Elektrik Mühendisliği · Sayı 237 · Eylül 1976

OLAYLAR - YORUMLAR

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
1976
Sayfa
7
Okuma süresi
18 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

Anahtar kelimeler

  • BÜGAY direnişi
  • SİSAG direnişi
  • Sosyal İş Sendikası
  • Dünya Barış Günü
  • Gökçekaya santralı
  • teknik eleman sendikalaşması

Özet

Yazıda, özel sektörde çalışan teknik elemanların sendikalaşma mücadelesi kapsamında BÜGAY ve SİSAG şirketlerindeki işten çıkarma ve direnişler, 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlamaları ve Gökçekaya santralının montaj hataları nedeniyle açılan dava haberleri bir araya getirilmiştir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

BÜGAY

MÜHENDİSLİK

BÜROSUNDA

DİRENİŞ

Özel kesimde çalışan teknik elemanların sendikalaşma müca delesi hergün yeni adımlar atı yor. Mühendislik bürolarında çalışan teknik elemanlar da bu mücadelede, yapılan her türlü baskılara karşın haklarını al mak için direniyorlar. BÜGAY Mühendislik Bürosunda olanlar yukarıda söylenenlerin en yeni bir örneği.

Yenişehir'de, adı geçen büro nun önünde, en doğal haklarını kullanıp sendikalı olmak iste dikleri için işlerine son ve rilen teknik elemanlar bekli yor. Odamız yöneticileri BÜCAY emekçileriyle görüşüp sorunla rı ve talepleri hakkında bilgi aldılar. Direnişin öyküsü kı saca şöyle; BÜGAY Mühendislik' te çalışan 11 teknik eleman 3 ay önce SOSYAL IŞ Sendikası na giriyor. Sendikanın zamanı gelince yaptığı toplu sözleşme

çağırışına işverenin cevabı, 11 teknik elemanı işten atmak oluyor. "1976 yılında iş ala madığı gerekçesiyle faaliyete son verdiğini" belirten işve ren, büro girişindeki tabelayı da kaldırıyor. Teknik elemanlar 25 Ağustos'tan bu yana sürmek te olan direnişlerine başlıyor lar. Direnişin ikinci günü, gi riş yerinde bulunan ve ücret so runlarıyla sendikal haklara ilişkin pankartlar polis tara fından toplanıyor, çalışanlar karakola götürülerek geceyarısı na kadar orada tutuluyorlar.

Direnişin yasal yönüne gelince, işverenin kanunsuz lokavt nite liğindeki davranışı sendika ta rafından savcılığa bildirili yor, savcılık da lokavtın ka nunsuz olduğu görüşüne katıldı ğından 7. Asliye Ceza Mahkeme sinde dava açılıyor. Bunun ya nı sıra, sendika tarafından toplantıya çağrılan işveren (bu na sendikacı deyimiyle 10. Mad de toplantısı deniliyor) bu çağ rıya da cevap vermiyor.

Şimdi işverenden Uzlaştırma Ku ruluna katılmak üzere bir aracı istenmiş durumda. Eğer işveren bunu da cevaplamazsa, çalışan ların yasal grev hakları doğmuş

olacak. Yani işveren şimdiye kadar "kendi çabasıyla" çalış malarını sürdürdüğü bürosunda işi durdurmak zorunda kalacak.

ÇALIŞANLAR NE ÎSTÎYOR ?

Teknik elemanların ekonomik is teklerinin fazla olduğunu ile ri süren işveren, büronun ka zancının bu istekleri karşıla yamayacağını söylüyor. Buna kar şılık işçiler istenen ücret ar tışının düşük bir düzeyde oldu ğunu belirtiyorlar. Toplu söz leşme taslağında belirtilen ra kamlar bu söylenenleri doğrulu yor. Gerçekten, işveren her ne kadar 1976 yılında iş alamadı ğını belirtiyorsa da, şimdiden almış olduğu işlerin sayısı ve getireceği kazanç biliniyor ve bunlar işverenin iddialarını yalanlıyor.

ÇÖZÜM NE OLACAK ?

Sorunu salt BÜGAY1in sorunu olarak görmek doğru değil. Dün ALTINOK'ta vardı, bugün BÜGAY' da. Ülkemizde tüm çalışan kesi min her gün yoğunlaşan ekonomik sorunları ve bu sorunların aşıl ması için çalışanların mücade lesi giderek gelişecektir. So

Oda yöneticilerimiz, BÜGAY çalışanlarıyla...

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 23

runu bu süreç içinde görmek ge rekiyor.

BÜGAY olayında işveren Odamızın üyesi. Oda, üyelerinin mesleki ve ekonomik haklarını gözetir. Bu gözetme bazen "doğruları gös terme" biçiminde de yerine geti rilebilir. Serbest çalışan mü hendis ve mimarların kendi iş ve yaşam koşullarını düşünmeleri doğal. Ama aynı durum çalışanlar için de söz konusu, ve bu da an

cak çalışanların sendikalaşması ile güvence altına alınabilir. Sendikalaşma mücadelesine karşı çıkmak, bu yasal haklarını kul landılar diye çalışanları işten atmak gibi yasal olmayan uygu lamalar içine giren mühendis ve mimarlar, üyelerinin sendikal haklarını almak doğrultusunda mücadele veren, tüm çalışanla rın ekonomik, demokratik müca delesine elinden geldiğince katkı koyan Meslek Odaları ile

karşı karşıya gelmek durumunda kalacaktır. Çalışanlardan yana, sendikal hakların kazanılması doğrultusundaki mücadelemizin gereğidir bu.

Büro sahibi mühendis ve mimar larla, bürolarda çalışan sendi kasız işçilerin sorunlarını çözmek doğrultusunda, gerek üyelerimizle gerek diğer teknik eleman örgütleri ile yaptığımız çalışmalar devam edecektir.

SİSAG DİRENİŞİ ÜZERİNE...

SİSAG, Hacettepe Vakıflarına bağ lı bir limited şirket. 1969'da kurulmuş. SÎSAG adı "Servis, iş letme, Sistem, Araştırma, Geliş tirme" sözcüklerinin baş harfle rinden oluşuyor. SÎSAG'ın faali yet alanları; bilgi işlem, ser vis, büro hizmetleri, araştırma hizmetleri, bilgisayar sistemle ri pazarlaması ve bakımı ile ya pı projelendirme. Matbaacılık ve bilgisayar montajcılığı alan larında yaptığı yeni yatırım ve girişimlerle de SÎSAG faaliyet alanlarını yaygınlaştırma yolun da.

SİSAG kamuoyunda üniversite seç me sınavları destek organizasyo nu, mektupla yüksek öğretim, yaygın öğretim ve örgün öğretim için yaptığı programlama çalış maları ile tanınıyor. Şirketin çalışmaları genel olarak kamu ve özel kesim için yaptığı söz leşmeli bilgiişlem, sistem çözüm leme ve araştırma projeleri ile hastahane ve üniversite yapıları projelendirmesi olarak özetlene bilir. Özellikle bilişim teknik bilimi alanındaki uygulama ça lışmalarıyla StSAG kurulduğu 1969 yılından beri ülkedeki önemli bir boşluğun doldurulma sına çalışıyor.

Halen SÎSAG'da çoğu teknik per sonel, 150'yi aşkın işçi çalı şıyor. Kuruluş dönemindeki ba şarılar ve hızlı gelişme bu genç kadronun güç koşullar altında ve geceli gündüzlü çalışmasıyla elde edilmiş. Ancak StSAG yöne timi, kuruluşundan bu yana geli şip büyümede gösterdiği başarı yı, bu başarıyı borçlu olduğu

personeline daha iyi çalışma ko şulları, sosyal ve ekonomik ola naklar sağlamak yönünde göster memiş.

Halen SÎSAG'da ne belli başlı bir personel ve ücret politika sı var, ne de çalışanların gö rev, yetki ve sorumlulukları saptanmış. Yöneticiler hâlâ ilk kuruluş günlerinin "herkes her işi yapar" havasındalar. Uzman laşmaya ve çalışanların kendi lerini geliştirmelerine hiç önem verilmiyor. İşçilerin ekonomik ve sosyal olanakları da kuru luştan bu yana, İş Kanunundaki asgari ölçülerin bir adım bile ötesine geçirilmemiş. Tüm uygu lamalar SİSAG personelinin bu güne kadar sorumsuzca sömürül düğünü göstermekte.

SÎSAG yönetiminin sorumsuzluğu nu, SİSAG çalışanlarının birkaç ay önce başlattıkları sendika laşma hareketine gösterdiği tep kilerden görmek mümkün. SİSAG'in bir vakıf şirketi olmasına kar şın, yöneticiler işçilerin ya sal ve haklı sendikalaşma giri şimlerine tipik bir patron şir keti yaklaşımıyla sert bir tep ki göstermiş. İlk tepki sendi kal hareketi başlangıçta kırmak amacıyla dokuz işçinin işine son vermek. Bunu toplu sözleşme görüşmelerini boykot etmek izli yor. Halen SÎSAG yönetimi ücret kesintisi, mesai saatlerini sa bah 7.30 ve 11.30'da başlayan postalara ayırma, iş saatlerini uzatma, görev tenzili gibi çe şitli maddi ve manevi baskılar uygulayarak çalışanları bezdir

mek ve sendikal hareketi kırmak amacında. Bir yandan da, yöne tim, çalışanların bilinçli ve kararlı tutumu karşısında, SİSAG1a ait makine ve teçhizat la merkez binası içindeki büyük bir alanı TEKSIS ve METEKSAN adı altında kurduğu paravan şir ketlere devrederek sendikal ha rekete karşı önlem almaya çaba lıyor.

Toplu sözleşme görüşmelerinin işverenin toplantılara gelmeme si yüzünden uyuşmazlıkla sonuç lanması üzerine Uzlaştırma Ku rulu oluşturuldu, ancak kurul kararları da işçiler ve işveren tarafından kabul edilmedi. Kamu sektöründe ödenen ücretlerin al tında ücret almakta olan, hiçbir iş güvencesi olmadan son derece keyfi bir yönetim ile güdülmek istenen SİSAG çalışanları her türlü işveren baskı ve oyunla rına karşı koyarak haklarını al maya kararlılar. Bu amaçla, ya sal grev haklarını kullanmak üzere, alınan grev kararını üye si bulundukları SOSYAL İŞ Sendi kası 18.9.1976 tarihinde işve rene bildirdi.

İşverenlerin, sendikal mücade leyi kırmak için, yeni şirket ler kurarak işlerini devrettik leri, böylelikle sendikalı tek nik elemanla yeni şirkete alı nan teknik elemanı temelde or tak olan mücadelede karşıt ta raflar durumuna getirmeye çalış tıkları bilinmekte.

Üyelerimizi, bu nitelikte bir şirket olan TEKSİS'te çalışarak işverenlerin geleneksel oyununa araç olmamaları konusunda uya rırken, Elektrik Mühendisleri Odası olarak, SİSAG çalışanla rının haklarını elde etmek için giriştikleri sendikal mücadele lerini tümüyle desteklediğimizi bir kez daha duyururuz.

J

SLEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 237

1 EYLÜL

DÜNYA

BARIŞ GÜNÜ

KUTLANDI

1 Eylül "Dünya Barış Günü" çe ş i t l i ilerici örgütlerin katıl dıkları oturum ve gecelerle kutlandı.

1 Eylül "Dünya Barış Günü"nü kutlamak amacı ile İ l e r i c i Ka dınlar Derneği, Türkiye Yazar lar Sendikası, Karikatürcüler Derneği, İstanbul Barosu, TÖB DER, TÜS DER, TMMOB, İ l e r i c i Gençler Derneği yönetici l e r i n i n oluşturdukları Komite bir basın toplantısı düzenleye rek, Türkiye'de i l k kez kutla nan günün anlam ve kutlama programı hakkında b i l g i verdi.

Komite adına açıklama yapan sözcüler, Dünya Barış Günü'nün kutlanması i l e barış kon seylerinin amacının, dünyada kalıcı barış için el ele ver mek olduğunu anlatarak, savaş kışkırtıcılığının, silahlanma yarışının sürüp g i t t i ğ i b i r dönemde dünya insanlarının ba r ı ş a çağrı kampanyasında b i r leştiklerini söylediler.

1 Eylül'ün faşist Hitler Ordu sunun Polonya'ya girerek İkin ci Dünya Savaşını başlattığı gün olduğu ve Dünya Barış Kon seyi tarafından Dünya Barış Günü olarak ilan edildiği ha t ı r l a t ı l a n toplantıda, 500 mil yon insanın atom silahının ya sak edilmesi için imza kampan yasına katıldığı, insanların Üçüncü Dünya Savaşı tehlikesin den korunmak istendiği, barışı savunanların 2. Stokholm top lantısında büyük başarıya ulaş tıkları anlatıldı.

Barışı savunmak ve korumanın ulusal bağımsızlık ve demokra si savaşından ayrı düşünüleme yeceğinin b e l i r t i l d i ğ i toplan tıda ayrıca, Türkiye'nin ilk antiemperyalist savaşı veren ülkelerden b i r i olduğu hatır latılarak emperyalistlerin oyunları sonunda Türkiye ve Yunanistan halklarının birbir lerine düşman kamplara ayrılma larının acı bir gerçek olduğu na işaret edildi.

Bu toplantının yanış ıra DİSK tarafından da toplantılar ve anma geceleri düzenlendi. Ayrı ca çeşitli kuruluşlarca bildi r i l e r yayınlandı ve afişlemeler yapıldı.

ACC Halmes firması ile Türkiye Elektrik Kurumu, DSİ 15. Bölge Müdürlüğü mahkemelik olmuşlar dır.

Geçtiğimiz Şubat ayında Gökçe kaya santralının üçüncü biri mindeki generatörün stator bö lümündeki sargıları tamamen yanmış ve en geç 1976 Ağustos ayı içinde devreye sokulacağı ileri sürülmüştü. Oysa, yanan generatörün onarım işlerinin 6 aylık bir süreyi daha gerek tirdiği belirtilmiştir.

Gökçekaya santralının bakım iş lerini üstlenen TEK ve DSÎ 15. Bölge Müdürlüğü, üçüncü birim deki 100 MVA'lık generatörün yanmasına montaj hatasının yol açtığını öne sürerlerken, tür binlerin montajını yapan Ame rikan Halmes firması yetkili leri de, grupların kontrolünün yapılmadığını, yarım milyar li raya yaklaşan enerji kaybı ile onarım masraflarına neden olun duğunu savunmuştur.

TEK ile DSİ 15. Bölge Müdürlü ğü ve Amerikan Halmes firması nın birbirlerine açtıkları kar şılıklı dava sürerken, üçüncü birimin montajını gerçekleşti ren Halmes firmasının mühendi si Bruno, santraldaki görevin den alınmıştır.

GÖKÇEKAYA SANTRALI DAVA KONUSU OLDU

Gökçekaya su santralının üç bi riminin montaj, bakım ve onarım hataları nedeniyle tam kapasite ile bir türlü üretime geçememe siyle ortaya çıkan yarım milyar liralık enerji kaybı ve onarım giderleri yüzünden, Amerikan

Başbakan Süleyman Demire1, 1965 yılında Gökçekaya Barajının te melini atarken "Bu santral Tür kiye'nin elektrik ihtiyacını karşılayacak" demiş, ancak ilk birim parça ithalindeki gecik meler yüzünden 6 yılda tamam lanmış ve çeşitli aksamalarla, üç birimi birden bugüne dek tam kapasite ile bir türlü ça lışmayan santral, Orta Anadolu Bölgesini bile besleyememiştir.

Bir yetkili, 1973 yılında üre time geçen santralın noksan ka pasitede çalıştığına işaret ederek üçüncü birimin 1 yılda üreteceği enerji ve bunun sana yiye aktaracağı ortalama 565 milyon kWh'lık enerji kaybının, mali portesi 1 milyar 200 mil yon lira olan barajın yatırım tutarına ulaşmak üzere olduğum belirtmiştir.

ELEKTRİK MÜHENDİSLtĞl 23

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI SANAYİ KONGRESİ

TMMOB Makina Mühendisleri Oda sı 23 27 Kasım 1976 tarihleri arasında biî: sanayi kongresi düzenleyecektir.

Makina Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Neşet Kocabıyıkoğlu' nun açıklamasına göre Oda tara fından düzenlenen üçüncü sana yi kongresi olan bu kongre, daha öncekilerden farklı boyut larda ele alınacaktır. Makina Mühendisleri Odası ileri bir tarihte ayrıca bir "Bilimsel ve Teknik Kongre" düzenleyecek ve makina mühendisliğine iliş kin teknik konuların tartışıl masını gündeme getirecektir.

Sanayi kongresinin sanayileşme sorununun ekonomik, toplumsal ve siyasal boyutlarıyla ve en geniş çerçevede tartışılacağı bir forum olması amaçlanmakta dır.

TİB AYLIK BÜLTENİ 3 YASINDA

Tüm İktisatçılar Birliği tara fından yayımlanan TİB Aylık Bül teni, üçüncü yılma girdi. Bu bültenin, okurlarımızı yakından ilgilendiren ve onların mesleki ve sosyal sorunlarına ışık tu tan bölümlerine dergimizde za man zaman yer verdiğimiz hatır lanacaktır. Aşağıda, TİB Aylık Bülteninin şimdiye kadarki sayılarında

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 237

yeralan ve ilginizi çekeceğini

umduğumuz kimi yazıların baş

lıklarını

bulacaksınız.

Vergi ladesi Oyununu Halka Açıklıyoruz (Sayı 1, Temmuz 1974)

Pahalılık Giderek Artıyor Dünya Bankası Çokuluslu Tekeller (Bayer) (Sayı 2, Ağustos 1974)

İşten Çıkarmalar Artıyor ABD'nin Teknolojik Önderliği (Sayı 3, Eylül 19 74)

Enflasyon ve İşçi ücretleri Tekelci Sermaye ve "Sanayi leşme" Margarin Sıkıntısı ve Ünilever Tekeli Azgelişmiş Ülkelere Sermaye İhracatında Uluslararası Kuruluşların Rolü (Sayı 4, Ekim 1974)

Türkiye'de Konutlar Tekelci Sermaye i l e İçice (Sayı 5, Kasım 1974)

Ölesiye Açlık ve Silahlanma Yarışı Türkiye'de İşçi Ücretleri ve Enflasyon Dünya1 da ve Türkiye'de Gelir Dağılımı (Sayı 6, Aralık 1974)

Emperyalizmle Bütünleşmiş İlaç Firmaları Halk Sağlığı i l e Oynuyor Türkiye'de İthalatçılar ve Uluslararası Tekelci Sermaye Türkiye'de İş Kazaları (Sayı 7, Ocak 1975)

Yerli Tekelci Sermaye ve Emperyalizmle Bütünleşme Türkiye'de Televizyon Üretimi (Sayı 8, Şubat 1975)

Bütçe Tasarısı Kamu Kesiminde Çalışan İşçilerin Sırtından Sermayeye Yeni Fonlar Sağlan masını öngörüyor Son Zamlarla İ l g i l i TİB Gö rüşü (Sayı 9, Mart 19 75)

Pahalılık Uluslararası Enerji Ajansı (Sayı 10, Nisan 19 75)

Hükümet Programı Uluslararası Kalkınma Kurumu (AID) (Sayı 11, Mayıs 19 75)

Bilim, İktisat, İdeoloji ve Üniversiteler Ücret ve Türkiye'de İşçi Ücretlerinin Gelişimi Petrol Sorunu Yine Gündemde (Sayı 12, Haziran 1975)

Sosyal Sigortalar Kurumu Enerj i Bunalımının Kaynağı Kapitalist Sistemdir (Sayı 14, Ağustos 19 75)

Grevler ve Sermaye Çevrele rinin Tutumu İşsizlik Sömürü ve Kadın TÖB DER, TMMOB ve TİB Genel Başkanlarının Basına Açıkla maları (Sayı 15, Eylül 1975)

Kredi Sistemi ve Hakim Sınıflar (Sayı 16, Ekim 1975)

Kapitalist Toplumda İş ve Yabancılaşma Devalüasyon (Sayı 17, Kasım 19 75)

Türkiye'de Teşvik Tedbirleri (Sayı 18, Aralık 1975)

İşçi Memur Ayırımı Bazı Göstergelerle 1975 Yılında Türkiye Ekonomisi (Sayı 19, Ocak 1976)

Madencilikte Emperyalist Sömürü Enerji Ajansı Sayı 21, Mart 19 76)

Ülkemizde Ampul Üretimi ve Tekelci Sermaye (Sayı 22, Nisan 1976)

Asgari Ücretler Türkiye AET İ l i ş k i l e r i (Sayı 24, Haziran 1976)

Çokuluslu şirketlerin (ÇUŞ) dünya ekonomisi ve emperyalist sömürü mekanizmasındaki yeri ve önemiyle i l g i l i bilinçlenme gün geçtikçe yoğunluk kazanmakta. 1973 yılında 3 trilyon dolarlık gayri safi dünya üretiminin % 15'i veya 450 milyar dolarlık kısmı ÇUŞ'lar tarafından yapıl dı. Bu miktarın yaklaşık olarak yarısı ise ABD kökenli ÇUŞ'lara ait. Bu şirketlerin boyutlarının ne ölçülere vardığını, ç e ş i t l i ülkelerin gayri safi milli ha s ı l a l a r ı i l e ÇUŞ'ların y ı l l ı k satışları karşılaştırarak orta ya koymak mümkün. Çizelgede de görüldüğü gibi, bu karşılaş tırma, ÇUŞ'ların ulaştığı önem li büyüklükleri, sahip olduk ları uluslararası etkinliği ve en büyüklerinin ABD kökenli ol duğunu ortaya koymakta.

ÇUŞ'lar güçlerini, dünyadaki ye ni olanak ve fırsatları değer lendirerek, kaynaklarını sana yiden sanayiye ve ülkeden ülke ye kaydırarak ve dünya ölçüsün de kâr maksimizasyonunu gerçek leştirerek oluşturuyorlar. ÇUŞ' lar hareketlilik olanaklarını sonuna dek kullanırken, i ş ç i l e r ve ulusal hükümetler hâlâ b e l l i sınırlar içinde kalmaktalar. Böylece ÇUŞ1lar, büyük ölçüde, denetimden uzak bir biçimde ge lecek nesilleri de etkileyecek politikalar oluşturuyorlar.

Bu konudaki en büyük aldatmaca, ÇUŞ'ların yatırım ve işletme po litikalarının ve kararlarının en iyi kaynak dağılımını sağla dığı ve toplam refahı artırdığı

yolundaki iddia. Giderek, geri kapitalist ülkelerin ÇUŞ'larla i ş b i r l i ğ i yaparak kalkınmaları nı sağlayabilecekleri bile ile ri sürülüyor. Eldeki veriler ve değerlendirmeler, bu tür iddia ların geçersizliğini ve emper yalist sömürüyü gizleme amacı güttüğünü gösteriyor.

Öte yandan, Amerika'da kimi sen dika liderleri (!) ÇUŞ'lan, teknoloji ve üretim olanakları nı yurt dışına taşıdıkları için suçlamakta ve böylece ÇUŞ'ların

ABD'de i ş s i z l i ğ i artırdığını, vergi gelirlerini azalttığını ve ödemeler dengesi sorunlarını yoğunlaştırdığını iddia etmek teler. ABD'de ÇUŞ'ların ekono mik etkilerine i l i ş k i n kaygıla rın artışına koşut olarak, ABD kökenli ÇUŞ'ların faaliyetleri ne karşı dünya ölçüsünde duyu lan rahatsızlık giderek belir ginleşmekte, yoğunlaşmakta. Birçok ülke, ÇUŞ'lan, ABD et kisinin ve hegemonyasının eko nomik alandaki uzantısı, olarak görmekte ve bunların esasta em peryalizmin vazgeçilmez öğele rini oluşturduğunu bilmekteler. Bu nedenle de geri kapitalist ülkelerde üretim araçlarının ulusallaştırılması sorunu poli tik tartışmanın en önemli konu su haline gelmekte.

ÇUŞ'ların faaliyetlerine karşı ABD'de ortaya çıkan kaygılar, son 20 yılda ortaya çıkan iki olgu i l e açıklanabilir. Bunlar dan ilki, imalat sanayiinde do laysız yatırımlar şeklinde yurt

dışına, özellikle Avrupa'ya akan ABD sermayesi, İkincisi ise, yoğunlaşan ABD ödemeler dengesi krizleridir. Bu tür so runları inceleyip değerlendir mek için ilk olarak kimi kav ramlara değinmekte yarar var.

Herşeyden önce ÇUŞ kavramı üze rinde tam bir anlaşma olmadığı nı belirtmek gerek. Uluslarara sı işlemleri olan şirketlerden söz edilirken ya "çokuluslu" yada "uluslararası" kavramla rından biri kullanılmakta. Baş langıçta bu kavramlar ülke dışı satışları büyük oranlara varan şirketler için kullanılıyordu. Savaş sonrası dönemde i s e , dış s a t ı ş l a r ı yanında dolaysız ya bancı yatırımların da önem ka zanması, bu kavramların uygulan masında kargaşa yarattı. Çi zelgede adı geçen ÇUŞ'lar bir incelendiğinde bunların birtakım ortak nitelikler taşıdığı anla şılıyor. Bir kez, ÇUŞ'lar bir çok ülkede iş yapmakta ve bu ülkelerde üretime ek olarak araştırma ve geliştirme faali yetlerini de sürdürmekteler. Yönetimleri ve sahiplikleri açı sından da çokuluslu bir n i t e l i ğe sahipler. Faaliyetleri ulu sal sınırları aşmakta ve stra t e j i l e r i tek merkezden yönetil mekte. ÇUŞ'lar büyük mali ola naklara sahip olduklarından, dünyanın her yanında kârlı ola nakları değerlendirebilmekteler. Yıllık satışları 100 milyon do lar i l e 40 milyar dolar arasın da değişen ÇUŞ'ların ülke dışı satışlarının toplama oranı or talama % 25 dolayında. Aynı şe kilde, yabancı ülkelerdeki do laysız yatırımları toplam yatı rımlarının % 20'sine varmakta.

Ülke dışı yatırımlarla i l g i l i olarak ÇUŞ'lar düşey ve paralel diye nitelenen i k i l i bir yapıya sahip. Düşey yapılı oluşumda, bir malı üretmek için gerekli parçalar ç e ş i t l i ülkelerde üre tildikten sonra b i r l e ş t i r i l i y o r . Diğer bir deyişle, bir malı üretmek için ç e ş i t l i ülkelerde ki kuruluşlar arasında bir iş bölümü sözkonusu burada. Bu üre tim şeklinde, niteliksiz işçiye gerek var. Dolayısıyla, yatırım larla i l g i l i yer seçiminde, üre timin kesintisiz olması ve ucuz üretim maliyetleri önemli rol oynuyor.

ELEKTBİK MÜHENDİSLİĞİ 237

Paralel yapılı oluşumda ise, bir ana kuruluş ve ç e ş i t l i ül kelerdeki şubeler yer alıyor. Bu şubeler üretim kapasiteleri açısından bağımsız birimler ve görevleri belli malları üretip çevre pazarlarında satmak. ÇUŞ1 lar kimi zaman geri kapitalist ülkelerdeki üretim birimlerinde ürettikleri nalları kendi geliş miş pazarlarında satmayı amaçla salar bile, ülke dışı yatırım ların ana dürtüsü kârlılığı ar tırmanın yanında, çoğu ülkedeki ithal kısıtlamaları ve gümrük duvarının yarattığı pazar soru nundan kurtulmak. Ayrıca, çeşit li pazarların ihtiyaçlarına uy gun mal üretme gereği de bu böl gelerde üretim birimi kurmaya neden oluyor.

ÇUŞ'larin gelişimi ç e ş i t l i aşa maları içermekte. Başlangıçta, ürettiği malları uluslararası dağıtıcılar aracılığıyla dış pa zarlarda satmak amacıyla ihraç eder. tkinci aşamada, yabancı ülkelerde satış şubeleri kurar

ve üçüncü aşamada dolaysız yatı rımlar yoluyla yabancı ülkeler deki üretim birimlerinde, o böl ge pazarları için mal üretimine geçer. Son aşamada ise, bölgesel üretim birimleri işletme yetki sine sahip olur ve ana merkez yalnızca planlama ve koordinas yon görevini üstlenir.

Ülke dışındaki dolaysız sermaye yatırımlarının nedenleri ise şöyle sıralanabilir: Diğer ülke lerdeki hammadde kaynaklarını kolayca ele geçirip ucuza kulla narak sömürme, ithalat k ı s ı t l a maları ile gümrük engellerini aşma, üretim ve ulaştırma mali yetlerini minimize etme ve en önemlisi yabancı piyasaları ele geçirmek. Böylece, ÇUŞ'ların s t r a t e j i l e r i , esas olarak, piya sa paylarını kendi çıkarlarına göre yeniden düzenleme oluyor. Bu s t r a t e j i , genellikle k â r l ı l ı ğı artırmak ve hızlı büyüme oranlarını gerçekleştirmek için yeni pazarlar yaratma aşamasın da saldırgan bir nitelik kaza

Çizelge:Ülkeler ve çokuluslu şirketlerin Gayri Safi Milli Hasıla yada Gayri Safi Yıllık Satışları (Milyon Dolar, 1970)

1) ABD 2) Sovyetler B i r l i ğ i

3) Japonya 4) Federal Almanya 5) Fransa 6) İngiltere 7) İtalya 8) Çin 9) Kanada 10) Hindistan 15) Meksika 20) Romanya

23) Genezal Motors 25) Pakistan 27) Standart Oil (NJ) 29) Ford Motor 30) Avusturya 35) Macaristan 36) Royal Dutch/Shell

1.2) Türkiye 43) General Electric 45) IBM

47) Mobil Oil 48) Chrysler 49) Unilever 50) Kolombiya

53) ITT 54) Texaco 55) Portekiz

974,10 504,70

197,18 186,35

147,53 121,02

93,19 82,50 80,38 52,92 33,18

28,01

24,30 17,50

16,55 14,98 14,31 11,33 10,80

9,0i» 8,73 7,50 7,26

7,00 6,88 6,61

6,36 6,35 6,22

58) ttestem Electric 61) Gulf Oil

62) U.S.Steel 65) Volksvtagemrerk 66) Hestinghouse Electric 67) Standart Oil (Calif.)

69) Philips Electric 71) British Petroleum 73) Ling Temco Vought 74) Standart Oil (Ind.) 75) Boeing 76) Dupont 78) Shell Oil 79) Imperial Chemical

80) British Steel 82) General Telephone 83) Nippon Steel 85) Hitachi 86) RCA

87) Good Year Tire 88) Siemens 90) Libya 91) Suudi Arabistan 92) Swift 93) Farbwerke Hoechst 94) Union Carbide 95) Daimler Benz 98) Bethlehem Steel 99) Basf

5,86 5,40

4,81 4,31

4,31 4,19

4,16 4,06 3,77 3,73 3,63

3,62

3,59 3,51

3,50 3,44 3,40 3,33 3,30

3,20 3,20 3,14 3,14

3,08 3,03 3,03

3,02 2,94 2,87

nıyor. Böylece, dış pazarlara satış, ihracat yoluyla yetersiz kalmaya başlayınca dolaysız ser maye yatırımları bu ülkelere akmaya başlıyor. Dolayısıyla, ÇUŞ'ların faaliyetlerinin olu şumuna katkıda bulunan iki t e mel öğe, dış pazarları ele ge çirmek ve geri k a p i t a l i s t ülke lerdeki ucuz emekten ucuz üretim maliyetlerinden yararlanmak olu yor. Bütün bunların altında ya tan temel nedenin ise daha çok kâr elde etmek ve daha h ı z l ı bü yümek olduğu acık.

ÇUŞ'lar dünya ihracatı içinde % 25'lik b i r paya sahip ve ÇUŞ' ların ihracatı dünya ihracatına oranla daha h ı z l ı büyüyor. Bu ş i r k e t l e r i n ABD dış t i c a r e t i n i olumsuz yönde etkilediği savı ise yanlış. ÇUnkü ABD Senatosu Mali Konular Komitesi'nin Şubat 1973'de yayınlanan b i r raporuna göre, 1966 70 döneminde ABD kö kenli ÇUŞ'lar ABD t i c a r e t den gesine 3,4 milyar dolarlık olumlu b i r katkıda bulunmuşlar. Sanayi kesimleri i t i b a r i y l e ise ABD ihracatı 24 kesimde 7,3 mil yar dolarlık bir a r t ı ş gösterir ken, diğer 8 sanayi kesiminde i t h a l a t a r t ı ş ı ancak 3,4 milyar dolar düzeyinde kalmış. Bu ra kamlar, ÇUŞ'ların f a a l i y e t l e r i sonucunda ABD'nin dış t i c a r e t teki kazancını a r t ı r d ı ğ ı n ı gös teriyor.

Diğer b i r aldatmaca ise ÇUŞ'la r ı n f a a l i y e t l e r i n i n ABD'nde i ş s i z l i ğ i a r t ı r d ı ğ ı i d d i a s ı . ABD Senato Raporu, incelenen dönem de, ABD sanayi kesimindeki i ş ç i sayısının oldukça h ı z l ı b i r b i çimde a r t t ı ğ ı n ı ortaya koyuyor.

Buna benzer diğer i d d i a l a r ı da gene Batı kaynaklı v e r i l e r i kul lanarak çürütmek kolay. Ancak burada önemli olan, ÇUŞ'ların kapitalizmin emperyalizm aşama sında, emperyalist sömürü meka nizmasının önemli b i r parçası nı oluşturduğunun bilincine va r ı p , bu tür ş i r k e t l e r i bu temel işlevleri açısından değerlendir mek. Bu yapıldığında, ÇUŞ'1ara ilişkin iddia ve tartışmalar açıklık kazanıyor, yanlış değer lendirmeler önlenebiliyor.

(Tüm İktisatçılar Birliği Aylzk Bülteni, S.26, Ağustos 19 76)

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 23 7

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

Aybars Ungan Başkan Abdülkadir Kahraman Başkan Yrd.

Bekir özgirgin Yazman Üye Mahmut Kurtulmaz sayman üye Teoman Alptürk üye Doğan Anakök üye Oğuz Kınmkan üye

tstanbul Şubesi Yönetim Kurulu

Yüksel Birdal Başkan

Alaattin Anahtarcı Başkan Yrd.

Yavuz Çizmeci Yazman Üye

Berkay Günay sayman üye Gönül Tay lan üye Hüseyin Yeşil üye Hanna Can üye

Yönetim Kurulu

Ergun E l g i n Başkan

Yüksel Levendoğlu Başkan Yrd.

İrfan Arabacı Yazman üye

Muammer Göksel Sayman Uy e Ömer Güner üye Muammer Argün üye Ajlan Kural üye

Elektrik Mühendisleri Odası

Ihlamur Sokak 10/1 Yenişehir Ankara Tel. 25 32 72 25 32 73

İstanbul Şubesi

Cumhuriyet Caddesi 283 Engin Han Kat.2 Harbiye İstanbul Tel. 48 50 52 48 50 53

Talat Paşa Bulvarı 17/1 Alsancak İzmir Tel. 14 89 73

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİKLERİ

Adana

Yaşar Okşaşoğlu

7.Bölge Müdürlüğü

Antalya

Durmuş Arı

Hv.Meyd.lnş.Bölge Müdürlüğü

Aydın

can İnalöz

TEK Batı Anadolu Şube Md.

3.Bölge Başmühendisliği

Balıkesir

şahin şen

SEKA Müessese Müdürlüğü PK.201

Bitlis Can Kitabevi

Hasan Dalkıran

Burdur Uzun Çarşı No.46

İrfan Bilgin

Bursa

Ahmet Akküçük

Veziri Cad. Kent Işhanı Kat.5

Tahtakale

Çorlu

Yasin Zirek

Cumhuriyet Meydanı

Bilgin Pasajı 13

Çorum

Y.İzzettin Hürer

çimento Fab., Santral Şefi

Denizli

Abdullah Şavklı

İller Bankası Başmühendisliği

Diyarbakır

Burhan Elçioğlu

Kunt Ismailpaşa, 3.Sokak

Yenişehir

Elazığ

Kenan Elmasultt

Yapı İşleri 10.Bölge Müdürlüğü

Eskişehir

İsmet Erorta

Yunus Emre Cad., No.67

Gaziantep

Ali Ercan

Hürriyet Cad.,

Kamil Afat Işhanı Kat. 3

İsparta

Ahmet Emir

TEK 5.Bölge Müdürlüğü

İçel

Ali öztürk

Kuvayi Milliye Cad. No: 94

Karabük

Ömer Çolakoğlu

Hürriyet Cad.

özmen îşhanı No.247

Kastamonu

Fehmi Tuncel

Belediye Cad. NO.46/A

Kayseri

yetkin önem

TEK İşi. ve Bkm. Başmüh. PK.9

Kocaeli

sait Bülbül

Belediye Elektrik İşletmesi

Konya

Birol Adalığ

15.Bölge Müdürlüğü

Kütahya

Rüştü Kaytancı

Yapı İşleri 4.Bölge Müdürlüğü

Malatya

Hasan Baran

Mazıcı Îşhanı Kat.2 No.204

Muğla

Şakir Ülkü

İller Bankası Başmühendisi

Nevşehir

Şahin Yurtbeğendi

Şehir Palas Oteli

Niğde

Mustafa Karadal

Aşağı Kayabaşı Mah.,

Kuyulu çıkmazı No.5

Rize

Halil Sağol

Sakarya

Faruk Aloğlu

TEK 4.Bölge Başmühendisliği

Samsun

A.sefa ütküi

Sinop

Muzaffer Sarılar

Boeing Serv. Inc. Radar

Sivas

İsmail Nalçacıoğlu

TEK 9. Bölge Baş Mühendisi

Tekirdağ

Aydın Gönültaş

12. Bölge Md. Millet Cad.324/2

Trabzon

Kemal Kazmaz

İller Bankası 9.Bölge Md.lüğii

Urfa

Mahmut Tellalbası

Belediye ESO İşletmesi

Zonguldak

İbrahim Tatbul

EKİ Yüksek Gerilim

Başmühendisliği