Elektrik Mühendisliği · Sayı 233 · Mayıs 1976

ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİNDE ULUSÇA YAPABİLECEĞİMİZ ARTIRMALAR

H. Halet Işıkpınar

Enerji verimliliği ve tasarruf Teknik / bilimsel makale

Yıl
1976
Sayfa
5
Okuma süresi
13 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji verimliliği ve tasarruf

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • enerji tasarrufu
  • elektrik kısıntısı
  • TEK
  • akaryakıt ithalatı
  • şebeke kayıpları
  • sokak aydınlatması

Özet

Yazar, 1976 yılı elektrik enerjisi kısıntıları ve akaryakıta dayalı üretimin yol açtığı döviz kaybını ele alarak, iç tesisatlardan sokak aydınlatmasına ve kaçak kullanımdan ışıklı reklamlara kadar farklı alanlarda ulusça yapılabilecek enerji tasarrufu önlemlerini sıralamaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

elektrik enerjisi tüketiminde ulusça yapabileceğimiz artırımlar h. halet ışıkpınar

UDK: 621.311:620.9 (560)

1. GIRÎŞ

Son yıllarda yurdumuzun sosyal, kültürel ve eko nomik alandaki gelişmeleri hızlı olmuştur. Bu gelişmenin yanısıra, elektrik enerjisine olan ge reksinme de hızla artmıştır.

Bir yandan enterkonnekte şebeke yurdumuzun en üc ra köşelerine kadar uzanırken, diğer yandan doğal kaynaklarımızdan elektrik enerjisi üretmek için yapımına başlanan büyük su ve termik santralları da birçok nedenlerden dolayı süresinde tamamlana mamış, sonuçta elektrik enerjisi açığı doğmuştur. Bu durum karşısında, kısıntı önlemlerine (tedbir lerine) baş vurulmuş, ilk önce üç lambadan biri nin söndürülmesi önerilmiş; yaz saatleri uygulan mış, illerimizde sıra ile çeşitli saatlerde ener ji kısıntılarına gidilmiş, bu önlemler yetmeyin ce, son zamanlarda TEK tarafından belediyelere bildirim yapılarak çektikleri gücün yüzde 25'i oranında bir kısıntı yapmaları istenmiştir.

Bugün 34,5 kV1luk enerji taşıma hatlarında, geri lim 26 kV'a kadar düşürülmekte, şehir ve köyleri mizin dağıtım şebekelerinde gerilim 231 V'tan 150 V'a kadar düşmektedir. Diğer yandan frekans 45 Hz'e kadar düştüğü için televizyon alıcıları iyi çalışmamakta, evlerdeki elektrik aygıtları ve fabrikalardaki motorlar yanmaktadır.

Hasan Halet Işıkpınar, Elk.Y.Müh.

Enerji artırımının (tasarrufunun) yurt düzeyinde bir zorunluluk durumuna gelmesiyle diğer ülkele rin enerji sıkıntılarında uyguladıkları artırım yöntemleri ve bizim özel durumumuza göre uygula yabileceğimiz önlemler bu bildiride açıklanmaya çalışılmıştır. Odamızın öncülüğünde yurt düzeyin de girişilecek artırım önlemleri ile yılda dört milyar kVJh'lık etkin (aktif) ve on milyar kVArh' lık tepkin (reaktif) enerjinin artırımı sağlana bilir.

2. GENEL

Enerji bunalımı karşısında elektrik enerjisi ke siminde alınması öngörülen önlemleri eleştirmeden önce, elektrik enerjisi üretimindeki son elli yıllık gelişmeleri ele almamız yararlı olacaktır.

Eldeki istatistiklere göre, 1913 yılında elektrik enerjisi üreten elektrik santrallarımızın toplam k.urulu gücü 17 322 kW idi. Bu güç 1940 yılında 216 960, 1950 de 407 781, 1960 da 1 272 432, 1970 de 2 312 000 ve 1973 yılında 3 073 000 kW'a ulaş mıştır.

Bu santrallarda;

1940 yılında

1950 yılında

1960 yılında

2 815

1970 yılında

8 623

1973 yılında 12 361

1974 yılında 13 794 milyon kHh'lık elektrik

enerjisi üretilmiştir. 1975 yılında 17 784 mil

yon kV/h'lık elektrik enerjisi üretileceği umul

maktadır.

1970 yılında üretilen 8 615 milyon kWh enerjinin

1 281 milyon kWh'i 773 297 ton taş kömüründen 1 344 milyon kWh'i 1 222 069 ton linyitten 2 788 milyon kWh'i 710 055 ton petrolden ve 3 202 milyon kWh'i su'dan elde edilmiştir.

Bu üretimde petrolün payı % 31,6'yi bulmakta idi. Bu değer giderek artmıştır. Nitekim, 1973'de 12 361 milyon kVJh'lık elektrik enerjisinin yüzde 12,0'si taşkömüründen 50,5'i akaryakıttan 14,9'u linyit kömüründen

1,4'ü diğer yakıtlardan ve 20,2'si su'dan üretilmiştir.

1973 yılında üretilen 12 361 milyon kWh'ın yarı sının akaryakıttan elde edilmiş olması yurt eko nomisi bakımından, üzerinde titizlikle ve kuşku ile durulmasını gerektirmektedir.

Enterkonnekte şebekeyi besleyen Anbarlı, Mersin ve Hopa fuel oil santrallarına.ek olarak İzmir'de ve Beyşehir'de çalışan gaz türbinlerinin 1975 yı lı akaryakıt tüketiminin bir milyon sekiz yüz bin tona ulaşacağı sanılmaktadır. Bu miktar akaryakıt için 4 milyar TL döviz harcamak durumunda kalma mız ülkemiz açısından büyük bir kayıptır.

Yapılan tahminlere göre, yurdumuzun 1982 yılı

akaryakıt gereksinmesi yurt içinde üretebileceği miz 3 829 milyon tona ek olarak dışarıdan 23 971 milyon ton ve 1987 yılı gereksinmemizi yurt için de üretebileceğimiz 4 milyon ton petrole ek ola rak dışarıdan 33 800 ton petrol ithal ederek kar şılamak zorunda kalacağız. 1987 yılında petrol için, bugünkü fuel oil fiyatları sabit kalsa bi le (2 440 TL/ton) 82 milyar lira değerinde döviz ödemek zorunda kalacağız. Bugünkü bütçemiz kadar tutan bu parayı sağlamak için yurdumuzun bugünkü ölçüdeki tarım ürünlerini, maden cevherlerini ve sanayi ürünlerini önümüzdeki yıllarda birkaç kat artırmamız ve o tarihlerde ulaşacağımız 50 milyon nüfusumuzu tam verimle çalıştırmamız gerekecektir.

0 tarihlerdeki gereksinmemizi karşılamak için 1982 yılında 38 940 milyon kWh ve 1987 yılında 62 700 milyon kWh'lık elektrik enerjisi üretmek zorunda olduğumuza göre bugüne kadar devlet büt çesinden yapılan milyarlarca liralık yatırımlara ek olarak bu yıldan sonra her yıl yapılması gere ken en azından 7 milyar TL tutarındaki tesislerin ürettiği elektrik enerjisini, en düşük kayıpla, israfsı?., kullanmamız gerektiğini elektrik ener jisi kullanan her vatandaşın bilincine işlememiz gerekmektedir.

Dünyada bugünkü tüketim hızı ile, petrol rezerv lerinin ikibin yılına kadar tükeneceği ve bundan bugün yeterli kaynakları bulunmayan ülkelerin ve Türkiye'nin en çok zarar göreceği yabancı yayın larda ileri sürülmektedir.

Bu gerçek karşısında; derhal petrol araştırma ve geliştirme konusunda bugüne kadar yapılan çalış maları derleyip toparlayarak yurt düzeyinde büyük ölçüde bir çalışmaya girişmek gerekir.

Ayrıca bugünkü gibi, ürettiğimiz elektrik enerji sinin yarısını petrolden değil, zengin linyit kö mürlerimizle çalışacak santralları ve orta çapta bile olsa, su santrallarını, geceli gündüzlü ça lışıp kurarak, muhtaç olduğumuz elektrik enerji sini doğal kaynaklarımızdan karşılamamız gerekmek tedir. Öncelikle, elektrik enerjisi kullanan her vatandaşa bu enerjinin hazineden yıllar boyunca yapılan yatırımlarla ve binlerce mühendis, teknis yen ve işçilerin hayatları boyunca verdikleri emeklerle meydana getirilen elektrik santralla rında, yine hazineden ödenen milyonlarca lira karşılığında yer altından çıkarılan kömür, linyit ve petrolden üretildiğini ve yakılan 6u yakıtla rın bir daha yeniden varolamayacağını ve kendi sine ışık ve güç sağlayan elektrik enerjisi üreti minin sürdürülmesi için hem doğal kaynaklarımızdan hem de gerektiğinde değerli dövizlerimiz karşı lığında satın alabileceğimiz akaryakıtı santral 1arımızda yakarak sağlayabileceğimizi ısrarla belirtmeliyiz.

Bugünkü yakıt maliyetleri karşısında elektrik ta rifelerinin, yurt çapında yeni baştan değiştiri leceğini ve önümüzdeki yıllarda elektrik enerji sini daha pahalı satın alabileceklerini, vatan daşlarımız şimdiden kavramalıdırlar.

Santrallarımızda üretilen elektrik enerjisinin en azından % 5'i generatörlerde, % 3'ü yükselti ci trafolarda, % 5'i enerji iletim hatlarında, % 4'ü indirici trafo merkezlerinde ve % 5 15'ide alçak gerilimli dağıtim şebekelerinde kaybolur. Bu hesaba göre, üretilen enerjinin ortalama

% 25'i daha müşteriye ulaşmadan kaybolmaktadır. Bu büyük kayıp tutarının yılda en azından bir milyar liraya vardığı, elektriği kullanan müşte riye açıklanmalı ve kendisinden, elektrik ener jisi artırımında yapılacak her türlü çalışmalara gönüllü olarak katılması istenmelidir.

3. ENERJİ KISITLAMALARI VE SONUÇLARI Bugüne kadar uygulanan enerji kısıtlamalarının sonuçları şöyle özetlenebilir: 1. Uç lambadan birini söndürmek kampanyası, is tenilen sonucu vermemiştir. 2. Büyük şehirlerimizde sıra ile, çeşitli saat lerde kısıtlama yapılmıştır. Bu uygulamadan, özellikle fabrikaların çalış malarında devamlılık sağlanamamış, bir buçuk saatlik bir kısıtlama, bir fabrikada, işçile rin tekrar işbaşı yapmaları için yeniden düzen kurulması, en azından bir saatlik bir gecikme ye yol açmıştır. Bu arada işçilerin verimi düşmüş, fabrika sahipleri taahhütlerini yerine getirememişlerdir.

3. Çeşitli iller, kasaba ve köyler için uygulanan sıra ile enerji verilmesi yine buralarda sos yal ve endüstriyel hayatın akışını aksatmıştır.

4. Özellikle 34,5 kV'luk enerji taşıma hatlarında gerilimin 26 kvk ve frekansın 45 Hz'e düşürül mesi, birçok ev aygıtları ile fabrikalardaki elektrik motorlarının yanmasına ve yeni elek tronik aygıtlarla donatılan tekstil fabrikala rında dokumaların niteliğinin bozulmasına yol açmıştır. Şehir ve kasabalardaki alçak gerilim şebekelerinde gerilimin 231'den 150 Volta düş mesiyle televizyonlar da çalışamaz duruna gel miş ve ev aygıtları ile fabrikalardaki elek trik motorlarının bir bölümü yanmıştır.

5. Bu kısıntı uygulamaları, belirli belirsiz sa atlerde de istenmeyerek uygulanmış olsa bile, özellikle hastahaneler ve hava limanları gibi hayati öneme sahip yerlerde zararlara yol aç mıştır.

4. ELEKTRİK ENERJİSİNİ NERELERDE İSRAF ETMEKTEYİZ ve ALMAMIZ GEREKEN ÖNLEMLER NELERDİR ?

Evlerimizde gereğinden fazla çıkışlı ve büyük iç tesisatlar yapılmaktadır. Elektrik tesisatçıları bir evin iç tesisatını yaparken, müşteriden daha fazla para alabilmek için devamlı oturulmayan ve çalışılmayan odalara, sofalara, koridorlara ve balkonlara gereğinden fazla lamba ve priz çıkış

ları yapmaktadırlar. Bu gibi konutların, hatta apartman binalarının iç tesisat planları, kesin kes Odamızın üyeleri tarafından denetlenmeli ve elektrik işletmeleri de daha ilk evrede müşteri ye artırım sağlayacak bu uygulamayı benimsemeli dir.

Son yıllarda, özellikle büyük şehirlerimizin çev resinde, kırsal alanlardan sürekli göçen yurttaş larımız tarafından yerleşme bölgeleri kurulmakta dır. Bu yurttaşlarımızı aydınlığa kavuşturmak için yapılan alçak gerilim şebekelerinden kimi yurttaşlarımız ölüm tehlikesi pahasına çengel atarak bedava elektrik enerjisi almak yoluna git mektedirler. Bu yerleşme yerlerindeki konutların iç tesisatları ile branşmanlarının, elektrik iş letmelerinin yetkilileri tarafından sıkı ve sü rekli denetimi ile gittikçe büyüme eğilimi göste ren bu kayıpların yavaş yavaş ortadan kaldırılma sı sağlanabilir.

Bazı şehir ve kasabalarımızda sokak ve caddeleri aydınlatan lambalar akşamları daha ortalık karar madan devreye sokulmakta ve gün doğumundan ancak birkaç saat sonra devreden çıkarılmaktadır. Sokak aydınlatması yüzünden belediyeler işletmelerine borçlanmakta ve çoğunlukla bu borçlar işletmele re ödenmemekte, işletmeler açık vermektedir. So kak aydınlatması, çoğu zaman yurttaşları memnun etmek için, belediye başkanları tarafından poli tik bir davranış olarak kullanılmakta ve yılda milyonlarca kWh'lık enerjinin israf edilmesine yol açmaktadır. Bu israflar, lambaların zamanın da yakılıp söndürülmesini sağlayan otomatik, za man ayarlı saatlerle önüne geçilebileceği gibi şebeke hat çavuşlarının hergün muntazaman trafo postalarının dağıtım tablolarındaki sokak aydın latması kesicilerini zamanında kapayıp açmaları ile önlenebilir.

Son zamanlarda sokaklarda, elektrik direkleri üzerinde, mağaza cephelerinde ve vitrinlerde ge niş ölçüde ışıklı reklamlar yapılmaktadır. Bunlar dan bazılarının tükettikleri enerjinin saptanma sında ve bedellerinin alınmasında zorluklarla kar şılaşıldığı ileri sürülmektedir. Enerji artırımın da başarı sağlamak için bu gereksiz reklamların topyekün yasaklanması başta gelen önlemler arasın dadır.

Elektrik enerjisi tüketiminde yapılagelmekte olan önemli bir israf da, büyük devlet dairelerinde, iş yerleri ve hanlarda, otellerde, özellikle ak şamları saat 17.00'den 20.00'ye kadar süren te mizlik dolayısıyla bütün lambaların yanar bir halde bırakılmasıdır. Bu tür büyük binaların iç tesisatlarının, oda ve koridorların temizliği için gerekli aydınlığı verecek sayıda lambanın devreye sokulmasını sağlayan özel linyelerle do natılması ve dağıtım tabloları üzerinde bu lin yeleri denetleyen kesicinin beyaza boyanarak işaretlenmesi, batı ülkelerinde önerilmektedir.

Bu önlemlerle, özellikle sorumsuz kişilerin de netimsiz ve parlak ışıklar altında yürüttükleri temizliklerin yol açtığı israfların önü alınabi lir.

Bu tür temizlik işlerinin, güneş doğarken, çalış ma saatlerinden önce, sabahları saat 6'dan 8'e kadar yapılmasının elektrik enerjisi tüketiminde artırım sağlayacağı açıktır.

Elektrik enerjisi israfında köy elektrik birlik l e r i de ön planda gelmektedir.

Uzun y ı l l a r elektrik ışığına hasret kalan ve son yıllarda sayısı beşbini aşan köylerimizin bir ço ğunda, özellikle sokak lambaları akşamdan sabaha kadar yanmaktadır. Örneğin, İstanbul Ankara ara sı tren yolu üzerindeki yüzlerce köyde, sokak lambaları, yalnız sokakları değil adeta etrafla rındaki t a r l a l a r ı aydınlatmaktadır. Köylü yurt taşlarımız gece erken yatmaya alışık oldukları için bu şekilde sokak lambalarının boşuna yanma sı i l e hem her ay muhtarlıkça toplanan sokak ay dınlatması payından ötürü zarara girmekte, hem de boşuna yanan bu lambalar nedeniyle köyün TEK'e olan borcu, köy elektrik b i r l i k l e r i tara fından ödenememektedir. Köylerin elektrik borç l a r ı aylarca sonra faturalandığı için birlik ida r e l e r i , büyük yekunlar tutan borçları sürprizle karşılamaktadırlar. Bu israfı önlemek için iki yöntem uygulanabilir:

1. Alçak gerilimli köy elektrik şebekelerinde sokak aydınlatması ortalama üç direkte bir lamba yakılacak biçimde düzenlenmelidir.

2. Köy trafosunun tablosundaki otomatik kesici gece saat 13'de açılarak köy trafosu devreden çıkarılmalıdır.

Bu tür bir uygulama, gece yarısından sabaha ka dar az yükle çalışan direk trafolarının demir ka yıplarının azalmasını sağlayacaktır.

Beş bin köyümüzde direk trafolarının ortalama gücünün 63 kVA olduğu varsayılırsa, böyle bir trafonun bir aylık (720 saatte) demir kaybı 209 kWh'tır. Yaz ve kış ortalama günde" 8 saat devre dışı bırakılabilecek olan böyle bir trafo dan bir ayda (240 saatte) 209x240/720=70 kWh' İlk bir artırım sağlanabilecektir. 5000 köyün en azından 3000 ininde bu yöntem uygulanırsa bir yılda sağlanacak artırım 3000x240/720x209x12 = 2 500 000 kWh'a ulaşır.

Yine bu trafoların, bir ayda:(720 saatte) sistem den çektiği tepkin (reaktif) enerji, ortalama 63 kVA için 1429 kVArh olduğuna göre, 3000 trafo nun günde 8 saat devre dışı bırakılması ile sağ lanacak tepkin enerji artırımı,

3000 x 8 x 30/720 x1429 x12 = 17 400 000 kVArh olur. Bir kVArh'in 5 kuruş olduğu düşünülürse bir yıl da artırılan enerji 0,05x17 400 000=870 000 TL değerindedir.

Köylerimizde kurulu direk trafolarının gücü 40 ile 160 kVA arasında değişmektedir. Ayda 720 saat çalışan bu trafoların kayıpları şöyledir:

Trafo gücü kVa

40 63 80 100 125 160

Bir saatiik boşta çalışma kayıpları

Demir Wh

Bakı r k'h

Bir aylık boşta çalışma kayıpları

Demir kWh

Bakı r kWh

Tepkin kayıplar

1 saatlik 1 aylık' VArtı kVArh

1150 1985 2576 3310 4250 5568

825 1429 1855 2383 3060 4009

5. ŞEBEKELERDEKÎ TEPKİN GÜÇ KAYIPLARI

Güç çarpanını (Cos <(>) düşüren ve şebekelerde tep kin enerji kaybına yolaçan etkenler şöyle özetle nebilir:

Sanayi tesislerinin kurucuları, kimin tarafından önerildiği bilinmeyen ve üzerinde ısrarla durulan bir uygulama hatasından kendilerini alamamakta dırlar. Üniversitelerde ve Yüksek Teknik Okulla rında, bir iş makinasını çevirecek olan endüksi yon motorunun gücünün, bu motorun çalıştıracağı iş makinasının gerektirdiği güce denk olması ıs rarla öğretildiği halde, örneğin bir kasabada ku rulan bir un fabrikasının kasnaklarını çeviren ana mili için hesaplanan 75 beygir gücü yerine, hem daha büyük olmasında yarar var düşüncesiyle, hem de piyasada daha kolay bulunduğu gerekçesiy le 160 beygir gücünde bir elektrik motorunun kon ması olağan olaylar haline gelmiştir. Böyle gere ğinden büyük bir motor, hem yol almada fazla akım çekiyor ve hem de şebekedeki güç çarpanını düşü rerek TEK'in tepkin enerji kayıplarını artırıyor.

Düşük güç çarpanı nedeniyle motorlar daha fazla akım çektiğinden kablo ve iletkenlerin ısı kayıp ları artmaktadır. Bu fazla akım, şebekede daha fazla gerilim düşümüne yol açmakta ve gerilim fazla düştüğü için, ampuller ve diğer elektrik aygıtları düşük gerilimle çalışmaya zorlanmakta dır.

Düşük güç çarpanı, endüksiyon motorlarının man yetik alanını daha fazla kaydırdığı için motorla rın devri düşmektedir. Diğer yandan endüksiyon motorları kendi momentlerini oluşturabilmek için daha fazla akım çekmekte ve motorların sargıla rındaki joul kayıpları artmaktadır. Bu yüzden motorlar kayıplarını karşılamak için daha fazla güç çekmekte ve verimleri düşmektedir.

Motorları besleyen iletkenler daha fazla akım ta şımak zorunda kaldıkları için ısınmakta ve bu ısı nedeniyle iletkenlerin yalıtkanlıklarının da yanma ömrü kısalmaktadır.

Motoru denetleyen devre kesicileri, sigortalar ve kontaktörler fazla akımdan zarar görmektedir.

Güç çarpanını şebekeye şönt kondansatörler koya rak normal düzeye getirmek zorunludur. Bu yapı lırsa;

Lambalara, motorlara ve elektrikle çalışan aygıt lara anma gerilimleri sağlanabilir.

Gerilim normale getirilirse önemli enerji kaybı na yol açan, piyasada teknik nitelikleri olmayan gerilim regülatörlerine gerek duyulmaz.

Ana şebekelerin ve besleme hatlarının enerji ka yıpları azalır.

Trafolardaki tepkin enerji kayıpları azaltılarak trafolardan garanti edilen gücün alınması sağla nabilir.

Elektrik akımı taşıyan iletkenlerin kayıpları azalır.

En önemlisi tüketici elektrik faturasında önemli tüketim düşüklüğünü görür.

Yurdumuzda tepkin enerji kayıplarını gösteren is tatistikler yoktur. Bu kayıpların yılda 10 milyar kVArh'ı bulduğu sanılıyor.

6. SONUÇ

1. Elektrik enerjisinde artırım sağlayabilmemiz için bu enerjiyi kullanan her yurttaşın artı rıma gönülden katılması şarttır. Yurttaş, ge reksiz yere ampulleri yakmamalı, elektrikli ev aygıtlarını özellikle fabrika ve atelye lerde iş makinalarının motorlarını boşuna ça lıştırmamalıdır.

2. Her tüketici, elektrik işletmeleri tarafından kendisine gönderilen elektrik enerjisi tüketi mini gösteren faturaları incelemeli, yeni fa turaları eski ayların faturaları ile karşılaş tırmalı ve fazla elektrik enerjisi tüketiyorsa nedenlerini araştırmalı ve kendi kendine artı rıma gitmelidir.

3. Her fabrika sahibi, demandmetreli sayaç kulla nıyorsa, maksimum göstergesi için ne kadar pa ra ödedeğini ve bu parayı hangi saatte çektiği güç için ödediğini araştırmalı, buna göre tez gah ve iş makinalarının çalışma saatlerini fazla güç çekmeyecek biçimde ayarlamalıdır.

4. Belediyeler ve Köy Elektrik Birlikleri, elek trik enerjisi dağıttıkları alçak gerilim şebe kelerinde özellikle sabaha kadar gereksiz ye re yanan lambaları, otomatik zaman saati ile devreden çıkarmalıdır.

5. Büyük binaların temizliği tercihan sabahın er ken saatlerinde yapılmalı, akşamları puan t za manında bu binalardaki lambaların hepsi devre ye sokulmamalıdır.

6. Şebekelerde güç çarpanını düşüren gereğinden büyük güçlü endüksiyon motorlarının kullanıl ması önlenmelidir.

7. Elektrik enerjisi artırımını sağlamak için iç ve dış tesisat planları ehil tesisatçılar, tek nisyenler ve hatta mühendisler tarafından ha zırlanmalı, denetlenmeli ve uygulanmalıdır. Artırımın temelinde mevcut yönetmenliklere ve günün teknolojisine uygun iç ve dış tesisatla rının oluşturulması geliyor. Böyle bir tesis işletmede arızasız çalişır ve enerji kaybı da önlenmiş olur.

8. Yurdumuzda şehir ve Kasabalarda kurulan yeral tı ve hava hattı şebekeleri, zamanında o günün güçlerine göre hesaplanmış ve kurulmuştur. Bu na karşın, özellikle son 10 yıl içinde bu şe bekelerin geçtiği güzergahta yeni konutlar, iş yerleri ve fabrikalar kurulduğu için bu kablo ve hava hatları aşırı derecede yüklenmiş durumdadır. Aynı şekilde bu şebekeleri besle yen trafo merkezleri günün belirli zamanların da aşırı yükle çalışmakta, fazla ısınmakta ve hatta yanmaktadırlar. Çevireceği makinadan da ha büyük güçte kurulmuş olan elektrik motorla rı, bunları besleyen şebekelerde güç çarpanla rının düşmesine, kablolardan aşırı akımların geçmesine ve bu yüzden kabloların ısınmasına yol açmaktadır.

9. Yurdumuzda kurulan ve elektrik enerjisi ile çalışan bütün fabrikalar bir program içerisin de incelenmeli, iç tesisatları, tabloları ve kurulu motorların güçleri denetlenmeli, gere

ğinden büyük güçlü motorların yol açtığı dü şük güç çarpanları hesaplanmalı, fabrika sa hipleri uyarılmalı ve gerekirse bu iç tesisat lar yeniden projelendirilmelidirler. Elektrik enerjisi israfı Odamızın önderliğinde uygula nacak köklü çözümlerle önlenebilir. Bu gerçek leştirilirse, enterkonnekte şebekede yılda 5 milyar kVJh'lık etkin enerji ile 10 milyar kVArh'lık tepkin enerji tekrar kazanılabilir.

KAYNAKLAR :

1. Knowlton, A.E., Standard Handbook for E l e c t r i c a l Engineers, McGraw H i l l Book Company, New York, 1957

2. Morrow, L.C., Cutting down e l e c t r i c power b i l l s , Maintenance Engineer's Handbook, McGrav H i l l Book Company, New York, 1957

3. Felek, B., Elektrik Tasarrufu. Milliyet 22.12.1973

4. Felek, B., Türkiye'de Yetki ve Sorumluluk. Milliyet, 6.2.1975

5. Elektrik Kesildi, Adalarda 5 gün süreyle hayat durdu. M i l l i y e t , 27.6.1974

6. Taylan, G., Komşumuz Bulgaristan'da Elektrik Enerjisi Üretimi. Aydınlığa Doğru, EMO, Mart Nisan 1975

7. Karanlığa İhmal Yol Açtı, Hürriyet, 4.12.1974

8. 1,5 s a a t l i k elektrik k ı s ı n t ı s ı bugün b a ş l ı yor. Cumhuriyet, 3.12.1974

9. Gevgili, A., Gerçek Bir Trajedidir EleKtriksiz Türkiye. Milliyet, 3.12.1974

10. Enerji Tahdidi Sanayide Bir Milyar Liralık Zarara Yol Açtı. Tercüman, Mart 1974

11. Gecekondulara Elektrik Veriliyor. Hürriyet, 23.11.1974

12. Enerji Kongresi Mum Işığında Yapıldı. Hürriyet 17.11.1973

13. tş Günleri Düşen, Tatil Günleri Yükselen Voltaj E l e k t r i k l i A l e t l e r i Bozuyor. M i l l i y e t , Mayıs 1975

14. Türkiye ve 4 Balkan Ülkesi Enerji Çemberi Kuruyor. M i l l i y e t , Haziran 1975

15. Dünya Enerji Konferansı Türk Milli Komitesi Yayını, Enerji Dünyası, Ankara, 1975

16. Enerji Tüketiminde Tasarruf. Birlik Haberleri, 11.4.1975

17. Atalay, M., Enerji Tasarrufu. Ekonomi Politika, 26.6.1975

18. Dünyada Petrolsüz Kalacak Olan tik Ülke: Türkiye. Ekonomi P o l i t i k a , 28.6.1975