Elektrik Mühendisliği · Sayı 219 · Mart 1975
BİLDİRİ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1975
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- Enerji Ajansı
- EMO 21. Genel Kurulu
- NATO ve CENTO
- elektroteknik sanayii
- sendikalaşma
- dışa bağımlılık
Özet
EMO 21. Genel Kurulu'nun kamuoyuna açıkladığı bildiride, enerji bunalımının emperyalist sömürüden kaynaklandığı, elektroteknik ve elektronik sanayilerinde yerli üretimin geliştirilmesi gerektiği, teknik elemanların sendikalaşma hakkı ile halkın demokratik taleplerinin karşılanması istenmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Bugün k a p i t a l i s t ülkelerde bunalıra, sürekli enf lasyon ve i ş s i z l i ğ i n a r t ı ş ı olarak belirirken, bu sistem içinde yer alan ülkemiz de, bunalımdan en ağır biciir.de etkilenmektedir. Dişa bağımlı kalkınma yöntemini küçük bir kesimin yararına uygulayarak, ülkemizi dar boğazlara sokan ege men güçler, ekonomik bunalımın tüm yükünü ç a l ı yanların s ı r t ı n a yüklemişlerdir. Dışa bağımlı ekonomi p o l i t i k a s ı sonucu hiçbir soruna çözüm bulunamamış, t e r s i n e , sorunların çığ gibi büyü düğü b i r ortamda ülke ekonomisi bunalıma sürük lenmiştir.
Elektrik Mühendisleri Odası 21. Genel Kurulu aşağıdaki bildirinin kamuoyuna açıklanmasını oybirliği ile kararlaştırdı.
EMPERYALİZMİN SÖMÜRÜSÜ BUGÜN ENERJİ BUNALIMININ BASLİCA NEDENİDİR.1
BAĞIMSIZ VE NİTELİKLİ BİR SANAYİLEŞMENİN İLERLETİCİ ADIMI OLARAK, KAMU KESİMİNE AĞIR EKİPMAN ÜRETME OLANAKLARI SAĞLANMALIDIR.
TEKNİK ELEMAN K İ T L E S İ , EKONOMİK HAKLARINA ANCAK SENDİKALAŞMA SONRASI KAVUŞACAKTIR.
HALKIMIZ ÜZERİNE YÖNELTİLEN ANTİDEMOKRATİK VE FAŞİZAN BASKILAR DURDURULMALIDIR.
"İKTİSADİ NATO" DÎYE ADLANDIRILAN ENERJİ AJANSI'NA 6İRİLMEMELÎDİR.
ÜLKEMİZİ DIŞA BAĞIMLI KILAN BÜTÜN İ K İ L İ ANLAŞMALAR FESHECİLMELİ, NATO VE CENTO'DAN ÇIKILMALIDIR.
ENERJİ BUNALIMI
Emperyalizmin y e r a l t ı kaynaklarımızdan insan gücümüze kadar uzanan sömürüsü, bugünkü e n e r j i bunalımının başlıca nedenidir. Ülkemizdeki b i r i n c i l enerji kaynaklarının kullanımına dayanan ulusal bir enerji politikası izlenmemiş, fuel o i l ' i n üretimdeki payının artırılmasıyla, pet rol t r ö s t l e r i n i n sömürüsü yoğunlaşmıştır. Ener ji üretiminde en büyük paya sahip olması gere ken h i d r o e l e k t r i k ve l i n y i t kaynaklarından ge r e k l i ölçüde yararlanılmamış, bilimsel yöntem lerden uzak uygulamalarla özel sektörün elinde ziyan edilen linyit yataklarının devletleşti rilmesine s ı r t çevrilmiştir. Bütün büyük yatı rımlarda olduğu gibi enerji üretiminde de, dün ya bankası ve finans merkezlerinden alınan kre dilerle tesislerin projelendirilmesi ve yapımı yabancı firmalara terkedilmiş, böylece kendi teknik gücümüzün denetimi dışında bırakılarak işlemez hale gelen Keban örnekleri yaratılmış tır.
ENERJİ AJANSI
Öncülüğünü ABD'nin yaptığı, petrol üreten ülke lere karşı kurulmuş bulunan Enerji Ajansı ise ülkemiz için yeni bir sorun olacak n i t e l i k t e d i r . Enerji Ajansı üyeliğinin kesin karara bağlanma sı istenen Türkiye, emperyalist devletlerin e konomik çıkarlarını korumak ve özellikle orta doğunun petrol üreten ülkelerini baskı a l t ı n a almak amacıyla kurdukları bu örgütün dışında kalmalıdır.
ELEKTROTEKNİK SANAYİİ
Enerji üretimi sorunu, beraberinde elektromeka nik makina ve gereç yapımı sorununu getirmekte dir. Ülkemizde bu sanayi dalı tüketime dönük o lanları hariç gelişmemiş durumdadır. Enerji ü retilen kaynakların donanımında kullanılan ağır ekipmanın yanısıra, iletim ve dağıtım için ge rek duyulan diğer yatırım mallarının üretimine geçilememiştir. Üretim alanında, düşük sermaye li ve endüstriyel niteliği olmayan basit atel yelerden, yerli ve yabancı sermaye bileşimine sahip anonim ortaklıklara kadar teknoloji ge liştirme olanağından yoksun kuruluşlar yer al maktadır. Yabancı patent ve lisans egemenliği ne terkedilmiş ve çokluk montaja dayalı bu sektörde üretim, nitel ve nicel yönden çok dü şük düzeyde kalmış, genellikle tüketim malı ü reten bir kimlik kazanmıştır. Elektroteknik mal gereksinmesi, enerji üretimi paralelinde geometrik bir biçimde arttığından, bağımsız ve nitelikli bir sanayileşmenin ilerletici adımı olarak, kamu kesimine, ağır ekipman üretme o lanaklarının sağlanması gereklidir.
ELEKTRONİK SANAYİİ
Sanayileşmede, haberleşmede ve kamu hizmetlerin de kilit konumunda bulunan elektronik sanayii a lanında da ülkemiz, çokuluslu tekellerin ucuz e mek sömürüsüne ve sömürücülere özgü her türlü yönteme başvurarak aşırı kârlar elde ettikleri bir pazar durumuna getirilmiştir. Türkiye'de e lektronik sektörü montaj sanayii niteliğinden kurtulamamış, devre elemanı üretimi başlayama mış, eğitim ve araştırma kurumları uygun çalış ma koşullarına kavuşturulamamıştır. Bütünüyle yabancı teknolojinin ürünlerini monte eden özel sektör, ülkenin kalkınması için gerekli profes yonel cihaz üretimi alanına girmemiş, bu alanda yatırım yapan kamu sektörü çeşitli yollardan kösteklenmiştir. Ülke çıkarlarına uygun bir e lektronik sanayiinin kurulabilmesi, bütün aşa maların kendi olanaklarımızla ve yurt içinde gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
TEKNİK ELEMANLAR
Tekelci sermayenin giderek daha da yoksullaştır dığı halkımızın bir parçası olan "teknik eleman kitlesi, sanayileşme sorunlarının yanısıra, de mokratik ve ekonomik taleplerini içeren kendi sorunlarının da bilincindedir. Teknik elemanlar üzerinde uygulanan istihdam ve ücret politikası özünde bir baskı aracı olmuş, yapay çelişkileri körükleyen yan ödeme uygulamasıyla sorun çözüm süz bırakılarak teknik elemanlar, yurt dışına göçe zorlanmışlardır. Diğer kamu görevlileriyle birlikte teknik eleman kitlesi de, ekonomik hak larına ancak, toplu sözleşme ve grevle donatıl mış sendikalaşma sonrasında kavuşacaktır.
HALKIMIZIN TALEPLERİ
Ekonomik bunalımın siyasal görüntüleri de, de mokratik taleplerde bulunan işçilerin, öğretmen lerin ve öğrencilerin uğradıkları saldırılar ve antidemokratik uygulamalardır. Tüm ekonomik ve demokratik talepleri bastırmaya uğraşan egemen güçler, aynı zamanda kendi aralarında da çıkar çatışmaları içine girmişler, hükümet kuramaz du ruma gelmişlerdir. Bunalımın asıl nedenlerini gözden kaçırmaya çalışan "Milli Cephe" girişim cilerinin, demokratik gösterileri ekranlarına yansıtan TRT'yi boy hedefi seçmiş olmaları, 12 Mart dönemini özleyen faşizm isteklerinin belir gin görüntülerinden biridir.
Ülkemiz, yalnızca egemen çevrelerin çıkarları söz konusu olduğu zaman varlığı görülebilen gü venoyu almamış bir hükümet tarafından yönetil mektedir. Faşist saldırıların yoğunlaştığı bir dönemde, erken seçimle iktidara gelebilecek bir hükümet, halkımızın en acil demokratik taleple rini gündemine almak durumundadır. Halkımızın güncelliğini koruyan taleplerini yinelemekte demokrasinin geleceği açısından yarar görüyoruz:
• Tüm antidemokratik yasalar ve Anayasa değişik likleri iptal edilmeli, halkımızın özgürce ör gütlenmesini önleyen yasal engeller kaldırıl malıdır.
• Teknik elemanlar ve kamu personelinin toplu sözleşme ve grev haklarını kapsayan sendika laşma hakkı yasalaştırılmalıdır.
• İşçilere kendi sendikalarını özgürce seçme o lanağı veren referandum hakkı tanınmalı, ada letli bir toprak reformu yapılmalıdır.
• Bilim özgürlüğünün sağlanabilmesi için, üni versite, yüksek okul ve akademiler özerk bi rer Kuruluş haline getirilmelidir.
• Faşist saldırılar önlenmeli, sermayenin dışın daki tüm toplum kesimlerine yöneltilen bu sal dırıların planlandığı kuruluşlar kapatılmalı dır.
• Askeri yardım görüntüsü altında yıllardır ül kemizi sömüren ABD'ne, gerektiğinde silahlı müdahale hakkini dahi veren ikili anlaşmalar iptal edilmeli, ABD emperyalizminin baskı ve tehdit aracı olarak kullandığı NATO ve CENTO1 dan çıkılmalı, bağımsız bir dış politika il kesi esas alınmalıdır.
Yurtsever Elektrik Mühendisleri, bu demokrasi anlayışı içersinde mücadelelerini sürdürmeye kararlıdır.