Elektrik Mühendisliği · Sayı 216 · Aralık 1974
ARAMIZDA
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1974
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 1 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- 12 Mart
- Milliyetçi Cephe
- antifaşist mücadele
- enflasyon
- demokrasi mücadelesi
- teknik elemanlar
Özet
EMO Yönetim Kurulu'nun, dönemin siyasal baskı ortamı, ekonomik zorluklar ve demokrasi mücadelesi üzerine üyelerine yönelik değerlendirme yazısıdır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Sayın üyemiz,
Siyasal bunalımın sürdüğü bir ortamda, varlığını öteden beri duyuran baskı ve terör eylemlerinin giderek yoğunlaşma eğilimine tanık olmaktayız. Bu yıldırma ve saldırı eylemleri sermayenin dışındaki toplum kesimlerine yöneltilmiştir.
Tekelci sermayenin 12 Mart sonrasında terörle teçhiz ederek uyguladığı ekonomik programa karşı, kitleler, 14 Ekim seçimleriyle antifaşist tercihlerini ortaya koymuş ve demokra siden yana tavır almışlardı. Ancak faşizan özlemlerin politik plandaki n i s b i gerilemesine rağmen ekonomik baskının yükü hafiflemedi. Bugün artık pahalılık, işsizlik vb. sorunlar etkisini artırmaktadır. Enflasyonist gidişin yükü çalışan halkın omuzlarına bindirilmekte, hayat pahalılığının tek sorumlusu olan işbirlikçi çevreler ise çeşitli bahaneler ileri sürerek gerçekleri gizlemeye çabalamaktadırlar. Amaç bellidir: Düşük ücret yüksek fiyat politikasıyla kâr sınırlarını genişletmek.
İşte tekelciliğin bu politikasına karşı toplumsal muhalefetin yükselmesiyle birlikte gerici düzenin korunması için baskı yöntemlerine başvurulmaktadır. Çünkü egemen güçler demokratik hakların örgütlü bir biçimde politik platformda savunulmasından ürkerler. "Milliyetçi Cephe" girişimleri aslında bu korkunun ifadesidir.
Bu nedenle egemen güçlerce tezgahlanan saldırılar doğrudan doğruya demokrasi ve özgürlük mücadelesini hedef alır. Sarı sendikacılığa karşı çıkan işçilere panzerle saldırılır; ülkenin batısına göre daha geri kalmış bölgelerde yoksul kesimlerin can ve mal güvenliği açıkça çiğnenir; aydınlar kıyılır, kitaplara savaş açılır. Bir yandan da sermayenin maşaları aracılığıyla kargaşa ortamı yaratılarak "huzurlu bir ortama" gerekçe sağlamaya çalışılır.
Sömürüyü genişletmek ve kalıcı kılmak için başvurulan bu yöntemler, toplumun bütün kesimlerine ve demokratik kurumlara etkinliklerine göre uygulanıyor. Egemen güçlerin içine düştüğü aciz durum sonucunda yoğunlaşan baskı politikasına direnmek, antidemokratik güçlere karşı verilen mücadelede demokrasi cephesine omuz vermek, demokratik örgütlerin görevidir. Çalışanların ayrılmaz parçası olan biz teknik elemanlar, kendi örgütlerimiz içinde saflarımızı sıklaştırmak durumundayız.
Saygılarımızla.
YÖNETİM KURULU
Elektrik Mühendisliği 216