Elektrik Mühendisliği · Sayı 216 · Aralık 1974
YENİ BİR İKDİSADİ NATO: ENERJİ AJANSI
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1974
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 8 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- Uluslararası Enerji Ajansı
- OECD
- Dışişleri Bakanlığı
- petrol krizi
- çok uluslu şirketler
- Ecevit hükümeti
Özet
Yazı, OECD çerçevesinde kurulan Uluslararası Enerji Ajansı'nı 'yeni iktisadi NATO' olarak nitelendiren Dışişleri Bakanlığı'nın gizli raporundan bölümler aktararak Türkiye'nin bu örgüte katılım sürecini ve ABD öncülüğündeki petrol politikalarını eleştirel biçimde ele almaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
yeni bir iktisadi nato: ENERJİ AJANSI
«Çok uluslu şirketler milletlerarası fiulödcta, özellikle OECD'de ve mümkün olursa kalkın ma yolundaki ülkelerde ayrıcalıklı ve teminatlı statülere kavuşturulmalıdır.»
Dışişleri Bakanlığınca Enerji Ajansı için hazırlanan rapordan bazı bölümleri aktarı yoruz.
FRANSA, NORVEÇ/ FİNLANDİYA VE YUNANİSTAN' İN KATILMAYI REDDETTİĞİ AJANSA TÜRKİYE, ECEVİT HÜKÜMETİNİN İSTİFASINDAN HEMEN SONRA GİRDİ.
TOrklye'nm Enerji AJansma girmesine dayanak olan b)r Dış işleri Bakanlığı belgesinde Ulus lararası Enerji AJansı'nın «yeni İktisadi NATO» olduğu açıkça yazılmakta re bu yeni Örgütün kuruluş amacmın «Dünyanın bu fün eşiğine geldiği ve hatta gir diğl büyük krize karşı barışçı ve tedafüi Ur savaş açmak» ol duğu belirtilmektedir.
r*rnnrt syı iğinde Ekonomik îs Mrilgi n Kalkınma örgütü (OECD) çerçevesinde kurulan ve Türkiye'nin de katıkuğı rjluslar a n s Enerji AJansı'nın tartışma sı, yurt dısmda ve İçinde devam etmektedir. Yurt dısmda gerek Ortakpazar'da ve gerek İngilte re'de Örgütün kurulmasıyla ilgi li çeşitli eleştiriler yapılmakta dır. Ortakpazar'da, Avrupa Ko misyonunun böyle bir örgüte an cak bütün üyelerin katılmasıyla girilebileceği konusunda bir ka ran olduğu ileri sürülerek Fran sa'nın frgHitnflynpm nedeniyle di ğer Ortakpasar ülkelerinin örgü te girmelerinin Avrupa Topluluğu İçinde sorunlar yaratacağı belir tilmektedir. İngiltere'de ise bu örgüte girmekle İngiltere'nin e tjyıMHıHlr haMnı ınrtcm biraz da ha fedakârlık yapması tenkit ko nusu olmaktadır.
Girişim nedeni
Türkiye'nin yeni kurulan örgü te neden girmiş olduğu da Dış işleri BaVaniıgiTiiT. bir belgesinde açıklık »«««nmairtart.ı Dışişleri Balrftnlığının örgüte katılmayı uy gun bulmayan diğer Bakanlık ku ruluşlarım ikna etmek İçin ha zırlamış olduğu belgede Dışişle ri Bakanlığı, OECD nezdindek! büyükelçiden alman bilgilere dayanarak Türkiye'nin yeni ikti sadi NATO'ya katılmasının ge rekçesini ortBya koymaktadır.
«Gizli» ve «çok İvedi» H«ttıg»ı« nnı taşıyan belge. Dışişleri Ba kanlığının daha önce İleri sür müş olduğu «teknolojik avantaj lar», «yabancı sermaye olanak ları» ve «Batılıların enerji ala nındaki işbirliğinden yararlan ma» tezlerine dayandırılan İkna çabalarının sonuç vermemesi U zerine kaleme alınmıştır. Dış işleri, bu tezlerin, 1 kasım 1974 tarihinde Dışişleri Bakanlığın da yapılan bir toplantıda diğer Bakanlık temsilcilerinin tümü ta rafından reddedilmesi üzerine, OECD nezdindeki büyükelçili ğin görüşlerini esas alarak söz konusu belgeyi hazırlamıştır.
Dışişleri Bakanlığının hazırla mış olduğu belgede yukarıdaki gelişmeler özetlendikten sonra «OECD'deki ABD Delegasyonu
ile yapılan temaslarda da. Ulus lararası Enerji Ajansına giril mediği takdirde Batılıların ener ji alanındaki işbirliğinden yarar tanılamayacağı hususunun, son Brüksel toplantısında 121er dı şında toplantıya katılanlara ve dışarda kalmaya temayül eden lere bizzat Enerji Koordinasyon Grubu Başkanı Davignon tarafın dan açıkça söylendiği» kaydedil mektedir. Belge, Ajans Anlaşma sı maddelerinin de bu hususu ön gördüğünü bildirmekte ve anlaş manın hangi maddelerine dayanı larak, örgüte girmeyenlerin bu işbirliğinden yoksun edilebilece ğini
ABD'nin dünya liderliği
Dışişleri Bakanlığının glsll bel gesl örgütün kurulusuna neden olan gelişmeleri söyle değerlen dirmektedir: «Takriben bundan İki yıl önce Amerika'nın dünya liderliğini yürütebilmek İçin si yasi bir idare merkezine ve me kanizmasına ihtiyaç duyduğu be lirmişti. O romanlar siyasi irade İçin çok üyeli çevreler yerine daha sınırlı sayıda üyesi olacak kuruluşlar akit geliyordu. Bu bakımdan Kuzey Amerika, AET ve Japonya gibi bir üçlüyü ihti va edecek yeni bir mekanizma üzerinde çetin ve yoğun ff»ı»yr"« lar yapılmıştır. Petrol fiyatları, enflasyon, işsizlik, petrol para lan gibi evrensel sorunlar kar şısında, özellikle Birleşmiş Mil letler Genel Kurulu Altıncı özel Toplantısından edinilen görü nümden sonra böyle bir mekaniz maya duyulan ihtiyaç kendisini ön sorun olarak göstermeye baş ladı. Dikkatleri üzerinde topla yan OECD çevreleri. Amerikan liderliğlnce, üye sayısı çokluğu ve karar alma güçlüğü dolayısıy la ağır ve yetersiz görüldü. OECD de ağırlıklı oylamaya dayalı, sı nırlı iştiraki! bir yönetim grubu kurulması yolundaki, 1973 yılın da beliren tasavvur bu ihtiyaca çare aramaktaydı. Türkiye ve di ğer bazı üyelerin muhalefetiyle söz konusu gayret gerçekleşme sahasına intikal edemedi. Hali hazırda, ABD, Almanya ve Ja ponya çizgisi OECD içinde ade ta iktisadî bir NATO ortaya çı karmaktadır.»
Dışişlerinin Belgesi, «OECD bünyesinde kurulan yeni iktisa dî NATO'nun da hedefi tedafüi ve barışçı bir yaklaşımla petrol fiyatlarını indirmek veya uzun vadeli perspektif boyunca müs takil tutmaktır» dedikten sonra şöyle devam etmektedir:
«Yukarıdaki izahattan, ABD Almanya Japonya çizgisinin
«OECD bünyesinde kurulan ye ni iktisadi NATO'nun da he defi tedafüi ve barışçı bir yak laşımla petrol fiyatlarını indir mek veya uzun vadeli perspek tif boyunca müstakil tutmaktır. Benimsenen strateji aşağıda be lirtildiği gibidir:
i) Perspektif boyunca petrol tüketimini mümkün olduğu ka dar sınırlı tutmak:
li) Petrol üretimim, yem kaynaklar bulmak ve eskilerini geliştirmek yoluyla artırmak;
üi) Batılıların petrol tüketim ve üretiminde belirlenen İlkeleri gerçekleştirmek için ellerindeki tek imkân teknolojik güçtür. Bütün ümitler bu silâha dayan maktadır.
iv) Bu silâh bugün hükümet lerin elinde değil, çok uluslu şirketlerin elindedir.
v) Bunun *^*^ çok uluslu şir ketler milletlerarası nukukta, özellikle OECD'de ve mümkün olursa kalkınma yolundaki ül kelerde ayrıcalıklı ve teminatlı
statülere kavuşturulmalıdır. Bil hassa son petrol krizinde bu şir ketler OPEC ülkeleri karsısında zayıf kaldıklarından bugün bu na her zamankinden fazla ihtiyaç vardır..»
«Bu kuruluşun, katılmayan lara elindeki başlıca silahı, tek nolojiyi aktarmayacağı da kabul edilebilir. Bu bakımdan hele tek nokratik İmkânları da göz önün de tutulduğunda, Türkiye'nin U yelikle sağlayacağı varan Uy* olmadığı takdirde sağlayamaya cağı söylenebilir. Filvaki, belli askeri teknikleri de NATO'ya girdikten sonra ortak çabalarla sağlamış bulunmaktayız. Bu ye ni iktisadî savunma sisteminin Us ve tesisleri de Türkiye'deki yabancı petrol şirketleri olacak tır. Türkiye'de petrol tüketimi nin kontrol edilebilmesi, stoklan, fevkalâde haller, yeni ve kon vansiyonel kaynakların gellstirO mest İçin «dirlgent» hükümetler ve çok uluslu şirketlerle sıkı bir İşbirliği sistemine girmek sorun da kalınacaktır.
dünyanın bugün eşiğine geldiği ve hatta girdiği büyük krize kar şı barışçı ve tedafüi bir savaş açmak zorunluluğunu hissettir mekte olduğu görülmektedir. Bunun kadrolan tespit edilmiş tir. Mekanizmasının kuruluş ve işyleyişi üzerinde bir yıllık çe tin çalışmalardan sonra anlaşma ya varılmıştır. Kullanılacak silâh ve strateji seçilmiştir..»
Belge, Batılılar açısından «Tür kiye, bu organa katılmasında ya rar görülen ülkeler arasında de ğildir» demektedir. Ancak aynı belge, «Türkiye'den bu tedafüi sa vaşı yürütecek organın kurulma sına engel olmaması istenmek tedir» görüşüne yer vermektedir.
Belgede yer »im.m«>ı. bMn te küçük bir ülke olarak Tür kiye'nin böyle bir kurulusun doğmasını önleme olanağı mev cut idi. OECD yasalarına göre, OECD çerçevesinde bu tür bir örgütün kurulabilmesi için hiç bir üyenin muhalif kalmaması gerekmektedir. Amerika'nın bas kuayla muhalif frnim«v*«ın ygg. geçerek oyunu •çekimser» olarak kullanan Fransa «orunu çözüm lendikten sonra sıra Türkiye'ye gelmiştir. Türkiye İse muhalefet etmek btr yana, Dışişleri Bel gesinde açıklanan gerekçelere dayanarak, bu yeni İktisadi NATO'ya girmeyi tercih etmiş tir.
ENERJİ AJANSINDA ÜYELERÎN PET. ROL TÜKETİMLERİNE GÖRE AĞIR.
LIKLANDIRILAN OY SAYILARI
Belçika Danimarka
6 Amerika
4 Kanada
Federal Almanya
11 Japonya
İrlanda
3 Avusturya
İtalya
9 İspanya
LUksemburg
3 İsveç
S
Hollanda
6 İsviçre
İngiltere
9 Türkiye
ENERJİ AJANSI'NIN ÖZEL KOMİTE. LERÎ VE BAŞKANLARI
ÖZEL KOMİTELER:
BAŞKANLARI!
Olağanüstü sorunlar Petrol piyasası ve şirketlerle İlişkiler Uzun vadeli işbirliği Üreticiler ve diğer tüketicilerle İlişkiler
Hollandalı Kanadalı Amerikan tngüi»
«Son günlerdeki faşist saldı ları geçen hafta perşembe £İi iiündcn itibareıı özellikle Anka nida yogunlasmişur. Diğer şe hirlerden kurultay için gelen fu Şistlerin geri gitmedikleri, bun larla Fen Fakültesi, Akademi, Veteriner ve Ziraat Fakültele rinde ve Atatürk ve Yıldırım Beyazıt yurtlarında üslendikle ri tesblt edilmiştir. Buralarda toplanan Ülktt Ocakları Derne ğine ve MHP Gençlik Kolları na bağlı faşistler kurultaydan hemen sonra Ankara'da okul lara saldırmaya başlamışlardır. Kurultay günü olan 28 29 ka Bim'dan İtibarın fajistler ilkön ce Dil v» Tarih Coğrafya Fakül tesini lfgal etmişler ve okulda ki öğrenciler» sürekli olarak saldırmışlardın. Pazartesi günü bu olaylar devam etuis ve fa şistler on kadar öğrenciye sal' dırarak iki tanesini ağır dere cede yaralamışlardır. Aynı gün sabah 7.30^» Hacettepe'ye de gelen bu salflıiMiııliH. orada iki arkadaşımızı dövmüşlerdir. Sa lı günü Jw faşistler, Fen Fakül tesi, Anadolu Eczacılık ve Tu rizm ve Ticaret Yüksek Oku lunda boykot olduğunu bahane ederek öğrencilere saldırmışlar/ Okulları tuluk Ur seklide lş> gftl etmişlerdir. ^Hinini* sıra sında iki arkadaşımız faşistler tarafından yaralanmıştır.
Bütün «lavlarda gerek polis teşkilâtı, gerekse üniversite ida recileri ikiz edildiği halde o laylara seyirci kalmmışur. Faşist lerin silâhlı olduğu polislere gösterilmişse de polisler yine de devrimd öğrencilerin üstleri ni aramışlar ve her* ramnnki gi bi birşey bulamamışlardır.
Dil ve Tarih Coğrafya Fakül tesinde çıkan olaylardan sonra ADYÖD'e baskın yanan polisin gözaltına aldığı 162 kişiden ba zılarınin, aynı binada başka ver lere gelmiş memurlar olduğu, ikisinin MSP'ye bağlı kimseler olduğa, öğrencilerden birinin kavgada bulunmasına imkân ol madığı zira iki gözünün de kör olduğu, 162 ki;inin serbest bı rakılmasından sonra anlaşılmış tır. Bu öğrenciler, tutuklu olma malarına rağmen, Mamak 1 nolu tutukevinde sacları kesilmiştir. Serbest bırakılan öğrenciler gözaltmi şöyle anlatmışlardır:
•ADYÖD'e baskm yapıldı ve ilk olarak bir grubu götürdü ler. Bu grup emniyette iken po lis telsizi acıktı ve tunlar duyu luyordu.
— Müdürüm, biz Dil Tarihte ki solcuları, Sıhhiye'ye doğru sürüyoruz—
— Hayır, Sıhhiye'ye sürme yin Radyo Evine doğru sûrun. (Bir başka müdür)
— Hayır Sıhhiyece doğru sfl rülecek. Etibank'm sokagma sa panlan da çıkarın. İzmir Cad desine özellikle Sümer sokağa doğru sürün. ADYÖD'e doğru gitsinler. Birazdan oran basıla cak..
biso yapılanlar bü yttk bir politik oyunun küçük parçalandır. Bir anarşi ortamı ya ratarak kamuoyunu tedirgin et mek, böylelikle herkesi bir dikta yönetiminde İstikrar arar hale ge tirmek İstiyorlar. Faşist cunta özlemcileri uzayıp giden hükü met bunalımı ortamında küçük burjuvaziyi İyice tedirgin ede rek, dikta eğilimlerini ^TITMI^"*. mak ve kendilerine yandaşlar bul mak İçin çalışıyorlar. Ülkü Ocak lıların saldırıları, gazetelere yan sıyacak olayların yıkması İçin düzenleniyor. Olay çıktıktan son ra yurtsever devrimci («öçlere yükleniyor suçlamalar. Bu arada bir taşla üd kus da vurulmuş oluyor. Hem meatfeketta bir a narsi ortamı doğuyor gibi göste rilerek kamuoyu belli yerlere çe kuiyori besn do yurttum BdQ* İlk baskı altma almıyor, flylflr.fr yor. Blzlsr bu oyunu görüyoruz, bfllyorus. Ancak Userünbe gal dmldı£ı •aman V*W1*THW koru mak torunda da kahyorus. Çün kü bizleri kendimizden koruyanımız yok.»
SAYIN FAHRİ KORUTÜRK CUMHURBAŞKANI
ANKARA
TÜRKIYE'DE DEMOKRASININ YERLEŞMESINI ÇıKARLARıNA AYKıRı BULAN BAZı ÇEVRELERIN BASKı VE ŞIDDET YÖNTEMLERI ÜNIVERSITELERIMIZI ISLEMEZ HALE GETIRMIŞ VE ÖĞRENCILERIN CAN GÜVENLIĞINI ORTADAN KALDıRMıŞ BULUNMAKTADıR.
İ K İ GÜN ÖNCE İSTANBUL'DA BELİRLİ ÇEVRELERİN SİLAHLI S İ V İ L KADROLA RINCA İSLENMİŞ OLAN CİNAYET bU DURUMUN EN SOMUT ÖRNEĞİDİR.
SÎYASI ÇıKARLARıNı BUNALıMLAR YARATARAK SAĞLAMAYA ÇALıŞAN KIŞI VE ÇEVRELERIN BU TÜR DAVRANıŞLARıNıN ENGELLENMESI GEREĞINE INANıYORUZ. TÜRK MÜHENDIS VE MIMAR ODALARı BIRLIĞI'NIN^ BU ÇEVRELERIN BASKı VE TERÖR YARATARAK DEMOKRASIYI GERILETME ÇABALARıNA KARŞı HER GIRIŞIMIN YANıNDA OLACAĞıNı BIR KERE DAHA BELIRTIRIZ.
SAYGıLARıMıZLA.
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ
TEOMAN ÖZTÜRK, BAŞKAN