Elektrik Mühendisliği · Sayı 232 · Nisan 1976
OLAYLAR - YORUMLAR
Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1976
- Sayfa
- 10
- Okuma süresi
- 27 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- faşist saldırılar
- komando baskınları
- ODTÜ
- Hacettepe Üniversitesi
- MEYAK tasarısı
- 12 Mart dönemi
Özet
1976 yılı Mart ayında üniversite ve yüksekokullarda yaşanan faşist saldırılar, öğrenci ölümleri ve boykotlar günlük basından derlenerek kronolojik olarak aktarılıyor; ayrıca memurlara yönelik MEYAK yasa tasarısının antidemokratik ve memur çıkarlarına aykırı hükümleri eleştiriliyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
FAŞİST
SALDIRILAR
SÜRÜYOR
Birkaç sayıdan beri öğrenciler Üzerindeki faşizan baskıları günlük basından derlenen özet ler biçiminde veriyoruz. Amacı mız, bir yılda 46 kişinin öldü ğü, 1500 kadar kişinin yaralan dığı, yüzlerce silahlı baskın olayının düzenlendiği böyle bir dönemde bütün bunları bir kez daha gözler önüne sermek. Bir kaç yıl önce bir öğrenci öldü rüldüğünde en azından basının bu tür bir olaya manşet biçi minde yer verdiği, onbinlerce kişilik cenaze törenleri düzen lendiği anımsanırsa bugünkü "kanıksama" ortamını en hafif deyimiyle düşündürücü olarak nitelemek gerekir.
MART
13 . Başbakan Demirel "Hükümet, gerekirse üniversitelere elkoyabilir" dedi.
. ODTÜ Rektörü Tarık Somer, Üniversite Konseyi toplan tısında öğrenci temsilcili ğinin feshedilmesini ve üniversitenin kapatılması nı istedi. Ancak Konsey Rektörün bu isteğini kabul etmedi.
. Çeşitli illerde 12 Mart olayını protesto toplantı ları yapıldı.
. Erzurum'da caddede dolaşır ken kimliği belirsiz kişi ler tarafından başına de mir çubukla vurularak ağır şekilde yaralanan Kâzım Karabekir Eğitim Enstitüsü öğrencisi Tuncer Şahin ko maya girdi.
15 . 26 Ocak'tan bu yana boykot ta olan 3500 mevcutlu Bursa ÎTÎA'nde, okul yönetmeli ğinde yapılan yasal olma yan değişiklikler nedeniy le, 1800 öğrencinin belge li duruma düştüğü öne sü rüldü.
16 . İTÜ Maçka Maden Fakültesi' ni ülkü Ocakları Derneği Üyesi oldukları bildirilen 25 komando sabahın erken saatlerinde okulu işgal ederek derse girmek iste yen öğrencilere engel oldu.
18 . Ankara'da komandolar çeşit li yüksek okul, lise ve semtlerde olaylar çıkardı lar. Ankara Yüksek Teknik öğretmen Okulu 2 gün tatil edildi.
. Ankara üniversitesi Tıp Fa kültesi'ne 15 ülkücü öğren cinin sahte sınav sonuç belgeleriyle girdiği ve ülkü Ocakları eski başkanı nın hapisteyken sınıf geç tiği açıklandı.
. İstanbul İTİA'nde devrimci öğrencilerin forum düzen lemek istemelerine karşı çıkan sağcı öğrencilerin forumu önlemek istemeleri üzerine iki öğrenci grubu bıçak ve sopalarla birbir lerine girdi. 6 kişi yara landı.
19 . İstanbul'da komandolar Va tan Mühendislik ve Mimar lık Yüksek Okulu, Galata saray Mühendislik Yüksek Okulu ve Yıldız Devlet Mi marlık Mühendislik Akade misi'ne silahlı saldırılar düzenlediler.
. Ülkü Ocakları'na kayıtlı oldukları öne sürülen 119 öğrenci Diyarbakır Eğitim Enstitüsü'nden başka iller deki okullara nakledildi ler. Bu öğrencilerin bir süre önce Ankara'ya gide rek, Milli Eğitim Bakanlı ğı 'na başvurdukları "Diyar bakır'da etkili olamadık larını, ülkücü çabalarını başka illerde sürdürmek istediklerini" bildirdik leri açıklandı.
20 . ODTÜ öğrenci Aileleri Der neği üniversite Rektörlü ğüne Tarık Somer'in aday lığını koymamasını ve çe kilmesini istedi.
23 . Silahla yakalanan Ülkü Ocakları İstanbul Şubesi yöneticileri tutuklandılar.
. Ankara'da komandolar Erkek Yüksek Teknik öğretmen Oku lu'na saldırarak 8 öğren ciyi yaraladılar.
. ODTÜ öğretim Üyeleri, aka demik personelce ve ODTÜ topluluğunun diğer kesim lerince benimsenecek bir kişinin Rektör olmasını istedi.
. Hacettepe Üniversitesi öğ rencileri polis, jandarma _ ve komando baskılarını kı nayıp bunların okul içeri sine yerleştirilmeleri ile öğrenim olanağı bulamadık larını belirttiler.
. DİSK Genel Başkanı Türkler lise ve üniversite gençli ğine yönelik eylemlerin planlı genel bir saldırının parçası olduğunu belirtip "Türkiye tehlikeli ve ka ranlık günler yaşıyor" de di.
24 . Tutuklu ve Mahkumlar Der neği, 12 Mart1tan sonra da işkencelere devam edildi ğini, 1975 76 yılları ara sında 278 kişiye işkence yapıldığını öne sürdü.
. İTÜ öğrencileri sınav yö netmeliği değiştirildiği için Gümüşsüyü ve Taşkışla binalarından Maden Fakül tesi 'ne yürüyüş yaptılar. Polis Maden Fakültesi'nin önünü kesince çatışma çık tı.
. Alman Parlamentosu1nda, MHP'nin bu ülkede 50 üssü olduğu açıklandı; faali yetlerinin yasaklanması istendi.
. Okullarındaki polis işga linin kaldırılmasını iste yen SBF ve BYYO öğrencile ri üçüncü kez sınavlara girmedi.
25 . Kadıköy'deki Atatürk Eği tim Enstitüsü'nün boykot nedeniyle tutuklanan 46 öğrencisi ilk duruşmada salıverildi.
26 . Diyarbakır'ın Lice ilçesin de bir öğretmen kurşunlan dı, Bismil ilçesinde de lise müdür vekili bir ko mando tarafından dövüldü.
im
• tstanbul Şişli Siyasal Bilgiler Yüksek Okulu'nda silahlar patladı. Galata saray Mühendislik Okulu' ndaki devrimci öğrenciler 5 Nisan'a kadar derslere girmeme kararı aldılar.
. Ankara, tstanbul, Adana, Konya ve Trabzon'daki öğ renci olaylarında 21 öğ renci yaralandı, 6 kişi tutuklandı, 66 öğrenci gözaltına alındı.
. Hacettepe Üniversitesi'nde öğrencilerin düzenlediği "Faşizmi Protesto Toplan tısı" polis tarafından en gellendi.
. Komandolar ODTÜ servis otobüslerine silahlı sal dırı düzenlediler.
27 . ODTÜ öğrencileri, tüm An kara üniversite ve yüksek okulları öğrencilerinin faşist saldırıları protes to amacıyla bir günlük ge nel boykota başladıkları nı açıkladılar.
. Diyarbakır'ın Bismil ilçe sine bağlı Başlık köyü ilkokul öğretmeni Selahat tin Karakoç bilinmeyen ki şilerce kurşun yağmuruna tutularak öldürüldü.
29 . Bir yıllık MC devrinde 4 kişinin öldüğü 1534 kişinin yaralandığı saptandı. Haf talık bir derginin araştır masına göre ölenlerin 16'sı öğrenci, 7'si işçi, 6'sı öğretmen, 3'ü partili, 14'ü çeşitli mesleklere mensup. Çeşitli illerde meydana gelen olaylarda yaralanan lar ise şöyle: 695 öğrenci, 397 işçi ve partili, 53 öğ retmen, 389 kişi de çeşit li mesleklerden. Açıklama ya göre 39 ölüm olayı "ko mando" denilen sağcı grup ların saldırıları, diğer 7 kişi de güvenlik kuvvet lerinin olaylara müdahale leri sonucu hayatını kay betti.
30 . "Ülkücü komando"ların iş galinde bulunan Yüksek Teknik Öğretmen Okulu'nda derse girmek isteyen öğ renciler dövüldüler. 8 öğ renci taş ve kurşunla ya ralandı .
. Hacettepe Üniversitesi öğ rencileri anfilerde ders yaparken dışardan gelen bir grup komandonun saldı rısına uğradılar. 4 öğren ci bıçakla yaralandı.
Ankara Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi sağ cı olduğu belirtilen bir grup tarafından işgal edildi. İzmir ÎTBF'nin komandolar tarafından işgal edilmesi üzerine çıkan olaylar so nucu 50 öğrenci gözaltına alındı.
31 Başbakan Süleyman Demirel1 in olayları önlemek için Anayasa'nın kendisine ver diği hakkı kullanarak üni versitelere elkoyabilece ' ğini söylemesi, Anayasa profesörleri arasında tep ki ile karşılandı. Anayasa profesörleri, Başbakanın, "istese de üniversitelere
elkoyamayacağını" söyledi]
Komandolar Ankara'da hal ve öğrencilere ateş açtı Sami Ovalıoğlu adlı bir öğrencinin öldürülmesi i sonuçlanan komando saldı rısında 9 kişi de taban cayla yaralandı. Maltepe PTT1 si önündeki olay sır. sında paniğe kapılan hail pencereleri kırarak bir banka şubesine sığındı. KTÜ öğrenci yurdunda ba şından tek kurşunla vuru larak öldürülen devrimci öğrenci Orhan Aydın ile ! Kayseri'de kaldığı evde I nacakla öldürülen lise öî rencisi Muhtad Karazehir! in katilleri belirlenemedi]
8 Nisan. Ankara'da üç genç öldürüldü
8 Nisan günü komandoların sal dırısıyla başkent kana bulandı. Sabahın erken saatlerinde Siya sal Bilgiler Fakültesinde ko mandoların açtığı yaylım ate şiyle Hakan Yurdakuler öldürül dü. Hacettepe ve Devlet Mühen dislik Ve Mimarlık Akademisinde de devrimci öğrencilerin dersle re girme kararı alması üzerine, aynı gün öğleden sonra benzeri olaylar sahnelendi, Hacettepe'de Eşari Oran öldürüldü.
(S.Memecan, Barış, 31 Mart 19 76)
Arkadaşları Hakan Yurdakuler'{
katlini protesto etmek için Ki
tuluş Meydanına yürüyen öğrenı
leri de polisler ve komandolaı
karşıladı. Kaçışan öğrencileri
durumu basına şöyle yansıdı:
"Hiç beklemedikleri anda ölüm!
bombardımanına uğrayan savunmi
sız öğrenciler Kurtuluş Lises:
duvarı önünde birbirlerine ke j
netlenerek bir et yumağı oluşl
turuyordu. Polisin hedefi art}
tekti. Kurtuluş Lisesi duvarı
önünde birbirlerine kenetlerimi
halde yerde yatan et yumağını
alabildiğine kurşunlamak". So
nunda birçok yaralının yanınd;
Burhan Barın'in bu yaylım ate (
sinde öldüğü görüldü.
j
Başkentteki kanlı olaylar som
cu üç devrimci öğrencinin öldi
rülmesi, bu arada Tabii Senatc
Muzaffer Yurdakuler'in oğlu HÎ
kan Yurdakuler'in de ölüler aı
sında olması üzerine Milli Biı
lik Grubu adına .Cumhurbaşkanı'
çekilen telgrafta "Kan kokan t
iktidarın kendine ülkücü adını
veren cinayet şebekesi"nin bas
kınları sonucunda "yurdumuzun i
bir iç savaşa sürüklenebileceği
belirtildi.
Burhan Barın ve Eşari Oran1 in cenazeleri polis zoruyla aile lerinden alındı ve sessizce gö mülmeleri sağlandı.
Hakan Yurdakuler için yapılan törende ise onbinlerce ilerici üç genç öl Cin ün anısına biraray geldi ve faşizme karşı sonuna kadar savaşmak için and içti.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 23\
MEYAK TASARISI
SON ŞEKLİNİ
ALDI
Cephe Hükümetince hazırlanan ve 900 bin memurun ortak yapı lacağı Memur Yardımlaşma. Kuru mu (MEYAK) tasarısının antide mokratik hükümler taşıdığı, emekli yardımına esas olacak katsayıların yüzde 5 gibi çok düşük bir faizle hesaplanması sonucu, memurların varlıkları nın özel kesime aktarmada yay gınlık kazanacağı ileri sürül mektedir.
1970 yılından beri sürekli tar tışılan ve çıkarılamayan MEYAK Yasası Cephe Hükümetince ele alınmış ve bu konudaki tasarı tamamlanmıştır. Tasarıda, me murlara Yönetim Kurulunda gö rev verilmesinin engellenmesi nin yanısıra, önemli antidemok ratik ve memurların çıkarlarına aykırı hükümler bulunduğu ileri sürülmektedir.
Belirtildiğine göre, ilk anti demokratik hüküm Genel Kurulun oluşturulması ve sonra da etki siz bırakılması noktasında yo ğunlaşmaktadır. Genel Kurul üyelerinin bir bölümü atama, bir bölümü seçim yoluyla işba şına gelmektedir. Yetki bakı mından Bakanlar Kuruluna, Ku rumun asıl sahiplerinin temsil cilerinden olaşan Genel Kurula göre, çok daha fazla yetki ve rilmekte ve Genel Kurul etki siz bırakılmaktadır.
Genel Kurulun görevlerini be lirleyen 8. maddede "... yapı lan işler raporunu müzakere ederek Yönetim Kurulu ve Denet leme Kurulu üyelerinin ibrala rı konusunda karar vermek..." biçiminde bir hüküm getirilmek tedir. Böylece, Genel Kurul Yö netim Kurulunun çalışmalarını "onaylama durumunda olan bir kurul" olarak bırakılmaktadır. Dokuzuncu maddede "atama ile gelen Yönetim Kurulu üyesinin görevden uzaklaştırılması için Genel Kurul kararından başka, Maliye Bakanının önerisi ve Bakanlar Kurulunun göreve son verme kararını onama koşulu" getirilmektedir. Dolayısıyla son söz yine Genel Kurulun de ğil, Bakanlar Kurulunun olmak ta ve Bakanlar Kurulu istemi
Genel Kurulun isteminden yük sek tutulmaktadır.
YÖNETİM KURULU
Yönetim Kurulunun oluşturulma sına ilişkin eleştiriler dı şında, Yönetim Kurulunun baş lıca görevi kurum varlıklarını yönetmede ortaya çıkmakta ve yatırım politikası Yönetim Ku rulunca belirlenmektedir. Her yıl milyonlarca lira eklenen ve günümüzde 4,5 milyar lira yı aşmış bulunan MEYAK fonunun yönetiminin sadece 9 kişiden oluşan Yönetim Kuruluna bıra kılması eleştirilmektedir.
GENEL MÜDÜR
Kurumun başına, tasarıya gö re, bir Genel Müdür getirilmek tedir. Ancak, Genel Müdür da hil kurumun varlıkları üzerin de hukuki tasarruflarda buluna cak sorumlularda aranacak kurum lehine bir güvence tasarıda yer almamaktadır. Milyonlarca lira üzerinde tasarrufta bulunacak ve bu fonları yönlendirecek ki şilerin bir anlamda "serbest" bırakılmaları eleştirilmekte ve bunun önlenmesi istenmekte dir. Kurumun varlıklarının "ba şıboş" bir yönetime terkedilme tehlikesinin varlığına dikkat çeken uzmanlar, bu kaygıları yok edici güvence getirilmesi ni savunmakta ve örneğin "Ha zine Kefaleti Kurumu" yoluyla bu güvencenin sağlanabileceği ni ileri sürmektedirler.
FAİZ HADDİ
Cephe Hükümetinin hazırladığı tasarıda en çok üzerinde duru lan ve memurların çıkarlarına en çok aykırı olduğu öne sürü len konu, emeklilik yardımına esas olacak miktarın hesaplan masında kullanılan faiz oranı na ilişkindir. Faiz oranı yüz de 5 olarak belirlenmiştir.
Yüzde 5 faiz üzerinden emekli lik miktarları hesaplanmakta ve emekli olacak kişilere ku ruma ödedikleri paraların yüz de 5 faizi ile çarpılarak or taya çıkan toplam miktar öden mesi öngörülmektedir. Devlet tahvillerinde yüzde 11, özel kesimin çıkardığı tahvillerde yüzde 18'e kadar yükselen faiz oranının, MEYAK'da 900 bin ki şiyi ilgilendiren bir konuda^ yüzde 5 gibi çok düşük bir oranla hesaplanması sert tep kilere yol açmıştır.
Uzmanlar, enflasyon oranının yüzde 30'a yaklaştığını ve her yıl aynı oran dolayındaki fi yat artışlarının bir yandan kurumun fonlarında değer kay bına yol açarken, diğer yandan da emeklilik yardımının aynı biçimde değerinin büyük ölçüde azaldığını belirtmektedirler. Bundan dolayı, yüzde 5'e göre hazırlanmış emsal tablosunun "mutlaka değiştirilmesi" yönün de görüşlerini açıklamaktadır lar.
OYAK BANK
ORDU YARDIMLAŞMA KURUMU OYAK BANK ADI ALTINDA BİR BANKA KURUYOR
Ordu Yardımlaşma Kurumunun ya tırım bankası olarak kurmayı düşündüğü OYAK BANK projesinin halen Maliye Bakanlığında görü şüldüğü açıklanmıştır. 100 mil yon lira sermaye ile kurulacak olan bankanın ayrıca Doğuda ya pılacak yatırımlar için yatırım önceliği kredisi garantisi de vereceği öğrenilmiştir. Ordu Yardımlaşma Kurumu, son genel kurulunda yatırım proje lerinin finansmanı ve toplanan fonların işletilmesi için bir bankanın kurulmasına karar ver miştir. Bunun üzerine OYAK Ge nel Merkezinde kurulan bir ko misyon, bu konuda çeşitli etüd ler yapmış ve OYAK BANK adı al tında bir ticari bankanın kurul masını kararlaştırmıştı. 15 Ağustos tarihinde Maliye Ba kanlığına gerekli evrak veril miş, ancak bankanın faaliyete geçmesi için gerekli izin henüz çıkmamıştır.
(Yeni Halkçı, 23 Mart 1976)
i «İlli
Kamu iktisadi teşekküllerinin açığı bu yıl 48 milyar olacak
Mc hükümetinin bazılarının yüz de 49 hissesini özel kesime devretmek istediği Kamu İktisa di Teşekküllerinin 1975 yılını 30 Milyar liralık bir finansman açığıyla kapattıkları, 1976'da bu açığın 48 Milyan liraya ula şacağı açıklanmıştır.
KİT (Kamu İktisadi Teşekkülü)' lerin finansman açığının bu den li yükselmesinde Cephe Hüküme tinin 1975'te uyguladığı sakat Fiyat Politikası Snemli etken olmuştur. Açığın büyümesinde ayrıca Cephe Hükümetinin KİT kadrolarını yandaşlarıyla dol durması, zarar eden bu kuruluş lara hiç gereği olmadığı halde yeni personel alması etkili ol muştur.
Cephe Hükümeti 1975'te KİT'ler ce üretilen mal ve hizmetlerin fiyatlarında Snemli maliyet ar tışları meydana gelmesine kar şın "Devletin Ürettiği Mallara Zam Yapılmıyacaktır" tavrı içinde zamları uygulamamış böy lece sSz konusu kuruluşları dar boğazlara itmiştir. Cephe Hükü meti bu tavrıyla ayrıca özel ke sime hem ucuz ham madde ve ara malı sağlamış, hem de meydanı gerek üretim, gerekse pazarlama açısından özel kesime bırakmış tır.
Yapılan bir araştırmada belir tildiğine göre KiT'ler içinde finansman açığı en fazla büyü yen kuruluş TPAO olmuştur. TPAO'nun 1975 finansman açığı 4 milyar 281 milyon liraya ulaş mış, DDY'de 3 milyar 985 milyon liralık finansman açığıyla ikin ci sırada yer almıştır. Bu kuru luşları 3 milyar ile 2 milyar arasında değişen finansman açık larıyla TEK, Etibank, ve Cephe Hükümetinin 1976'da satmayı planladığı Türkiye Demir ve Çe lik kuruluşları izlemiştir.
KiT'lerde özellikle 1975'te Cephe Hükümetinin uyguladığı po litika sonucu ortaya çıkan 48
milyar liralık finansman açığı yine Cephe Hükümetince bir koz olarak kullanılmaya başlanmış tır. Cephe Hükümetini destekle yen bazı özel sektör kuruluşla rı bu konuda "bilimsel" araş tırmalarla kamuoyu oluşturma yoluna gitmişlerdir. Son zaman larda yayınlanan araştırmalar ve özel kesime yakın yayın or ganlarında yer alan makale ve görüşler giderek yoğunlaşmış 48 milyar liralık finansman açığı bu kuruluşların özel ke sime devrinden başka çare olma dığı teması işlenmeye başlan mıştır.
(Osman İkiz, Vatan, 20 Mart 1976)
DENİZCİLİK BANKASI ŞİLEPLERİ 1C1N SİEMENS'TEN GEREÇ ISMARLADI
Denizcilik Bankasının Siemens' ten 5 şilep.için güverte maki ne aksamı, ve 11 şilep için de uzunluğu 400 km tutan gömene (çelik halat) ısmarladığı öğre nilmiştir. Ülkemizdeki çeşitli tersaneler için daha önce ısmar lanmış bulunan ayırıcı, kesici ve diğer elektrik cihaz ve ge reçleri ile birlikte, Denizcili Bankası Siemens'ten böylece top lam olarak 8,5 Milyon Mark (51 | Milyon TL) lık mal almaktadır. :
TÜRKİYE, TÜKETİM TOPLUMU
HALİNE GELİYOR
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından yayımlanan Görüş adlı aylık broşürde "Daha İyi Yaşamak" başlığı altında yer alan tabloda Türkiye'nin hızla tüketim toplumuna doğru ilerlediği belgelenmiştir.
önemli altı tüketim malı içinde en yüksek satış artışı televizyon da gözlenmiştir. 1975 yılında satılan 790 bin televizyonun 590 bin! yurt içinde monte edilmiş, geri kalan 200 bini ise "bedelsiz itha lat" yoluyla gümrüksüz yurda girmiştir.
Otomobi 1 Televizyon Buzdolabı Çamaşır Mak. Radyo Dikiş Mak.
TOPLAM
Satış Ödenen (Adet) Para (Milyon TL) 73 738 6 407 520 889 2 652 332 779 1 492 130 992 261 420 000 556 118 000 236
11 508
Satış ödenen Satışta
(Adet) Para
Artış
(Milyon TL)
89 945 10 519 % 22
740 000 3 950 % 51,7
392 201 1 764 % 18,1
152 264 304 % 16,2
500 000 650 * 19,0
120 000 240 % 1,7
17 427
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 232 :
ULUSLARARASI
PARA FONU
MCDEN
ÜCRETLERİN
DONDURULMASINI İSTEDİ
Uluslararası Fara Fonu (IMF), Türkiye'de çift rakamlı hızlı bir enflasyon olduğunu, bunu önlemek için işçi Ücretlerinin dondurulması., memur maaşlarının artınlmaması ve destekleme alım larında ölçülü davranılması ge rektiğini bildirmiştir. Ulus lararası para piyasalarında meydana gelen değişikliklerin de dikkatle izlenmesi üzerinde duran IMF, vakit geçirilmeden yapılacak "kur ayarlamaları"yla Türk Lirasının bu değişiklik lere uydurulmasını istemiştir.
• Destekleme alımlarında ölçülü davranılması,
• Ücretlerdeki artışların fren lenmesi,
• Kredi ve para arzındaki ar tışların kontrol altına alın ması,
• Faiz hadlerinin gerçekçi öl çülere getirilmesi,
• Türk Lirasının kurunda vakit geçirmeden gerekli ayarlama ların yapılması,
• Dış ticarette serbestiye yö ne 1 inmesi.
YATIRIM POLİTİKASI
IMF'in raporunda, Türkiye'de çok fazla ve yanlış yatırım ya pıldığı dolaylı bir biçimde ifa
de edilmiştir. Türkiye'de yatı rımların tasarruflara göre ayar lanması gerektiği kaydedilen ra porda, Milliyetçi Cephe Hüküme tinin yatırım programının fazla iddialı olduğu öne sürülmüş ve son yıllarda öngörülen hedefle re ulaşılamadığına dikkat çe kilmiştir.
Türkiye'de 1976 programı ve büt çesinde öngörülen tasarruf mik tarı ile vergi gelirlerinde bek lenen artışı da abartmalı buldu ğu anlaşılan IMF'in, yatırım po litikası konusundaki dolaylı ifadelerinin "kalkınma hızını düşürün" anlamına geldiği belir tilmiştir.
İSÇİ ÜCRETLERİNİN SATIN ALMA GÜCÜ YÜZDE 3,3 ORANINDA AZALDI
IMF'in Türkiye'ye yapacağı yar dımları incelemek için Türkiye' ye gelen IMF Heyetinin Milli yetçi Cephe Hükümetinin ödeme ler dengesini düzeltmeye yöne lik tedbir ve politikaları içe ren ekonomi programını yeterli bulmadığı anlaşılmıştır. IMF Heyeti, ülkemizden ayrıldıktan sonra, Türkiye'de kullanılabi lir iç ve dış kaynaklarla bağ daşabilecek bir programın mey dana getirilmesine "yardım et mek" üzere alınması gerekli tedbirleri kapsayan bir rapor Mart ortasında Türkiye'ye gön derilmiş ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ile Devlet Plan lama Teşkilatı uzmanlarınca üzerinde çalışmalara başlanmış tır.
IMF"İN ÖNGÖRDÜĞÜ TEDBÎRLER
IMF1 in raporunda, Türkiye'nin uyması istenen tedbirler deği şik sayfalara serpiştirilmiş olarak dile getirilmiştir. "îs tikrar Stabilizasyon" programı olarak nitelenen bu tedbirler özetle aşağıdaki konuları içer mektedir.
• Bütçe harcamalarının kısılma sı, kamu yatırımlarının azal tılması, vergi gelirlerinin artırılması,
• İktisadi devlet teşekkülleri nin açıklarının giderilmesi,
Sosyal Sigortalar Kurumu tara fından tutulan günlük ortalama işçi ücretlerine ilişkin 1975 yılı verileri, geçtiğimiz yılda gerçek ücretlerin yüzde 3,3 ora nında azaldığını ortaya koymuş tur. 1974 yılında yüzde 7,7 ora nında artarak 30 lira 77 kuruş tan 33 lira 14 kuruşa çıkan or talama günlük gerçek işçi ücret leri, Milliyetçi Cephe Hükümeti nin göreve başladığı 1975 yılın da 32 lira 04 kuruş seviyesine düşmüştür.
Böylece, 1975 yılında, toplu iş sözleşmeleriyle cari işçi ücret lerinde sağlanan yüzde 19,4 ora nındaki artış, geçinme endeksle rinin yüzde 23,5'e ulaşan yük selmesi karşısında bütünüyle erimiş ve işçilerin satın alma
güçleri gün başına ortalama 110 kuruş azalmıştır.
ÜCRET FİYAT GELİŞMELERİ
SSK tarafından, tescilli işyer lerinden alınan işçi ücretleri rakamları, cari ücretlerin 1975 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19,4 oranında artarak 68 lira 26 kuruştan 81 lira 52 ku ruş düzeyine çıktığını göster miştir. İşçi ücretlerinde MC hü kümetinin görevde bulunduğu 1975 yılında kaydedilen bu artış ora nı, 1973 yılında yüzde 24,0, 197.4 yılında ise yüzde 25,5 olan artışın altında kalmıştır.
1975 yılında tüketici fiyatla rında ise yüzde 23,5 oranında
Cari
Cari Ocret
Değişimi
1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975
28,22 32,13 35,32 39,32 43,8Ş 54,41 68,26 81,52
_
13,9 10,0 11,3 11,6 24,6 25,5 19,4
Tüketici Endeksi
100,0 107,6 115,7 134,8 152,5 176,8 206,0 254,4
Tüketici Endeksi Değişimi %
7,6 7,5
16,5 13,1 15,9 16,5 23,5
Gerçek Gerçek Oc
Değişim
28,22
29,86
5,8
30,53
2,2
29,17
4,5
28,77
1,4
30,77
7,0
33,14
7,7
32,04
3,3
m
bir yükselme olmuştur. Bu oran, Devlet İstatistik Enstitüsü ta rafından tutulan 11 ile ait tü ketici fiyatları endeksinin, her ilin belediye sınırları içinde yaşayan nüfusa göre ağır lıklandırılarak ortalaması alın mak suretiyle bulunmuştur. Hükümetin ilk görev yılında, toptan eşya fiyatlarında nisbi bir istikrar sağlanmasına rağ men, tüketici fiyatlarında mey dana gelen artış daha önceki yıllara göre çok daha hızlı ol muştur. Bunun sonunda, ücretle rin satın alma gücü yüzde 3,3 oranında (gün başına 110 kuruş) düşmüştür. Gerçek ücretlerdeki 1975 yılı düşüşü, 12 Mart rejiminin ilk yılı olari 1971'deki yüzde 4,5 oranındaki düşüşten az, ikinci yılı olan 1972'deki yüzde 1,4 oranındaki düşüşten ise daha fazla olmuştur. Yukarıdaki tabloda, 1968 yılın dan bu yana, ücretler ile fiyat larda kaydedilen gelişmeler yüz de değişiklikleri ile birlikte verilmiştir.
Batılı ülkelerde tekeller birleşerek siyasal etkinliklerini artırıyorlar
Geçtiğimiz günlerde New York'da "Anakonda" ve "Tenneko" tekel lerinin birleşme hazırlığı için de oldukları bildirildi. Bunlar dan birincisi, renkli metalürji alanında en önde gelen Amerikan şirketlerindendir. İkinci tekel ise, petrol, kimya ve gaz en düstri ile gemi yapımcılığı
alanlarında faaliyettedir. Her iki kuruluş da Amerika'nın en büyük şirketleri arasında bu lunmaktadır. Geçen yıl gerçek leştirdikleri üretim, üç milyar dolara ulaşmıştı. Böylece Ameri kan tekelleri arasında güçlü bir tröst daha belirmektedir.
"Anakonda" ve "Tenneko"nun bir leşmesi, son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük ölçüde görülen tekel yoğunlaşma sı sürecinin yalnızca bir parça sıdır, örneğin, ülkede doğal gaz üretiminin % 60'ı, 18 petrol şirketinin elinde bulunmaktadır. Otomobil üretimi hemen hemen tü müyle dört tröstün tekelindedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde tröstlere karşı yasama (mevzuat) gittikçe daha güçlü tekeller ya ratmaya yönelen büyük şirketle re dur diyememektedir.
Sürekli üretim yoğunlaşması ve ekonomik gücün gittikçe daha bü yük ölçüde tekellerin elinde toplanması yalnız Amerika Birle şik Devletleri'nde görülen bir olay değildir. Japonya'nın en büyük ticaret kuruluşları ara sında bulunan "Itotyü" ve "Ata ka" firmalarının birleşmesi de aynı sürecin bir sonucudur. Göz lemcilerin belirttiklerine göre Japonya'daki bu yeni tröst, "Mitsubisi sedzi", "Mitsiui bus san" gibi dev tekellerden bir gömlek aşağı olacaktır. Japon sanayiinin çeşitli alanlarında şirketlerin birleştiği görülmek tedir.
Günümüzdeki ekonomik bunalım kapitalist ülkelerde finansman kaynaklarının merkezileşmesi sü recini de hızlandırmaktadır. Bu ise, firmalar arasında, küçük şirketlerin büyükler tarafından boğulması sonucunu doğuran reka bet savaşına yol açmakta ve ki mi zaman güçlü tröstleri de ra kipleriyle savaşmak ve azami kâr elde etmek için birleşmek zorunda bırakmaktadır.
Büyük şirketlerin birleşmesi, onların ekonomik alanda olduğu gibi başka alanlarda da konum larını pekiştirmektedir. Tekel ler, etkin oldukları ülkelerin politikalarını giderek daha bü yük ölçüde etkileme olanağını elde etmektedirler. Tekelci bi rikim süreci öncelikle büyük kapitalin çıkarlarına hizmet et mekte, emekçilere yeni yükler getirmektedir.
Zengin ülkelerle fakirler arasındaki refah uçurumu hızla büyüyor
Dünya ülkelerinde gelir dağılı mına ilişkin son istatistikler, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki refah uçurumunun azalacağı yerde art tığını göstermektedir. Dünya Bankasının son yayınladığı eko nomik atlasın verilerine göre gelişmiş ülkeler ortalama yüz de 3 hızla kalkınırken, az ge lişmiş ülkelerin büyük kısmın da bu rakam zaman zaman eksi değerlere ulaşmaktadır. Bu ül kelerde kalkınma hızı yüzde 3 4 rakamına ulaşsa bile nüfusun da hemen hemen aynı ölçüdeki artı şıyla, gelişme "Sıfır" dolayın da kalmaktadır.
İstatistiklerde, gelişmiş ülke lerde adam başına düşen yıllık ortalama gelirin 4 bin 550 do lar olduğu belirtilmekte, fert lerin gelirlerine her yıl 150 dolar (2 bin 250 TL) eklendiği kaydedilmektedir. Gelişmemiş ülkelerde ise bu durum endişe verici boyutlara ulaşmaktadır. Dünyada 1 milyardan fazla in sanın ortalama yıllık geliri 100 dolar dolayında bulunmakta geçen zaman içinde bu rakam ar tacağına azalmaktadır. Genel likle Güney Asya ve Afrika'da yoğunlaşan bu fakir topluluğun ortalama yıllık geliri 1960 70 arasında 102 dolardan 120 do lara yükselmiştir. Ancak bu tarihten sonra, kaydedilen kü çük gelişme de ortadan kaybol muş ve geçen yıl bu rakam 116 dolara düşmüştür.
Gelişmekte olan ülkelerin duru muna ilişkin rakamlar, ilk ba kışta görüldüğünden de kötü bir durumu yansıtmaktadır. Bu ülke lerde gelirin çoğunluğu bazı imtiyazlı grupların elinde top landığı için, geniş yığınlar istatistiklerde belirtilen ra
kamların da altında gelirle ye tinmek zorunda kalmaktadır.
Dünyanın en gelişmiş ve en az gelişmiş ülkelerine ilişkin ra kamlar, gerçeği tüm çıplaklığıy la ortaya koymaktadır. En geliş miş ülkelerde adam başına düşen yıllık ortalama gelir 7 bin do lara yaklaşırken, az gelişmiş ülkelerde bu rakam 70 80 dolar dolayında bulunmaktadır. Bu iki grup arasındaki refah açığı 100 kat dolayındadır.
Mali gözlemciler, petrol krizi ve Batı dünyasının sürüklendiği ekonomik bunalımların, bu olum suz durumu daha da körüklediği ni bildirmektedirler. Sanayi ülkelerinin, ürettikleri ürün lerin fiyatlarını artırmaları, ekonomisi hammadde ve tarım üre timine dayalı fakir ülkelerin daha da fakirleşmesine yol aç maktadır.
K1S1 BASINA Y I L L I K GELİRİ EN YÜKSEK 5 OLKE
KIS! BASINA YILLIK GELİR (DOLAR)
ARTIŞ ORANI YOZDE
tsvec İsviçre ABO Kanada Federal
Almanya
K1S1 BASINA Y I L L I K GELİRİ EN D050K 5 OLKE
5910 6100 6200 5450 5320
Kamboçya
Laos
Bütan
Mali
3,0
3,7
3.7
5,2
1.9
0,5
T0RK1YE VE KOMŞULARI
Sovyetler Birliği Yunanl s Un Bulgaristan İran Irak Türkiye Suriye
2030 1870 1590
870 850 600 400
3,6
7,3
4,7
7.4
2,9
690 490
3,9 3.8
Gökçekaya barajının 3 nolu türbini yandı
Gökçekaya Barajının enerji üre ten 3 ünitesinden 3 no'lu tür binin tamamen yandığı ve onarı mın 1 yıl süreceği açıklanmış tır. Gökçekaya Barajının 1 ve 2 no1 lu türbinlerinin onarımları ta mamlanarak devreye girmesinin hemen arkasından 3 no'lu türbi nin dikkatsizlik sonucu yanması üzücüdür.
Üretim dışında kalan ve onarımı sürdürülen 3 no'lu türbinin ge rekli parçalarının ithal edile ceğini ve devreye 1 yıl sonra gireceğini belirten ilgililer, "Türbinin yanması 4,5 milyon liralık zarara yol açmıştır. Parçalar İtalya'dan ithal edi lecektir. Enerji sıkıntısı kıs men devam edecektir" demişler dir.
öte yandan, ilgililer, Gökçeka ya Barajının enerji hatlarıyla Ankara, İstanbul ve Seyitömer'e bağlı olduğunu bu nedenle bu bölgelerde enerji sıkıntısının başgöstereceğini ileri sürmüş lerdir.
(Ayrıntılı Haber, 26 Mart 1976)
Kaçak elektrik kullanımı elektrik kesilmelerine yol açıyor
istanbul'un eski adıyla Safra, yeni adıyla Sefa köyü, sık sık karanlıkta kalan yörelerden bi ri. Elektriğin ana iletkenler den kaçak olarak alınması nede niyle iletkenlerde kopmalar ve başka arızalar olmakta, halk da uzun süre karanlıkta kalmakta dır.
Elektriği kaçak yollardan alan konut sakinleri, iletkenlerden daha çok akşamları yararlanmak
ELBKTRÎK MÜHENDİSLİĞÎ 232
ta. 5 6 metre uzunluktaki tahta çubuklarla kancalı bir kabloyu tellere atmakta ve çoğunlukla bu telleri sabahları geri çek mektedir. Ancak bu kadar yükü taşıyamayan trafo merkezlerinde arızalar olagelmekte, yörede elektrik sık sık kesilmektedir.
Yöre halkı daha çok elektrik idaresinin ilgisizliğinden ya kınmakta, ilgililerin kaçak elektriği önleyici tedbirler almadığını ileri sürmektedirler.
İETT memurlarının 6 7 ayda bir uğradığı ileri sürülen Söğütlü çeşme sokaklarındaki ana ilet kenlerde örümcek ağını andıran görüntülere, düğümlere sık sık rastlamak mümkün.
Kaçak elektrikten en fazla ya kınanların başında gelen Sefa köyün tek montörü, yörede bulu nan iki trafo merkezinin yeter siz kaldığını, trafoya binen yükün fazlalaştığını söylemek te. Sık sık meydana gelen arı zalara artık yetişemediğini söyleyen montör, ileride büyük sorunlar doğabileceğini de be lirtmekte, "Bu kaçak elektrik kullanımı yüzünden mahalle bir gün yangın tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir" demektedir.
Mahalleliden bir grup, Elektrik İdaresine Ocak ayı sonlarında şikayette bulunmuşlar. Bir ya nıt gelmemiş. Sefaköy Belediye si ile İETT arasında da yazışma lar olmuş. Gelen yanıtlarda ise eleman yetersizliğinden yakını1 makta. Yöre halkının elektriği nin kesilmesi yüzünden yaka silktiği bölgede kaçak elektrik kullananların da yakındıkları noktalar var. Bir bölümü 7 8 aydır başvurdukları halde İETT' nin gelip elektriklerini bağla madığını bu yüzden de kaçak elektrik kullanmak zorunda kal dıklarını söylüyorlar.
Çoğunlukta olanlar ise evlerine yasalara uygun elektrik almak için hiçbir girişimde bulunma mışlar. Daha çok gecekonduların bulunduğu bu bölgedeki halkın gerekçesi ise parasal durumları.
Belediye Başkanı Tayyip Şengül ise halka oturma ruhsatı alması için gereken kolaylığı göster mekte ve "Belediyemiz direk di kiyor. Ancak fakir halk bu pa rayı pek veremiyor. Bu konuya elektrik idaresinin eğilmesi gerek" demektedir.
(Cumhuriyet, 17 Mart 1976)
His
FORUM:
Türkiye nın enerji sorunları"
Dünya Enerji Konferansı Türk Milli Komitesi'ain 24 Mart 1976 günü DSİ konferans salonunda düzenlediği "FORUM"da Türkiye' nin Enerji Sorunları t a r t ı ş ı l d ı .
Ali Galip Mutdoğan'in yönettiği foruma; Sadrettin Alpan, Oktay Apaydın, Basan Asmaz, Turgut Belge, Gürbüz Fındıkgil, Müfit Kulen, Ahmet KütükçUoğlu, Korkut Ongun, Mustafa özcan Ultanır ve Behçet Yücel konuş macı olarak katıldılar.
Forum, A.Galip Mutdoğan'in ko nuşmacılara sorular yöneltmesi ve bunlara yanıtlar alınması biçiminde başladı.
"Türkiye'nin şu andaki enerji gereksinmesi nasıl karşılanıyor" sorusuna verdiği yanıtta Oktay Apaydın, önce kaynakların neler olduğunu ve bunların zaman içe risindeki dağılımını görmek ge rektiğini söyledi. Türkiye'nin enerji gereksinmesinin 1950'de X 39'u odun, X 31'i tezek, X 4'ü linyit, X 6'sı petrol, X 10'u taşkömüründen; 1975'de i s e X 1 5 ' i odun, X 13'ü tezek, X 47'si petrol, X 10'u taşkömü rü, X 5 'i su ve X 10'u linyit ten karşılandığını belirten ko nuşmacı, ticari olmayan yakıt payının (odun+ tezek) 1950'de X 70'ten 1975'de X 28'e düştü ğünü, yine de bu oranın çok yük sek olduğunu ve ayrıca petrolün payının 1975'te X 47'ye ulaşma sının enerji politikası yönün den endişe verici olduğunu söy ledi.
"Odun ve tezeğin ı s ı enerjisin de kullanılmasını nasıl buluyor sunuz?" sorusuna verdiği yanıt ta Hasan Asmaz; orman ürünleri nin X 80'inin yakıldığını, an cak X 20'sinin sanayide kulla nıldığını belirterek, 5 ton odu nun sanayide kullanılmasıyla e l de edilen 1 ton selülozun değe rinin 5 ton odunun ı s ı değeriy le karşılaştırılamıyacak kadar yüksek olduğunu söyledi. Aynı değerlendirmenin yılda 13 15 milyon ton tezek olarak yakılan
doğal gübre için de yapılabile ceğini belirten konuşmacı, uzun ve kısa erimli olarak iki çözüm önerisinde bulundu. Asmaz, ısıtma araçlarının iyileştiril mesi, evlerin ısı kaybının ön lenmesi ve kalorifercilerin eği tilmesi gibi kısa erimli önlem lerle tasarruflu yakmanın sağ lanmasının yanısıra, bölgeler için uzun erimli bir yakıt po . litikasının en kısa zamanda planlanmasını önerdi.
"Kömür temininde karşılaşılan güçlükler nelerdir?" sorusuna Gürbüz Fındıkgil, ülkemizdeki kömür rezervlerinin dünya ölçe ğine göre çok küçük olduğu (ör neğin taşkömüründe Zonguldak rezervinin 500.106 ton olması na karşılık, Ruhr rezervi 160.10* ton), taşkömürünün jeo lojik yapıdan ötürü çok güç ko şullarda çıkarıldığı ve rezer vin küçüklüğü nedeniyle çok dikkatli ve hesaplı kullanılma sı gerektiği yanıtını verdi.
Bilinen linyit rezervlerimizin de (6.10* ton) çok büyük olmadı ğını belirten konuşmacı, bütün linyit yataklarının iyice aran ması ve petrollü kumlar, şist ler ve türbiyeler (örneğin Rus ya'da türbiyelerden hem elek trik enerjisi hem de gübre üre timinde yararlanılıyor) gibi diğer fosil yakıtların üzerin de de durulması gerektiğini söyledi.
Kömürü ocaktan çıktığı gibi kullanmanın masraflı olduğuna değinen Gürbüz Fındıkgil, yıka ma, kurutma, zenginleştirme ve briketleştirme işlemlerini içe ren kömür teknolojisinin geliş tirilmesini önerdi ve bugün ısıtmada karşılaşılan kömür sı kıntısının yapay olduğunu, ça buk giderilebileceğini söyleye rek "temel olan ilerdeki ener ji gereksinmelerinin nasıl kar şılanacağı sorusuna verilecek yanıttır" dedi.
"Petroldeki darboğazlar neler dir ve nasıl giderilir?" soru suna verdiği yanıtta Turgut Belge, yerli petrol üretiminin tüketimin çok az bir bölümünü karşıladığını, yılda 15 milyar TL'lık petrol ithalatı yapıldı ğını, petrol potansiyelimizin en gerçekçi biçimde saptanması için ileri bir teknoloji ve bü yük yatırımların gerekli oldu ğunu belirtti. Diğer ülkelerde tüketim artışının X 6 olmasına karşılık bizde bu artışın X 12
yi bulduğuna değinen konuşmacı, katı hidrokarbonların da bir an önce değerlendirilmesi gerekti ğini söyledi.
"Elektrik enerjisinde darboğaz lar nelerdir ve nasıl gideri lir?" sorusunu TEK Genel Müdü rü Behçet Yücel yanıtladı. Yü cel, bugün üretim olanağı ney se onun üretildiğini, 1974 75' teki ufak gerilemenin dışında planlamanın öngördüğü tüketimin karşılandığını ancak yedeksiz lik nedeniyle enerjinin kalite ve emniyetinde düşüşler olduğu nu söyledi.
Enterkonnekte şebekenin çok hız
lı bir gelişme gösterdiğine de
ğinen konuşmacı, belediyelerin
kaynak yetersizliği nedeniyle j
bu gelişmeye ayak uyduramadık :
1arını, bu yüzden de şehir şe
bekelerindeki kayıpların X 10'a
kadar çıktığını belirtti. Yücel,
elektrik enerjisi alanında plan
lamanın öngördüğü yatırımların
gerçekleştirilebilmesi için
elektroteknik ekipman sanayiinin
kurulması, gümrük, istimlak vb.
konulara ilişkin mevzuatın ye
niden düzenlenmesi, diğer birin
cil enerji kaynaklarını elinde
bulunduran kuruluşlarla TEK ara
sında düzgün bir koordinasyonun ;
sağlanması, yol kapasitesi ve |
taşıma gibi altyapı tesislerinin!
geliştirilmesi ve ulusal gelire
katkısının önemi nedeniyle elek i
trik enerjisi alanında çalışan !
personele özel statü tanınması
gerektiğini ekledi.
"Su potansiyelinden en iyi na
sıl yararlanılabilinir?" sorusu !
nu Müfit Kulen "ekonomik su
S
santrallarının en çabuk biçimde j
hizmete alınması ile" diyerek
yanıtladı. Bugünün değerlendir
melerine göre ekonomik su potan siyelimizin 74.109 kWh olduğunu
belirten konuşmacı, "bugün bu potansiyelin 8,9 x l O 9 kWh'lık
bölümünden yararlanıyoruz" dedi.
Toplam enerji içinde suyun pa
yının küçük olduğunu (1980'de !
X 7, 2000'de X 6) ve su santral
larınm puant nitelikli olduğunu
belirten Kulen, ülkenin jeolojik
yapısının sorunlu olması, proje
ve planların hazırlanmasındaki
yetişkin personel sıkıntısı bu
lunması nedeniyle santralların
geciktiğini söyledi.
"Isı ve elektrik enerjisinin karşılanmasında kömürün durumu nedir?" sorusuna karşılık ola rak Sadrettin Alpan, linyit re zervlerinin 1,5.10* tonunun
ELEKTBİK MÜHENDİSLİĞİ 232 174
özel, 4,5.10' tonunun kamu ke siminde bulunduğunu, bugünkü üretimin 3.106 tonunu özel ke simin, 5 5,5.106 tonunu da kamu kesiminin yaptığını belirtti ve önümüzdeki 10 yıl içerisinde 500.106 ton linyit üretilmesi gerektiğini, esas sorunun bu miktar üretimin nasıl gerçekleş tirileceği olduğunu belirtti.
Konuşmacı, taşkömüründeki üre timin bugün için tüketimi (5.106 ton) karşıladığını, ilerdeki tüketim taleplerinin karşılanabilmesi (1978'de 8.106 ton, 1982'de 11.106 ton) için yeni üretim kuyularının hızla açılması gerektiğini de ekledi.
Korkut öngün, son 15 yıl içeri sinde elektrik enerjisi alanına yeterli yatırımın yapılmadığını bu yüzden de darboğazlarla kar şılaşıldığını söyleyerek, bu alandaki yatırımların hızla gerçekleştirilmesini ve tüke timde tasarrufa gidilmesini önerdi.
Gelecekteki büyük enerji gerek sinmelerinin alışılmış kaynaklar dan karşılanamayacağını ve gele ceğin en büyük enerji kaynağının nükleer enerji olacağımı belirten Ahmet Kütükçüoğlu, bu alandaki çalışmaların dikkatle izlenmesi ve teknolojilerinin öğrenilmesi gerektiğini ileri sürdü.
ülkemizdeki güneş enerjisinin binde l'lik bölümü Z 30'luk bir verimle kullanılabilse 28.10* ton petrole eşdeğer enerji elde edilmiş olacağını söyleyen Mus tafa özcan Ültanır ise, güneş enerjisinden yararlanmada üze rinde en çok durulan konuların ısıtma, elektrik enerjisi üreti mi ve hidrojen elde edilmesi ol duğunu belirtti, ültanır, Ankara Belediyesinde güneş enerjisi ile ısıtılacak bir konut projesi çalışmalarının sürdüğünü, bunun için de yerleşme birimlerinin buna göre planlanması gerektiği ni sözlerine ekledi. Ulusal ener ji politikası saptanırken; güneş enerjisine ilişkin teknolojinin geliştirilmesini ve dış tekelle
. rin pazarı olmaktan kaçınılması nı öneren konuşmacı, çalışma ; alanına güneş enerjisini de alan • Enerji Ajansından derhal çıkıl ' masını önerdi.
Konuşmacıların açıklamalarından i sonra forum, izleyicilerin yö jnelttiği soruların gene konuşma cılar tarafından yanıtlanması ile sona erdi.
tmmob 2i. genel kurulu
7 8 mayıs 1976 türkiye 3. teknik eleman kurultayı
22 23 mayıs 1976 tüted 3. genel kurulu
5 6 haziran 1976
Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu
Aybars Ungan Başkan Abdülkadir Kahraman Başkan Yrd. Bekir Ozgirgin yazman üye . Mahmut Kurtulmaz sayman üye Teonan Alptürk üye Doğan Anakök üye Oğuz Kırımkan üye
İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu
Yüksel Birdal Başkan Alaattin Anahtarcı Başkan Yrd. YavUZ Çizmeci Yazman Üye Berkay Günay sayman üye Gönül Taylan üye Hüseyin Yeşil üye Hanna Can üye
İzmir Şubesi Yönetim Kurulu
Ergun Elgin Başkan Yüksel Levendoğlu Başkan Yrd. İrfan Arabacı Yazman üye Muammer Göksel sayman üye Ömer Güner üye Muammer Arglin üye Ajlan Kural üye
Elektrik Mühendisleri Odası
Ihlamur Sokak 10/1 Yenişehir Ankara Tel. 25 32 72 25 32 73
İstanbul Şubesi
Cumhuriyet Caddesi 283 Engin Han Kat.2 Harbiye İstanbul Tel. 48 50 52 48 50 53
İzmir Şubesi
Talat Paşa Bulvarı Al sancak İzmir Tel. 14 89 73
17/1
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİKLERİ
Adana
taşar Okşaşoğlu
7.Bölge Müdürlüğü
Antalya
Durmuş Ari
Hv.Meyd.lnş.Bölge Müdürlüğü
Aydın
Can inalöz
TEK Batı Anadolu Şube Md.
3.Bölge Başmühendisliği
Balıkesir
Şahin şen
SEKA Müessese Müdürlüğü PK.201
Bitlis Can Kitabevi
Hasan Dalkıran
Burdur Uzun Çarşı No.46
t
İrfan Bilgin
Bursa
Ahmet Akküçük
TOFAŞ, Yalova Yolu 10.km
Demirtaş
Çorlu
Yasin Zirek
Cumhuriyet Meydanı
Bilgin Pasajı 13
Çorum
Ahmet Kaynar
Şehir Işhanı, No.4 Kat.l
Denizli
Abdullah şavklı
İller Bankası Başmühendisliği
Diyarbakır
Burhan Elçioğlu
TEK Bölge Başmühendisi
Elazığ
Kenan Elmasulu
Yapı İ ş l e r i 10.Bölge Müdürlüğü
Eskişehir
İsmet Erorta
Yunus Emre Cad., No.67
Gaziantep
Ali Ercan
Hürriyet Cad.,
Kamil Afat Işhanı Kat. 3
İsparta
Ahmet Emir
TEK 5.Bölge Müdürlüğü
İçel
Ali öztürk
Elektrik İşletmesi Müdürü
K.Maraş
A.Haşim Tekçiçek
Hükümet Cad. No. 11
Karabük
Ömer çolakoğlu
Hürriyet Cad.
öznen Işhanı No.247
Kastamonu
Fehmi Tuncel
Belediye Cad. No.46/A
Kayseri
yetkin önem
TEK İşi. ve Bkm. Başmüh. PK.9
Kocaeli
Sait Bülbül
Belediye Elektrik İşletmesi
Konya
Birol Adalığ
15.Bölge Müdürlüğü
Kütahya
Rüştü Kaytancı
Yapı İşleri 4.Bölge Müdürlüğü
Malatya
Hasan Baran
Mazıcı Işhanı Kat.2 No.204
Muğla
şakir Ülkü
İller Bankası Başmühendisi
Nevşehir
Şahin Yurtbeğendi
Şehir Palas Oteli
Niğde
Mustafa Karadal
Aşağı Kayabaşı Mah.,
"ut/ulu çıkmazı No.5
Rize
Halil Sağol
Sakarya
Faruk Aloğlu
TEK 4.Bölge Başmühendisliği
Samsun
A.sefa ütkür
Sinop
Muzaffer Sarılar
Boeing Serv. Inc. Radar
Tekirdağ
Aydın Gönültaş
12. Bölge Md. Millet Cad.324/2
Trabzon
Kemal Kazmaz
İller Bankası 9.Bölge Md.lüğü
Urfa
Mahmut Tellalbaşı
Belediye ESO İşletmesi
Zonguldak
İbrahim Tatbul
KBA Şebeke Md., 2.Bölge
Çatalağzı Başmühendisliği