Elektrik Mühendisliği · Sayı 216 · Aralık 1974
LAMBAYI SÖNDÜRMEK... KİMİN İÇİN?
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1974
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 10 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- enerji krizi
- israf
- petrol ithalatı
- kapitalizm
- tasarruf
- Şili
Özet
Yazar, banyo lambasını söndürüp söndürmeme kararsızlığı üzerinden enerji israfı, kapitalizm, emperyalizm ve sınıf çıkarları arasındaki ilişkiyi ironik bir dille sorguluyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
LAMBAYI SÖNDÜRMEK..
kimin için?
Alışkanlıkla ben banyomun lam basını yanık bırakırım. Bu kez söndürmeyi düşündüm. Şimdiye kadar yapmış olduğum israfı ön lemeliyim.
Elbette enerjiyi boşuna harca mamak gerekir ama, asıl müsrif kimdir? Benim gibi küçük tüke ticiler mi yoksa büyük endüst riciler mi?
İş atom bombası imal etmeye ge lince onlar iktisat etmek için hiç bir kuşku duymamaktadır. Eğer ben harcamalarımı kısıt larsam onların amaçlarını ger çekleştirmesine yardım etmiş olurum. Böylece onlar da nük leer denizaltı imal etmek ola nağına kavuşurlar. Bunları dü şününce tekrar banyoya gidip lambayı yaktım.
Eğer herkes benim gibi yapar sa petrol ithalatı yükselmeye devam eder, Fransa'nın dış ti caret açığı çoğalır ve netice itibariyle Amerika'nın ağzına iyice düşmüş oluruz. Ford'a gi dip birkaç milyon dolar iste mek durumunda kalırız, tıpkı İtalya gibi... Banyonun ışığı nı yanık bırakmak emperyaliz min yatağını hazırlamak gibi birşey olur. Kararımı tekrar gözden geçirdim ve ışığı sön dürdüm.
Enerji krizinin ekonomik krizi artırdığını kabul ediyorum. A ma bunun fedakarlıklarına ben mi katlanacağım? Bunalım kapi talist sistemin tümünü tehli keye atmaktadır. 0 halde üre timin azalmasını önlemek için uğraşmak durumunda olan burju vazi olmalıdır. Ben hakim sı nıfın çabalarını kolaylaştır mak durununda değilim. Kriz is terse gelsin beni ilgilendir mez, zira zararlı çıkacak olan (Le Nouvel Observateur'den)
sistemin kendisidir. Tekrar lambayı yaktım.
Enerji israf etmekle ben ne yapmış oluyorum?
Kötülüğün gelmesine yardımcı mı oluyorum? 1920'lerin Almanya1 sında bunun nelere mal olduğu görülmüştür. Ekonomik bunalım bazı özel koşullarla birleşe rek Hitler'in iktidara gelme sine yol açmıştır. Daha sonra harp olmuş, temerküz kampları kurulmuş, 10 milyon civarında insan ölmüştür. 0 halde ben de aynı hatayı tekrar etmekteyim. Derhal koşup banyo lambasını kapattım.
işçi ve köylüler iktisat edip etmeme konusunda bir soru sor mamaktadırlar. Kriz ister ol sun ister olmasın onların za ten çok dar bir bütçeleri var dır. Herşeye dikkat edip her kuruşlarını hesap etmektedir
ler. Bu tip sualleri soranlar benim gibi küçük burjuvalar olmaktadır. Şu halde ben dü şüncelerime ideolojik bir kis ve vermek için bir teori kur maktayım ve yaptığım iş de ka pitalist devletin çıkarlarına hizmet etmek olmaktadır. Ta sarruf yapıyorum çünkü ekono mik krizden korkuyorum. Çünkü kriz benim küçük burjuva çı karlarımı tehdit etmektedir. Çünkü tarihi an geldiğinde or ta sınıf daima efendileri o lan büyük burjuvaların hizme tine girmektedir.
Bu Şili'de de aynen böyle ol muştur. Bu yüzden de Ailende katledilmiş ve faşizm Şili'ye yerleşmiştir. îşte gerçek: Işı ğı söndürmekle sistemin bana bahşettiği imtiyazları korumak istiyorum. Tereddüt edişim de bunu doğrulamaktadır. Sosya list kampa katılmaktan korku yorum. Hayır, hayır, hayır. Tekrar kalkıp banyonun, mutfa ğın, tuvaletin, salonun ışığı nı yaktım. Onlar yetmiyormuş gibi radyoyu, televizyonu aç tım, bulaşık makinesi ve mikse ri çalıştırdım.
Bu tipik bir sorumsuzluk örne ği. Petrol rezervlerinin sı nırlı olduğu bilinmektedir. Sosyal sistem ne olursa olsun sorun aynı kalmaktadır. Dünya nimetlerini nasıl işletmek ge rekir? Gelecek kuşakların ka deri bugün bizim yapacağımız işe bağlı bulunmaktadır. Böyle yapmakla gelecek kuşakları se falete mi sürüklüyorum. Kendi me bir strateji çizinceye ka dar banyo hariç bütün lambala rı söndürdüm. Bir koltuğa gö müldüm, beni bu tereddütten kurtarmaları için düşünürlerin kitaplarını okumaya karar ver dim.
CIA BAŞKANI: "ABD, ÇIKARLARI ACISINDAN GEREKLİ GÖRÜRSE DÜNYANIN HER YERİNE MÜDAHALE EDER"
Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü (CIA)'nın Başkanı V.Colby ABD' nin, kendi çıkarları açısından gerekli gördüğü takdirde dünyanın her yerine müdahalede bulunma hakkı olduğunu öne sürmüştür. Amerika'da yayımlanan "US News And World Report" adlı dergiye ver diği demeçte Colby, Amerika'nın dünyanın herhangi bir kesimine mü dahalesinde göz önüne aldığı kıstasların, kendi ulusal çıkarları nın yanısıra müttefiklerinin çıkarları olduğunu da belirtmiş, şöy le konuşmuştur: "Bazı durumlarda, dostlardan bazılarına yapılacak gizli bir yar dım, ya da belli bir politikaya taraftar ülkelerden birine veri lecek "hafif bir omuz" bize, geniş çaplı bir bunalıma meydan ver meden durumu istediğimiz yönde etkileme imkanı verir." "Bir çok ülke, çıkarları tehlikeye düştüğü zaman kuvvete başvur mak zorunda kalmaktadır. Bu açıdan, casusluk yapmak, kuvvete baş vurmaktan daha fazla ahlaka aykırı değildir."
ESKİ BİR CIA MENSUBU, KİSSINĞER'IN ALLENDE'Yl DEVİRMEK İCİN CIA'YA EMİR VERDİĞİNİ AÇIKLADI
ABD Merkezi Haber Alma Ajansının (CIA) eski sorumlularından Vic tor Marchetti verdiği bir demeçte ABD Dışişleri Bakanı Henry Kis singer'in CIA'ya Şili'de Salvador Ailende hükümetini devirmeğe ça lışmasını emrettiğini söylemiştir. 14 yıl CIA ajanı olarak çalışan Marchetti "CIA Ailende'nin 1970 yılında iktidara gelmesini önlemek için 20 milyon dolar harcamış t ı " demiş ve Ailende'nin ölümünün ve ABD halkı adına işlenmiş baş ka cinayetlerin manevi sorumlusunun Kissinger olduğunu ileri sürmüştür. • Marchetti'ye göre CIA içinde düşman h a t l a r ı gerisine sızarak ya da sabotajlar düzenleyerek askeri hareketlere teknik yardım sağ layan "Uzmanlar**dan kurulu bir "Özel hareket bölümü" de bulunmak t a d ı r . Bu bölüm Vietnam'da Diem'in ve Santa Domingo'da Rafael Trujillo'nun öldürülmesi gibi siyasi cinayetler işlenmesiyle de uğraşmaktadır.
CIA AJANLARINA SAHTE BASIN KARTI DAĞITILIYOR
Amerika içinde casusluk faali yetlerini yürütmekle suçlanan Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü (CIA) ajanlarına, ülke içinde düzenlenen gösteriler sırasında, göstericilerin ara sına kolaylıkla karışabilmele rini sağlamak amacıyla gazete ci süsü verildiği ve kendile rine sahte "basın kartları" dağıtıldığı New York Times ga zetesinde açıklanmıştır.
Kimliğini gizli tutan eski bir CIA ajanı ile yaptığı mülakatı yayınlayan gazeteye göre, CIA' nın Amerika içi faaliyetleri 1960 yıllarında başlamıştır ve örgüt, yurt içi faaliyetlerini yürütebilmek amacıyla, şimdi ye kadar adı pek duyulmamış "tç Harekat Dairesi" adı altında bir organ vücuda getirerek bu na çeşitli kentlerde büro aç mıştır. Bu bürolarda görevli CIA ajanlarının, özellikle Ka ra Panterler ile Amerika'nın Vietnam'a müdahalesi aleyhinde gösteri düzenleyenlerle yakın dan "ilgilendikleri" bildiril
mektedir.
Öte yandan "Time" dergisi, CIA ajanlarının haklarında bilgi topladığı Amerikalı önemli ki şilerden bazılarının adlarını açıklamıştır. Dergiye göre bun lar Yüksek Mahkeme Yargıcı Wil liam Douglas, Temsilciler Mec lisi Üyesi Claude Pepper, Mis souri Senatörü Edvard Long ve bir başka Temsilciler Meclisi Üyesi, Cornelius Gallagher de bulunmaktadır.
Bunlardan Yargıç Douglas'm 1960'larda Dominik Cumhuriye ti 'ne yaptığı bir gezi nedeniy le, Pepper'in Dominikli yöneti cilerle olan ilişkileri nede niyle, Senatör Long'un Uluslar arası Şirketler Temsilcileri ile yakın ilişkileri bulunması nedeniyle ve Gallagher'in de seçim bölgesindeki Kübalı mül tecilerle yakın ilişki kurmuş olması nedeniyle CIA ajanları nın takibine maruz kaldığı yi ne "Time" da açıklanmaktadır.
Bilindiği gibi CIA in Amerika Birleşik Devletleri Sınırları içinde bu gibi faaliyetlerde bulunmasını kuruluş kanunu ya saklamaktadır.
PORTEKİZ HÜKÜMETİ NATO TOPLANTILARINA KATILMAMA KARARI ALDI
CIA ile çokuluslu Amerikan Şirketlerinin Portekiz'de mevcut hükümeti düşürüp, ye rine sağcı bir hükümet ge tirmek çabası içinde bulun duğu ileri sürülüyor.
Brüksel'deki NATO merkezi çev relerinden sızan bir habere göre NATO'nun 10 aralıkta nük leer planlama toplantısına Por tekiz HHkümeti katılmama kara rı almıştır. Bu kararın yoru munu yapan çevreler, Portekiz' deki çokuluslu şirketlerin hü kümette bir komünist bakanın bulunmasına ve bakanlar kuru lunun genellikle sol eğilimli üyelerden oluşmasına karşı bu lunduklarını, bunun için de suni darlıklar yaratıp, besin maddelerini depolarda stok e derek hükümeti yıpratmaya ça lıştıklarını söylemektedirler. Bu yorumcuların ifadelerine gö re Portekiz Hükümeti kendisine karşı oynanan bu oyunun farkı na varmış ve ülkedeki CIA ajan larına Portekiz'in içişlerine karışmamalarını ihtar etmiştir.
Çokuluslu Amerikan şirketleri nin besin darlığı yoluyla Por tekiz'de hükümet buhranı yarat maya çalıştığı ünlü Le Monde Diplomatique Gazetesi'nce de ileri sürülmektedir. Siyasal ve ekonomik yazılarının ciddi liğiyle tanınan Le Monde Diplo matique gazetesi Portekiz piya sasında buhran ve işsizlik ya ratmak için ülkedeki çokuluslu Amerikan şirketleri olan Appli ed Magnetics, Signetics Limi ted Fabrikaları kapılarını ka pamış, işçilerin işlerine son vermişlerdir. Ekonomik çevre ler Portekiz'de besin sanayii nin de çokuluslu Amerikan şir ketlerinin tekeli altında bu lunduğunu, bu şirketlerin mev cut Portekiz Hükümeti'ni düşü rüp yerine sağcı bir hükümet getirmek için besin maddeleri ni depolarda stok edip piyasa ya salmadıklarını söylemekte dirler. Sonuç olarak, CIA ve çokuluslu Amerikan şirketleri nin bu olumsuz çalışmalarını öğrenen Portekiz Hükümeti, Brüksel'de yapılacak olan NATO nükleer planlama toplantısına katılmamayı kararlaştırmıştır.
DİRENEN YABANCI PETROL ŞİRKETLERİNİN ÇALIŞMA İZİNLERİ İPTAL EDİLECEK
Yabancı petrol şirketlerinin Türkiye'de kurdukları Ataş Ra finerisinin boş durması ve ü retimini durdurması halinde millileştirilecektir.
Yabancı petrol şirketleri ve BP ihtiyacın bir kısmını üret mektedir. Bu petrol şirketle ri, hükümetin ilan ettiği ham petrol fiyatını az bulmuşlar, artırılması için çeşitli giri şimlerde bulunmuşlardır.
Bu arada BP, ithal edilecek ham petrol için Türkiye'de çı kacak gazetelere ilan vererek, Türkiye hükümetince saptanan fiyat üzerinde petrol satmak isteyen firmaların kendileri ne başvurmalarını istemiştir. Bir ilgili bu konuda bilgi ve rirken şunları söylemiştir:
"Dış pazarlarda petrol arayan firmaların ilan verecekleri gazeteler herhalde Türkiye'de çıkan gazeteler olmamalıdır. Bu ilanlardan bir sonuç alın mayacağını bildikleri için sonra gelip "Ne yapalım bula madık" diyeceklerdir. Ancak oyuna gelmeyeceğiz. Yabancı şirketlerin manevralarına kar şı tedbirlerimizi almış bulu nuyoruz. ATAŞ Rafinerisinin boş durması ve üretimini dur durması halinde çalışma izni ni iptal edeceğiz."
(Yeni Ortam, 23 Aralık 1974)
AFS1N ELBİSTAN PROJESİ 1C1N TEK İNGİLTERE'DE VERDİĞİ İLANLARLA 3 MİLYAR LİRALIK 1$ IC1N MÜTEAHHİT FİRMALAR ARIYOR
TEK, her biri 300 megavat kapa siteli 4 üniteden oluşan Afşin Elbistan Termik Santralinin in şasında kullanılacak ana araç ve gereçlerle türlü girdile rin ithal ve yapımı için, Ba tılı müteahhit firmalar ara x maktadır.
Bu amaçla, Türkiye Elektrik Kurumu Santrallar Dairesi Baş kanlığı, dünyanın en ünlü ik tisat gazetesi olan The Fi nancial Times'e ilan vermiş tir.
OECD ÜLKELERİ İÇİNDE TÜRKİYE PAHALILIKTA DÖRDÜNCÜ GELİYOR
İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üye ülkelerin iktisadi durumları ile ilgili olarak yayınlanan son raporda, Türkiye'nin, OECD bölgesinde, ekim sonu itiba riyle, en pahalı beş ülke ara sında yer aldığı açıklanmış tır. Türkiye'de fiyatlar son bir yılda % 25,5 artmıştır.
Tüketim malları fiyatları en deksi esasına göre hazırlanan OECD raporuna göre, 1974 eki minde biten son bir yıl için de, OECD ülkeleri arasında en yüksek fiyat artışı % 41,4 ile İzlanda'da görülmüştür. İzlan da'yı % 26,2 ile Japonya, % 25,7 ile Portekiz ve % 25,5 ile Türkiye izlemektedir. Ay nı dönemde fiyatların % 24,8 oranında arttığı İtalya ise beşinci sırada yer almaktadır. Yunanistan'da ise fiyatlar % 20,8 artmıştır.
OECD bölgesinde, fiyatların en az arttığı ülke yine Alman ya olmuş ve ekim sonu itiba riyle bu ülkede, fiyatlar son bir yılda sadece % 7 oranında artmıştır.
Almanya'yı % 9,7 artışla İs viçre ve % 10 artışla Avustur ya izlemektedir.
OECD ülkelerinin fiyat artışı ortalaması ise % 14,5'dur. Di ğer OECD ülkelerindeki fiyat artışları ise şöyledir: Kanada % 11,6, ABD % 11,2, Avustralya % 16,3, Yeni Zelanda % 11,5, Fransa % 14,9, İngiltere % 17,1, Belçika % 15,7, Lüksemburg % 10,8, Danimarka % 16,8, İrlan da % 10,7, Finlandiya % 18,4, Norveç % 10,5, İspanya % 14,4, İsveç % 12,2.
(Milliyet, 29 Aralık 1974)
İlanda, ihale şartnamesinin a lınması, gerekli katılma bel gelerinin verilmesi için is tekli Batılı firmaların en geç 30 Ocak 1975 tarihinde saat 15.00'e değin, TEK1in Ankara' daki Genel Müdürlüğüne başvur maları belirtilmektedir.
(Ekonomi Politika, 16 Aralık 1974)
ORTA ÖĞRETİMDE ÖZEL DERSLERE YILDA 100 MİLYON ÖDENİYOR
Orta öğretimde bütünlemeye ka lan öğrencilerin, bir tek ders ten sınıf geçebilmek için üç aylık kurs dönemi içinde özel dershanelere ortalama olarak 100 milyon lira ödedikleri tes pit edilmiştir. Bu konu ile il gili olarak yapılan bir araş tırmada, araştırmacılar çeşit li kaynaklardan elde ettikleri bilgilere göre ayrıca, özel tu tulan öğretmenlere verilen pa ranın da 20 milyon lira civa rında olduğunu ortaya çıkarmış lardır.
Bütünlemeye kalan bir milycn 880 bin öğrenciden, ortalama olarak 500 bini Türkiye'nin 55 ilinde bulunan 628 özel ders haneye sınıf geçebilmek ama cıyla devam etmektedir.
Bütünlemeye kalan bir öğrenci, bir dersten devam ettiği özel kurslara üç aylık dönem içinde 275 325 lira arasında ücret ö derken okullarda okul aile bir likleri ile koruma dernekleri nin açtığı kurslara devam eden öğrenciler ise büyük kentlerde bir tek ders için üç aylık dö nemde 225 275 lira arasında ücret ödenmektedirler. Özel dershanelerde ders veren öğretmen ücretleri de kurs pa ralarına orantılı olarak her yıl biraz daha artmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının dev let okullarında ders veren öğ retmenlerinin özel dershaneler de öğretmenlik yapmasını yasak lamasından sonra özel dershane lerdeki öğretmen ücretleri bü yük artışlar kaydetmiştir. Ha len bir öğretmene ödenen orta lama aylık ücret Ankara'da 5 9 bin lira arasındadır. Özel dershaneler, en fazla İs tanbul'da bulunmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı istatistikle rine göre İstanbul'da 123, An kara'da 78, İzmir'de 29 özel dershane bulunmaktadır.
10'dan fazla özel dershane bu lunan diğer illerimiz şöyledir: Adana, Balıkesir, Manisa, Eski şehir, Konya, Erzurum, Trabzon, Gaziantep, Diyarbakır.
630 özel dershanenin dağıldığı 55 ilin dışında kalan Hakkari, Bitlis, Siirt, Bingöl, Adıya man, Muş, Bilecik gibi illeri mizde özel dershane bulunmamak tadır.
(Hürriyet, 2 Aralık 1974)