Elektrik Mühendisliği · Sayı 228 · Aralık 1975

MEMUR SENDİKACILIĞI VE TÜRKİYE DENEYİ, 1965-1971

Toplum, demokrasi ve emek Kitap tanıtımı

Yıl
1975
Sayfa
3
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • memur sendikacılığı
  • TÖB-DER
  • 624 sayılı yasa
  • grev ve toplu sözleşme hakkı
  • 12 Mart dönemi

Özet

TÖB-DER Eğitim Yayınları arasında çıkan 'Memur Sendikacılığı ve Türkiye Deneyi, 1965-1971' adlı kitapçığın özeti sunulmakta; memur sendikacılığının dünyada ve Türkiye'de gelişimi, 624 sayılı yasa ve 12 Mart sonrası kısıtlamalar ele alınmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

bir yayın

TÖB DER yayınları arasında çıkmış bulunan "Memur Sendikacılığı ve Türkiye Deneyi, 1965 1971" adlı kitapçığın qenişçe bir özetini aşağıda veriyoruz. Dr.Gencay Şayian ' ıtı hazırladığı bu kitapçık, TÖB DER'in bir süre önce düzenlediği bir seminerler dizisinde s unulmuşt ur.

1. GÎRİŞ

Çalışarak yaşamlarını kazanan ların çıkarlarını korumak için örgütlenmeleri yadsınmaz bir hak ve özgürlük olduğu kadar toplumsal gelişimin karşı ko nulmaz bir olgusudur da. Eko nomik ve siyasal mücadele bo yutlarını kesin sınırlarla birbirinden ayırmak olanak sızdır, fakat ekonomik boyut ta doğrudan doğruya toplum yapısını niteliksel olarak de ğiştirmekten çok çalışma düze ni ile ilgili hak ve özgürlük leri genişletme mücadelesi ve rilmektedir. Bu mücadelenin de temel aracı sendikal ör gütlenmedir.

Memur Sendikacılığı ve Tür kiye Deneyi, 1965 1971. Hazırlayan: Dr. Gencay Şayian, Sunan: Şensu Yemişçioğlu. TÖB DER Eğitim Yayınları, 3

Kapitalizmin başlangıcında iş verenlerin kesin denetimi al tında olan devlet aracılığıy la, emekçilerin örgütlenmesi yasaklanmıştı, tşçilerin müca delesi sonucunda 1824 yılında İngiltere'de, sendikal hak ilk kez yasalaştı ve günümü ze dek kökleşti.

Fabrikada üretilen değerin nasıl paylaşılacağı konusun da işçi ve işveren karşı kar şıya geldiklerinde işçileri tehdit eden en önemli etken bir yedek işçi ordusunun var lığı ve çalışan işçinin güven liğinin olmamasıydı. İşte bu tehdidi ortadan kaldırmak, işçi arzını denetlemek amacıy la kurulan sendikalar, günü müze dek, a) Üyelerinin ve daha geniş olarak tüm işsizlerin iş siz kalmalarını önlemek,

b) Üretilen değerin paylaşı mında emeğin payını artır mak, c) Çalışma gününü kısaltarak emekçiden alınan artık ü rün oranını azaltmak gibi temel konularda Önemli başarılar kazandılar.

2. MEMURLARIN DURUMU

İşçi sınıfının verdiği müca deleye karşılık memur sendi kalarının bütün dünyada geliş mesinin son 25 30 yıl içinde kalmasının nedenleri olarak, a) Devlet bürokrasisinin si yasal işlevi, b) Memur emeğinin niteliği ele alınabilir.

Kapitalizmin "serbest reka betçi" aşamasında devletin tüm görevleri savunma, mali ye, adliye, asayiş gibi, bel li bir düzenin zorla korunma sına yönelik bulunmaktaydı. Bu yapı içindeki memurun sa hip olması gereken en önemli değerler de "itaat" ve "sada kat" idi; çünkü bürokrasinin temel görevi emekçiler üzeri ne baskı kurmaktı.

İkinci neden de memurların e meklerinin genel olarak üre tici bir emek olmamasıdır. Toplumda hangi cins emeğin üretken olduğu konusu çok tar tışmalı bir konuysa da örne ğin asayiş, savunma gibi alan larda çalışanların emekleri nin değer yaratmadığı, dolayı sıyla üretimle yaratılan de ğerden alınan payın artırıl masının söz konusu olmayacağı açıktır.

3. DEVLET KURUMUNDAKİ DEĞİŞMELER

Kapitalizmin emperyalizm aşa masına gelmesi, emekçilerin mücadelesi, kapitalizmin bü yük bunalımı, Keynes'in for müle ettiği devlet müdahale ciliği gibi gelişimler sonu cunda günümüzde devlet kuru munda önemli değişmeler ol muştur.

Ulaşım, haberleşme, eğitim, sosyal güvenlik, fiyat kont rolü, bazı üretim alanların daki çalışmalar devletin gö revleri arasında yer almaya başlamıştır. Bu değişimler memurların sendikal istekle rinin belirlenmesinde etken oldu.

Kamu personelinin sendikal örgütlenmesine karşı çeşitli ülkelerde yöneltilen eleşti riler aşağıdaki üç noktada yoğunlaşmaktadır:

a) "Devlet memurları devlet gibi kesinlikle egemen, güçlü bir kurumla pazarlık yapamaz lar." Bu görüşteki yanlışlık devletin dokunulmaz ve kutsal sayılması ve iş disiplini, yeterlik gibi kavramlar yeri ne yukarda değinildiği gibi sadakat ve itaatin üzerinde gereğinden çok durulmasıdır. Tüm çalışanların hakları i çin verdikleri mücadeleler ve anayasalarda devletin ka yıtsız şartsız egemenliğine karşı kazanılan hükümler göz önüne alındığında bu görüşün geçersizliği açıktır.

b) "Devlet faaliyetleri esas olarak kamu yararına dönüktür ve personelinin yüksek maaş

benzeri talepleri kamu zara rına olur." Her şeyden önce "kamu yararı" kolay tanımla namaz. Bir ülkede radyo yayı nı gibi bir faaliyet devlet tarafından yürütülürken baş ka bir ülkede bu alan özel sektöre bırakılmış olabilir. Yurdumuzda eğitim alanında hem özel hem de kamu sektörü kurumları vardır. Ayrıca ka mu sektöründe çalışanların neden daha çok fedakarlık yap maları gerektiği de kolay an laşılamaz.

c) "Kamu kesiminde bugün kü çük bir memur olanın ilerde amir olacağı, dolayısıyla ça lışan ve çalıştıranın durumu nun belirgin olmadığı" görüşü de yaygındır. Bu durum gerçek se de çalışanların ekonomik haklar almaları için örgütlen melerine engel değildir. Büyük kapitalist kuruluşlarda da personel işe alımı, ücret so runu gibi konularda işveren durumundaki kişi gerçek mül kiyet sahibi olmayabilir. Ni tekim diğer ülkelerdeki uygu lamada hükümet, parlamento ve mali kurumlar temsilcile ri memur sendikalarıyla toplu sözleşmeye oturmaktadır.

Avusturya, Finlandiya, Norveç, İsveç, Fransa ve İtalya'da grev ve toplu sözleşme hakla rı olan memur sendikaları var dır. Almanya ve İngiltere'de memurların sendikalaşması sağ lanmış, ancak grev ve toplu sözleşme hakları yalnız bir kısım memura tanınmıştır. Bel çika ve Danimarka'da tüm dev let memurlarının sendikalaş ması öngörülmüş, fakat grev

ve toplu sözleşme konusunda yasal bir hüküm getirilmemiş tir ve bu ülkelerdeki uygula mada grev ve toplu sözleşme sistemi yürümektedir. ABD, Avustralya, Kanada ve Hollan da yasaları memurların sendi kalaşmasını öngörmekte ama grevi yasaklamaktadır.

4. TÜRKİYE'DE DURUM

Türkiye'de işçi sınıfının sen dikal haklarını kazanması bi le çok geç gerçekleşmiştir. Kısa bir dönem göz önüne alın mazsa 1947 yılındaki 5018 sa yılı yasayla sendikalaşma hak kı tanınmışsa da grev ve toplu sözleşme hakkı 1960 sonrasına dek sağlanamamıştır. 1961 Ana yasasının 46a maddesinde "... işçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin..." de sendika laşabileceği öngörülmüştür.

Osmanlı İmparatorluğu devrin de ve Cumhuriyetin ilk yılla rında memurun toplum içinde önemli bir yeri vardı. 1950 60 döneminde uygulanan ekonomik politika memuru da yoksullaş tırmıştır. 1961 Anayasasının getirdiği nisbi özgürlük orta mında ise tüm emekçi tabakala rın örgütlü mücadelesi daha yüksek boyutlara ulaşmıştır. Memurların sendikal hak ve özgürlüklerinin düzenlenmesi de 1965 yılında onaylanan 624 sayılı yasayla gerçekleşmiş tir.

5. 624 SAYILI YASA

Anayasanın açık ve kesin bir dille sendikal haklardan söz etmesine karşılık 624 sayılı

yasa, dernekçilikten öteye gitmeyen bir örgütlenme getir mektedir. Prof.Mıhçıoğlu bu yasanın eksikleri olarak:

a) Grev, toplu sözleşme ve protesto yürüyüşü gibi te mel hakları kapsamamasını, b) Kamu kuruluşları içinde sendikal çalışmaların çok kısıtlanmasını, c) Sendika enflasyonuna yol açan hükümler taşımasını, d) Sendika yöneticilerinin her türlü güvenceden yok sun bırakılmasını, özellikle belirtmektedir.

Tüm eksiklerine karşılık bu yasanın yürürlükte olduğu bir buçuk yıl içinde 332 tane sen dika kurulması ve 1970 yılına ulaşıldığında sendikalaşan me murların % 90'inin yıllık ge lirinin 12 000 TL'nın altında olması, 151 sendikanın yöne time uyarılarda bulunması, 69 sendikanın yazılı b.ildiriler yayınlaması, 37 sendikanın yü rüyüş, 2 sendikanın da boykot düzenlemesi belirli bir geli şimi göstermektedir.

12 Mart'a dek_ böyle süren sen dikalaşma çabaları bu dönemde engellenmiş ve memur sendika ları kapatılmıştır.

Memur sendikacılığının 6 yıl lık uygulanma döneminin değer lendirilmesi yararlıdır:

a) Kamu personelinin yarıya yakını örgütlenmiş ve sen dikalaşmış kesim içinde dü şük gelirli memurlar büyük çoğunluğu oluşturmuştur.

b) Yatay sendikalaşmanın yay gınlaşmasına karşılık di

key gelişme, büyük merkezi örgütler, birkaç örnek dı şında gerçekleşememiştir, c) Bütün aksaklıklar bir yana yönetime karşı direnmeye başlayan bir sendikal ha reket oluşmuştur.

6. SONUÇ

Gelişen sendikalaşma hareketi, 12 Mart dönemi içinde durdu rulmuş, işçi sendikalarına kı sıtlamalar getirilirken, me murların sendikalaşması tüm den önlenmiştir.

Günümüzde memurlar dernekleş me yoluyla hak ve çıkarlarını korumakta ve sendikal hak ve özgürlükleri için mücadele etmektedirler. Bu özgürlüğü tanıyacak olan yasanın şu ni telikleri olmalıdır:

a) Sendikal önderlerin yeterli güvenceleri olmalı, b) Sendikalar kamu kuruluşları içinde yeterli çalışma ola nağına sahip olmalı, c) Toplu sözleşme hakkı tanın malı, d) Grev hakkı tanınmalı, e) Kamu sendikaları aracılığı ile yönetime katılma sağlan malı, f) Memur sendikası yöneticiliği profesyonel bir görev olmalı, g) İşçi memur ayrımı kaldırılıp emeği karşılığı ücret alan herkesin aynı statüye sahip olması sağlanmalıdır.

Bu sonuca ulaşmak için ilk iş tüm çalışanların derneklerde örgütlenmesi ve bu konuda iş çi sınıfının ve emekten yana politik örgütlerin etkin des teğinin sağlanmasıdır.

1ÜM ÇALIŞANLAR,

HAKLARİNİ ANCAK.

" ilMJ^

ÖRGÜ11EMEREK

ELDE . EDEBİL^

Elektrik Mühendisliği 22ti 534