Elektrik Mühendisliği · Sayı 218 · Şubat 1975
YAPAY US VE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE BİLGİSAYAR KULLANIMI
Bilgisayar, yazılım ve internet Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1975
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 14 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- yapay us
- buluşsal programlama
- Turing sınaması
- örüntü tanıma
- gelişmekte olan ülkeler
- bilgisayar kullanımı
Özet
Yazıda yapay zekâ (yapay us) kavramı, tarihsel gelişimi ve satranç, teorem tanıtlama, örüntü tanıma, doğal dil anlama gibi uygulama alanları tanıtılmakta; gelişmekte olan ülkelerde, özellikle Türkiye'de bilgisayar kullanımı sorunlarına bu alandaki gelişmelerin kısmi çözümler sunabileceği tartışılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
HAMİT FÎSEK
UDK: 518.9:621.391
ÖZET
Bu tebliğde bilgisayar biliminin kuramsal dalların dan birisi olan "yapay us" konusu, gelişmekte olan ülkelerde bilgisayar kullanımı açısından incelen mektedir. Konu özet olarak tanıtılmakta, başlıca sorunlar belirtilmekte ve bu alanda yapılan araş tırmalar anlatılmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler de özellikle yurdumuzda bilgisayar kullanımı sorun ları ele alınmakta ve yapay us çalışmalarının bu sorunlara ne tür çözümler getirebileceği incelen mektedir. Sonuç olarak yapay us alanında ilerleme lerin, gelişmekte olan ülkelerin bilgisayar kulla nımı sorunlarına kısmi olarak çözüm getirebilece ği tezi ortaya konulmaktadır.
SVMMARY
Artificial intelligence, one of the theoretical branches of computer science, is discussed with special attention to the use of computers in under developed countries. The subject is întroduced in brief with its fundamental problems and current research in this area is surveyed. Finally it is proposed that the advances in the field of arti ficial intelligence may partially be useful in solving the problems of computer usage in under developed countries.
1. GÎRÎŞ
Yapay us, bilgisayar biliminin, kuramsal ve genel olarak uygulamadan uzak olarak bilinen bir dalıdır. Genellikle "yapay us" denildiğinde akla gelen sat ranç oynayan bir bilgisayar olur. Gerçekte de sat ranç oyunu yapay us çalışmalarının başlamasında ve gelişmesinde önemli bir araç olmuştur, bu gün de uluslararası bilgisayar satranç turnuvaları yapıl makta ve bu turnuvalara çok sayıda programlar ka tılmaktadır. Ancak bugün yapay us konusu çok daha kapsamlı bir konudur: bu alanda yapılan ilerleme ler tüm bilim dünyasını etkilemeye başlamıştır. Ge lecekte ise "uslu" bilgisayarların insan yaşamını çok yönden etkilemesini bekleyebiliriz. Bu bildi rinin ilk bölümü, yapay us alanının tanıtılmasına, ikinci bölümü ise gelişmekte olan ülkelerde, özel likle Türkiye'de bilgisayar kullanımı durumunun ve sorunlarının özetlenmesine ayrılmış ve iki konu a rasındaki ilişkilerin saptanmasına çalışılmıştır.
Hamit Fişek, Y.Prof.Dr., ODTÜ
2. YAPAY US ÇALIŞMA ALANININ TANITIMI
Yapay us kavramına kesin bir tanım vermek olanak dışıdır. Kavramın tanımlanmasında başta gelen güç lük henüz "us" kavramının psikologlar tarafından yeterli olarak tanımlanmamış olmasındadır. Ancak us kavramını genel anlamında kullanmak bizim için yeterlidir. Günlük yaşantıda us kavramında odakla san anlamı, üç ayrı yetenek olarak görebiliriz.
1. Öğrenme, tecrübeden yararlanabilme yeteneği.
2. Genelleme, örneklerden genel kavram ve kuralla ra varabilme yeteneği.
3. Yeni durumlara uyabilme, evvelce karşılaşılma mış sorunları çözümleyebilme yeteneği.
Bu yetenekleri olan kişi uslu kişidir, bu yetenek lere dayanan davranış ise uslu davranıştır. Dola yısıyla yapay us bir makinanın bu yeteneklere sa hip olması veya bu yeteneklere sahip olduğunu gös terir davranışları olmasıdır. Yapay us çalışmala rının amacı bu yetenekleri olan makinalar geliş tirmektir diyebiliriz. Hemen akla gelen ve uzun süredir tartışılması devam edegelen sorun bu ama cın olanak içinde olup olmadığıdır. Tartışmanın bu kadar uzun sürmesindeki başlıca neden, uslu davra nışı pratikte tanımanın zorluğudur: Genellikle gün lük hayatımızda uslu olarak kabul ettiğimiz davra nışlar, yalnızca yukarıda belirttiğimiz yetenekle ri gösteren davranışlar değil, aynı zamanda neden lerini anlayamadığımız fakat amaçlarında başarıya ulaşan davranışlardır. Bu noktayı bir örnekle aça biliriz: Aritmetik bilmeyen ve otomatik hesap ma kinası görmemiş bir kişi için, toplama çıkartma yapan bir makin a çok uslu bir makina olarak gözü kür, ancak aritmetik bilen ve makinanın aritmetik işlemlerini nasıl yaptığını anlayan bir kişi için, aritmetik işlem yapmakta us görmek olanak dışıdır. Daha karmaşık bir düzeyde satranç oynayan bir ma kina çoğunlukla uslu bir makina olarak kabul edi lir, ancak makinanın programını inceleyenler, ma kinanın değil uslu, tamamen aptal olduğuna karar verirler. Gerçekte bir makinanın veya başka bir deyimle bir bilgisayar programının uslu olup olma dığına karar vermek son derece güçtür. Burada bir karar ölçüsü olarak genellikle kabul edilen Turing sınamasından (Turing, 1950) söz etmek gerekir. Tu
ring sınamasının ana hatlarını şöyle özetleyebili riz: Karar verecek kişi teleks kanalıyla bir diğer insana ve bir de "uslu" bilgisayara bağlıdır, an cak hangi teleksin kime bağlı olduğunu bilmez. Ki şi teleks kanalıyla insan ve makinaya sorular so rar, aldığı cevaplara göre hangisinin insan hangi sinin makina olduğunu anlamaya çalışır. Kişi bil gisayarı insandan ayırt edemezse o zaman bilgisa yar Turing sınamasına göre usludur. Bu "deney" a çıkça gerçekten uygulanmak için değil ancak karar işlemine kavramsal olarak ışık tutmak için öneril miştir. Sınamanın dikkat edilmesi gereken yönü, çok sıkı bir ölçüt getirdiğidir: Bilgisayara ancak insan kadar uslu olduğu zaman uslu diyeceğiz. An cak us nicel bir kavramdır. Bir bilgisayardan değişik düzeylerde uslu davranış bekleyebi liriz. Bilgisayarın gösterdiği uslu davranış düze yi çalışma alanına^ göre değişebilir, her alanda bilgisayarın insan kadar uslu Olmasını beklemek ancak insafsızlık olur. Bugün bilgisayarlar tıbbi teşhisler yapmakta, çeşitli mühendislik projeleri hazırlamakta, kimyasal analizler yapmakta, matema tik teoremleri tanıtlamaktadır. Sağduyulu kişi bu işlemleri yapan programlarda uslu davranış görmek zorunluğundadır.
Yapay us konusunun ana hatlarını tanıttıktan son ra, Konuyu daha kesin olarak tanıtabilmek ve ör nekleyebilmek için buluşsal (heuristic) programla ma kavramına bakmamız gerekir.
Buluşsal programlama kavramını açıklamak için, ya pay us çalışmalarının klasik örneği satranç oyununu örnek olarak kullanabiliriz. Satranç deterministik bir oyundur, kuramsal olarak bir bilgisayarın oyu nu en başarılı şekilde oynaması beklenebilir, an cak uygulamada sorun bu kadar yalın değildir. Sat ranç oyununun bilgisayar belleğinde bir "ağaç" ola rak temsil edildiğini düşünelim} ağacın her nokta sı bir oyun durumu, ve noktadan çıkan çizgiler, bir oyun ile elde edilebilecek tüm değişik oyun durumlarını göstersin. Böylece ağacın bir düzeyin de oyuncunun (yani bilgisayarın) tüm olanaklı oyun ları,, bir sonraki düzeyinde rakibinin tüm olanaklı oyunları bulunacaktır. Ağaçta başlangıç noktasın dan başlayarak, çeşitli "yol"lar izlemek olanak da hilindedir. Bir yolun sonuna varıldığında, son du ruma bakıp oyunu kimin kazandığını saptamak ve do layısı ile o yolu başlatan oyunu iyi veya kötü ola rak değerlendirmek olanaklıdır. Böylece ağaçta bu lunabilecek her yol taransa bilgisayar en iyi oyu nu seçebilir. Ancak satranç oyunu için kurulacak ağaçta 1 0 1 2 0 kadar yol olduğu tahmin edilmektedir. Bu sayıda yolun incelenmesi için gerekli bilgisayar zamanı ancak asırlarla ölçülebilir. Sorunun sonlu bir çözüm uzayı vardır ve bu uzayı aramak için bir de algoritma vardır, ancak bu algoritmayı uygulaya rak çözüm uzayını aramak olanaksızdır. Gereken; çö züm uzayını, bu örnekte oyun ağacını, aramak üzere bazı kurallar geliştirmek, kısa yollar bulmaktır. Verdiğimiz örnekte ağacın aranması gereken kısmını çok küçülten alfabeta isimli bir kural geliştiril miştir. Bu kural bir "buluşsal"dır. Sorunların çö
zümü için kapsamında bu tür kurallar kullanılan programlara buluşsal (heuristic) programlar veya yapay us programları diyoruz.
3. TARİHSEL GELİŞİM VE UYGULAMA ALANLARI
Uslu makina kavramının gelişmesi bilgisayarların gelişmesine tam bir koşutluk göstermektedir. Maki naların da uslu davranışlar gösterebileceği düşün cesi ilk defa olarak Babbage (1792 1871) tarafından ortaya atıldı (Armer 1963). Hatırlanır ki Babbage ilk otomatik hesap makinasını yapan şahıstır. An cak, İkinci Dünya Harbi ve hemen sonrasında modern bilgisayarlar çağına girmemize kadar, bu düşünceye tekrar ancak romanlarda rastlanıyor. Modern bilgi sayarın süratli gelişmesi, yapay us konusunun bir den canlanmasını ve çok güncel bir konu olmasını sağlamıştır. Özellikle 1950'ler konunun felsefi yönleri hakkında ve çok sayıda yapılan araştırma ların neticeleri üzerinde yazılan makalelerle do ludur. (Bu dönemdeki yayınların genel özeti için Fergenbaum ve Feldman'a bakılabilir.) Bilgisayar bilimi ve endüstrisinin bu dönemde büründüğü çok ümitli hava, yapay us çalışmalarında da görülebi lir. Bazı araştırmacılara göre insanın her derdi ni çözecek kadar uslu bilgisayarların yapılması, an meselesidir. Ancak yapay us sorunlarının bu ka dar kolaylıkla çözümlenemiyeceği, makinalardan en basit düzeyde bile us belirtileri elde etmenin çok uzun çalışmalara bağlı olduğunun ortaya çıkması çok zaman almamıştır. Aşırı ümitlerin çökmesi bu alandaki çalışmaların bir süre azalmasına yol aç mışsa da, daha gerçekçi bir çerçeve içinde ve da ha kısıtlı amaçlara yönelik yapay us çalışmaları 1960'larda tekrar çoğalmıştır, özellikle ABD ve SSCB'nin geniş kapsamlı uzay programları, bu ça lışmaların artmasının en önemli nedeni olmuştur. Uzay araştırmalarının gerektirdiği robot türü ay gıtların kontrolü ancak belirli bir us düzeyi gös teren bilgisayarlarca yapılabilmektedir. Robotbi lim bugün yapay us dalının en gelişmiş ve üzerinde en çok çalışılan dalıdır. Bu alanda yapılacak iler lemelerin uzay araştırmalarından başka bir çok tek nolojiyi etkileyeceği bir gerçektir.
Yapay us'un belli başlı diğer uygulama alanları, matematik, örüntü tanıma, doğal dil anlama, oyun oynama ve genel problem çözmedir diyebiliriz. Ma tematik alanında çalışmalar iki noktada odaklaş maktadır: Teorem tanıtlama (Slagle, 1971) ve sem bolik işlem (Slagle, 1971). Teorem tanıtlama an cak deneysel aşamadadır, genellikle programlar bir üniversite öğrencisi düzeyine erişebilmekte, daha üst düzeylere varamamaktadırlar. Henüz bilgi sayar insan tarafından tanıtlanamamış bir teoremi tanıtlamayı başaramamıştır. Sembolik işlem prog ramları ise uygulamada kullanılabilecek düzeye gelmiştir. Bilimsel çalışmalarda sembolik işlem programlarından yararlanılmaktadır.
Örüntü tanıma (pattern recognition) çalışmaları, iki değişik yönde yapılmaktadır. Birinci yönde, sembolik veya aritmetik verilerde örüntü bulabilen programların geliştirilmesine çalışmaktadır, örne
ğin, bilgisayar kendisine verilen bir seri sayının hangi kural veya fonksiyonlara göre meydana geldi ğini bulmaya çalışmaktadır. İkinci yönde ise tele vizyon kamerası veya diğer optik bir aygıttan bil gisayara verilen görüntünün tanınmasına çalışıl maktadır. Bu sorun robot uygulamaları için önemli dir, ancak bilgisayarın insan el yazısını okuya bilme yeteneğini kazanması, insan bilgisayar ile tişiminde önemli bir aşama olacaktır (Uhr, 1973). Genel olarak örüntü tanıma sorunu temelde tümden gelim mantığına göre çalışan bir aygıt olan bil gisayarı, tümevarım mantığına göre çalıştırmak so runudur, bu nedenle uygulamada olduğu kadar, kuram sal açıdan da önem taşımaktadır. Bu konudaki araş tırmalar oldukça gelişmiş, basit geometrik şekil leri ayırt edebilen ve basılmış sayıları okuyabi len programlar yazılmıştır, ancak el yazısı oku makta henüz başarı elde edilememiştir.
Doğal dil anlayan programlar üzerinde çalışmalar yapay us araştırmalarının önemli bir bölümünü mey dana getirmektedir. Henüz bu konuda tam başarı el de edilmemekle beraber, ilerlemeler vardır. Konu hem dilden dile otomatik çeviri yapabilmesi ola nağı sağlanması, hem yazılı metinlerin bilgisayar larla incelenmesi olanaklarının gelişmesi, hem de bilgisayar programlama işlemlerinin kolaylaşması bakımından açık önem taşımaktadır.
Çeşitli oyun oynayan programların geliştirilmesi yapay us alanının ilk araştırmaları ve alanın te mel kavramlarının ve kuramsal yapısının gelişme sinin nedeni olmuştur. Alanın kuramsal önemi nede niyle çalışmalar devam etmektedir. Bu güne kadar bilgisayar için programlanmamış oyun kalmış olma sı olasılığı çok düşüktür. Programların çoğu ise ortalama insan yeteneklerinin üzerinde sonuçlar almaktadır.
Genel problem çözümü, (Ernst, Nevell 1967) yapay us kavramının en soyut uygulaması olarak çok dik kat çekmiştir. Amaç herhangi bir soruna cevap ve rebilecek bir program yazılmasıdır. Sorunun güç lüğü göz önünde tutulursa, yapay us araştırma a lanları arasında en az başarının bu alanda elde edildiğine şaşmamak gerekir.
Çeşitli bilim ve teknoloji dallarında teker teker geliştirilen yapay us uygulamaları bir bütün or taya koymamakla beraber, yapay us alanındaki a raştırmaların en büyük kısmını ortaya koymakta dır. Bu tür çalışmalara örnek olarak, tıbbi teş his programları, tesis planlaması programları, üretim hattı dengelemesi programlarını göstere biliriz.
4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE BİLGİSAYAR KULLANIMI
Yapay us çalışmalarının, gelişmekte olan ülkeler de bilgisayar kullanımı açısından önemini değer lendirebilmek için bu tür ülkelerde bilgisayar kullanımı durumuna kısaca bakmak gerekir. Kendi ülkemizi örnek olarak alırsak, bu konuda son yıl larda yazılmış raporlardan (Çınar 1973, Epir 1972)
edinilen bilgilere göre durumu kısaca şu şekilde özetleyebiliriz: Yurdumuzda 1972 yılında 5'i bü yük makinalar olmak üzere 82 bilgisayar bulunmak ta ve bilgisayar merkezlerinde 418 personel çalış maktaydı. Bu personelin sistem analizci ve prog ramcı nitelikte olanları 239 kişi kadardı. Kulla nım etkinliği hakkında kesin veriler bulunmamakla beraber, bu konuda rapor hazırlayanların izlenim leri kullanım etkinliğinin çok düşük olduğu, yüz de otuz (Çınar 1973) kadar alçak bir düzeyde ola bileceğidir. Kullanım etkinliğinin bu derece ye tersiz olduğunun nedenleri arandığında raporlarda belirtildiği gibi, elimizde olan özet bilgilerden bile bir neden bulma olanağı vardır; teknik perso nel sayısı makina sayısına göre açıkça yetersiz dir. İlerisi için yapılan tahminlere baktığımızda (Epir, 1972) 1980 senesinde yurdumuzda bilgisayar sayısı 250 ile 400 arasında olacak ve teknik per sonel ihtiyacı ise 5000 ila 7000 arasında olacak tır. Yurdumuzda eğitim kuruluşlarında bilgisayar bilimi eğitimi gelişmeye başlamakla beraber, ya kın bir gelecekte personel ihtiyacının karşılana bilmesi olanak dışıdır. Bilgisayar teknik perso neli eksikliğinin gittikçe artması beklenmelidir.
Bilgisayar teknik personeli yetersizliğine yalnız sayı açısından değil nitelik açısından da bakıla bilir. Bu konuda kesin veriler olmamakla beraber, söz konusu raporlarda belirtildiği gibi açık olan gerçek son yıllara kadar yurdumuzda bilgisayar bilimlerinde sistematik eğitim olmayışıdır. Bugün merkezlerde çalışan teknik personelin çoğunluğunu eğitimlerini başka alanlarda görüp, sonradan Bil gisayar alanında pratikle yetişenler oluşturmak tadır.
Bu noktaları özetler ve Türkiye örneğinden geliş mekte olan öbür ülkelere genelliyebilirsek, sayı ve nitelik bakımından teknik personel yetersizli ğinin, bilgisayar kullanımının en önemli sorunla rından biri olduğunu söyleyebiliriz. Yapay us bu problemin çözümü ile ne şekilde ilgilidir? Genel prensip açıktır: Bilgisayar ne kadar uslu olursa etkin kullanımı için gerekli teknik personelin sa yısı o kadar az ve eğitimleri o kadar kolay ola caktır.
Yapay us çalışmalarının önemli bir kısmı olan do ğal dil anlama çalışmaları, gittikçe doğal dillere ben zeyen bilgisayar dillerinin gelişmesine yol açmak tadır. Bilgisayar dillerinin doğal dillere benze mesi, öğrenimlerini kolaylaştırmakta, aynı zaman da program yazılması, düzeltilmesi ve değiştiril mesi işlemlerini kolaylaştırmaktadır. Bu çalışma ların ideal sonucu olarak doğal dili teknik eğitim görmüş bir kişi kadar anlayabilen bir bilgisayar düşünülebilir ki bu bilgisayarı kullanmak için ö zel bir dil öğrenme zorunluluğu olmayacaktır. Bu i deal henüz uzak olmakla beraber bilgisayar dille rinde bu yönde gelişim açıktır. Aynı sonucun deği şik bir yönü bilgisayarın kendisine verilen prog ramdaki basit yanlışları düzeltebilirleridir. Ör neğin FORTRAN dili ile program yazma tecrübesi o lanlar, bilgisayarın, haklı olarak, çok aptal bir
aygıt olduğu kanısına varırlar; unutulan bir vir gül, verilen komutun anlamı tam olarak açık olsa bile, tüm bir programın çalışmaması için yeterli bir nedendir. Daha "uslu" bir bilgisayardan bu tür yanlışları düzeltmesini bekleyebiliriz. Yapay us alanında, özellikle doğal dil konusunda bir çok çalışmalar bu amaca yöneliktir. Programcının dak tilo ve gramer hatasını düzelten derleyiciler üze rinde çalışmalar yapılmaktadır. Bir çok ticari der leyicilerde bu yolda gelişmeler görmek mümkündür.
Bu yönde gelişmelerin bilgisayar teknik personeli eğitimini büyük çapta kolaylaştıracağı açıktır. Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerde personel ye tersizliği sorununun çözümüne yapay us çalışmala rının katkısı olması beklenebilir. Dikkat edilme si gereken bir nokta bu yöndeki çalışmaların, ge lişmiş ülkeler açısından, gelişmekte, olan ülkeler açısından olduğu kadar önem taşımadığıdır. Teknik personel sorunlarına gelişmiş ülkelerde geniş çap ta çözüm getirilmiş, eğitim olanakları yeterli bir düzeyde geliştirilmiştir.
Yapay us'un, gelişmekte olan ülkelerde bilgisayar kullanımı ile ilgisini diğer bir açıdan görmek i çin bu tür ülkelerin teknik personel yapılarının başlıca özelliğini hatırlamak gerekir. Yurdumuzda da, öteki gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi teknik personel "piramit" inin. bozuk olduğu bir gerçektir. Bozukluk özellikle piramidin orta kı sımlarındaki personelin azlığında bulunmaktadır, üst düzeydeki teknik personelin çalışmalarını des teklemek için gerekli orta düzey teknik personel bulunmamaktadır. Daha açık bir deyimle, teknisyen den çok mühendis bulunmaktadır.
Yapay us çalışmalarının amacı uslu bilgisayar geliştirilmesi usun çok boyutlu ve nicel bir de ğişken olduğu göz önünde tutularak gerçekçi bir düzeyde değerlendirildiğinde, bilgisayarların ya kın bir gelecekte, gerçekten yaratıcı us gerekti ren sorunları çözebilecek bir düzeye gelemiyecek leri, ancak daha yakın, mekanik düzeyde us gerekti ren sorunlara cevap verebilecek düzeye gelebilecek leri kanısı yaygındır. Bu sorunu değişik deyimler le tekrarlayabiliriz. Yakın gelecekte uslu bilgi sayarların teknisyen düzeyinde bir çok işlemleri yapabilir düzeye gelmeleri olanak içindedir, örne
ğin, mühendisin doğal dile yakın bir dille verdiği tanımdan veya kaba çizilmiş eskizden teknik resim çizen bir bilgisayar sisteminin ge liştirilmesi yakın gelecekte beklenebilir. Her a landa mühendislik tasarımlarının büyük kısımları bilgisayarlara bırakılabilir; yalın sentez problem lerini çözebilen programların geliştirilmesi ola nak içindedir.
Uslu bilgisayar geniş çapta teknisyen düzeyindeki işleri üslenebilecek bir aygıt olacaktır, ülkemi zin ve diğer gelişmekte olan ülkelerin teknolojik kalkınmasında bu tür bir aygıtın önemli bir düzey de yardımcı olacağı açıktır. Böyle bir gelişmenin bilgisayar kullanımı açısından sonuçlarını değer lendirmek için bilgisayar kullanımının, kullanış alanına göre dağılımına bakmak gerekir. Epir'e (1972) göre yurdumuzda kamu sektöründe kullanılan bilgisayar zamanının ancak % 8'i mühendislik uygu lamalarına aittir, özel sektörde ise bu oran daha da küçüktür. Batıda bilgisayarların icadı ve ge lişmesinin teknolojinin isteklerine dayandığı ve bugün de teknolojik uygulamaların bilgisayar gücü nün büyük bir oranına sahip çıktığı düşünülürse, bu durum şaşırtıcıdır. Bu durumun nedenleri ne o lursa olsun, teknisyen görevi yapan bilgisayarla rın gelişmesinin teknik alanlarda bilgisayar kul lanımı artıracağı, bugün atıl kalan bilgisayar gücünün büyük çapta kullanılacağı bir gerçektir.
5. SONUÇ
Yapay us çalışmalarının ilerlemesinin gelişmekte olan ülkelerde bilgisayar kullanımını olumlu yön de etkileyeceğini, kullanım etkinliğinin artacağı nı bekleyebiliriz. Bu tür ülkelerde bilgisayar kul lanımı düşük etkinlik düzeyindedir; buna neden o larak iki önemli gerçeği, bilgisayar teknik perso neli yetersizliğini ve teknik alanlarda bilgisayar uygulamalarının az olduğunu kabul edersek, yapay us çalışmalarının sorunlara çözüm getirmekte kat kılarının olacağı açıktır.
Genellikle, ancak kuramsal açıdan önemli görülen bu bilgisayar bilimi dalının, gelişmiş ülkelerden farklı olarak gelişmekte olan ülkelerde, bilgisa yar kullanımı bakımından uygulama düzeyinde önem taşıması ilginçtir.
KAYNAKLAR
1) çınar, Ü., "Informatics and Administrative Decision Making"; International Institute of Administrative Sciences Vlorking Group on Infor matics and Administration; Nice Colloquium, Nisan 1973
2) Epir B., Kılan K., Koksal A., "Turkish Re port" OECD Seminar on the Problems and Policies of Computerization in Public Administration. Ankara, Temmuz 1972
3) Fergenbaum E., Feldman J., Computers and Thought, McGraw Hill, 1963
4) Slagle, J.R., A r t i f i c i a l I n t e l l i g e n c e : The Heuristic Programming Approach; McGraw Hill, 1971
5) Turing, A.M., "Can a Machine Think"; Fergenbaum, E., J. Feldman, Computers and Thought; McGrav H i l l , 1963
6) Armer, P., "Attitudes Toward I n t e l l i g e n t Machines"/ in Fergenbaum and Feldman,Computers and Thought, McGraw Hill, 1963