Elektrik Mühendisliği · Sayı 234 · Haziran 1976

OLAYLAR - YORUMLAR

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
1976
Sayfa
19
Okuma süresi
48 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • TRT
  • MC iktidarı
  • faşist saldırı
  • TMMOB
  • Danıştay
  • Yüksel Atalay

Özet

1976 yılına ait bu haber derlemesinde TRT çalışanlarının forum ve mücadelesi, TMMOB üyelerine ve yöneticilerine yönelik faşist saldırılar, Metalürji Mühendisleri Odası Başkanı hakkındaki Danıştay kararı ve çeşitli oda genel kurulları aktarılmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TRT'de çalışanlar birleşiyor

MC iktidarının yasaları hiçe sayarak yönetime getirdiği Ka rataş ekibi, son günlerde yeni bir oyun sergiliyor. Bir yandan TRT personeli çeşitli baskılara uğratılmakta, sürülmekte, kı yılmakta ve ayrılmaya zorlan makta, öte yandan yine yasa dı şı yöntemlerle kuruma 200 kadar komando alınmak istenmektedir. Faşizmin bu somut tırmanışına ancak tüm TRT çalışanlarının ortak eylem ve güçbirliği ile engel olunabileceği doğrusun dan hareket eden TÜTED ve TÜM DER TRT işyeri temsilcileri 17 Mayıs 1976 günü TMMOB salo nunda bir araya gelerek 1. TRT Teknik Eleman Forumunu yaptı lar.

Bu forumda şu gerçekler vurgu landı.

• TRT'de çalışanlara verilen tazminatlar yetersizdir ve eşit emek eşit ücret ilkesi ni zedelemektedir.

• Kurumdaki bazı elemanlar ya sal sınırların çok ötesinde fazla çalışmaya zorlanmakta, ancak ayda 120 saatin karşı lığı ücret alabilmektedirler.

• Hizmet süreleri aynı olan ki şiler arasındaki intibak hak sızlıkları giderilmemiştir.

• Mithatpaşa Caddesi'nde bir bodrumda çok ilkel şartlarda çalışmaya zorlanan stüdyo personeli, bu bodrumda 4 sa atten fazla çalışmanın insan sağlığına zararlı olduğu dok tor raporu ile kesinleşmesi ne karşın günde 16 saate ya kın bir süre çalıştırılmakta dır. Film yıkama sırasında yayılan zehirli gazlara kar şı hiçbir önlem alınmadığın dan, biri ölümle sonuçlanan iki ağır zehirlenme olayı ol muştur.

• Daire müdürlüğünce düzenlenen "Odacı ve müstahdemlerin eğ lence gecesi" biletleri ünite müdürü tarafından personele baskı yapılarak zorla satıl makta, elde edilecek gelirin Ülkü Ocaklarına bağışlanaca ğı söylenmektedir.

1. TRT Teknik Eleman Forumu so nunda getirilen öneriler ve alınan kararlar şunlardır:

• TRT'de çalışan teknik eleman ların sorunları ve çözüm yön temleri, tüm TRT çalışanları nın katkısı olmadan çözüle mez. TRT'de yayıncılık hizme tini yürüten haberci, yapım cı, teknik eleman ve diğer emekçiler bir bütün yaratır lar. Bu hizmeti yürütenler ya yıncılığı halkın çıkarları doğrultusunda yürütmekle yü kümlüdürler. Bu çıkarlara kar şı olan faşist girişimlere karşı direnirler.

• TRT çalışanlarının sorunları genel olarak tüm çalışanla rın sorunlarından ayrılamaz. TRT'de çalışanların mücadele si Türkiye'de yapılan demok ratik kitle mücadele zinciri nin bir halkasıdır. Bütün ça lışanların sorunlarının çözü mü toplu sözleşmeli ve grevli sendikal haklardan geçer.

• TRT'de faşist kadro oluştur , mak üzere oynanacak her oyu nun bozulması için kurum içi ve dışı dayanışma sağlanmalı, yasal yollar sonuna kadar zorlanmalıdır.

• Çalışanlar arasında tazminat, intibak ve yan ödemeler yo luyla yaratılmak istenen ya pay ayrılıkların ortadan kal dırılması, kurumun çeşitli yerlerindeki sağlığa zararlı koşulların önüne geçilmesi ve bu koşullarda çalışanla rın ek gösterge, kaza ve ha yat sigortası yolu ile güven ce altına alınması gereklidir.

• Bu kararlar ışığı altında TRT'de çalışanların kitle ör gütleri olan TMMOB, TÜTED, TÜM DER ve Yeni Haber tş Sen dikası işyeri temsilcilikleri ortak hareket için karar vermişlerdir.

TRT sınavı komandoların gövde gösterileri arasında yapıldı

Ankara'da Atatürk, Cumhuriyet ve Namık Kemal Liseleri ders liklerinde yapılan sınavlara çok sayıda aday katılmış, sı navlar sırasında Atatürk Lise sinde Mehter Marşı çalınmıştır. Sınavların yapıldığı diğer yer lerde de MHP'li militanların çeşitli gövde gösterilerine başvurdukları ve sınav sonucu na kadar liselerin önünden ay rılmadıkları görülmüştür.

Sonuçları saptayacak kişilerin kasıtlı olarak sağ eğilimliler arasından seçildiği öne sürü len sınavlarda kazanacak 200 kişi TRT'ye, muhabir, prodük tör, operatör, kameraman, ses ve ışık teknisyeni olarak alı nacaklardır.

SORULARDAN BAZILARI

TRT sınavlarının prodüktör ve spikerlik bölümlerine katılan lara 91 soru sorulmuştur. Test şeklinde yapılan sınavlarda adaylara yöneltilen sorulardan bazılarının şöyle olduğu sap tanmıştır:

Mevlüt yazarı kimdir? Dede Kor kut hikâyelerinin sayısı, Kamu su Türk i yazarı kimdir?, Meh met Akif'in eserleri, "Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıh hat gibi" sözünü söyleyen pa dişah kimdir?, Lale devrinin ünlü şairi kimdir?, Divan ede biyatına sembolizmi getiren kimdir?, "Küçük Ağa" kitabının yazarı, Asım'm şahsiyetini ele alan şair kimdir?, Arif Nihat Asya'nın eserleri, "Yalnızız" romanının yazarı, Yavuz Sultan

Selim'in babası kimdir?, Süley maniye camii mimarı kimdir?, Okuduğunuz iki gazetenin baş yazarının adı ve soyadı (gaze te adı da), İslam dini kaçıncı yüzyılda yayılmıştır?, Anadolu Selçuklu devletinin kuruluş tarihi, Tercüman ı Ahval kim tarafından yayınlanmıştır?, "Kültür Değişmesi" yazarı kim dir?, Gulag Takım Adaları yaza rı kimdir?, Afganistan, Pakis tan, Hindistan'ın başşehirleri, Türk musikisi bestekârlarından ikisinin adı ve eserleri, 3 Türk ilim adamının adı ve eser leri, 1839, 1908, 1917 ve 1071 tarihleri size neyi hatırlatı yor?

(Cumhuriyet, 30 Mayıs 1976)

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ankara da Bir Grup Faşistin Saldırısına Uğradı

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Murat Turan'in bir grup faşistin saldırısına uğraması üzerine TMMOB Başkanı Teoman Öztürk basına bir açıklama yap mıştır. Teoman Öztürk'ün açık laması aynen şöyledir: "Maden Mühendisleri Odamız Baş kanı Murat Turan 27 Mayıs 1976 günü Ankara'da, Dikimevinde bir grup faşistin saldırısına uğra mıştır. Murat Turan, yıllardır yabancı ların değil ülkesinin ve halkı nın çıkarlarını savunan, maden

cilik alanındaki sömürüye karşı duran bir odamızın başkanıdır.

Murat Turan yıllardır tüm yurt sever, ilerici ve devrimci ma den mühendislerinin temsilcisi olarak; krom, boraks, magnezit, bakır gibi madenlerimiz üzerin de oynanan oyunları yılmadan sergilemekte ve sömürüye karşı mücadele etmektedir. Bu yüzden egemen sınıfları ve onların fa şist çetelerini tedirgin etmek tedir. Daha dün TMMOB Lokalini basan ve Urfa temsilcimizi tek başına yakalayıp döven faşist komando bozuntuları bu kez Murat Turan'ı hedef almışlardır. Urfa' da, Seydişehir'de, İskenderun* da, Trabzon'da yurdun her yanın da kıyımlara, saldırılara uğra yan; işkencelerle ezilmek iste nen mühendis, mimar, tekniker ve teknisyenler faşist saldırı ve terörle sindirilmek, sustu rulmak istenmektedir.

Danıştay, Metalürji Mühendisleri Odası Başkanı Yüksel Atalay Hakkında Yürütmeyi Durdurma Kararı Verdi

Üyelerimize ve örgütlerimizin yöneticilerine karşı geliştiri len bu girişimlerin, işçi, me mur, köylü, öğretmen ve öğren ciler üzerinde yoğunlaştırılan baskı ve saldırıların bir par çası olduğu açıktır. Bugün ül kemizde can güvenliğinin kalma dığını; çalışanlara karşı sür dürülen baskı, saldırı ve terö rün giderek yoğunlaştığını gö rüyor, yaşıyoruz. Bunlar ülke topraklarını kiraya verenlerin, insangücü ve hammadde kaynakla rımızı yağmalatanların, izledik leri batakçı ekonomi politika sıyla ülkeyi karanlığa sürükle yenlerin halka karşı giriştikle ri son oyunlardır ve mutlaka ye nileceklerdir.

Bizler 60 bini aşkın mühendis ve mimarın tek ve yetkili tem silcileri Birlik ve Oda yöneti cileri olarak; baskıların, sal dırılan bizleri yıldıramayaca ğını, mücadelemizi engelleye meyeceğini, aksine daha da güç lendireceğini bir kez daha söy lüyoruz. Gelecek günlerin ege men sınıfların değil halkımızın olacağına inandık, inanıyoruz.

Ülkemizde yüzbinlerce Murat Turan'in var olduğunu bilen bizler; emperyalizme ve onun içteki uzantılarına, faşizme ve onun saldırgan silahlı çete lerine karşı emekçi kitlelerle dayanışmamızı ve ortak mücade lemizi güçlendirerek sürdürece ğiz.

Halkımıza duyururuz."

MKE Kurumu Genel Müdürlüğü İn şaat Şubesinde Tesisat Başmü hendisi olarak görevli iken, disiplin kurulu kararı ile gö revine son verilen Metalürji Mühendisleri Odası Başkanı Yük sel Atalay hakkında Danıştay 5. Dairesince yürütmeyi durdur ma kararı verilmiştir. MKE Ku rumu'na da tebliğ edilen bu ka rarın uygulanması için Genel Müdürlüğe başvurulmuştur.

Bilindiği gibi Metalürji Mühen disleri Odası Başkanı Yüksel Atalay 31 Mart 1976 tarihinde bir basın toplantısı yapmış ve Kırıkkale Çelik Çekme Boru Fab rikası'nın Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan tarafından ikinci kez işletmeye açıldığını öne sürmüştü. Bununla ilgili olarak Devlet Planlama Teşkila tı 1973 ve 1975 yılları yatırım programındaki rakamları ve MKE Dergisindeki yayınları açıkla mıştı. Bu açıklamadan bir gün sünra savunması istenen Yüksel Atalay, Genel Müdürlük disip lin kurulunca görevinden çıka rılmıştı.

TMMOB Metalürji Mühendisleri Odası'nın açıklamasına göre, Danıştay kararının uygulanmama sı halinde Genel Müdür ve di ğer ilgililer aleyhinde tazmi nat davası açılacak ve ayrıca bu kişiler hakkında ceza dava sı açılması için Cumhuriyet Savcılığına başvurulacaktır.

İller Bankası

Müdürler Kurulu

Üyesi Fikri Kaya

Toplantıda

Saldırıya Uğradı

3 Haziran 1976 günü tiler Ban kası Müdürler Kurulu toplantı sında bu kurulun seçimle gelen tek üyesi Tek Bank İş Sendikası Genel Başkanı Fikri Kaya, tiler Bankası Denetçilerinden Tahsin Uğrak'ın saldırısına uğramış ve yüzünden ağır şekilde yara lanmıştır.

Saldırının nedeni Fikri Kaya1 nın, iki özel boru fabrikası ile, İller Bankası yöneticileri arasındaki ihale alış verişinin iç yüzünü kamuoyuna sergileyen karşı oy yazısının Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanmasıdır.

Tek Bank lş, Devrimci Toprak tş, Teknik tş, Ar îş, Tek lş, Sos yal tş, Baysen tş sendikaları ile TÜM DER, TÜTED, ÎM DER, TMMOB yöneticileri basına yap tıkları açıklamada;

"Bu ve buna benzer saldırıları rastlantı olarak görmüyoruz. Bu saldırı temelde işçi sınıfını ve yandaşı ilerici güçleri he def olarak almaktadır. Bu olay ne ilk, ne de son olay olacak tır. MC iktidarda kaldıkça, bu faşizan tırmanış devam edecek tir. Ancak, ne bundan önceki baskı ve terör ne bu olay ne de bundan sonraki olaylar bizleri yıldırmayacaktır."

demişlerdir.

rında gözlenen ve gerici güç lerce düzenlenen belli oyunlar burada da yinelendi. Belirli örgütlere bağlılıkları bilinen bazı kimseler, delege olmamala rına karşın Genel Kurulun ya pıldığı salona alındılar, oy kullandılar ve bir baskı öğesi olarak kullanıldılar. Gerek Ge nel Kurulun aldığı çeşitli ka rarlar gerekse seçimler sıra sında, ilerici güçlerin tüm uyarılarına karşın en ilkel hukuk ilkelerinin bile çiğnen mesi önlenemedi. Bu arada özel sektörün Genel Kuruldaki etkin liğini arttırmak amacıyla, TSE Kuruluş Kanunu'nda, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ti caret Borsaları Birliğinden ge lecek üye sayısının üniversi telerden, TMMOB'den ve ilgili kamu kuruluşlarından gelecek üye sayısını geçemeyeceğini belirten, Genel Kurulun oluşu muna ilişkin 4. madde, delege lerin oylarıyla değiştirildi. Genel Kurul sonunda TSE Yönetim Kurulunun iki üyeliği için ya pılan seçimden sonra, Standard Hazırlama Grupları Başkanlıkla rı için seçim yapıldı ve gerici güçlerin devlet kadrolarına kendi elemanlarını yerleştir mek amacıyla yürüttükleri hare kete paralel olarak, bir hazır lık grubu dışında diğer bütün hazırlık gruplarının başkanla rı değiştirildi.

TUTED

Ankara Şubesi

Olağanüstü Genel

Kurulu Yapıldı

TSE 16. Genel Kurulu Toplandı

Türk Standartları Enstitüsü 16. Genel Kurulu 31 Mayıs 1976 günü toplandı. Bir süredir mü hendis odaları genel kurulla rında ve bazı kamu kuruluşla

TÜTED Ankara Şubesi'nin Olağa nüstü Genel Kurulu 5 Haziran1da Makina Mühendisleri Odası salo nunda y a p ı l d ı . Seçilen Yönetim Kurulu aşağıdaki görev bölümünü yapmıştır:

Başkan Sekreter

Sayman Üye Üye

Ali Altınkanat N.Kemal Döleneken M.Nejat Sezgin Ali Kılıç Metin Tavman

Yöneylem Araştırması 2. Ulusal Kongresi

Yöneylem Araştırması 2. Ulusal Kongresi, TBTAK Marmara Bilim sel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üni versitesi ve Yöneylem Araştır ması Derneği tarafından ortak laşa olarak düzenlenmiştir. 16 18 Haziran 1976 tarihlerinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi salonlarında yapılacak olan bu kongrede 12 değişik konu, veri lecek 80 adet bildiriyle işle necektir. Ele alınacak konular dan bazıları şunlardır:

üretim sistemleri yatırım planlaması enerji planlaması proje yönetimi ve denetimi mühendislikte yöneylem araş tırması yönetim bilişim sistemleri ulaşım tarım ve ormancılıkta yöney lem araştırması kent planlaması iktisadi planlamada yöneylem araştırması araştırma geliştirme politi kası

Y URU

LİBY A DA ÇALIŞACAK BEŞ ELEK TRİ K MÜHENDİ Sİ ARANIY OR

Lİ BY A'da TARIM BAKANLIĞI EM RİNDE, TARIM MAKİNELERİNİN BAKIMINDA ÇALIŞACAK İ N G İ L İ Z CE Bİ LEN, TECRÜBELİ ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ARANIY OR. İ L G İ LENEN ÜY ELERİMİZİN ODA MER KEZİNE BAŞVURMALARI DUY URU LUR.

Elektrik santrallerinin durmaması için

TEK e fuel oil ithal ettirilecek

Türkiye'deki petrol stoklarının asgariye inmesi yüzünden fuel oil ile çalışan elektrik san tralları durma tehlikesiyle kar şılaşmıştır. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ve tPRAŞ rafi nerisi, Türkiye Elektrik Kurumu1 nun (TEK) fuel oil ihtiyacını karşılayamaz duruma gelmiştir. Elektrik santrallarının durması nı önlemek için TEK1in fuel oil ithal etmesi kararlaştırılmıştır. TEK'in ihtiyacı olan fuel oil'i doğrudan doğruya ithal etmesi, Türkiye'nin petrol ürünleri ba kımından darboğaza girdiği za manlarda başvurulan bir çare ol maktadır.

Elde edilen bilgilere göre Mali ye Bakanlığı TEK'in ihtiyaç duy duğu fuel oil'i doğrudan doğru ya ithal etmesini önermiştir. Maliye Bakanlığı ile TEK arasın da varılan anlaşmaya göre TEK, üç aylık bir süre içinde, i h t i yaç duyduğu fuel oil'i doğrudan doğruya ithal etmeye çalışacak tır.

TEK'in kendi hesabına fuel oil ithal etmesi, petrol ürünleri stokları bakımından çok sıkıntı lı dönemlerde başvurulan bir ça re olmaktadır. TEK'e bu imkanın tanınmasıyla, fuel oil santral larının ihtiyacı olan petrol için ucuzluk kaygısı bir kenara itilmektedir. Bu olanakla TEK, bulabildiği yerden ve bulabildi ği fiyatlarla fuel oil ithal edecektir. Maliye Bakanlığı ile TEK arasında yapılan görüşmeler de, fuel oil'le çalışan santral ların faaliyetlerini sürdürebil meleri için başka bir çarenin kalmadığı saptanmıştır.

(Cumhuriyet, 13 Mayıs 1976)

Cephe Hükümeti, demir çelik ve çimento gibi temel mallardan sonra petrol ürünleri bakımın dan da ülke ekonomisini büyük bir darboğazın eşiğine getirmiş t i r . Türkiye'de mevcut ulusal ve yabancı sermayeli rafineri lerdeki stoklar, asgari düzeye inmiştir. Cephe Hükümetinin İran ve Irak'tan ucuz ve kredili pet rol sağlama girişimleri ise he nüz olumlu bir sonuç vermemiş t i r . Cumhurbaşkanı Korutürk'ün Irak'a yapmış olduğu ziyaretin Irak'tan ucuz petrol sağlamada başarıya ulaşamadığı b i l d i r i l mektedir. Milliyetçi Cephe Hükü meti, ucuz petrolün yanında kre di ile petrol ithal etmeye ça lışmaktadır. Ucuz ham petrol i t halatı, iç fiyatlara zam yapıl masını önlemeyi amaçlamaktadır. Kredili petrol ithalatı ise dö viz rezervlerinin erimesini ön leyici bir girişim olarak plan lanmaktadır. Fakat her iki tür girişim de olumlu sonuçlar ver mezken Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, TEK'in ihtiyacı olan fuel oil'i sağlamada güçlüklerle karşılaşmaktadır. TEK'in fuel oil ihtiyacının karşılanamaması, fuel oil'le çalışan santralların durması sonucunu doğuracaktır.

Türkiye

Bilişim Derneği

Genel Kurulu

Yapıldı

Türkiye Bilişim Demeği 5. Ola ğan Genel Kurulu 27 Nisan günü Ankara'da yapıldı. Derneğin ye ni Yönetim Kurulu üyeleri ve görev bölümü şöyle: Kaya Kılan (Başkan), Bülent Dervişoğlu (2. Başkan), Mustafa Çiçekçi (Yazman), İhsan Delilbaşı (Say man) , Sinan Kavlakoğlu (Vezne dar) , Niyazi Akan (Üye), Metin Tavman (Üye).

Genel Kurulca kararlaştırılan bir tüzük değişikliğiyle Derne ğin Yönetim Kurulu kararıyla şu beler açabilmesi olanağı yara t ı l d ı . Ayrıca, bundan böyle bi lişim dalında b i l f i i l çalışmak ta olan herkes Derneğe üye ola bilecek (daha önce yalnız b i l i şim dalında araştırma yayın ya panlar, sistem çözümleyicileri ve programcılar üye olabiliyor du).

Ülke ekonomisinin karşılaştığı bu sorun karşısında Maliye Ba kanlığı ile TEK arasında görüş meler yapıldığı öğrenilmiştir.

Türkiye Bilişim Derneği'nin 13 16 Eylül 1976'da Ankara'da "Birinci Ulusal Bilişim Kongre si" düzenleyeceği öğrenildi.

Yüksek Öğretim Sorunları Semineri

Tüm Öğretim Üyeleri Derneği1 nin (TÜMÖD) düzenlediği'Yüksek Öğretim Sorunları Semineri 10 12 Mayıs günlerinde Ankara' da yapıldı. Çok sayıda öğretim üyesinin katıldığı seminer bir panelle sona erdi. Sunulan ve tartışılan 20'ye yakın bildiri arasında "Toplum üniversite İlişkileri", "Üniversitelerin Araştırma Fonksiyonu, Teknolo jik Gelişme île ilişkileri", "Yaykur Uygulamasının Değer lendirilmesi", "Bölge Üniver sitelerinin Sorunları", "Aka demilere Devredilen Eski Özel Yüksek Okulların Sorunları", "Öğrencilerin Yönetime Katıl ma Süreci" gibi bildiriler vardı. Seminerin dikkati çeken bir ya nı, belki de üniversite siste minin ilk kez üniversite üye leri tarafından yüceltilmemesi, bir özeleştirisinin yapılmasıy dı. Bu eleştirinin yöneldiği temel konu bugün "üniversite özerkliğinin" kullanılış biçi mi oldu. Üniversiteye özerklik, toplumdaki siyasal baskılardan çekinmeden gerçekleri açıkça dile getirmek için verilmiştir. Oysa bugünkü üniversite 1960' ların üniversitesi değildir, suskundur. Seminerde bu sus kunluğun nedenlerinin üniver sitenin 12 Mart uygulamasının getirdiği çekingenliği üzerin den atamaması ve daha önemli olarak, üniversite öğretim üye lerine diğer kamu personeline

göre ayrıcalıklı ödeme koşulla rının tanınması, bir tür "sus payı" verilmesi olduğu belir tildi.

ÖZERKLİĞİN KULLANILMASI

Üniversiteye yönelen eleştiri, yalnızca özerkliği kullanmama sı değil, daha kötüsü bu özerk liği toplumun gerçeklerine sır tını dönmekte kullanmış olma sıdır. Üniversitelerin, ülkenin tüm eğitim gereksinmelerini dü şünmeden karar vermekte olduk ları, kapasitelerini artırma makta direndikleri ve bu diren menin üniversite dışında, özerk olmayan yüksek okulların geniş lemesine ve YAYKUR gibi kurum ların doğmasına neden olduğu ortaya konmuştur.

Üniversite özerkliğinin kendi sinden beklenen işlevleri yeri ne getirememesinin "üniversite özerkliğinin" gereksizliğini değil, yetersiz kaldığını ka nıtladığı üzerinde durulmuştur. Üniversitenin özerkliğini öz lenen yolda kullanabilmesi için gerekli koşulun, üniver sitenin demokratikleşmesi ol duğu seminerde vurgulanan temel konu olmuştur. Üniversitelerin denetiminin gerekli olduğu, fa kat bu denetim yolunun üniver site dışı hükümet organların dan değil, üniversite içinde yönetime asistanların, öğrenci lerin ve üniversitede çalışan tüm emekçilerin etkin bir bi çimde katılmasından geçtiği be nimsenen ilkelerden biri olmuş tur.

ÖZERKLİĞİN DAYANAĞI

Bugün Türkiye gibi kapitalist sistemin çevresinde bulunan, ekonomik olarak bağımlı ülke lerle burjuvazinin niteliğinin, metropol ülkelerde kapitaliz min geliştiği dönemlerdekinden farklı olduğu üzerinde durul muştur. Metropol ülkelerde ka pitalizm gelişirken üniversite özerkliği burjuvazinin savun duğu bir ilke iken, bugün ba ğımlı ülkelerde burjuvazinin bu desteği vermediği, bu neden le üniversite özerkliğini sa vunmada dayanılacak tek sını fın emekçiler olduğu belirtil miştir. Bu nedenle üniversite içinde bir akademizm kaygısıy

la, katılımın yalnızca öğrenci lere sınırlanmaması, üniversi te emekçilerine de katılma hak kı verilmesi üzerinde durulmuş tur.

Bağımlılığın yalnızca özerklik konusunda kurulacak ittifakla rı belirlemediği, aynı zamanda üniversitelerin eğitim ve araş tırma felsefelerini de tayin ettiği vurgulanmıştır. Tüm üre tim araçlarını ithal eden bir ekonomi içinde üniversitenin gerçek bir araştırma işlevi olamıyacağı, toplumdan bu tür bir talep olmayınca üniversi telerin, toplumun egemen sınıf larının ideolojilerini savunma ya itilecekleri,üzerinde duru lan başlıca noktalardan biri olmuştur. Bu konuda seminerde ki sosyal bilimcilerle doğa bilimciler arasında yorum ay rılıkları gözlenmiştir. Bili min gelişmesinin oldukça bağım sız olabileceği görüşü doğa bi limcileri arasında yaygın iken, bilimin gelişmesinin sosyal sistemin taleplerine bağımlılı ğı genellikle sosyal bilimciler tarafından savunulmuştur. Bu yorum ayrılığı eğitim planlama sı bakımından somut kararlara indirgendiğinde özellikle önem kazanmaktadır.

DÜZENİN EĞİTİME YANSIMASI

Üniversitede eğitim ve araştır ma işlevi, eğer bugünkü üretim düzeyine göre planlanırsa, eği tim düzeyi de çok geri kalacak tır. Ülkede etkin kullanılmaya cağı biline biline yine de ileri düzeyde eğitim yapılması gerekmektedir. Bu tür bağımlı ülkelerde aydın işsizliğinin yapısal olduğu, kaybolan ekono mik etkinliğin seçilen rejimin bir tür siyasal pahası olduğu açıklanmıştır.

Ülkenin bağımlılığının yüksek öğretim sistemine getirdiği di ğer önemli özelliğin bu sistem içinde yaratılan eşitsizlik olduğu ortaya çıkmıştır. Eğer ekonomik sistemin gerçek ihti yacı sınırlı ise, bunu ayrıca lıklı üniversitelerinde sağla makta, kalite sorununa bu üni versitelerde önem vermekte, di ğer yüksek öğretim kurumların da kalite sorununu görmezlik ten gelmektedir. Bu yüzden kay naklarını kurumlar arasında eşit olmayan bir biçimde dağıt

maktadır. Bu eşitsizlikler, yük sek öğretim sisteminde kendisi ni değişik boyutlarda göster mektedir. Bir yandan yüksek okullar, akademiler, üniversi teler arasında kaynak dağılımı eşitsizliği varken, diğer yan dan bölge üniversiteleri ile büyük kent üniversiteleri ara sında önemli farklılıklar doğ maktadır. Büyük kent üniversi teleri arasında da bütçeden al dıkları paylar bakımından eşit sizlikler gözlenmektedir, için de böylesine önemli eşitsizlik ler olan bir yüksek öğrenim sisteminin oluşmasında düzen den gelen nedenlerin yanısıra, üniversitelerimizin yüksek öğ retimi bir bütün olarak kavra mayıp, soruna tek üniversite açısından yaklaşmasının etki leri de vardır. Türkiye'nin bugün ulaştığı gelişme düzeyin de yüksek öğretim tüm bir sis tem olarak düşünülmeli, ülke nin taleplerine göre tüm ola rak planlanmalı, üniversiteler arasında fırsat eşitliği sağ lanmalı, özerklik ve demokra tikleşme tüm sistem için savu nulmalıdır.

GÜNCEL SORUNLAR

Seminerde üniversite sistemi nin yapısal sorunları ve buna ilişkin uzun süreli çözüm öne rileri geliştirilirken, üniver sitelerin kısa süreli acil so runları üzerinde de ısrarla durulmuştur. Bugün üniversite lerde siyasal iktidarın oynadı ğı oyunlar açıkça belirtilmiş tir. Topluma "üniversite olay ları" diye sunulan olayıarın gerçekte iktidar tarafından kışkırtıldığı, bu olayların sıkıyönetimle siyasal rejimin niteliğini değiştirmekte bir araç olarak kullanılmak isten diği açıklanarak, bugün üniver sitelere düşen acil görevin olayların içyüzünün hiç çekin meden topluma açıklanması ol duğu ve siyasal iktidarın eli ni üniversitelerden çekmesi, can ve eğitim güvenliğinin sağ lanması için etkin eylemlere girmesi olduğu, seminerde her kesin katıldığı genel bir kanı olmuştur.

Seminer bildirilerinin TÜMÖD tarafından kitap halinde bas tırılacağı öğrenilmiştir.

3. ULUSLARARASI MERKEZÎ ISITMA KONGRESİ YAPILDI

Polonya Elektrik Mühendisleri Birliği (SEP) ile Polonya Isı ve Makina Mühendisleri Birliği (PZITS) tarafından ortaklaşa olarak düzenlenen 3. Uluslara rası Merkezi Isıtma Kongresi 6 9 Nisan 1976 tarihlerinde Varşova'da yapıldı.

Polonya Elektrik Mühendisleri Birliği, üyelerimizin hakkında bilgi sahibi olduğu bir örgüt*. Odamızın geçen yıl yapılan VII. Teknik Kongresine katılan SEP temsilcileri "Polonya Ener ji Sektöründe 2000 Yılına Ka darki Gelişim" adlı bir de teb liğ sunmuşlardı. EMO ve SEP arasında gelişen bilimsel ve teknik düzeydeki ilişkiler ışı ğında Odamız, Merkezi Isıtma Kongresini izlemek üzere davet edildi. Beşyüze yakın delegenin katıldığı kongreyi Odamız adına Abdülkadir Kahraman ve Yavuz Çizmeci izlediler.

İlk uluslararası merkezi ısıtma kongresi 1970 yılında Budapeşte' de, ikincisi ise 1973 yılında Londra'da toplanmış. Bu yıl ya pılan kongreye, Polonya, İtalya, Avusturya, Finlandiya, Çekoslo vakya, Federal Almanya, Demok ratik Alman Cumhuriyeti, Sov yetler Birliği, Macaristan, Yu goslavya, Bulgaristan, İngilte re, Japonya, Kanada, Belçika, Fransa, İsveç, İsviçre, ABD ve Türkiye'nin de dahil olduğu yirmi kadar ülkeden temsilci katıldı.

Kongre Varşova'da Bilim ve Kül tür Sarayı'nda yapıldı. Yapılan konuşmalar anında Lehçe, İngi lizce, Fransızca, Almanca ve Rusça'ya çevriliyordu. Bu an lamda kongreyi herkesin izleme

* Elektrik Mühendisliği, 225 Eylül 19 75

olanağı sağlanmıştı. Organizas yon son derece iyiydi. Dağıtı lan programa sonuna kadar uyul du. Çalışmalar dışında kalan zamanlarda ise delegelerin ül keyi ve kenti tanıyabilmeleri için tüm olanaklar sağlanmıştı.

Kongreyi, Düzenleme Komitesi Başkanı açtı Daha önce yapı lan merkezi ısıtma kongrelerini ve alınan kararları özetledikten sonra, son üç yıl içinde bu ko nudaki bazı gelişmeleri anlat tı. Sonra Varşova Belediye Baş kanı kentin merkezi ısıtma sis temi hakkında bilgi verdi ve 1980 yılına kadar yapılacak olan çalışmaları anlattı. Daha sonra Sovyetler Birliği ve Birleşik Amerika'dan gelen tem silciler kendi ülkelerinde bu alanda yapılan çalışmaları an lattılar. Polonya Teknoloji ve Ekonomi Bakan yardımcısı ile Nükleer Enerji Bakanının konuş malarından sonra sunulan rapor ların görüşülmesine geçildi.

ilk gün "Dünya enerji bunalımı ışığında merkezi ısıtmanın di ğer ısı kaynakları ile rekabe ti sorunu ve merkezi ısıtmanın önemi" adlı konunun tartışılma sı ile geçti. Bu konuya ilişkin yapılan tartışmalar üç bölümde toplanabilir:

a) Merkezi ısıtma sistemlerinin planlama ve optimize edilme yöntemleri.

b) Bazı ülkelerdeki merkezi ısıtma konusundaki gelişme ler ve gelecekte olması umu lan gelişmeler.

c) Merkezi ısıtma konusundaki gelişmelerde çözülmesi gere ken bazı ayrıntılı sorunlar.

öğleden sonra düzenlenen kent turu ve verilen kokteyl parti ile birinci gün çalışmaları ta mamlandı.

İkinci gün "Merkezi ısıtma ve çevrenin korunması" adlı ikinci konunun tartışılmasına geçildi.

Hava ve çevre kirlenmesinin önlenmesinde merkezi ısıtmanın önemi ve kullanılacak yakıtla rın niteliklerinin anlatılması yanında konuşmacılar kendi ül kelerinden de örnekler vererek bu konuda yapılan çalışmaları anlattılar. Ayrıca enerji sis temlerinde nükleer enerji san tralları ile nükleer enerji santrallarında ısı enerjisi üretiminin ve nükleer ısı kaynaklarına dayalı merkezi ısıtma sistemlerinin önemi be lirtildi. Aynı gün "Isı ve enerji üretimi" adlı konunun tartışılması sırasında, sınırlı kaynaklarla ısı ve elektrik enerjisi üretiminin geliştiril mesinin programlanması, merkezi ısıtmanın enerji artırımına katkısı ile kent ve kırsal alanlardaki enerji sorunlarının bütünlüğü gibi sorunlara deği nildi. Çalışmalardan sonra 2. Dünya Savaşında yüzde sekse ni Nazilerce yerle bir edilen ve savaş sonrası Polonya halkı nın yardımı ile aynen imar edi len eski Varşova delegelerce gezildi.

Üçüncü gün "Merkezi ısıtma sis temleri ve dağıtım merkezleri" adlı son konunun tartışması ile geçti. Düzenleme Komitesi baş kanının yaptığı kapanış konuş ması ile çalışmalar tamamlandı.

öğleden sonra delegeler Polon yalı kompozitör Frederic Chopin' in doğduğu evi ziyaret ettiler ve Chopin'in eserlerini dinle diler.

Son gün Varşova merkezi ısıtma sistemi delegelere gösterildi ve Kongreye ilişkin tüm çalış malar böylece tamamlanmış oldu.

Kongrede sunulan raporların merkezi ısıtma konusunda yapı lacak çalışmalarda yararli. ola cağına eminiz. İlgilenenler Odamız Merkez ve Şubelerinde bulunan raporları inceleyebi lirler.

grevli, toplu sözleşmeli

SENDİKALAŞMA EY LEMİ İÇİN İLERİ

Ülkemiz Teknik Elemanlarının de mokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu Türkiye 3. Teknik Eleman Kurultayı, 34 Teknik Eleman örgütünün katılmasıyla 22 ve 23 Mayıs 1976 günleri An kara'da Maltepe Alemdar Sinema sında toplandı.

EMO İstanbul Şubesinden Yavuz Çizmeci'nin başkan olduğu Baş kanlık Divanı seçiminden ve say gı duruşundan sonra TÜTED Genel Başkanı Osman Aybers kurultay açış konuşmasını yaptı.

Faşist tırmanışa dikkati çeken TÜTED Genel Başkanı Teknik Ele manların ayrı elit sendikalarda değil işçilerle aynı sendika larda örgütlenmeleri gerektiği ni vurguladıktan sonra şunları söyledi:

En az 17 olması gereken katsayı 9'dan 10'a bile çıkarılmadı. Yan ödemelerdeki aksaklıklar gi derilemediği gibi, aksak koşul larla bile olsa üç ay geçtiği halde yan ödeme kararnamesi ya yınlanmamıştır. Geçen yıl on binlerce memur tarafından karşı çıkılmasına rağmen çalışanların ücretlerinden sermayeye daha fazla kaynak aktarmaya yönelik MEYAK tasarısının gerçekleşti rilebilmesi için MC çaba sar fetmektedir. Bugün Türkiye'de 1 milyona yakın çalışan, ücret leri hakkında söz söyleme hak kından yoksun bulunuyor."

Daha sonra konukların söz aldı ğı kurultay TİP Genel Başkanı Behice Boran'm konuşmasıyla devam etti. Ekonomik yönden yoksullaşmanın devrimci potan siyeli artırdığı görüşünün yan

ELBKTRİK MÜHENDÎSLÎĞÎ 234

lış olduğunu söyleyen Boran; kitle örgütlerinin kendi kitle sinin ekonomik ve toplumsal çı karlarını savunmak durumunda ol duklarını, yoksa içi boş örgüt lere dönüşeceğini ayrıca bu ör gütlerin bencilliğe düşmeden diğer halk kesimlerinin de çı karlarını savunmak zorunda ol duklarını belirtti. Konuşmacı daha sonra teknolojik devrim konusunda özetle şunları söyle di:

Teknolojik devrim bir süreçtir, tamamlanmış değildir. Çağımız da bilim ve teknik üretimde doğrudan bir güç olmuş, oto masyon teknik elemanla işçi arasındaki farklılaşmayı azalt mıştır."

TSİP Genel Başkanı Ahmet Kaç maz ise Teknik Elemanların sen dikal mücadeles indeki gelişmele re değinmiş, 12 Mart öncesi TEKSEN olayına, ve bugünkü TÜTED'e değinerek tüm çalışan lara grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar verecek yasal değişikliklerin yapılması gerek tiğini vurgulamıştır.

Siyasi partiler adına son konuş mayı TEP Genel Başkanı Mihri Belli yaptı. Bundan sonraki aşa manın 'Çalışanlar Kurultayı' ol duğunu söyleyen Mihri Belli fa şist baskılara karşı başta işçi sınıfı olmak üzere tüm çalışan kitlelerin örgütlü bir şekilde ve hep birlikte mücadele etme leri gerektiğini vurguladı.

Kitle örgütleri temsilcilerin den ilk olarak 120 bini aşkın öğretmenin temsilcisi olarak TÖB DER Genel Sekreteri Binali Seferoğlu söz aldı. Çalışanla rın, özellikle kamu kesiminde çalışanların gerçek gelirleri nin azaldığını sayısal veriler le kanıtlayan konuşmacı özetle sânıları söyledi:

1963 1974 yılları arasında işçi ve memurların faal nüfus içeri sindeki oranları % 111 artarken bunların gelirlerindeki artış % 64 olmuştur.

Yapılan bir araştırmaya göre 8 saat çalışan bir işçi 1 saat 41 dakikasını kendisine geriye kalan 6 saat 19 dakikasını da egemen güçlere vermektedir.

DPT'nin 1975 yılında yaptığı bir araştırmaya göre; 1970 yı lındaki satın alma gücü sabit tutulduğunda 1971 yılında aynı satın alma gücünü sağlayabil mek için katsayının 18'e hatta 21'e çıkması gerekiyor. Buna göre 1970'teki 7000 TL 1971'de 5780, 1972'de 4820 ve 1973'de 3850 TL'ye inmiş bulunuyor. 1974'de katsayı 7'den 8'e ar tırılmış yani brüt maaşlar % 14, fiyatlar ise % 29 arttı ğından maaşlar net olarak % 15 azalmıştır. Yani 1. derecedeki bir memurun 1970 yılındaki 7000 TL'lik geliri 3275 TL'ye düşmüştür. Bu da gösteriyor ki memur maaşları gerçek olarak artmamakta göreceli olarak artmakta, satın alma gücü düş mektedir.

1975 yılında yapılan bir araş tırmaya göre Türkiye'deki ge lir vergisinin % 70'ini işçi ve memurlar vermektedir. Bu oran 1972 yılında % 66 idi. Bu da gösteriyor ki işçi ve memurla rın verdiği vergi artmakta, ge lirleri ise azalmaktadır.

1975 yılının ulusal geliri 583 milyar TL'dir. Buna göre beş kişilik bir işçi yada memur ailesinin evine ayda 6076 TL girmesi gerekiyor. Halbuki me murların % 60'inin maaşı 2000 TL'nin altındadır.

MC Hükümeti katsayının 9'dan 10'a çıkarılmasının bütçeye 10 milyar TL'lık bir yük getirece ği iddiası ile katsayıyı artır mamıştır. Oysa uzmanların yap tığı araştırmaya göre katsayı^ nın 9'dan 11'e çıkarılması ha linde bile bütçeye 3 milyar TL dolaylarında bir yük gelecektir. Öte yandan MC Hükümeti 1974 yılında vergi indirimi ve ben zeri yollarla bir avuç sermaye dara 11 milyar 3 milyon TL ak tarmıştır. Bu da iktidarın nite liğini gösteren en açık bir ör nektir.

Bunlar da yetmiyormuş gibi Ana yasa'da 'yasasız vergi alınmaz' denmesine rağmen MEYAK adı al tında memurların % 5 maaşları yasası bile çıkarılmadan zorla alınmaktadır. 1976 yılında büt çedeki kamu personeli maaş tu tarı 35 milyar olarak görülmek tedir (bazı Bakanlıkların perso nel gideri bu rakama dahil de ğildir). Buna göre 1976'da 1 milyar 760 milyon TL MEYAK

adına kesilecektir. Bu kesinti ler sermayeye kredi olarak ve rilmektedir. Küçük bir örnek vereyim: MEYAK, Emekli Sandığı ve Sosyal Sigortalarda toplanan fonlar Yatırım Bankası aracılı ğı ile İktisadi Devlet Teşek küllerinin yanı sıra Tat Kon serve Şirketine 7 milyon TL, Arçeliğe 15 milyon TL, Tofaş'a 50 milyon TL kredi olarak akta rılmıştır.

Ülkemizde yaratılan ulusal ge lirin % 4 0 ' m a nüfusun % l'i elkoymaktadır. Bu korkunç sömü rüyü gizlemek için Türk Ceza Ka nununa faşist İtalya'dan alınan 141 ve 142'nci maddeler konmuş ve emekçi sınıf ve tabakaların örgütlenmelerine engel olunmak istenmiştir."

Daha sonra AYÖD adına söz alan M.Ali Yılmaz, üniversitelerde faşizme karşı aktif mücadele verildiğini belirterek, faşist tırmanış ve genişlemenin boyut larına değindi. Ülkemizdeki demokrasinin, günümüzde emper yalizm tarafından geri kalmış ülkelerde uygulanan, "Sömürge tipi faşizm" olduğunu söyleyen Yılmaz, bu sebeple, "Sosyalist lerin temel görevi kendi demok rasileri için mücadele etmek tir" dedi. Yılmaz, demokratik kitle örgütlerinin, ekonomik demokratik mücadeleyi siyasi mü cadelenin bir aracı olarak gör meleri gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.

DİSK'e bağlı Sosyal lş Sendika sı Genel Başkanı özcan Keskeç ise özel kesimde çalışan teknik elemanların sendikalaşmaları için hiçbir hukuksal engelin bulunmadığını söyledi. Kesgeç1 in konuşması özetle şöyle:

Kapitalist batı ülkelerinde ça lışanlar büyük çoğunluğuyla grevli toplu sözleşmeli sendi kal haklarını elde etmiş durum dalar. Türkiye burjuvazisi bu hakkı vermemek için dişini tır nağına takarak çabalıyor. Hatta 1961 sonrasında çok kısıtlı ve adına sendika bile denemeyecek bir hakkı ortadan kaldırmaya çabalıyor.

özel kesimde çalışan teknik ele manların sendikalaşmasına hiç bir hukuksal engel yoktur. Böy le olmasına karşın bu kesimde sendika hakkı var olan teknik elamanların tümüyle sandikalaş mamış olması bu konuyu hukuksal plandan daha ileriye siyasal platforma itmektedir.

Teknik elemanların dün içinde bulundukları ayrıcalıklı durum yani işyerlerinde işten atma hakkına sahip ama işten kovul ma özgürlüğüne de sahip olduk ları fakat bu aradaki farkı ve işleyişi bilinçli bir şekilde kavrayamamış olmaları sendika laşmalarına büyük bir engeldi. Bugün bu durum değişmekte tek nik elemanlar bu ayrıcalıklı durumlarını büyük ölçüde yitir mektedirler. Bu arada sendika laşma hakkı var olan teknik ele manların sendikalaşması konu sunda işçi sendikalarının pek çoğunun da yeterli ve doğru yak laşımı gösterdikleri söylenemez. Hatta pek çok sendika teknik elemanları bünyelerine almamaya çalışmıştır. Bugün bu anlayış devrimci sendikalarca terk edil miş ve mahkum edilmiştir.

Tüm çalışanların örgütlü müca delesi ile grevli ve toplu söz leşmeli sendika hakkı söke söke alınacaktır.

Önemli bir nokta da, bugün sen dikalaşma hakkı olan teknik elemanlara yöneltilen faşizan baskıların işçiler dahil tüm çalışanlara uygulandığıdır.

Anayasa'da devlete verilmiş as li ve sürekli görevlerin devlet memurları eli ile yapılacağı be lirtilmiştir. Durum bu iken, örneğin, Milli Eğitim devletin asli ve sürekli görevi ise bu görev Anayasa'nın sözü edilen 117. maddesine göre devlet me tturu olmayanlar eliyle yürütü lemez dendiğine göre özel okul ların nasıl işçi statüsünde ol duğunun cevabı verilmek durumun dadır. Aynı şekilde ülkenin ye raltı madenlerini arayıp bulma ve işletme devletin asli ve sü rekli bir görevi ise bu işleri yapanlardan devlet memuru olmak sızın çalışanların var olması mümkün değildir. Bu böyle ise; yabancı şirketlerin varlığının hesabı bu hukuksal zorlamalar kullanılarak sorulmalıdır."

MEYAK, Asgari ücret ve vergi iadesine değinen TÜM DER Genel Başkanı Erhan Tezgör şunları söyledi:

"Günümüzde ülkemizde çalışanla rın grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklar mücadelesini yürütenlerin Türkiye solunda yer aldığı görülmektedir. Çalı şanların henüz örgütlenmemiş kesimlerine de bilinç götürmeli ve örgütlemeliyiz.

Bu yıl asgari ücretlerin yeni den saptanması söz konusudur. İşçi sınıfı bu ücretin en üst bir düzeyde saptanması için mü cadele edecektir. Bu mücadele memur kesimini de çok yakından ilgilendirmektedir. Şöyle ki; 657 sayılı devlet memurları ya sasının bir maddesi memurların da asgari ücret düzeyinin altın da ücret alamayacağını öngörü yor. Asgari ücretlerin örneğin 1800 TL'ye çıkması durumunda en azından 14 ve 15'inci dereceler fiilen yürürlükten kalkacaktır. Bunun sonucu olarak diğer bütün dereceler de etkilenecek ve 800 900 bin memuru ilgilendiren düzenlemeler yapılacaktır.

Demokratik kitle örgütlerinin ortaklaşa yürüttükleri mücade leler ileri boyutlara ulaşmış tır. Vergi iadesi konusunda ve rilen mücadele buna örnek gös terilebilir. Yalnızca Ankara'da 8500 kişi bu haktan yararlanmak için başvurmuştur.

Bir diğer somut örnek MEYAK so runudur. Teknik eleman, memur ve öğretmen ortak mücadelesi bu kesimleri birbirine yaklaştı racak ve çalışanların birlikte liğini sağlayacaktır."

Konuklardan en son söz alan TÜS DER Genel Başkanı Hasan Fehmi Mavi, çıkarılmak istenen genel sağlık sigortası yasası na karşı çıkılması gerektiğini belirtti. il Özelde tüm sağlık personelini, genelde tüm çalışanları etkile yen genel sağlık sigortasına dikkati çekmek isterim. Bugün lerde Meclislerden acele ile geçirilmek istenen antidemokra tik yasa tasarısına daha önce karşı çıkmıştık. Bu antidemok ratik ve halka karşı yasanın Meclislerden çıkmaması için de mokratik kuruluşlar olarak güç birliği yapmak zorundayız. Ana yasa'ya aykırı olarak % 4 prim kesmek, ilaç şirketlerinin ka zancını yükseltmek, özel hasta neciliği ve özel hekimliği ku rumlaştırmak isteyenlere karşı ve bunların oluşturdukları, oluşturmak istedikleri genel sağlık sigortasına karşı tüm teknik eleman arkadaşların ve diğer demokratik kuruluşların bu konuda etkin bir mücadele vereceklerine inanıyoruz."

Konukların konuşmasının bitme sinden sonra Kurultay Düzenleme

Komitesince hazırlanan raporla rın okunması ve eleştirilmesi ne geçildi. Bu bölümde söz alan delegeler teknik elemanların elit sendikalarda değil işçi sınıfı sendikalarında mücadele vermesi gerektiğini belirttiler ve önümüzdeki adımın çalışanlar kurultayı olmasını dilediler.

Kurultay raporları üzerinde ya pılan eleştiri ve tartışmaların ışığında hazırlanan Kurultay Kararlarını aşağıdaki sütunlar da bulacaksınız. Ayrıca Kurul tayda; teknik elemanların gün cel sorunları ve teknik eleman lar üzerinde yoğunlaşan baskı ların somut örneklerini sergi leyen bir açıklamanın kamuoyu na duyurulması kararlaştırıldı.

KURULTAY KARARLARI

Demokrasi

Sınıflı toplumlarda demokrasi kavramı, ne kadar sınıflar üs tü ve saf olarak gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, mutlaka egemen sınıfların damgasını ta şır. Tarihin çeşitli dönemle rinde Devlet yönetimini elleri ne geçiren sosyal sınıflar, de mokrasiyi kendileri için demok rasi, özgürlük, eşitlik, diğer sınıflar için ise sömürü, baskı ve zorbalık olarak kullanma gayretleri içine girmişlerdir. Egemen sınıfların toplumun di ğer sınıflarında egemen sınıf ların sömürüsüne isteyerek bo yun eğmeyeceği bir gerçektir. Tarihsel sürecin belirli bir kesiminde, belirli bir ülkedeki demokrasi kavramının kapsamını egemen güçler ile sömürülen sı nıfların mücadelesi tayin eder. Kapsamı ne olursa olsun özünde demokrasi egemen sınıfların de mokrasisidir ve demokrasiden söz edilen her yerde "Hangi sı nıf için" sorusunu sormak gere kir.

Burjuvazinin yönetimindeki ülke lerde işçi sınıfı ve emekçi kit leler özgürlüklerini ne kadar genişletirse genişletsin, ekono mik haklarına ne ölçüde kavuşur sa kavuşsun egemen sınıfların sömürüsünün dışına çıkamaz. Bu yüzden, bütün bu mücadelelerin demokratik hak ve özgürlüklerden yana, işçi sınıfından ve tüm emekçi halktan yana bir iktida rın kurulmasını ve nihai hedef olarak da işçi sınıfı iktida rını gözetmesi zorunludur.

Ancak bu, işçi sınıfının ve yan daşlarının uzun uğraşlar sonucu elde etmiş olduğu demokratik mevzileri korumayı, demokratik hakları genişletmeyi siyasal mücadelenin nihai hedefinden ayrı düşünmeyi getirmemelidir. Burjuvazinin gerçekleştirmesi ne imkan olmayan bu görev de işçi sınıfına ve yandaşlarına düşmektedir. Bu mücadele işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin nihai hedefine doğru sürdürdük leri mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.

Demokratik hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi mücadelesi asla küçümsenmemeli, fakat işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin gerçek kurtuluşu için verilen mücadelenin bir parçası olduğu da asla unutul mamalıdır.

Teknik Elemanların Sınıflar İçindeki Yeri

Teknik eleman topluluğu birbi rinden farklı sosyal sınıflar içinde yer alan değişik kesim lerden oluşan heterojen bir yapıya sahiptir.

Bu yapı içinde teknik elemanla rın çok büyük bir kesimi ücret li emekçilerdir, üretim araç larının mülkiyetinden yoksun durlar, tş güçlerini ücret kar şılığı satarlar. Üretim içinde olanları, üretim sürecinde iş çi sınıfının yanındadır.

Birer ücretli emekçi olarak çıkarları tekellerin egemenli ğindeki kapitalist sistemde iş çi sınıfının çıkarıyla aynı doğrultudadır. Bu gerçekler özellikle 1965 sonrası Türkiye koşullarında çok daha açık bir biçimde su yüzüne çıkmış ve teknik elemanların büyük bir kesiminin birer ücretli emekçi olarak işçi sınıfının ve diğer emekçi kitlelerin yanında ol duklarını göstermiştir.

Devlet sektöründe ve özel sek törde çalışan ücretli büyük ço ğunluğun yanında küçük bürolar da ücretli olarak çalışan ve ya küçük büro sahibi olan tek nik elemanlar ve ayrıca üretim araçlarına sahip olarak serma ye kesiminin içinde olan tek nik elemanlar vardır. Ancak bü tün bu farklılıklar, teknik elemanların genel olarak ücret li emekçiler olma gerçeğini or tadan kaldırmaz.

Teknik Elemanların Ekonomik ve Demokratik Haklar Mücadelesi

Teknik elemanların ekonomik ve demokratik haklar mücadelesi özünde bir bütündür. Antifa şist ve antiemperyalist bir nitelik taşır. Bu mücadele iş çi sınıfının ve emekçi kitle lerin politik mücadelesinin bir parçasıdır.

Genel olarak emekçi kesim için de olan teknik eleman kitlesi nin, ekonomik ve demokratik haklar mücadelesi, işçi sını fının ve diğer emekçi kitlele rin demokrasi mücadelesi ile bütünleşmektedir. Bu yüzden teknik elemanlar işçi sınıfı ve emekçi kitlelerden yana, ekonomik demokratik hak ve öz gürlüklerden yana bir iktida rın kurulması için işçi sını fının öncülüğünde verilen de mokrasi mücadelesinde diğer emekçi kitlelerle bir arada olacak, bu birliktelik içinde kendi gücü oranında yer alma ya devam edecektir.

Son yıllardaki gelişmeler ve geçirdiği deneyler teknik ele manlara ekonomik haklarını sa vunabilmek için sendikal ör gütlenmeye gitme zorunluluğu nu öğretmiştir. Geçen dönem lerde yapılan tartışmalar so nunda elit sendikalar yerine mevcut işyeri sendikalarında örgütlenmenin doğruluğu ortaya çıkmıştır.

Teknik elemanların ekonomik ve demokratik haklar mücadelesi, bu mücadelede etkin ve yararlı birer araç olacak tüm teknik eleman örgütleri ve yapısı ge reği tüm teknik elemanları bün yesinde barındırabilecek ve kaynaştırabilecek olan teknik elemanların demokratik kitle örgütü TÜTED tarafından veri lecektir.

önümüzdeki dönemde çalışmala rımızın daha verimli olması için:

e Kamu kesiminde teknik eleman ların grevli ve toplu sözleş meli sendikal hakları için genel planda mücadele veri lirken, yasal olarak sendika laşmaları olanaklı olan özel

kesimde çalışan teknik ele manların sendikal haklarını kullanmaları sağlanmalıdır. Bu amaçla, özel kesimdeki iş yerleri taranmalı, pilot böl ge çalışmaları yapılmalı, bu çalışmalar için tüm teknik eleman örgütlerinde oluşturu lacak birimlerin (komisyon lar) koordinasyonu ve çalış malarının değerlendirilmesi TÜTED tarafından sağlanmalı dır.

Sendikal harekette işten atı lan, baskıya uğrayan teknik elemanlar için tüm örgütlerin katkısıyla "Sendika mücadele fonu" oluşturulmalıdır.

Güncel Sorun

Dünyada emperyalizm, kendi ya pısından gelen bunalımlar ve dünya işçi sınıfı hareketinin gelişen mücadelesi ve ezilen dünya halklarının verdikleri bağımsızlık savaşları sonucu adım adım gerilemektedir.

Ülkemizde de ekonomik sorunlar ve işçi sınıfı ve emekçi kit lelerin gelişen örgütlü müca delesi karşısında çaresizliği ni gizleyemeyen egemen güçler giderek hırçınlaşmakta, açık faşizmi örgütlemeye çalışmakta dırlar. Bu aşamada güncel sorun tüm ilerici güçlerin birlikte, planlı ve örgütlü bir mücadele yi sürdürmeleridir. Faşizme karşı mücadelenin kesin bir başarıya ulaşması için teknik eleman kitlesi kendisine düşen görevi yapmaya kararlıdır.

Bugün temel sorunumuz, deney lerden geçmiş birlik ihtiyacı nı demokratik bir eylem planı etrafında gerçekleştirmek ve sürekli kılmaktır.

Teknik elemanların mücadelesi nin güçlendirilmesi ve halkın mücadelesine etkin olarak katı labilmesi için gündemde olan "demokratik eylem planı etra fında birleşmek" sorunudur.

Sendikal hakların kazanılması tek başına bir amaç değil de mokrasi ve bağımsızlık mücade lesinin araçlarından biridir ve siyasi özü itibariyle işçi sınıfının ve halkımızın bağım sızlık ve demokrasi mücadelesi ne tabidir.

Ülkemizin bugünkü koşullarında teknik eleman örgütlerinin gö revi, teknik eleman kitlesini

en geniş tabanı ile ortak bir eylem planı etrafında birleş tirmek, örgütler ve kitleler arasında sürekli ilişki, haber leşme ve dayanışmayı oluştur maktır. Bu oluşum tüm teknik eleman örgütlerinin ortak dav ranış ve iradesinin ürünüdür.

Eylem programının acil hedefi emperyalist sömürüye ve MC ik tidarının faşist baskı, kıyım ve terörüne karşı yayın, de mokratik kitle eylemleri ile sürekli teşhir ve mücadele et mek ve bu mücadeleyi öncelik le işçi sınıfının ve halkımı zın bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi ile birleştirmektir.

• Bu mücadelenin programlaşma sı, sürekli kılınması ve ça lışma biçiminin saptanması için Kurultaya katılan tüm örgüt yetkilileri en kısa zamanda toplanmalıdır. Bu çalışmaların yürütülmesi görev olarak TÜTED'e veril miştir.

Sendikal haklar mücadelemizin ve bu haklardan yoksun tüm ça lışanların ortak mücadelesinin daha ileriye götürülebilmesi artık bu çalışanların tümünü bir araya getiren "Çalışanlar Kurultaylarını", bu çalışanla rın demokratik kitle örgütle rinin örgütlü bir birlikteli ğinin gerçekleştirilmesini ge rektirmektedir. Kurultayımız, "Çalışanlar Kurultaylarının" örgütlenmesi olanaklarının araştırılması ve yaratılması nı temenni eder.

KURULTAY BİLDİRİSİ

150 bin teknik elemanı temsil eden 34 teknik eleman örgütünün katıldığı 3.Teknik Eleman Ku rultayı, 22 23 Mayıs 1976 gün leri Ankara'da toplanarak aşa ğıdaki görüşlerin kamuoyuna du yurulmasına karar vermiştir.

Türkiye'de, büyük bir kesimiy le çalışanların bir bölümünü oluşturan ve emekten yana olan teknik elemanlar, kapitalizmin kaçınılmaz sonucu olarak artan enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik karşısında giderek yoksullaşmaktadır. Teknik ele manlar artan faşist saldırıla ra, antidemokratik baskılara hedef olan emekçilerin bir par

çasını oluşturmaktadır. Bunun somut görünümleri Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde çeşitli olaylarla ortaya çıkmaktadır. İskenderun'da, Seydişehir'de, Kırıkkale'de, Karadeniz Bakır İşletmelerinde, Malatya'da, Çanakkale'de şimdiye dek sür dürülen baskı ve saldırılara, son günlerde yenileri eklenmiş tir.

TÜTED Rize Şubesi üyesi olan ve Çaykur Genel Müdürlüğü'nde çalışan makine mühendisi Cemal Çetinyılmaz, sokaklara yazı yazdığı ihbarıyla gözaltına alınıp, önce serbest bırakıl mış, daha sonra yeniden göz~ altına alınarak Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nde işkence görmüş ve hastalanarak tedavisi Rize Valisi tarafından engellenmiş tir, daha sonra ilericilerin zorlamasıyla hastahaneye götü rülebilen Cemal Çetinyılmaz bir haftalık rapor almıştır.

TÜTED Rize Şube başkanı olan ve Çaykur Genel Müdürlüğü İn şaat Dairesi Müdürü olan Asım Beşikçi hakkında TÜTED'deki ça lışmalarından dolayı tahkikat açılmış ve hiçbir delile dayan maksızın yasa dışı olarak gö revinden açığa alınmıştır.

TÜTED İzmir Şubesi 20.5.1976 günü güvenlik kuvvetlerince aranmış, hiçbir yasal gerekçe gösterilmeden üyelerimizden Dursun Ekinci ve Fırat Türkoğ lu gözaltına alınmıştır. İşken ce gören üyelerimizden Dursun Ekinci serbest bırakılmıştır, Fırat Türkoğlu ise hâlâ gözal tındadır.

TÜTED Çanakkale Şubesi 20.5. 1976'da Emniyet Müdürlüğü'nün gerekçeli kararı ve Valinin oluru ile gerçek olmayan bir gerekçe ile kapatılmış ve Yöne tim Kurulu üyelerinden Hasan Akça, Medar Kalkan, Armağan Sungur, Meyden Nurlu açığa alın mıştır.

TMMOB'nin Ankara'daki lokalinde bulunan teknik elemanlar 22.5. 1976 Cumartesi gecesi faşist çetelerin saldırılarına uğra mıştır.

Aslında bu olaylar, işçi ve emekçi sınıflara yöneltilen saldırı ve baskının sadece bir kaçıdır. İşçi ve emekçi sınıf ların tüm ekonomik, demokratik ve sosyal istekleri baskı ve terörle engellenmek istenmekte dir.

Türkiye'nin her yerinde silahlı faşist çeteler cinayetler işle mektedir. Fabrikalarda, tarla larda, meydanlarda faşist terör yoğunlaşmaktadır. Can güvenliği kalmamıştır. Devrimci öğrencile rin, öğretmenlerin, işçilerin öldürülmesi, yaralanması ve iş kence görmesi hayatın doğal bir parçası haline gelmiştir.

Bütün bunlar doğaldır çünkü, dünya işçi sınıfı hareketinin gelişen mücadelesi, ulusal kur tuluş hareketlerinin zaferleri ile emperyalizm gerilemektedir. Türkiye'de ise işçi ve emekçi sınıfların örgütlü ekonomik ve politik mücadelesi yeni boyut lara ulaşmaktadır. Bu durum karşısında ve kapitalizmin anar şik üretim yapısının doğal so nucu olan bunalımlar karşısın da, egemen güçler çareyi işçi ve emekçi sınıfların istekle rini engellemekte bulmaktadır. Bu yüzden de faşist saldırı, baskı ve kıyımlar artmakta, antidemokratikleşme süreci hız lanmaktadır.

Bu aşamada güncel sorun faşizme geçit vermemek için, faşist tırmanışa son vermek ve faşizmi yok etmek için, tüm ilerici de mokrat güçlerin örgütlü ve bir likte mücadelesinin oluşturul ması, işçi sınıfının mücadele sinin yanında ağırlığını koyma sıdır.

Teknik Elemanlar:

Grevli ve toplu sözleşmeli sen dikal haklar için;

MC iktidarının hazırladığı son yan ödemeler kararnamesindeki ayrıcalıkların kaldırılması için MEYAK kesintilerinin sona ermesi için,

Halkımıza uygulanan faşist bas kı ve terörün önlenmesi için,

Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılması için,

TCK'nun 141 142 maddeleri ve tüm antidemokratik yasaların kaldırılması için,

Faşist yuvaların kapatılması için,

İşçi memur ayrımının son bulma sı için,

Faşizme karşı ortak mücadelenin başarıya ulaşması yolunda ken disine düşen görevi gücü ora nında yapmaya kararlıdır.

TÜRKİYE de BOLGELERARASI KREDİ MEVDUAT DENGESİZLİĞİ

bozulması, Şekil l'de görülen çok yüksek h ı z l ı kredi a r t ı ş ı n dan bu bölgenin yararlanamaması yurt kalkınması açısından i l ginç b i r görünümdür.

Kredilerin ve mevduatın yurt yü zeyine yayılması, "kalkınmada öncelikli yöreler"e plan döne minde uygulanması öngörülen "teşvik tedbirleri"nin sonuçla r ı , sanayi tarım ticaret kesim l e r i arasında kredilerin dağı l ı ş ı Türkiye'deki kapitalizmin eğilimlerini açığa çıkartmakta dır. Devlet Planlama Teşkilatı Kalkınmada Öncelikli Yöreler Dairesince yayımlanan "Planlı Dönemde Toplam Mevduat ve Top lam Kredilerin Bölgesel Dağılı mı" adlı kitapçık bu konuda çok önemli sayısal verileri ve kısa yorumları kapsamaktadır.

Bankacılıkta krediler:

a) Ticari krediler b) Zirai krediler c) tpotek karşılığı krediler d) Mesleki krediler e) Kalkınma ve yatırım kredile ri olarak sıralanmaktadır. Ticari krediler toplamın % 50'sini, kalkınma ve yatırım kredileri ise toplamın % 25'ini oluştur maktadır, ilerde incelenecek olan kredi dağılımındaki denge sizliğin kalkınma ve yatırım kredileriyle bile dengeleneme mesi oldukça ilginçtir. Mevdu atlar ise a) Resmi mevduat b) Ticari mevduat c) Bankalar mevduatı d) Tasarruf mevduatı bölümlerine ayrılmaktadır. Ta sarruf mevduatının toplam için deki payının 2/3 olduğu da be lirtilmelidir.

Türkiye Bankalar Birliği'nin ra porlarından derlenen 1962 1974 yılları arasındaki mevduat ve kredi artışı Şekil l'de de gö rüldüğü gibi oldukça hızlı ge lişmektedir. Ne varki bunların bölgelerarası dağılımı hiç de olumlu bir görünüm vermemekte dir. Amasya dışında tümü plan lamacı larca "kalkınmada öncelik li" yöreler kapsamındaki Adıya man, Ağrı, Amasya, Artvin, Bin göl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari,

Kars, Malatya, Mardin, Sivas, Tokat ve Tunceli'den oluşan Do ğu illerimizin toplam kredile rinin, yurt toplamının % 3 5'i dolayında olduğu ve planların yeterli bir katkıda bulunama dığı Şekil 2'de görülmektedir. Durumun iyiye doğru ilerlemesi bir yana 1969 yılından beri dengenin sürekli olumsuz yönde

V İl

130 Toplam kredi ve mevduat

90 80

•1

I ', t

1/

Toplam kredi * 2 _

50 •

/ I"7—* Toplam

/

mevduat

• 20

jy

Toplam içinde kredi yüzdesi

Vl

* Z 6 Akdeniz Bölgesi ili toplamı

plan I plan

YILLAR plan

PLANLI DÖNEME GEÇÎŞ YILI 1962

Planlı döneme geçiş sırasında Ege Marmara Ortaİcuzey bölge sinde mevduatın % 79.64'ünün, kredinin ise % 79.30'unun yo ğunlaştığı görülmektedir. Mev duat/kredi oranları % 100'ün, diğer b i r deyimle kredi hacmi mevduat hacminin, altında olan bölgeler de Kuzeydoğu (95,85), Marmara (89,68), Ortadoğu (88,90) ve Karadeniz (81,14) olarak belirlenmektedir.

BİRİNCİ PLAN DÖNEMİ 1963 1967

Planlı dönemin başlamasıyla kredi ve mevduatın bölgelerara sı dağılımında göze batan bir değişme olmamıştır. 1964 yı lında Devlet Yatırım Bankası1 nın kurulmasıyla Kamu İktisadi Teşebbüslerinin finansmanı önem kazanmış ve bu kuruluşların yo ğunlaştığı Ankara'da kredi hac minde a r t ı ş gözlenmiştir. Baş kent' i de içine alan Ortakuzey bölgesinin toplam krediden al dığı payın 1963'de % 33.66 iken 1964'de % 40.85'e, 1967' de ise % 47.29'a yükselmesinin nedeni budur.

Birinci plan dönemi içinde kre di hacminin mevduat toplamını aşmadığı i l l e r Adıyaman, Amas ya, Elazığ, Malatya, Sivas, Tokat ve Tunceli'dir. Kredi/ mevduat oranının en yüksek ol duğu bölge yukarda açıklanan nedenle Ortakuzey iken (Z 334) ikinci bölge de Akdeniz (% 191) olmaktadır. Bu bölgenin önemli bir özelliği birkaç kişinin aile bankası olarak nitelenebi lecek bankalar kurması, bölge deki mevduatı böylece toplayıp kendi işletmelerine kredi ola rak vermesidir.

İKİNCİ PLAN DÖNEMİ 1968 1972

İkinci plan döneminin en belir gin özellikleri, özel sektörün

"özendirilme", "koruma","teş vik" gibi uygulamalar ile kamu sektörüne karşı açıkça destek lenmesidir. Bankacılık alanına bu olgunun yansıması sonucu kamu yatırımlarını taşıyan Baş kent1 i içeren Ortakuzev bölge sinin kredilerinin 1968Me % 41.07'den 1972'de % 34.73'e dek azaldığını gözlemekteyiz. Böylece ilk kez özel sektörün yoğunlaştığı Marmara Bölgesi toplam kredi sıralamasında ba şa geçmiştir.

Bu artışın bedelini yine Doğu illeri ödemiş ve gelişmemiş il lerimizin toplam krediden al dıkları paylar daha da küçül müştür. Kredi hacminin mevduat hacmini hiçbir yıl aşmadığı tek bölge Ortadoğu bölgesidir.

ÜÇÜNCÜ PLAN DÖNEMİNİN İLK İKİ YILI 1973 1974

Ortakuzey bölgesindeki kredi lerin Marmara'ya ulaşması, Do ğu illerinin kredi paylarının azalmaya devam edip % 3,1'e inmesi değinilebilecek iki özelliktir.

Kredi/mevduat oranının % 100'ün altında olduğu illerin artması, (Ortadoğu, Ortagüney, Kuzeydo ğu, Güneydoğu) eşitsizliğin bü yümesi olarak yorumlanabilir.

GENEL DEĞERLENDİRME

Kredi ve mevduatın 1962 1974 yılları arasındaki dağılımının başlıca sonuçları şöyle özetle nebilir:

a) Gelişmiş üç bölge olarak ni telenebilecek Ortakuzey, Marmara ve Ege'nin mevduat ve kredi payları toplamın 3/4'üne ulaşmaktadır. Plan lı dönem içinde çok yavaş da olsa bu payda bir eksilme gözlenmiştir.

b) Akdeniz, Karadeniz ve Orta' güney'den oluşan bölümün pa yı, hem toplam mevduat için de hem de krediler içinde devamlı bir artış içindedir.

c) En az gelişmiş üç bölge (Ku zeydoğu, Ortadoğu ve Güney doğu) ise planlamanın ola naklarından yararlanamamak tadır. Toplam kredi içinde bu bölgenin zaten çok küçük olan payı 1969'dan bu yana sürekli eksilmektedir.

d) Kredi/mevduat oranının, Amasya, Tokat, Sivas, Malat ya, Tunceli, Elazığ ve Adı yaman'ın oluşturduğu Orta doğu bölgesinde incelenen 13 yıl için de 100'ün altın da olması çok önemli bir

• olaydır. Gelirin eşitsiz da ğılması sonucu doğu illeri mizde banka mevduatının az olmasına ek olarak bu oranın azlığı nedeniyle bölgenin kalkınması daha da yavaşla maktadır. Örnek olarak Akde niz bölgesindeki bankalara yatırılan her 100 TL'sı için 1974 yılında bu bölgede 208 TL'sı kredi olarak dağı tılmışken, Ortadoğu'da aynı mevduat karşılığı yalnızca 47 TL'lık kredi dağıtılmış tır.

Kapitalist ekonomi sistemi için de çok önemli yeri olan bankacı lık kurumunun işleyişini açık layan bu sayısal inceleme, 12 yıllık planlama uygulamasının, "teşvik tedbirlerinin", "özel sektörü özendirme" "kalkınmada öncelikli yöreler" gibi çok süslü ekonomik terimlerin ar dında yatan eşitsiz gelişimi gözler önüne sermede somut bir örnek olmaktadır.

(Kaynak: Özcan Ertuna, Planlı Dönemde Toplam Mevduatın ve Toplam Kredilerin Bölgesel Dağılımı, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Yayın No DPT: 1477 KÖD:17, Mart 1976)

U R A BEN I Z

"MARN.AKAB. ( N r ^

/^KÂRADENİİB.

•>/

•••'••••• .}

z YV \

(

( ; O K T

M:ZILY

B><.

I ^< ; ; EGE B.' (

ORTAG!|«EY B.'' J'.

UJ

\/'

•"

s/

A K D E fi 1 Z

" ' ~ " j KI!ZrY.ÛV> B.V

k ^C ;EY :;£X SV ^:,.

\ sS

N

PLANLI DÖNEMDE TOPLAM MEVDUAT ve KREDİLERİN BÖLGESEL D A S I L I M I («)OLAI!AK)

BÖLGELER ORTAKUZEY EGE MARMARA AKDENİZ KUZEYDOĞU GÜNEYDOĞU KARADENİZ ORTADOĞU O^TACıONEY

M 26,50 K 35,72

M 14,67 K 14,45

M 38,13 K 29,47

M 6,18 K 7,75

M 1,65 K 1,37

M 1,39 K 1,27

M 5,76 K 4,03

M 2,25 K 1,73

M 3,47 K 3,81

25,89 33,66

13,42 13,77

38,84 31,01

6,23 8,83

1,67 1,34

1,46 1,24

6,28 4,71

2,36 1,79

3,85 3,65

NOT: (M) Mevduat (toplam) (K) Kredi (toplam)

27,54 40,85

12,88 10,73

37,24 25,11

6,12 6,27

1,68 1,47

1,40 1,23

7,01 9,47

2,51 1,50

3,62 3,37

25,52 40,20

13,30 10,68

38,13 26,35

6,58 6,30

1,71 1,82

1,44 1,15

6,75 8,46

2,60 1,50

3,97 3,54

23,74 40,45

13,13 10,63

39,35 25,46

6,39 6,67

1,84 1,62

1,55 1,12

7,08 9,23

2,73 1,44

4,19 3,38

23,98 47,29

13,20 9,95

39,11 23,56

6,16 6,93

2,05 0,93

1,55 1,20

6,79 6,16

2,95 1,27

4,21 2,71

24,03 41,07

13,06 10,19

39,49 26,13

6,19 •7,35

1,82 1,02

1,41 2,24

7,08 7,60

2,86 1,48

4,06 2,92

23,14 34,03

13,56 11,32

39,54 30)57

6,36 8,65

1,84 1,71

1,40 2,15

7,54 7,07

2,79 1,46

4,03 3,04

22 ,05 34 , 4 8

13 , 5 3 10 , ' 5

39 08 31 , 3 3

6 .54

7, 9 5

1,82 1 ,37

1 43 2 '33

7, 9 2

8,00

3,28

1 ,33

4 ,35 2 ,76

22,68 35,35

13,47 11,59

38,35 30,79

7,02 7,82

1,82 0,97

1,41 1,74

7,39 7,96

3,36 1,27

4 50 2,51

23,57 32,18

12,60 11,04

39,48 34,73

7,26 9,28

1,67 0,97

1,24 1,73

7,05 6,22

2,99 1,37

4,14 2,48

23,34 32,20

13,57 11,83 37,27 33,90

7,56 10,58

1,85 0,85

1,34 1,Ü3

7,27 5,56

3,38 1,36 4,42 2,69

22, 60 31 94

14 21 12 25

37 43 30 45

7 41

12 4û

1 90 0 76

1 40 0 95

7 25 7 32

3 32 1 27

4 48 2 66

ELEKTRİK MÜHENDÎSLÎĞÎ 234

ortak mesleki denetim uygulaması kaldırılamaz

ELEKTRİK,İNŞAAT,MAKİNA MÜHENDİSLE Rİ ODALARI VE MİMARLAR ODASI SEK RETER ÜYELERİ, ORTAK MESLEKİ DENE TİM UYGULAMASININ SÜRDÜRÜLDÜĞÜ BELEDİYELERİN BAŞKANLARINA 4.6.1976'da AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMAYI İLETTİLER.

İmar ve İskân Bakanlığı, 21.4.1976 gün ve 4757 sayılı ve 79 numaralı bir genelge ile, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Teknik Uygu lama Sorumluluğu Yönetmeliğinin, Danıştayca iptal edildiği ve böy lece hukuki dayanaktan yoksun kal dığı gerekçesiyle Odalarca yapılan vize işlemin ı uygulamadan kaldı rıldığını bildirmiştir.

Aslında Bakanlığın genelgesinde bildirilen bu kararın kendisi ya salara ve kamu yararına aykırıdır. Bu nedenle genelgenin iptali ve yürütmenin durdurulması için TMMOB tarafından Danıştayda dava açıl mıştır.

İmar ve İskân Bakanlığının adı ge çen genelgesi yasal dayanaktan yoksundur ve Bakanlığın daha önce ki kararlarına da ters düşmektedir.

1. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yasasının 7303 sayılı yasayla değişik 2. mad desine göre Odalar Birliği, mühen dis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir Oda kurmak, kamunun ve memleketin men faatleri, mesleğin inkişafı, mes lek mensuplarının hak ve selahi yetleri bakımından lüzumlu gördü ğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, meslek ve menfaatlarıyla ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardım larda ve tekliflerde bulunmak, mes lekle ilgili bilcümle mevzuatı, normları, fenni şartnameleri ince lemek ve bunlar hakkındaki düşün celerini ilgililere bildirmek ama cıyla kurulmuş, kamu kurumu nite liğinde bir meslek kuruluşudur. Bu madde, TMMOB ve Odaların ne denli geniş yetki ve sorumluluklar taşıyan bir kuruluş olduğu hakkın da kuşku bırakmamaktadır. 6785 sa yılı İmar Yasasının 14. maddesinin

1. fıkrasında, imar planlarıyla bunların tatbikat planlarının, mi mari, statik, tesisat, plan, pro je, resim ve hesaplarının hazır lanması ve bunların tatbikatındaki fenni mesuliyetleri ihtisas ve iş tigal alanlarına göre yüksek mi mar, yüksek mühendis, mimar ve mü hendislerin deruhte edecekleri, 2. fıkrasında ise, fen adamlarının selahiyet ve mesuliyet hudutları nın, bunları yetiştiren müessese lerle, bunlara ait cemiyetlerin ve TMMOB'nin mütalaası alındıktan

sonra Killi Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca müştereken hazır lanacak bir yönetmelik ile tayin olunacağı belirtilmiştir.

Bu madde gereğince hazırlanarak yürürlüğe konulmuş bulunan "Fen Adamlarının Selahiyetleri ve Be lediyelere Karşı Deruhte Edebile cekleri Fenni Mesuliyet Hudutları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, mimari, statik, tesisat pro jeleri ve hesaplarını yapmaya ve inşaatların teknik uygulama sorum luluğunu almaya ihtisas konularına göre ancak Elektrik, İnşaat, Maki na Mühendisleri ve Mimarlar Odala rı üyeleri yetkilidirler. Ancak bu Odaların üyeleri, bu yetkileri kullanabilmek için 6235 ve 7303 sayılı yasaların Odalara verdiği görevler dolayısıyla, serbest mes lek icrasına engel bir halleri bu lunmadığını, her iş için ayrı ayrı olmak üzere, üyesi bulundukları Odadan alacakları belgelerle ka nıtlamak durumundadırlar. Nitekim, İmar ve İskân Bakanlığı, İmar Ya sası hükümlerinin "günümüzün şe hircilik anlayışına uygun bir tat bikatını" sağlamak amacıyla ve "eski alışkanlıkların etkisiyle bu anlayışa uygun hareket edilmediği" gerekçesiyle, 30.5.1961 gün ve 1 1/552 16827 sayılı karar ve iş lemi yürürlüğe koymuştur. Bu ka rarla, "İmar Kanununun ifade etti ği maksat ve ruha uygun olarak uy gulanmasını sağlamak" gayesiyle, mimar ve mühendislerce hazırlanan proje ve hesapların, ilgili Meslek Odalarınca vize edilmesi zorunlu luğu konmaktadır.

2.9.1965 gün ve 9.1.1/746 sayılı ikinci bir genelgeyle İmar ve İs kân Bakanlığı, proje vizesi ve belge uygulamasına daha da açıklık getirmiş, bu arada Belediyelerin, ilgili Odalarca verilmiş "fenni mesuliyet yüklenme belgelerini" dikkate alması gerektiğini belirt miştir.

Bunlardan başka, İmar ve İskân Ba kanlığının, 20.2.1974 gün ve 63 numaralı genelgesinde, hızlı kent leşmenin getirdiği sağlıksız ge lişmeye değinilmiş ve bu konudaki güçlüklerin çözümü için Belediye lerin, Meslek Odaları ile birlik te çalışmaları ve imar uygulama sında daha sıkı bir işbirliğine girmeleri istenmiştir.

Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavir liği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ise, Adalet Bakanlığına yazdığı 22.10.1963 gün ve 4998/5563 3878 sayılı yazısında, belge uygulama sının yasal dayanaklarını göster miş ve bu uygulamadan ötürü Oda larca alınmakta bulunan vize üc retlerinin yasa hükümlerine uygun olduğunu bildirmiştir.

2. İmar ve İskân Bakanlığınca ya yınlanan 79 nolu genelgede, Tek nik Uygulama Sorumluluğu Yönetme liğinin Danıştayca iptal edildiği, bu nedenle vize uygulamasının ya sal dayanağı kalmadığı öne sürül mektedir. Bu iddia, iki yönden ge çers izdir.

a) TMMOB Teknik Uygulama Sorumlu luğu Yönetmeliğinin tümü değil, bazı maddeleri Danıştay 8. daire sinin 25.9.1974 gün ve E:1973/2696 K:1974/3289 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Danıştayca verilen bu kararla iptal edilen, vize uygu laması değil, bu yönetmelikte yer alan ve TMMOB'nin görev alanına girmeyen bazı hükümlerdir.

b) TMMOB Teknik Uygulama Sorumlu luğu Yönetmeliği, Danıştayın sözü geçen kararından önce, TMMOB Gene] Kurulunca kaldırılmış ve yerine "TMMOB Elektrik, İnşaat, Makina Mühendisleri ve Mimarlar Odaları Ortak Mesleki Denetim Yönetmeliği" konulmuştur. Bu yönetmelik, 11.6. 1974 gün ve 141912 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Odalarca yapılan vize ve Ortak Mesleki Denetim Uygulama sı (ortak belge uygulaması) bu yö netmelik uyarınca yürütülmektedir.

3. İmar ve İskân Bakanlığının 79 nolu genelgesi, yerleşmiş ve ya rarlı bir uygulamaya aykırıdır. Odalarımızca yürütülmekte olan pro je vizesi ve ortak mesleki denetim uygulaması, Belediyelerin onayına sunulacak projelerin ön denetimi niteliğinde olup, yapı üretiminin bilimsel, teknik kurallara uygun ve kamu yararı gözetilerek yürü tülmesini amaçlamaktadır. Bu uygu lama ile, imzacılık ve bizzat de netlenebileceğinden çok sayıda inşaatın teknik uygulama sorumlu luğunu yüklenmek gibi zararlı tu tumlar engellenmekte, dolayısıyla kalitesiz, çürük, kamu sağlığını tehlikeye sokan yapıların yapılma sını önlemek amacıyla gerekli ön lemler alınabilmektedir.

4. İmar ve İskân Bakanlığının ge nelgeleri, Odalar ve üyeleri ara sındaki ilişkileri bağlamaz. Bu ilişkileri 6235 (7303) sayılı TMMOB yasasına göre Odalar belir ler. Bu nedenle, uygulama Odaları mızca sürdürülecek ve kurallara uymayan üyelerimiz hakkında gerek li işlemler yapılacaktır.

Belediyenizin, şimdiye kadar oldu ğu gibi kentinizde bulunan Odala rımız Şube veya Temsilciliklerine, uygulamanın sürdürülmesi konusunda yardımcı olmasını, bu uygulamanın bugüne kadar gözlediğiniz ve ile risi için umduğunuz yararlarını Odalarımıza bildirmenizi saygıla rımızla dileriz.

99 büyük üretim projesinde 55 milyar liralık maliyet artısı meydana geldi

Çeşitli nedenlerle yapımı geci ken 99 büyük üretim projesi ül kemiz ekonomisine yaklaşık 55 milyar lira maliyet artışı ge tirmiştir. Geciken yapım nede niyle en büyük maliyet artışı Adana Sigara Fabrika'sında olmuş tur. 1968 yılında yapımına baş lanıp, 1971 yılında tamamlanma sı öngörülen Adana Sigara Fab rikası 'nın üretime başlama tari hi 1976 yılına ertelenince, ma liyeti de 26 milyan 130 bin li radan 385 milyon 80 bin liraya yükselmiştir. Gecikme nedeniyle Adana Sigara Fabrikası'nda mali yet artışı yüzde 1373 olmuştur.

Devlet Planlama Teşkilatı'nca saptanan bilgilere göre, yapımı öngörülen 99 büyük üretim proje si çeşitli nedenlerle gecikmiş tir. 1966 yılından bu yana geci ken projelerin yüklediği ek ma liyet 54 milyar 656 milyon 547

bin lira olmuştur. Yapım ve üre tim tarihi geciken büyük proje ler arasında pek çoğunun hammad de üretim tesisleri olduğu gö rülmüştür. İlgililer bu konuda yaptıkları açıklamada üretim ge cikmelerinin Türkiye'de dolaylı yoldan hammadde maliyet artışla rına yolaçtığını öne sürmüşler dir.

GECİKEN PROJELER

Yapımı geciken büyük projeler arasında Türkiye'nin sıkıntısı nı çektiği enerji, ulaşım tesis leri yer almıştır. Büyük maliyet artışına yolaçan projeler arasında 1977 yılında üretime geçmesi öngörülen Elbis

tan Termik Santralı yer almış t ı r . Elbistan Santralı'nm gecik mesi 6 milyar 416 milyon 841 bin l i r a maliyet artışına yolaçmış tır.

Bu arada Karakaya blister bakır projesinin de 3 yıl gecikmesi Türk ekonomisine 3 milyar 519 milyon 788 bin lira maliyet ar tışı getirmiştir. Aynı biçimde Seydişehir Alüminyum tesisle rinde de çeşitli nedenlerle üretim tarihi 3 yıl ertelenin ce maliyet artışı 3 milyar 153 milyon 720 bin lira olmuştur.

Gecikme nedeniyle maliyet artı şında en büyük yeri alan tesis lerden biri de Aliağa komplek sinde olmuş, 1971 yılında baş lanıp 1976 yılında tamamlanması öngörülen tesislerin bitim ta rihi 1979 yılına ertelenince bugünkü rakamlarla maliyet artı şı 5 milyar lirayı aşmıştır.

Projenin ilk rakamlarına göre tesisin 4 milyar 100 milyon li raya yapılması öngörülürken, gecikme nedeniyle tesisin 9 mil yar 639 milyon 173 liraya çıka bileceği hesaplanmıştır.

(•Cumhuriyet, 13 Mayxs 1976)

99 BÜYOK PROJENİN BAŞLANGIÇ VE REVİZE MALİYET İLE ÜRETİME GEÇİŞ TARİHLERİ

AZOT SANAYİİ T.A.Ş.

Karadeniz gübre t e s i s i Gemlik gübre t e s i s l e r i îübre torbalama tes.(Kütahya) Gemlik amonyak t e s i s i

DENİZCİLİK BANKASI T.A.O.

Pendik tersanesi Alabey tersanesi (tevsii) ET1BANK

Seydişehir Alüminyum T e s i s l e r i Wolfram t e s i s i (Bursa) Kırks Bor t ü r e v l e r i ( t e s . ) Ferro Krom tesis (Elazığ) Karataş Fosfat projesi

Maliyet (Bin TL) Başlama Bitiş Tarihi Maliyet

îlk

98 000 506 879

50 968 595 174

251 812 771 002 125 427 994 875

1969 1973 1967 1972 1973 1975 1974 1977

1971 1975 1971 1976 1973 1976 1974 1977

153 812

264 123

74 459

399 701

265 652 1 180 000 1968 1971 1968 1977 914 348 144 000 322 442 1973 1975 1973 1976 178 442

1 586 000 72 000

200 000 231 000 107 175

4 739 720 352 902 485 000 355 000 248 121

1967 1973 1968 1970 1972 1973 1968 1973 1974 1975

1967 1976

1971 1976 1972 1973 1972 1977 1973 1976

3 153 720

280 902 285 500 124 000 140 946

SEKA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Kraft selülozu kraftliner t e s i s l e r i (Mersin Beyaz kamış ve saman selülozu projesi Gazete kağıdı odun hamuru tesisleri (Balıkesir) Dalaman Klor Alkali projesi

MKE

Yüksek v a s ı f l ı özel çelik fab. (Kırıkkale) Çelik fab. modernizasyonu (Kırıkkale)

(Bin TL) Revize

1 900 000

337 128

414 500 105 900

2 074 000

1 041 653

1 506 500 109 720

1969 1974 1969 1978 174 000

1968 1973 1968 1977 704 525

1969 1973 1969 1978 1 092 000

1973 1975 1973 1976

3 820

2 235 000 194 497

2 567 000 194 497

1974 1978 1975 1979 1975 1979 1975 1979

332 000

PETKlM PETROKtMYA A.Ş.

Kaprolaktam projesi (Yarımca) Alkali t e s i s i (Yarımca) Polis tren tesisi (Yarımca) PVC ( t e v s i i ) Sentetik kauçuklar (Yarımca) VCM t e v s i i (Yarımca) İkinci petrokimya komp.(Aliağa)

446 375 34 035 71 494 76 711

444 947 59 475

4 100 000

617 516 82 612

127 045 154 128 507 200 108 460 9 639 173

TKİ

Dumansız yakıt proj. (Seyitömer) Taşkömürü hav. idame (Zonguldak) Soma projesi Seyitömer projesi Tunçbilek projesi Afşın Elbistan projesi Beypazarı işletmesi tevs.

168 227 750 000 164 800 236 317 930 234 2 439 470 471 766

192 227 2 379 953

164 800 581 354 930 234 3 367 191 466 746

TÜRKİYE DEMİR ÇELİK İSLETMESİ

Divriği işletme tevsiatı Divriği konsantrasyon ve pelet tesisi Karabük çelikha. moder. Karabük üretim a r t t ı r .

165 168

438 275 1 650 000

198 500

248 775

1 163 304 1 206 132

438 825

TÜRKİYE ELEKTRİK KURUMU

Tunçbilek B. termik santralı

Soma B. termik santralı Seyitömer termik santralı Elbistan termik santralı Gaz t ü r b i n l e r i ve i r t . tes. (Elazığ, Konya, İzmir) Çayırhan termik santralı Yatağan termik santralı Kangal termik santralı Çatalağzı termik santralı

710 000 1 100 000

338 000 5 737 000

2 450 000 2 450 000 1 100 000 12 153 841

340 000 825 000 2 450 000 825 000 825 000

420 000 2 450 000 2 450 000 1 300 000 1 100 000

1970 1974 1966 1971 1967 1971 1969 1971 1968 1972 1969 1971 1971 1976

1970 1976 1969 1975 1969 1975 1969 1975 1969 1975 1969 1977 1971 1979

171 141 48 577 55 551 77 417 62 253 48 985

5 539 173

1973 1975 1966 1972 1968 1977 1968 1972 1968 1977 1973 1980 1974 1977

1973 1975

1966 1977 1968 1977 1968 1977 1968 1977 1973 1974 1978

24 000 1 629 953

345 037

927 721

1971 1975 1973 1976

1971 1976 1971 1977 1974 1975 1974 1978 1972 1975 1972 1976

83 607 725 029 240 325

1972 1974 1972 1977 1970 1973 1972 1977

1972 1976 1972 1979 1970 1977 1972 1979

1 740 000 1 350 000

762 000 6 416 841

1973 1974 1974 1977 1975 1978 1974 1978 1974 1978

1973 1975 1974 1979 1975 1979 1974 1980 1974 1979

80 000 1 625 000

475 000 275 000

TÜRKİYE ŞEKER FABRİKALARI

Afyon şeker fabrikası

TÜRKİYE ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş.

Balıkesir çimento fabrikası Kars çimento f a b r i k a s ı Niğde çimento fabrikası Pınarhisar çimento fabrikası

PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Telefon santrali arı Şehir i ç i telefon şebekesi Karadeniz R/L sistemi Güney R/L sistemi yeni. Cento R/L sistemi yeni. Elektronik iletişim cih.end.

1GSAŞ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Amonyak üre .tes.(İzmit)

(Bin TL) Baslama Bitiş Tarihi Maliyet

1 500 000

967 000 1973 1973 1973 1976

58 000 113 500 40 000 40 000

180 000 219 000 138 000 178 000

1969 1973 1969 1972 1969 1972 1969 1972

1969 1977 1969 1976 1969 1975 1969 1976

122 000 105 500 98 000 138 000

1 138 000 1 760 000

110 500 489 500 197 500 22 890

1 865 073 2 000 000

75 000 125 000 60 000

49 133

1973 1977 1973 1977 1973 1977 1973 1977 1973 1976 1972 1973

1973 1977 1973 1977 1973 1977 1973 1977 1973 1977 1972 1976

727 073 240 000

—

— 26 243

802 176 1 601 800 1971 1974 1972 1976 799 630

TPAO İzmir rafinerisi FCC projesi

BOTAŞ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Irak Türkiye petrol boru hattı orman ürünleri san.gn.müd. Artvin l i f levha fabrikası

209 000

368 000 1967 1973 1971 1976 159 000

3 455 000 6 417 000

89 184

127 000

1974 1976 1974 1976 2 962 000

1966 1968 1966 1975

37 816

DSİ

Çıldır HES (Kars)

54 006

Doğankent projesi (Gaziantep)

82 154

Hasan Uğurlu projesi

765 000

Keban barajı ve HES projesi

1 .765 983

Oymapınar projesi (Antalya)

1 156 000

Karakaya projesi (Diyarbakır)

2 497 012

Suat Uğurlu barajı ve HES (Samsun) 500 000

Altınkaya projesi

2 500 000

Karababa projesi

2 465 300

Aşağı Ceyhan Aslantaş projesi

1 401 144

Büyük İ s t . içmesuyu projesi

381 282

Ankara I II ve I I I . merhane

içmesuyu projesi

341 445

Berdan (İçel) I I . mer.projesi

275 438

Bafra I I . merhane projesi

430 000

Teke (Kırklareli) projesi

236 080

Ceylanpınar ( i k i çırçıp) projesi

150 000

A.Gediz developman p r o j . DSİ

881 505

A.Gediz developman p r o j . TS

99 100

A.Seyhan ovası sulama p r o j . DSİ

165 825

A.Seyhan ovası sulama p r o j . TS

285 343

İğdır sulama proj.(Kars) DSİ

334 324

İğdır sulama proj.(Kars) TS

89 739

126 021 300 000 1 981 849 4 470 928 2 280 033 6 016 800 50Ü 000 2 500 000 2 465 300 3 000 000 1 350 000

1 426 251 384 400 600 000 333 000 150 000 955 238 462 427 486 222 411 800 871 101 120 371

1968 1972 1965 1969 1968 1976 1963 1972 1971 1978 1971 1978 1975 1979 1975 1984 1975 1983 1968 1971

1966 1972

1968 1976 1963 1978 1968 1979 1963 1979 1971 1980 1972 1981 1975 1979 1975 1984 1975 1983 1968 1981

1966 1977

72 015 217 846 1 216 849 2 704 945 1 124 033 3 519 788

— — 1 598 856 968 718

1962 1971

1974 1980 1974 1982 1974 1977 1974 1976 1954 1972 1963 1972 1968 1971 1963 1975 1952 1973 1971 1976

1965 1981

1974 1981 1974 1983 1974 1978 1974 1976 1963 1978 1963 1979 1969 1976 1963 1977 1952 1981 1971 1978

1 084 806 108 962 170 000 96 920

73 733 363 237 320 397 126 457 536 777

30 632

(Bin TL) Re vize

TCDD

Eskişehir fabrikası tevsii Dizel e l e k t r i k l i anahtar lokomotifleri projesi 60 adet dizel manevra lokomotifi ithali 300 adet yolcu vagonu projesi 5200 adet yük vagonu imal i

DEVLET LİMANLARI HAVA MEYDANLARI İNŞAAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Antalya hava a l a m Tuzla tersanesi altyapı inşaatı Yeşilköy hava alanı p r o j e s i Van hava alam % 637 Bandırma limanı i n ş a a t ı Gaziantep hava limanı

88 620

1 587 141

170 887 443 644 1 137 698

121 650 75 000

223 000 10 000 40 700 20 000

179 632

1 778 324

273 781 443 644 1 883 172

231 566 91 000

1 100 000 30 580

300 000 98 740

1965 1970 1965 1975

1973 1977 1973 1977

1973 1977 1973 1977 1973 1977 1973 1977 1973 1977 1973 1977

1971 1975 1969 1973 1968 1972 1971 1973 1963 1967 1968 1972

1971 1977 1969 1976 1968 1977 1971 1976 1963 1977 1968 1976

91 012

191 183

102 894 —

745 474

109 916 16 000

877 000 20 800

259 300 78 740

TCK Tarsus ayrı mı Pozantı I I . otoyol

450 000

650 000 1972 1978 1972 1978 200 000

TEKEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

% 1373 Adana sigara f a b r i k a s ı Malatya sigara fabrikası % 1341 Tokat sigara f a b r i k a s ı

26 130 34 959 100 000

385 080 503 8?5 450 000

1968 1971 1968 1976 1968 1971 1968 1976 1973 1974 1973 1977

358 950 468 936

ORMAN GENEL MODORLÜĞÜ Dalaman p r o j e s i

PETROL OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Madeni yağ ve gres t e s . i ş l e r i tadil

c

MTA

Demir etüd ve arama Bakır, kurşun^çinko arama

MARDİN ÇİMENTO SANAYİİ A • S.

Mardin çimento fabrikası

263 021

540 941 1971 1974 1971 1977 277 920

30 000

68 299 1971 1971 1971 1976 38 299

1975 1975 1975 1975 1975 1975 1975 1975

145 000

260 000 1969 1973 1969 1975 115 000

EREĞLİ DEMİR ÇELİK FAB . T.A.s.

E.D.Ç. Fab. I. kademe tev.

3 763 000 4 909 000 1972 1975 1972 1977 1 146 000

TOPLAM

70 782 041 125 438 588

••'•• " ' î * i 1 ' •

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

Aybars Ungan Başkan Abdiilkadir Kahraman Başkan Yrd. Bekir özgirgin Yazman Üye

Mahmut Kurtulmaz sayman üye Teoman AlptUrk üye Doğan Anakök üye Oğuz Kırımkan üye

İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu

Yüksel Birdal Başkan Alaattin Anahtarcı Başkan Yrd. Yavuz Çizmeci Yazman Üye

Berkay Gün ay sayman üye Gönül Tay lan üye Hüseyin Yeşil üye Hanna Can üye

İzmir Şubesi Yönetim Kurulu

Ergun Elgin Başkan Yüksel Levendoğlu Başkan İrfan Arabacı Yazman üye Muammer Göksel Sayman üye Ömer Güner üye Muammer Argün üye Ajlan Kural üye

Elektrik Mühendisleri Odası

Ihlamur Sokak 10/1 Yenişehir Ankara Tel. 25 32 72 25 32 73

İstanbul Şubesi

Cumhuriyet Caddesi 283 Engin Han Kat.2 Harbiye İstanbul Tel. 48 50 52 48 50 53

İzmir Şubesi

Talat Paşa Bulvarı Alsancak İzmir Tel. 14 89 73

17/1

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİKLERİ

Adana

Yaşar Okşaşoğlu

7»Bölge Müdürlüğü

Antalya

Durmuş Arı

Hv.Meyd.lnş.Bölge Müdürlüğü

Aydı n

Can İnalöz

TEK Batı Anadolu Şube Md.

3.Bölge Başmühendisliği

Balıkes ir

şahin şen

SEKA Müessese Müdürlüğü PK.201

Bitlis

Can Kitabevi

Hasan Dalkıran

Burdur Uzun Çarşı No.46

İrfan Bilgin

Bursa

Ahmet Akküçük

Veziri Cad. Kent Işhanı Kat.5

Tahtakale

Çorlu

yasin Zirek

Cumhuriyet Meydanı

Bilgin Pasajı 13

Çorum

Y.İzzettin Hürer

çimento Fab., Santral Şefi

Denizli

Abdullah Şavklı

İller Bankası Başmühendisliği

Diyarbakır

Burhan Elçioğlu

Kunt Ismailpaşa, 3.Sokak

Yenişehir

Elazığ

Kenan Elmasulı.

Yapı İşleri 10.Bölge Müdürlüğü

Eskişehir

İsmet Erorta

Yunus Emre Cad., No.67

Gaziantep

Ali Ercan

Hürriyet Cad.,

Kamil Afat Işhanı Kat.3

İsparta

Ahmet Emir

TEK 5.Bölge Müdürlüğü

içel

Ali Oztürk

Elektrik İşletmesi Müdürü

Karabük

Ömer Çolakoğlu

Hürriyet Cad.

Özmen îşhanı No.247

Kastamonu

Fenroi Tuncel

Belediye Cad. NO.46/A

Kayseri

Vetün önem

TEK İşi. ve Bkm. Başmüh. PK.9

Kocaeli

Sait Bülbül

Belediye Elektrik İşletmesi

Konya

Birol Adalığ

15.Bölge Müdürlüğü

Kütahya

Rüftü Kaytancı

Yapı İşleri 4.Bölge Müdürlüğü

Ma 1atya

Hasan Baran

Mazıcı Îşhanı Kat.2 No.204

Muğla

Şakir Ülkü

İller Bankası Başmühendisi

Nevşehir

şahin Yurtbeğendi

Şehir Palas Oteli

Niğde

Mustafa Karadal

Aşağı Kayabaşı Mah.,

Kuyulu Çıkmazı No.5

Rize

Halil Sağol

Sakarya

Faruk Aloğlu

TEK 4.Bölge Başmühendisliği

Samsun

A.Sefa Utkür

Sinop

Muza/fer Sarılar

Boeing Serv. Inc. Radar

Sivas

İsmail Nalçacıoğlu

TEK 9. Bölge Baş Mühendisi

Tekirdağ

Aydın Gönültaş

12. Bölge Md. Millet Cad.324/2

Trabzon

Kemal Kazmaz

İller Bankası 9.Bölge Md.lüğü

Urfa

«ahmut Tellalbaşı

Belediye ESO İşletmesi

Zonguldak

İbrahim Tatbul

KBA Şebeke Md., 2.Bölge

Çatalağzı Başmühendisliği