Elektrik Mühendisliği · Sayı 222 · Haziran 1975

OLAYLAR - YORUMLAR

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
1975
Sayfa
8
Okuma süresi
24 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • Teknik Eleman Kurultayı
  • sendikalaşma
  • TMMOB Genel Kurulu
  • 12 sayılı kararname
  • 657 sayılı Personel Kanunu
  • emperyalist kapitalist sömürü

Özet

Türkiye 2. Teknik Eleman Kurultayı'nda sendikalaşma mücadelesi ele alınırken, aynı dönemde toplanan TMMOB XX. Genel Kurulu'nda alınan kararlar ve seçilen yönetim aktarılıyor; ayrıca teknik elemanların kamu ve özel sektördeki sorunlarına ilişkin siyasi bir değerlendirme yapılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

7/8 Haziran tarihlerinde An kara Selim Sırrı Tarcan Spor Salonunda toplandı.

ta, kullaştırılmakta, sür günlere, kıyımlara uğramak tadır.

KURULTAY : TEKNİK ELEMANLARIN MÜCADELESİNDE YENİ BOYUTLAR

Geçen yıl Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen Türkiye I. Teknik Eleman Kurultayı'nın ardından, alınan karar gereğin ce bu yıl 32 Teknik Eleman Örgütünün düzenlediği Türkiye 2. Teknik Eleman Kurultayı

TEK GÜNDEM MADDESİ: SENDİKALAŞMAK

2. Kurultay hazırlıklarını yü rüten Kurultay Düzenleme Komi tesi, teknik eleman sorunları nın temelinde sendikalaşmanın yattığının bilincinde olarak, 2. Kurultayın tek gündem mad desi olan Sendikalaşmayı iş lemesinin zorunlu olduğuna ka rar vermişti . Ocak ayı başın dan beri çalışmalarını sürdü ren Kurultay Düzenleme Komite si, Kurultayda tartışılmak ü zere teknik elemanların sen dikalaşmasını konu alan bir rapor hazırlamıştı.

TEKNİK ELEMAN SORUNLARI ANTİDEMOKRATİK UYGULAMA VE ÇIKARILAN KARARNAMELERLE GİDEREK ARTIYOR

Kurultay Düzenleme Komitesi teknik eleman sorunlarının çıkarılan kararnamelerle çö zülmeyeceğini belirterek bu günkü teknik eleman sorunla rını şöyle saptamıştır.

Teknik elemanlar becerile rini halkın hizmetine suna mamakta, üretim dışı istih dam edilmekte ve yönetime katılamamaktadır.

Teknik elemanlar ülke ekono misinin dışa bağımlılığı ne deniyle yerli teknolojinin gerçekleştirilmesini sağla yamamakta, teknik hizmet it hali ile işsizliğe itilmek te, yurt dışına göçe zor lanmakta ve ülke idaresinde söz sahibi olamamaktadırlar.

Teknik elemanlar kamu kuru luşlarında 657 sayılı Per sonel Kanunu kapsamında me mur statüsü içinde çalıştı rılmakta, ekonomik ve anti demokratik baskılar altında üretim dışı istihdamları bir yana, giderek artan ha yat pahalılığı ve enflasyon karşısında geçimlerini te min edecek ücreti alamamak

Son günlerde, özellikle yurt sever teknik elemanlar üze rinde yoğunlaşan baskı ve saldırılar, ayrıcalık teme li üzerine oturan yan öde melerle geri alman ekono mik haklar, 12 sayılı karar name ile getirilen antide mokratik işleyişler memur statüsü içinde getirilen tedbirlerin, değil sorunla rımızı çözmek aksine derin leştirdiğini, antidemokra tik baskıların daha da yo ğunlaştığını kanıtlamakta dır.

Bu durumda;

Teknik elemanların tüm çalı şanlarla birlikte, grev ve toplu sözleşme hakları ile donanmış sendikal haklarına kavuşmaları tek hedefleri dir.

Personel Kanunu kapsamında kalarak memur statüsü içinde sorunlarımızın çözülemiyece ği, daha doğrusu haklarımızın işverenlerin insafına terke dilmiyeceği, çalışanların hak almasının ancak örgütlü bir güçle sağlanacağı bilin ci yurt düzeyinde hizmet gö ren tüm teknik elemanlarca kabul edilmektedir. Sendikal haklar doğrultusundaki tek nik eleman toplantıları iş yerlerine dağılmaktadır.

Kurultay öncesinde büyük şe hir ve işyerlerinde düzenle nen teknik eleman toplantı ları sendikal haklar mücade lesinde önemli adımlar oluş turmuştur.

KURULTAY TEKNİK ELEMANLARIN MÜCADELESİNE YENİ BOYUTLAR GETİRMİŞTİR

Yurt düzeyindeki toplantılar da alınan kararlar gereğince Türkiye 2. Teknik Eleman Ku rultayı teknik elemanların sendikal mücadelesine yeni boyutlar getirmiş, bu mücade leyi ileriye götürecek yeni bir aşama olmuştur.

TMMOB XX. GENEL KURULU TOPLANDI

Mühendis ve Mimar Odaları nın üst kurulusu TMMOBfnin XX Genel Kurulu 23 24 Mayıs1 ta toplandı. Odaların Genel Kurullarında seçilen delege lerden oluşan Birlik Genel Kurulunda yurt sorunları, TMMOB'nin XIX. dönem çalışma ları incelendi, yeni çalışma döneminin esasları belirlen di ve XX.dönemde görev ala caklar seçildi.

Genel Kurula sunulan Çalışma Raporunda, ülkemizin iç ve dış sorunlarıyla ilgili ola rak kamuoyuna sunulan TMMOB görüşleri; eğitim, teknik hizmet ithali, enerji sorunu, toprak reformu gibi konular da yapılan açıklamalar yer alıyordu. Kamu kesimindeki mühendis ve mimarların sen dikalaşmaları yönündeki ça lışmalar, 12 sayılı kararna me, yan ödemeler, haksız a tama ve görevden alınmalar gibi sorunlar da Genel Kurul' da önemle ele alındı.

XIX. Çalışma Dönemi yayın yö nünden önemli bir dönem oldu. Bir önceki dönemde basın ya yın organlarında etkinlik sağlamak amacıyla teksir edi len "haberler bülteni" nin yerini 8 Ağustos 1974'te ya yınlanmaya başlanan "TMMOB Bülteni BİRLİK" aldı. 20 Ara lık 1974 tarihinden başlıya rak yayınlanan BİRLİK HABER LERİ ile 15 günde bir tüm ü yelere gönderilen 50 000 ba simli bir yayın organına ka vuşuldu.

Genel Kurul'da TMMOB içinde ki tüm Odaların ortak bir bi na içinde toplanması için ar sa alımı, bina yaptırılması ve Odaların, Birliğin yayın larının basılması için bir matbaa kurulması amacıyla Birlik Yönetim Kurulu'na yet ki verilmesi de gelecek ça lışmaları çok olumlu yönde etkileyecek kararlar arasın dadır.

Çeşitli yurt ve teknik eleman sorunlarının tartışıldığı, ilerki çalışmalara ışık tu tan XX. Genel Kurul sonunda yapılan seçimlerde, XX. Ça

lışma Dönemi için, Abdülka dir Kahraman (Elektrik), Os man Sencer (Fizik), Fevzi Kü peli (Gemi),Cevdet Karataş (Gemi Mak.lşl.), Arif Deli kanlı (Harita ve Kadastro), Medet Özbek (İnşaat), Mahmut Arman (Jeoloji), Engin Akon (Kimya), Yalçın Çilingir (Ma den), İsmet Rıza Cebi (Maki n a ) , Melih Töreli (Metalürji), Sabahattin Yalkın (Meteorolo ji), Teoman öztürk (Mimarlar), lledim Ergüven (Orman),Hüseyin Gürcan (Petrol), Or«l Ataman (Şehir Planlama), Mansur Bil geç (Ziraat) TMMOB Yönetim Kurulu üyesi; Lütfü Akkan, Fatih Tunç al an, Nejat Tarlan Denetleme Kurulu Uyesij Me tin Oruç. Beş tepe, Vural Se zer, Ertûğrul Amasyalı, Er gun Unaran, Haldun Özen Y. Onur Kurulu Üyesi olarak gö revlendirildiler. Yeni Yöne tim Kurulunun yaptığı görev bölümüyle, Başkanlığa Teoman Öztürk, Başkan Yardımcılığına İsmet Rıza Cebi, Saymanlığa Medet Özbek getirildi.

TOM ÇALIŞAN KİTLELERİN DAYANIŞMASINA DOĞRU

EMPERYALİST KAPİTALİST ÖRGÜTLENME ve YAŞADIĞIMIZ SONUÇLAR Bilim ve tekniği pazara çı kartmamış, yabancı sermaye çevreleri ile bütünleşmemiş, halkını ve yurdunu seven tek nik elemanlar, sömürü ve bas kıdan kurtuluş yolunu halkı mızın kurtuluş süreci içinde görmektedirler. Bu görüş ile, egemen sınıflara karşı safta

ki yerlerini de kesin ve et kin bir biçimde almışlardır.

Bu bir rastlantı değildir. Çünkü Türkiye teknik eleman ları, etkin ve planlı bir biçimde örgütlenen emperya list kapitalist uygulamanın sonuçlarını fiilen yaşamak tadır.

Uluslararası tekelci sermaye nin ve yerli işbirlikçileri nin bu örgütlenme süreci i çinde, kamu kuruluşlarının planlama, yatırım, üretim ve denetleme alanlarındaki et kinliği aşamalı olarak ve ö zellikle son yıllarda iyice azaltılmıştır. Bir yandan bu girişimin sonucu olarak kamu kuruluşları, iç ve dış sömürü ortaklıklarının bürokratik hizmetlerini gören birimler düzeyine düşürülmekte, diğer yandan özel kesimin ve yaban cı firmaların etkinliği ala bildiğine artırılmaktadır.

Açıkça ortadadır ki, bugün ülkemizdeki tüm önemli yatı rım kar afi arı yabancı banka lar ve firmaların etkisiyle alınmakta, tüm büyük projele rin planlama, projelendirme., uygulama ve denetleme hizmet leri yabancılar tarafından karşılanmaktadır. Kamu kuru luşlarının yerini yabancı bankalar ve yabancı firmalar almış ve almaktadır. Bu ge lişmeye paralel olarak, tek nik kadroların özel kesimde yaşama olanağı bulabilmele ri de, yabancı firmalarla ortaklık kurmaları koşuluna bağlanmıştır. Yabancı tekel ci sermayenin ve yerli ortak larının, yerli teknik kadro ları kendi kâr amaçları doğ rultusunda örgütleme girişim lerinin bir örneği, 1970'ler de çıkartılan 7/117 sayılı kararnamedir. Bu kararname ile "firmalaşma" olayının hızlandırıldığı hatırlanacak tır.

Kısaca, bugün varılan nokta da kamu kuruluşları, Anayasa nın kendilerine yüklediği ka mu görevlerini yerine getire mez duruma indirgenmiştir.

TEPKİ

Kalkınmanın vazgeçilmez un surlarından biri olan teknik kadrolar, kendi ülkesinin i şini yapamayan, denetleyeme

yen, gel işemeyen yerli ve ya bancı sermaye tarafından ucu za istihdam edilen kapıkulla rı durumuna indirgenmiştir. Teknik elemanlarımız yurt i çinde ve yurt dışında emper yalist kapitalist sömürü kıs kacı ile sımsıkı sarılmış bu lunmaktadırlar.

Teknik kadrolarımızın 7, 65' ini oluşturan kamu görevli leri, yürürlükteki ekonomi politikasından en çok etki lenen kesimdir. Bu kesim açık bir geçim sıkıntısı içindedir ve bu nedenle, egemen sınıf ların sömürü mekanizmasına karşı oluşan tepkilerin önem li bir kaynağını oluşturmak tadır. Toplu sözleşme ve grev hakları ile donatılmış sendi kal örgütlenme isteği, bu ge nel tepkinin bugünün koşulla rında oluşan somut bir görün tüsüdür.

Özel kesimde çalışan teknik elemanların, yabancı firma lara ve yerli işbirlikçile rine öncelik tanıyan yatırım ve planlama politikası için de günden güne artan örgüt lenme isteği de önemli bir gelişmedir.

BASKI

Yurtsever kadroların bu tep kisinin bilinçli ve kapsamlı bir mücadele biçimine dönüş mesi, sermaye çevrelerini ve yabancı mihrakları ciddi ted birler almaya yöneltmiştir. Yurtsever istekler egemen çevrelerin ekonomik ve poli tik ittifakları tarafından susturulmak istenmektedir.

Kamu kesiminde çalışanların sendikal mücadele olanakla rının yokedilmesi ve 657 sa yılı devlet memurları yasası içine hapsedilmesi, antide mokratik baskıların ilk gös tergelerindendir. Aynı süreç içinde TMMOB yasası değişti rilerek Odalar kapatılmak istenmiş, demokratik meslek örgütlerinin parasal kaynak ları kurutulmaya çalışılmış ve birçok yurtsever teknik eleman çeşitli suçlamalarla baskı altına alınmıştır.

Sermaye çevrelerinin sürdür düğü bu baskı mekanizması, 1973 seçimlerinden sonra ya şadığımız 1. koalisyon hükü meti döneminde yeni boyutlar

kazanmış, göreli olarak deği şen ekonomik ve politik ko şullarda sözü edilen ilerici girişimler, birer vaat olmak tan öteye geçmemiştir.

Şu anda yaşamakta olduğumuz 2. koalisyon dönemi, teknik elemanların haklı mücadele sinden en fazla ürken, rahat sız olan çevrelerin politik iktidarının oluştuğu bir dö nemdir ve doğal olarak üze rimizdeki baskılar artmıştır.

Örneğin işyeri temsilcileri miz meslek Odaları ve TMMOB ile olan ilişkileri nedeni ile sürekli rahatsız edilmek te, sözlü olarak "uyarılmak ta" ve sonuç alınamadığı za man başka bir yere atanarak etkisizleştirmeye çalışılmak tadır.

Önemli üretim birimlerinde, ( ki, örneklerden biri İsken derun Demir Çelik Tesisleri dir), devlet istihbarat ör gütlerinden de daha etkin ol duklarını açıkça iddia eden bazı grupların yönetiminde olan sendikaların olumlu gö rüşü alınmadan işçi ve tek nik eleman işe alınmamaktadır.

İşe alınmış olan teknik ele manlar hakkında aynı çevre lerin olumsuz ihbarları, ya salara aykırı biçimde uygu lanan işten atılmalara neden olmaktadır. Bazı kuruluşların teknik eleman arayan ilanla rının gazetelerde ilan edil mesine karşılık, kendileri gibi düşünmeyen teknik ele manların tayinlerinin bir türlü çıkmaması anlamlı ör neklerdendir.

Bütün bu örnekler, gelecek günlerde yurtsever teknik elemanları daha çetin günle rin beklediğinin somut gös tergeleridir.

YARGILARIMIZ GÜN GEÇTİKÇE KANITLANMAKTADIR

Bugün iktidarda olan çevre lerin antidemokratik, çıkar cı kimlikleri, geçmiş yılla rın "icraat"ları ile belge lenmiştir, kanıtlanmıştır. Bu kimlik kitleler tarafın dan bilinmektedir.

Hükümet programında yeralan muhtemel "icraat"lar konusun da kamuoyuna açıklanan TMMOB görüşüne kısaca gözatmakta yarar vardır.

Kamu kaynaklarınızın, teşvik tedbirleri adı altında küçük bir azınlığa, hem de "hür de mokratik rejim" adına peşkeş çekileceği söylenmiştir...

Bu yargımız çok kısa bir sü re içinde kanıtlanmış, akra ba grupları ve siyasi çıkar çevreleri paylarını almaya başlamıştır. îlk teşvik bel gelerinin, bir akraba ortak lığı olan ORMA şirketi ile bir MSP mensupları ortaklığı tarafından alınması, "ulusal savaş sanayii"ni kârlı bir yatırım alanı olarak gören yeni girişimlerin program lanması, bilinen gerçekler arasındadır.

Egemen sınıfların siyasi tem silcilerinin yabancı tekelci sermayenin temsilcisi olan bankalara umut bağladığı söy lenmiştir.

Kısa süreler içinde Dünya Ban kası başkanının, Chase Manhat tan Bank genel müdürünün ül kemizi ziyaret etmesi, Bil derberg Konferansı adı altın da gizli toplantılar yapılma sı, görüşümüzü kanıtlayan o laylar arasındadır.

Yabancı petrol şirketlerinin halkımız ve ülkemiz zararına girişimlerinden sözedilmiştir.

Bu şirketlerin kısa bir dönem önce ilgili Bakanlık tarafın dan reddedilen istekleri ay nen kabul edilmiş, hazineden bu şirketlere milyonlar akta rılmış ve ülkemizde, petrol arama izni verilmiştir.

Emperyalist ilişkilerin yeni den yoğunlaşacağı söylenmiş tir.

Hemen arkasından NATO genel sekreteri gelmiş, Kıbrıs so rununu, silah ambargosunun sonuçlarını gözden geçirmiş ve gitmiştir..vb.

Bütün bu gelişmeler ülkemiz ve halkımız açısından tehli keli girişimlerdir. Zira bü tün bu ilişkilerde, özel gö rüşmelerde alınan kararların, teşvik edilen yerli ve yaban cı yatırımların faturasını emekçi yığınlar ve onların bir parçası olan teknik ele manlar ödeyecektir.

GÖREVLERİMİZ

Üyelerimizin, halkımızın ve ülkemizin çıkarlarına ters

düşen bu iç ve dış gelişme ler karşısında, ekonomik ve demokratik mücadelede bizle re düşen görevler daha da önem kazanmaktadır. Bu neden le, bugünün koşullarında ger çekleştirilmesi gereken tüm teknik elemanlar arasındaki düşünce ve davranış birliği nin sağlanmasıdır. Ancak bu olgu tek başına yeterli de ğildir. Teknik eleman örgüt lerinin diğer demokratik kit le örgütleri ile ilişkisi ve teknik eleman kitlesinin di ğer çalışan kitlelerle fiili dayanışması sağlanmadan etki li olunamaz.

Kitleler arası ilişki ve fii li dayanışmanın antiemperya list, antifaşist ilkeleri ışığında bu dayanışmayı ge ciktiren tüm engeller önümüz deki dönemde aşılmalıdır.

Emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine, faşizme ve onun silahlı zorbalarına kar şı gelişen demokratik mücade leye olan katkımız, emekçi kitlelerin özlemleri gerçek leşene kadar güçlenerek süre cektir.

Tarihimiz ve dünya tarihi bizlere emperyalistlerin de ğil ulusal kurtuluş güçleri nin, sömürgenlerin değil sö mürülen halkın zafere ulaşa cağını göstermiştir.

1920'ler Türkiyesinden Vahdet tinin tngiliz gemisi ile, 1975'ler Kamboçyasından Lon Nol'un, Vietnamda Kaoki ve Van Tiyö'nün Amerikan uçak ları ile yurtdışına kaçışla rı, dünyamızın görüp geçirdi ği tüm işbirlikçilerin gele ceğini gözler önüne seren so mut örneklerdir.

"Yüreğimizdeki insan sevgisi ni ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp ata mayacağının bilinci içinde; bilimi ve tekniği emperyaliz min ve sömürgenlerinin değil, halkımızın hizmetine sunmak için" her çabayı güçlendire rek sürdürme yolunda inançlı ve kararlıyız.

(TMMOB XIX. Dönem Çalışma Raporu, Giriş.)

PETROL DÜNYASINDA BİR AY

1973 y ı l ı Arap lsrail savaşı ertesinde hızla artan petrol fiyatları bilindiği gibi geç tiğimiz y ı l yaygın enflasyona rağmen OPEC tarafından dondu rulmuş, hatta fiyatların dü şürülmesi sornnu b i l e ortaya a t ı l m ı ş t ı . 1975'in Ocak ayı sonunda Cezayir'de yapılan OPEC toplantısında da İran ve Cezayir, petrol fiyatlarının y ı l sonuna kadar artırılmaya cağını ve hatta sonraki artış ların da uluslararası ihracat fiyatlarının altında kalaca ğını açıkça belirtmişlerdi. Ancak ABD y a n l ı s ı olarak bi linen İran Şahının Mayıs ayı içinde Venezüella'ya yaptığı resmi ziyaret sonunda enflas yondaki a r t ı ş nedeniyle petro le zam önerisinde bulunması, petrol konusuna içinde bulun duğumuz yılda da yeni boyutlar kazandıracağa benzer. Venezü e l l a ziyaretinde İran Şahı dünya çapında enflasyonun e t k i l e r i n i silmek için petrol fiyatlarının artırılması ge rektiğini söylemiştir, tran Venezuella ortak bildirisinde enflasyonun artması nedeniyle petrol ülkelerinin son 18 ay içinde gelirlerinde % 30 azal ma olduğu iddia e d i l m i ş t i r . Bildiride petrol fiyatların daki a r t ı ş ı n enflasyona ancak % 2 katkıda bulunduğu i l e r i sürülürken enflasyonun Batı Avrupada ortalama % 14 h ı z l a gelişmesi karşısında petrol fiyatlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği savu nulmuştur. Ortak bildiride ayrıca yeni bir uluslararası iktisadi sistem çağrısında bulunulmuş ve petrol f i y a t l a rının sanayileşmiş ülkelerin mamullerinin fiyatlarına bağ lanması istenmiştir. Bir yan dan petrol üreten ülkeler i l e tüketici ülkeler arasında pet rol savaşı sürerken İran Şahı Rıza Pehlevihin British Pet roleum Şirketinin % 10 h i s s e s i n i satın almak üzere Bank of England y e t k i l i l e r i i l e görüşmeler yaptığı öğrenil m i ş t i r . Bu arada bir Batı Al man enerji grubunun da BP'nin hisselerine talip olduğu söy lenmektedir. Şahın BP'nin hisselerine talio olması İn giltere'de İşçi Partisi mil l e t v e k i l l e r i arasında t a r t ı ş

ma konusu olmuş, bazı m i l l e t v e k i l l e r i BP'nin h i s s e l e r i n i n halka verilmesi gerektiğini s avunmuş1ardır.

İran şahının BP'den başka Bur mah Oil Company'nin Kuzey De nizi petrol yataklarından da hisse satın almak üzere şirket y e t k i l i l e r i i l e İran'da görüş meler yaptığı bildirilmekte dir.

Petrol konusunda bir başka ge lişme de, Suudi Arabistan Hü kümeti i l e Arab American Pet roleum Company'de CARAMCO) h i s s e s i oıan yabancı petrol ş i r k e t l e r i (Mobil, Exxon, Texacp ve California Standard Oil) arasında Mayıs ayı so nunda Suudi Arabistan'da ya pılması beklenen görüşmeler. Bu görüşmeler de ARAMCO'nun % 100 Suudi Arabistan Hüküme tine devrolunması konulunun ele alınacağı bildirilirken MOBİL'inşu sıralarda ARAMCO1 daki h i s s e s i n i artıracağı söy l e n t i l e r i de dolaşmakta. New York Mobil Petrol Şirketi h i s se senetleri satın alarak ge lecek dört yılda ARAMCO1daki hissesini X 50 artırmayı plan , lamaktadır.

MOBÎL. ARAMCO'daki h i s s e s i n i artırmakla bir yandan ABD1 deki rafineri gereksinmelerini karşılamak i ç i n y e t e r l i ham petrolü elde ederken öte yan dan Suudi Arabistan petrolü üzerindeki etkinliğini arttı racaktır.

TÜRKİYE'DE

Mayıs ayı başında p e t r o l konu sunda MC hükümeti kamuoyunun tepkisiyle karşılanan önemli kararlar a l d ı . Yabancı p e t r o l ş i r k e t l e r i n e yılda toplam 80 , milyon l i r a l ı k bir ödün s a ğ l a yan v a r i l başına 10,50,dolar l ı k ithal fiyatı istemi kabul e d i l m i ş t i . Enerji Bakanı S e l a hattin Kılıç'in aldığı bir başka önemli karar da BP'ye Türkiye'de petrol arama ruh satı verilmesi oldu. BP'nin burjuva basınında çıkan ve Türkiye'de petrol araştırmala rına başlıyacağını bildiren büyük boy reklamları böylece meyvesini vermiş oluyordu. Milliyetçi politika yalnız bu sınırlar içinde kalmıyor ayrıca petrol ürünlerinin Tür kiye'deki dağıtımına yabancı petrol şirketleri de ayrı bir

kararla ortak ediliyordu. Ulusal petrol şirketlerinin ottak olduğu Akaryakıt Dağı tım Anonim Şirketi (ADAŞ) bun dan böyle iç dağıtımda yabancı şirketlerle rekabet edecekti. Mobil ve BP şirketlerinin MC hükümeti ile pazarlıktan ka zançlı çıktığı günlerde bir başka yabancı şirket SHELL ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına petrol dışındaki kaynakları değerlendirme yo lundaki bir raporla başvuru yordu. SHELL, Türkiye'de bol miktarda bulunan düşük kali teli linyitlerden petrol ve kok üretilerek ülkenin enerji ihtiyacının karşılanabilece ğini öne sürüyor ve bir "Ener ji Projesi" hazırlayarak bunu Bakanlığa incelenmek üzere veriyordu. Doğal kaynakları mızın tümüne el koymanın öz lemi içindeki bu tür bir gi rişim Bakanlık yetkililerin ce "can kurtaran simiti" ola rak nitelendiriliyordu.

DEM1R CEL1K FİYATLARININ İNDİRİLMESİ EGEMEN ÇEVRELERİN YARARINADIR

GELİŞMELER Geçtiğimiz ay içinde demir çelik kesimini ilgilendiren önemli gelişmeler kaydedildi. Bunlardan birincisi demir çe lik fiyatlarındaki % 6 16 ci varındaki indirim, ikincisi de hazineyi yabancı demir çe lik üreticileri ve yerli tüc carlar lehine zarara sokan

demir çelik için verilen ge reksiz ithalat izinlerinin kaldırılmaması konusu idi.

Basında çıkan haberlerde de mir çelik fiyatı indirimi ko nusunda Cephe Hükümeti içinde görüş farklılıkları olduğu yer alıyordu. Erbakan yurt içi demir çelik fiyatlarında % 60 oranında bir indirimde ısrar ederken Demirel'in bu ölçüde bir indirime karşı çık tığı söyleniyordu. Bu arada Türkiye İnşaatçılar Federas yonu bir rapor hazırlayarak fiyat indirimini destekledik lerini belirtirken bugünkü koşullara ve dış piyasa fi yatlarına göre demirin kilo sunun 485 kuruştan daha aşa ğıya indirilmesinin gereksiz ve hatalı olduğu görüşünü sa vunuyordu. Demir çelik sömü rüsünden pay alan farklı ser maye gruplarının çıkarlarını aynı anda gözetmenin güçlüğü ile karşılaşan hükümet ortak ları daha sonra demir çelik fiyatlarında % 6 16 oranında bir inJirim kararında anlaş mışlardır. Bir ara malı olan demir çelik fiyatlarında ya pılan indirim; buzdolabı, o tomobil, konut vb. tüketim ve inşaat mallarının maliye tini düşürecek ve bu arada bahsi geçen mamullerin fiyat larının ucuzlamadığı hatta yeni zamlar yapıldığı düşünü lürse inşaatçı ve sanayici lere ek t a t l ı kazançlar sağ layacaktır.

Demir çelik sektöründe git tikçe güncellik kazanan bir başka konu da iç ve dış fi yat farklarından dolayı itha latçılara 500 milyon liradan fazla haksız kazanca olanak sağlayan demir çelik için ve rilen gereksiz ithalat izin l e r i idi geçtiğimiz ay için de. Bilindiği gibi demir çe lik, Talu hükümeti zamanında çıkarılan bir kararname ile günümüze kadar gümrüksüz ve istihsal vergisi alınmaksı zın ithal edilebilmekte. Bu arada dış ve iç piyasadaki fiyat farklılıkları nedeniy le yerli işletmeler ithalat çılarla rekabet edemezlerken, bir kısmı da iflasın eşiğine gelmişlerdir. 1975 y ı l ı için de 140 bin ton demir çelik ithali öngörülürken Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yılbaşın dan beri 397 bin ton demir

çelik ürünü için ithal izni vermiştir. Ülkede (kamu sek törü ve özel sektör dahil) 1 milyon tondan fazla demir stoku bulunmasına rağmen Cep he Hükümetinin ithalat izin lerini durdurmamasmın nedeni olarak hükümetin MSP kanadı nın demir çelik ithalatı ya pan tüccar sermayesini gücen dirmemek arzusu gösterilmek tedir.

METALÜRJİ MÜHENDİSLERİ ODASININ BİLDİRİSİ

Bu konuda Metalürji Mühendis leri Odası bir b i l d i r i yayım lamıştır. Yeni hükümetin de mir çelik fiyatlarını indirme politikasının, acısı çalışan ların sırtından çıkacak olan, sermayedarların kârlarını ço ğaltıcı, egemen çevrelerin yararına ve halkımız çıkarla rına ters düşen bir uygulama olduğu belirtilen bültende özetle şöyle denilmektedir:

Demir Çelik fiyatlarının in dirilmesinin ne anlama gele ceğini, ülkemiz demir çelik üretiminin ne durumda oldu ğuna bakarak anlıyabiliriz. Ülkemizde demir çelik üreten ve sanayii etkileyecek iki büyük kuruluş mevcuttur: Ka rabük ve Ereğli Demir Çelik Kuruluşları. İskenderun'daki 3. Demir Çelik İşletmeleri henüz üretime geçmemiştir. De mir çelik fiyatlarının indi rilmesinin bu iki kuruluş ü retimlerini olumsuz yönde et kileyeceği açıktır. Fiyat in diriminin gerçekte kimlerin yararına olduğunu anlamak i çin bu iki kuruluşun üretim lerine kısaca bakmak gereke cektir. Karabük Demir Çelik' in üretiminin önemli bölümü haddelenmek üzere hazırlanan ingot, kütük vb. mamullerdir. Karabük Demir Çelik Kuruluş larının hemen yanında kurulan haddehaneler bunları a l ı r , haddeler ve piyasaya sürer. Haddelenen mamuller genel ola rak inşaat kesiminde kullanı lan inşaat çelikleridir. Üre timin kalan bölümü ise çelik konstrüksiyon ve ç e ş i t l i ye dek parça imaline yöneliktir. Ereğli Demir Çelik Fabrika sının üretimi ise saç levha

lar üzerinde yoğunlaşmakta dır. Saç levha üretimi ülke miz tüketim sanayiinin (oto motiv, buzdolabı, çamaşır makinası vb.gibi) en önemli gıroiletendendir. Demir çelik üretimimiz yukarda da belir tildiği gibi inşaat ve tüke tim malı imaline girdi verecek şekilde düzenlendiği için, fi yat indirimininde lüks konut yapımcılarının ve tüketim ma lı imalatçısı sanayicinin işi ne yarıyacağı açıktır. Şu sı rada yaz aylarına girilmekte ve inşaat mevsimi açılmakta dır. Ne var ki yatırımlar te mel altyapı inşaatını hızlan dıracak düzeyde değildir ve o hıza ulaşacağa da benzeme mektedir. Bu durumda demir çelik fiyatlarını indirmek lüks konut yapımını hızlandı racaktır. Ancak konut ve kira fiyatlarında da bir düşme ola cağını söyleyemeyiz. Bu olgu yu çimento fiyatlarının da in dirilmesi hızlandıracaktır.

Kaldı ki piyasayı ellerin de tutan haddecilerin ve demir tüccarlarının kara borsa ve piyasa oyunlarıy la kendi satış fiyatları nı, kârlarını düşürmeyecek bir düzeyde tutacakları da açıktır.

Saç levhalar konusunda du rum daha da belirgindir. Kısa bir süre önce daya nıklı tüketim mallarının fiyatları artırılmıştır. Şimdi ise bu malların ü retiminde en önemli girdi olan saç levhaların fiyat ları indirilmektedir. Baş ka bir deyişle maliyetler düşmekte buna karşılık ma mul fiyatları yükselmekte dir.

Demir çelik fiyatlarındaki indirim karşısında kuru luşların çalışanların üc retlerini bile ödeyemez du ruma düşecekleri şimdiden basında yer almıştır. Bu zararların devlet tarafın dan karşılanması, bu po litika ile sermayedarların elde edeceği kârların hal kımız tarafından finanse edileceğini göstermekte dir.

AFS1N ELBİSTAN PROJE ÇALIŞMALARI

Afşin Elbistan Entegre Projesi çalışmaları sürdürülmektedir. Afşin Elbistan Termik Santra l ı , Kahramanmaraş'ın yaklaşık 100 km kadar kuzeyinde Elbis tan ve Afşin kasabaları ara sında, bu bölgede bulunan dü şük k a l i t e l i linyit kömürü yataklarının değerlendirilme si amacıyla kurulmaktadır.

Proje ana hatları i l e iki kısımdan oluşmaktadır:

1) Maden,sahası 2) Termik santral

Projenin birinci kısım çalış maları (maden sahası) TKİ ta rafından yürütülmektedir. Kö mür yataklarının kullanılabi lir kapasitesi yaklaşık 1,8 milyar tondur. Kömür ortalama 40 120 m arasında değişen bir toprak örtüsünün altında bu lunduğundan, önce toprak örtü sü kaldırılacak ve kömür açık olarak işletilecektir. Kömü rün kalorisi ortalama olarak 1000 kcal/kg'dır. Yılda yak laşık 20 milyon ton kömür ü retimi amaçlanmıştır. Bunun 17,2 milyon tonu santralda kullanılacak 2,8 milyon tonu ise evlerde yakıt olarak kul lanılabilecektir.

Projenin Termik Santral kısmı TEK tarafından üstlenilmiştir. TEK kendi kapsamı içinde iş leri paketler halinde ihale ye çıkartmıştır. Bunlar 12 ta nedir :

1) Buhar üretimi (Kazan) 2) Türbo Generatör

3) Kömür kül nakil sistemi 4) Salt sahası

5) Su tasfiye sistemi 6) Pompalar 7) Transformatörler 8) Düşük gerilimli elektrik donanımı 9) Kontrol aletleri 10) İnşaat işleri 11) Genel müteahhit 12) Diğer kısımlar

Şimdiye kadar ilk 4 kalem söz leşmeye bağlanmıştır. Kazan ihalesi V.K.W Vereinigte Kes selverke AG (Batı Almanya) firmalarından oluşan konsor siyuma verilmiştir. Türbo Ge neratör ihalesini BBC/CEM (B.Al nan/Fransız), Kömür kül

nakil sistemi ihalesini PHB Pohlig Heckel Bleichert (B.Al man) ve salt sahası t e s i s l e r i ihalesini de BBC (B.Alman) firmaları almıştır. Transfor matör ihalesine ait teklifler ise 22 Mayıs 1975 tarihinde TEK'na verilmiş olacaktır. Düşük gerilimli elektrik do nanımı ve kontrol aletleri şartnamelerinin hazırlanması na devam edilmektedir.

Diğer müteahhitler tarafından temin edilen malzemenin Tür kiye'de nakli, sahada montajı, santralın işletmeye alınması ve diğer müteahhitlerce temin edilemeyen malzemenin temini işlerini görecek olan Genel Müteahhit ihalesi için ç e ş i t li firmalardan tanıtıcı dokü man istenmiş ve bu dokümanla ra göre 7 firmaya yeterlik belgesi verilmiştir. Şartname hazırlıkları ise sürdürülmek tedir. Genel Müteahhit ihale si ile ilgili yeterlik belge si verilen 7 firma şunlardır:

1) M.W.K Int. Ltc. Inc. (ABD)

Fischbach and Moore (ABD)

Int. Corp.

2) Foster Vheeler Corp. (ABD)

3) Bechtel Fover Corp. (ABD)

4) Nurol tnş.Koli.Şti.(Türkiye)

Blount Brothers

5) Energo Project (Yugoslavya)

Burns and Roe

6) BBC

VKW

(B.Almanya)

Babcock

7) GÎE

(İtalya)

BOYOK SERMAYENİN ÖNERİLERİ

Sermaye kesiminin önde gelen liderleri geçtiğimiz ay için de İstanbul'da Çınar Otelinde 2 gün süren g i z l i bir toplan tı düzenlediler. Basına sızan haberlere göre toplantıya çe ş i t l i finans gruplarını tem s i l eden elliye yakın işada mı katıldı. Toplantıda i ş ç i

ücretlerindeki artışın önlen mesi, kredi olanaklarının ar tırılması gibi konularda tam bir görüş birliğine varılır ken, siyasi tercih konusunda aynı durum gözlenemiyordu. Ö zellikle tzmir ve bir kısım Ankara finans grupları AP'nin desteklenmesi gerektiğini sa vunurlarken, tstanbul sermaye sini ağırlıklı olarak temsil eden Ertuğrul Soysal ve Can Kır aç'ın CHP'nin de özel sek töre saygı duyan, işadamla rıyla ilişkileri zedelemeyen bir parti olduğu yolunda ko nuşmalar yaptığı görülüyordu. Bu arada finans kapitalin ö zellikle İstanbul kesiminin, pamuk ihracatı, tekstil sana yii gibi konularda Çukurova ve tzmir kesimlerinin acil talep lerine öncelikle cevap veren Hükümetin icraatını eleştirdi ği görülüyordu. Toplantıda or tak karar ve görüş birliğine varılan noktalar ise özetle şöyle idi: "Sanayide çalışma barışı mutlaka kurulmalıdır. Fabrika kurulması işadamların dan isteniyorsa, fabrikalara el koyma özlemlerinin gideril mesi gerekir. Çoğalan işçi sendikalarının ücret attırımı talepleri işverenleri rahatsız etmekte ve bu yüzden çalışma barışı kurulamamaktadır. Toplu sözleşme zamları ile işçi üc retleri geçinme endekslerinin çok üstüne çıkmıştır ve bir işçi bir işletmeye yılda 84 bin liraya mal olmaktadır. Ar tık işçi ücretlerinin artı rılmasına engel olunmalıdır. Sık sık kullanılabilen grev hakkı karşısında lokavt da serbestçe kullanılabilmeli dir." Toplantıda ayrıca "Ana yasamızın kabul ettiği ekono mik rejimin 'liberal kapita lizm1 politik rejimin ise 'öz gürlükçü demokrasi' olduğu halde iş kanunlarının totali ter ülkelerin kanunlarına ben zediği" görüşü öne sürüldü. Türkiye de solun güçlenmekte olduğu ve bu tehlikeli gidişe son verilmesi gerektiği görü şünde de konuşmacılar birleşi yordu. Toplantının sonundaf inans kapitalin İstanbul kesiminden gelen ve özel sektörün merke zî bir karar organı işlevini görecek "Milli Konsey" öneri sine ise başta Sakıp Sabancı (Çukurova) olmak üzere bazı sanayi ve ticaret odaları baş kanları karşı çıkıyorlardı.

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNİN 1975 FİNANSMAN İHTİYACI 30 MİLYAR LİRA

Kamu iktisadi teşebbüslerinin 1975 yılı yatırım ve finans man programlarında yer alan yıllık ödemeler toplamının 28 milyar 926 milyon lira, temini gereken finansman ih tiyacının ise 30 milyar 761 milyon lira olacağı belirtil mektedir.

Maliye Bakanlığınca hazırla nan ve 27 kamu iktisadi te şebbüsünü içeren raporda, bu kuruluşların 1975 yılında top lam 3 milyar 16 milyon lira zarar edeceği, 28 milyar 926 milyon lira ödeme yapacakları ve kaynak toplamlarının 22 milyar 939 milyon lira olaca ğı belirtilmektedir.

27 kamu iktisadi teşebbüsü arasında en fazla yatırım yapması öngörülen,3 milyar 83 milyon liralık yatırımla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'dır. Türkiye Demir Çelik Endüstrisi Kurumu'nun 2 milyar 600 milyon liralık, Etibank'ın 1 milyar 635 mil yon liralık, TCDD'nin 2 mil yar 603 milyon liralık ve TKÎ'nin 1 milyar 50 milyon liralık yatırım yapması öngö rülmektedir.

YATIRIM, FİNANSMAN

Kamu iktisadi teşebbüslerine finansman için 1975 yılında toplam 30 milyar 761 milyon lira gerektiği ve ihtiyacın karşılanması için Devlet Ya tırım Bankası, bütçe, dış proje kredisi, özel fon ile dış borçlanma ve döviz olarak sağlanacak diğer olanaklardan faydalanılacağı bildirilmek tedir. Dış borçlanma ve döviz olarak sağlanacak olanakların 7 milyar lira civarında olma sı gerekmektedir.

(Cumhuriyet, 2 Mayıs 1975)

ORTAK PAZAR'IN YENİ ÜYELERİ

Yunan Dışişleri Bakanı Bitsios İtalya'ya yaptığı resmi ziya ret sırasında yaptığı basın toplantısında Yunanistan'ın bir y ı l içinde AET'ye tam üye kabul edilmesini isteyeceğini söylemiştir. İtalya Dışişleri Bakanı da Yunanistan'ın AET'ye katılmasını desteklediğini söylemiştir.

İsrail'in AET'ye alınması Arap ülkelerinin tepkisine yolaç mıştır. İsrail i l e Ortakpazar ülkeleri arasında imzalanan anlaşma İsrail mallarının 1977 y ı l ı ortalarına kadar bir en gelleme ve gümrük duvarı i l e karşılaşmadan AET pazarlarına kademeli olarak girebilmesini öngörmektedir.

TSE 15. GENEL KURULU

Türk Standartları Enstitüsü nün 15. Olağan Genel Kurulu 23 Mayıs 1975'te Ankara'da toplandı. Genel Kurula Oda mız temsilcisi olarak Aykut Erol katıldı. Genel Kurul, şimdiye kadar olageldiği gi bi yine Ticaret ve Sanayi Odalarından gelen büyük sa yıda delegenin egemenliği al tında yapıldı. Başka ülkeler de genellikle devlete bağlı kuruluşlar olarak kurulan ve çalışan standartlar ku rumlarının aksine, TSE, bi

lindiği gibi özel kesim tem silcilerinin çoğunlukta ol duğu genel kurullarca yöne tilmektedir. TSE'de çalışan personelin memur sayılmaları gerçekleştirilerek sendika laşmaları önlenmiş, böylece de iş güvenliğinden yoksun kalmaları sağlanmıştır. TSE' nin denetimi her yıl Genel Kurula "adet yerini bulsun" kabilinden sunulan bir iki sayfalık denetleme raporları ile geçiştirilmektedir. Bü yük törenlerle "2000"inci Türk Standartı" nın kabulünü kutlayan TSE'nin 15 yılda kabul ettiği 2000 standartın 1500'den çoğunun çeviri ol duğu bilinmektedir. 15. Genel Kurul TSE'nin temel sorunla rının hiçbirine çözüm getir meden 23 Mayıs günü toplan mış, aynı gün çalışmalarını bitirerek dağılmıştır.

"HOKOMET PROGRAMININ GETİRDİKLERİ" KONULU PANEL

Türk Mühendis ve Mimar Odala rı Birliği 3 Mayısta "yeni hükümet programının ekonomik, sosyal ve kültürel yönden ge tirdikleri" konulu bir panel düzenledi. TİB'den Aydın Köy men'in, DİSK'den Ercan Erdi ner'in, TÜTED'den Osman Ay bers'in, TÖB DER'den İlhan Alkan'ın, İktisatçı Yalçın Küçük'ün ve TMMOB'den Teoman öztürk'ün katıldığı panelde konuşmacılar konuyla ilgili görüşlerini açıkladılar. Ko nuşmaların ayrıntılı özeti Birlik Haberleri, Sayı 13'de yeralmıştır.

TOM ÖĞRETİM ÜYELERİ DERNEĞİ KURULDU

I. ULUSAL B1Y0MÜHEND1SL1K TOPLANTISI

Yüksek öğretim kurumlarının topluma karşı görevlerini ye rine getirebilmeleri için tam bir özerklik ve gerçek bir özgürlük ortamı yaratılmasını amaçlayan Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÖD) kurulmuş ve faa liyete geçmiştir. Derneğin ge nel başkanlığına Prof. Dr. Ce vat Geray seçilmiştir. Yönetim Kurulunun açıklamasında yüksek öğretim kurumlarında görevli bütün öğretim üyeleri ve yar dımcıları dernek çatısı altın da birleşmeye çağrılmış, der nek üye sayısının şimdiden 200'ü bulduğu belirtilmiştir. Açıklamada şöyle denilmektedir.

"Son yıllarda öğretim ve öğre nim özgürlüğüne, üniversite özerkliğine, üniversite için den ve dışından yöneltilen Anayasa ve insanlık dışı, çağ gerisi kaba kuvvet gösteri ve uygulamalarının kurumsallaş tırılmakta olduğu, giderek öğretim üyeleri ile öğrenci lerin can güvenliğinin kalma dığı bir gerçektir. Bu durum, öğretim üyelerinin demokrasi ye, özgür düşünceye dayalı a kademik ortamın kurulması için güçbirliği içinde çaba gös termek amacıyla demokratik bir örgütlenme içine girmele rini zorunlu kılmaktadır.

Bu nedenle, ülke, özellikle eğitim sorunlarını bilimsel yaklaşımla incelemek, öğretim üyeleri arasında güçbirliğini gerçekleştirmek, hak ve öz gürlüklerini demokratik yol dan sağlamak amacıyla, çeşit li üniversite ve yüksek öğre tim kurumlarında görevli öğ retim üye ve yardımcıları, Tüm Öğretim Üyeleri Derneği' ni (TÖD) kurmuşlardır. Ülke deki tüm meslektaşlarımızı derneğin çatısı altında bir leşmeye çağırıyoruz. Derneğin bu uğurdaki çabalarının ancak tüm demokratik güç ve kuruluşlarla dayanışma içinde başarıya ulaşacağı inancımızı da belirtmek isteriz."

Geray1in başkan seçildiği Yö netim Kurulunun öbür üyeleri şöyledir: Doç.Dr. Yalçın Sa nalan, Dr. Oğuzcan Özaltm, Dr. Güney Gönenç, Dr. Gürel Tüzün, Dr. Necdet Bulut, Asistan Oktay Erbatur.

1. Ulusal Biyomühendislik Top lantısı 12 14 Mayıs 1975'te Orta Doğu Teknik üniversite sinde yapıldı. Düzenleme kuru lunda üyemiz Y.Prof.Dr. Halil Gülçür'ün de bulunduğu top lantıya 34 bilimsel bildiri sunuldu. Toplantının sonunda "Biyomühendisliğin belirlen mesi ve Türkiye'de biyomühen disliğin geleceği" konulu bir de açık oturum yapıldı. Top lantıya sunulan bildiriler arasında üyelerimizin sunduk ları şunlardır: Fizyolojik Tremor (Asos. Prof. Dr.Halil Bengi ve Bahattin Karagözoğlu), Bilgisayarın Yürüyüş Bozukluk larını Tanılamak İçin Veri Toplamada Kullanılması (Y. Prof. Dr. Doğan Çalıkoğlu), Canlıları Etkileyen Bazı 0 laylar ve Nedenlerinin Dep rem Yönünden İncelenmesi (Hayrettin Araz) , Konuşma Aksaklıklarının Bilgisayar Analizi (Kaya Gülüt).

EMO TEKNİK GEZİSİ

Odamız 11 May ıs't a Hirfanlı baraj ve hidroelektrik sant ralına bir teknik gezi düzen ledi. Geziye katılan üyeler Hirfanlı santralını ve yerleş me bölgesini gezdiler ve sant ral hakkında ilgililerden tek nik bilgi aldılar. Aynı zaman da bir piknik niteliğinde olan gezi üyelerimizin bilgilenme leri bakımından yararlı olma sı yanında, eğlenceli ve din lendirici bir gün geçirmele rini de sağladı. Gezi dönüşü üyeler bir sonraki teknik ge zide buluşma dileğiyle ayrıl dılar.