kullan nuı İmkanlarını kaybetmiş olnn fertler Jıflkûrnet ynlırtrnluRndnn s*İMfckt* faydalanacaklardır,
POİH1* MuhenflîMLSl.tM
Hükümet projelerinin ekonomik mukayeselerin de kullanılacak faiz haddi ne olmalıdır? Bu hu susta belirli bir formül bulunmamakla beraber genel olarak iki görüşten hareketle bir neticeye varmak mümkünlür. Birincisi fertlerin kendi işlerinden bekledikleri risturn, ikincisi toplum sal ihtiyaçların karşılanması için duyulan genel arzu.
— Fertlerin kendi işlerinden bekledikleri risturn :
Her memlekette sermaye arz ve talebi ile belirmiş bir para fiatı vardır. Projelerin muka yesesinden gaye memlekete en yararlı olanını seçmek olduğuna göre kullanılacak para fiatı değerinin tesbitinde yukarıdaki gerçek para fiatının prensip olarak göz önüne alınması gerek lidir. Türkiye'de ticarî ve sınaî faaliyetlerde bîinkalardan ikraz olunacak kredilerde faiz şarjı masraflar dahil % 12,5 civarındadır. Ekonomik yönden sağlam projelere sahip birçok müteşeb bisler bu yüksek faiz hadlerine katlanmayı gö ze aldıkları halde bUe gerekli ikrazları temin edememekte ve bu yüzden projelerini uygulayamamaktadırlar.
— Toplumsal ihtiyaçların karşılanması ar zusu :
Yukarıda açıklanan gerçekleri gözönürıde tutmakla beraber şimdiki toplumun gelecek ne sillerinin refahını da düşünmek icap eder. Bu düşüncenin gerçekleşme oram da bu günkü nes lin yapabileceği fedakârlıkla sınırlıdır. Yukarıda da değinildiği gibi mevcut para darlığının mem leketin geçici bir derdi olmadığı, aksine bu du rumun daha uzun yıllar boyunca Türk ekono misinin karakteristik bir özelliği olarak sürüp gideceği herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu gün Devlet Yatırım Bankasının, Devlet İktisadî Te şekküllerine açtığı yatırım kredilerinde uygu lanan l'alz haddi yurjlurıylu birlikte % 8,4'ü bul maktadır. ,Şu halde ekonomik mukayeselerde toplumsal ihtiyaçların karşılanması arzusunun gözönünde tutulması halinde dahi kullanılacak faiz oranının her durumda % 8,4'ün altında olamıyacağı tabiidir.
Burada, projeler için sağlanan düşük faizli dış kredilere de değinmeyi faydalı buluyoruz. Uzun vadeli dış kredilerin görünür faizlerisin düşük oluşu bizim ekonomik mukayeselerimize bu faiz hadlerini kullanmamızı icabettirmez. Çünkü bilinen gerçek şudur ki Türkiye'nin ala cağı dış kredi yardımları memleketin ekonorıik ve politik potansiyeli ile sınırlıdır. Bu sınır da hilinde kalmak gartıyle her nev'l sağlam yatı rım projesine aynı şartlarla kredi sağlanması tabüdir. Hatta bazen termik projelere daha dü şük faizli dış krediler sağlandığı da bir vakıa-
dır. Nitekim Birleşik Amerika'nın Gökçekaya Barajı için verdiği kredinin faizi % 2 olduğu halde Ambarlı Termik Santralına verdiği kredi nin faizi sadece % 0,75'ten İbarettir. Böyle olun ca dış kredinin bir projeye münhasır gibi düşü nülmesi ve o projenin ekonomik hesaplarmda düşük faiz oranlarının kullanılması tamamen yanlıştır. Zira sağlanan krediler limitli olduğu na göre bir kısım kredinin bir projeye tahsisi halinde artık o paranın diğer bir alana yatırıl ması imkânı ortadan kaybolmuş olacaktır. Bu kaybolan imkânın memleket ekonomisine sağ lanacak risturdan büyük olabilir. Gaye en yük sek risturnu haiz projeyi seçmek olduğuna göre mukayeselerin, alınan dış kredilerin fiilî faiz halleriyle değil, memleket ekonomisinin gerek tirdiği gerçek faiz haddi ile yapılması zorunlu dur. Kaldı ki, faizin anormal düşük oluşunun görünür ve görünmez manevî tâvizler karşılığı olduğu bir gerçektir.
Yukarıdan beri izah edilen görüşlerin ışığı altında memleketimizde bu gibi projelerin eko nomik mukayese ve seçimlerinde kullanılacak faiz oranı (para fiatı)^ıın, gerek iç ve gerek dış para için olmak üzere ve sağlanacak kredinin fiilî faizine bakılmaksızın % 8,4 ile •% 12,5 ara sında bir değer olarak alınmasında zaruret var dır. Bu bakımdan mukayeselerimizde para fiatı (faiz nisbeti) % 8,5 alınmıştır.
Amortisman
Bilindiği gibi amortisman hesabında, en çok,
— Düz Amortisman — Sinking fund (Batan sermaye) olmak üzere iki usul kullanıla gelmektedir. Eko nomik mukayeselerde genellikle «sinking fund» metodu kullanılmakta olup bu konuda başkaca bir ilâveye lüzum görmüyoruz.
Vergiler
Vergiler başlıca iki bölümde mütalâa edile cektir. Birincisi proje bünyesine giren, tesisler den İthalât sırasında alınmakta olan gümrük münasilî bulunan vergilerdir. Türkiye'de bugün bu vergiler yapılan tesise göre değil, yapan mü esseseye göre değişmektedir. Bu bakımdan eko nomik mukayeselere aynen alınmasının hiçbir mesnedi yoktur. Hangi müessese yaparsa yapsın doğru ve tarafsız bir mukayese hesabmda al ternatiflerin aynı baza icraı ve binaenaleyh ya hepsine gümrük mükellefiyeti uygulandığı veya hepsinin gümrük mükellefiyetinden muaf tutul duğu kabul edilmelidir. Her iki usul de kabule şayan olup biz bunlardan ikincisini kabul etmiş bulunuyoruz.
İkincisi ham madde üzerinden alman yergi lerdir. Bilindiği gibi enerji üretiminde termik santrallar kömür, veya fuej oll kullanmaktadır-
lar. Bunlardan fuel oll üzerinden bir akaryakıt vergisi alınmaktadır. Buna karşılık su ve kö mür üzerinden alınan bir vergi yoktur. Şu hal de mukayeselerinin aynı baza getirilmesi için akaryakıt üzerinden alınan vergisinin nazarı İtibare alınmaması gereklidir.
Döviz Kuru
Türk lirasının resmî karşılığı 9 T.L. = 1 $'dır. Serbest piyasadaki dolar kuru bunun biraz üstünde olmakla beraber hesaplarda resmi bir esas alınmıştır.
3 — Keban Projesinin tanımlanması
Keban projesi esas itibariyle Kuzeybatı, Ba tı ve Orta Anadolu ile Doğu Anadolu'nun bir kısmının enerji ihtiyacını karşılamak üzere dü şünülmüş bir projedir. Proje Fırat nehri üzerin de, Keban kasabası civarında yapılacak bir ka ya dolgu baraj, beheri 155 MW gücündeki 7 ve ya 8 generatör ünitesini havi bir santral ve 1942 Km uzunluğunda 380 KV, 500 Km uzunluğunda 154 KV'luk enerji nâkil hatlarından ibarettir.
Santralda önce 4 generatör ünitesi inşa edi lerek sonradan 3 veya 4 ünite daha ilâve edile cektir. Nihai hâlde santralın yıllık elektrik ener jisi üretimi 4.853 milyarı güvenilir ve 1.018 mil yarı sekonder (muhtemel) olmak üzere 5.871 milyar kwh olacaktır.
EBASCO Firması tarafından hazırlanan ra pora göre projenin maliyetleri şöyledir.
Dış Bin dolar
înşa maliyeti Eskalasyon İnşa süresi faizi Vergi ve Resimler
89870 3968 7147 —
ÎÇ
Bin Tl. Bin TL
1618262 43226
273658 309490
2.428.041 78.926 338.026 309.490
100.985
2244636 3.154.483
Bu genel toplamın 1.285.644.000 TL.'sı istim lâk ve baraj olmak üzere 2.171.500.000 Tl. sı baraj ve santralın inşa masrafları, 982.983.000 Tl.'da enerji nâkil sisteminin tesis masrafları dır.
4 — ALTERNATİF ENERJt ÜRETİM İM KÂNLARI
Keban'ın yapılması halinde aynı güç ve enerjiyi üretmek için çeşitli termik ve hidrolik imkânlar mevcuttur. Başlıca lmkânle.ra bir göz atalım.
Termik imkânlar:
Türkiye'de yaygın -linyit yatakları mevcut tur. M T. A, tarafından, etüd edilmiş Seyitöıner
Elektrik • MühondİBİlği ;loa
(KUUhya), Trakya, Beygehir linyitleri gibi bü yük linyitk yatakları dışında etüdlere devam edildiği takdirde başka zengin yataklarm bulun ması da mümkündür. Bunlardan Seyitömer lin yitleri 3ITO ilâ 450 MW gücünde termik santral JturulmMiEHi imkân verecek zenginliktedir.
Diğer taraftan memleketimizde mühim mik tarda fuel oll üretilmektedir. 1964 yılında yerli ham pöLrol UnUnıliün takriben % 30'unu teş rin*» ki] eden 300.0&0 ton yerli fuel oil üretümlfLIr. Bunun dı^ındu ithâl ham petrolünün iş lenmesinden elde olunan fuel oll 1964 yılında 300.000 ton civarındadır.
YflrlL İmm petrol UrcUmt her yıl % W C!VFLtmdA bit arttıj kaydetmekte olduğuna gön* IDTD • Tl yıllarında yrril ham pötrelde-tL etdo edilecek v*l ûll lakntHMi 1-000.000 tona Ulaşacaktır. Bu na ffin Bfttfflcr flcyllenifr linyitleri 1le yerii ham pfrtrüLfca eldir HİlUNfk fuel Cilt Jmk..\ı:l:ı:-ı.iLi:rd:'.ıı yıllık enerji miktarının 7 milyar kllovtılHUtin tUtDodn otdufîu hesaplanmıştır.
TÜUrotfk tmkAntar ;
Wenılckı>MrHİsd'.' mevcut hidrolik imkânlar aracından elektrik etLcrJlaltu; en çok ihtiyaç du yulan cbdüıtrl bölgelerine er. yakın durumda bulunanİELrtn Hacılık]? develope edUmesi mantıkî bir dDjDncedlr. Bunlnr arasında Yeşilırmak, Kı nlı rmıık. Saknryn ve Güney Batı Anadolu akar sularının enerji üretim imkânlarının önemi biltuiAso. üzerinde durulmaya değer. Diğer taraftan çok bUyük kapasitede bir tek barajlı santralın kombinezonu suretiyle enerji ihtiyaçlarının kar şılanması çok daha elverişli olacaktır.
Keban'a karşılık seçilen alternatif :
Mes'eleyi basitleştirmek için Keban karşısın da sadece termik imkânlardan kurulu bir alter natif alınmıştır. Yoksa termik ve hidrolik diğer imkânları kapsayan bir başka alternatifin se çilmesi de pekâlâ mümkündür.
Keban santralının 1970 - 71 yıllarında 4 üni te Ue servise gireceği ve müteakip ünitelerin ise 1B73 ten. İtibaren servise girecekleri gözönünde tutnlara-k termik plânda ilk 4 üniteye karşılık olmak üıere i x 150 -f 2 x 60 = 720 MW'lık gü cün lÛTfl ten 1974'e kadar ki sürede ikmâl edilmt( olmıiiü lâzımdır. Bu maksatla :
a) Seyitömer linyit santralının 2x150 = 300 MTV kapasite!de- olmak üzere inşasına 1968 yılı
başında başlanmak suretiyle 1970 yılı sonunda servise sokulması, b) Marmara Bölgesinde 2x150 = 300 MW kapasitede bir fuel oil santralının 1970 başın da ele alınması ve 1972 sonunda servise sokul ması, c) Elâzığ ve çevresinin ihtiyacı için de Bat man rafinerisinde 2x60 = 120 MW gücünde ve yerli fuel oil yakacak bir santralın 1968 başında ele alınarak 1970 sonunda servise sokulması, düşünülmüştür.
Mukayeseler bu suretle Keban'ın 620 MW'lık ilk 4 ünitesi ile yukarda gösterilen 720 MW ka pasitedeki termik alternatif arasında yapılacak tır. Zira Keban barajının yıllık firm enerjisi 4.833 milyon kilovatsaattan ibaret olup bunun da 620 MW güç ile üretilmesi mümkündür. Bi naenaleyh ileride konulacak 3 ilâ 4 ünitenin firm enerji üretimi yönünden bir faydası olma yıp sadece bir miktar sekonder (muhtemel) enerji üretimi yapabileceklerdir.
Keban'a 1975 ten itibaren eklenecek 4 üni teyle bunlara tekabül eden transformatör istastonlarımn takribi maliyeti Ebasco'nun Feasibility raporuna 360 milyon liradır. Bu ünitelerin toplam kapasitesine eşdeğer 620 MW'lık çok dü şük yük faktörlü bir hidrolik puant santral:, yük merkezlerine yakın bir yerde tesis edilebilir ve bunun takribi maliyeti de Gökçekaya (Çiçeroz) barajı ile kıyaslanarak hesap edildiğine göre en çok 760 milyon TL. na mal olabilir. Şu halde fark 400 milyon T.L. kadar olup bu farkın 10 sene sonra yatırılacağı hesaba katılır ve bugün kü eşdeğeri (% 8,5 faiz kabulü ile) hesaplanır ise sadece 180 milyon T. L.'dır. Yani termik al ternatif halinde 1975'te yapılacak 620 MVV'lık çok az enerji, üretecek hidrolik puant santralı için yatırılacak fazla paranın bugünkü değeri sadece 180 milyon liradan ibarettir. Bu santra lın, Keban ilâve ünitelerine nazaran çok daha fazla enerji üreteceği de gözönüne alınınca ilâ ve ünitelerin mukayeseye dahil edilmeyişinin ne deni ortaya çıkmış olur. Nitekim bu düşüncele rin doğruluğu Ebasco Firmasınca da benimsen miş' olacaktır ki termik alternatifle Keban'ın mukayeseleri hep 4 üniteli 620 MW güç tesis edildiğine göre yapılmıştır. Netice olarak mu kayeseler de ayni esaslara bağlı kalınmıştır.
Alternatif projenin gümrük ve vergiler hariç tesis bedeli :
1) Seyitömer 2x150 MW 2) Marmara 2x150 MVV 3) Batman 2 x 6 0 MVV 4) Hava hatları ve postalar îlofclrtk Mlmenalslıfcl 102
Dış para bin dolar
30.800 26.000 13.500 20.000
90.300
îç para bin TL
Toplam bin TL
a) Yıllık masrafların mukayesesi Yıllık masraflar (1000 TL. olarak)
Masraf Nev'l
Sabit masraflar Faiz + Amortisman işletme bakım + personel
Keban 50 sene % 8,5
285.000 10.000
295.000
Termik Alternatif 85 sene % 8,5
101.000 24.000
Yakıt masrafları
Linyit 25 TL/ton 2200 Kcal/Kg ve 2520 Kcal/Kwh 2.160 milyon Kwh
61.800
Fuel o i l : 112 TL/ton, 9,700 Kcal/Kg ve 2320 Kcal/Kwh 2.160 milyon Kwh
57.900
Fuel oil: 95 TL/Kg. 9,700 Kcal/Kg ve 2600 Kcal/Kwh 864 milyon Kwh
23.200 142.000
Toplam yıllık masraflar Yıllık net üretimler milyon Kwh Hat kayıpları Yıllık satılabilir enerji milyon Kwh
295.000 5.184 424
4.760
267.900 5.184 154 5.030
Mukayese değerlerine göre enerji mali yeti kuruş/Kwh
6.18
5.30
(x) Mukayeselerde gümrük v. s. vergi
leri, bina vergileri ve fuel oil üzerinden
alınan -vergiler hesaba alınmak suretiy le bulunan enerji maliyetleri kuruş/Kwh
7.55
7.35
(X) D i k k a t : Vergiler dahil fuel oil flatıMarmara'da 2 3 0 , - TL/Ton ve Batman'da 160,
TL/Ton alınmıştır.
b) Başlangıca irca edilmiş masrafların karşılaştırılması (1000 TL olarak)
Keban
Tesis bedeli 1970 yılma irca edilmiş yıllık masraflar
Termik Alternatif
1.123.000 1.837.000
2.960.000
Aynı hesap masraflar, 1965 yuma irca edi lerek yapıldığı takdirde Keban için 2.340 milyon ve termik için 1.970 milyon toplamı masraf bu lunmuş olacaktır.
c) Sermaye rantlarının karşılaştırılması Yukarda mukayese değerlerine göre enerji maliyeti Keban halinde 6.18 kuruş/kwh, termik alternatifte 5.30 kuruş/kwh bulunmuştur. Tat bikatta mukayese hesaplarına katılmamış bu lunan gümrük ve sair vergiler ile bina vergisi
ve fuel oil üzerinden alınan vergiler gözönüne alındığı takdirde bu değerler Keban halinde 7.55 Krş/kwh ve teremik alternatif halinde 7.35 kuruş/kwh olarak bulunur. Halen Etibank'ın orta lama enerji satışı da 9.000 Krş/kwh dır. Bu iti barla hesaplarda toptan enerji satış fiatmın 9.000 Krş/kwh olarak alınması makûl olacaktır :
Bu duruma göre sermaye rantları şöyle ola-
C3.lc.tir t
Keban projesi Termik alternatif
% - 1 3 5 % - 2 0 5
Elektrik Mühendisliği 102_
(!) Vuyda mıiüraf oranlarının knrşı Ilıştırıl' ması
Enerji satıy fiatı yine £.00 kuruş/kwh olarak alinırta fayda - masraf oranlan göyle olacaktır.
• Keban
i;46
Termik atematif
1,70
Bu durmua göre termik alternatifin fayda masraf oram Kubatı'mitinden % 17 daha fasla• dır,
o) Kalma ılr'i.ı-r uranlarının k.-.r.:ıl ,-;H'•uuı
•ı
Milli ekonomiye Kebem ve termik alternatif • planlarının getireceği k a t m a delerlerin yatın dan oranları hesaplanırsa şu değerler bulunur (yüzde olarak) :
liebuıı Termik Alternatif
Vergisiz durumda
9,5
23,1
Vergili durumda.
8,1
12,7
7" Termik alternatifin İmtina değe il oranı Keban'a nazaran % 143, vergiler güzünü ne aknfll£l takdirde lae % 57 farladır.
1ÎU durumu, güra ontrji eküaamisi yinünden termik alternatif yerine Keban nrojcülrtln . ter cihi İyin herhangi bir dayanak, bulunamamakta aksine bütün netieelur termik alternatifin bu bakımdan en ekonomik Olduğunu göstermekte' dir,
Hal böyle olunca meacleyi Keban projesini» anerjlden gayri yünleri de tlnlıll olmak üzere bü tün teferruatı ile değerlendirmek vc, bundan Horırn- bir sonuca varmak gerekliği Juıtıra gele bilir.
Enerji ihtiyar; tahminleri ;
Kenan projesi fizibilite raporunda enerji ih tiyaç tahminleri genel olaraJt Elrinel Eea; Yıllık Kalkınma Planındaki tahminlere uygudur deni lebilir. Ancak bilindiği gibi füll değerler ta binin le rin altında kalmıştır. Şöyle k i :
Tahmin tmllyöö kwh) Fiili de&cr (ııdlyon kwh)
ıufia
355(1 3553
fttbŞHBd Arlıy
13,0 11,fl
4010 3905
Yüzdesi Ai'lı-
1., •' ll.S
45Ü0 -1435
ü — MEFKAYE.SE NETİfîKLEKlNlîV I Ki İM LENMESİ
Keban projesi ile eşdeğer termik alternati fin yukarıda açıklanan dürt mukayese metodu Ue yapılan karşılaştırılmayı ile elde edilen neti celer Höylecu özetlenebilir;
1" Termik alternatifin tesis bedeli toltluşık olarak Kelum projeni maliyetinin İlgin biri ka dardır
J* Termik al ti/m .it Hin teals bedelinin teka bül eden dış para ihtiyacı Keban projesinden yüzde 10 kadar azdır.
. . 3" Termik alternatifin, enerji maliyeti Ku• 'bsn projesine nazaran yüzde 15, vergiler dahil td.l.k.u.gı takdirde dairi % 3 kadar u c u d u r , t* Termik alternatifin başlangıca irca edil• miş masraf lan tutan Keban projesinin bağlan tıca Irea edilmiş masraflarından ytlide 13 daha azdır.
5' Termik alternatifin rantının (rate of retum) yllzde 2Û.5 olmasına mukabil Keban pro jesinin rantı sadece yüzde 13.2'dir.
0* Termik altematirin Kel) an projcaine nuzıı' rftn fayda/m aaraf oram % 17 dahû büyüktür,
Zielctrtk MfthemilSİlfti 102
İlardelcl yıllarda ihtiyaçlar tahminlerim altın da tahakkuk ederce Keban prbjeal İla elde olu nacak eDerjiyi satmak imkanı kolmıyıcağtna güre yamlan ya tın m itbl olarak İcalaeak ve rantabiiltcsl daha da düşecektir. Termik alter natifin değişen şartlara İntibak edebilme kabili yeti (flakalhliltcal) çak yüksektir. Bu aayede mesela Marmara santralının İnşaatı Ilıtlyaçlara bagli ularak bir müddet I gir. öteknoblllr VC bat ta bu santral yapılmış olan dan i hiç. olmasaa lire timi ıtvjtlLduuk yal" t masrafları »dan tasarruf sağlamak kabildir. Ilu yüaden de Keban projesi lehinde bir vaziyet almak İmkân' dahilinde de lildir, Zira hldrûiik enerjinin maliyeti 11 it tesis badeli İle tayin edilme İttedir. Yakıt m agrafı di ye bir terim yoktur. Bu tesis bedelinin ı;oh bü yük kısmı ise baraj ve hava hatlarına sarfedlîccegtne güre- hidroelektrik grupların montajının geciktirilmesiyle sağlanacak faydanın zikre dü ğer bir önemi bulunmaktadır,
Heban projesi ıılAnlanan zamanda gerçeklik ti rliebllecek mlıilrf
Keban projesinin Ebasco Firmaanıın fizibi lite raporunda üngürüldügü gibi 1970 yıiı Mart ayına kadar bitirilmesi çok şüpheli görülmekte dir, Bunun sebeplerinin başında devamlı vc mun tazam aeldlde finnamanın Sağlanmasının rnüş-
kül olacağı söylenebilir. Ayrıca jeofizik, teknik ve idari güçlükler de ortaya çıkabilecektir. Bu güçlükler tesis süresini arttıracaktır. Bu suretle inşa süresinde tahakkuk edecek faizler artacağı cihetle esasında rantabl olmıyan tesisin rantabllitesi daha da kötüleşecektir.
öte yandan artan enerji ihtiyaçlarının karşı lanması için alelacele başka ve tabiî çok kısa inşa süreli Üretim tesislerinin kurulması gereke cektir. Böylece plânda elektrik sektörüne ayrı lan tahsisat aşılmış olacak, yani plân bozula caktır. Veyahutta, plânın bozulmaması için bilmecburiye enerji nâkil hatları ve dağıtım şebe kelerinin yapılması aksıyacaktır. Bu aksayış ise lokal üretim tesisleri yapılması yolundaki te mayülü kamçılayacak ve böylece Keban santra lından ürtilcek enerjinin satış imkânları daha da azalacaktır.
Keban projesi tahmin olunan maliyette ger çekleştirilebilecek midir?
Keban baraj ve santralı tesis maliyet tah minlerinin sıhhati bir hayli şüpheli görülmüş tür. Bugüne kadar yapılmış belli başlı baraj ve hidroelektrik santrallarının E. î. E. idaresi ve ya müşavir yabancı firmalar tarafından hazır lanmış ilk maliyet tahminleri ile bu tesislerin bilfiil mâl olduğu bedeller aşağıda gösterilmek tedir.
gun metaryalin sağlanamıyaçağınm anşılması üzerine baraj betona çevrilmiş, İnşaat işleri muhtelif müteahhitler araşma bölünmüş, bir yıldan fazla gecikme ve fiatta önemli artmalar olmuştur. Ayrıca arazinin çürüklüğü ve bunun da gereği gibi etüd edilmemiş olması birisi 6 aylık bir gecikmeye sebep olmak üzere iki defa tünel göçmesine sebep olmuş, bugünkü rayiçle takriben 20 milyon liranın munzam olarak sar fım intaç etmiştir Ayrıca agrega ocağının yeri nin değiştirilmesi de bugünün parasıyla 5-6 milyon liranın munzam olarak sarfını icap ettir miştir.
— Hazır santralında projede tahliye kanalı nın kifayetsizliği ve tünel sondajlarının iyi ya pılmamış olmasından ötürü bilâhare d ağan çe şitli büyük müşküller yüzünden hem inşa süresi yıllarca uzamış hem de bilinmiyen büyük mali yetler ortaya çıkmıştır. Üstelik Hazar santralı projesinde beklenen «çok maksatlı» faydaları çeşitli sebeplerden sağlayamamıştır.
Diğer bütün projelerde de bunlara benzer pek çok değişiklikler, Uâveler ve gayri melhuz lar için ilk keşifte derpiş edilmemiş birçok har camaların yapılması gerekmiş ve neticede çok yüksek nihaî maliyet rakamlarına vEırılmıştır. Aslında barajlı tesislerin keşif bedellerinin çok yakın bir doğrulukla önceden tahmili güç ve hatta bir bakıma imkânsız bir iştir.
Yukarıki Üstede görülmektedir ki ilk keşif bedeli ile fiilî maliyet arasında artış yüzdeleri % 180 ile % 900 arasmda olmuştur. Bu yüksek farklarda Türk parasının devalüasyonu ile iç pi yasa fiatlarındaki artışların tesiri kabul edilmek le beraber bunların hepsinin üstünde ilk keşifle rin gerek tesisin unsurları ve gerekse bu un surların miktar ve metrajla ve gerekse birim fiatlar olarak yeteri kadar titizlikle hazırlan mamış olmasının payı büyüktür. Bu hususta ha tırımıza gelen bir iki misâli verlim :
_ Sanyar barajı evvelâ kaya dolgu olarak düşünülmüşken tam İhale sırasında baraja uy-
— Keban projesi hakkında bugünden dahi maliyetin artacağına dair işaretler görünmek tedir. Meselâ keşif bedeli içerisinde Ebasco ra porunda rezervuar sahası ile ilgili istimlâk ve sair masraflar için ayrılan para 552 milyon li ra derpiş edilmiş olduğu halde resmî ağızlardan gazetelere intikal eden bilgilere göre bu bedel;
296 milyon T.L. 308 » 140 »
60 >
İstimlâk Karayolu ve köprüler Demiryolu Şeker Fabrikası nâkli
lçLn olmak üzere cem'an 804 milyon liraya baÜ£ olacaktır. Şu hâlde daha şimdiden bu bir tek kalemdeki artıg asgari 252 milyon liraya
— öte yandan baraj göl sahasında su altın da kalacak köy sayısı bundan iki üç sene evvel ilgililerce sadece 10-12 adet olarak bildirilmiş ken bu gün bu rakamın 100 ilâ 110 olduğu ve böylece nâkli ve başka bir yere iskân icabeden nüfusun 35000 civarında olduğu anlaşılmakta dır. İstimlâk bedelleri bu köylerdeki toprak sa hiplerine ödenmekle beraber arazide işçi olarak çalışmakta olan bu 35000 insanın yeniden iskânı ve bir iş sahibi kılınması da ayrıca üzerinde önemle durulması gereken ve malî yönden' de üncmll ol ELTI bir konudur. -' - — Baraj dolgu hacmi de Ebasco fizibilite ra porunda 12.830.000 mî olarak gösterildiği halde D. S. t. tarafından yapılan ihale ilânında 14.050.000 m> olarak belirtilmektedir. Bu da da ha şimdiden % 9.5 bir metraj artışının olduğunu İfade etmektedir.
— Yukarıdan beri işaret edilen hususlar mu vacehesinde, Keban maliyet tahminlerinin daha şimdiden ne kadar noksan olduğu açıktır. Geç miş yılladaki tecrübelerin de gözönüne alınarak bu keşif rakamlarının gerçek maliyet değerle rine nazaran bir hayli düşük olacağını söylemek caizdir.
Bu görüşü teyid etmek üzere Keban keşif rakamlarını, benzer karakter ve yapıda olması bakımından, Hirfanlı fiilî maliyetleriyle muka yese etmek faydalı olacaktır:
Dolgu hacmi bakımından Hirfanlı'nın 4 milyon m^'üne karşılık Keban'ın ki 14 milyon m» yani 3,5 katıdır.
Kurulu güç olarak ta Keban, santral binası ve 4 gurubun toplamı bakımından Hirfanlı'nın takriben 6 katına tekabül eder.
Diğer taraftan inşaat malzemesi ve işçiliği fiatlannda Hirfanlı'nın ortalama inşa tarihi ile bugün arasındaki artış faktörü olarak istatistik yıllığından toptan inşaat malzemesi endekslerin den faydalanılmış ve % 30 civarında bir artış kabul edilmiştir.
Dışarıdan getirilecek santral teçhizatı için de dış fiatlarda aym yıllar arasında her yıl % 1 civarında bir artış ile takriben % 10 civarında artış kabul edilmiştir. Keban ünitelerinin büyük lüğü dolayısıyla birim fiatta % 40 oranında dü şük bir fiat alınması uygun görülmüştür. . Hirfanlı maliyetinden hareket edilerek Keban maliyetine geçildiğinde bulunacak rakam 1840 milyon T. L'dan hiç de aşağı olamıyacaktır. Ne tice olarak baraj ve santral keşif bedelinde as garî 330 milyon T. L. keşif noksanlığı olduğu, İfade edilebilir. Buna, istimlâkler ve relokasyonlardim dolayı gene munza molarak bugün orta ya çıkmış olan 252 milyon liranın eklenmesiyle
Eîofctrlk Mühendisliği 102
keşif bedelindeki artışın takriben 582 milyon li rayı .bulacağı anlaşılmaktadır. Şu hâlde şimdi lik Keban baraj ve santralının ilk keşiflerine nazaran görülen maliyet artışının % 25 - 30 mer tebesinde olacağı ortaya çıkmaktadır ki bu da yukarıda işaret olunan hidrolik santrallarclaki kaçınılmaz maliyet artışlarının yüksek nisbetleri yanında pek mütevazi bir seviyeye tekabül et mektedir.
Baraj Göl sahasında su altında kalacak ekili arazi :
Baraj göl sahasında su altında kalacak ara zinin ortalama 39.000 hektarı hâlen ekilen ara zidir. Hektar başına bu bölgede enaz 1 ton buğ day istihsal edildiği kabul edilebildiğine göre, su altında kalacak arazinin kaybedilmesi yılda 25 milyon TL. değerinde ziraî mahsulün kaybe dilmesi demektir. Bunun da bir faktör olarak gözönüne alınması gerekir.
Su altında kalacak köyler ve 35.000 insanın problemleri
Su altında kalacak köy adedi 112 olarak gös terilmektedir.-Bu köylerde yaşıyan nüfus takri ben 35.000'dir. Bu nüfusun çoğunluğu arazinin sahibi olmadığına göre istimlâk bedellerinden ellerine para geçmiyecek olan bu. insanların ye ni bölgelere yerleştirilmesi ve hepsine yeni iş sahaları bulunması çözümü oldukça güç, önemli sosyal ve malî problemler doğuracaktır.
380 kV enerji nâkil hattının problemleri
Keban projesini Ankara ve İstanbul'a bağlıyan 380 kV'luk çok yüksek gerilimli hatların 1000 kilometrelik güzergâhı fevkalâde sarp arı zalı ve atmosfer şartları bakımından gayri mü sait mıntıkalardan geçmektedir. Buna mukabil bu mıntıkalardakl meteorolojik şartların, böj-le bir hattın inşasından önce uzun ve ciddi araş tırmalarla ilmî olarak tesbit ve kayıt edilmiş olması gerekir. Halbuki Türkiye'de ilk buz yü kü rasat istasyonu ancak bir sene evvel kurul muştur. Dünyada ise bu gibi yüksek gerilimli hatların inşası ancak her yönden (teknik ve meteorolojik) şartların uzun yıllar etüdü yapı lıp kat'l sonuçlara varıldıktan sonra karar tJtına alınmaktadır.
Bu maksatla kısa mesafeli tecrübe hatları inşa edilmekte ve bunun üzerinde kazanılan tec rübeler hattın nihaî proje ve inşasında değerlen dirilmektedir. Bunun her memlekette misâlleri vardır. Memleketimizde mesafelerin uzak oluşgu problemleri ayrıca güçleştirmektedir. 1000 kilo metre mesafeden 600-1000 MW gibi bir taka tin toplam pik talebi sadece 1500 - 2000 MW olan bir sisteme nâklinin doğuracağı emniyetsizliğin
fevkalâde ciddî işletme güçlüklerine ve büyük arızalara sebep olacağı aşikârdır. Herhalde çok uzak mesafeden büyük takat Haklinin sistem stabilitesi yönünden çözümü güç meseleler or taya çıkaracağı muhakkaktır.
Ayrıca sulh dışı ahvalde bu hatlara, yönel tilecek kasdi hareketler Kuzey Batı ve Batı Ana dolu'nun elektriksiz kalmasına, dolayısıyla her türlü faaliyetin durmasına sebep olabilecektir.
Keban'ın sulama ile ilgisi konusu
Bilindiği gibi Keban barajı tek maksatlı bir projedir ve yegâne maksadı elektrik enerjsi üretmektir. Yani Keban baraj gölünden su alı narak cazibe ile bir sulama yapılması bahis ko nusu değildir Pompajla yapılacak sulamaların İse nehir yatağında her zaman yeteri kadar su bulunduğuna göre Keban barajıyla uzaktan ya kından herhangi bir ilgisi yoktur. Genellikle ifa de edilen bir husus Keban barajının Fırat su larını regüle etmek suretiyle istikbalde bu ba rajın alt tarafında yapılması mutasavver sula ma Ue ilgili baraj tesislerine bir fayda sağlaya cağıdır. Ancak karşılık bazı yetkili uzmanların Urfa, Mardin ve Diyarbakır ovalarının en rantabl bir şekilde sulanması için teklif ettikleri çözüm tarzı Keban barajını ihtiva etmemekte dir. (Bak : Heinrich Schmidt, Die Wasserwirtschaft, Marz 1963 ve Februar 1964) Kaldı ki Fı rat havzasında sulama tesisleri daha ziyade Fı rat'ın kollan üzerinde yapılacaktır. Bu itibarla Keban Barajı ile bu sulama tesislerinin de hiç bir ilgisi yoktur.
Diğer taraftan memleketimizde bugüne ka dar inşa edilmiş barajların çoğunda proje ve ka rar safhasında sulama maksatları mühim rol oynamış olduğu hâlde inşaadan sonra sulama tesislerinin gerçekleştirilmesi' mümkün olmamış tır. Misâl olarak İnşası 1956 da bitirilmiş olan Seyhan Barajında aradan geçen 9 yıllık müd dete rağmen henüz sulama tesislerinin ancak % 30'u gerçekleştirilebilmiş olup, 1958 - 59 yıl larında bitirilmiş olan Demirköprü ve Kemer Barajları ile ilgili sulama tesislerinin ise sadece % 10 - 15'inin gerçekleştirildiği de bir vakıadır. Oysaki gerek Çukurova ve gerekse Bati Anado lu toprak verimliliği, nüfus yoğunluğu, clhazlanma imkânları ve teknik bilgi gibi istihsâl fak törleri bakımından sulama tesislerinden azamî prodüktiviteyi sağlayabilecek bölgelerimizdir. Dolayısıyla Firat bölgesinde herhangi bir sula ma İşine başlanmasından evvel barajları 5 - 1 0 sone evvel yapılmış ve yarım kalmış bu gibi bü yük sulama işlerinin ikmâlinin daha makûl ola cağı görülmektedir.
Keban'ın inşaası suretiyle Fırat suları üze rindeki Türkiye'nin mutlak hamiyetinin bir eni-
ri vâki şeklinde tesis edilebileceği İddiası İSü Uluslararası su hukuku yönünden bir değer ta şımamaktadır.
Fırat suları üzerinde bir an önce müktesep kullanma hakkı tesis etmek istiyorsak bunu Ke ban barajının inşası için zamanımızı ve malî İm kânlarımızı tüketerek yapmak yerine doğrudan doğruya nehir sularını kullanmayı hedef tutan sulama projelerinin inşasına geçmek suretiyle yapmamız gerekir.
Keban'ın doğunun kalkınmasına fayılası id diası
Keban'ın esas itibariyle Kuzey Batı ve Batı A.nadolunun elektrik enerjisi ihtiyaçlarının kar şılanması gayesiyle inşasının düşünüldüğü ma lûmdur. Bunun dışında Keban'ın enerjisinden faydalanılarak bu bölgede elektrometallurji ve elekroşimi endüstrilerinin kurulması ile bölgenin lUilkınımımnu hizmet edileceği ileri nürUmektedir.
Bunlar,
— - Elektrolitik bakır ve talî endüstrisi. — Süperfosfat fabrikası, — Ferrokrom ve karpit endüstrisi, — Azotlu gübre endüstrisi, — Demir çelik sanayii gibi sanayi konularını içine almaktadır. Bunlar dan elektrolitik bakır endüstrisi, istihlâk edece ği enerjinin çok küçük oluşu bakımından zikre değer olmaktan uzaktır. Demir çelik sanayiine gelince, bilinen demir cevheri yatakları Ereğli ve Karabük Demir Çelik tesislerini bile güçlük le besleyebilecek durumda olduğuna göre bugün den böyle bir sanayinin kurulabileceği ihtimali ni ciddi telâkki etmek güçtür. Krom ve diğerle ri ise dış ve iç.piyasa etüdlerinin neticesine va beste olup henüz bu hususta yeterli etüiler ya pılmadığı gibi yapılacak etüdlerin ne sonuç ve receği de şimdiden bilinemez. Kaldı ki bu sanayi tesislerinin inşasını sadece Keban'a bağlı imiş gi bi göstermek, yukarıdaki maddelerde belirtilen termik alternatif ve Keban enerji maliyetleri muvacehesinde hiç bir manâ taşımamaktadır.
Termik alternatifte yakıt için döviz ödenmesi konusu
Termik alternatif halinde Marmara Santra lında kullanılacak olan yılda takriben 500.000 tonluk fuel oil ihtiyacı İçin bir döviz ödenmesi ihtimali akla gelebilirse de raporun baş kısmın da açıklandığı gibi yerli ham petrol üretimine bağlı olarak üretilecek yerli fuel oil bu santralla birlikte diğer ihtiyaçları da karşılayacak se viyede olacaktır... Kaldı ki Türkiye'nin benzin, gaz ve mazot ihtiyacını karşılamak üzere ithal
Elektrik Mühendisliği .102
ham petrolünden elde edilecek fuel oil daha uzun yıllar piyasa ihtiyacının çok üstünde olacaktır.
Diğer taraftan, memleket ihtiyacından artan fuel oll'ün ilânihaye dış piyasadan alıcı bulabi leceğinin farz ve kabulü halinde muhtemel döviz kayıbı yılda en çok 5 milyon dolar mertebesinde kalacaktır. Kaldı ki, termik alternatifin sağladı ğı 2 milyar liralık tasarrufla kurulacak endüst ri tesislerinin memlekete sağlıyacağı yıllık dö viz imkânlarının bunun kat kat üstünde olacağı bir gerçektir.
II velinin açıklıkla termik »eklürfl ran 2 Din tasarruf büyük yararlı luulm.ıa-tia munî&m rtycl IdUen mümkün inak suretiyle Da ri tide gar taraftan.
Bnşkaıı S, Arnuhnl
EfcktflIl'MClhîaülıl^. 108!
W
Uyı JJJscylıı PeWn Enerji ve Tabii K. Bit
İmza
Üye H Un-m AÜbftSKlUİCı
Btibönk trnsu
Üye İluiûk Ccyiinn
DPT, îtinizi Jîayıilü.
tırısa.
Üye Nücıjtl Tllrkurl OrtEilur Bltlifii
Üye Eckl Turgay
EUbank imza
Üye Turgut öf.td
E.I.E. Bulunanındı
Üye Tiirtuut Onur lEer Ba.nkûBi
Üye ML>.ıut gtffltyo]
KİS. İtinizi KııyjtİH
İm s»
Üy» Cihat .Erat
EUbnölr
ÎHIZL'
Üy.) Kor kili 'JngUrı
Eitffl. İmsa
Üye Haltt TDkBU tiler Eümkflsı tnUUt
Üy* Üıınl ö ı f s Odular 3İTİI&1 lıuııl
SJ3
Etsistrik MUiiEndisUBi ıtp