Elektrik Mühendisliği · Sayı 234 · Haziran 1976
DÖVİZE BAĞLILIGIN TEMEL NEDENİ VE TÜRK EKONOMİSİ AÇISINDAN AĞIR MAKİNA SANAYİLERİNİN ÖNEMİ
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1976
- Sayfa
- 6
- Okuma süresi
- 15 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- ağır makine sanayii
- ithal ikamesi
- devalüasyon
- takım tezgahı sanayii
- dış ödemeler dengesi
- fabrika yapan fabrikalar
Özet
Yazar, Türkiye'nin döviz bağımlılığının temel nedeninin ağır makine sanayilerinin kurulmamış olması olduğunu savunarak, sanayi yatırımlarındaki dövize bağlılığı azaltmak için takım tezgahı ve fabrika yapan fabrikaların öncelikle kurulması gerektiğini, devalüasyonun sanayileşmeyi zorlaştırdığını ve ithal ikamesi politikalarının yetersizliğini tartışmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
O)WQ elektrik enerjisi'
dövize bağlılığın temel nedeni ve türk ekonomisi acısından ağır makine sanayilerinin önemi
alptekin erdoğan
UDK: 621.313.002: 332.5 87 (560)
1. GÎRÎŞ
Türkiye'de ana ve ara yatırım malı üreten ağır makine sanayileri yeterli düzeyde kurulmamış ol duğundan, sanayileşme amacıyla kurulacak her fab rikanın makine aksamının (her sanayi yatırımının genel olarak % 60'ı oranındadır) dövize bağlı ola rak ileri sanayi ülkelerinden ithal edilmesi zo runluluğu vardır. Bu durum sürdürüldüğü sürece ihracat için ağır fedakarlıklara yada dış kredi ve yabancı sermayeye dayanma zorunlu olacaktır. Bu nedenle, Türk ekonomisinin yapısal bir geliş me şansına kavuşturulması ve ileri ülkelerle ara sındaki açığı hızla kapatabilmesi için, sanayi yatırımlarında görülen dövize bağlılık (dış öde meler dengesi açığı) sorununu çözümleyecek ağır makine sanayilerinin (fabrika yapan fabrikaların) öncelikle ve ivedilikle kurulması büyük önem ta şımaktadır. Yoksa, ülkemiz makine sanayilerini kurarak kal kınmaya çalışan tüm ülkelerin gerisinde kalmaya, üstelik zamanla kredi ve yardımlarına ihtiyaç duymaya da mecbur kalacaktır.
Alptekin Erdoğan, TEK
Kaldı ki, yatırım malı araç ve gereçlerde ithal ikamesini öngörmeyen bir dış ticaret ve sanayi leşme politikasının, ulusal ekonomi aleyhine ola rak yabancı ekonomi ve firmaları üretim, istih dam, katmadeğer, refah ve dış ödemeler dengesi açısından desteklemek (zenginleştirmek) anlamına geleceği de açıktır. Bu nokta gözönünde tutula rak, yabancı ekonomi ve firmaların güçlendirilme si yerine, kamu ve özel sanayi kuruluşlarının ma kine ve yatırım malı üretimi konularında etkin kılınmaları gerekmektedir. Nitekim, ithalata bağ lı olarak gelişen bir ekonominin artan döviz ih tiyacının, klasik tarım ürenleri dövizleriyle bundan sonra karşılanması olanaksızlaşacak ve üs telik % 7 lik gelişme hızı da zamanla düşme teh likesiyle karşılaşacaktır.
Sözkonusu sanayilerin kurulması dünya ekonomisin de söz ve karar sahibi olabilme açısından da önem taşımaktadır. Bu nedenle fabrika ithal etmek ye rine imal ve ihraç etmek, plan stratejisinde ve kamuoyunda somut bir inanç olarak yer almalıdır.
2. İKTISATÇıLARLA MALIYECILERIN AFFEDILMEZ YANıLGıSı
En az 30 yıldan beri Türk hükemetlerine ve poli tikacılarına yön vermiş iktisatçılar ile maliye cilerin kitap, rapor ve makalelerinde döviz ihti yacı iç artırım (tasarruf) yetersizliğiyle açık lanmıştır. Bunun gerçekle bir ilgisi yoktur. Çün kü, Türkiye'de aslında büyük yatırım gerektirme yen, üstelik bir defalık döviz yatırımıyla her yıl ekonomiye en az on kat döviz artırımı sağla yacak makine yapan ağır makine sanayileri kurul mamış olduğundan, kurulması öngörülen her fabri kanın makine aksamının dövize (ihracat gelirine, dış krediye, yardıma ve yabancı sermayeye) bağlı olarak makine sanayii olan ülkelerden ithal edil mesi gerekmektedir. Bu uygulamanın sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz.
Fabrikaların makine aksamının bedeli kendi yatı rımının genellikle % 60'ı oranındadır. Buna göre 100 milyarlık sanayi yatırımının yapılması iste niyorsa en az 60 milyar TL dövizin sağlanması ge rekir.
Türk parası artırımları arzu edilen düzeyin üstün de sağlansa bile, dövize ihtiyaç olduğundan sana yide değerlendirilmesi olanaksızdır.
Çünkü, üretimi ve ihracatı geliştirmede asıl amaç döviz sıkıntısına düşmemek değil, yatırımlarda dövizi mutlak (zorunlu) ihtiyaç olmaktan çıkar maktır.
Kalkınma ve sanayi yatırımlarının istenilen düzey de geliştirilebilmesi için, girişimcilerin Merkez Bankası'yla ilişkilerinin kesilmesini sağlayacak makine üretiminin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yoksa, her sanayi yatırımında girişimciler, Merkez Bankası'na döviz tahsisi için başvurmak zorunda kalacaklardır. Bu nedenle, yurtiçi artırımlarla kalkınmayı gerçekleştirebilmenin temel yolu, mül kiyeti ister devlette ister özel sektörde olsun, fabrika yapan fabrikalara süratle kavuşabilmekte dir.
İktisatçılarla, maliyecilerin kitaplarında ithal ikamesi sözcüğü de genellikle ithal edilen ürünle rin Türkiye'de üretilmesi anlamında kullanılır. Ancak, ürünü üretecek fabrikanan Türkiye'de imal edilmesi her nedense sözkonusu edilmez. Diğer yan dan, dış ödemeler dengesi açığının kapatılması da, ihracatın hızla geliştirilmesiyle sağlanacak döviz gelirlerinin, fabrika ve diğer ithal ürünlerini karşılayacak düzeye ulaştırılması olarak düşünül mektedir.
Bu nedenle, Türkiye'nin halen OECD ve Avrupa ül kelerinin en gerisinde kalmasının suçunu, ağır ma kine sanayilerinin önemini dikkatten uzak^tutan ve iktisadi gelişmeyi döviz sıkıntısı çekmemek bi çiminde yorumlayan iktisatçılarla, maliyecilerde aramak haksızlık olmayacaktır.
3. DEVALÜASYONDAN KORUNMAK YADA KAÇINMAK İÇİN DE AĞIR MAKİNE SANAYİLERİNİN KURULMASI ZORUNLUDUR
Kurulacak fabrikaların makine aksamını yurt için de üretecek sanayiler olmadığı yada kurulmadığı sürece bunların dövize bağlı olarak ileri sanayi ülkelerinden ithal edilmeleri kaçınılmazdır.
Bu nedenle, sanayi yatırımlarının döviz darlığına çare olarak toplum için bir yük olan devalüasyon işlemlerine gerek duyulacaktır.
Kaldı ki döviz sağlamak amacıyla bir malın dışarı ya üçte bir fiyatına ihraç edilmesinin de, dolay lı olarak Türk parasının % 300 devalüe edilmesi anlamına geldiği gözden uzak tutulmamalıdır.
Yurt dışından uçak, gemi, mühimmat vb. alabilmek için halktan yardım toplamanın da gerçekçi (ciddi) bir anlamı yoktur. Çünkü, ithalat için yalnızca döviz gereklidir.
Türk parasının ithalatta kullanılabilmesi için al tın yada çevrilebilir (konvertibl) döviz niteliği ni taşıması gerekmektedir. Bunun da tek yolu, dün ya ekonomisine fabrika ve yatırım malı ihracatçısı olarak girebilmek, yani fabrika yapan ağır makine sanayilerine ileri düzeyde sahip olabilmektir.
Devalüasyon, döviz sorununu çözmekle birlikte sa nayileşmeyi zorlaştırır. Nitekim dövizin sanayici ye satış fiyatı yükseleceğinden fabrikaların maki ne aksamını ithal etmek zorunda olan girişimciler cezalandırılmış olur.
Şöyle ki, yurt dışında ihraç ürünlerinin fiyatları çevrilebilir dövizlere göre oluştuğundan, devalü asyon yapıldığında yabancılar için bir ucuzluk söz konusu olmamakta, yalnız ihracatçının kazancı yeni kur oranında Türk parası olarak artmaktadır. Buna
karşılık, fabrika kurmak için ithalatta bulunacak sanayiciye döviz yeni kur üzerinden verilmektedir. Bu bakımdan, devalüasyon sanayi girişimcisinden aldığı farkı ihracatçıya gelir (rant) olarak öde mektedir. Dolayısıyla sanayileşme devalüasyon ora nında pahalılandırılmış yada kösteklenmiş olmak tadır.
Bu nedenle, Türkiye gibi ihracatı tarım ürünleri ne dayalı bir ülkede sanayicilerin cezalandırıl ması sağ duyunun kabul edeceği bir tutum değildir.
Diğer yandan, devalüasyon ulusal artırımın artma sını zorunlu kılmaktadır. Çünkü, kurulacak fabri kaların ithalatı amacıyla Merkez Bankası'ndan ya pılacak döviz aktarmalarında Türk parası karşılı ğının yatırılması gerekir. Devalüasyon oranında ithalat (döviz tahsisi) pahalılandığından, yatı rımların makine aksamı için Türk parası kaynak ve kredilerinin de aynı oranda artırılması gerekir. Bunun da Türkiye gibi yoksul bir ülke için katla nılacak bir durum olmadığı açıktır.
4. SANAYİLEŞMEDE DÖVİZE BAĞIMLILIĞI ÇÖZMEK YADA HIZLI BÎR SANAYİLEŞME İÇİN HAREKET NOKTASI NEDÎR ?
Fabrika imal eden makine sanayilerinin kurulmasın da en önemli adım, her tür takım tezgahı sanayile rinin kurulmasıdır. Çünkü, bu sanayiin üreteceği tezgahlarla diğer makine ve motor sanayileri, özel likle fabrika yapan fabrikalar kolaylıkla kurula bilir. Bu nedenle, dışa (dövize) bağımlılığın gi derilmesi ve dış ödemeler dengesinin iyileştiril mesi için hareket noktası, takım tezgahı sanayile rinin kurulması olarak öngörülmelidir.
5. FABRİKA YAPAN FABRİKALARIN YATIRIM BÜYÜKLÜĞÜ
Yazımızın bir yerinde de belirtildiği gibi üreti mi ve ihracatı geliştirmede asıl amaç döviz sıkın tısına düşmemek değil, sanayi yatırımlarında dövi zi mutlak (zorunlu) bir ihtiyaç olmaktan çıkarmak tır.
Diğer yandan, ihracatı geliştirmenin amacı da, başta fabrika ve yatırım malları olmak üzere her tür ithalatı karşılayacak yada aşacak düzeyde döviz gelirine sahip olmak olmamalıdır.
Nitekim Türkiye'nin yurtiçi artırımlarıyla hızla kalkınabilmesi, dünya ekonomi ve politikasında et kili olabilmesi, fabrika ithal etmek zorunda olan bir ülke olmaktan kurtarılmasıyla sağlanabilir. Bunun da çözüm yolu, her tür ağır makine sanayile rinin süratle kurularak teknolojik gelişmenin hız landırılmasıdır .
Kaldı ki, Türkiye'nin bu amaca ulaşabilmesinde kö tümser olmaya da gerek yoktur. Çünkü, bu sanayile rin kurulması büyük döviz ve yatırımları gerektir memektedir. Buna karşılık, asıl pahalı ve toplum için yük olan yol, halen jy »ulanmak t a olan itha lata (dövize) bağlı sanayileşme politikasıdır. Bu yolun, ulusal ekonomi aleyhine olarak yabancı ekonomileri (ülkeleri) üretim, istihdam, katmade ğer, refah ve dış ödemeler dengesi açısından ge liştirmek (zenginleştirmek) olduğu da açıktır.
Bu nedenle, Türkiye'yi içinde bulunduğu ağır ko şullardan kurtarabilmek için yurtseverce bir bi linç, inanç ve kararlılık yeterlidir. Tek çözüm yolu da, ağır makine sanayilerinin kurulmasıdır. Hangi düşünceden olunursa olunsun bu sanayilerin kurulmasına karşı çıkmak, Türkiye'yi yabancı eko nomilerin sömürüsüne açık tutmak anlamını taşıya caktır. Bunların yatırım tutarları da sanıldığı kadar büyük değildir (kaynak, DPT verileri) .
Takım tezgahlarının üretimiyle fabrika yapan fab rikaların yanısıra ara ve tüketim malları üreten fabrikalar da kurulabilir. Bu nedenle demir çelik ve her tür ara malı endüstrilerini kurmadan önce takım tezgahları sanayilerini öngörmek daha ger çekçi ve akılcı bir yol olacaktır.
Takım tezgahları sanayii ve fabrika yapan fabri kalar öncelikle kurulursa; ara ve tüketim malı sanayilerinin kurulması için ileri sanayi ülke lerinden proje, mühendislik hizmetleri, know how ve lisans satın almak yeterli olabilecektir. Böyle bir yol izlendiğinde yatırımlardaki dövize bağlılık % 60 tan % 5 düzeyine kolaylıkla düşürü lebilir. Devlet tarafından kurulan bir oroje ofi si girişimcilere destek olursa, dövize (ithalata) bağlılığın azaltılması ve kalkınmanın daha da hızlandırılması sorun olmaktan çıkarılabilir.
Yukarıdan da anlaşılacağı gibi, demir çelik ve başka ara malı sanayilerini yabancı ülkelere kur durmak akılcı bir görüş olmamaktadır. Çünkü Tür kiye'de takım tezgahı sanayilerine sahip olundu ğunda ara malı sanayii sorununun çözümü için proje ve know how satın almak yettrli olacaktır.
Bazı makine sanayileri
Yet ı rınn n döviz ihtiyacı TL
Toplar • yatı rai TL
Ağır takım tezgahı fab.
347 300 000
Otomatik takım tezgahı fab. 168 500 000
Hafif takım tezgahı fab.
83 000 000
Elektrik santralı imalat
sanayii (ağır elektroteknik
ekipman sanayii)
1 236 728 941
Di5ii fabrikası Dizel motoru fabrikası
234 000 000 207 060 000
Gemi dizel motoru fab.
181 000 000
Benzin motoru fabrikası
109 355 000
Orta çüçte dizel motoru fab .414 750 000
Ağır sınni teçhizat fab. 106 385 000
Treyler fabrikası
9 200 000
Tarım alet ve makineleri fabrikası
53 024 000
Tersane
224 622 000
Konveyor fabrikası
770 000
727 000 000 408 000 000 280 000 000
3 182 246 512 527 F/12 000 513 000 000 392 655 000 274 731 000 957 350 000 324 737 000 40 000 000
257 980 000 685 100 000
16 086 000
3 375 694 941 8 586 697 512
Bu sanayilerin 3 kat büyüklükte kurulması düşünül se bile döviz ihtiyacı 10 milyar TL, toplam y a t ı rım da 25 milyar TL o l a c a k t ı r . Türkiye'nin Merkez Bankasındaki dövizlerle de bu sanayilerin dış f i nansman sorununu çözmenin zor olmayacağı a ç ı k t ı r . Bunlar kurulmadıkça savaş endüstrisiyle, makine (yatırım malı), ara ve tüketim malı sanayilerini i t h a l a t s ı z kurabilmekte olanaksızdır. Oysa k i , bunlar kurulduktan sonra dışarıdan mühendislik hizmetleri, l i s a n s , know how, patent, hammadde sa t ı n almak y e t e r l i o l a c a k t ı r . Bunlar s a t ı n a l ı n s a bile, dışa bağımlılık oranının dıs kredilerin faiz düzeyinin a l t ı n a düşeceği de gözden uzak tutulma malıdır.
6. BÎR FABRİKA YAPAN FABRÎKA OLARAK AĞIR ELEKTROTEKNİK EKİPMAN SANAYİİNİN (AEES'in) KURULMASININ ÖNEMİ
Elektrik enerjisinin üretim, iletim ve dağıtım merkezlerinin makinelerini (ekipmanlarını) ürete cek bu sanayi projesinde dövize ( i t h a l a t a ) bağlı l ı ğ ı ortadan kaldıracak fabrika birimlerinin ya tırım tutarı şöyledir:
Türbin Generatör fabrikası (döner e l e k t r i k makineleri) Buhar kazanı fabrikası Transformatör fabrikası
TOPLAM TOPLAM (yuvarlak)
Döviz ihtiyaç
1 000 000 000
168 683 941 68 045 000
1 236 728 941 1,3 Milyar TL
Toplam yatırım
2 450 000 000
460 059 512 272 187 000
3 182 246 512 3,2 Milyar TL
Bu sanayinin kurulmasıyla yılda; 865 MW su türbi ni ve generatörü i l e 1297 MW buhar türbini ve ge neratörü olmak üzere toplam 2162 MW kurulu güç ar tışı sağlanacaktır.
Bununla her y ı l en az 11 milyar kVJh'lık ek elek trik enerjisi üretimi gerçekleştirilebilecektir. Bu da ulusal gelire yılda en az (4 TL/kWh üzerin den) 44 milyar TL'lik b i r katmadeğer anlamına ge lir.
6 . 1 . AEES'in KURULMASIYLA SAĞLANACAK DÖVİZ ARTIRIMI
Bugünkü f i y a t l a r l a 1 MW kurulu güç ekipmanı için ortalama 6 milyon TL döviz gerekmektedir. Bu ne denle b i r defalık 1,3 milyar TL'lik döviz y a t ı r ı mıyla AEES kurulursa; 2162 MW üzerinden her y ı l en az 13 milyar TL'lik döviz artırımı ( i t h a l ika mesi) sağlanabilir.
Ancak, AEES'in kurulması yoluna gidilmediği ve kullanılan döviz dış kredi olarak karşılandığında kümülatif olarak ana paranın % 84'ü oranında faiz
de döviz olarak ödenecektir. Bu nedenle, AEES'in sağlayacağı gerçek döviz artırımının yılda 13 milyar TL döviz yerine 24 milyar TL döviz olarak düşünülmesi daha doğru o l u r .
Diğer yandan, alınan dış k r e d i l e r i n ana para ve f a i z l e r i n i n ödenmesi en az 1/3 fiyatıyla ihraç ürünü satarak karşılandığı v a r s a y ı l ı r s a , y ı l l ı k dış ticaret kazancı elektrik kesimi açısından 72 milyar TL'den az olmayacaktır.
Elektrik kesimi yatırımlarının dış finansmanı y ı l dan y ı l a en az % 20 fiyat a r t ı ş ı göstermektedir. Bu nedenle, 1987 y ı l ı n a kadar öngörülen ı s ı + s u kurulu güç a r t ı ş ı (% 65 oranındaki inşa halindeki güç ilavesiyle) için gerekli ekipmanların dış kre diye dayalı i t h a l a t l a karşılanması durumunda; ya bancı ülkelere en az 435 milyar TL döviz ödemek zorunluluğu doğacaktır. Halbuki, 1,3 milyar TL'lık döviz yatırımıyla AEES kurulursa; bu kadar yüksek b i r döviz ulusal ekonominin geliştirilmesinde kul l a n ı l a b i l i r . Kaldı k i , AEES'in kurulmasıyla, enf lasyonist dış etkiler giderilecek ve elektrik ke siminin yatırımlarında en az 324 milyar TL'lik b i r ucuzlama sağlanabilecektir.
AEES'in kurulması durumunda; hammadde, yardımcı madde, patent, know how, yakıt, dış para f a i z i ko nularında dışa bağımlılık kalsa b i l e , 1 MW'lık ku rulu güç ekipmanı için yalnız 138 000 TL'lik dö viz gerekecektir. Bugün 1 MW kurulu güç için 6 milyon TL döviz gerekli olduğu düşünülürse, dövi ze b a ğ l ı l ı ğ ı n % 8'lik dış kredi faizinden de düşük düzeye (% 3'ün a l t ı n a ) inebileceği görülür.
7. AĞIR MAKİNE SANAYİLERİNİN KURULMASI AMACIYLA DPT PLAN STRATEJİ ve İLKELERİNDE DEĞİŞİKLİK ZORUNLUDUR
DPT'nin 3. Beş Yıllık Plan kitabının 121. sayfa ve 216. paragrafında ekonominin dış kaynaklara b a ğ l ı l ı ğ ı n ı n azaltılması, fabrika yapan fabrika ların kurularak sanayi yatırımlarında dövize bağ l ı l ı ğ ı n giderilmesi biçiminde değil de, AET top luluğuna katılmanın gereği olarak, daha yüksek düzeyde b i r ihracat ve i t h a l a t ı n g e r ç e k l e ş t i r i l e rek dış t i c a r e t dengesine yaklaşılması olarak gö rülmektedir.
DPT'nin bu görüşünün açık anlamı şudur: Türkiye başta AET'ye olmak üzere yabancı ülkelere yapaca ğı ihracatın sağlayacağı dövizle kuracağı fabri k a l a r ı i t h a l edecektir. Böylelikle i t h a l ikamesi i t h a l edilen ürünün imal edilmesi olarak düşünül mekte, ancak ürünü üretecek fabrika ve yatırım ma l ı n ı n imali amaçlanmamış olmaktadır. Bu s t r a t e j i nin teknolojinin yaratılması ve dış ödemeler den gesinin lehte g e l i ş t i r i l m e s i açısından ulusal eko nomiye yarar sağlayacağı düşünülemez. Bu konudaki düşüncelerimizi şöyle özetleyebiliriz:
İ t h a l edilen ekipman f i y a t l a r ı h ı z l a artarken ih raç ürünlerinin f i y a t l a r ı aynı düzeyde artmamakta d ı r . Bu nedenle, tarıma dayalı bir ihracatla, ge lişen b i r ekonominin artan döviz i h t i y a c ı n ı karşı lamak olanaksızdır. Bu yüzden zamanla % 7'lik ge lişme h ı z ı da düşecektir.
Türkiye'de fabrika yatırımı i t h a l a t nedeniyle sa nayi ülkelerine göre çok pahalı olmaktadır. Bü ne denle i t h a l a t a bağlı sanayileşme yöntemiyle, ülke
ELEKTRÎK MÜHENDtSLİÖÎ 234 327
mizin kıt döviz olanaklarını verimli biçimde kul lanarak ileri ülkelerle arasındaki gelişmişlik açığını kapatması düşünülemez.
Klasik tarım ürünlerinin işlenerek örneğin kabuk lu yemişlerin şekerli maddeler biçiminde ihraç edilmesi ulusal ekonomiye birçok yönden yarar sağ layacaktır.
Döviz yetersizliği nedeniyle alınan dış kredilere ödenen faizler de döviz olarak ödenmekte ve kümü latif olarak ana paranın % 80'inden aşağı düşme mektedir. Şöyle ki, bir kesimin 10 yılda kullana cağı dış kredilerin faizleriyle tüm makine sana yilerini kurmak mümkündür.
Döviz temini gerekçesiyle yüksek maliyetli ürün ler oldukça düşük bir fiyatla ihraç edilmektedir. Dolayısıyla, döviz teinini yolunda ihraç ürünleri nin fiyatlarındaki bu uygulamayla Türk parası da aynı düzeyde devalüe edilmiş olmaktadır. Tabia tıyla fark, vergi ve zamlarla topluma fatura edil mektedir. Bunun da, Türk toplumu için ağır feda karlık gerektiren bir yol olduğu açıktır. Buna karşılık bir defalık döviz yatırımıyla her yıl en az birkaç katı kadar döviz artırımını sağlayacak fabrika imal eden ağır makine sanayilerini kur makta yarar vardıt.
8. SONUÇ
Dövize bağlılığın azaltılması, sanayileşmenin hız landırılması ve dış ödemeler dengesinin lehte ge liştirilmesi konusunda öneriler:
Döviz ve yabancı sermaye kaynaklarının kullanımın da; dövize (ithalata), dış kredi ve yardımlara bağlılığı azaltacak, ithal ikamesini fabrika ve yatırım malı imal ve ihraç etmek yolunda gelişti recek, istihdam ve katmadeğer artışını sanayileş me doğrultusunda hızlandıracak, dış ticaret ka zançlarını teknolojisinin ve ihracatın gelişti rilmesi yolunda değerlendirecek, ihracatın sanayi ürünleri yönünde olmasını sağlayacak, devlet yar dımlarının ve cari harcamaların ekonomik gelişme ye katkısını artıracak ağır makine sanayilerinin kurulmasına öncelik verilmelidir.
Bu sanayileri kurmak üzere ithalatta bulunacak gi rişimcilere, farkı uzun vadeli hazine kredisi ola rak geri alınmak üzere döviz, en az % 40 indirim le satılmalıdır.
Makine sanayii kurulması amacı dışında kalan (ka mu özel) tüm ithalat işlemlerinde akreditif temi natı kaldırılarak, ithalatçıların her ithalat ta lebinde makine imalat sanayilerine en az % 20 ora nında katılmaları öngörülmelidir. Ancak, tüketime dönük makine sanayileri için bu oran, daha yüksek olmalıdır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Merkez Bankası ile işbirliği yaparak Türkiye'deki makine imalat sa nayiindeki gelişmeleri saptamalı ve gereksiz it halatı önlemelidir.
Ağır makine sanayilerini kuracak girişimcilerin arsa ihtiyaçları devletçe istimlak edilerek kar şılanmalı ve bedeli uzun vadeli kredi şeklinde geri alınmalıdır.
32 8
Makine sanayii kuracak girişimcilerin uzun vade li, düşük faizli hazine kredileriyle desteklenme si sağlanmalıdır.
Yurt dışındaki işçiler döviz göndererek makine sanayilerine ortak olduklarında; kendilerine % 20 hazine primi, yılda en az % 15 kâr garantisi ve gönderdikleri dövizin en az 3 katı kadar faizsiz ve beklemesiz konut kredisi verilmesi öngörülme lidir.
Diğer yandan, ağır makine sanayilerinin kurulma sı amaçlandığı sürece; yurt dışındaki işçi artı rımlarının yurda getirilmesinden kaçınılmalıdır. Yek a bunlarır. da şimdiye kadar olduğu gibi cari ithalat harcamalarında derhal israf edilmeleri tehlikesi doğacaktır.
Destekleme alımlarından yararlanmak isteyen üre ticilerle her nevi fabrikaya ürün, ham madde sa tanların alacaklarının uygun bir bölümünü makine ve gereç sanayilerine, hisse senedi karşılığında yatırmaları sağlanmalıdır.
Banka kredilerinin en az % 25 inin makine imalat ve yine en az % 25'inin de diğer imalat sanayile rine yöneltilmesi kredi politikasının vazgeçilmez ilkesi olmalıdır.
Kamu kuruluşlarına, bankalara, anonim şirketlere, kooperatiflere, fabrikalara mal satanların kâr paylarından uygun bir bölümü hisse senedi karşı lığında imalat sanayilerine yatırmaları öngörül melidir.
İhracatçıların döviz kuru değişmelerinden yarar lanması yada vergi iadesi uygulaması, sanayi ürün lerinin ihracı ilkesine dayandırılmalıdır. Böyle bir önlemin, tarımsal ürünlerin işlenmiş olarak ihraç edilmelerini şartlandırmak açısından zorun lu olduğu unutulmamalıdır.
Devalüasyon niteliğindeki döviz kuru değişmeleri nin ihracatçılara olağanüstü bir rant sağladığı dikkate alınarak, bu rantı ihracata yönelik sana yilerle, makine imalatı sanayilerinde ortaklık olarak değerlendirilmesi sağlanmalıdır.
Sanayi ürünleri ihracına yönelik sanayi girişim lerinin gelir vergisi oranlarının azaltılması ya da yeterli bir süre vergi dışı bırakılmaları ilke olmalıdır.
Üretim girdileri % 100 yerli olacak ve büyük oran da ihracat yapacak biçimde faaliyette bulunan ya bancı sermaye girişimlerinin, yeterli bir süre ge lir vergisi dışında tutulmaları yada en az dış kredi faizi oranında kâr garantisine hak kazanma ları öngörülmelidir.
Yabancı ülke ürünleriyle rekabet edilmesi ve ihra catın hızla geliştirilmesi açısından makine üreti minde teknolojik yeterlilik, verimlilik ve kalite sorununun çözülmesi yolunda sanayicilerin lisans, know how ihtiyaçları karşılanmalıdır.
Girişimcilerin standart proje ihtiyaçlarının kar şılanması amacıyla bir sanayi proje ofisi kurul malıdır.
Kamu kuruluşlarının ihale yatırımlarından yarar lanmak isteyen aracıların ve müteahhitlerin de kâr paylarından uygun bir oranı yol ve inşaat ma kineleri sanayileriyle prefabrik konut sanayile rine yatırmaları öngörülmelidir.
ABD B.Almanya Fransa İngiltere Japonya İtalya İsviçre İspanya Portekiz Yunanistan Türkiye
Nüfus (milyon)
1973 208,8
61,7 51,7 55,9 106,9 54,3
6,4 34,4
8,6 8,9 37,5
Kişi başına düşen g e l i r (TL) 1973
71 820 49 700 44 520 34 020 30 100 26 320 52 92C 14 980 10 640 16 660
5 138
Brüt gel isme hızı (%)
2,5 2,7 5,1 1,6 6,3 1,5 3,8 4,5 6,2 7,6 9,5
Net gel isme hızı {%)
1,36 1,88 4,14 1,15 5,11 0,83 2,60 3,44 5,79 7,12 7,01
Türkiye'nin % 15 brüt gelişme hızıyla hu uıtoiorp yetişmesi için gerekli süre
,„,„,. . , . 'S'4 te Elektrik enerjisi üretimi
Kurulu güç MW
üretim GWh
kWh/kişi
25 y ı l
467 400 2 071 312
23 "
67 420
300 000
28 "
45 500
182 000
18 "
77 900
279 700
26 "
110 895
502 340
15 "
38 6 5 4
154 700
25 "
11 590
39 080
13 "
24 0 9 3
80 500
9"
2 942
10 500
24 "
3 941
15 610
3 878
14 790
Bir ülkenin sanayileşmedeki g e l i ş m i ş l i ğ i n i belirlemede k i ş i başına e l e k t r i k e n e r j i s i ü r e t i m i (kW h) e n önemli g ö s t e r g e d i r .
Bu ölçü kış fraşına gelirden de önemlidir. Çünkü, petrol gibi değerli ihraç ürünleriyle k i ş i başına q e l i r i çok yüksek olan b i r ülkenin e l e k t r i k e n e r j i s i üretimi düşükse; o ülke a s i in da b i r t a r ı m ü l k e s i d i r . Soruna b u a ç ı da n b a k ı l d ı ğ ı n d a . Y unanistan Türkiye'yi sanayileşmede (kalkınmada] çok geride bırakmıştır. Nitekim, Türkiye'nin Yunanistan'a denk bit sosyo ekonomik gelişme düzeyinde sayılabilmesi i ç i n 1974 y ı l ı değerleriyle e l e k t r i k enerjisinde kurulu gücün 17080 MW, üretimin de 68320 GWh olması gerekirdi. Kaldı k i , T ü r k i y e 1985 y ı l ı n d a k i ş i b a ş ı n a 1010 kWh ü r e t m e y i p l a n l a m ı ş olmasına k a r ş ı n , Y u n a n i s t a n ' i n
1970 yılındaki 1059 kWh İ l k düzeyine de ulaşamayacaktır. Bu nedenle, durum oldukça onur k ı r ı c ı ve kaygı v e r i c i d i r
Çizelge 1. Türkiye'nin gelişmişlik durumu (OECD istatistiklerinden)
ölçüler
Yıl
Türkiye
Nüfus
Toplam işgücü
Toplam gel ir
Kişi başına gel ir
İşgücü/nüfus^
Tarım nüfusu
Sanayi nüfusu
Hizmet nüfusu
Nüfus a r t ı s ı
Brüt gelişme hızı
Net gelişme hızı
İthalat
İthalat/kişi
İhracat
İhracat/kişi
Okur yazar oram
Televizyon/100 kişi
Telefon/100 kişi
Çelik tüketimi/kişi
Şehirleşme oran
Enerji tüketimiveşdeğer
taş kömürü)
E H . E n e r j i s i tuk . / k i ş i 1970
EIk.en.kurulu cucü
Elk.enerjisi üretimi
E l k . e n e r j i s i üret./kisi 1974
Kişi başına g e l i r (hedef) 2000
37 536 000 13 260 000 193 milyar TL 5138 TL % 35 % 66,1 % 10,9 •i 23 v 2,5 •: 9,5 • 7,1 16,7 milyar TL 445 TL 9,7 milyar TL 257 TL
<• 4 6
3 adet 18 adet 52 kg % 35
834 kg 242 kWh 3878 MW 14790 GWh 375 kUh 27951 TL
8 866 000 3 275 000 147,7 milyar TL 16 660 TL % 37 % 37,3 :, 24,6 S 38,1 % 0,5 •, 7,6 % 7,12 29,5 milyar TL 3366 TL 14,3 milyar TL 1611 TL i 80,4 10 adet 137 adet 142 kg % 43,3
1259 kg 1059 kWh 3941 MW 15610 GWh 1734 kWh 92990 TL
Yunanistan' in i l e r i l i g i (oran)
3,24 1,05
2,26 1,64
1,77 7,56 1,47 6,27 1,75 3,33 7,61 2,73 1,24
1,51 4,38 1,02 1,06 4,62 3,33
Tablodan da anlaşılacağı gibi Yunanistan en önenli konularda Türkiye'yi çok geride bırakmıştır ve fabrika yapan fabrikalar kurulmadığı sürece arayı daha da açacaktır. Bu v e r i l e r dikkate alınarak Türkiye'nin sorumluluk duygusuyla kendini toparlaması, tüm kaynak ve olanakları h ı z l ı şanayilesne yolunda değerlendirmeye çalışması gereke c e k t i r . Yoksa, ülkemiz anır makine sanayilerini kurarak kalkınmaya çalışan tüm ülke l e r i n gerisinde kalmaya, üstelik zamanla kredi ve yardımlarına ihtiyaç duymaya mecbur olacaktır.
Çizelge 2. Türkiye ve Yunanistan'ın gelişmişlik durumlarının karşılaştırılması
ıLKELER
1 :5E
ABD
3 Eûû
Avusturya 1 39C
2 a t i Alnanyal 4 7C
Belçika
1 18C
B u l g a r i s t a n 2 80
Çekoslovckya1 130
Caninarka
£50
Doğu Almaryal 510
Finlandiya 1 610
Fransa
1 150
Hol 1 anda 1 000
îngi1 t e r e 1 750
1 rl anda
İsveç
3 420
İsviçre
2 830
İspanya
İtalya
Lüksemburg 3 330
Macaristan Ü30
f.orveç
6 620
Polonya
Portekiz
Rcrıanya
ssc:
T'.irkiye
Yunanistan 170
Yugoslavya 240
AET ORTALAMASI
196C
197C
4 656 1 852 2 228 1 654
592 1 792 1 066 2 652 1 963 1 625 1 428 2 269
792 4 652 3 586
582 1 100 4 570
762 8 631
355 415 1 360 104 268 479
5 946 3 066 3 032 2 293 1 246 2 414 1 486 3 341 3 169 2 067 2 034 3 510 1 219 6 347 4 086
956 1 536 6 960 1 100 13 096 1 390
504 904 198 149 485 796
7 97'. 4 057 4 084 3 161 2 295 3 105 3 753 4 22G 4 805 2 755 3 134
4 İL
1 919 7 533 5 264 1 679 2 140 6 317 1 40C 14 747 1 966
?4t 1 /2 7 3 046
1 010 1 265
8 80 C
20 4 610 •3 3C1 c 595
546 2 747 4 560 5 6 76 3 095 3 717 4 659 2 217 3 702 4 897 1 975 2 444 6 342 1 569 17 181 C 311
2 1P5 3 46 7
3C3 1 352 1 597 3 712
Kaynak: TEK, PKD: 103 (1973)
Çizelge 3. Avrupa ülkelerinin elektrik enerjisi üretimleri (kWh/kişi)