Elektrik Mühendisliği · Sayı 277 · 1981 / 3
ULUSAL KANKINMADA KALİTE KONTROLU
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1981
- Sayfa
- 9
- Okuma süresi
- 22 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- kalite kontrol
- ulusal standardizasyon
- belgelendirme
- metroloji
- entegre kalite kontrol
- ISO
Özet
Yazı, ulusal kalkınmada kalite kontrolün önemini ele alarak standardizasyon, belgelendirme, metroloji ve denetim gibi alt yapı unsurlarını inceliyor ve gelişmiş ülkelerdeki uygulamalardan örnekler veriyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ULUSAL KALKINMADA KALİTE KONTROL
Kusurlu üretim nedeniyle gerek duyulan onarım har camaları, işlerin gecikmesi ve gereksinimlerin zamanında karşılanamamasının neden olduğu zararlar ulusal gelire göre korkunç olarak nitelendirilmektedir. Diğer yandan kusurlu ürünlerin neden olduğu ölümler ve toplumda oluşturduğu sakat grupları ulusal gelirin yanısıra, top lumsal pek çok sorunları ortaya çıkarmaktadır.
Bir Sovyet bilim adamı, 1971 yılında Moskova'da yapılan uluslararası konferansda "Sovyetler Birliği'nde ulusal ekonominin planlanması ve yönetiminde kalite kontrolün kullanılması ile ulusal gelirde 5,4 milyar ruble'lik bir artışın sağlanmış olduğunu ve bu rakamın 1980 yılında 30 milyar rubleye erişeceğini" belirtmiştir.
ÖZET:
Ulusal kalkınmada bir araç olarak yararlanabileceğimiz ulusal kalite kontrol sisteminin kurulabilmesi için, ülkemizde varolan kalite kontrol alt yapısının incelene rek eksikliklerinin saptanması ve ülke koşullarına en uygun sistemin belirlenmesi gerekmektedir. Bu yazıda ülkemiz kalite kontrol alt yapısının incelenmesinde yararlanılacak olan kavramlar, ulusal düzeyde kalite kontrol ve önemi üzerinde durularak, gelişmiş ülkeler deki uygulamalardan örnekler verilmiştir. Ülkemizde varolan kalite kontrol alt yapısı bu sınırlamalar içe risinde incelenerek, "Ulusal Kalite Kontrol Sistemi" projesi çerçevesinde yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler verilmiştir.
A. GİRİŞ:
Satın alınan ürünün gereksinimi yeterince karşılayama ması veya kusurlu olması nedeniyle pek çok insan can veya mal kaybına uğramaktadır. Kusurlu bir ürün bekle nilen hizmeti veremiyorsa, bu durumda onarılması, bu olanaksız olduğunda atılması gerekmektedir. Sonuçta bu ürünün üretilmesi için harcanmış olan kaynaklar (hammadde, enerji, işgücü ve zaman) savurganlığa uğramaktadır. Bu, kusurlu ürünün oluşturulabileceği en iyimser sonuçtur. Aynı ürün pek çok insanın yaşamı nı yitirmesine veya sakat kalmasına neden olabilmektedir.
Kusurlu vey kontrolsüz üretim nedeniyle işe yaramayan ürünlerin değeri her ülke için milyarlarla ifade edilmek tedir. Hollandalı bir bilim adamı, gelişmiş ülkelerde ürün ve hizmetlerin optimum kalitede kapılmaması sonucu, kullanılabilir kaynakların yaklaşık olarak % 25'inin savurganlığa uğradığını belirtmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde bu savurganlık daha büyük değerlere ulaşmaktadır.
Gelişmekte olan ülkelerin en büyük sorunlarından biri de dış ticaret açığıdır. Bu sorunun çözümlenebilmesi için ülkenin yeni girmekte olduğu dış pazarlarda kendini kabul ettirmesi gerekmektedir. Bu ise ancak belirli bir kalitenin sağlanması ve bu kalitenin sürekli olarak isteklere göre geliştirilmesi ile olanaklıdır. Bu nedenle dir ki, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, seri üretim yöntemleriyle üretilen ürünleri dış pazarlarda satılabilir ve serbest pazarda yarışabilir nitelikte yapmak için birbirleriyle yarış halindedirler. Kaynak savurganlı ğını önlemek, maliyetleri düşürmek ve ürünün kalitesini artırmak için kalite kontrol tekniklerinin geliştirilmesi yolunda büyük çabalar harcanmaktadır.
Günümüzde kalite kontrol; "kayıpları en az düzeye in direrek optimum kalitede ürün ve hizmet üretimi ile ulusal ekonomik gücün geliştirilmesi" olarak tanımlan maktadır. Bu nedenle, kalite ve kalite kontrol, hükümet lerce planlanması gereken ulusal bir sorun olarak ele alınmaktadır.
B. KALİTE KONTROLDE KAVRAMSAL GELİŞİM
Kalitenin en özlü tanımı "amaca uygunluk" olarak yapıl maktadır. Burada, amaç, kullanıcının veya tüketicinin istek ve gereksinimleridir. Daha açık bir deyişle kalite, "ürün ve hizmetlerin kullanıcı ve tüketicinin istek ve gereksinimlerine uygunluk derecesi" olarak tanımlan maktadır. Kişi, satın aldığı veya kullandığı ürün veya hizmetin niteliklerinden hoşnut kalıyorsa, o ürün veya hizmet o kişiye göre kalitelidir.
Bu tanım ısmarlama yönteminin var olduğu, tek bir alıcı ve tek bir ürün söz konusu olduğu durumlarda geçerlidir. Günümüz teknolojisinde, tek bir ürün üretimi ve tek bir alıcı söz konusu olmaktan çıkmış; tüketici bir toplum ve kitle üretimi söz konusu olmuştur. Bu nedenle kalitenin
tanımı da değişikliğe uğramış ve kalite; ürün ve hizmet lerin toplumun gereksinim potansiyelini karşılıyabilme derecesi olarak tanımlanmaya başlanılmıştır. Bu tanım dan da anlaşılacağı üzere kalite, makro düzeyde toplu mun istek ve gereksinimlerinin karşılanabilirle derecesi ile ilgili olmaktadır.
Topluma istek ve gereksinimlerine en uygun olanını vermek; toplumu oluşturan bireylerin istek ve gereksi nimlerinin tam olarak saptanmasını gerektirmektedir. Saptanan bu istek ve gereksinimlere uygun olarak ürü nün tasarımı yapılır, üretimde ürünün tasarımda belir tilen niteliklere uygun olup olmadığı kontrol edilir, ürünün tüketiciye niteliklerini yitirmeden ulaşmasını sağlamak için paketleme ve dağıtım durumları kontrol altında bulundurulur, tüketicinin eline geçmiş olan ürünün bakım ve servis hizmetleri tüketici şikayetlerini en aza indirecek düzeyde yapılır. Kısaca, tasarım, üretim, ürün, pazarlama ve satış sonrası servis kontrol altında bulundurulur ve istenilen düzeyde tutulur. Günümüzde kalite kontrol bu anlamda anlaşılmakta ve bu anlamda yapılan geniş kapsamlı kalite kontrole de "entegre kalite kontrol" adı verilmektedir. Entegre kalite kontrol, "ürün ve hizmetlerin tüketici veya kullanıcının istek ve gereksinimlerini tümüyle karşılamak koşulu ile en eko nomik düzeyde olması için kuruluşun çeşitli grupları tarafından belirli bir kaliteye ulaşmak, bunu korumak ve geliştirmek üzere gösterilen çabaları bir bütün ha linde birleştiren etkili ve dinamik bir sistem" olarak tanımlanmaktadır.
Sistemin ana kuramı kusurları onarmak veya ayırmak değil, kusur oluşumunu önlemektir. Bu nedenledir ki; tasarımdan başlıyarak alıcının eline geçmiş ürünün bakım ve servisine kadar uzanan tüm üretim sürecini içine almaktadır.
a. standardizasyon b. belgelendirme c. metroloji d. denetim e. eğitim f. danışmanlık g. bilinçlindirme dir.
a. Ulusal standardizasyon:
Ulusal düzeyde yeterli ve etkili bir kalite kontrol ancak, sanayici, üretici, tüketici ve kullanıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen ve dengeleyen ulusal Standard, bir taraftan tüketici ve kullanıcıyı korurken diğer yönden üretimdeki teknoloji düzeyi ile uyumlu olmak zorundadır.
Uluslararası ticareti düzenlemek, ürün ve hizmet deği şimini kolaylaştırmak amacıyla (ISO) ve (IEC) tarafın dan uluslararası standardlar hazırlanmaktadır. Uluslar arası ticarette yer alabilmek, en azından bu standartlara uygun üretim yapmakla olanaklıdır. Uluslararası ticarette yarışabilmek ise daha iyi kalitede üretim yapmakla olanaklıdır. Bu nedenle ülkeler, ulusal standardlarının düzeyini yükseltme çabası içerisindedirler. Ancak, ulusal Standard düzeyinin yükseltilmesi, firma bazında kalitenin yükseltilmesi ile sağlanabilir. Aksi durumda, sırf uluslararası standardlara uygun olsun diye, tepeden inme olarak ulusal standarda konulmuş olan değerler üreticilerce uygulanamaz duruma düşmekte ve ulusal Standard, uygulaması olanaksız bir doküman olarak rafta kalmaktadır. Bu nedenledir ki, ulusal amaç; ulusal standardların uygulanabilirliğini sağlamak için, ürün kalitesinin yükseltilmesi, bunun için de üreticinin en tegre kalite kontrol teknik ve yöntemlerini uygulaması olmalıdır.
C. ULUSAL DÜZEYDE KALİTE KONTROL
Kalite kontrol, ulusal teknoloji düzeyinin yükselmesinde ve bu yolla ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmenin gerçekleşmesinde kullanılan önemli bir araçtır.
Kaynak savurganlığının önlenmesi, tüketicinin korunma sı, toplumun kendi yerli yapımı olan ürüne güveninin artması, dış ticaretin geliştirilmesi; planlı ve eşgüdümlü bir kalite politikasının izlenmesi ile sağlanabilmektedir. Bu nedenledir ki, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler sağlıklı bir kalite kontrol politikasını yürütmek için gerekli olan alt yapıya büyük önem vermektedir. Ulu sal düzeyde kalite kontrol alt yapısını oluşturan ana öğeler, başlıca 7 başlık altında incelenebilir, bunlar;
Sorun, ulusal ekonomi açısından ele alındığında, devlete önemli görevler düşmektedir. Üreticilerin ulusal stan dardlarda belirtilen kalite düzeyine erişmesi için devletin ulusal standardları hazırlaması veya hazırlatması yeterli değildir. Üreticilerin, ulusal standardlarda belirlenen kalite düzeyine erişmesi ve bunu geliştirmesi, üretimde entegre kalite kontrol tekniklerinin kullanılması ile olanaklı olduğuna göre; Devlet, kalite kontrol teknik lerinin uygulanmasını başlatıcı, yaygınlaştırıcı ve geliş tirici yönde önlemler almalıdır. Bu da, gerekli mevzuatın bu yönde hazırlanması, kalite bilincinin yaratılması ve üretici ve tüketicilerin eğitimi ile sağlanmaktadır.
b. Ulusal Belgelendirme:
Tüketicinin ve kullanıcının can ve mal güvenliğini sağla
mak, ürünlerin tarafsın ve güvenilir bir kuruluş tarafından belgelendirilmesi ile olanaklıdır. Belgelendirme, ürünün ulusal standard veya önceden belirlenmiş ve diğer do kümana göre denenerek, uygun olup olmadığının sap tanmasıdır. İç pazarda tüketicinin korunması amacıyla yürütülen belgelendirme işlemleri, üretici için de özen dirici bir nitelik taşımaktadır.
Bugün pek çok ülkede halkın can güvenliği ile ilgili madde ve ürünlerin standardlara uygunluğunun belgelen dirilmesi yasalarla zorunlu kılınmıştır.
Belgelendirme işlemleri tarafsız ve güvenilir bir kuruluşça yürütüldüğü sürece tüketicinin korunması açısından bir değer taşımaktadır. Bu nedenledir ki belgelendirmeyi yapacak kuruluşun seçimine büyük özen gösterilmekte dir. Bu cezai önlemler genellikle bur tür üreticilerin yaygın organları ile kamuya teşhir edilmesi şeklinde olmaktadır.
daraltılması ve duyarlığın artırılması ile olanaklıdır. Metresini bile ayarlayacak olanaklara sahip olmayan bir ülkede teknolojinin gelişiminden söz etmek yersis ol maktadır.
d. Denetim:
Denetimden amaç piyasanın kalite yönünden denetimi dir. Piyasada kalite denetimi, zorunlu uygulamaya konul muş standardlar veya yönetmeliklere uygunluğun ya salar çerçevesinde kontrol edilmesidir. Ancak, piyasaya çıkmış olan bir ürünü denetleyerek bu ürün standarda uymuyor demek, 25 yaşına gelmiş bir kişiye bu işe yaramaz demekten farklı değildir ve ulusal ekonomi açısından da büyük bir yarar sağlamamaktadır. Bu ne denledir ki, piyasayı kontrol ederek iyiyi kötüden ayır mak yerine, piyasaya kötü kalite ürün çıkmasını önleyici önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu ise üretimde kali te kontrol tekniklerinin kullanılmasını sağlayıcı önlem lerin alınması ile gerçekleştirebilmektedir.
Belgelendirme uluslararası ticaret yönünden ayrı bir önem taşımaktadır. Bugün Avrupa Ekonomik Toplulu ğuna üye ülkeler, birbirlerinin kalite belgesini ve kalite marka tanımışlardır. Belge veya marka taşıyan ürünleri ikinci bir test veya muayeneye gerek görmeksizin satın almaktadırlar. BunjHt için belgeyi veren kuruluşun topluluğun ortayıridan geçmiş, tümüyle tarafsız ve güvenilir bir kuruluş olması gereklidir.
c. Ulusal Metroloji:
Metroloji, deney ve muayenelerde kullanılan ölçü aletlerinin periyodik olarak kontrollerinin yapılarak ayarlanması ve kalibre edilmesidir; deney sonuçlarının duyarlı ve güvenilir olması yönünden gereklidir. Dış ülkelerde bu konuda çalışan metroloji merkezleri belirli periyotlarla deney ve muayenelerde kullanılan aygıtları kontrol ederek kalibre etmektedir. Duyarsız ve hatalı bir cihazla yapılan deneylerin sonuçları yanılgılara dola yısı ile onarılması olanaksız olan zararların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.
Ayar ve kalibrasyonda kullanılan ve temel standard (primary standard) adı verilen standard aygıt ve cihazla rın çok pahalı olması nedeniyle, hizmetin tekelden ve belirli bir merkezden yürütülmesinde ekonomik zorunlu luklar vardır. Bu merkezler, kendi bünyeleri içerisinde ikincil standard (secondary standard) adı verilen stan dardları hazırlayarak bölge laboratuvarlarının hizmetine sunmaktadır. Bunlar ise, üreticinin heran elinde kullan dığı ve "vvorking standard" adı verilen standard ölçü leri hazırlayarak sürekli kullanımını sağlamaktadırlar.
Kalitenin yükselmesi, üretimde kullanılan toleransların
Denetim işlemlerinin yeterli etkinliği kazanması denetim alınan sonuçların gerektirdiği yasal işlemlerin, hızlı bil* şekilde yürütülmesine ve üreticinin ikinci bir kez aynı suçu işleme eğilimi göstermesini önleyici etkinlikte olmasına bağlıdır.
e. Eğitim:
Çağdaş üretim düzeni firma içindeki tüm personelin kalite sorunlarını çözümleyebilmek için gerekli davra nış, bilgi ve beceriyi kazanmalarını gerektirmektedir. Eğitim, kişilerin kendilerine düşen görevi yerine getire bilmelerine hazırlanmaları bakımından önemli bir araç niteliğindedir.
Kalite kontrol eğitimi, okul içi eğitim ve okul ötesi eğitim olarak iki düzeyde yapılmaktadır. Okul içi eğitim; yüksek okul düzeyinde eğitim, orta öğretim ve meslek okulları düzeynde eğitim olmak üzere üçe ayrıla bilir. Okul ötesi (işyeri) eğitimi ise 4 şekilde yapılmak tadır. Bunlardan birincisi; deneyim eğitimi, burada karşılaşılan sorunların yerinde ve anında çözümlenerek öğretilmesi sözkonusudur. işçi, günlük sorunları sürekli olarak çözümleme süreci içerisinde eğitilir, ikincisi güdüleme eğitimidir. Üstlerle olan ilişkiler sonucunda yöntemler ve yapılan işlemler konusunda edinilen bil gilerdir. Üçüncüsü kişisel eğitim, bu tür eğitimde perso nel çeşitli kurs, seminer, konferans ve toplantılara katılarak kendi kendini eğitir. Dördüncü olarak firma içi eğitim gelir. Firma, kurs, seminer ve konferanslar düzenleyerek personelinin kalite kontrol eğitimini sağlar.
Dış ülkelerde kalite kontrol konusundaki eğitime ayrı bir özen gösterilmekte kamu kuruluşu, birlik, dernek veya diğer özel kuruluşlarca sürekli olarak kurs, seminer ve konferanslar düzenlenmektedir. Sağlıklı ve etkin bir kalite kontrol, kalite kontrol teknik ve yöntemlerini bilen personelle sağlanabilmektedir.
f. Danışmanlık:
D. TÜRKİYE'DEKİ UYGULAMALAR
Türkiye'de özellikle planlı kalkınma dönemine geçildik ten sonra sanayi kesiminde hızlı bir gelişme olmuştur. Sanayi kesimindeki bu gelişmeye paralel olarak oluşması gerekli olan kalite kontrol alt yapısında beklenen geliş meler sağlanamamıştır. Bunun nedenlerini kısaca şu şekilde özetleyebiliriz.
Üreticinin kalite kontrol konusundaki; gerek hammadde gerek süreç ve gerekse bitmiş ürün ile ilgili sorunlarının çözümünde danışmanlık hizmetlerinin sağlanması gerekli görülmekte ve bu hizmet kamu kuruluşları, özel kuru luşlar veya dernekler aracılığı ile verilmektedir.
a. Bugüne kadar kalite politikasının ulusal düzeyde kesin bir biçimde belirlenememiş olması b. Arz t alep dengesinin yeterince oluşmaması
Sanayi ve üniversite ilişkilerinin yeterli olduğu ülkelerde, danışmanlık görevi üniversite veya akademilerce de yürütülmekte, bu yolla üniversitenin elindeki bilgi olanaklarının, gereksinim duyan üreticilere aktarılması sağlanmaktadır. Bu ilişkiler üretim sürecinde karşıla şılan olayların üniversitelerce bilinmesine ve üniversite lerin de araştırmalarını bu yönde geliştirmesini sağla maktadır.
g. Binçlendinne:
c. Y asal durumun günümüz koşullarına uygun olmaması d. Kalite kontrol eğitimine yeterince önem verilmemiş olması e. Kalite kontrol konusunda çalışma yapabilecek ku ruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliğinin olmaması f. Tüketicilerin kalite konusunda yeterince bilinçlen memiş ve etkin tüketici örgütlerinin kurulmamış olması,
Kalite "ürün ve hizmetlerin niteliklerinin tüketicinin veya kullanıcının isteklerine uygunluk derecesi " olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenledir ki ürün ve hizmetlerin kalite düzeyi ile tüketicilerin istek düzeyi doğru oran tılı olmaktadır.
g. Kalite kontrol konusunda uluslararası ilişkilerde geç kalınmış olması h. Muayene ve test cihazlarını zamanında ve kısa sürede kontrol edecek, kalibrasyon ve ayar işlemlerini yapacak etkin bir sistem ve kuruluşun bulunmaması
Kaliteyi geliştirmek, tüketicilerin istek düzeylerini geliştirmek ve gereksinimlerini tam olarak saptayabile cek bilince erişmelerini sağlamakla olanaklıdır. Bunun için pek çok ülkede kaliteyi benimsetmek ve halkda kalite bilincini yaratmak üzere gazete, radyo, televizyon gibi geniş halk kitlelerine yönelik yayın organlarından yararlanılmaktadır. Y ılın belirli günü, haftası ve bazen ayı kalite günü, kalite haftası, kalite ayı olarak saptan makta ve bu süre içerisinde yoğun bir yayın ve eğitim çalışması ile tüketiciler kalite ile ilgili yasal hakları, kaliteden ne anlaşılması gerektiği konusunda aydınlatıl maktadır.
Ayrıca bu ülkelerde tüketicinin şikayetlerini dile getir mek onların yasal haklarını korumak üzere tüketici örgütleri kurulmuştur. Bu örgütler periyodik olarak yayınladıkları dergi, gazete ve diğer yayınlarda piyasada bulunan çeşitli ürünler i zerinde yapılan karşılaştırmalı deneylerin sonuçlarını yayınlayarak tüketiciye yol göstermekte ve üreticinin kalite düzeyini bu yönde geliştirmesi için uyarıda bulunmaktadır.
i. Muayene ve test cihazları gereksiniminin yerli olanak larla sağlanamamış olması, j. Küçük ve yan sanayi kuruluşlarının kalite kontrol yatırım olanaklarının kısıtlı olması k. Sanayi ile üniversite işbirliğinin yetersiz olması
I. Kalite kontrol örgütünün kurulmamış olması
Sayılan bu ana nedenlerden dolayı, bugün için ülkemizde kalite kontrol konusunda çalışma yapan ve alt yapıyı oluşturan kuruluşlarda gerek yapı, gerek organizasyon ve gerekse yapılan çalışmalar yönünden pek çok eksiklikler vardır. Bugün için Türkiye'de varolan kalite kont rol alt yapısını, bu yazıda belirtilen alt yapı sınırlamaları içinde; standardizasyon, belgelendirme, metroloji, denetim, eğitim, danışmnlık ve bilinçlendirme başlıkları altında açıklamakta yarar vardır.
ELEKTRİK MüHENDÎSLlÖt 277
a. Standardizasyon
yasanın 2. maddesi b fıkrasına göre meslek odaları,
Türkiye'de, Türk Standardları 1960 yılında 132 sayılı kalite belgesi ve yeterlik belgesi vermeye başlamıştır.
kanunla kurulmuş olan Türk standardları Enstitüsünce 1977 yılı programı, ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın
hazırlanmaktadır.
FKS 7773 28 sayılı tebliğine göre 1977 yılında sanayici
lerden talep edilen kalite ve imalat yeterlik belgelerinin
Türk standardlan Enstitüsü ISO (Uluslararası standardlar Türk Standardları Enstitüsü'nce verilmesi öngörülmüştür.
örgütü ve IEC (Uluslararası Elektroteknik komisyonu) 1978 yılı programı ve 1979 yılı programında ise "Stan
gibi iki uluslararası Standard örgütüne üyedir. Bugüne dardlara uygunluk belgesinin TSE'ce verilmesine devam
kadar yaklaşık olarak 4000'e yakın Türk standardı olunacaktır. Ancak ihaleler için gerekli imalat yeterlik
hazırlanmıştır. Bunlardan yaklaşık olarak 600 kadarı belgesi, kalite belgesi ve şartnamelere uygunluk belgesi
zorunlu uygulamaya konulmuştur. Enstitünün hazırla düzenlenmesi üniversiteler, ilgili mülendis odaları ve Sa
makta olduğu standardların bugün için sanayinin gereksi nayi Odalarınca yapılacaktır", tedbiri getirilmiştir.
nimini tümüyle karşıladığı söylenemez. Bu da büyük
ölçüdü standardın hazırlanması aşamasında sanayinin Belge verecek kuruluşların sürekli olarak değiştirilmesi
Standard yapımına yeterince katkısının olmamasından bu konuda büyük bir karmaşıklığa neden olmuştur.
kaynaklanmaktadır. Standardın yapım aşamasında görüş
ve önerilerini göndermeyen sanayici, standardın uygu Ayrıca çeşitli kuruluşlar tarafından yapılan uygulamalar
lanmasının mümkün olmadığını ancak, Standard zorunlu da da farklılıklar vardır ve hiçbirisinin bugün için uluslar
uygulamaya konulduktan sonra belirtmekte, zaman, arası bir geçerliliği yoktur. Dış ticareti geliştirmek
emek ve kaynak israfına neden olmaktadır.
zorunda olan bir ülke olarak belgelendirme sistemimize
uluslararası geçerlilik kazandırmak için gerekli düzen
Hazırlanmış bulunan standardların uygulanmasında kar lemeyi mutlaka yapmamız gerekmektedir.
şılaşılan ikinci bir sorun da, Standard hazırlayan grup ların konularında yetişmiş kişilerden oluşmasına rağmen Metroloji
Standard hazırlama konusunda kendilerine gerekli eğitim 1782 sayılı "ölçüler" yasasına göre, Ticaret Bakanlığı;
ve oriyantasyonun verilmemiş olmasından kaynaklan uzunluk, ağırlık, hacim ölçü aletleri, areometre, hububat maktadır. Standard hazırlama ayrı bir teknik ve bir muayene aletleri, su, akaryakıt, elektrik ve havagazı
disiplindir, özelliklerin hangi noktaya kadar Standard sayaçları, taksimetreler, demiryolu yük ve sarnıçlı laştırılabileceği ise bilimsel bir konudur ve ayrı bir vagonlarını ayarlayarak damgalamaktadır.
eğitimi gerektirmektedir. Bu nedenledir ki standardlar,
bazı konularda gereksiz kısıtlamalar getirirken bazı Türkiye'de sanayicilerin kalite kontrolde muayene ve
konularda da kesin olarak belirlenmesi gerekli olan bir deneyler için kullandıkları cihaz ve aygıtların kalibras
değeri serbest bırakmaktadır.
yonunu yapacak metroloji konusunda çalışan herhangi
bir merkez veya laboratuvar bulunmamaktadır. Ticaret
Hazırlanan standardların Türkiye'nin dış ticareti açısın Bakanlığı ölçü ve ayar işlerinde sadece ticarette kulla
dan yararlı olabilmesi büyük ölçüde Enstitünün uluslar nılan ölçü aletlerinin kontrolünü yapmaktadır.
arası çalışmalardaki etkinliğine bağlıdır. ISO ve IEC
Standardlarına görüş verilirken ülke çıkarlarının gözö Sanayicinin ve çeşitli deney laboratuvarlarının kullan nünde bulundurulması ve belirli bir politikanın izlenmesi dığı deney cihazlarının ve mastarların periyodik olarak gereklidir. Bu politika, standardı yapılan konuda itha kontrol ve kalibrasyonunu yapacak bir metroloji ve
latçı veya ihracatçı ülke olma durumuna bağlı olarak kalibrasyon laboratuvarına gerek vardır. Aksi durumda
değişiklik göstermelidir. Bunu gerçekleştirmek ise, pek deney raporlarının veya deney sonuçlarının geçerlili
çok gelişmiş ülkede olduğu gibi, ISO ve IEC tarafından ğinden söz etmek mümkün değildir.
kurulan teknik komitelere paralel olarak, ulusal teknik
komitelerin kurulması ile mümkündür.
Denetim:
Hazırlanan Türk Standardlarının uygulanabilir olması açısından Standard hazırlama çalışmalarına önem veril mesi gerekmektedir.
Piyasa denetimi bugüne kadar çıkmış olan yasalarla çeşitli Bakanlıklara verilmiş olan bir görevdir.
Belgelendirme:
Belgelendirme konusunda çalışmalara ilk olarak TMMOB ne bağlı meslek odalarında başlanılmıştır. 7303 sayılı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşkilat ve vazifeleri hak kında 6973 sayılı yasanın birinci madde (G) fıkrasına göre "Sanayi mamullerinin kalite murakabesini" yapmak görevi bu Bakanlığa verilmiştir.
Ticaret Bakaniığı'nın teşkilat ve vazifeleri hakkında 3 6 1 4 sayılı yasanın dokuzuncu maddesinde, "ihraç mallarının murakabesi" hükmü vardır. 3 0 1 7 sayılı Sağ lık ve Sosyal Y a r dım Bakanlığı teşkilat ve memur kanununun onuncu maddesinin (D) fıkrası ile bu Bakan lık "gıda maddelerini murakabe etmekle" görevlidir.
1595 sayılı Orman Bakanlığı kuruluş ve görevleri hakkın da kanunun 15. fıkrasına göre "orman ürünlerinin kalite kontrollerini yapmak" görevi vardır.
Ancak sayılan bu Bakanlıkların, yasalara göre kendi lerine verilmiş olan denetim görevini yapmak için yeterli teşkilatları bulunmamaktadır. Bu nedenle gö revli Bakanlıklarca, piyasada yeterli düzeyde bir denetim yapılamamaktadır.
sanayicinin karşısına, ihracat yapmaya kalktığı anda pek çok sorun çıkmaktadır. Bu sorunların çözümüne yardımcı olacak, ihracat yapılacak olan ülkelerdeki kalite gereklerini ihracatçıya sağlıyabilecek bir danış manlık çalışmasının yapılması gerekmektedir.
Sadece denetim yaparak " bu uygun değildir" demek kaynak israfını önlemediği gibi, ekonomik bir katkısı da olmamaktadır.
Bilinçlendirme :
Türkiye'de tüketiciyi bilinçlendirmek amacıyla, geniş halk kitlelerine yayın yapan gazete, radyo ve dergi lerde kalite kontrol konusundaki yayınlara rastlamak hemen hemen olanaksızdır.
Denetimde esas alınan 1 7 0 5 sayılı " Ticaret t e tehşiş'ın menni ve ihracatın murakabesi" kanunu da ggünümüz koşullarına uygun bir denetim yapılmasına olanak vermemektedir.
Eğitim :
Türkiye'de kalite kontrol konusunda okul içi eğitimi yok denecek kadar azdır. Birkaç Üniversitenin mühen dislik fakültesine bağlı bölümlerinde kalite kontrol seçmeli ders olarak verilmektedir. Meslek okullarında ise kalite ve kalite kont rol, ölçme tekniği dersi ile birlikte yürütülmekte olup, yeterli düzeyde değildir.
Türkiye'de okul ötesi eğitimlerden sadece deneyim eğitimine rastlanmaktadır. Bu da isçinin günlük çalış ması sırasında karşılaştığı problemleri çözümleme şeklinde kendiliğinden olmaktadır. Kalite kontrol ko nusunda düzenlenen seminer ve konferans sayısının çok az olması nedeniyle personelin bu tür konferans ve seminerlere katılarak eğitilmesi olanağı da yok denecek kadar azdır.
Tüketicinin örgütlenmesi konusunda ise 1 9 7 7 yılı içeri sinde biri tüketici derneği, diğeri tüketici komitesi niteliğinde iki girişim yapılmıştır. Ancak her iki girişim de, devletin desteğinden yoksun bulunmaları ve bugüne kadar tüketiciye açılamamaları nedeniyle, etkin bir çalışma gösterememiştir.
Tüketicinin can ve mal güvenliğini sağlıyacak zorunlu belgelendirme uygulamaları ise henüz et kin bir şekilde başlatılamamıştır.
Ulusal düzeyde etkili bir kalite kontrol sisteminin kurulması büyük ölçüde kalite konusunda bilinçlenmiş tüketicinin istek ve zorlamalarına bağımlı olmaktadır. Bu nedenle tüketicinin kalite konusunda yasal hakları nelerdir, can emniyetine aykırr olarak üretilmiş ürünler nelerdir ve bunların sakıncaları konusunda bilinçlendi rilmesi gerekmektedir.
E. ULUSAL KALİTE KONTROL SİSTEMİ PROJESİ
Dış ülkelerde olduğu gibi kalite konusunda sürekli eğitim yapan, kurs, seminer ve konferanslar düzenle yen herhangi bir kamu kuruluşu, özel kuruluş veya dernek yoktur.
Ulusal düzeyde kalite kontrol nasıl olmalıdır ve ülkemiz deki kalite kontrol alt yapısı ne durumdadır bu konula rın ışığı altında halen yapılmakta olan çalışmaların bir açıklamasının yapılması gerekmektedir.
Danışmanlık:
Türkiye'de fabrika içi kalite kontrol yönünden sanayi ciye danışmanlık yapacak bir kuruluş olmadığı gibi bu konuda yetişmiş ve organize olmuş bir ekip de mevcut değildir.
iç piyasada arz talep dengesinin yeterince olmaması nedeniyle böyle bir danışmanlığa gerek duymayan
Ülkemizde kalite kontrol alt yapısını oluşturan öğe lerin gerek yapı, gerek örgütlenme ve gerekse yaptıkları çalışmalar yönünden pek çok eksikleri bulunmaktadır. Ayrıca bu öğeler arasında koordinasyon ve işbirliği de sağlanamamıştır.
Türkiye'de var olan kalite kontrol alt yapısını inceleye rek eksikliklerini saptamak bu eksiklikleri giderici çalışmalarda bulunmak ve ulusal kalite kontrol sistemini
ELEKTRİK MVHKNDtSLtöl 277
geliştirmek üzere Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile Türk sağlayıcı bir sistemin geliştirilmesine karar verilerek bu
Hükümeti ortaklaşa bir proje geliştirmiştir.
yöndeki uygulamalara başlanılmıştır.
Projenin hazırlık çalışmaları 1975 yılında başlamış, 1 977 yılı aralık ayında Türk Hükümeti ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından imzalanarak resmen yürür lüğe konmuştur.
Ptojenn amacı: 1. Sanayiciler, üreticiler, ihracatçılar, işadamları ve tüketicilerde kalite bilincini geliştirmek;
Alt yapıyı oluşturan ana öğelerden biri olan standardlas, Türk Standardları Enstitüsünce hazırlanmaktadır. Bu kuruluşça hazırlanan standardların uygulanabilir olması nı sağlamak amacıyla çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bu çalışma daha çok sanayicinin katkılarına, tüketicinin bilinçlenmesine ve belgelendirme çalışmalarına bağımlı olması ve bu sayılan öğelerde bir gelişme sağlanması ile gerçekleştirilebileceği göz önünde bulundurularak paralel olarak yürütülmektedir.
2. Türkiye'de, küçük, orta ve büyük ölçekli endüstriyel kuruluşlarda etkin kalite kontrol sistemlerinin kurulu şunda ve uygulanmasında teknik yardım ve danışmanlık hizmetleri sağlamak;
3. Y aşam kalitesini ve standardını yükseltmek;
4. Ulusal düzeyde kalite kontrolü ve kalite belgesi faaliyetlerini koordine etmek ve geliştirmek ve bu alan larda bölgesel ve uluslararası faaliyetlerle uygun bağ lantı ve ilişkileri kurmak.
5. Ulusal endüstriyel araştırma faaliyetleri ile yakm kooperasyon içinde, ulusal standardizasyon, kalite kontrol ve kalite belgesi faaliyetlerinin daha yakın bir entegrasyonunu gerçekleştirmek;
6. Üritem yöntemleri teknolojisini geliştirerek daha büyük ulusal teknolojik olanaklar geliştirmek ve kendine güveni artırmak.
7. Tüm düzeylerde (Üretim hattı personeli, aşağı, orta ve üst seviye yöneticileri) kalite kontrolü prensipleri ve sistemleri hakkında yeterli eğitim sağlamak.
8. Hem ulusal hem de ihraç pazarları için, Türk malları ve ürünlerinin kalitesini ilgilendiren kanuni önlemleri geliştirmektir.
Belgelendirme konusundaki varolan durumu saptamak ve kuruluşlarda uluslararası geçerlilik kazanmış benzer uygulamaları geliştirmek için proje çerçevesinde bir uzmana gereksinim duyulmuştur. 1979 Mayıs ayında göreve başlayan uzman, belgelendirme konusunda bir eğitime gereksinim olduğunu ortaya koymuş ve Türk Standardları Enstitüsünde diğer ilgili kuruluşların da katıldığı 2,5 aylık bir seminer düzenlenmiştir. 30 kişinin katıldığı bu seminerde belgelendirme sistemleri ve tekniği üzerinde eğitim yapılmıştır.
Şu andaki çalışmalar ise uluslararası geçerli bir belge lendirme sisteminin kuruluşunu gerçekleştirmek ama cıyla yürütülmektedir.
Metroloji konusu ulusal kalite kontrol sisteminin ana öğelerinden birini oluşturmaktadır. Bu konuda da proje çerçevesinde bir uzman getirilmiş ve konu ile ilgili kuruluşlarda incelemeler yapılmıştır.
Y apılan belgelendirme, laboratuvar, standardizasyon çalışmalarının tümünün geçerliliği bir metroloji siste minin varlığına bağlı olmaktadır. Bu konunun Türki ye'de uzun yıllardan beri ihmal edilmiş bir konu olarak ele alınması ve mutlaka bir metroloji merkezinin kurul ması ve gerekmektedir. Ayrı bir proje konusu olarak ele alınması ve bütçe olanakları kısıtlı olan Ulusal Kalite Kontrol projesinden ayrı olarak geliştirilmesi planlan mıştır.
Proje Çerçevesinde Yapılan Çalışmalar
Ulusal Kalite Kontrol Sistemi Projesi çerçevesinde, ilk olarak kalite kontrol alt yapısı incelenmiş ve eksiklikleri saptanmıştır. Bu amaçla proje çerçevesinde getirtilen iki Birleşmiş Milletler Uzmanı ilgili kuruluşlarda ince lemeler yaparak varolan alt yapıyı saptamış ve kurulması gerekli olan Ulusal Kalite Kontrol Sistemi için öneriler geliştirmiştir. Bu önerilerin değerlendirilmesi sonucun da, varolan yapının geliştirilerek eksikliklerinin gide rilmesi ve kuruluşlar arası işbirliği ve koordinasyonu
Denetim konusundaki en büyük sıkıntı yasalardan ileri gelmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile , yapılan ortak çalışmalarla zorunlu Standard uygula i masını kolaylaştırmak amacıyla zorunlu belgeleme j uygulamalarına geçiş üzerinde çalışmalar yapılmak ( tadır. Bu yolla piyasada daha etkin bir denetim gerçek leştirilebilecektir.
Eğitim konusu ileriye dönük olarak düşünüldüğünde j kurulacak olan Ulusal Kalite Kontrol Birliği tarafından j
sı
yürütülmesi gerekli olan bir konudur. Ancak, Ülkemizde kalite kontrol yanlış anlaşılmakta, kalite kontrol denil diğinde test ve muayene akla gelmektedir. Entegre kalite kontrol kavramı henüz yerleşmiş bir kavram de ğildir. Bu kavramı yerleştirmek ve böylece yanlış anlamayı önleyerek ulusal sistemin kurulacağı bir ortam yaratmak gerekmektedir. Bu amaçla eğitim çalışmalarını yürütmek üzere proje çerçevesinde bir uzman getiril miştir.
Üniversite düzeyinde kalite kontrol eğitimine bir baş langıç olmak üzere Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesinde "kalite kontrol yöntemi ve planlanması" konulu dersler verilmeye başlanmıştır. Ancak bu çalışmaların tüm üniversitelerde yaygınlaş tırılması gerekmektedir. Bu ise üniversitenin de üyesi bulunduğu Ulusal Kalite Kontrol Danışma Kurulunca sağlanabilecektir.
Teknik okullarda kalite kontrol eğitimi için Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapılmıştır. Teknik okullardaki kalite kontrol eğitimi çeşitli düzeylerde düşünülmekte dir, ilk olarak çalışmalar Y üksek Teknik öğretmen Okullarında başlatılmış olup, 30 öğretmene, 1 hafta süreli bir seminer yapılmıştır, ikinci aşama olarak Sanat Enstitüsü ders programları hazırlanmaktadır.
Sanayide çalışmakta olan personelin kalite kontrol eğitimi için proje çerçevesinde sanayinin yoğun olduğu Adana, istanbul, Bursa, izmir ve Ankara gibi şehirlerde 20 şer gün süreli eğitim programları yapılmıştır. Toplam olarak 194 kişinin eğitildiği bu seminerlerde, ilk hafta kalite kontrol teknikleri verilmiş, ikinci hafta eğitim ekibi seminere katılanların fabrikalarını ziyaret ederek uygulamada karşılaştıkları sorunları çözümlemeye çalış mıştır. Seminerin son 2 gününde ise ortak sorunlar ele alanarak genelde rastlanan konular üzerinde ek bil giler verilmiştir.
Bunlara ek olarak Kimya Mühendisleri Odası ve Ha cettepe Üniversitesi ile ortaklaşa olarak 2 gün süreli "süreç denetimi" seminerleri yapılmıştır.
Belgelendirme konusunda da Temmuz ve Eylül 1980 tarihlerinde bir dizi seminer yapılması programlanmış bulunmaktadır.
Bunlardan ilki Türkiye Kalite Kontrol Birliğidir. Bu birliğin görevleri şunlar olacaktır.
1) Kalite kontrol prensipleri, uygulamaları ve sanayi, ticaret ve hizmetlerde kullanımı ile ilgili görüş tecrübe ve bilgi alışverişini ve tartışmasını sağlayacak bir ortam yaratmak
2) Ulusal ve uluslararası pazarlarda Türk mal ve hizmet lerin kalitesini, güvenilirliğini ve verimini artırmak için Endüstriyel işletmelerde modern kalite kontrol sistem ve uygulamalarının başlatılmasını teşvik etmek
3) Sanayici, mühendis, ihracaatçı, işadamı, tüketici lerde ve genel olarak halkda kalite bilincini geliştirmek
4) Kalite, kalite kontrol, kalite sağlama ve bunların sanayide, ticarette ve hizmetlerde uygulanmaları hakkın da bilgi toplamak ve yaymak
5) Kalite kontrol konusunda ulusal plan ve amaçların hazırlanması ve uygulanmasında katkıda bulunmak
6) Ulusal araştırma enstitüleri ile yakın işbirliği yaparak, daha gelişmiş kalite kontrol sistem ve uygulamaları için ulusal teknolojinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, araştırmalarda bulunmak ve bunları teşvik etmek
7) istendiğinde, varolan kalite kontrol sistemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak
8) Kalite kontrolde eğitim örgütlenmesini teşvik etmek
9) Kalite kontrol kunusunda seminer konferans v.b. toplantıları organize etmek ve teşvik etmek
10) Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası kalite kontrol çalışmalarında temsil edilmesini bizzat katılarak veya koordine ederek sağlamak.
Kurulacak olan ikinci örgüt ise Ulusal Kalite Kont rol Danışma Kuruludur. Bu eksikliği ençok hissedilen koordinasyon görevini üstlenecek olan bir kuruldur. Projede üyeleri belirtilmiş olup şunlardan oluşmak tadır:
Danışmanlık ve bilinçlendirme konuları ise kurulacak olan Kalite Kontrol Birliğince üslenilmesi gereken bir konu olmaktadır.
Varolan alt yapıya ek olarak kurulması düşünülen diğer kuruluşlar üzerindeki çalışmalar da sürdürülmektedir.
Devlet Planlama Teşkilatı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Gıda—Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ticaret Bakanlığı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu
1 üye 1 üye 1 üye 1 üye
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 277 62
Türk Standard lan Enstitüsü Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Borsalar Birliği Üniversiteler Türk Mühendis Mimarlar Odaları Birliği
1 üye 2 üye 1 üye
Buna ek olarak kurula gözlemci üyeler ve danışmanlar katılabilmektedir.
— Bütçe ve mali sorunlara çözüm aramak.
Bu kurula ait çalışma yönetmeliği hazırlanmış olup, 2 7 . 3 . 1 9 8 0 tarih ve 1 6.942 sayılı resmi gazetede yayın lanmıştır. Y akın bir zamanda fiilen çalışmanı başla yacak olan bu kurul alt yapıdaki koordinasyon eksik liğini giderici çalışmalar yapacaktır.
Bu kurulun görevlerini kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:
Kalite kontrol; ilgili standardizasyon, belgelendirme, endüstriyel araştırma ve metroloji konularında, kalkınma planlan çerçevesinde genel politikayı saptamak
Bu çalışmaların eşgüdümünü sağlamak
Bu sayılan alanlarda öncelikleri saptamak
F. SONUÇ:
Ülkemizde entegre kalite kontrol anlayışı son birkaç yıl içerisinde gelişmeye başlamıştır. Bu nedenle bu yazıda entegre kalite kontrol anlayışına açıklık kazandırılmaya çalışılarak, dış ülkelerden örnekler verilmiş ve ülke mizdeki kalite kontrol uygulamaları ve "Ulusal Kalite Kontrol Sistemi Projesi" çalışmaları bu anlayış ve yazıda belirtilen alt yapı sınırlamaları içerisinde değerlendi rilmiştir.
Orta ve uzun dönemli programları hazırlamak
Kamu ve diğer kuruluşların ulusal kalite kontrol sistemine katılma paylarını saptamak
Uygulamaları sağlamak için gerekli yasal metinleri hazırlamak
Dışarıda eğitim görecek adayları değerlendirmek
Kurulması düşünülen sistemin başarısı, konu ile ilgili kuruluşların gösterecekleri ilgi ve katkıya bağlıdır. Kalite kontrolün ulusal gelişmenin sağlanmasında önemli bir araç olduğu harkesce kabul edilmeli ve her kuruluş kendine düşen görevi yerine getirmek için çaba harcamalıdır. Ancak bu yolla bu ülkenin sınırlı olan kaynaklan ekonomik bir biçimde Ülke yararına harcanmış olacaktır.