Elektrik Mühendisliği · Sayı 232 · Nisan 1976

ODA ÇALIŞMALARI

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1976
Sayfa
7
Okuma süresi
18 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • Çukurova Elektrik A.Ş.
  • TEK Kanunu
  • Seyhan Barajı
  • imtiyaz sözleşmesi
  • Danıştay kararı
  • Dünya Bankası kredisi

Özet

EMO Yönetim Kurulu, 18 Mart 1976 tarihli kararnameyle Çukurova Elektrik A.Ş.'ne tanınan yeni imtiyaz haklarını ve bunların TEK Kanunu ile Üçüncü Beş Yıllık Plan'a aykırılığını ayrıntılı biçimde eleştiriyor. Yazıda şirketin tarihçesi, imtiyaz sözleşmelerinin gelişimi ve yeni kararnamenin sağladığı ayrıcalıklar madde madde açıklanıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

oda çalışmaları

Çukurova elektrik a.ş.ne tanınan yeni ayrıcalıklar ve t.e.k. kanunu

Ülkemizde enerji sektöründe ça lışmalarını bugün de sürdüren ayrıcalıklı üç şirketten biri ve en önemlisi Çukurova Elek trik A.Ş.'dir. "18 Mart 1976" kararnamesiyle yeni haklar el de eden bu şirket, 1950'lerden sonra etkin bir şekilde uygula nan dışa bağımlı çarpık sanayi leşme sonucunda yabancı tekel lerin Türkiye'de gerçekleşmesi ni istedikleri ekonomik ve sos yal modelin bir ürünü olarak, devlet sermayesi ve devletçe sağlanan dış kredilerle kurul muş ve Seyhan Barajının imti yazını almıştır.

Seyhan Barajı, Dünya Bankasın dan sağlanan dış krediler ve bütçeden yapılan geniş harca malarla DSİ tarafından inşa edilmiştir. Fakat Dünya Ban kası kredi verirken barajdan elde edilecek enerjinin bir özel şirket eliyle işletilme sini istemiştir. Devrin hükü metinin de aynı şeyi istediği kuşku götürmez bir gerçektir.

18 Mart 1976 tarihli kararnameyle Çukurova Elektrik A.Ş. 'ne yeni haklar tanınmasının sakıncalarına ilişkin olarak. Odamız kamuoyuna açıklamalarda bulunmuş ve düzenlenen basın toplan tısında kararname, ayrıntılı biçimde eleştirilmişti. Aşağıda, Yönetim Kurulumuz tarafından hazırlanan ve konuyu çeşitli yönleriyle inceleyen bir çalışmayı sunuyoruz.

1017 sayılı kararname ile "Ba yındırlık Vekaleti tarafından inşa ve Çukurova Elektrik Türk Anonim Şirketine devredilecek olan Seyhan Barajı Hidroelek trik Santralından elektrik enerjisi istihsali ve bu ener jinin Çukurova bölgesinin Sey han lçel vilayetleriyle, is tihsal kafi bulunduğu takdirde diğer muhtaç yerlerine nakli ve buralarda mevcut veya kuru lacak işletmelerle istihlakle ri 500 kW'ı geçen sanayi mües seselerine toptan satışı imti yazının ilişik sözleşme ve şartlaşmaya göre" ÇEAŞ'a imti yaz verilmiştir.

6236 nolu Kanunla, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çuku

rova Elektrik Türk Anonim Or taklığı arasında Seyhan Barajı Hidroelektrik Tesislerinin dev rine müteallik olarak 23.12. 1953 tarihinde akdedilmiş olan ekli mukavele" tasdik edilmiş tir.

ÇEAŞ imtiyaz sözleşmesine gö re hizmet görürken, bölgenin artan enerji ihtiyacını karşı lamak için imtiyaz bölgesinde yeni üretim tesisleri için gi rişimlere başlamıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Çukurova Elektrik A.Ş.'nin ye ni hidrolik santrallar kurabil mesinin yeni imtiyazlara bağlı olduğu, Termik Santrallar için ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının izninin yeterli

olduğu düşüncesiyle 26.10.1962 gün ve 17283/14454 sayılı ya zıyla Mersin Termik (Fuel Oil) Santralının kurulmasına izin vermiştir. Bakanlığın bu kara rı üzerine Çukurova Elektrik A.Ş. kredi teinini için Dünya Bankasına başvurmuştur. "İkin ci Çukurova Enerji Projesi" adı altında 14 Temmuz 1964 tarihli kredi anlaşmasıyla Mer sin Termik Santralı, Kadıncık Hidroelektrik Santralı ve il gili dağıtım tesisleri için 24 milyon dolarlık kredi sağ lanmıştır (Resmi Gazete, 19 Eylül 1964, Sayı: 11811). Sözü edilen anlaşma metni in celendiğinde Dünya Bankasının geri bıraktırılmış ülkelerin ekonomik yaşamında ne den li etkin oldukları açık bir şe kilde anlaşılmaktadır.

Enerji Bakanlığı daha sonra Hidrolik Santral kurulması için yeni bir imtiyaz sözleşmesi imzalanması gerektiği şeklin deki eski görüşünü değiştirmiş, Dünya Bankasıyla 14 Temmuz 1964 tarihinde imzalanan ve 31.8. 1964 tarihinde Bakanlar Kuru lunca onaylanan kararnameye göre Şirketin Kadıncık Hidro elektrik Santralını kurabile ceğini kabul etmiştir. Gene bu görüşe göre; Kredi anlaşması gereğince Hatay ili sınırları içinde şirketin enerji satabil mesi için ayrı bir imtiyaz söz leşmesi yapılması gerekirken, Bakanlık bir kez daha görüş de ğiştirerek ayrı bir sözleşme

yerine 26.8.1953 tarihli eski imtiyaz sözleşmesinin tadili ve bu sözleşmeye Hatay'da Şir ketin enerji satma hakkı ile Mersin Termik ve Kadıncık Hid rolik Santrallarının ilavesi, Bakanlığın müsadesiyle yeni santrallar kurabilme olanağıda sağlanması yoluna gidilmiş, bu yönde Bakanlıkla Çukurova Elektrik A.Ş. arasında imtiya zın tadili için görüşmelere başlanmıştır. Sonuç olarak da 18 Mart 1976'da yayınlanan ka rarname ortaya çıkmıştır. 17.8.1970 gün ve 10169/44728 sayılı Enerji Bakanlığı yazı sıyla Başbakanlığa ve 4.12. 1970 günü de Bakanlar Kurulun ca kararlaştırılarak Cumhur başkanına gönderilmiş, Cumhur başkanı da 18.5.1971 günü ka rarnameyi imzalamıştır. Ancak zamanın Enerji ve Tabii Kaynak lar Bakanı t.Topaloğlu tadil tasarısının şirket ile hükümet arasında imzalanması için Ener ji Bakanına yetki veren bu ka rarnameyi, 1. Nihat Erim hükü meti programında anılan şirke tin devletleştirilmesi yer al dığı için yayınlattırmamıştır.

1973 yılında Çukurova Elektrik A.Ş. bölgenin enerji ihtiya cı arttığından, bunu karşıla yabilmek amacıyla 2x150 MW gü cünde bir fuel oil santralı kurmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvur muşsa da Bakanlık 19 Eylül 1973 gün ve 161.620.2 8977 sayılı, Bakan Dr.Kemal Demir imzasıyla

"müracaatın hukuki ve teknik yönleriyle etraflıca incelen miş olduğu ve 1312 sayılı TEK Kanunu hükümleri karşısında teklifin kabulüne imkan olma dığı kanaatine varıldığı" bil dirilmiştir. Bu karara, teknik yönden TEK tarafından hazırla nan fizibilite raporu da daya nak oluşturmuştur.

Ancak Çukurova Elektrik A.Ş. bu kararı kendi açısından uy gun bulmayarak kararın iptali için Danıştay'a başvurmuş, ay rıca yukarıda belirtilen karar namenin yayınlanmasını talep etmiştir. Danıştay 24.11.1975 gün ve E.1973/3579 K.1975/2064 nolu imtiyaz tadil kararnamesi 18 Mart 1976 günü Resmi Gazete' de yayınlanmıştır.

TEK YASASI ve İMTİYAZ TADÎL KARARNAMESİNİN GEÇERSİZLİĞİ

20.7.1970 tarihinde kabul edi len ve 3 ay sonra bütün hüküm leri yürürlüğe giren TEK Yasa sı, temelde elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımını tek elde toplamayı amaçlamak : tadır. Bu konu TEK Yasasının 3. maddesinde açıkça belirtil mektedir. Bütün bu gerçekleri görmezlikten gelen Çukurova Elektrik A.Ş. yöneticileri, bu maddenin 3.h* bendini "yanlış" yorumlayarak varlıklarının TEK

* TEK KANUNU MADDE 3. TEK'in faaliyet konuları aşağıda gösterilmiştir.

Bu kanunda yazılı istisnalar dışında tekeli altında olmak üzere yurdun ihtiyacı bulunan elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve ticaretini yapmak. Bu amaçla, a) 30.9.1960 tarih ve 91 sayılı kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye'nin genel elektriklenme, plan ve programlarını hazırlamak, b) Elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve ticareti için (Su kaynaklarından elektrik üretimi konu sunda etüt, planlama ve inşaat projesi hazırlama ve bu projelerin inşası hariç) gereken her tür lü etüt ve projeler ile inşaat ve tesisleri yapmak, yaptırmak, istatistik bilgilerini toplamak, c) Tesisler işletmek ve bunların kurulması ve işletmesiyle ilgili her türlü maddeleri tedarik et mek, d) Sadece kendi yapım, bakım ve onarım ihtiyacı için gerekli tesis ve makinaları bulundurmak, bu maksatla kurulmuş tesis ve makinaların artık kapasitelerini değerlendirmek, e) Köy elektriklendirilmesin! özel bir teşkilat kurmak suretiyle yapmak ve köy elektriklendirme fonunu yönetmek, f) Tesislerin kurulması ve işletilmesi için lüzumlu elektrik makina, cihaz ve malzemesi üzerinde etüt ve araştırma yapmak ve özel ve diğer Devlet teşekküllerinin imkanlarını gözönüne almak su retiyle, lüzumu halinde bunları memleket içinde imal etmek, g) Kendi ihtiyacı için her türlü aynı haklar dahil gayrimenkul mallara tasarruf etmek, h) Yukardaki faaliyetlerle ilgili olmak üzere iştiraklerde bulunmak.

Yasasından sonra da genişleye bileceğine bir gerekçe göster mek istemektedirler. 3.h bendi, maddenin bütünü ve TEK Yasası nın özü ile birlikte değerlen dirildiğinde, TEK'in imtiyazlı şirketlere katılmak ve onların gelişmesini sağlamak amacına yönelik olmadığı görülür. Çu kurova Elektrik A.Ş. yetkili lerinin iddiaları doğru olsay dı, TEK Yasasının bir maddesi Yasanın özüne ve anlamına ters düşmüş olurdu. Bu nedenle Ya sanın bir maddesinin bir bendi ni Yasanın bütününden kopara rak ortaya koyan ve kendi çı karlarına göre yorumlayan Çu kurova Elektrik A.Ş. yönetici leri, gerçekleri saptırmaya uğ raşmaktadırlar. Aynı maddede belirtilen istisnalar ise, TEK Yasası 7. Bölüm 26. maddede açıklanmıştır. Yasa, imtiyazlı şirketler sorununu kendi imti yaz kararname 1erindeki hükümler saklı kalmak kaydı ile temelden çözümlediği için Çukurova Elek trik A.Ş. gibi kuruluşlar istis nalar maddesinde yer almamış, bu tür kuruluşların durumları TEK Yasasının geçici 6. ve 7. maddelerinde belertilmiştir.

TEK Yasasının 26. maddesinde istisnalar olarak Belediyeler, köyler, diğer kamu niteliğinde ki tüzel kişiler ve otoprodük törlerden söz edilmektedir.

"Elektrik imtiyazı mevcut böl gelerde, imtiyaz hukuku mahfuz kalmak kaydı ile, imtiyaz sahi bi tarafından karşılanamayan elektrik ihtiyacı, yapılan mas raflar imtiyazlı şirketten tah sil edilmek kaydı ve şartı ile devlet adına TEK tarafından doğ rudan doğruya karşılanır" diyen geçici 7. madde de imtiyaz ge nişlemesi için Çukurova Elektrik A.Ş. tarafından gerekçe olarak gösterilmektedir. İmtiyaz huku ku mahfuz kalmak kaydı ile cura , leşinin altını çizerek Çukurova Elektrik A.Ş.'nin imtiyaz huku kunu belirten imtiyaz sözleşme sinin 2. maddesi ile birlikte TEK Yasası geçici 7. maddesini değerlendirirsek şirket yönetici lerinin kendilerine bu maddeyi de gerekçe olarak gösteremiye cekleri açığa çıkmaktadır. Çu kurova Elektrik A.Ş.'nin TEK Ya sasına dayanarak ileri sürdükle ri savlarının geçersizliğini açıkladıktan ve 18 Mart 1976'da

çıkartılan Kararnamenin TEK Ya sasının özüne ve sözüne aykırı lığını ortaya koyduktan sonra sorunu bir de 3. Beş Yıllık Plan açısından değerlendirelim.

Enerji Sektöründe İlkeler ve Tedbirler başlıklı 1124 (1) mad desi aynen şöyledir:

"Sanayileşmenin ve yükselen ya şama düzeyinin gerektirdiği elektrik enerjisi ihtiyacının zamanında, kararlı ve güvenilir bir şekilde sağlanması için 1312 sayılı TEK Kanunu çerçevesinde gerekli çalışmalar hızlandırıla caktır."

Buradan da açıkça görüleceği gibi, Çukurova Elektrik A.Ş.'nin genişleme ve fuel oil santralı kurma istemleri, 3. Beş Yıllık Plan ilkelerine de aykırıdır.

Konuya ilişkin önemli bir nokta da, 4.12.1970 tarihli "imtiyaz Tadil" kararnamesini hazırlayan hükümetin Başbakanı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan vekili ile, 18 Mart 1976 tarihindeki hükümetin Başbakan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının aynı kişiler olmasıdır. Bu ne denle, Danıştay kararına uyma gerekçesi de, hükümeti bu kara rın yaratacağı sakıncaların so rumluluğundan kurtaramaz. Kaldı ki, kararnamenin Belediyelerle ilgili maddesi Danıştayca uygun görülmeyerek iptal edilmiştir. Ancak Kararnamenin yayınlanma sı konusunda titizlik gösteren hükümet, Danıştayca iptal edi len maddaleri Kararnameden çı karmayarak Danıştay kararlarını işine geldiği gibi uyguladığını belgelemiştir.

SÖZLEŞMENİN SAĞLADIĞI AYRICALIKLAR

Yeni kararnameyle Çukurova Elektrik A.Ş.'ne sağlanan ay rıcalıklar özet olarak Şunlar dır:

1. Yeni santrallar kurma olana ğı verilmiştir.

2. imtiyaz sınırı Hatay ilini de içine alacak şekilde ge nişletilmiştir.

3. İmtiyaz süresi 11 yıl daha uzatılmıştır (2002 yılı 2013'e ötelenmiştir).

4. İmtiyazın satın alınması ve TEK1e devri süresi 9 yıl uza tılmıştır (1981 yılı 1990'a | ötelenmiştir).

5. Belediye sınırları içinde j

500 kW ve üzerindeki tüketi j

çilere enerji satma olanağı j

verilmiştir (Eski sözleşmeye i

göre ÇEAŞ 500 kW gücündeki \

tüketicilere satış yapamıyor \

du).

i'

6. Belediye sınırları içinde ! 500 kW'ın altındaki tüketi j çilere belediyelerle anlaşa rak ÇEAŞ, enerji satabile cektir.

7. Şirketin belediye sınırları içinde yapacağı inşaat ve tesislerin belediye yasala rına göre yapılması zorunlu luğu kaldırılmıştır.

8. İlk sözleşme metninde bulun

mayan "Sermaye amortismanı"

deyimi ikinci sözleşme met

nine eklenmiştir» Böylece

Vergi Usul Kanununa göre bu

nun gider sayılması sağlan

mış ve ödenecek kurumlar

i

vergisinin azaltılması yolu i

na gidilmiştir. Sermaye amor

tismanı da yatırımın amortis \

manı şeklinde tarif edilerek

çoğaltılmıştır.

9. Birinci sözleşme metninde \ Hükümetin satınalma durumun da ödemelerde gecikme halin \ de yada taksitli ödemede X 5 , faiz uygulanacağı kayıtlı iken, yeni kararnamede gecik medeki faiz kaldırılmış di geri yine X 5 olarak bırakıl j mıştır. Böylece gecikme ha j linde ödenecek faiz miktarı nın piyasa koşullarına göre ayarlanması olanağı verilmiş olmaktadır.

10. Eski sözleşmede, sözleşmeye aykırı davranışta bulunan şirkete hükümet tarafından karşılıksız el konulması öngörülmüşken, yeni kararna meyle bu konu % 5 indirimli bir satınalma haline geti rilmiştir.

11. Yedek akçeler, sermaye amor tismanları kâr oranı içine sokularak gerçekte yüksek düzeye ulaşan kârın küçük

gösterilmesi mümkün olacak tır.

Çukurova Elektrik A.Ş.'ne yeni kararnameyle sağlanan ödünlerin bir kısmı böylece sıralanabilir. ÇEAŞ'nin yeni bir takım ödünler istemesi kuruluş amacı nedeniyle doğal karşılanabilir se de Hükümetin bu ödünler kar şılığında hiçbir şey kazanmadı ğı ortadadır. Kararname 244 ve 1312 sayılı yasalara aykırı ol duğu gibi şu sakıncaları birlik te getirmektedir:

a) Çukurova Elektrik A.Ş.'nin ödeyeceği Kurumlar Vergisini azaltıcı yönde değişiklik yapıldığından, Devlete mali yük getirmektedir.

b) Sıraladığımız ayrıcalıkların (1 17) maddelerinde açıklan dığı gibi, yürürlükteki ya saların buyruklarını değiş tirmekte, onları sınırlamak tadır .

c) tmtiyaz tadil kararnamesiyle belediyelerin yetki sınırla rı, 1580 sayılı Belediye Ya sasına aykırı olarak daral tılmaktadır.

TEK ÇEAŞ ÎLÎŞKÎLERÎ

Konuya, elektrik enerjisi s a t ı şına imtiyazlı şirketlerin or tak olmasının getirdiği sakın calar açısından bakmakta da ya rar vardır.

Türkiye Elektrik Kurumuyla Çu kurova Elektrik A.Ş. arasında her y ı l yenilenen anlaşmalarla enerji alışverişi yapılmaktadır. Bu alışveriş 154 kV'luk Bor Ka dincik ve Gaziantep Osmaniye enerji nakil hatları üzerinden yapılmaktadır. Ancak y ı l l ı k top lam enerjilere göre bu alışveriş ÇEAŞ'nin lehine sonuçlanmakta dır. Son beş yıla ait değerler aşağıda Tablo A'da verilmiştir.

Son beş yılda Çukurova sistemin den TEK sistemine yaklaşık ola rak toplam 1,6 milyar kWh ener ji aktarılmıştır. Bu alışveriş ten kârlı çıkan da Çukurova Elektrik A.Ş. olmaktadır. Çünkü ortalama olarak elektrik ener j i s i fiyatı 36 krş/kWh saptan mıştır. Bu da yaklaşık olarak fuel oil santrailarinin üretim maliyetine eşdeğerdir. Halbuki ÇEAŞ'nin y ı l l ı k toplam üretim

Y TI

T İL

1971 1972 1973 1974 1975

TOPLAM

TEK ' In ÇEAŞ'den Aldığı Enerji K a d ı n c ı k B o r ENH Gazlantep 0sman1ye

1 4 1 x 1 0 ' kWh 1 9 8 x 1 0 ' kWh

7 2 x l O 6 kWh 1 0 1 x 1 0 ' kWh 3 2 1 x 1 0 ' kWh

80x10' kWh 125x10' kWh 151x10' kWh 175x10' kWh 222x10' kWh

8 3 3 x 1 0 ' kWh

753x10' kWh

ÇEAŞ'nin TEK1ten Aldığı Enerji Bor Kadıncık

Tablo A.

GOCO (MU) ADI

Seyhan HES

60,0

Kadıncık HES I 70,0

Kadıncık HES II 56,0

Hersin (f u e l o i l ) 106.0

Y üreğir HES

6,0

Y ILLIK 0RET1M KAPASİTESİ (Milyon kUh)

350.0 315,0 307,0 700.0 20.0

SERVİSE GtRIS TARİHİ

1956 + 1964 1971 1974 1966 + 1969 1972

Tablo B. Çukurova Elektrik A.Ş. 'nin üretim Tesisleri

kapasitesinin % 6o'ı hidrolik, X AO'ı Termik (fuel oil) santral lardan sağlanmaktadır.

Görülüyor ki TEK bu santralların elinde olmaması nedeniyle her yıl Çukurova Elektrik A.Ş.'ne büyük paralar ödemek zorundadır. Ayrıca Çukurova Elektrik A.Ş.' nin bölgesindeki enerji satış tarifesiyle TEK'in bölgesindeki satış tarifeleri de farklılık göstermektedir. Bu farklılık % 45 dolaylarında ve ÇEAŞ çıka rınadır. Böylece iktidarın hal ka karşıt politikası bu örnekle de ortaya çıkıyor.

SONUÇ OLARAK

Tekelci sermaye, sömürüsünü gü venli bir şekilde sürdürebilmek için kendisine bağımlı yerli 8emayeyi geliştirmek zorunda dır. Çukurova Elektrik A.Ş. dev rin iktidarının sermayeden yana tutumu, Dünya Bankasının teşvi ki ve uluslararası anlaşmaların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Sahip olduğu imtiyazlarla kısa zamanda gelişen Çukurova Elek trik A.Ş., uluslararası anlaş malara dayanarak Seyhan Barajın dan sonra Kadıncık I, II Hidro elektrik Santralları ve Mersin Termik Santralının sahibi olmuş tur. Şimdi de yeni imtiyazlar elde etmiştir. Bugüne değin fuel oil'e dayalı enerji üreti mini öneren Çukurova Elektrik A.Ş.'nin genişleme politikası, iki amaç taşımaktadır.

îlk amaç, sermayenin "En pahalı enerji olmayan enerjidir" zih niyetinin paralelinde ülkemizi dışa daha bağımlı kılacak fuel oil santrallerinin kurulmasını MC iktidarının da desteği ile gerçekleştirmek ve böylelikle uluslararası tekellere ve Dünya Bankasına olan minnet borcunu ödemektir, tkinci amaç ise, im tiyaz sınırlarını ve süresini genişleterek, tarifeleri artı rarak ve belediyelerin gelirle rinden biri olan enerji satışı nı da eline alarak şirketin ser mayesini ve kârını çoğaltmaktır.

BİRİNCİ KOORDİNASY ON TOPLANTISI Y APILDI

Odamızın 22.Dönemdeki ilk koordinasyon toplantısı, Merkez ve Şube yönetici lerinin katılmasıyla İzmir 'de yapı İdi. Yandaki yazı, bu toplantıya iliş kin bilgileri içeriyor.

Bugün demokratik meslek örgüt lerinin en önemli görevleri, bağımsızlık ve demokrasi mü cadelesine kendi boyutlarında katkı koymanın yanışıra, mes leki sorunlar üzerinde ve bu sorunlarda ortaya çıkan sömü rü ajının sergilenmesi doğ rultusunda çalışmalarını yo ğunlaştırmaktır.

Bu çalışmaları sürdürürken Odaların mevcut örgüt yapıla rını olabildiği ölçüde demok ratikleştirmek, örgüt birim leri arasındaki diyalogu ge liştirerek verimli ve uyumlu çalışmalarını sağlamak gerek mektedir.

Geçtiğimiz Genel Kurulda Şube ve Temsilcilik Yönetmelikle rinde yapılan değişiklikler Odamızın örgütlenme biçimini daha demokratik bir yapıya kavuşturacaktır. Ankara Şube sinin kurulması ile de çalış maların merkezi bir program la yürütülmesi zorunluluğu kaçınılmaz olmaktadır. Sözü nü ettiğimiz nedenlerle bugü ne değin uyumlu çalışma ilke si ışığında sürdürülen koor dinasyon toplantılarının bundan böyle daha yeni boyut larla yapılmasının gereklili ği ortaya çıkmıştır.

Bu yıl Odamızın ilk koordi nasyon toplantısı 21 22 Nisan tarihlerinde Merkez, İstanbul ve İzmir Şube yöneticilerinin katılması ile izmir'de yapıl mıştır.

Örgütlenmedeki yeni gelişme ler gözönüne alınarak Birin ci Koordinasyon Toplantısı' nın gündeminde örgütlenme ve merkezi program çalışmaları na ağırlıkla yer verilmiştir. Örgüt birimleri arasında or tak çalışmalar sağlamak, ilişkileri güçlendirmek ve sürekli kılmak için bundan böyle yapılacak koordinasyon ve diğer toplantıların yön temleri belirlenmiştir.

Bugüne değin yeterince geliş tirilemeyen, merkez ve şube lerin çalışma programlarının ortak bir uygulama programı içinde toplanması gerçekleş tirilmiştir.

Merkezi çalışma biçiminin ön koşullarından biri olan ortak uygulama programı, çalışmala rın sağlıklı yürütülmesi, şu beler arasında çalışma konu larının dengeli dağıtılması, tekrarların ve emek kaybının önlenmesi açısından da önem lidir. Bu doğrultuda sürekli çalışma grupları oluşturulmuş, ! ayrıca Odamızın çalışma ala \ nına giren konularda yapılacak konferans, panel ve açık otu rumların zamanlaması ve nere lerde yapılacağı belirlenmiş tir.

Değişen Temsilcilikler Yönet meliği doğrultusunda tüm tem silcilikler üç bölgeye bölü nerek bağlı oldukları şubeler belirlenmiştir. Mesleki uygu lamaların ve Oda çalışmaları nın ülke çapında yaygınlaştı rılması yönünden büyük önem leri olan temsilciliklerin ça lışma ilkeleri saptanmış ve temsilcilik çalışmalarından neler beklendiği ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Bu ör güt birimlerinin de merkez ve şubelerle uyumlu çalışmaları nın sağlanması ve sorunları nın tartışılabilmesi için yıl da en az bir kez tüm temsilci liklerin katılacağı bir ortak toplantı düzenlenmesi de ka rarlaştırılmıştır.

Toplantıda daha sonra son gün lerde gelişen olaylara ilişkin Oda görüşü oluşturulmuş, ya yın, mali sorunlar ve diğer örgüt içi konular tartışılarak ortak kararlara bağlanmıştır. Toplantı sonunda Çukurova Elektrik A.Ş. ve İmtiyaz Ka rarnamesi ile ilgili ortak gö rüş kamuoyuna açıklanmak üze re hazırlanmıştır.

Koordinasyon toplantılarının, ortak görüşlerin oluşması, görev bölümünün gerçekleşti rilmesi ve yapılan çalışmala rın ortaklaşa denetlenmesi açısından büyük yararlar ge tirdiği açıktır. Bu nedenle Merkez ve Şubeler arasında olağan koordinasyon toplantı ları bundan böyle de en ve rimli şekilde sürdürülecektir.

TlffllISÎ

22. genel kurulda değiştirilen şube ve temsilcilik yönetmelikleri

ELEKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 232

Odamızın 22. Olağan Genel Kurul çalışmalarında, şube ve temsil cilikler yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin kabulü de yer alıyor. Şube ve temsilcilikler le ilgili hükümler bir yönetme likte yer alırken, bu kez yapı lan değişiklik ve yeni öneri lerle iki ayrı yönetmelik hali ne getirildi.

Şube ve temsilciliklerle ilgili yönetmelik hükümlerinin iki ay rı metin haline getirilerek de ğiştirilmesi bir gereksinmeden doğdu. Üye sayısının artmasıyla aksayan işleyiş, örneğin genel kurulların giderek kalabalıklaş ması çözüm bekleyen sorunlardan birisi. Merkez düzeyindeki tem sil olgusunun daha demokratik esaslara bağlanması için merkez şubenin açılması ve seçim sis teminde değişiklik yapılması da gerekliydi. Az sayıda üyenin bulunduğu ve henüz şube kuracak düzeye erişilemeyen yerleşme bölgelerindeki temsilciliklerin çalışmaları, yetki ve sorumlu lukları da etkinlik sağlayacak biçimde yeniden düzenlenmeliy di. Genel kurulda kesinleşen yönetmelik değişiklikleri, şu be ve temsilcilik düzeyindeki örgütlenmenin, daha demokratik nitelikli merkezi işleyişin de ğişen koşullara uygunluğunu, sağlamaya yönelik esaslarını belirlemektedir.

ŞUBE YÖNETMELİĞİ

Şube yönetmeliği, şubelere bağ lı üyelerin, merkez genel kuru lunda ancak belirli bir oranda temsil edilebileceklerini öngö rüyor. Buna göre şubeler, üye lerinin tam katılım ile yaptık ları kendi genel kurullarında, merkez genel kuruluna gidecek delegelerini saptayacaklar. Böylece merkez yönetim kurulunu belirleyecek genel kurul eski den olduğu gibi tüm üyelerce değil, toplam üye sayısının 1/20 si oranında seçilmiş dele gelerce oluşturulacak. Delege sisteminin geçerlik kazanabil mesi için de merkez şubenin açılması gerekiyor. Merkez ge nel kurulunun daha rahat ve etkin çalışmasını getirecek bu sistemle, aynı zamanda, Ankara dışındaki şube yönetim kurul larının gösterecekleri adayla rın katılmasıyla da merkez yöne tim kurulu geniş temsil yete neğine sahip bileşime kavuşa bilecek.

Merkez genel kuruluna seçimle gelen delegelerin dışında doğal delegeler de var. Merkez ve şu be yönetim kurullarıyla birlik te temsilciler, doğal delegele ri oluşturuyor, öte yandan mer kez yönetim kurulu üyeleri es kiden olduğu gibi yine, şube genel kurullarının .doğal üyesi sayılmaktalar.

Son genel kurulda, yeni seçilen yönetim kuruluna Ankara Şubesi kurma görevi verildi. Yönetim kurulu bir kurucu heyet ataya rak Ankara Şubesinin kuruluş çalışmalarını başlatacak. Genel kurulu öteki şubelerle aynı za manda yapılması düşünülen Anka ra Şubesinin kurulmasıyla, yu karda anlatılan yeni örgüt şe ması gerçekleşmiş olacaktır.

Son olarak şube genel kurulla rı için gözönünde tutulması ge reken önemli bir noktayı hatır

latalım. Şube genel kurulları na yalnız o şubenin bölge sı nırları içinde oturan üyeler katılabilecek. Bunun için şube ler kendi bölgelerindeki kayıt lı üyeleri kesinlikle saptamak durumundalar. Şubelerin bölge leri ise genel kurulda şöyle belirlendi:

İstanbul Şubesine bağlı iller: İstanbul, İzmit, Sakarya, Bur sa, Çanakkale, Bolu, Zonguldak, Kırklareli, Tekirdağ, E d i m e , Balıkesir, Bilecik.

İzmir Şubesine bağlı iller: İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla, Kütahya, Afyon, Uşak, Antalya, İsparta, Burdur.

Bunların dışında kalan iller ise Ankara Şubesine bağlanmış tır.

TEMSİLCİLİK YÖNETMELİĞİ

Meslek Odaları TMMOB Yasası uya rınca, ülke, meslek ve üye çıkar larının korunması amacıyla yurt düzeyinde çalışma yapmakla görev lendirilmiş kuruluşlardır. Bu ça lışmaların yürütülebilmesi için doğal olarak örgütün, merkezi ve yerel organlara gereksinimi var dır, üyelerin yoğun olarak bulun duğu yerlerde, olanaklar da gö zetilerek şubeler kurulmuş ve gerek bölgesel çalışmalar, ge rekse Oda üye ilişkisi bu or ganlar aracılığıyla yürütüle gelmiştir. Maddi olanakların ve üye sayısının şube düzeyin de örgütlenmeye elvermediği illerde ise Oda üye ilişkisi temsilciliklerle sağlanmakta dır. Son yıllarda üye tabanı nın genişlemesine paralel ola rak, temsilciliklerin sayısını da artırmak gereği doğmuştur.

Bu gelişme temsilciliklere iliş kin işleyişin yeniden gözden ge çirilmesini zorunlu kılmıştır, üyelerle organik bağların güç lendirilmesi, mesleki sorunla rın yerel gereklere göre çözüme kavuşturulup düzenlenmesi, üye lerin birlikteliğinin sağla nıp sıkılaştırılması gibi gö revler, temsilcilikler için da ha yoğun ve düzenli çalışma bi

çiminin yeniden saptanmasında ana etken oldu. Buradan hare ketle temsilcilik düzeyindeki örgütlenmeyi ayrıntılı kuralla ra bağlayan, temsilciliklerin yetki, sorumluluk ve görevleri ni değişen koşullarda yeniden tanımlayan yönetmelik önerisi, 22. Genel Kurulda kabul edile rek yürürlüğe girmiş bulunuyor.

Özellikle Odayla ilişkilerini temsilcilikler aracılığıyla sağlamak durumundaki üyeler için, bilinmesinde yarar gördü ğümüz bazı temsilcilik görevle rini sıralıyoruz:

"Temsilcilik bölgesinde özel ve kamu kesimlerinde çalışan üyelerin mesleki sorunlarını ve çözüm yollarını belirle yici çalışmalar sürdürmele rini sağlamak, bu konuda üye lerle Oda Merkezi arasında iletişimi artırmak, Oda Mer kezinin çalışmaları çerçeve sinde gerekli girişimlerde bulunmak."

"Etkinlik bölgesinde elektrik mühendisliği ile ilgili in celeme, proje, imalat, in şaat ve işletme işlerinin yapılması ve yaptırılmasını izleyerek ilgili girişimle rini ve görüşlerini şubeye iletmek, bu konularda Oda çalışmaları paralelinde ül ke ve meslek çıkarlarını gö zeten etkinlik ve girişim lerde bulunmak."

"Projelendirme, tesis ve yapı üretiminin niteliğini geliş tirmek, üyelerin işverenle ilişkilerini düzenlemek, bu ilişkilerde hak ve çıkarla rı karşılıklı olarak korumak amacıyla mesleki denetimin vize, kontrol ve belge uygu lamalarını yürütmek, bu uy gulama yürürlüğe konmamışsa, başlatılması için diğer oda ların temsilcilikleri ve be lediyeler ile gerekli giri şimlerde bulunmak."

"Odaya, yasalara, yönetmelik lere, meslek kurallarına ve genel kurul kararlarına kar şı görevleri ile ilgili konu larda üyeleri uyarmak."

"Oda Merkezi ve bağlı olduğu şubenin vereceği görevleri yürütmek, Oda merkezinden yetki aldığı konularda Odayı temsil etmek."

"Temsilcilikler yada bağlı olduğu şube düzeyinde yapı lacak toplantılarda bölge ve meslek sorunlarını görüşmek.'

Temsilcilikler, il yada ilçede çalışan üyelerin merkez yada il gili şubeye önerisi, Oda Yöne tim Kurulunun gerekli görmesi, herhangi bir şube yönetim ku rulunun önerisi üzerine Oda Yö netim Kurulu kararı ile kurula biliyor. Yönetmelik değişikli ğinde, üye yoğunluğuna göre tem silcinin seçimle belirlenmesi de düşünülmüş, örneğin il yada ilçede çalışan üyelerin 10 kişi olması yada 10 kişiyi geçmesi halinde, temsilci tesbiti için seçim yapılabilir. EMO gözlem cisinin de katıldığı ve oy hak kına sahip bulunduğu seçim top lantısında bir temsilci adayı, bir temsilci yardımcısı adayı ve bir de temsilci yedeği adayı gizli oyla seçilir, tki yılda bir yapılacak seçim, merkez yönetim kurulunun yapacağı ata maya esas alınmaktadır. Ayrıca, temsilci adaylarının belirlen diği seçimlerin ülke, meslek ve üye sorunlarının tartışıl dığı ve Odaya iletmek üzere or tak görüşlerin oluşturulduğu bir toplantı niteliğinde olma sı da öngörülüyor.

Asil temsilciler daha önce de belirtildiği gibi Oda Genel Ku rulunun doğal delegesi sayıl maktadırlar.

Yeni yönetmelik, temsilcilik lerle yakın diyalog kurabilmek ve sorunlarını yerinde incele yebilmek için Oda Yönetim Ku ruluna temsilcilikleri yılda en az bir kez denetleme görevi veriyor. Denetim, temsilcilik lerin yürüttüğü çalışmaları ve yapılan işlemleri de kapsı yor.

Şube ve temsilciliklerin kuru luş ve çalışmalarına ilişkin yönetmelik değişikliklerinin önemli yanları bunlar. Temsil ciliklerin yurt düzeyinde yay gınlaştırılması ve etkin çalış malarının sağlanmasıyla Odamı zın örgütlülük düzeyi yüksele cektir. Temsilciliklerle Oda arasındaki ilişkilerin bu konu da görevlendirilmiş kadrolar aracılığıyla sıkılaştırılması ise, özlenen düzeye ulaşma ça basında ileri bir adım olacak tır.

HİM